📖 Enfâl Suresi 52. Ayette “Firavun Hanedanının ve Onlardan Öncekilerin Gidişatı Gibi; Onlar Allah’ın Ayetlerini İnkâr Ettiler de Allah Günahları

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,890
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Enfâl Suresi 52. Ayette “Firavun Hanedanının ve Onlardan Öncekilerin Gidişatı Gibi; Onlar Allah’ın Ayetlerini İnkâr Ettiler de Allah Günahları Sebebiyle Onları Yakaladı” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“İnsan geçmiş toplumların yıkılışını yalnızca tarih diye okursa aynı hataları yeniden yapabilir. Tarihin gerçek değeri, başkalarının sonunu seyretmekte değil, kendi yolumuzun nereye çıktığını görebilmektedir.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Enfâl Suresi 52. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:

“Bunların durumu, Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Allah’ın ayetlerini inkâr ettiler; Allah da günahları sebebiyle onları yakaladı. Şüphesiz Allah güçlüdür, cezası da şiddetlidir.”

Bu ayet Bedir’de Müslümanlara karşı mücadele eden Kureyş’in durumunu geçmiş toplumların davranışlarıyla karşılaştırmaktadır.

Kur’an’ın verdiği mesaj açıktır:

Tarih değişebilir.

İnsanlar değişebilir.

Coğrafya değişebilir.

Ama aynı kibir, zulüm ve inkâr tekrarlandığında benzer ahlaki sonuçlar ortaya çıkabilir.

2️⃣ “Firavun Hanedanının Gidişatı Gibi” Ne Demektir ❓​

Burada Firavun’un yönetimi ve onun çevresindeki toplum örnek gösterilmektedir.

Firavun Kur’an’da:

kibir,

zulüm,

otoriterlik,

hakikati reddetme

ve insanları ezme

örneklerinden biri olarak anlatılır.

Hz. Musa kendisine açık mesajlarla geldiği hâlde Firavun büyüklenmiş ve iktidarını hakikatin önüne koymuştur.

Sonunda da yaptıklarının sonucuyla karşılaşmıştır.

3️⃣ “Firavun Hanedanı” Sadece Firavun’un Ailesi midir ❓​

Kur’an’daki “Âl-i Firavun” ifadesi yalnızca biyolojik aile anlamına gelmek zorunda değildir.

Firavun’un:

çevresi,

yönetici kadrosu,

onu destekleyenler

ve onun düzenine bağlı olan topluluk

anlamını da taşıyabilir.

Çünkü bir zulüm düzeni çoğu zaman tek bir kişinin eylemleriyle ayakta kalmaz.

Onu destekleyen bir yapı da bulunur.

4️⃣ “Onlardan Öncekiler” Kimlerdir ❓​

Kur’an daha önce yaşamış çeşitli toplumları ibret örneği olarak anlatır.

Nuh kavmi...

Âd...

Semûd...

Lût kavmi...

ve başka toplumlar...

Bu toplulukların ayrıntıları farklıdır.

Fakat Kur’an bazı ortak özelliklere dikkat çeker:

Uyarının reddedilmesi.

Kibrin büyümesi.

Zulmün sürmesi.

Ve yanlışta ısrar edilmesi.

5️⃣ Kureyş Neden Firavun Topluluğuna Benzetiliyor ❓​

Burada birebir aynı oldukları söylenmemektedir.

Benzerlik davranış biçimindedir.

Firavun ve çevresi ilahi ayetleri reddetmişti.

Kureyş’in bazı ileri gelenleri de Hz. Muhammed’in getirdiği vahye karşı çıkıyordu.

Baskı uyguluyor,

insanları Allah’ın yolundan engelliyor

ve sahip oldukları güç nedeniyle kendilerini üstün görüyorlardı.

Kur’an bu davranış örüntüsünü geçmişteki örneklerle karşılaştırmaktadır.

6️⃣ “Allah’ın Ayetlerini İnkâr Ettiler” Ne Anlama Gelir ❓​

Buradaki ayetler Allah’ın insanlara gönderdiği deliller ve vahiyler anlamındadır.

İnkâr yalnızca:

“Ben buna inanmıyorum.”

demekten ibaret olmayabilir.

İnsan gerçeği fark ettiği hâlde kibir,

çıkar,

statü

veya iktidar nedeniyle ona direnebilir.

Kur’an’ın eleştirdiği inkârın önemli bir yönü de budur.

7️⃣ İnsan Hakikati Bildiği Hâlde Neden Reddedebilir ❓​

Çünkü hakikati kabul etmek bazen bedel gerektirir.

Firavun Hz. Musa’nın mesajını kabul etseydi kendi ilahlık ve mutlak iktidar iddiasından vazgeçmesi gerekecekti.

Mekke’nin güçlü isimleri İslam’ı kabul ettiğinde de bazı yerleşik ayrıcalıklarını ve toplumsal düzenlerini sorgulamak zorunda kalabilirdi.

İnsan bazen delile değil, kaybedeceğini düşündüğü şeye bakar.

8️⃣ “Allah Günahları Sebebiyle Onları Yakaladı” Ne Demektir ❓​

Bu ifade ilahi cezanın sebepsiz olmadığını vurgular.

Bir önceki ayette de:

“Bu kendi ellerinizle yaptıklarınız yüzündendir.”

denilmişti.

Burada aynı düşünce tarihsel örnekle tekrar edilir.

Onlar:

günahları,

zulümleri

ve bilinçli tercihleri

sebebiyle sonuçla karşılaşmışlardır.

Yani Allah’ın cezası keyfî değildir.

9️⃣ “Yakalamak” İfadesi Neden Kullanılıyor ❓​

Kur’an’da bazen ilahi hesap için güçlü fiiller kullanılır.

“Yakalamak”, insanın artık kaçamayacağı bir sonuca ulaşmasını anlatır.

Kişi uzun süre güçlü görünebilir.

Uyarıları önemsemeyebilir.

Hiçbir şey olmayacağını düşünebilir.

Ama sonuç geldiğinde sahip olduğu güç onu kurtaramayabilir.

Firavun bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.

🔟 Firavun Dünyanın En Güçlü İnsanlarından Biri Değil miydi ❓​

Kendi döneminde çok büyük siyasi ve askerî güce sahip bir yönetici olarak anlatılır.

Orduları vardı.

Serveti vardı.

Devlet düzeni vardı.

İnsanlar üzerinde büyük otoritesi vardı.

Fakat Kur’an’ın mesajı şudur:

İnsan gücü ne kadar büyük olursa olsun mutlak değildir.

İnsan kendisini yenilmez sanabilir.

Ama hiçbir iktidar sonsuz değildir.

1️⃣1️⃣ Bu Ayet “Her Güçlü Yönetici Firavundur” Demek midir ❓​

Hayır.

Güç sahibi olmak insanı otomatik olarak Firavun yapmaz.

Mesele gücün nasıl kullanıldığıdır.

Bir yönetici adaletli olabilir.

İnsanların haklarını koruyabilir.

Sorumluluk taşıyabilir.

Firavunlaşma ise gücün:

zulme,

kibre,

insanları ezmeye

ve kendisini hesap üstü görmeye

dönüşmesidir.

Dolayısıyla asıl problem güç değil, gücün ahlakını kaybetmesidir.

1️⃣2️⃣ “Allah Güçlüdür” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette Allah için “kaviyy” yani güçlü sıfatı kullanılır.

Bu, Allah’ın kudretinin hiçbir dünyevi güce bağlı olmadığını ifade eder.

Firavun güçlüydü.

Kureyş güçlüydü.

Başka toplumlar da güçlüydü.

Ama hiçbirinin gücü Allah’ın kudretinden bağımsız değildi.

Kur’an bu karşılaştırmayla insanın güç karşısındaki gururunu kırar.

1️⃣3️⃣ “Cezası Şiddetlidir” İfadesi Neden Ayetin Sonunda Yer Alıyor ❓​

Çünkü ayet sürekli uyarıya rağmen zulüm ve inkârda ısrar etmenin sonuçsuz kalmayacağını anlatmaktadır.

Allah’ın merhameti vardır.

Tövbe kapısı vardır.

Bağışlanma vardır.

Fakat insan bunların hepsini reddeder ve zulümde bilinçli biçimde ısrar ederse ilahi adalet de vardır.

Kur’an rahmeti anlatırken hesabı yok saymaz.

1️⃣4️⃣ Bu Ayetten Her Felaket İçin “Allah’ın Cezasıdır” Sonucu Çıkarılabilir mi ❓​

Hayır.

Bu çok önemli bir noktadır.

Bir deprem,

sel,

hastalık,

kaza

veya başka bir felaket yaşandığında bizim:

“Bunlar kesin günahları yüzünden cezalandırıldı.”

deme yetkimiz yoktur.

Kur’an’ın belirli toplumlarla ilgili verdiği ilahi hükümler vahye dayanır.

Biz ise her olayın görünmeyen ilahi sebebini kesin olarak bilemeyiz.

Bu nedenle başkalarının acısını “ceza” diye etiketlemek son derece sakıncalı olabilir.

1️⃣5️⃣ O Hâlde Geçmiş Kavimlerin Hikâyelerinden Nasıl Ders Çıkarmalıyız ❓​

Başkalarına hüküm vermek için değil, kendimizi sorgulamak için.

Firavun’u okuyup:

“Ne kötü insanmış.”

demek kolaydır.

Daha zor olan şu soruları sormaktır:

Ben gücü ele geçirdiğimde nasıl davranıyorum?

Hata yaptığımda kabul edebiliyor muyum?

Benden daha güçsüz birine adil davranıyor muyum?

Hakikat çıkarıma ters düştüğünde hangisini seçiyorum?

Kur’an kıssalarının asıl faydalarından biri budur.

1️⃣6️⃣ Enfâl 51 ile Enfâl 52 Arasında Nasıl Bir Bağlantı Vardır ❓​

Bir önceki ayette:

“Bu, kendi ellerinizle yaptıklarınız yüzündendir. Allah kullarına zulmetmez.”

denilmişti.

Bu ayette aynı ilke tarihten örneklerle açıklanmaktadır.

Firavun topluluğu ve önceki toplumlar da kendi davranışlarının sonucuyla karşılaşmışlardı.

Böylece Kur’an şu ilkeyi pekiştirir:

Allah zulmetmez.

İnsanların tercihleri vardır.

Ve bu tercihlerin sonuçları vardır.

1️⃣7️⃣ Tarih Gerçekten Tekrar Eder mi ❓​

Olaylar birebir aynı şekilde tekrar etmek zorunda değildir.

Ama insan davranışları tekrar edebilir.

Kibir...

Güç tutkusu...

Haksızlık...

Gerçeği susturma isteği...

Zayıfları ezme...

Bunlar farklı dönemlerde farklı biçimlerde yeniden ortaya çıkabilir.

Bu anlamda tarih, insanın aynı ahlaki hataları tekrar tekrar yaşayabileceğini gösterir.

1️⃣8️⃣ Ayetin Bugünkü İnsana En Güçlü Mesajı Nedir ❓​

Belki de şudur:

Geçmişte yıkılan toplumlara bakıp kendimizi otomatik olarak doğru tarafta görmemeliyiz.

Her dönemde insanlar:

“Bizden öncekiler hata yaptı ama biz yapmayız.”

diyebilir.

Fakat aynı kibir,

aynı adaletsizlik,

aynı çıkar tutkusu

yeniden ortaya çıkabilir.

Kur’an’ın tarih anlatısı insanı rahatlatmak için değil, uyandırmak içindir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Enfâl Suresi 52. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Enfâl Suresi 52. ayet Bedir’de Allah’ın ayetlerine karşı çıkanların durumunu Firavun hanedanı ve daha önce yaşamış toplumlarla karşılaştırmaktadır.

Onlar da Allah’ın ayetlerini reddetmişlerdi.

Güçlerine güvenmişlerdi.

Uyarıları önemsememişlerdi.

Yanlışlarında ısrar etmişlerdi.

Ve sonunda kendi tercihleri nedeniyle ilahi hesapla karşılaşmışlardı.

Kur’an burada tarihin arkasındaki ahlaki örüntüyü göstermektedir.

Güç kalıcı değildir.

Servet kalıcı değildir.

İktidar kalıcı değildir.

İnsanların alkışı kalıcı değildir.

Ama adalet ile zulüm arasındaki fark kalır.

Bu ayet bize geçmiş toplumların sonunu anlatırken aslında bugünkü insanın aynaya bakmasını ister.

Firavun’u sadece geçmişte aramak kolaydır.

Asıl mesele Firavunlaşmaya yol açan özelliklerin kendi içimizde ne kadar bulunduğunu görebilmektir.

Güç elde ettiğimizde kibirleniyor muyuz?

Bize karşı çıkan herkesi susturmak mı istiyoruz?

Yanlışımızı kabul edebiliyor muyuz?

Başkasının hakkını kendi çıkarımızdan üstün tutabiliyor muyuz?

Enfâl 52 bize belki de şu soruyu yöneltmektedir:

Geçmiş toplumların yaptıkları hataları okurken gerçekten onlardan ders mi çıkarıyoruz, yoksa aynı davranışları farklı isimler altında tekrar ederek onların sonunu yalnızca tarih sanmaya mı devam ediyoruz?

“Tarih yalnızca geçmişte ne olduğunu anlatmaz; insanın değişmeyen zaaflarını da gösterir. Firavun’u tanımak kolaydır, zor olan kendi içinde büyüyen küçük bir Firavunluk ihtimalini fark edebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt