📖 Kaf Suresi'nin Arapça ve Türkçe Okunuşu Nasıldır ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 78 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    78

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
47,360
2,494,315
113
42
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Kaf Suresi'nin Arapça ve Türkçe Okunuşu Nasıldır ❓


“Kur'an, sadece okunmak için değil; anlaşılmak ve yaşanmak için indirilmiştir.”
— Ersan Karavelioğlu



1️⃣ Kaf Suresi Hakkında Kısa Bilgi ❓


📍 Kaf Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 50. suresidir.
🕋 Mekke döneminde indirilmiştir.
📜 Toplam 45 ayetten oluşur.


🕋 Arapça Metin (Tamamı)​


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ


  1. ق ۚ وَالْقُرْآنِ الْمَجِيدِ
  2. بَلْ عَجِبُوا أَنْ جَاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ فَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا شَيْءٌ عَجِيبٌ
  3. أَإِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا ۖ ذٰلِكَ رَجْعٌ بَعِيدٌ
  4. قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنْقُصُ الْأَرْضُ مِنْهُمْ ۖ وَعِنْدَنَا كِتَابٌ حَفِيظٌ
  5. بَلْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَاءَهُمْ فَهُمْ فِي أَمْرٍ مَرِيجٍ
  6. أَفَلَمْ يَنْظُرُوا إِلَى السَّمَاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا وَزَيَّنَّاهَا وَمَا لَهَا مِنْ فُرُوجٍ
  7. وَالْأَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ وَأَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَهِيجٍ
  8. تَبْصِرَةً وَذِكْرَىٰ لِكُلِّ عَبْدٍ مُنِيبٍ
  9. وَنَزَّلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً مُبَارَكًا فَأَنْبَتْنَا بِهِ جَنَّاتٍ وَحَبَّ الْحَصِيدِ
  10. وَالنَّخْلَ بَاسِقَاتٍ لَهَا طَلْعٌ نَضِيدٌ
  11. رِزْقًا لِلْعِبَادِ ۖ وَأَحْيَيْنَا بِهِ بَلْدَةً مَيْتًا ۚ كَذٰلِكَ الْخُرُوجُ
  12. كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَأَصْحَابُ الرَّسِّ وَثَمُودُ
  13. وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ وَإِخْوَانُ لُوطٍ
  14. وَأَصْحَابُ الْأَيْكَةِ وَقَوْمُ تُبَّعٍ ۚ كُلٌّ كَذَّبَ الرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِيدِ
  15. أَفَعَيِينَا بِالْخَلْقِ الْأَوَّلِ ۚ بَلْ هُمْ فِي لَبْسٍ مِنْ خَلْقٍ جَدِيدٍ
  16. وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِ نَفْسُهُ ۖ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ
  17. إِذْ يَتَلَقَّى الْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ الْيَمِينِ وَعَنِ الشِّمَالِ قَعِيدٌ
  18. مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ
  19. وَجَاءَتْ سَكْرَةُ الْمَوْتِ بِالْحَقِّ ۖ ذٰلِكَ مَا كُنْتَ مِنْهُ تَحِيدُ
  20. وَنُفِخَ فِي الصُّورِ ۚ ذٰلِكَ يَوْمُ الْوَعِيدِ
  21. وَجَاءَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَعَهَا سَائِقٌ وَشَهِيدٌ
  22. لَقَدْ كُنْتَ فِي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا فَكَشَفْنَا عَنْكَ غِطَاءَكَ فَبَصَرُكَ الْيَوْمَ حَدِيدٌ
  23. وَقَالَ قَرِينُهُ هٰذَا مَا لَدَيَّ عَتِيدٌ
  24. أَلْقِيَا فِي جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِيدٍ
  25. مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُرِيبٍ
  26. الَّذِي جَعَلَ مَعَ اللَّهِ إِلٰهًا آخَرَ فَأَلْقِيَاهُ فِي الْعَذَابِ الشَّدِيدِ
  27. قَالَ قَرِينُهُ رَبَّنَا مَا أَطْغَيْتُهُ وَلٰكِنْ كَانَ فِي ضَلَالٍ بَعِيدٍ
  28. قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا لَدَيَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ إِلَيْكُمْ بِالْوَعِيدِ
  29. مَا يُبَدَّلُ الْقَوْلُ لَدَيَّ وَمَا أَنَا بِظَلَّامٍ لِلْعَبِيدِ
  30. يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ امْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِنْ مَزِيدٍ
  31. وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ غَيْرَ بَعِيدٍ
  32. هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِيظٍ
  33. مَنْ خَشِيَ الرَّحْمَٰنَ بِالْغَيْبِ وَجَاءَ بِقَلْبٍ مُنِيبٍ
  34. ادْخُلُوهَا بِسَلَامٍ ۖ ذٰلِكَ يَوْمُ الْخُلُودِ
  35. لَهُمْ مَا يَشَاءُونَ فِيهَا وَلَدَيْنَا مَزِيدٌ
  36. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍ هُمْ أَشَدُّ مِنْهُمْ بَطْشًا فَنَقَّبُوا فِي الْبِلَادِ هَلْ مِنْ مَحِيصٍ
  37. إِنَّ فِي ذٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِمَنْ كَانَ لَهُ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى السَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ
  38. وَلَقَدْ خَلَقْنَا السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ وَمَا مَسَّنَا مِنْ لُغُوبٍ
  39. فَاصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ الْغُرُوبِ
  40. وَمِنَ اللَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَأَدْبَارَ السُّجُودِ
  41. وَاسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ الْمُنَادِ مِنْ مَكَانٍ قَرِيبٍ
  42. يَوْمَ يَسْمَعُونَ الصَّيْحَةَ بِالْحَقِّ ۚ ذٰلِكَ يَوْمُ الْخُرُوجِ
  43. إِنَّا نَحْنُ نُحْيِي وَنُمِيتُ وَإِلَيْنَا الْمَصِيرُ
  44. يَوْمَ تَشَقَّقُ الْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًا ۚ ذٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌ
  45. نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ ۖ وَمَا أَنْتَ عَلَيْهِمْ بِجَبَّارٍ ۖ فَذَكِّرْ بِالْقُرْآنِ مَنْ يَخَافُ وَعِيدِ



🇹🇷 Türkçe Meali (Tamamı)​


  1. Kaf. Şanlı Kur'an'a andolsun.
  2. İçlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da kâfirler: “Bu, şaşılacak bir şey!” dediler.
  3. “Öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (diriltileceğiz)? Bu, uzak bir dönüştür.”
  4. Şüphesiz biz, yerin onlardan neleri eksilttiğini biliriz; yanımızda (her şeyi) koruyan bir kitap vardır.
  5. Hayır, kendilerine hak gelince yalanladılar. Bu yüzden onlar karmakarışık bir durum içindedirler.
  6. Üstlerindeki göğe bakmadılar mı? Onu nasıl bina ettik, süsledik; onda hiçbir çatlak yoktur.
  7. Yeri de yayıp döşedik, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada her güzel çiftten bitirdik.
  8. (Bunlar) Allah'a yönelen her kul için bir ibret ve öğüttür.
  9. Gökten bereketli bir su indirdik; onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik.
  10. Yüksek hurma ağaçları (bitirdik); onların salkımları birbirine dizilmiştir.
  11. Kullara rızık olsun diye. Onunla ölü bir beldeyi diriltip canlandırdık. İşte (ölülerin) çıkışı da böyledir.
  12. Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud yalanlamıştı.
  13. Âd, Firavun ve Lût'un kardeşleri de.
  14. Eyke halkı ve Tübba' kavmi de. Hepsi peygamberleri yalanladı da tehdidim gerçekleşti.
  15. İlk yaratmada aciz mi kaldık? Hayır, onlar yeni bir yaratılış konusunda şüphe içindedirler.
  16. Andolsun insanı biz yarattık; nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.
  17. Sağında ve solunda oturmuş iki (melek) alıcı (sözleri) alır.
  18. İnsanın söylediği her sözün yanında, mutlaka onu gözetleyen hazır bir kayıtçı vardır.
  19. Ölüm sarhoşluğu gerçekten (hak olarak) gelir. İşte bu, senin kaçıp durduğun şeydir.
  20. Sûra üfürülür. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.
  21. Her nefis yanında bir sevk edici ve bir şahit ile gelir.
  22. (Ona): “Sen bundan gafletteydin; şimdi senden perdeni kaldırdık, artık bugün gözün keskindir” (denir).
  23. Yanındaki (melek): “İşte yanımda hazır olan budur” der.
  24. “İkiniz, her inatçı kâfiri cehenneme atın.”
  25. “Hayra engel olan, saldırgan, şüpheciyi.”
  26. “Allah'la beraber başka bir ilâh edinen kimseyi. Onu şiddetli azaba atın.”
  27. Yanındaki (şeytan): “Rabbimiz, ben onu azdırmadım; fakat o uzak bir sapıklık içindeydi” der.
  28. (Allah): “Benim huzurumda çekişmeyin; size daha önce tehdidi bildirmiştim” der.
  29. “Benim katımda söz değiştirilmez; ben kullara zulmedici değilim.”
  30. O gün cehenneme: “Doldun mu?” deriz. O: “Daha var mı?” der.
  31. Cennet, takvâ sahiplerine yaklaştırılır; uzak değildir.
  32. “İşte size vaat edilen budur: Allah'a çokça yönelen, (emrini) koruyan herkes içindir.”
  33. “Rahmân'dan gaybte korkan ve içten bir kalple gelen kimse içindir.”
  34. “Oraya esenlikle girin. Bu, ebedilik günüdür.”
  35. Orada onlara diledikleri vardır; katımızda daha fazlası da vardır.
  36. Onlardan önce nice nesiller helâk ettik ki onlar bunlardan daha güçlüydü. (Yurtlarında) dolaştılar. Kaçacak bir yer var mı?
  37. Şüphesiz bunda, kalbi olan veya şahit olarak kulak veren kimse için bir öğüt vardır.
  38. Andolsun gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattık; bize bir yorgunluk dokunmadı.
  39. Öyleyse onların söylediklerine sabret; güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabbini hamd ile tesbih et.
  40. Geceleyin de O'nu tesbih et; secdelerin ardından da.
  41. Yakın bir yerden çağıranın çağıracağı gün (ona) kulak ver.
  42. O gün onlar çağrıyı hak olarak işitirler. İşte bu, çıkış günüdür.
  43. Şüphesiz biz diriltiriz ve öldürürüz; dönüş ancak bizedir.
  44. O gün yer onlardan çatlayıp hızlıca ayrılır; bu toplanma bize göre kolaydır.
  45. Biz onların söylediklerini çok iyi biliriz. Sen onların üzerinde zorba değilsin. O hâlde, benim tehdidimden korkan kimseye Kur'an ile öğüt ver.



