📖 Kehf Suresi 89. Ayette “Zülkarneyn Sonra Yine Verilen Yollardan ve İmkânlardan Birini İzledi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
53,938
2,736,294
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Kehf Suresi 89. Ayette “Zülkarneyn Sonra Yine Verilen Yollardan ve İmkânlardan Birini İzledi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“Bir işi tamamlamak insanı durmaya değil, doğruysa yeni sorumluluğa hazırlamalıdır. Zülkarneyn batı yönündeki yolculuğunda karşılaştığı toplum için adalet ölçüsünü ortaya koyduktan sonra başarısının başında oturmuyor; kendisine verilen imkânlardan yeniden yararlanarak yoluna devam ediyor. Çünkü gerçek üretkenlik, bir başarıyı sürekli anlatmak değil, o başarıdan sonra da sorumluluk bilincini kaybetmeden yürüyebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Kehf Suresi 89. Ayetin Anlamı Nedir ❓​

Kehf Suresi'nin 89. ayeti, Zülkarneyn'in batı yönündeki ilk büyük yolculuğu ve orada karşılaştığı toplumla ilgili adalet ilkesini ortaya koymasının ardından yeniden harekete geçtiğini anlatmaktadır. Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:

“Sonra yine bir yol tuttu.”
Kehf Suresi, 18:89
Bu kısa ifade ilk bakışta yalnız bir seyahat geçişi gibi görünebilir. Fakat kıssanın bütünü içinde önemli bir karakter özelliğini ortaya çıkarır. Zülkarneyn sahip olduğu imkânları bir kez kullanıp durmamış, yeni bir istikamette yeniden harekete geçmiştir. Bir sonraki ayette onun bu kez güneşin doğduğu tarafa ulaştığını göreceğiz.

Dolayısıyla ayet bize yalnız coğrafi hareketi değil, süreklilik, sorumluluk, yeni şartlara ulaşma ve verilen imkânları tekrar tekrar doğru amaçlarla kullanma anlayışını düşündürmektedir.

2️⃣ Bu Ayet Neden Kehf 85. Ayete Çok Benziyor ❓​

  1. ayette de Zülkarneyn için benzer biçimde bir yol tuttuğu bildirilmişti. 89. ayette aynı temel ifade yeniden karşımıza çıkar. Ancak iki ayetin bağlamı farklıdır.
  2. ayette Zülkarneyn ilk yolculuğuna başlıyordu. 89. ayette ise bir yolculuğu, bir toplumla karşılaşmayı ve önemli bir yönetim kararını geride bırakmış durumdadır.
Bu yüzden ikinci hareket daha farklı bir anlam taşır. Artık yalnız harekete geçebilen biri değil, bir görevi tamamladıktan sonra yeni sorumluluklara yönelebilen biri görüyoruz.

İnsan hayatında da ilk başlangıç kadar ikinci başlangıç önemlidir. Bir kez başarı göstermek mümkündür; asıl mesele başarıdan sonra disiplini koruyabilmektir.

3️⃣ Zülkarneyn Neden Batıdaki Başarısından Sonra Durmadı ❓​

Kur’an onun neden yeni yolculuğa çıktığının bütün ayrıntılarını açıklamaz. Bu nedenle onun zihnindeki bütün planları kesin biçimde bildiğimizi söyleyemeyiz.

Ancak ayetin açıkça gösterdiği şey şudur: Zülkarneyn kendisine verilen hareket imkânını yeniden kullanmıştır.

Batıdaki topluma karşı adalet ölçüsünü ortaya koyması kıssanın sonu değildir. Yeni insanlarla, yeni coğrafyalarla ve yeni şartlarla karşılaşacaktır.

Bu bize şu güzel ölçüyü düşündürür:

Bir görev bittiğinde bütün sorumlulukların bittiğini sanma.

İnsan bir problemi çözer, ardından başka bir ihtiyaç ortaya çıkabilir. Liderlik, yalnız bir başarı fotoğrafı vermek değil, değişen şartlar karşısında yeniden sorumluluk alabilmektir.

4️⃣ Bir Başarıdan Sonra Durmak Neden Tehlikeli Olabilir ❓​

Çünkü başarı bazen insanda rehavet oluşturur. İnsan bir hedefe ulaştıktan sonra:

“Artık kendimi ispatladım.”

diye düşünebilir.

Geçmiş başarısını tekrar tekrar anlatır fakat yeni bir şey üretmez. Zamanla geçmişteki başarısı bugünkü durağanlığını gizleyen bir hatıraya dönüşebilir.

Zülkarneyn'in kıssasında ise hareket devam etmektedir. Bu bize geçmiş başarıyı küçümsemeyi değil, onu gelecekteki tembelliğin bahanesi hâline getirmemeyi öğretir.

Bir işi iyi yaptın.

Güzel.

Ama hayat devam ediyor.

Dünün başarısı bugünün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

5️⃣ Sürekli Hareket Etmek Her Zaman Doğru mudur ❓​

Hayır.

Kehf 89'u:

“İnsan hiç durmadan sürekli çalışmalıdır.”

şeklinde anlamak doğru değildir.

Dinlenmek gerekir.

Düşünmek gerekir.

Değerlendirme yapmak gerekir.

Bazen bir işe devam etmek yerine bırakmak daha doğru olabilir.

Zülkarneyn'in hareketi amaçsız bir koşuşturma değildir. Kendisine verilen imkânları belirli yollar ve hedefler doğrultusunda kullanmaktadır.

Bu nedenle sağlıklı hareketlilik:

“Ne kadar çok hareket edersem o kadar değerliyim.”

anlayışı değildir.

Doğru hedef için doğru zamanda hareket edebilmektir.

İnsanın dinlenmesi de gerektiğinde sorumluluğun bir parçası olabilir.

6️⃣ Bu Ayet Bize İkinci Başlangıçların Değerini Nasıl Öğretir ❓​

İlk başlangıç heyecanlıdır. İnsan yeni işe başlar, yeni proje kurar veya yeni hedef belirler. Fakat bir işi tamamladıktan sonra yeniden başlayabilmek daha farklı bir disiplin gerektirir.

İnsan bazen bir hedefe ulaşınca uzun süre yönünü kaybedebilir.

Zülkarneyn ise ilk yolculuğunun ardından ikinci bir yolculuğa geçmektedir.

Bu, günlük hayatımız için değerli bir çağrışım taşır. Bir kitabı bitirdin, yenisini öğrenebilirsin. Bir projeyi tamamladın, yeni ihtiyacı değerlendirebilirsin. Bir yanlışını düzelttin, şimdi karakterinin başka bir yönüne bakabilirsin.

Gelişim tek bir büyük sıçrama değil, ardışık doğru adımların birikimi olabilir.

7️⃣ Bir Lider Bir Sorunu Çözdüğünde Görevini Tamamlamış Sayılır mı ❓​

Her zaman değil.

Bir toplumda bir sorunun çözülmesi önemli başarıdır. Fakat yönetim yaşayan bir süreçtir. Yeni ihtiyaçlar doğar, şartlar değişir ve farklı topluluklar farklı problemlere sahip olabilir.

Zülkarneyn'in kıssasında da bu görülmektedir. Batıda karşılaştığı topluma karşı bir adalet düzeni ortaya koymuştur. Fakat sonra yeni bir bölgeye yönelir.

Bu bize liderlik açısından şu ölçüyü verir:

Tek bir başarıyı sürekli anlatmak, devam eden ihtiyaçları görmemek için mazeret olamaz.

İyi lider:

“Ben şunu yaptım.”

demek kadar,

“Şimdi ne gerekiyor?”

diye de sorabilmelidir.

8️⃣ Yeni Bir Yere Gitmek Yeni Bir Yaklaşım Gerektirir mi ❓​

Evet. Çünkü her toplumun şartları aynı olmayabilir.

Zülkarneyn batıda bir toplumla karşılaşmıştı. Şimdi doğu yönünde başka şartlarla karşılaşacaktır. Bir sonraki ayette bu insanların güneşe karşı belirli bir örtü veya korunma imkânından yoksun oldukları anlatılacaktır.

Bu bize yönetim ve insan ilişkilerinde önemli bir ilke düşündürür:

Her soruna aynı çözümü uygulamak hikmet değildir.

Bir şehirde işe yarayan yöntem başka şehirde işe yaramayabilir.

Bir çalışan için uygun yöntem başka çalışan için uygun olmayabilir.

Bir çocuğa faydalı eğitim biçimi kardeşinde aynı sonucu vermeyebilir.

İlkeler aynı kalabilir; fakat uygulama şartlara göre değişebilir.

9️⃣ Değişen Şartlarda İlkeler de Değişmeli midir ❓​

Temel ahlaki ilkeler şartlara göre keyfî biçimde değişmez.

Adalet.

Dürüstlük.

Merhamet.

Kul hakkı.

Bunlar farklı coğrafyalarda başka başka değerler hâline gelmez.

Fakat bu ilkelerin uygulanma yöntemi şartlara göre değişebilir.

Zülkarneyn'in kıssasının güzel tarafı budur: Farklı toplumlara ulaşır ama güç, adalet ve sorumluluk bilincini kaybetmez.

Bu günlük hayat için çok değerli bir dengedir:

İlkende sabit ol, yönteminde gerektiğinde esnek ol.

Esneklik ilkesizlik değildir.

Katılık da her zaman istikrar değildir.

Hikmet, değişmeyeni ve değişebilecek olanı birbirinden ayırabilmektir.

🔟 Bir Başarıdan Sonra Kendini Yeniden Değerlendirmek Neden Önemlidir ❓​

Çünkü başarı insanın yalnız güçlü yönlerini değil, kör noktalarını da gizleyebilir. İyi sonuç aldığında kullandığı yöntemin her şartta doğru olduğunu sanabilir.

Oysa yeni durum yeni değerlendirme gerektirebilir.

Bu nedenle başarılı insanın kendisine zaman zaman şu soruları sorması değerlidir:

“Ne işe yaradı, ne yaramadı ve yeni şartta neyi değiştirmeliyim?”

Zülkarneyn'in yolculukları bize aynı kişinin farklı bölgelerde farklı durumlarla karşılaşabileceğini gösterir.

İnsan geçmiş deneyiminden yararlanmalıdır ama geçmiş deneyimin geleceğin bütün cevaplarını içerdiğini sanmamalıdır.

Tecrübe rehberdir; mutlak bilgi değildir.

1️⃣1️⃣ Zülkarneyn’in Yeniden Yola Çıkması Onun Çalışkanlığını mı Gösterir ❓​

Kıssanın genel akışı onun aktif, imkânlarını değerlendiren ve sorumluluk üstlenen biri olduğunu göstermektedir. Ancak ayetin tek başına bütün kişilik özelliklerini ayrıntılı biçimde tanımladığını söylemek gerekmez.

Yine de açık olan şudur: Kendisine verilen sebepler kullanılmaktadır.

Bu anlamda çalışkanlık, kararlılık ve hareket kabiliyeti kıssanın önemli özellikleri arasındadır.

Fakat Kur’an'ın idealinde çalışkanlık tek başına yeterli değildir.

Çok çalışan zalim de olabilir.

Çok disiplinli ama merhametsiz biri de olabilir.

Zülkarneyn'i değerli kılan yalnız hareket etmesi değil, hareketini adaletle birleştirmesidir.

1️⃣2️⃣ Çok Çalışmak ile Faydalı Çalışmak Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓​

İnsan çok yorulabilir ama yanlış iş üzerinde çalışıyor olabilir.

Günün tamamını meşgul geçirip gerçekte önemli hiçbir işi ilerletmemiş olabilir.

Bu yüzden hareket miktarı tek başına başarı ölçüsü değildir.

Kehf 89'un önceki ayetlerle birlikte verdiği tabloya baktığımızda Zülkarneyn'in hareketi amaçlıdır. Yolculuklar onu insanlarla, sorumluluklarla ve çözülmesi gereken durumlarla buluşturur.

Bu da bize şu ölçüyü düşündürür:

Meşgul olmak ile üretken olmak aynı değildir.

İnsan zaman zaman kendisine:

“Çok mu çalışıyorum?”

sorusundan önce:

“Doğru şey üzerinde mi çalışıyorum?”

sorusunu sormalıdır.

1️⃣3️⃣ Bu Ayet İş ve Proje Yönetimi Açısından Ne Öğretir ❓​

Bir proje tamamlandığında hemen yeni işe koşmak kadar, tamamlanan işi değerlendirmek de önemlidir. Fakat değerlendirme bittikten sonra sürekli geçmişte kalmak gelişmeyi durdurabilir.

Sağlıklı süreçte insan yaptığı işi kapatır, derslerini çıkarır ve bir sonraki önceliğe geçer.

Zülkarneyn'in yolculuğu bu anlamda güzel bir ritim taşır:

Hareket eder, karşılaşır, karar verir, sonra yeniden hareket eder.

Modern iş hayatında da bu yaklaşım değerlidir. Proje tamamlanır, sonuçlar incelenir, hatalar öğrenilir ve yeni hedef belirlenir.

Başarı yalnız proje başlatmak değil, bir işi tamamlayıp yeni sorumluluğa düzenli biçimde geçebilmektir.

1️⃣4️⃣ İnsan Sürekli Aynı Başarısıyla Övünürse Ne Kaybedebilir ❓​

Geçmiş başarı insanın özgüvenini destekleyebilir. Fakat onu kimliğinin tek kaynağı hâline getirmek gelişimi durdurabilir.

İnsan yıllar önce yaptığı bir başarıyı her ortamda anlatıyor ama bugün hiçbir şey üretmiyorsa geçmiş, geleceğin önüne geçmeye başlamış olabilir.

Zülkarneyn'in kıssasında buna benzer bir durgunluk görmüyoruz.

Batıya ulaştı.

Bir toplumla karşılaştı.

Adalet ölçüsünü koydu.

Sonra yeniden yola çıktı.

Bu bize şu güçlü cümleyi bırakır:

Geçmiş başarın bir hatıra olsun, ikametgâhın olmasın.

İnsan şükreder, dersini alır ve hayat devam ediyorsa sorumluluğuna devam eder.

1️⃣5️⃣ Yeni İnsanlarla Karşılaşmak İnsanın Bakış Açısını Nasıl Genişletebilir ❓​

İnsan yalnız kendi çevresinde yaşadığında bazı şeyleri bütün dünya böyle sanabilir.

Kendi ailesi.

Kendi şehri.

Kendi mesleği.

Kendi kültürü.

Bunlar insanın düşünme biçimini etkiler.

Farklı insanlarla karşılaşmak ise başka hayat şartlarını görmemizi sağlar. Zülkarneyn'in yolculuklarında da farklı topluluklarla karşılaşma vardır.

Bu bize dünyaya daha geniş bakmayı düşündürür.

Farklılık, otomatik tehdit değildir; bazen öğrenme fırsatıdır.

Ancak başka toplumları görmek onları küçümseme hakkı da vermez. İnsan yeni bir kültürle karşılaştığında kendisini mutlak üstün ilan etmek yerine önce anlamaya çalışmalıdır.

1️⃣6️⃣ Bir Liderin Sahada Olması Neden Değerlidir ❓​

Çünkü rapor ile gerçek hayat arasında bazen büyük fark olabilir.

Bir yönetici kâğıt üzerinde sistemin mükemmel çalıştığını düşünebilir. Fakat sahaya indiğinde çalışanların farklı problemler yaşadığını görebilir.

Bir okul yöneticisi istatistikleri bilir ama öğrencilerin günlük sıkıntılarını ancak onları dinlediğinde anlayabilir.

Bir işveren üretim rakamlarını görür fakat çalışanların gerçek şartlarını yerinde gördüğünde farklı kararlar verebilir.

Zülkarneyn'in sürekli hareket etmesi bize yönetimin insanlardan kopmaması gerektiğini düşündürür.

Gerçeği görmek isteyen lider yalnız kendisine getirilen bilgiyi değil, mümkün olduğunda sahadaki hayatı da görmelidir.

1️⃣7️⃣ Kehf Suresi 88–90. Ayetler Arasında Nasıl Bir Bağlantı Vardır ❓​

  1. ayette Zülkarneyn yönetim anlayışının iyiliğe yönelik tarafını açıklamış, iman edip salih amel işleyen kimse için güzel karşılık bulunduğunu ve ona kolaylık göstereceğini bildirmişti. Böylece batıdaki toplum karşısında adalet anlayışı tamamlanmıştı.
  2. ayette Zülkarneyn yeniden bir yol tutar. Önceki görev alanından yeni bir bölgeye geçiş başlamaktadır.
  3. ayette ise güneşin doğduğu tarafa ulaşacak ve güneş ışınlarına karşı belirgin bir örtü veya koruma imkânı bulunmayan bir toplumla karşılaşacaktır. Ayetin verdiği bilgi bu insanların yaşadığı çevrenin farklılığını ortaya koyacaktır.
Böylece üç ayetin akışı şöyledir: 88. ayette adalet ilkesinin tamamlanması, 89. ayette yeni hareket, 90. ayette ise yeni coğrafya ve yeni toplumla karşılaşma.

1️⃣8️⃣ Kehf Suresi 89. Ayetin En Büyük Manevi Mesajı Nedir ❓​

Bu ayetin en büyük manevi mesajlarından biri şudur:

Bir iyiliği tamamladıysan onunla kibirlenip durma; yapabileceğin yeni bir doğru iş varsa yoluna devam et.

Zülkarneyn'in kıssasında hareket, şöhret için yapılmış bir gezinti gibi anlatılmaz. Verilen imkânların kullanılması ve farklı insanlarla karşılaşıldıkça sorumluluğun devam etmesi vardır.

İnsan da hayatında:

“Ben bir zamanlar çok iyi işler yaptım.”

demekle yetinmemelidir.

Bugün ne yapıyor?

Bugün kime fayda sağlıyor?

Bugün hangi sorumluluğunu yerine getiriyor?

Allah’ın bize verdiği ömür geçmiş başarılarımızı anlatmak için değil, bugün de doğru olanı yapmaya devam etmek için verilmiş bir emanettir.

1️⃣9️⃣ Kehf Suresi 89. Ayetin Sonuç Olarak Bize Anlattığı Nedir ❓​

Kehf Suresi'nin 89. ayeti birkaç kelimelik kısa yapısına rağmen Zülkarneyn'in karakteri ve kıssanın hareket düzeni hakkında önemli bir mesaj taşımaktadır. Batı yönündeki yolculuk tamamlanmış, orada bir toplumla karşılaşılmış ve zulüm ile salih amel arasında adaletli bir ayrım ortaya konmuştur. Fakat Zülkarneyn bütün bunların ardından yerinde kalmamaktadır; yeniden bir yol tutmaktadır.

Burada insan hayatı için çok tanıdık bir sınav vardır: Başarıdan sonraki davranış.

Başarısızlık insanı sınar.

Ama başarı da sınar.

Başarısız olduğunda insan vazgeçebilir.

Başarılı olduğunda ise kibirlenebilir veya rehavete kapılabilir.

Bu nedenle insanın karakteri yalnız zor zamanlarda değil, güzel sonuçlardan sonra da ortaya çıkar.

Zülkarneyn'in tavrında geçmiş başarının yeni sorumluluğu öldürmediğini görüyoruz. Bu bize, elde edilen güzel sonucun ardından şükredip yolumuza devam etmeyi öğretir.

Bir insan bir hayır yaptı diye artık bütün görevlerini tamamlamış değildir. Bir kez sadaka verdi diye ömür boyu cömert sayılmaz. Bir kez güzel bir proje yaptı diye sürekli aynı başarıyla yaşayamaz. Bir kez adaletli davranmak da insanı her durumda adil yapmaz.

Karakter, tek seferlik davranıştan çok süreklilikle şekillenir.

Bu nedenle iyiliğin sürekliliği önemlidir.

Bugün dürüstsün.

Yarın da ol.

Bugün adilsin.

Gücün arttığında da adil kal.

Bugün mütevazısın.

İnsanlar seni alkışladığında da aynı tevazuyu koru.

İşte süreklilik burada anlam kazanır.

Kehf 89'un verdiği bir başka önemli ders, aynı ilkenin farklı şartlarda yeniden sınanacağıdır. Zülkarneyn batıda bir toplumla karşılaşmıştı. Şimdi doğu yönünde bambaşka şartlarda yaşayan başka insanlarla karşılaşacaktır.

Bu çok önemlidir.

Çünkü insan bazen:

“Ben adil biriyim.”

der ama yalnız kendisine benzeyen insanlara karşı adildir.

“Ben merhametliyim.”

der ama yalnız sevdiği kişilere merhametlidir.

Gerçek ahlak ise şartlar değiştiğinde de temel ilkelerini koruyabilmektir.

Başka kültür.

Başka çevre.

Başka çıkar.

Başka güç dengesi.

Bunlar geldiğinde insanın ahlakı değişiyorsa sorun vardır.

Zülkarneyn kıssasının farklı yolculukları bu açıdan çok öğreticidir.

Coğrafya değişebilir; adaletin değeri değişmez.

Bu ayet iş dünyası açısından da önemli bir ders taşır. Bir işletme belli bir projede çok başarılı olabilir. Fakat aynı yöntemi hiçbir değişiklik yapmadan bütün geleceğe uygulamak doğru olmayabilir.

Pazar değişir.

Teknoloji değişir.

Müşteri davranışı değişir.

İnsanların ihtiyacı değişir.

Bu durumda başarılı organizasyon hem kendi temel değerlerini korur hem yöntemlerini yenileyebilir.

Zülkarneyn'in yeni yola çıkışı bize tam olarak böyle bir uyum kabiliyeti düşündürür.

İnsan değişime karşı tamamen kapalı olursa geçmiş başarısı gelecekteki başarısızlığın sebebi hâline gelebilir.

Çünkü:

“Biz hep böyle yaptık.”

cümlesi bazen deneyimin işareti, bazen de gelişmeye direncin bahanesidir.

Daha sağlıklı soru şudur:

“Temel değerimizi koruyarak bunu bugün daha doğru nasıl yapabiliriz?”

Ayet insanın kişisel gelişimine de güçlü biçimde dokunur. İnsan hayatında bazen bir problemi çözer ve rahatlar.

Öfkesini yönetmeyi öğrendi.

Güzel.

Ama belki başka bir problemi var.

Harcamalarını düzenledi.

Güzel.

Ama ailesine zaman ayırmıyor.

İbadetini düzene koydu.

Güzel.

Ama insan ilişkilerinde kırıcı.

İnsan bir alandaki gelişimini bütün karakterinin tamamlandığı zannetmemelidir.

İnsan hayatta olduğu sürece öğrenmeye devam eder.

Bu düşünce insanı kusur aramaya saplantılı hâle getirmemelidir. Ama kendisini tamamen tamamlanmış görme kibrinden de korumalıdır.

Zülkarneyn'in hareketi burada güzel bir sembolik çağrışım oluşturur: Bir bölgedeki iş bittiğinde başka ufuklar vardır.

Kehf 89 bize dinî hayatta da sürekliliğin değerini düşündürür.

İnsan Ramazan ayında çok ibadet edebilir.

Sonra tamamen bırakabilir.

Bir gün güçlü bir tevbe yaşar.

Bir hafta sonra eski düzenine tamamen döner.

Bir hayır işine büyük destek verir.

Ama yıllarca bir daha ilgilenmez.

İslam'da insanın gücü ölçüsünde sürdürebildiği güzel davranışların değeri büyüktür.

Çünkü istikrar, niyetin hayata yerleşmesini sağlar.

İnsan büyük şeyler yapmak zorunda değildir.

Az olabilir.

Ama samimi ve devamlı olabilir.

Bu açıdan Zülkarneyn'in yeniden hareketi, verilen imkânın tek seferde değil, süreklilik içinde kullanılmasına güzel bir çağrışım sunar.

Ayetin liderlere verdiği ders özellikle değerlidir. Yönetici büyük bir proje tamamladıktan sonra sürekli açılış fotoğraflarını göstermek yerine yeni ihtiyaca bakmalıdır.

Bir köprü yaptı.

Güzel.

Şimdi insanların başka neye ihtiyacı var?

Bir sistem kurdu.

Güzel.

Çalışıyor mu?

Bir reform yaptı.

Güzel.

Gerçek hayatta sonucu ne oldu?

Gerçek yönetim, yapılan işi anlatmaktan daha fazlasıdır; yapılan işin sonucunu görmek ve yeni ihtiyacı fark etmektir.

Zülkarneyn'in yolda olması bu anlamda güçlü bir liderlik görüntüsüdür.

Kehf 89 aynı zamanda insana başarıyla özdeşleşmemeyi öğretir. İnsan bir başarı elde ettiğinde zamanla kendisini başarı unvanıyla tanımlayabilir.

“Ben şunu yapan adamım.”

“Ben şu başarıyı kazanan kişiyim.”

Bu güzel bir hatıra olabilir.

Fakat insanın değeri tek bir başarının içine sıkıştırılmamalıdır.

Hayat devam eder.

Yeni sınavlar gelir.

Yeni hatalar olabilir.

Yeni iyilikler yapılabilir.

Geçmişte ne yaptığın önemlidir; fakat bugün kim olduğun da önemlidir.

Bu yüzden insanın geçmiş başarısına şükretmesi, onu gelecekteki gayretinin düşmanı hâline getirmemesi gerekir.

Kehf 89 bize başka insanlarla karşılaşmanın değerini de düşündürür. Zülkarneyn farklı bölgelere gider ve farklı hayat biçimleri görür.

Biz de kendi çevremizin dışına çıktığımızda dünyaya dair bazı varsayımlarımızın ne kadar dar olduğunu fark edebiliriz.

Farklı meslekten birini dinlemek.

Başka kültürden insanlarla tanışmak.

Başka ekonomik şartlarda yaşayanların hayatını görmek.

Bunlar insanın bakışını genişletebilir.

Bu genişlik insanı kendi değerlerinden vazgeçirmemeli; başkalarını daha iyi anlayabilecek bir olgunluğa götürmelidir.

İnsan dünyayı yalnız kendi penceresinden ibaret sanmamalıdır.

Bu da bilgi tevazusunun bir parçasıdır.

Kehf Suresi'nin 89. ayeti bugün bize şu soruları sordurur: Geçmiş başarılarımın arkasına saklanıyor muyum? Bir işi tamamladığımda yeni sorumlulukları görebiliyor muyum? Farklı şartlarda da adalet ve ahlak ölçülerimi koruyor muyum? Sürekli meşgul müyüm, yoksa gerçekten doğru hedeflere mi ilerliyorum?

Bu sorular ayetin yalnız Zülkarneyn'in yeni bir yolculuğa başlamasını anlatmadığını; süreklilik, rehavetten kaçınma, değişen şartlara uyum, liderlik, üretkenlik ve ahlaki istikrar hakkında kapsamlı bir hayat ölçüsü sunduğunu göstermektedir.

Sonuç olarak Kehf 89 bize şunu öğretmektedir: Zülkarneyn bir görevi ve önemli bir yönetim sınavını geride bıraktıktan sonra kendisine verilen imkânları yeniden kullanarak başka bir yola yönelmiştir. Böylece güç ve nimet onun için yalnız bir defalık başarı üretmemiş; sürekli sorumluluğa dönüşmüştür. İnsan da yaptığı iyilikle kibirlenip durmak yerine, yeni şartlarda aynı adalet ve kulluk bilincini koruyarak yoluna devam etmelidir.

Başardığın şey için şükret.

Ama orada yaşama.

Dinlenmen gerekiyorsa dinlen.

Dersini çıkar.

Sonra önünde yeni bir doğru yol varsa yürümeye devam et.

Çünkü hayatı değerli yapan yalnız bir gün ne kadar büyük iş yaptığımız değil, bize verilen ömür boyunca doğru istikamette kalabilmek için ne kadar samimiyetle devam ettiğimizdir.

⠀

🌿 Son Söz​

“Zülkarneyn batıda bir görevi tamamladıktan sonra kendi başarısının gölgesinde oturmadı; yeniden yola çıktı. Sen de yaptığın güzel işleri küçümseme ama onları gelecekteki tembelliğinin bahanesi hâline getirme. Bir başarıyı şükürle geride bırak, dersini al ve önünde yeni bir sorumluluk varsa aynı adaletle devam et. Çünkü gerçek istikrar, hep aynı yerde kalmak değil; şartlar değişirken doğru değerlerini kaybetmeden yürüyebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
⠀
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt