📖 Mâide Suresi 83. Ayette “Peygamber’e İndirileni Dinlediklerinde, Gerçeği Tanımalarından Dolayı Gözlerinin Yaşla Dolup Taştığını Görürsün; ‘Rabbimiz

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,417
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mâide Suresi 83. Ayette “Peygamber’e İndirileni Dinlediklerinde, Gerçeği Tanımalarından Dolayı Gözlerinin Yaşla Dolup Taştığını Görürsün; ‘Rabbimiz! İman Ettik, Bizi de Şahitlerle Birlikte Yaz’ Derler” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Mâide Suresi 83. ayet, hakikatin yalnızca akılla anlaşılmadığını, bazen insanın bütün varlığıyla tanıdığı bir şey hâline geldiğini gösterir. Gözyaşı burada zayıflığın değil, kalbin gerçeğe karşı direncini bırakmasının işaretidir.”
Ersan Karavelioğlu

Mâide Suresi 83. ayet, bir önceki ayette övülen bazı Hristiyanların neden müminlere sevgi bakımından yakın görüldüklerini açıklamaya devam eder.


Mâide 82’de onların arasında din adamları ve rahipler bulunduğu, özellikle de:


“Kibirlenmedikleri”


vurgulanmıştı.


Mâide 83’te ise bu kibirsizliğin sonucu gösterilir.


Onlar Peygamber’e indirilen vahyi dinlediklerinde;


hakikati tanırlar,


duygulanırlar,


gözlerinden yaşlar akar


ve ardından:


“Rabbimiz! İman ettik; bizi şahitlerle birlikte yaz.”


derler.


Bu ayet, hakikati tanıma, kalbin yumuşaması, gözyaşı, tevazu, iman ve şahitlik arasında çok güçlü bir bağ kurar.


1️⃣ “Peygamber’e İndirileni Dinlediklerinde” Ne Anlama Gelir ❓


Buradaki ifade Kur’an vahyini anlatır.


Yani bu kişiler önce vahyi dinlerler.


Bu nokta önemlidir.


Çünkü insan bir düşünceyi reddetmeden önce onu gerçekten dinlemelidir.


Önyargı, insanın daha başlangıçta kapıyı kapatmasına sebep olabilir.


Ayetin övdüğü insanlar ise önce:


kulak verir.


Sonra değerlendirir.


2️⃣ Dinlemek ile Gerçekten Duymak Arasında Ne Fark Vardır ❓


İnsan bir sesi işitebilir ama anlamaya çalışmayabilir.


Gerçek dinlemek ise;


önyargıyı azaltmak,


söyleneni düşünmek,


anlamaya çalışmak


ve haklı olma ihtimalini kabul etmek


demektir.


Mâide 83’teki kişiler sadece ses duymuyorlar.


Mesajla karşılaşıyorlar.


3️⃣ “Gerçeği Tanımalarından Dolayı” İfadesi Ne Demektir ❓


Ayet onların vahyi bütünüyle yabancı bir şey gibi görmediğini düşündürür.


Onlar mesajın içinde tanıdıkları bir hakikat görürler.


Tevhid,


peygamberlik,


ahlak,


hesap günü


ve Allah’a kulluk


gibi temalar daha önce bildikleri vahiy geleneğiyle ilişki kurar.


Bu nedenle vahiy onlarda:


“Bunu bir yerden tanıyoruz.”


hissi uyandırır.


4️⃣ Hakikat “Tanımak” Ne Demektir ❓


Tanımak yalnızca bilgi sahibi olmak değildir.


İnsan bazen bir şeyi ilk kez duyduğu hâlde onun kendi içinde güçlü bir doğruluk taşıdığını hissedebilir.


Ama Kur’an’daki bu “tanıma”, salt duygusal sezgiye de indirgenmez.


Aynı zamanda;


önceki bilgi,


vahiy geleneği,


akıl


ve vicdan


ile kurulan bir karşılaşmadır.


5️⃣ Gözlerinin Yaşla Dolması Neden Özellikle Anlatılıyor ❓


Çünkü bu, onların vahiy karşısındaki duygusal açıklığını gösterir.


Gözyaşı burada yalnızca üzüntü değildir.


Şaşkınlık,


etkilenme,


hakikati tanıma,


manevi sarsıntı


ve teslimiyet


aynı anda bulunabilir.


Kalbin katılığının çözülmesi, bedende gözyaşı olarak görünür.


6️⃣ Gözyaşı İmanın Delili midir ❓


Tek başına değildir.


İnsan birçok nedenle ağlayabilir.


Müzikten,


üzüntüden,


korkudan,


sevinçten


veya duygusal yoğunluktan.


Mâide 83’te önemli olan sadece ağlamaları değil, neden ağladıklarıdır:


Hakikati tanıdıkları için.



Ardından imanlarını sözle de ifade ederler.


7️⃣ Kur’an Neden Duygu ile İnancı Birlikte Gösteriyor ❓


Çünkü insan yalnızca akıldan ibaret değildir.


Düşünür.


Hisseder.


Hatırlar.


Sever.


Korkar.


Umut eder.


Kur’an bu bütünlüğü dikkate alır.


Gerçek bir inanç tecrübesi bazen zihni ikna ederken aynı anda kalbi de dönüştürebilir.


8️⃣ Bu Ayet Aklı Geri Plana mı Atıyor ❓


Hayır.


Tam tersine ayette önce:


hakikati tanıma


vardır.


Sonra duygusal tepki gelir.


Yani gözyaşı kör bir duygunun sonucu değildir.


Onlar mesajı anlamış, tanımış ve ardından etkilenmiştir.


Kur’an burada akıl ile kalbi karşı karşıya koymaz.


9️⃣ “Rabbimiz! İman Ettik” Sözü Ne Anlama Gelir ❓


Bu cümle, içsel etkilenmenin açık bir inanç beyanına dönüşmesidir.


Yani onlar yalnızca:


“Bu güzel bir metin.”


demezler.


Daha ileri giderler:


“İman ettik.”


Bu, hakikati tanımanın insanı bir karara götürdüğünü gösterir.


🔟 İman Neden Sadece Duygulanmak Değildir ❓


Çünkü duygulanma geçici olabilir.


İman ise daha derin bir yöneliştir.


Bir kişi güzel bir dini konuşmada ağlayabilir ama hayatı hiç değişmeyebilir.


Mâide 83’te ise gözyaşının ardından:


iman


ve ardından da:


şahitlerle birlikte yazılma isteği


gelir.


Yani duygu, karara ve aidiyete dönüşür.


1️⃣1️⃣ “Bizi Şahitlerle Birlikte Yaz” Ne Demektir ❓


“Şahitler” ifadesi farklı şekillerde açıklanmıştır.


Müminler,


hakikate tanıklık edenler


veya Allah’ın birliğine ve peygamberlerin doğruluğuna şahitlik eden topluluk


olarak anlaşılabilir.


Temel anlam şudur:


“Bizi de hakikati kabul eden ve ona şahitlik edenlerden say.”


1️⃣2️⃣ Şahitlik Sadece Sözle mi Olur ❓


Hayır.


Dini anlamda şahitlik hem söz hem hayatla ilgilidir.


Bir insan:


“Ben hakikate inanıyorum.”


diyebilir.


Ama sonra davranışları bunun tam tersini gösteriyorsa şahitliği zayıflar.


Gerçek şahitlik;


adalette,


dürüstlükte,


merhamette


ve ahlaki tutarlılıkta


görünür hâle gelir.


1️⃣3️⃣ Ayetteki İnsanlar Kimlerdir ❓


Klasik tefsirlerde bu ayet, Hz. Muhammed döneminde Kur’an’ı dinleyip etkilenen bazı Hristiyanlarla ilişkilendirilmiştir.


Bazı rivayetlerde Habeşistan’daki Hristiyan çevreler ve Necâşî ile bağlantılar kurulmuştur.


Başka açıklamalarda ise farklı Hristiyan heyetlerden söz edilir.


Ancak ayetin mesajını yalnızca tek bir tarihsel gruba hapsetmemek gerekir.


Kur’an’ın öne çıkardığı temel özellik:


Hakikati duyduklarında kibirlenmeyip kabul etmeleridir.


1️⃣4️⃣ Önceki İnançlarını Bırakmaları Neden Kolay Olmamış Olabilir ❓


Çünkü insanın dini inancı yalnızca düşünceden ibaret değildir.


Ailesi,


geçmişi,


toplumu,


hatıraları


ve kimliği


ile iç içe olabilir.


Yeni bir hakikati kabul etmek bazen insanın bütün hayatını yeniden düşünmesini gerektirir.


Bu nedenle:


“İman ettik.”


demek, bazen çok büyük bir içsel cesaret gerektirir.


1️⃣5️⃣ Kibir ile Hakikati Kabul Etmek Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


Bir önceki ayetin anahtar kelimesi:


“Kibirlenmezler.”


idi.


Mâide 83 bunun sonucunu gösterir.


Kibirli insan:


“Ben zaten biliyorum.”


diyebilir.


Tevazu sahibi insan ise:


“Doğru olan neyse onu öğrenmek istiyorum.”


diyebilir.


Hakikat karşısında en büyük engellerden biri bilgisizlikten önce kibir olabilir.


1️⃣6️⃣ İnsan Neden Açık Bir Gerçeği Kabul Etmekte Zorlanabilir ❓


Çünkü gerçek bazen bedel ister.


Bir hatayı kabul etmek;


itibar kaybı,


çevrenin tepkisi,


alışkanlıkların değişmesi


veya kişinin yıllardır savunduğu bir görüşten vazgeçmesi


anlamına gelebilir.


Bu yüzden insan bazen delil yetersiz olduğu için değil, sonuçlarından korktuğu için gerçeği reddeder.


1️⃣7️⃣ Bu Ayet Müslümana Nasıl Bir Ayna Tutar ❓


Müslüman bu ayeti yalnızca:


“Bakın, bazı Hristiyanlar Kur’an’ı kabul etmiş.”


diye okumamalıdır.


Asıl soru şudur:


Ben Kur’an’ı dinlediğimde aynı açıklığa sahip miyim?


Kur’an bana yanlışımı gösterdiğinde kabul ediyor muyum?


Yoksa ayeti yalnızca başkalarını eleştirmek için mi kullanıyorum?


Hakikat kendi çıkarıma dokunduğunda kalbim yumuşuyor mu, sertleşiyor mu?


1️⃣8️⃣ Mâide 82 ve 83 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓


Mâide 82’de bazı Hristiyanların yakınlığının sebeplerinden biri olarak:


“Kibirlenmemeleri”


gösterilmişti.


Mâide 83’te bunun sonucu görülür:


Vahyi dinlerler.


Hakikati tanırlar.


Gözleri yaşarır.


İman ederler.


Şahitlerden olmayı isterler.



Böylece çok güçlü bir manevi zincir ortaya çıkar:


Tevazu → Dinleme → Tanıma → Etkilenme → İman → Şahitlik.


1️⃣9️⃣ Mâide Suresi 83. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓


Mâide Suresi 83. ayet insanın hakikat karşısındaki en güzel hâllerinden birini anlatır.


İnsan dinliyor.


Ama savunmaya geçmeden dinliyor.


Ön yargısını konuşmanın önüne koymadan dinliyor.


Sonra bir şey fark ediyor:


Bu sözde tanıdığım bir hakikat var.


Ve o anda bilgi yalnızca zihninde kalmıyor.


Kalbine iniyor.


Gözleri doluyor.


İşte ayetin güzelliği burada ortaya çıkar.


Kur’an, güçlü insanı yalnızca ağlamayan insan olarak tanımlamaz.


Bazen gerçek güç:


Hakikat karşısında yumuşayabilmektir.


İnsan yıllarca bir düşünceyi savunmuş olabilir.


Ama karşısına daha güçlü bir gerçek çıktığında:


“Evet, burada yanılmışım.”


diyebiliyorsa bu zayıflık değildir.


Bu, zihinsel ve ahlaki olgunluktur.


Mâide 83 aynı zamanda bizi kendi Kur’an okuyuşumuz hakkında düşündürür.


Bir insan yüzlerce kez Kur’an okuyabilir.


Ama hiçbir ayetin kendisini değiştirmesine izin vermeyebilir.


Başkasının yanlışını hemen görür.


Kendi yanlışına gelen ayeti ise görmezden gelir.


Oysa bu ayette övülen insanlar vahyi dinlerken kendilerini savunmaya çalışmıyor.


Hakikati tanıyorlar.


Sonra:


“Rabbimiz! İman ettik.”


diyorlar.


Ve daha da önemlisi:


“Bizi şahitlerle birlikte yaz.”


diye dua ediyorlar.


Yani yalnızca gerçeği bilmek istemiyorlar.


Gerçeğin tarafında olmak istiyorlar.


Belki de Mâide 83’ün bugüne bıraktığı en güçlü soru budur:


Hakikati duyduğunda onu tanımaya mı çalışıyorsun, yoksa daha dinlemeden kendi fikrini korumaya mı?


Çünkü insanın kalbi, hakikati kabul etmek için önce her şeyi bilmeye değil, bazen sadece kibirden vazgeçmeye ihtiyaç duyar.


Ve gözyaşı burada yenilginin değil, belki de insanın kendi gururuna karşı kazandığı en büyük zaferlerden birinin işaretidir.


“Mâide Suresi 83. ayet, hakikatin kalbe ulaştığında insanı küçültmediğini, aksine onu dönüştürdüğünü gösterir. Gerçeği tanıdığında ağlayabilmek, yanıldığında dönebilmek ve ‘Beni de şahitlerden yaz’ diyebilmek, tevazunun imana dönüşmüş hâlidir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt