📖 Nahl Suresi 5. Ayette “Hayvanları da O Yarattı; Onlarda Sizin İçin Isınma, Fayda ve Yiyecek Vardır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
53,902
2,736,294
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nahl Suresi 5. Ayette “Hayvanları da O Yarattı; Onlarda Sizin İçin Isınma, Fayda ve Yiyecek Vardır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“Nahl Suresi 4. ayette insanın bir nutfeden yaratıldığı, ardından konuşan, düşünen ve tartışan bir varlığa dönüştüğü hatırlatılmıştı. 5. ayette ise Allah’ın insan için yarattığı nimetlerden biri olan hayvanlara geçilir: ‘Hayvanları da O yarattı; onlarda sizin için ısınma sağlayan şeyler ve başka faydalar vardır; onlardan yersiniz.’ Ayet, hayvanların insan hayatındaki gerçek faydasını açıkça kabul eder; fakat bundan hayvanların sınırsız biçimde sömürülebileceği sonucu çıkarılamaz. Bir nimetten yararlanmak başka, nimeti eziyet ve israf aracına dönüştürmek başkadır. İslam’ın genel ahlakı, helal faydalanmayı kabul ederken merhameti, ölçüyü ve sorumluluğu da korur.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Nahl Suresi 5. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin Arapçası şöyledir:

وَالْأَنْعَامَ خَلَقَهَا ۗ لَكُمْ فِيهَا دِفْءٌ وَمَنَافِعُ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ

Okunuşu:

“Ve’l-en‘âme halakahâ. Lekum fîhâ dif’un ve menâfi‘u ve minhâ te’kulûn.”

Genel anlamı:

“Hayvanları da O yarattı. Onlarda sizin için ısınma sağlayan şeyler ve çeşitli faydalar vardır; onlardan yersiniz.”

şeklindedir.

Bu ayet Nahl Suresi’nde başlayacak uzun nimet anlatısının önemli halkalarından biridir.

Allah önce:

İnsanın yaratılışını.

Sonra:

İnsanın yararlandığı hayvanları.

hatırlatır.

Yani insan yalnız kendi yaratılışına değil, çevresindeki nimetlere de bakmaya çağrılır.

2️⃣ “En‘âm” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette geçen “el-en‘âm”, genellikle evcil büyükbaş ve küçükbaş hayvanları kapsayan bir kelimedir.

Özellikle:

Deve.

Sığır.

Koyun.

Keçi.

gibi insanın tarih boyunca:

Beslenme.

Taşıma.

Giyim.

Ticaret.

hayatında yararlandığı hayvanları ifade eder.

Bu nedenle ayetin ilk muhatapları için “en‘âm” günlük hayatın tam merkezindeydi.

Bugün sanayi, teknoloji ve ulaşım gelişmiş olsa da hayvanların insan hayatındaki önemi hâlâ devam etmektedir.

3️⃣ “Onlarda Sizin İçin Isınma Vardır” Ne Demektir ❓​

Ayette:

“Lekum fîhâ dif’un”

buyurulur.

“Dif’”, sıcaklık sağlayan şeyler, ısınma ve soğuktan korunma anlam alanına sahiptir.

Hayvanlardan elde edilen:

Yün.

Kıl.

Post.

Deri.

gibi ürünler tarih boyunca insanların soğuktan korunmasında büyük rol oynamıştır.

Koyun yünüyle giysiler yapılmıştır.

Keçi kılıyla çadırlar dokunmuştur.

Hayvan derileri çeşitli amaçlarla kullanılmıştır.

Yani ayet insanın günlük hayatındaki son derece somut bir nimeti hatırlatmaktadır.

4️⃣ Ayet Özellikle Yünü mü Kastediyor ❓​

Yün bu anlamın en önemli örneklerinden biridir; fakat ayeti yalnız yünle sınırlamak gerekmez.

“Isınma” sağlayan şeyler daha geniş bir çerçevede:

Yün.

Kıl.

Post.

Deri.

gibi hayvansal ürünleri kapsayabilir.

Tarih boyunca farklı toplumlar iklimlerine ve hayvan türlerine göre bunlardan farklı şekillerde yararlanmıştır.

Buradaki esas mesaj:

İnsanın hayvandan yalnız et değil, hayatını kolaylaştıran başka imkânlar da elde etmesidir.

5️⃣ “Menâfi‘” Yani “Faydalar” Nelerdir ❓​

Ayette:

“Ve menâfi‘”

yani:

“Ve çeşitli faydalar.”

buyurulur.

Bu ifade çok geniştir.

Hayvanlardan:

Süt.

Yün.

Deri.

Taşıma gücü.

Gübre.

Ticari gelir.

Tarımda yardım.

gibi pek çok fayda sağlanmıştır.

İlk dönem toplumlarında özellikle hayvan:

Servet.

Ulaşım.

Beslenme.

Giyim.

üretim aracıydı.

Bugün teknoloji değişmiş olsa bile hayvanlardan yararlanma tamamen sona ermiş değildir.

Ayet bir nimetin tek bir işlevi olmadığını gösterir.

6️⃣ “Onlardan Yersiniz” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Ayet açıkça:

“Ve minhâ te’kulûn”

yani:

“Onlardan yersiniz.”

buyurur.

Bu, helal kılınan hayvanlardan gıda olarak yararlanmanın Kur’an açısından meşru olduğunu gösterir.

Dolayısıyla:

“Et yemek İslam’da başlı başına yanlış veya günah sayılır.”

denemez.

Fakat helal olması:

Sınırsız tüketim.

İsraf.

Gereksiz öldürme.

Hayvana eziyet.

anlamına da gelmez.

Helallik, ahlaki sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

7️⃣ Et Yemek Zorunlu mudur ❓​

Hayır.

Bir yiyeceğin helal olması:

“Mutlaka yemelisin.”

demek değildir.

Bir insan sağlık, tercih veya başka kişisel sebeplerle et tüketmeyebilir.

Bu, tek başına dinî problem oluşturmaz.

Aynı şekilde helal sınırlar içinde et yiyen insan da bunun için suçlanamaz.

İslam’ın burada yaptığı şey:

İzin vermek.

Her izin:

Zorunluluk

değildir.

Bu ayrım önemlidir.

8️⃣ Hayvandan Yararlanmak Onu Değersizleştirir mi ❓​

Hayır.

Bir hayvanın insana fayda sağlaması, onun hiçbir değeri olmadığı anlamına gelmez.

Kur’an hayvanları Allah’ın yaratması olarak sunar.

İnsan onlardan faydalanabilir.

Ama bu:

“Hayvan yalnız kullan-at nesnesidir.”

anlamına gelmez.

İslam ahlakında hayvana:

Aç bırakmamak.

Gereksiz yere eziyet etmemek.

Taşıyamayacağı yükü yüklememek.

Canını boş yere yakmamak.

gibi merhamet ilkeleri önemlidir.

Fayda ilişkisi, merhamet sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

9️⃣ Hayvana Eziyet Dinî Açıdan Normal Görülebilir mi ❓​

Hayır.

Bir hayvanın etinden veya başka ürünlerinden yararlanmanın helal olması, hayvana eziyeti meşru hâle getirmez.

Bir hayvan:

Aç bırakılıyorsa.

Susuz bırakılıyorsa.

Dövülüyorsa.

Gereksiz yere korkutuluyorsa.

Kötü koşullarda tutuluyorsa.

burada ahlaki bir problem vardır.

İnsan:

“Nasıl olsa hayvan.”

diyemez.

Hayvan da Allah’ın yarattığı canlıdır.

Merhamet yalnız insanlara gösterilen bir erdem değildir.

🔟 İslam’da Hayvan Refahı Önemli midir ❓​

Evet.

Hayvan refahı modern bir terim olabilir; fakat hayvana gereksiz acı çektirmeme ilkesi İslam ahlakıyla uyumludur.

Bir hayvanın:

Yeterli suya.

Yeterli yiyeceğe.

Uygun barınağa.

Makul hareket alanına.

gereksiz acıdan korunmaya.

ihtiyacı vardır.

Modern hayvancılık büyük ölçekli üretime geçtiği için bu sorumluluk daha da önemli hâle gelir.

Binlerce hayvanın bir arada bulunduğu sistemlerde küçük bir ihmal bile çok büyük toplu acıya dönüşebilir.

1️⃣1️⃣ Modern Endüstriyel Hayvancılık Bu Ayet Açısından Nasıl Düşünülebilir ❓​

Ayet doğrudan modern çiftlik sistemleri hakkında teknik düzenleme vermez.

Ancak ayetin nimet dili ve İslam’ın genel merhamet ilkeleri düşünüldüğünde önemli bir soru ortaya çıkar:

Bir hayvandan faydalanırken ona gereksiz acı veriyor muyuz?

Modern üretimde:

Aşırı sıkışık alanlar.

Kötü hijyen.

Uygun olmayan taşıma.

Uzun süre susuzluk.

Gereksiz stres.

gibi sorunlar varsa bunların ahlaki açıdan değerlendirilmesi gerekir.

Ekonomik verimlilik tek başına yeterli ahlaki ölçü değildir.

1️⃣2️⃣ Helal Kesim Yalnız Bir Kelime Söylemekten mi İbarettir ❓​

Hayır.

Helal kesim yalnız sözlü bir formüle indirgenmemelidir.

Hayvanın:

Uygun biçimde tutulması.

Gereksiz acıdan korunması.

Kesimin mümkün olduğunca hızlı ve düzgün yapılması.

işkence edilmemesi.

gibi boyutlar da önemlidir.

Dinî uygulamanın amacı:

Acıyı eğlenceye çevirmek

değildir.

Hayvanın canı gereksiz yere uzatılan bir işkence sürecine sokulmamalıdır.

Helal olan şeyde bile ihsan ve merhamet aranır.

1️⃣3️⃣ İsraf Etmek Neden Problem Olur ❓​

Bir hayvan gıda için kesiliyor.

Sonra etin büyük kısmı çöpe atılıyor.

Bu durumda iki ayrı israf düşünülür:

Birincisi:

Gıda israfı.

İkincisi:

Bir canlının hayatından yararlanıldığı hâlde nimetin gereksiz biçimde çöpe atılması.

Bu nedenle özellikle büyük sofralarda:

Gösteriş için aşırı yemek hazırlamak.

Tüketilemeyecek kadar et almak.

Sonra çöpe atmak.

nimet bilinciyle bağdaşmaz.

Helal tüketim, sınırsız tüketim değildir.

1️⃣4️⃣ Çok Et Yemek Dinî Açıdan Daha İyi midir ❓​

Hayır.

Et helaldir.

Ama:

“Ne kadar çok tüketirsem o kadar dindarım.”

gibi bir anlayış yoktur.

Beslenme:

Sağlık.

İhtiyaç.

İmkân.

kişisel durum.

gibi faktörlerle dengelenebilir.

İnsan et yiyebilir.

Ama aşırı tüketim sağlık açısından zararlıysa bunu dikkate almak gerekir.

Din:

“Helal olan her şeyi sınırsız tüket.”

demez.

Helal ile ölçüsüzlük aynı şey değildir.

1️⃣5️⃣ Hayvanlardan Giyim İçin Yararlanmak Caiz midir ❓​

Ayetin “ısınma” ve “faydalar” ifadesi hayvansal ürünlerin giyim ve korunma amacıyla kullanılmasını açık biçimde düşündürür.

Yün bu konuda en açık örneklerden biridir.

İnsan:

Yünden.

Bazı hayvan kıllarından.

Uygun şartlarda deriden.

yararlanabilir.

Ancak yine aynı ilke geçerlidir:

Fayda uğruna gereksiz eziyet meşru değildir.

Bir ürün lüks olduğu için hayvana çok ağır acı çektiriliyorsa bunun etik boyutu ayrıca değerlendirilmelidir.

1️⃣6️⃣ Hayvanları Kullanmak ile Sömürmek Arasındaki Fark Nedir ❓​

Faydalanmak:

Bir nimeti meşru ve ölçülü biçimde kullanmaktır.

Sömürmek ise:

Canlının ihtiyaçlarını tamamen yok sayıp yalnız maksimum çıkarı hedeflemek olabilir.

Örneğin bir hayvan:

Besleniyor.

Korunuyor.

İyi koşullarda tutuluyor.

İnsan da sütünden yararlanıyor.

Bu bir kullanım ilişkisidir.

Ama hayvan:

Sürekli acı içinde.

Hastalığı önemsenmiyor.

Yalnız ekonomik verim için eziyet görüyorsa.

burada sömürü sorusu ortaya çıkar.

İnsan üstün imkâna sahip diye sınırsız ahlaki izin sahibi değildir.

1️⃣7️⃣ Hayvan Hakları ile İnsanların Hayvansal Gıdadan Yararlanması Çelişir mi ❓​

Zorunlu olarak hayır.

Bir kişi hayvanlardan gıda veya başka ürünlerle yararlanılmasını kabul ederken aynı zamanda:

Eziyet edilmemesini.

İyi koşullarda tutulmasını.

Gereksiz öldürülmemesini.

Doğru taşınmasını.

isteyebilir.

Bu iki yaklaşım birlikte bulunabilir.

Hayvanın insanla aynı hukukî statüde olması gerekmez.

Ama bu, hayvanın hiçbir ahlaki değeri olmadığı anlamına da gelmez.

İnsan ile hayvan farklıdır.

Fakat canlıya merhamet ortak bir ahlaki ilkedir.

1️⃣8️⃣ Nahl Suresi 4 ve 5. Ayetler Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓​

Nahl 4:

“İnsanı bir nutfeden yarattı.”

demişti.

Nahl 5:

“Hayvanları da O yarattı.”

der.

Bu sıralama çok önemlidir.

İnsan:

Yaratılmış.

Hayvan:

Yaratılmış.

İnsan hayvandan faydalanabilir.

Ama ikisi de nihai olarak Allah’ın yaratmasıdır.

Dolayısıyla insanın hayvan üzerindeki tasarrufu:

Mutlak sahiplik

değil, sorumlulukla kullanma imkânı olarak düşünülmelidir.

Bir sonraki ayet olan Nahl Suresi 6. ayette, bu hayvanların yalnız ekonomik faydası değil, insanın estetik duygusuna hitap eden tarafı da anlatılacak ve şöyle buyurulacaktır: “Onları akşamleyin getirirken ve sabahleyin salarken sizin için onlarda bir güzellik vardır.” Bu ayeti ele alırken özellikle Kur’an’ın güzellik duygusunu küçümsememesi, hayvan sürülerinin tarihsel toplumdaki estetik ve sosyal değeri, güzellikten hoşlanmanın günah olmadığı, gösteriş ile estetik arasındaki fark, hayvanı yalnız para değeriyle değil canlı ve güzel bir yaratılmış olarak görebilmek ve nimet karşısında şükür bilinci üzerinde dikkatle durmak gerekecektir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Nahl Suresi 5. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Nahl Suresi 5. ayet insanın belki her gün gördüğü fakat kolayca sıradanlaştırdığı bir nimeti hatırlatır:

Hayvanlar.

İnsanlık tarihini düşünelim.

Sanayi yok.

Elektrik yok.

Kamyon yok.

Soğutma sistemi yok.

Sentetik kumaş yok.

Böyle bir dünyada hayvanın değeri çok daha görünürdü.

Koyun:

Yün.

Et.

Süt.

sağlıyor.

Keçi:

Süt.

Kıl.

Gıda.

sağlıyor.

Sığır:

Et.

Süt.

Tarım gücü.

sağlıyor.

Deve:

Taşıma.

Süt.

Et.

uzun yol imkânı.

sağlıyor.

İnsan hayatı hayvanlarla çok yakından bağlantılıydı.

Bugün şehirde yaşayan insan bu bağlantıyı görmeyebilir.

Et markette paket.

Süt şişede.

Yün kazak mağazada.

Deri ürün rafta.

Ürünün arkasındaki canlı artık görünmez.

Nahl 5 sanki o görünmez bağı yeniden gösterir:

Bunların arkasında yaratılmış bir hayvan vardır.

Bu farkındalık insanın tüketim ahlakını değiştirebilir.

Bir ürünü raftan almak kolaydır.

Ama:

Nereden geldi?

Nasıl üretildi?

Hayvan nasıl yaşadı?

Üretimde ne kadar israf oldu?

sorularını düşünmek daha bilinçli bir tüketici oluşturabilir.

Ayet:

“Hayvanlardan yararlanmayın.”

demiyor.

Tam tersine:

“Sizin için faydalar vardır.”

diyor.

Ama fayda dilinin yanında bir nimet bilinci bulunur.

Nimet bilinci:

“Ben bunu istediğim gibi harcarım.”

değil:

“Bana verilen imkânı doğru kullanmalıyım.”

der.

Bu çok önemli bir farktır.

İnsan bir nimeti kendisinin mutlak mülkü gibi gördüğünde israf kolaylaşır.

Ama:

“Bu bana verilmiş bir imkân.”

dediğinde sorumluluk artar.

Bir hayvanın etini yiyeceksin.

Yiyebilirsin.

Ama tabağına tüketemeyeceğin kadar doldurup çöpe atmak neden?

Bir canlının hayatından alınmış bir nimet var.

Bunun karşılığı en azından israf etmemek olmalıdır.

Modern dünyadaki gıda israfı düşünüldüğünde bu mesaj son derece önemlidir.

İnsanlar bazen çok büyük miktarda yiyeceği yalnız görüntü için hazırlıyor.

Masalar dolu.

Fotoğraf çekiliyor.

Sonra çöpe.

Burada mesele yalnız para değildir.

Su harcandı.

Yem üretildi.

Enerji kullanıldı.

Hayvan yetiştirildi.

Emek verildi.

Sonra tamamı birkaç dakikalık gösteriş uğruna çöpe gitti.

İsrafın arkasında görünmeyen büyük bir kaynak zinciri vardır.

Nahl 5 bu zincirin başlangıcındaki yaratılmış nimeti hatırlatır.

Ayetin başka büyük mesajı fayda ile merhametin birlikte bulunabilmesidir.

Modern tartışmalarda bazen iki uç görülür.

Bir taraf:

“Hayvan insan içindir, istediğimiz her şeyi yapabiliriz.”

diyor.

Diğer taraf:

“Hayvandan hiçbir şekilde yararlanılamaz.”

diyebilir.

Nahl 5 ilk uç için açık bir sınır oluşturur.

Evet:

Hayvanın faydaları vardır.

Etinden yararlanılabilir.

Başka ürünlerinden yararlanılabilir.

Ama bu kullanım insanı ahlaktan muaf etmez.

Kullanabilirsin diye eziyet edemezsin.

Bu basit ama çok güçlü bir ilkedir.

Bir araba senin malındır.

İstediğin gibi kullanabilirsin.

Ama canlı hayvan araba değildir.

Acı hisseder.

Korkar.

Açlık hisseder.

Susuzluk hisseder.

Bu nedenle canlıya yaklaşımda merhamet gerekir.

Hayvanın insan kadar ahlaki sorumluluğu yoktur.

Ama insanın hayvana karşı ahlaki sorumluluğu vardır.

Bu fark son derece önemlidir.

Hayvan sana karşı ahlaki borç taşımaz.

Ama sen bilinçli insan olarak onunla nasıl davrandığından sorumlu olabilirsin.

Nahl 5’in bir başka büyük dersi gücün sorumluluk doğurmasıdır.

İnsan hayvandan daha büyük teknolojik güce sahip.

İsterse:

Hapseder.

Taşır.

Yetiştirir.

Keser.

Üretim sistemine sokar.

Tam da bu nedenle insanın sorumluluğu büyür.

Bir canlı senin karşısında kendisini hukuk yoluyla savunamıyorsa:

Senin ona karşı daha merhametli olman gerekir.

Savunmasızlık, sömürü izni değildir.

Bu ilke yalnız hayvanlarda değil insan ilişkilerinde de çok değerlidir.

Güçlü kişi:

Güçsüze istediğini yapma hakkına sahip değildir.

Patron:

Çalışanına.

Yetişkin:

Çocuğa.

Devlet:

Vatandaşa.

İnsan:

Hayvana.

karşı gücünü sorumlulukla kullanmalıdır.

Gerçek ahlak çoğu zaman güç sahibinin güçsüze nasıl davrandığında görünür.

Nahl 5 ayrıca hayvanın ekonomik değerinin onun tek değeri olmadığını düşündürür.

Bir çiftçi hayvana bakıyor.

Süt veriyor.

Para kazandırıyor.

Et değeri var.

Ama hayvan yalnız rakam değildir.

Canlıdır.

Bu ayrımı kaybettiğimizde üretim sistemleri çok acımasız hâle gelebilir.

Her hayvan:

Bir üretim birimi.

Bir kilo et.

Bir litre süt.

Bir deri.

olarak görülmeye başlanır.

Sonra canlı oluşu unutulur.

İşte etik burada devreye girer.

Ekonomi:

“Ne kadar verim alırım?”

diye sorar.

Ahlak:

“Bu verimi hangi bedelle alıyorum?”

diye ekler.

İki sorunun birlikte sorulması gerekir.

Ekonomiyi ahlaktan tamamen ayırdığında çok kârlı ama çok zalim sistemler kurulabilir.

Nahl Suresi’nin nimet dili insanı yalnız tüketici değil, sorumlu kullanıcı olmaya çağırır.

Ayetin başka önemli bir yönü, hayvanlardan yararlanmanın insanın emeğini ortadan kaldırmadığını göstermesidir.

Allah hayvanı yaratmıştır.

Ama insan:

Besler.

Çobanlık yapar.

Tedavi eder.

Üretim planlar.

Yününü işler.

Sütü işler.

Burada yine önceki ayetlerle uyumlu bir denge vardır:

Allah nimet yaratır.

İnsan emek verir.

Bu ikisini birbirine rakip görmeye gerek yoktur.

Bir çiftçi:

“Ben yıllarca çalıştım.”

diyebilir.

Doğru.

Ama:

“Hayvanın kendisini ben yarattım.”

diyemez.

İnsan emeği gerçek.

Allah’ın yaratması da gerçek.

Şükür emeği değersizleştirmez; emeğin üzerinde bulunduğu nimeti fark ettirir.

Nahl 5 ayrıca beslenme ahlakını da düşündürür.

Et helal.

Ama insanın bütün beslenmesini yalnız ete çevirmesi zorunlu değildir.

Sağlıklı beslenme, kişinin:

Yaşı.

Sağlığı.

İhtiyacı.

yaşam biçimi.

gibi faktörlere göre değerlendirilir.

Dinî helallik ile tıbbi uygunluk aynı kategori değildir.

Bir yiyecek helal olabilir.

Ama belirli hastalığı olan kişi için doktor kısıtlama önerebilir.

Bu durumda:

“Helal, o hâlde sınırsız yiyebilirim.”

demek doğru olmaz.

Örneğin şeker helal olabilir.

Ama diyabet hastası için sınırsız tüketim sağlıklı değildir.

Et için de benzer şekilde tıbbi değerlendirme yapılabilir.

Helal olmak, her miktarda herkes için sağlıklı olmak demek değildir.

Bu ayrım din ile sağlık bilgisini birbirine karıştırmamak açısından önemlidir.

Nahl 5’in hayvan etiyle ilgili açık ifadesi aynı zamanda insanın başkasının tercihine karşı aşırı yargılayıcı olmamasını da düşündürür.

Et yiyen kişi:

Vejetaryene:

“Din düşmanısın.”

diyemez.

Vejetaryen kişi de sırf tercihinden dolayı helal et yiyen herkesi:

“Ahlaksız.”

ilan etmemelidir.

İnsanlar sağlık, çevre, damak veya etik hassasiyetlerle farklı tercihler yapabilir.

Dinî açıdan helal olan şeyi haram ilan etmek başka bir konudur.

Kişisel olarak tüketmemek başka.

Kişisel tercih ile dinî hüküm birbirine karıştırılmamalıdır.

Ayetin başka büyük bir mesajı nimetin çok amaçlılığıdır.

Allah hayvanlarda:

Isınma.

Gıda.

Başka faydalar.

yarattığını bildiriyor.

Bu bize doğadaki kaynakların bazen tek bir işlevden çok daha fazlasını taşıdığını gösterir.

İnsan yaratıcılığı da bu nimetleri farklı şekillerde değerlendirebilir.

Yün:

Kıyafet.

Battaniye.

Yalıtım.

gibi alanlarda kullanılabilir.

Süt:

Farklı gıdalara dönüşebilir.

Bu, insanın üretim kapasitesi ile doğal nimetin birleşmesidir.

Ancak üretim arttıkça sorumluluk da artar.

Daha fazla üretmek:

Daha fazla atık.

Daha fazla enerji.

Daha fazla çevresel etki.

oluşturabilir.

Bu nedenle:

“Yapabiliyoruz.”

sorusu tek başına yetmez.

“Nasıl yapmalıyız?”

sorusu da gerekir.

Bu, modern ekonominin en temel ahlaki sorularından biridir.

Nahl 5 hayvanların insan yararına yaratılmış yönlerini anlatırken çevre ve sürdürülebilirlik konusunda da tefekkür imkânı sunar.

Bu ayetin doğrudan modern çevre politikası anlattığını söylemek doğru değildir.

Ama nimetten faydalanmanın nimeti yok edecek ölçüde olması çelişkili görünür.

Bir otlak aşırı kullanılıyor.

Toprak bozuluyor.

Su kirleniyor.

Hayvanlar sağlıksız koşullarda yetişiyor.

Uzun vadede insan da zarar görüyor.

Demek ki kısa vadeli maksimum fayda, uzun vadeli gerçek fayda olmayabilir.

Sorumlu kullanım, nimetin devamını da düşünür.

Ayetin başka önemli bir boyutu şükürdür.

İnsan yemeğini yer.

Ama kaynağını düşünmez.

Bir peynir parçası.

Arkasında:

Hayvan.

Yem.

Su.

Çiftçi.

Üretici.

Taşıma.

Emek.

vardır.

Bunu düşündüğünde küçük görünen şey bile büyük bir nimet zincirine dönüşür.

Şükür insanı:

“Her şeyi hak ediyorum.”

duygusundan:

“Bana ulaşan şeyin arkasında büyük bir emek ve nimet var.”

bilincine taşıyabilir.

Bu, tüketim alışkanlığını da değiştirebilir.

İnsan yiyeceği daha az çöpe atar.

Üreticinin emeğine daha fazla saygı gösterir.

Kaliteli ve etik üretimi daha fazla önemseyebilir.

Şükür yalnız dilde:

“Elhamdülillah.”

demek değildir.

Bazen nimeti doğru kullanmaktır.

Yemeği çöpe atmamak da şükür davranışına dönüşebilir.

Hayvana iyi bakmak da.

Üreticiye hakkını vermek de.

Nahl 5’in başka bir önemli dersi hayvanı insanlaştırmamak ama değersizleştirmemektir.

Hayvan insan değildir.

Ahlaki sorumlulukları aynı değildir.

Hukukî konumu aynı değildir.

Ama bundan:

“Hiçbir değeri yok.”

sonucu çıkmaz.

Bu iki uç arasında dengeli bir yol gerekir.

İnsan hayvanı sevebilir.

Evcil hayvanıyla bağ kurabilir.

Ama hayvanı insan sorumluluklarının tamamen yerine koymak zorunda değildir.

Aynı şekilde hayvana:

“Sadece mal.”

gözüyle bakmak da eksiktir.

Canlıyı canlı olarak görmek önemlidir.

Nahl 5’ten sonra gelecek 6. ayet bu bakışı daha da güzelleştirecektir.

Çünkü orada hayvanların yalnız faydası değil:

Güzelliği

anlatılacaktır.

Bu çok anlamlıdır.

Kur’an önce:

Fayda.

Sonra:

Güzellik.

diyor.

Demek ki bir şeyin değerini yalnız:

“Bana ne kadar para kazandırıyor?”

sorusuyla ölçmek eksiktir.

Hayvan:

Faydalı.

Ama aynı zamanda güzel.

Doğa:

Kaynak.

Ama aynı zamanda hayranlık uyandıran yaratılış.

İnsan:

Çalışan.

Ama yalnız ekonomik üretim makinesi değil.

Bu perspektif modern hayat için çok değerlidir.

Çünkü ekonomik düşünce her şeyi fiyat etiketine çevirebilir.

Bir ağacın:

Kereste değeri.

Bir hayvanın:

Et değeri.

Bir insanın:

İş gücü değeri.

Ama hayat yalnız fiyat değildir.

Değer ile fiyat aynı şey değildir.

Nahl 5 ve 6’nın sıralaması bunu çok güzel düşündürecektir.

Nahl Suresi 5. ayetin bütün mesajı bu çerçevede şöyle özetlenebilir: **Hayvanların insan için yaratılmış faydalarını onların sınırsız biçimde sömürülebileceği şeklinde anlama. “Onlardan yersiniz” ifadesini et tüketimini zorunluluk veya ölçüsüzlüğe izin olarak yorumlama. Hayvan refahını da modern dünyaya ait önemsiz bir hassasiyet sanma. Çünkü ayetin büyük mesajı şudur: Allah hayvanlarda insan için gerçek nimetler yaratmıştır; insan onların gıdasından, yününden ve başka faydalarından yararlanabilir. Fakat nimete sahip olmak sorumsuzluk değil emanet bilinci doğurur. Helal faydalanma, merhamet, ölçü ve israf etmeme ile birlikte yürümelidir.”

Bir sonraki ayet olan Nahl Suresi 6. ayette, hayvanların bu kez ekonomik yararı değil estetik yönü anlatılacak ve şöyle buyurulacaktır: “Onları akşamleyin getirirken ve sabahleyin otlağa salarken sizin için onlarda bir güzellik vardır.” Bu ayeti ele alırken özellikle Kur’an’ın güzellik duygusuna verdiği değer, hayvan sürülerinin eski toplumdaki estetik ve sosyal anlamı, güzel şeylerden hoşlanmanın günah olmadığı, estetik ile gösteriş arasındaki fark, servetin teşhir edilmesi ile nimetten doğal biçimde sevinmek arasındaki sınır ve insanın hayvanı yalnız ekonomik kazanç olarak değil güzel bir yaratılmış olarak da görebilmesi üzerinde dikkatle durmak gerekecektir.

Ve belki Nahl Suresi 5. ayetin bugün bize yönelttiği en güçlü soru şudur: Kullandığımız hayvansal ürünlerin arkasındaki canlıyı hiç düşünüyor muyuz? Bir yiyecek helal diye onu israf etmenin de normal olduğunu mu sanıyoruz? Ekonomik verim uğruna hayvanın acısını tamamen görmezden mi geliyoruz? Tabağımıza tüketemeyeceğimiz kadar yiyecek koyup sonra çöpe atarken bunun arkasındaki suyu, emeği ve canlı hayatını hatırlıyor muyuz? Hayvanları yalnız para kazandıran üretim birimleri olarak mı görüyoruz? Ve en önemlisi, Allah bir nimetten faydalanma hakkı vermişse, bu hakkın beraberinde o nimete karşı merhamet ve sorumluluk da getirdiğini ne kadar hatırlıyoruz?

“Nahl 5, ‘Hayvanları da O yarattı; onlarda sizin için ısınma, çeşitli faydalar vardır ve onlardan yersiniz’ buyurarak hayvanların insan hayatındaki gerçek nimet boyutunu hatırlatır. Ayet hayvandan yararlanmayı meşru görür; fakat bu meşruiyet eziyet, israf veya sınırsız sömürü izni değildir. Ayetin büyük dersi şudur: Nimetten faydalan ama nimeti hor kullanma. Hayvanın etinden, yününden ve başka faydalarından yararlanırken onun da Allah’ın yarattığı canlı olduğunu unutma; çünkü gerçek şükür yalnız ‘Elhamdülillah’ demek değil, elindeki nimeti merhametli, ölçülü ve sorumlu biçimde kullanabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt