📖 Leyl Suresi 19. Ayette “Onun Yanında Karşılığı Verilecek Hiç Kimsenin Bir Nimeti Yoktur” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Karşılıksız İyilik, İhlas

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,507
2,724,955
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Leyl Suresi 19. Ayette “Onun Yanında Karşılığı Verilecek Hiç Kimsenin Bir Nimeti Yoktur” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Karşılıksız İyilik, İhlas, Minnet, Borçluluk, Menfaat, Gösteriş, Cömertliğin Saflığı Ve Ahlaki Özgürlük Açısından Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


“İyiliğin en saf hâli, yapılan şeyin arkasında gizli bir hesap defteri bulunmadığında ortaya çıkar; ne alkış beklenir, ne üstünlük kurulmak istenir, ne de verilen şey gelecekte tahsil edilecek bir borca dönüştürülür.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ “وَمَا لِأَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزَىٰ — Ve Mâ Li Ehadin İndehû Min Ni‘metin Tüczâ” Ne Demektir ❓


Leyl Suresi’nin on dokuzuncu ayetinde şöyle buyrulur:


وَمَا لِأَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزَىٰ


Anlam olarak:


“Onun yanında, karşılığı verilecek hiç kimsenin bir nimeti yoktur.”
(Leyl Suresi, 92/19)



Bir önceki ayette takva sahibi insan için:


“O, malını arınmak için verir.”


buyrulmuştu.


Şimdi bu vermenin arkasındaki niyet daha da açıklığa kavuşur:


O insanın cömertliği, daha önce kendisine yapılan bir iyiliğin borcunu kapatma amacıyla gerçekleştirilmemektedir.


Yani verdiği şeyin arkasında gizli bir alışveriş yoktur.


2️⃣ 🎁 “Ni‘met” Kelimesi Burada Ne Anlama Gelmektedir ❓


Ayette geçen “ni‘met” kelimesi:


iyilik,


lütuf,


ihsan,


kişiye sağlanan fayda


anlamlarını taşır.


Ayetin bağlamında düşünce şudur:


Bu takva sahibi kişi, birine mal verirken:


“O daha önce bana iyilik yapmıştı, şimdi borcumu ödüyorum.”


diye hareket etmemektedir.


Dolayısıyla yapılan yardım, geçmişte alınmış bir iyiliğin zorunlu karşılığı değildir.


3️⃣ ⚖️ “Tüczâ — Karşılığı Verilecek” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Tüczâ:


karşılığı verilmek,


ödüllendirilmek,


bir şeyin bedelini veya karşılığını ödemek


anlamına gelir.


Burada çok ince bir ahlaki ayrım vardır.


İnsan bazen gerçekten yardım eder.


Ama aslında:


bir borcu kapatıyordur,


bir iyiliğe karşılık veriyordur,


gelecekte destek bekliyordur.


Bu kötü olmak zorunda değildir.


Karşılıklı iyilik insan ilişkilerinin doğal parçasıdır.


Fakat ayette anlatılan kişinin iyiliği bundan daha ileri bir saflık düzeyine taşınmaktadır.


4️⃣ 🤲 Karşılıksız İyilik Ne Demektir ❓


Karşılıksız iyilik:


hiçbir sonuç düşünmemek değil,


insanlardan maddi veya sosyal karşılık beklememektir.


Kişi:


para beklemez,


övülme beklemez,


sadakat satın almaya çalışmaz,


gelecekte kendisine hizmet edilmesini istemez.


İyilik yapılır çünkü:


iyilik doğru ve değerlidir.


Bu, ahlaki eylemin en saf biçimlerinden biridir.


5️⃣ 🧠 İnsan Neden Yaptığı İyiliğin Karşılığını Beklemeye Eğilimlidir ❓


Çünkü insan ilişkilerinde karşılıklılık çok güçlüdür.


Birisi bize yardım ettiğinde:


“Ben de ona yardım etmeliyim.”


diye düşünürüz.


Bu doğal ve çoğu zaman güzeldir.


Sorun, her iyiliği görünmeyen bir sözleşmeye çevirmektir.


“Ben sana bunu yaptım, şimdi sen bana ne yapacaksın?”


düşüncesi iyiliği zamanla ticarete dönüştürebilir.


Ayet ise bundan daha özgür bir cömertlik anlayışı gösterir.


6️⃣ 🔗 İyilik Bir Borçlandırma Aracına Dönüştürülebilir mi ❓


Evet.


İnsan bazen birine yardım eder ve sonra yıllarca:


“Ben senin için şunu yapmıştım.”


diyerek onu baskı altında tutabilir.


Bu durumda yardım:


şefkat olmaktan çıkar,


güç aracına dönüşebilir.


Verilen para veya destek, karşıdaki insanın üzerinde görünmeyen bir zincir hâline gelir.


Gerçek cömertlik ise yardım edilen kişiyi özgür bırakır.


7️⃣ 👑 Minnet Altında Bırakmak Neden Yardımın Ahlaki Değerini Zedeleyebilir ❓


Çünkü yardım alan insanın onurunu kırabilir.


Bir insana yardım ettikten sonra sürekli:


“Sen bugün buradaysan benim sayemde.”


demek yardımın merkezine artık iyiliği değil, üstünlük duygusunu yerleştirir.


Bu durumda veren kişi:


malıyla yardım etmiş,


ama sözüyle incitmiş


olabilir.


Kur’anî cömertlik anlayışında iyilik, insanı aşağılamak için kullanılmamalıdır.


8️⃣ 🎭 Gösteriş İçin Yapılan Yardım Neden Bu Ayetin Ruhuyla Çelişebilir ❓


Çünkü gösterişte görünmeyen bir karşılık beklentisi vardır:


alkış,


itibar,


hayranlık,


toplumsal prestij.


Kişi malını verir ama karşılığında insanların gözünde büyümek ister.


Bu durumda görünürde para gitmiştir.


Fakat nefis başka bir kazanç peşindedir:


“Beni iyi biri olarak görün.”


Leyl Suresi ise cömertliği giderek insanların değerlendirmesinden bağımsızlaştırmaktadır.


9️⃣ 🪞 İyilik Yaparken Kendi Niyetimizi Nasıl Sorgulayabiliriz ❓


İnsan kendisine şu soruları sorabilir:


Kimse bunu öğrenmese yine yapar mıydım?


Teşekkür edilmezse üzülür müyüm?


Yardım ettiğim kişi beni hiç desteklemese pişman olur muyum?


Bu iyiliği ileride hatırlatmayı düşünüyor muyum?


Bu sorular niyetin kusursuz olduğunu garanti etmez.


Ama insanın kendi içindeki gizli beklentileri fark etmesine yardım edebilir.


🔟 ❤️ Teşekkür Beklemek Tamamen Yanlış mıdır ❓


Hayır.


İnsan teşekkür duyduğunda mutlu olabilir.


Bu doğal bir duygudur.


Sorun, iyiliği yalnız teşekkür için yapmak veya teşekkür gelmeyince yaptığı iyilikten pişman olmaktır.


Aradaki fark büyüktür:


Teşekkürden hoşlanmak başka, teşekkür için iyilik yapmak başkadır.


Ahlaki olgunluk, iyiliğin değerini başkasının vereceği tepkiye tamamen bağımlı hâle getirmemektir.


1️⃣1️⃣ 🕊️ Karşılık Beklememek İnsanı Nasıl Özgürleştirebilir ❓


Çünkü insan beklenti kurduğunda hayal kırıklığı yaşayabilir.


“Ben onun için bu kadar şey yaptım.”


düşüncesi:


kırgınlık,


öfke,


hesaplaşma


üretebilir.


Karşılıksız iyilikte ise insan yaptığı iyiliğin değerini karşı tarafın davranışına teslim etmez.


İyilik yapar ve onu ahlaki olarak serbest bırakır.


Bu, veren insan için de bir özgürlük biçimidir.


1️⃣2️⃣ 🤝 Karşılıklı Yardımlaşma İle Saf İhlas Birbirine Zıt mıdır ❓


Hayır.


İnsan ilişkileri doğal olarak karşılıklılık içerebilir.


Arkadaşlar birbirine yardım eder.


Aile üyeleri birbirini destekler.


Toplum dayanışmayla ayakta kalır.


Ayet bu tür ilişkileri reddetmez.


Burada anlatılan daha özel bir durumdur:


Takva sahibi insanın yaptığı yardımın asıl motivasyonu, bir insana borç ödemek değildir.


Bir sonraki ayet bunun gerçek yönünü açıkça gösterecektir.


1️⃣3️⃣ 🌿 Bu Ayet “Arınmak İçin Vermek” İfadesini Nasıl Derinleştirir ❓


  1. ayette:

“Malını arınmak için verir.”


denilmişti.


  1. ayet ise bu arınmanın bir boyutunu gösterir:

İnsan yalnız:


cimrilikten


değil,


menfaat hesabından da


arınmaya çalışır.


Yani tezkiye:


malı bırakmak kadar,


gizli beklentileri de bırakmak


anlamına gelebilir.


İnsan elinden verdiği kadar nefsindeki karşılık beklentisini de azaltır.


1️⃣4️⃣ 💰 İyilik Bir Yatırım Gibi Görülebilir mi ❓


Dünyevi insanlar arası ilişkilerde yardım bazen yatırım mantığına dönüşebilir:


“Bugün ona yardım edeyim, yarın bana lazım olur.”


Bu pragmatik ilişki biçimi her zaman ahlaken yanlış olmayabilir.


Fakat Leyl Suresi’nin anlattığı ideal bundan daha yüksektir.


İnsan:


“Bana ne dönecek?”


sorusunu merkeze koymadan verebilir.


Böylece yardım, çıkar ekonomisinin dışına çıkan bir iyilik hâline gelir.


1️⃣5️⃣ 🌍 Bu İlke Toplumsal Yardımlaşmayı Nasıl Etkileyebilir ❓


Eğer insanlar her iyiliği çıkar karşılığında yaparsa toplumdaki güven zayıflayabilir.


İnsanlar sürekli:


“Bunun benden beklentisi ne?”


diye düşünür.


Oysa karşılıksız yardım kültürü:


dayanışmayı,


güveni,


merhameti


güçlendirebilir.


Bir toplumun en kıymetli ahlaki sermayelerinden biri, insanların birbirine yalnız çıkar gerektirdiğinde değil, ihtiyaç ortaya çıktığında yardım edebilmesidir.


1️⃣6️⃣ 🧠 İyiliği Hatırlatmak Neden Nefsi Besleyebilir ❓


Çünkü insan yaptığı iyiliği tekrar tekrar anlattığında kendisi hakkında güçlü bir üstünlük hikâyesi kurabilir.


“Ben ne kadar cömertim.”


“İnsanlara hep ben yardım ediyorum.”



gibi düşünceler ortaya çıkabilir.


Bu noktada iyilik:


nefsi terbiye etmek yerine,


nefsi büyütebilir.


Bu nedenle gerçek tezkiye yalnız vermeyi değil, verdikten sonra benliği geri çekebilmeyi de içerir.


1️⃣7️⃣ 🔄 Leyl Suresi’nin 18. Ve 19. Ayetleri Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓


18. Ayet:
🤲🌿 “Malını arınmak için verir.”


Ne yaptığı açıklanır.


19. Ayet:
🕊️ “Onun yanında karşılığı verilecek hiç kimsenin bir nimeti yoktur.”


Neden dünyevi bir borç karşılığı vermediği açıklanır.


Böylece iki önemli boyut birleşir:


Eylem saflaşır.


Niyet saflaşır.



İşte cömertliğin tezkiyeye dönüşmesi bu bütünlükte anlaşılır.


1️⃣8️⃣ 🔮 Bir Sonraki Ayette Bu İyiliğin Gerçek Amacı Nasıl Açıklanacaktır ❓


Leyl Suresi’nin yirminci ayetinde şöyle buyrulacaktır:


“Ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir.”


Arapçasıyla:


إِلَّا ابْتِغَاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْأَعْلَىٰ


İşte 19. ayetin bıraktığı soru burada cevaplanacaktır:


Eğer:


insanlardan karşılık beklemiyorsa,


borç ödemiyorsa,


övülme istemiyorsa,


neden veriyor?


Cevap:


Allah’ın rızasını aradığı için.


Böylece sure doğrudan ihlasın merkezine ulaşacaktır.


1️⃣9️⃣ 🕊️ Sonuç: Gerçek Cömertlik, Yardımı Gizli Bir Borca, İnsanı Minnet Altına Alan Bir Güç Aracına Veya Gelecekte Tahsil Edilecek Bir Menfaate Dönüştürmeden Verebilmektir​


Leyl Suresi’nin on dokuzuncu ayetindeki:


“Onun yanında, karşılığı verilecek hiç kimsenin bir nimeti yoktur.”


ifadesi cömertliğin çok ince bir ahlaki boyutunu ortaya çıkarır.


Vermek mümkündür.


Ama insan verirken:


bir karşılık bekleyebilir.


Bir iyiliğin borcunu kapatabilir.


Gelecekte destek satın almaya çalışabilir.


İtibar kazanabilir.


Üstünlük kurabilir.


Bu durumda dışarıdan aynı hareket görülür:


🤲 vermek.


Fakat içeride tamamen farklı niyetler bulunabilir.


Leyl Suresi’nin anlattığı takva sahibi insan ise verdiğini:


bir başkasını kendisine bağlamak,


üstünlüğünü göstermek,


gelecekte karşılık almak


için kullanmaz.


O yardımın üzerinde görünmeyen bir fiyat etiketi bırakmaz.


“Ben sana verdim, artık sen de bana borçlusun.”


demez.


Bu yüzden onun cömertliği yalnız maldan özgürleşme değildir.


Aynı zamanda:


🔗 karşılık beklentisinden,


👑 üstünlük duygusundan,


🎭 gösterişten,


📒 görünmeyen hesap defterlerinden


özgürleşmedir.


Belki de gerçek iyiliğin en yüksek biçimlerinden biri budur:


İnsan bir başkasının hayatına iyilik bırakır ve sonra o iyiliği kendi egosunun mülküne çevirmeden oradan çekilebilir.


Bir sonraki ayet ise bu davranışın nihai yönünü açıklayacaktır:


“Ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için…”


Böylece Leyl Suresi, cömertliği insanların birbirine yaptığı ekonomik bir transferden çıkarıp ihlasın ve Allah rızasını aramanın zirvesine taşıyacaktır.


“İyilik, karşıdakinin boynuna görünmeyen bir borç asıyorsa henüz tam anlamıyla özgür değildir. En saf verme, insanın malı elinden çıkarırken karşılık beklentisini de kalbinden çıkarabilmesidir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt