📖 Nâziât Suresi 15. Ayette “Mûsâ’nın Haberi Sana Geldi Mi” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Kıyamet Anlatısının Ardından Neden Hz. Mûsâ İle Firavun

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,139
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nâziât Suresi 15. Ayette “Mûsâ’nın Haberi Sana Geldi Mi” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Kıyamet Anlatısının Ardından Neden Hz. Mûsâ İle Firavun Kıssasına Geçilmektedir ❓


“Nâziât Suresi’nin on beşinci ayeti, kıyamet ve yeniden diriliş sahnelerinin ardından bir anda tarihe yönelir: ‘Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?’ Bu geçiş rastgele değildir. Çünkü Firavun’un hikâyesi, insanın güç karşısında nasıl kibirlenebileceğini ve sonunda kaçınılmaz gerçekle nasıl yüzleşeceğini gösteren tarihsel bir örnektir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Nâziât Suresi 15. Ayet Ne Söyler ❓


Nâziât Suresi’nin 15. ayetinde:


“Hel etâke hadîsu Mûsâ.”


buyrulur.


Bu ifade:


“Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?”


şeklinde anlamlandırılır.


Ayet doğrudan Hz. Muhammed’e hitap eder gibi görünmekle birlikte, Kur’an’ı okuyan herkesi de Hz. Mûsâ’nın hikâyesine yöneltir.


Burada dikkat çekici olan şey, kıyamet anlatısının hemen ardından tarihsel bir kıssaya geçilmesidir.


2️⃣ “Hadîsu Mûsâ” Ne Anlama Gelir ❓


Ayetteki “hadîs” kelimesi burada:


haber, hikâye, önemli olay veya anlatı


anlamındadır.


Dolayısıyla:


“Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?”


ifadesi yalnızca Hz. Mûsâ’nın hayat hikâyesinin tamamını sormaz.


Özellikle biraz sonra anlatılacak:


Hz. Mûsâ ile Firavun arasındaki büyük karşılaşmaya


dikkat çeker.


3️⃣ Neden Ayet Bir Soru İle Başlıyor ❓


Kur’an burada doğrudan:


“Mûsâ şöyle yaptı…”


diye başlamaz.


Önce sorar:


“Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?”


Bu soru bilgi eksikliğini gidermekten çok dikkati toplamak için kullanılır.


Okuyucuya adeta:


“Şimdi anlatılacak olan şeye özellikle dikkat et.”


denilmektedir.


4️⃣ Kıyamet Anlatısından Neden Birden Hz. Mûsâ’ya Geçiliyor ❓


İlk bakışta iki konu birbirinden uzak görünebilir.


Bir tarafta:


kıyamet, diriliş ve hesap.


Diğer tarafta:


Hz. Mûsâ ile Firavun.


Fakat aslında aralarında çok güçlü bir bağ vardır.


Firavun:


gücüne güvenmiş, ilâhî uyarıyı reddetmiş ve hesap vermeyeceğini düşünürcesine yaşamıştır.


Kıyamet anlatısı ise:


hiç kimsenin nihai hesaptan kaçamayacağını


bildirir.


5️⃣ Firavun Neden Bu Bölüm İçin Çok Uygun Bir Örnektir ❓


Çünkü Firavun Kur’an’da insan kibrinin en güçlü sembollerinden biridir.


Elinde:


iktidar,


ordu,


servet,


toplumsal güç


vardır.


Bu güç zamanla onu yalnızca otoriter bir hükümdar olmaya değil, kendisini olağanüstü derecede yüceltmeye götürür.


Dolayısıyla Firavun’un hikâyesi şu soruya cevap verir:


İnsan güç kazandığında kendisini hesap vermeyecek kadar büyük görebilir mi?


6️⃣ Hz. Mûsâ İle Firavun Arasındaki Temel Çatışma Nedir ❓


Bu çatışma yalnızca iki insan arasındaki siyasi mücadele değildir.


Daha derinde:


hakikat ile kibir,


ilâhî çağrı ile dünyevî güç,


tevazu ile mutlak iktidar iddiası



karşı karşıyadır.


Hz. Mûsâ Allah’ın mesajını getirir.


Firavun ise bu mesaj karşısında kendi iktidarını ve üstünlüğünü korumaya çalışır.


7️⃣ Kıyamet İnancıyla Firavun’un Kibri Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


Kıyamet düşüncesi insana:


“Ne kadar güçlü olursan ol, sonunda hesap vereceksin.”


der.


Firavun’un hayat anlayışı ise bunun tam tersini temsil eder.