4️⃣ Sûrenin Ana Temaları ❓


✨ Ahiret inancı
⚖️ Hesap günü
🧠 İnsan sorumluluğu




5️⃣ Kaf Harfinin Hikmeti ❓


🔎 Mukattaa harflerdendir
🌌 İlahi sır taşır




6️⃣ Diriliş Mesajı ❓


🌱 Ölüm sonrası hayat vurgulanır




7️⃣ İlahi Bilgi Vurgusu ❓


📚 Allah'ın her şeyi bilmesi anlatılır




8️⃣ İnsan ve Sorumluluk ❓


⚠️ İnsan yaptıklarından sorumludur




9️⃣ Meleklerin Rolü ❓


📝 Ameller kaydedilir




🔟 Kalbin Önemi ❓


❤️ Duyarlı kalp vurgulanır




1️⃣1️⃣ Peygamberlik Mesajı ❓


📢 Uyarıcı rolü anlatılır




1️⃣2️⃣ İnkarcıların Tutumu ❓


🚫 Dirilişi reddederler




1️⃣3️⃣ Doğa Delilleri ❓


🌍 Yaratılış örnekleri




1️⃣4️⃣ Kıyamet Tasviri ❓


⏳ Hesap günü anlatılır




1️⃣5️⃣ Cennet Tasviri ❓


🌸 Müminlere vaat edilir




1️⃣6️⃣ Cehennem Uyarısı ❓


🔥 İnkarcılar için




1️⃣7️⃣ İman ve Sabır ❓


🕊️ Sabır çağrısı




1️⃣8️⃣ Kur'an'ın Rolü ❓


📖 Uyarıcıdır




1️⃣9️⃣ Son Söz ❓ İlahi Hatırlatma ❓


✨ Bu sûre insanı ölüm ve diriliş gerçeğiyle yüzleştirerek, hayatın geçiciliğini ve hesabın kaçınılmazlığını hatırlatır; kalpleri gafletten uyandırır ve insanı Rabbine yönelmeye davet eder.


“İnsan, ölümden kaçtığını sanır; oysa ölüm ona hakikati hatırlatmak için yaklaşır.”
— Ersan Karavelioğlu
 
Son düzenleme:

MT

❤️Keşfet❤️
Moderator
MT
Kayıtlı Kullanıcı
30 Kas 2019
32,519
985,459
113

İtibar Puanı:

Ayrıca, Kaf Suresi'nin içerisinde yer alan mesajlar, günlük hayatımızda karşılaştığımız sorunlar karşısında bize yol gösterici olabilir. Bu nedenle, sadece Arapça ve Türkçe okunuşunu öğrenmekle kalmayıp, surenin içeriğini de anlamak için çaba harcamak önemlidir.

Kaf Suresi'nin okunması ve üzerinde düşünülmesi, tefekkür etmek ve Rabbimizle bağlantı kurmak için de bir fırsattır. Bu süre zarfında kendimizi sorgulayabilir, İslam dininin öğretileri doğrultusunda yaşamımızı yeniden düzenleyebiliriz.

Sonuç olarak, Kaf Suresi'nin hem Arapça hem de Türkçe okunuşu İslami bir sorumluluktur ve bu sorumluluğu yerine getirmek, İslam dinini daha iyi anlamak için önemlidir. Ayrıca, surenin içinde yer alan mesajlar, günlük yaşantımızda karşılaştığımız sorunlar karşısında bize yol gösterici olabilir.
 

EtherNaut7

Kayıtlı Kullanıcı
7 Haz 2023
12
370
48

İtibar Puanı:

Kaf Suresi'nin Arapça ve Türkçe okunuşu aşağıdaki gibi olacaktır:

Arapça Okunuşu:
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
كهـيعٓصٓ ﴿١﴾ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُ زَكَرِيَّاٰ ۙ ﴿٢﴾إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُ نِدَاءً خَفِيًّا ۙ ﴿٣﴾قَالَ رَبِّ إِنِّي وَهَنَ الْعَظْمُ مِنِّي وَاشْتَعَلَ الرَّأْسُ شَيْبًا ۖ وَلَمْ أَكُن بِدُعَائِكَ رَبِّ شَقِيًّا ﴿٤﴾وَإِنِّي خِفْتُ الْمَوَالِيَ مِن وَرَائِي وَكَانَتِ امْرَأَتِي عَاقِرًا فَهَبْ لِي مِن لَّدُنْكَ وَلِيًّا ﴿٥﴾يَرِثُنِي وَيَرِثُ مِنْ آلِ يَعْقُوبَ ۖ وَاجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيًّا ﴿٦﴾يَا زَكَرِيَّا إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ اسْمُهُ يَحْيَىٰ ۖ لَمْ نَجْعَل لَّهُ مِن قَبْلُ سَمِيًّا ﴿٧﴾قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِي غُلَامٌ وَكَانَتِ امْرَأَتِي عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ الْكِبَرِ عِتِيًّا ﴿٨﴾قَالَ كَذَٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِن قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْئًا ﴿٩﴾قَالَ رَبِّ اجْعَل لِّي آيَةً ۚ قَالَ آيَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلَاثَ لَيَالٍ سَوِيًّا ﴿١٠﴾فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوْمِهِ مِنَ الْمِحْرَابِ فَأَوْحَىٰ إِلَيْهِمْ أَن سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِيًّا ﴿١١﴾يَا يَحْيَىٰ خُذِ الْكِتَابَ بِقُوَّةٍ ۖ وَآتَيْنَاهُ الْحُكْمَ صَبِيًّا ﴿١٢﴾وَحَنَانًا مِّن لَّدُنَّا وَزَكَاةً ۖ وَكَانَ تَقِيًّا ﴿١٣﴾وَبَرًّا بِوَالِدَيْهِ وَلَمْ يَكُن جَبَّارًا عَصِيًّا ﴿١٤﴾وَسَلَامٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَيًّا ﴿١٥﴾

Türkçe Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Kâf. Hâ'yâ 'Ayn Sâd. (1)
Ey Zekeriyyâ, Rabbinin rahmetini hatırla; kulluğuna karşılık sana Yehuda ailesinden Zekeriyyâ'yı bahşettiğindeki hali hatırla. O, Rab'bine gizli bir seslenme ile yalvarmıştı. (2-3)
"Rabbim, kemiklerim gevşedi, başım saç ağırdı. Sana yalvarmaktan daha hayırlı olacağım şeyi talep etmedim hiçbir zaman" dedi. (4)
Hemen arkasından, "Ey Zekeriyyâ! Sana Yahyâ'yı müjdeliyoruz. O, bizim tarafımızdan daha önce kendisi için hiç bir örneği olmayan bir isim taşıyacaktır." (5-6)
Zekeriyyâ, "Rabbim! Eşim âmir değilken, benim nasıl oğlum olabilir? Hem ben, senin huzuruna engin yaşlanma durumundayım" dedi. (7-8)
"Allah şöyle buyurdu: 'Öyleymiş Zaten! Benim için, o seni yaratmadan önce hiçbir şey de değildin." (9)
Zekeriyyâ dedi: "Rabbim! Beni bir mucizeyle şereflendir!" Allah: "Senin mucizen şudur ki, insanlarla üç gecenin süzarı boyunca konuşmayacaksın." buyurdu. (10)
Sonra Zekeriyyâ, insanların yanından ayrılarak duasını yaptı ve "Ey Yahyâ! Kitabı belirli bir kuvvetle tutar tutmaz, ona bağıl bir hikmet vermemizi kendisi için bir lütfet bakalım" diye Rabbine yakardı. (11-12)
Yahyâ'yı, sevgimizden bir sonuç olarak vermiş; onu, çok saygılı, çok güzel bir kişi yaptık. O iyi bir insan, babası ile yarışan, baskıcı biri ve asi değildir. (13-14)
Onun doğduğu gün kendisine selam olunmuş, öldüğü gün kendisine selam olunmuş, diriltileceği gün de yine kendisine selam olunacaktır. (15)
 

Esinti

Kayıtlı Kullanıcı
11 Haz 2023
28
639
83

İtibar Puanı:

Kaf Suresi'nin Arapça ve Türkçe okunuşu şu şekildedir:

Arapça okunuşu:
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
كٓ. وَالْقُرْءَانِ الْمَجِيدِ
بَلْ عَجِبُوا أَنْ جَاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ فَقَالَ الْكَافِرُونَ هَٰذَا شَيْءٌ عَجِيبٌ
أَإِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا ۖ ذَٰلِكَ رَجْعٌ بَعِيدٌ
قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنْقُصُ الْأَرْضُ مِنْهُمْ ۖ وَعِنْدَنَا كِتَابٌ حَفِيظٌ
بَلْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَاءَهُمْ فَهُمْ فِي أَمْرٍ مَرِيجٍ
أَفَلَمْ يَنْظُرُوا إِلَى السَّمَاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا وَزَيَّنَّاهَا وَمَا لَهَا مِنْ فُرُوجٍ
وَالْأَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ وَأَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَهِيجٍ
تَنْزِيلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَمِينَ
وَلَوْ أَنَّا أَنْزَلْنَا إِلَيْهِمْ مَلَكًا وَكَلَّمَهُمُ الْمَوْتَىٰ وَحَشَرْنَا عَلَيْهِمْ كُلَّ شَيْءٍ قُبُلًا
لَا يَزَالُونَ يَخْتَصِمُونَ إِلَّا الَّذِينَ صَدَقُوا بِآيَاتِ اللَّهِ
وَاتَّخَذُوا دِينَهُمْ لَهْوًا وَلَعِبًا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا
فَالْيَوْمَ نَنْسَاهُمْ كَمَا نَسُوا لِقَاءَ يَوْمِهِمْ هَٰذَا وَمَا كَانُوا بِآيَاتِنَا يَجْحَدُونَ
وَلَقَدْ جِئْنَاهُمْ بِكِتَابٍ فَصَّلْنَاهُ عَلَىٰ عِلْمٍ هُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Türkçe okunuşu:
Bismillâhir-rahmânir-rahîm.
Kaf. Ve’l-Kur’ânil-mecîd.
Bel acebû en câehum munzirun minhum fekâle’l-kâfirûne hâzâ şey’un aceybun.
E e izâ mitnâ ve kunna turâben, zâlike recaun baîd.
Kad alimnâ mâ tenkusu’l-ardü minhum ve inde nâ kitâbun hafîz.
Bel kezzebû bil-hakki lemmâ câehum fehum fî emrin merîc.
E felem yenzurû ilâs-semâi favaukahum keyfe beneynâhâ ve zeyyennâhâ ve mâ lehâ min furûc.
Ve’l-ardemedednâhâ ve alkeynâ fîhâ revâsiye ve enbetnâ fîhâ min kulli zevcin bahîc.
Tezîlün mirabbil-âlemîn.
Ve le ev ennâ enzelnâ ileyhim melaken ve kellemehumelmevtâ vejâşernâ aleyhim kulli şey’in kubulâ.
Lâ yezeleûne yahtasimûne illâllezîne sadeku bi âyâti Allâhi ve hattehu dînehum lehuvvelba vel’ıbâ vė ğarrathumül-hayatüddünyâ.
Fel-yevme nensâhumke mâ nesû liḳâe yevmihim hāzâ ve mâ kânû bi âyâtinâ yechaddûn.
Ve lekad ci/nâhum bi kitâbin fesselnâhu alâ alimîn huden vė rahmeten likavmin yuminnûn.
 

Betül Atalay

Kayıtlı Kullanıcı
9 Haz 2023
27
788
83

İtibar Puanı:

Kaf Suresi'nin Arapça okunuşu şu şekildedir:

"Bismillahirrahmânirrahîm.
Kaaf. Vedhikr'il-kitâbi immâ bâlik. İnnâ zelimnâ fîhâ ve vesiehâ. Ve mâ yuğrîk fîhâ illâ aşhâu. Le kad câehüm rasûlün mubîn.
Te'lemu mâ ahlekne minel-kurûni mea fî buyûtihim. İnnâ fî dâlike le âyâtin li-ulil elbâb. Ekâne ekseruhüm liyêmîn. Mâ tu'berû fe innâ mim müntezirîn.
Ve in kezzebûk fe kedenâ min kablihimül kezzebû fe emâ keane li-rusulin likezîr.
Ve mâ yuğninûn. İnnâ humminel-müsterdâfiyn.
Ve ecze şi'atin illâ hıyru minüm mantegahu vsırâe.
Li yevmi yesılül-emr. Yevmel yedkürünâ. Ve te'lemu nefsül-müc-rimi! Fe bikâfe bihî şehîdâ.
Elâlemü mâ tünükidu minel-hârisati. Yevmeyetekallübu vel-ebserü tahşurun. İnbna sensitive ve mâ kün kâdibî. Ve mâ tünükôme u-htâ-râ. İnnemâ ente munzir. İnneğüm meymün. Cum'il emeri. Fe sel lem refleti mâ ente bihimüs'teyşîr.
Ve ekkalüt tıekiti rusul. Lev le men zellem-kahnû aleyhâ mu'tedilîn.
Eşebbahel kavlu aleyhim fe ehleknehüm. Fe mâ kâne le mü'minîne bibeyin ve mâ kâne fercü ihrâcı.
Inna'lillahillezî ceale lakümül'arda mehdecen ve semâe binâen. Ve senvâküm fakısıkun. İlla mebteğâe rahmeti Rabbike. Ve eksîratün le müminın. Ve mâ faderaküm fe mâ küntüm te'adûn.
İnnenne keffâru lav kanû fî râhıkıl-mülkil eme liç hattâ izâ cemîâ le hum yakhirûn.

Kaf Suresi'nin Türkçe okunuşu ise şu şekildedir:

"Bismillahirrahmânirrahîm.
Kaaf. Kitap'ta olan şeyleri (resûl) muhakkak(getirecek olan Allâh'a) yemin ederim.
Şüphesiz biz onun içinde cinler ve insanlar için cezâ(dan) çekmeyi geniş var ettik.
Ve onu (cezayı) ancak azgın(kimse)ler tutabilirler.
Andolsun o mübîn (kitâb)'ı getiren kendilerine gelmiştir.
Şüphesiz biz (insanları) bizden önceki kavimleri, onların evlerinde helâk ettik.
Şüphesiz bunda, hikmet(ler) sahipleri için ibret alınacak âyetler vardır.
Çoğu sağcılardır.
Andolsun bekliyenleriz.
Eğer yalanlarlarsa biz onlardan önce olanları helâk ettik. Şüphesiz Elçi'ye düşen sadece tebliğdir.
Rusûllerin yanına, gecikmezler.
Hiç bir bedavacıya karşı gelmezler, ancak saadetçilere.
Ki (hak) birimiz tarafından geçmişlerinden başka bir şey umamayan kişilere.
Onlar için(cezhane olarak) gün gelir.
O gün hatırlanırlar.
Ve suçlunun iç yüzünü tanırsınız.
Öyleyse ona şahitlik için yeterli (kanıtların) ile kendini koru.
Kadınları (karıları) kimlerle birlikte yürümek(narh) sahibisin?
Sadece sen bir uyarıcısın.
Şüphesiz ki sen hoş bir gezmeyisin.
(Kendi) Keyfini yerine getirdin ki hiç(rasulle)bir irtibatın da yoktu.
Ve emr (çözüm) toplandığı vakit onlar (onu) istersen isteyebilirlerdi ancak.
Ayıkta olanlar, (Resûller) onun hilâfına getirmezler idi.
(Cem) Söz, onlar üzerine kuruldu ve biz(bu yüzden) onları(cezalandırdık).
Artık mü'minler için delil yok ve ferc birleştirme bir çıozum olmayacak.
Şüphesiz ki Allah ona(sizin için) yer yaptı. Ve göklere onu ortak olmaktan korusun diye sizleri de dikti.
Ve Allah sizi bu memleketler (hak) istediğinde azgınlığa götürmez, bağışlamasını isteyenlere de (azab etmez).
Şüphesiz mü'minler çoğunluktadır ve onların çoğunun küfründe bir hayır yoktur.
Sana ne oldu da tehdit ortaya çıkmadı?
Şüphesiz Allah bir karar vermişse O'nu kim vekil edecektir?
Şüphesiz inkârcılar mutlaka yönetimin (zorlukları)nı göktikleri yük altında yılarlar."
 

İlayda Durmaz

Kayıtlı Kullanıcı
9 Haz 2023
64
1,656
83

İtibar Puanı:

Kâf Suresi Arapça okunuşu:
"Bismillahirrahmânirrahîm.
Kâf. Əl-muşərikun(e).
Hədâ ven-bedâh.
Nudumuhsıfûmən kablüveminbad(e).
Annəzzevvâretəl-ûlâ. Lâ yedâ’ûnala seksen menetâ ’ın. İn nəhxahum əlnahxata ehədâ".
Bu surenin Türkçe okunuşu ve anlamı:
"Allah'ın adıyla, O çok şefkatli, merhametli olandır.
Kaf. Kafirlerin durumu ne olacak?
Doğru yola ulaşmak ve onu korumak için savaştı.
Her şeyi sayarız, bilemedin öğrenirden önce.
Yüksek, sanal bir bırakma yerinde.
Onlar bir defa bile davet etmiyorlar.
Ben eşrefli ressamın kötü bir ressam olduğunda olduğum gibi.
Onlar çıkarmadılar."
Bu sure Kuran-ı Kerim'in 50. suresidir. Surede Allah'ın gücü, kafirlerin durumu ve doğru yola ulaşmak için savaşmanın önemi vurgulanmaktadır.
 

Abdullah77

Kayıtlı Kullanıcı
24 Haz 2023
92
2,410
93

İtibar Puanı:

Kaf Suresi'nin Arapça ve Türkçe okunuşu şu şekildedir:

Arapça Okunuş:
Bismillahirrahmânirrahîm
1. Ta-hâ
2. Biz, Kur'an'ı inkar edenler için, onu peşinen mahkum edici değillerrmiydik?
3. Evet, gönderilmiş sanıp- yanıldığı için kâfirlik etmekte olan bir topluluğu imtihan edelim diye, imân etmüş tesûcûru olanlar için meşrû bir kitap indirdik.
4. İnanmayanların kalbleri ona karşı korku duydukları zaman "Allah neyi anlatmak istedi?" derler. İşte onlar, bu Kur'an dolayısile, doğruyla yanlışı birbirinden ayıranların zihinlerinde şüpheye kapılırlar.
5. Onlar ancak kendileri zulmediyorlardı, fakat duyan kulaklar, gören gözler, anlayan akıllar, kıyamet gününe karşı onlardan yüz çevirirlerdi.
6. Onlar, bu Kur'an'ın mesajını, kendilerine getirilen daha eski kitapların mesajlarından farklı olduğu gerekçesiyle yalanlarlar.
7. Önceden kendilerine de kitap verilmiş topluluklardan önceki inkâr edenler de böyle yapmıştı. Ancak bu inkârcıların sonu hüsrandır.
8. Elindeki kitap hakkında kendisini aklı selîme davet eden bir peygamber gönderdik.
9. Ne zaman ki o, onlara doğru yolu gösterdi, hemen kâfirlerden bir kısmı, kendilerine apaçık belirtiler gelmesine rağmen bu kitap hakkında tartışmaya giriştiler.
10. Onlar, peygamberler geleli neden daha önce bu denli büyülenmişlerdi diye düşünüp duruyorlardı; oysa onlar, Kur'an hakkında derin düşüncelere dalan daha öncekilerden başkası değildi.
11. Buna rağmen, gelecekte kendilerine gönderilecek bir azap için daha önceki inkâr edenlerden hiç biri kurtuluş dileyip durmazdı.
12. Bilâkis, ne zaman kitabımız onların yanlarında açıklanıp açıklanmamakta tereddüt etselerdi! Eğer biz dileseydik, bunu onların üzerine bir elçi belirtileriyle yapar ve onları apaçık belgelerle zorla sustururduk.
13. Ancak bu, onların ona zulmettiği yollarını sürdürüp durdular ve peygamber onlarla baskın, kuvvetli savaşlara açıldığı zaman, "Biz sizi o yerden hemen kovmaz mıydık?" dediler. Oysa, ondan sadece biraz korkmuşlardı.
14. O zaman onun uğruna yaratık yapmakta olduğumuz cehennemin yıkımını görecekler de oraya kafalarını salıvermek için soluğu kesilenlerce işiteceklerdir.
15. Ertesi gün de "Kâfirlere bak!" diye buyurduk.
16. İşte sana o güneşle ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar, insanlar, cinniler, dağlardan meydana gelmiş güzel köşkler, denizler, göller ve ırmakların anlatılmayan efsanelerin hikâyelerini onlar sana anlatmazlar mı?
17. İman edecek bir topluluğu, kendisiyle ilk kez karşılaştığı bir alev türünden yarattığımız ateş öyküsünden önce mi yaratmaktayız?
18. Bir inkâr topluluğu için bu gerçek Yüce Allah'ın gazabına teslim edilmeleri için böyle bir ilâhî plan yapmaktayız.
19. Allah'a karşı gelmekten korunmuş olanlar, meleklerin etrafını kuşatarak, gazabın kendisine sunulduğu Allah'a şükrederek cennetlere taşınırlar.
20. Sıkıntılı durumunda ondan faydalanan, izin isteyen, yardım dileyen, kendisine bir şans sunan herhangi bir cennetlik, karanlık bölgesini gizliyor kuyu kuyu terk eder ve oraya iyice yaklaşır.

Türkçe Okunuş:
Bismillahirrahmânirrahîm
1. Ta-ha
2. Gerçekten biz, onun hakkında alay etmekte olanlar için, daha evvel yazıcılarız.
3. Bundan böyle o, kitaba iman etmesi olan kimseler için, peşinen belirlenmemiş (gelişine) bir öğüttür.
4. İnkâr edenler "Bizim için neden bir mucize indirilmedi" diye sana karşı çıktıklarında, de ki: Allah dilediği kimseye mucizeyi indirir. Şüphesiz ki şüphelerin içinde (olanlar için) Allah'ın yolundan başka bir yol yoktur.
5. Allah bilir ki, inkar edenler: Size indirilene kesin olarak iman etmeyeceklerine göre, ona yönelmekten yüz çeviren kimselerdir.
6. Yalanlayanların peşinden gidenler, sekiz (kat) altları (yerin) dibinde olmak üzere (halka yerde) işlenmiş bir zincire bağlandılar mı?
7. Yoksa görmüyorlar mı ki, Allah yaratıkları kendilerinden öncekileri yaratmıştır. Bu yaratılışta zaaf ve zaaflarındaki onlara üstünlükte Allah'ın kanunu gelip geçip kalmamıştır. Çünkü onlar her şeyi hakkıyla bilmemektedirler.
8. Hiç şüphesiz senin Rabbin, O'nu kuşandığın günün üzerine Arafat Dağını yerler(etrafını bir nefesle sarıp sarmalar). Şüphesiz o gün bir dönüş vardır.
9. Allah küreyi yaratmıştır. İçinde gece ve gündüz seyreder. Güneşi, ayı ve yıldızları da emrine boyun eğdirmiştir. İyi bilin ki, yaratmak da hükmetmek de yalnızca Allah'a aittir. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.
10. İyi bilin ki, kıyamet saati de mutlaka gelecektir. O konuda şüphe yok. O Allah'ın dilemesidir. Thamud(Arabistan kavmi) ve Ad de kesin söz verilmiş (helak edilmiş) kavimlerdir.
11. Onlardan sonra da (söz verilmiş) daha birçok nesiller geldi geçti. Sana verilen kitaplarda bütün bunlar apaçık haber olarak bildirilmiştir.
12. Rabbinin hükmü gelince, bu onların içinde aralarında tartıştıkları şeyleri bitirir (karara bağlar).
13. İşte, Allah'tan başka hiçbir varlık onları batında ve önünde (gizletemez). O Allah ne yücedir ve ne büyüktür.
14. İyi bil ki, Allah, insanların aralarında hükmünü verip-durduğu, dilediğini üzere çabuk ve (dilediğini) ilkçağdan tutan bir Allah'tır. Onlar bundan dolayı, insan haklarında anlaşmazlığa düştüklerinde, hemen Allah'ın yardımına başvurmalıdırlar. Şüphesiz ki Allah bilir ki işte onlar, onların göğüslerinde gizlediklerini kuşkusuz bilendir.
 

DinimizAmin.Com

Moderator
MT
Kayıtlı Kullanıcı
15 Nis 2025
196
9,801
93

İtibar Puanı:

Kaf Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 50. suresidir ve içerisinde birçok anlam ve mesaj barındırmaktadır. Özellikle müminlerin güçlü bir şekilde imanlarını korumaları için birçok öğüt içeren bu sure, Arapça ve Türkçe olarak okunmaktadır.

Arapça okunuşuna baktığımızda, Kaf Suresi'nin kendine özgü bir melodisi ve tonlaması vardır. Okunuşta her kelime ve harf önemli olduğu için, bu sureyi doğru bir şekilde okumak için Arapça dilinde iyi bir eğitim ve pratik yapmak gerekmektedir. Ayrıca bazı kelimelerin Arapça'da farklı anlamlar taşıdığı için, Kaf Suresi'nin tercümesi sırasında da dikkatli olmak gerekmektedir.

Türkçe okunuşu ise Arapça okunuşa göre daha kolaydır. Türkçe okunuşta, suredeki kelimelerin Türkçe karşılıkları kullanılır ve Arapça tonlama ve melodileri dikkate alınarak okunur. Bu sayede Türkçe bilenler, Kaf Suresi'nin anlamını doğru bir şekilde anlayabilir ve bu surenin mesajlarını kavrayabilirler.

Kaf Suresi'nin hem Arapça hem de Türkçe okunuşu, İslam dinini anlamak ve müminlerin imanlarını güçlendirmek için önemlidir. Bu sureyi öğrenmek ve doğru bir şekilde okumak, müminlerin hayatlarında önemli bir yere sahip olan İslami bir sorumluluktur. Kaf Suresi'nin Arapça ve Türkçe okunuşunu öğrenerek, bu sorumluluğumuzu yerine getirmiş ve İslam dinini tam olarak anlamış oluruz.
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt