Leyl Suresi 21. Ayette “Ve Elbette Kendisi de Hoşnut Olacaktır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İlahi Rıza, İç Huzur, İyiliğin Karşılığı, Cömertlik, İhlas, Manevi Tatmin, Ahiret Mutluluğu Ve Gerçek Memnuniyet Açısından Nasıl Anlaşılmalıdır
“İnsan hayatı boyunca birçok şeyi elde etmeye çalışır; fakat en büyük kazançlardan biri, sonunda kendi vicdanıyla, yaptığı iyiliklerle ve yöneldiği hakikatle barış içinde olabileceği bir hoşnutluğa ulaşmaktır.”
Ersan Karavelioğlu
“وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ — Ve Le Sevfe Yerdâ” Ne Demektir
Leyl Suresi’nin yirmi birinci ve son ayetinde şöyle buyrulur:
وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ
Anlam olarak:
“Ve elbette kendisi de hoşnut olacaktır.”
(Leyl Suresi, 92/21)
Bu kısa ayet, surenin son derece zarif finalidir.
Önceki ayetlerde takva sahibi insan:
Şimdi sonuç açıklanır:
O da razı ve hoşnut olacaktır.
“Yerdâ — Hoşnut Olacaktır” Ne Anlama Gelmektedir
Yerdâ kelimesi:
razı olmak,
hoşnut olmak,
memnuniyet duymak,
verilen sonuçtan gönül huzuru içinde olmak
anlamlarını taşır.
Bu hoşnutluk yalnız geçici bir haz değildir.
Ayetin bağlamında:
Allah’ın güzel karşılığı,
kurtuluş,
manevi tatmin,
ahiret mutluluğu
ile bağlantılı daha derin bir rıza hâlini ifade eder.
Allah’ın Rızasını Arayan İnsanın Kendisi Neden Razı Olacaktır
Bir önceki ayette kişi:
“Yüce Rabbinin rızasını aramak için”
veriyordu.
Şimdi dikkat çekici bir karşılık oluşur:
İnsan Allah’ın rızasını arar.
Sonunda kendisi de hoşnut olur.
Bu, ahlaki yolculuğun çok güzel bir tamamlanışıdır.
İnsan yalnız:
“Allah benden razı olsun.”
diye yönelmez.
Bu yöneliş sonunda kendisine de derin bir memnuniyet ve mutluluk olarak döner.
Rıza Yalnız Ahirette mi Gerçekleşir
Ayetin temel bağlamı nihai karşılık ve ahiret mutluluğunu düşündürür.
Fakat rızanın dünyada da bazı yansımaları olabilir.
İnsan:
doğru bildiği şekilde yaşamış,
başkasının hakkını gözetmiş,
iyilik yapmış,
vicdanına ihanet etmemişse
dünyada da daha derin bir iç huzur yaşayabilir.
Ancak dünyadaki huzur eksik ve değişkendir.
Ayetin vaat ettiği nihai hoşnutluk daha kapsamlıdır.
İç Huzur İle Dış Başarı Aynı Şey midir
Hayır.
İnsan dışarıdan:
zengin,
ünlü,
başarılı
görünebilir.
Ama iç dünyasında:
huzursuz,
tatminsiz,
yalnız
olabilir.
Başka biri daha sade bir hayata sahip olduğu hâlde:
vicdan huzuru,
anlam,
şükür
yaşayabilir.
Bu nedenle gerçek hoşnutluk yalnız dışarıdaki başarıların toplamı değildir.
İnsanın iç dünyasıyla kurduğu ilişki de önemlidir.
Servet Neden Her Zaman Hoşnutluk Getirmez
Leyl Suresi daha önce mala aşırı güvenen insanı eleştirmişti.
Çünkü servet:
ihtiyaçları karşılayabilir,
rahatlık sağlayabilir,
seçenekleri artırabilir.
Ama insanın arzuları sınırsızlaşırsa her yeni kazanç kısa sürede sıradanlaşabilir.
Bir süre sonra:
“Daha fazlası.”
istenir.
Bu nedenle gerçek memnuniyet yalnız sahip olunan miktardan değil, insanın sahip olduklarıyla kurduğu ölçülü ilişkiden doğabilir.
Vermek İnsanın Hoşnutluğunu Nasıl Artırabilir
Vermek insana:
başkasının hayatında olumlu bir etki oluşturduğunu,
yalnız kendi çıkarı için yaşamadığını,
sahip olduklarının bir anlam ürettiğini
hissettirebilir.
Bir insanın:
eğitimine,
sağlığına,
ihtiyacına
katkıda bulunmak maddi varlığı anlama dönüştürebilir.
Bu anlam duygusu, yalnız tüketmenin sağlamadığı farklı bir tatmin oluşturabilir.
İnsanlardan Karşılık Beklememek Huzuru Nasıl Etkileyebilir
Karşılık beklentisi insanı başkalarının davranışlarına bağımlı hâle getirebilir.
İnsan:
teşekkür bekler.
Takdir bekler.
Sadakat bekler.
Bunlar gelmediğinde:
kırılır,
öfkelenir,
pişman olur.
Ama iyiliğin asıl amacı Allah’ın rızası olduğunda kişi insanların tepkilerine tamamen bağımlı kalmaz.
Bu, önemli bir duygusal ve ahlaki özgürlük sağlayabilir.
Gösterişten Uzak İyilik Neden Daha Derin Bir Tatmin Sağlayabilir
Gösterişte insanın mutluluğu dışarıdaki alkışa bağlıdır.
Alkış bittiğinde tatmin de azalabilir.
İhlasta ise kişinin amacı başka insanların gözünde büyümek değildir.
Bu nedenle iyilik:
beğeni sayısıyla,
övülmeyle,
tanınmayla
değer kazanmaz.
İnsan yaptığı şeyin doğruluğunu bildiği için memnun olabilir.
İçsel ölçü, dışsal alkıştan daha kalıcı olabilir.
Gerçek Hoşnutluk Kanaatle İlişkili midir
Evet.
Kanaat:
hiçbir şey istememek
değildir.
Sahip olunanı değersizleştirmeden, sürekli eksiklik duygusunun esiri olmamaktır.
İnsan:
gelişmek,
kazanmak,
üretmek
isteyebilir.
Ama mutluluğunu sürekli gelecekteki bir kazanıma ertelerse hiçbir noktada:
“Yeter.”
diyemeyebilir.
Rıza ve kanaat, insanın arzularını ölçülü hâle getirebilir.

İnsan Neden Sürekli Daha Fazlasını İsteyebilir
Çünkü insan yeni şeylere hızla alışabilir.
Bir zamanlar büyük mutluluk veren:
ev,
araba,
gelir,
statü
bir süre sonra normalleşebilir.
Sonra yeni bir hedef ortaya çıkar.
Bu döngü bitmezse insan sürekli gelecekte yaşayabilir:
“Şunu da elde edersem mutlu olacağım.”
Leyl Suresinin finali mutluluğu sahip olmaktan çok doğru yöne bağlar.

Hoşnutluk İle Pasiflik Aynı Şey midir
Hayır.
Razı olmak:
adaletsizliği kabul etmek,
çalışmayı bırakmak,
gelişmekten vazgeçmek
değildir.
İnsan aynı anda:
hayatından şükürle hoşnut olabilir
ve
daha iyi bir dünya için çalışabilir.
Rıza, tembellik değil; sonuçları putlaştırmadan doğru çabayı sürdürebilme hâlidir.

Ahiret Hoşnutluğu Neden Dünyadaki Mutluluktan Farklıdır
Dünyadaki mutluluk:
geçicidir.
Bir mutluluk gelir.
Sonra başka bir endişe ortaya çıkar.
Sağlık değişebilir.
İlişkiler değişebilir.
Hayat şartları değişebilir.
Ahiret mutluluğu ise Kur’anî anlatıda:
kalıcı,
güvenli,
kayıpsız
bir hoşnutluk olarak tasvir edilir.
Bu nedenle:
“Ve elbette hoşnut olacaktır.”
ifadesi çok güçlü bir nihai vaat taşır.

Leyl Suresindeki “El Etkâ”nın Yolculuğu Nasıl Tamamlanır
Takva sahibi insanın yolculuğuna bakalım:
Bu, surenin ahlaki yolculuğunun tamamlanmış hâlidir.

Diğer Yolun Sonuyla Bu Sonuç Arasında Nasıl Bir Karşıtlık Vardır
Diğer insan tipi:
Takva sahibi insan ise:
Böylece Leyl Suresi iki hayat yolunun yalnız başlangıçlarını değil, sonuçlarını da karşılaştırır.


Surenin Gece Ve Gündüzle Başlaması Bu Finale Nasıl Bağlanır
Sure şu yeminle başlamıştı:
Sonra:
Ardından:
“Şüphesiz sizin çabalarınız çeşit çeşittir.”
denildi.
Yani gece ve gündüz nasıl farklıysa insanın yolları da farklıdır.
Şimdi finalde bu farklı yolların sonuçları tamamen görünür hâle gelir.
Surenin başındaki kozmik ayrılık, sonunda ahlaki akıbetlerin ayrılığına dönüşür.

Leyl Suresinin Bütünündeki En Büyük Soru Nedir
Belki surenin tamamı tek bir soruya indirgenebilir:
“Ömrünü hangi yola harcıyorsun?”
Çünkü sure insanı yalnız:
inancıyla,
malıyla,
sözleriyle
değil, bütün yönelimiyle değerlendirir.
Bir insan:
alır mı, verir mi?
Kibirlenir mi, sakınır mı?
Yalanlar mı, tasdik eder mi?
İnsanlardan mı karşılık bekler, Allah’ın rızasını mı arar?
Bu soruların toplamı bir hayat yönü oluşturur.

Leyl Suresinden Sonra Hangi Sure Gelmektedir
Leyl Suresi burada tamamlanır.
Kur’an sıralamasında bir sonraki sure Duhâ Suresidir.
Ve ilk ayeti şöyledir:
وَالضُّحَىٰ
“Kuşluk vaktine andolsun.”
Leyl Suresi:
ile başlamıştı.
Duhâ Suresi ise:
ile başlayacaktır.
Bu geçiş son derece etkileyicidir.
Gecenin ardından kuşluk aydınlığı gelecektir.

Sonuç: Leyl Suresi Gerçek Hoşnutluğun Yalnız Daha Fazlasına Sahip Olmakta Değil, Hayatı Doğru Bir Amaç Uğruna Kullanmakta Bulunabileceğini Gösterir
Leyl Suresi’nin son ayetindeki:
“Ve elbette kendisi de hoşnut olacaktır.”
ifadesi yalnız bir ödül cümlesi değildir.
Surenin tamamının vardığı büyük sonuçtur.
Takva sahibi insan önce:
Ama verdiğini reklam etmedi.
Ama insanları kendisine borçlandırmadı.
Ve sonunda:
Bu çok güçlü bir paradokstur.
İnsan yalnız kendisini mutlu etmeye çalıştığında mutluluğu yakalayamayabilir.
Ama kendisini aşan:
iyilik,
merhamet,
adalet,
Allah rızası
gibi amaçlara yöneldiğinde daha derin bir hoşnutluk bulabilir.
Leyl Suresi böylece insanın mutluluk arayışını da yeniden tanımlar.
Gerçek mutluluk yalnız:
“Ne elde ettim?”
sorusunda değildir.
Belki daha derin soru şudur:
“Elde ettiklerimle nasıl bir insana dönüştüm?”
Çünkü servet artabilir ama huzur azalabilir.
Şöhret büyüyebilir ama insan kendi içinden uzaklaşabilir.
Buna karşılık insan:
başkasına iyilik bırakabilir,
vicdanını koruyabilir,
Rabbinin rızasını arayabilir.
Ve bütün bunların sonunda şu muhteşem vaat gelir:
“Ve elbette kendisi de hoşnut olacaktır.”
Leyl Suresi böylece:
ve sonunda:
uzanan büyük ahlaki yolculuğunu tamamlar.
Bir sonraki sure olan Duhâ Suresi ise bambaşka fakat Leyl’in gecesini tamamlayan aydınlık bir görüntüyle başlayacaktır:
“Kuşluk vaktine andolsun.”
“İnsan hayatının sonunda yalnız ne kadar kazandığını değil, kazandıklarıyla neye dönüştüğünü de görür. Gerçek hoşnutluk, sahip olunanların çokluğundan önce, insanın kendi vicdanıyla ve yöneldiği hakikatle barış içinde olabilmesidir.”
Ersan Karavelioğlu