O dünyadaki gücünü neredeyse mutlaklaştırır.


Fakat Nâziât Suresi kıyameti anlattıktan hemen sonra Firavun’u hatırlatarak çok çarpıcı bir karşılaştırma kurar:


Dünyada kendisini en güçlü gören insan bile nihai hükmün sahibi değildir.


8️⃣ Hz. Mûsâ Kıssası Neden Kur’an’da Birçok Defa Anlatılır ❓


Hz. Mûsâ’nın kıssası Kur’an’ın farklı surelerinde farklı yönleriyle anlatılır.


Çünkü bu hikâye içinde:


zulüm,


özgürlük,


iman,


kibir,


mucize,


iktidar,


sabır



ve ilâhî adalet


gibi birçok temel tema vardır.


Nâziât Suresi ise kıssanın yalnızca kendi mesajı için gerekli olan bölümünü seçer.


9️⃣ Neden Hz. Mûsâ’nın Bütün Hayatı Burada Anlatılmıyor ❓


Çünkü Kur’an kıssaları her zaman kronolojik biyografiler şeklinde anlatmaz.


Her sure, kıssanın kendi temasına uygun bölümünü öne çıkarabilir.


Nâziât Suresi’nin konusu:


kıyamet, hesap ve insanın büyüklenmesi


olduğu için burada özellikle:


Hz. Mûsâ’nın Firavun’a gönderilmesi ve Firavun’un kibri


öne çıkarılır.


🔟 Bu Geçiş Mekkeli İnkârcılara Bir Uyarı Mıdır ❓


Sure ilk muhataplarının bağlamında düşünüldüğünde böyle güçlü bir anlam vardır.


Hz. Muhammed’in mesajını reddedenlere geçmişten bir örnek gösterilir:


Firavun da ilâhî elçiyi reddetmişti.


Üstelik Firavun sıradan bir insan değildi.


Büyük siyasi güce sahipti.


Buna rağmen gücü onu sonuçtan kurtaramadı.


Mesaj açıktır:


Güç, hakikatin karşısında sonsuz koruma sağlamaz.


1️⃣1️⃣ Firavun’un Hikâyesi Sadece Geçmişte Kalmış Bir Olay Mıdır ❓


Tarihsel olarak belirli bir döneme ait bir kıssa olsa da Kur’an’ın onu anlatmasının amacı yalnızca geçmiş hakkında bilgi vermek değildir.


Firavun aynı zamanda tekrar eden bir insan tipini temsil eder:


gücü mutlaklaştıran insan.


Bu nedenle her çağda:


otoritesini sınırsız gören,


başkalarını aşağılayan,


hesap vermeyeceğini düşünen


kişilerde Firavunî davranışların izleri görülebilir.


1️⃣2️⃣ “Mûsâ’nın Haberi Sana Geldi Mi” İfadesinde Bir Merak Unsuru Var Mıdır ❓


Evet.


Soru okuyucunun dikkatini doğal biçimde yükseltir.


İnsan:


“Ne oldu?”


diye düşünmeye başlar.


Bu nedenle ayet, hikâyeyi anlatmadan önce zihni hazırlayan güçlü bir edebî giriş oluşturur.


Kur’an’ın kıssa anlatımındaki özelliklerden biri de budur:


Az kelimeyle büyük bir merak oluşturmak.


1️⃣3️⃣ Kıyamet İle Tarih Arasında Nasıl Bir Bağ Kuruluyor ❓


Nâziât Suresi çok ilginç bir yapı kurar.


Önce geleceği gösterir:


kıyamet.


Sonra geçmişe döner:


Mûsâ ve Firavun.


Böylece insanın önüne iki yön konulur.


Geçmişte olanlara bak.


Gelecekte olacakları düşün.


Ve bugünkü hayatını buna göre değerlendir.


Bu açıdan sure:


geçmiş, şimdi ve geleceği


aynı ahlâkî mesaj içinde birleştirir.


1️⃣4️⃣ Firavun’un En Büyük Yanılgısı Neydi ❓


Sadece Hz. Mûsâ’yı reddetmesi değildi.


Daha derindeki problem:


kendi gücünün sınırlarını unutmasıydı.


İnsan uzun süre büyük güç kullandığında çevresindeki herkes ona boyun eğebilir.


Bu durum zamanla kişiye:


“Benim üzerimde hiç kimse yok.”


duygusu verebilir.


Firavun kıssası, bu güç sarhoşluğunun uç noktasını temsil eder.


1️⃣5️⃣ İnsan Neden Güç Kazandığında Değişebilir ❓


Çünkü güç insanın davranışlarının sonuçlarını azaltıyor gibi görünebilir.


Kimse karşı çıkmıyorsa,


kimse hesap soramıyorsa,


her emir uygulanıyorsa


insan kendisini dokunulmaz hissedebilir.


Nâziât Suresi ise bütün bu dünyevî düzenin üzerinde başka bir gerçek olduğunu söyler:


Nihai hesap.


Bu nedenle kıyamet düşüncesi mutlak güç iddiasının karşısında çok güçlü bir ahlâkî sınırdır.


1️⃣6️⃣ Ayetin Felsefi Mesajı Nedir ❓


Bu ayetin açtığı temel sorulardan biri şudur:


Gücü olan mı haklıdır, yoksa hakikat güçten bağımsız mıdır?


Firavun güçlüdür.


Hz. Mûsâ başlangıçta dünyevî ölçülerle onun karşısında çok daha güçsüz görünür.


Fakat Kur’an’ın anlatısında hakikat:


iktidarın büyüklüğüyle ölçülmez.


Bu son derece önemli bir felsefi ilkedir.


Bir görüşün güçlü insanlar tarafından savunulması onu otomatik olarak doğru yapmaz.


1️⃣7️⃣ Hz. Mûsâ’nın Firavun’a Gönderilmesi Neden Cesaret Gerektirir ❓


Çünkü Hz. Mûsâ sıradan bir insana değil:


döneminin büyük hükümdarlarından biri olarak tasvir edilen Firavun’a


gönderilmektedir.


Firavun’un elinde siyasi ve askerî güç vardır.


Hz. Mûsâ’nın elindeki temel güç ise:


mesaj ve ilâhî görevdir.


Bu karşılaşma insanlık tarihinin tekrar eden büyük sorusunu sembolize eder:


Hakikat, güçlü olanın karşısında söylenebilir mi?


1️⃣8️⃣ İlk 15 Ayetin Akışında Bu Ayetin Yeri Nedir ❓


Sure önce:


melekleri ve kozmik düzeni,


sonra:


kıyametin sarsıntısını,


ardından:


dirilişi ve insanların korkusunu,


sonra:


dirilişi inkâr edenlerin itirazlarını


anlatır.


  1. ayette ise bu soyut görünen uyarılara tarihten canlı bir örnek getirir:

Firavun.


Yani mesaj artık yalnızca:


“Bir gün böyle olacak.”


değildir.


Aynı zamanda:


“Geçmişte ilâhî uyarıyı küçümseyenlerin nasıl sonuçlarla karşılaştığına bak.”


denilmektedir.


1️⃣9️⃣ Sonuç: “Mûsâ’nın Haberi Sana Geldi Mi” Sorusu Neden Bu Noktada Gelir ❓


Nâziât Suresi 15. ayette:


“Hel etâke hadîsu Mûsâ”


buyrulur:


“Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?”


Bu soru yeni bir bölümün kapısını açar.


Fakat konu aslında değişmemiştir.


Kıyamet anlatısının temel konusu:


insanın hesap verecek olmasıydı.


Firavun kıssasının temel problemi ise:


insanın hesap vermeyecekmiş gibi yaşamasıdır.


İki bölüm tam olarak burada birleşir.


Firavun dünyadaki gücüne bakar.


Kıyamet ise bütün dünyevî güçlerin geçici olduğunu gösterir.


Firavun kendisini yükseltir.


Diriliş günü ise bütün insanlar aynı hesap gerçeğinin karşısında ayağa kaldırılır.


Bu nedenle Hz. Mûsâ kıssası, kıyamet anlatısının arasına yerleştirilmiş ilgisiz bir tarih hikâyesi değildir.


Tam tersine:


kıyamet inancının insan davranışına ne anlam vermesi gerektiğini gösteren tarihsel bir örnektir.


Ve ayetin bugünün insanına yönelttiği soru hâlâ güçlüdür:


İnsan elindeki güç arttıkça daha mı sorumlu olur, yoksa kendisini hesap vermeyecek kadar büyük mü görmeye başlar?


“Firavun’un hikâyesi geçmişte kalmış bir hükümdarın hikâyesinden daha fazlasıdır. İnsan ne zaman elindeki gücü mutlaklaştırır, kendisini başkalarından üstün görür ve hiçbir hesaba tabi olmadığını düşünürse Firavun’un yanılgısına yaklaşır. Kıyamet ise bütün bu üstünlük iddialarının sona ereceği büyük eşitlenme anıdır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt