Enfâl Suresi 3. Ayette “Onlar Namazı Dosdoğru Kılarlar ve Kendilerine Rızık Olarak Verdiklerimizden Allah Yolunda Harcarlar” İfadesi Ne Anlama Gelir
“İman yalnızca kalpte saklanan bir duygu değildir; insanın Rabbine yönelişinde ve sahip olduklarını başkalarıyla paylaşabilmesinde görünür hâle gelir.”
Ersan Karavelioğlu
Enfâl Suresi 3. Ayet Ne Söylüyor
Ayetin anlamı şöyledir:“Onlar namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcarlar.”
Enfâl Suresi’nin ikinci ayetinde gerçek müminlerin Allah anıldığında kalplerinin ürperdiği, ayetler okunduğunda imanlarının arttığı ve Rablerine tevekkül ettikleri anlatılmıştı.
Üçüncü ayette ise bu imanın davranışlara nasıl yansıdığı gösterilir.
Namaz...
Ve infak...
Yani insanın hem Allah ile ilişkisi hem de insanlarla ilişkisi.
Neden Önce Namazdan Söz Ediliyor
Namaz, insanın Allah ile doğrudan kurduğu en önemli ibadet bağlarından biridir.Günün belirli zamanlarında insan bütün işlerini bırakıp Rabbine yönelir.
Bu yüzden namaz yalnızca birtakım hareketlerin tekrarlanması değildir.
İnsanın:
“Hayatımın merkezinde yalnızca işlerim, param ve arzularım yok.”
demesidir.
Namaz, insanın günlük hayatının içine Allah bilincini tekrar tekrar yerleştirir.
“Namazı Dosdoğru Kılmak” Ne Demektir
Kur’an çoğu yerde sadece “namaz kılmak” değil, “namazı ikame etmek” ifadesini kullanır.Bu ifade namazın yalnızca fiziksel olarak yerine getirilmesini değil, hakkıyla korunmasını ve hayatın bir parçası hâline getirilmesini anlatır.
Vaktine dikkat etmek...
Bilinçli kılmak...
Anlamını düşünmek...
Allah’ın huzurunda bulunduğunun farkında olmak...
Ve namazın ahlakını günlük hayata taşımak...
Bunların tamamı namazı dosdoğru kılma düşüncesinin içinde değerlendirilebilir.
Sadece Namaz Kılmak Yeterli midir
Enfâl 3 tam da bu konuda dikkat çekici bir denge kurar.Namazdan hemen sonra paylaşmaktan söz edilir.
Yani insan Allah’a yönelirken insanları unutamaz.
Bir insan ibadet ediyor fakat sürekli haksızlık yapıyorsa...
İnsanların hakkını yiyorsa...
Muhtaçları görmezden geliyorsa...
Namazın ahlaki etkisi üzerinde düşünmesi gerekir.
Kur’an ibadet ile ahlakı birbirinden koparmaz.
“Rızık Olarak Verdiklerimizden” İfadesi Neden Önemlidir
Ayet:“Kazandıkları şeylerden...”
demek yerine:
“Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden...”
ifadesini kullanır.
Bu, insanın sahip olduklarına bakışını değiştirir.
İnsan çalışmıştır.
Emek vermiştir.
Çaba göstermiştir.
Fakat çalışabilmesi için sağlığı, zamanı, zekâsı, fırsatları ve içinde yaşadığı dünya da ona verilmiştir.
Kur’an böylece insanın servetinin karşısında kibirlenmesini engelleyen bir bilinç oluşturur.
Rızık Sadece Para mıdır
Hayır.Rızık kavramı paradan çok daha geniştir.
Sağlık bir rızıktır.
Bilgi bir rızıktır.
Zaman bir rızıktır.
Yetenek bir rızıktır.
Aile bir rızıktır.
Dostluk bir rızıktır.
Yiyecek ve mal da rızıktır.
Bu açıdan bakıldığında insanın paylaşabileceği şey yalnızca para değildir.
Bir insan bilgisini paylaşabilir.
Zamanını verebilir.
Bir başkasına yardım edebilir.
Sahip olduğu imkânları insanların iyiliği için kullanabilir.
“Allah Yolunda Harcamak” Ne Demektir
İnfak, insanın Allah’ın hoşnutluğunu gözeterek sahip olduğu imkânlardan başkalarının yararına harcamasıdır.Muhtaca yardım etmek...
Ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak...
Yetimi korumak...
İhtiyaç sahibine destek olmak...
Topluma faydalı işlere katkıda bulunmak...
Bunların hepsi geniş anlamda infak düşüncesiyle ilişkilendirilebilir.
Ancak asıl mesele verilen miktardan önce niyettir.
Allah Neden İnsanlardan Vermelerini İster
Allah’ın insanların parasına ihtiyacı yoktur.İnfak insana yönelik bir eğitimdir.
Çünkü insan sahip oldukça bağlanabilir.
Bağlandıkça kaybetmekten korkabilir.
Korktukça paylaşmak zorlaşabilir.
İnfak insanın mala sahip olmasıyla malın insana sahip olması arasındaki farkı ortaya çıkarır.
İnsan malını yönetebiliyorsa özgürdür.
Malının kölesi hâline gelmişse paylaşmak ona çok ağır gelir.
İnfak İnsan Ruhunu Nasıl Eğitir
Paylaşmak insandaki bencilliği kırar.İnsan:
“Ben kazandım, tamamen benimdir.”
düşüncesinden uzaklaşır.
Başka insanların ihtiyaçlarını fark etmeye başlar.
Şükretmeyi öğrenir.
Elindekinin değerini anlar.
Ve hayatın yalnızca kendi ihtiyaçlarından ibaret olmadığını görür.
Bu yüzden infak ekonomik olduğu kadar manevi bir eğitimdir.
Namaz ile İnfak Neden Yan Yana Gelmiştir
Bu birliktelik Kur’an’da sıkça görülür.Çünkü biri insanın Allah ile ilişkisini, diğeri ise toplumla ilişkisini temsil eder.
Namaz:
“Rabbimi unutmayacağım.”
der.
İnfak:
“İnsanları da unutmayacağım.”
der.
Birinde insan secdeye eğilir.
Diğerinde elini başkasına uzatır.
Böylece iman yalnızca bireysel bir manevi deneyim olmaktan çıkar.

Çok Parası Olmayan İnsan da İnfak Edebilir mi
Elbette.Ayet:
“Çok zengin olduklarında harcarlar.”
demiyor.
“Kendilerine verdiğimiz rızıktan harcarlar.”
diyor.
Bu yüzden önemli olan miktar değildir.
Bir insanın sahip olduğu imkân ölçüsünde paylaşmasıdır.
Çok serveti olanın küçük bir miktar vermesi kolay olabilir.
Az imkânı olan birinin küçük yardımı ise onun açısından çok büyük bir fedakârlık olabilir.
Değeri yalnızca rakamla ölçmek mümkün değildir.

İnsan Ne Kadar Vermelidir
İslam’da zekât gibi miktarı belirlenmiş mali yükümlülüklerin yanında gönüllü sadaka ve infak da vardır.Kur’an genel olarak insanın kendisini ve ailesini mağdur edecek ölçüsüz bir harcamayı da cimriliği de teşvik etmez.
Denge önemlidir.
İnsan hem sorumluluklarını yerine getirir hem de imkânı ölçüsünde başkalarına yardım eder.
Buradaki temel düşünce şudur:
Sahip olduğun şeylerin tamamının yalnızca senin için yaratıldığını düşünme.

Yardım Ederken Gösteriş Yapmak Doğru mudur
Kur’an’ın genel öğretisinde yardımın niyeti son derece önemlidir.İnsan yardım ederken başkasını aşağılamak için bunu yapmamalıdır.
Kendisini üstün göstermek için de yapmamalıdır.
Yardım edilen kişiyi minnet altında bırakmak da infakın manevi anlamıyla çelişir.
Gerçek iyilik, insanın karşısındakinin onurunu da korumasını gerektirir.

İnfak Yalnızca Fakirlere Para Vermek midir
Hayır.İnfakın alanı daha geniştir.
Ailen için yaptığın meşru harcamalar...
İhtiyaç sahibine destek...
Eğitime katkı...
Topluma fayda sağlayan çalışmalar...
Bir insanın zor zamanında onun yanında olmak...
Bütün bunlar Allah’ın rızası gözetildiğinde iyilik ve paylaşma anlayışının parçasıdır.
İslam yalnızca veren bir el değil, başkasının derdini fark eden bir kalp oluşturmayı hedefler.

Ayette Neden “Verdiklerimizden” Deniliyor
Bu ifade insana mülkiyetin sınırını hatırlatır.İnsan:
“Her şeyi ben yaptım.”
diye düşünmeye başladığında kibir doğabilir.
Oysa sahip olduğumuz birçok şey bizim seçimimiz değildir.
Hangi ailede doğacağımızı seçmedik.
Hangi yeteneklere sahip olacağımızı tamamen biz belirlemedik.
Hayatımızdaki fırsatların tamamını biz oluşturmadık.
Kur’an:
“Size verdiklerimizden...”
diyerek insanın şükür duygusunu canlı tutar.

Namaz İnsan Ahlakını Değiştirmiyorsa Ne Olur
Namazın amacı yalnızca bir görevi tamamlamak değildir.Kur’an’ın genel öğretisinde ibadet insanı kötülüklerden uzaklaştırmalı ve Allah bilincini güçlendirmelidir.
Bu nedenle kişi namaz kılarken aynı zamanda kendi davranışlarını da sorgulamalıdır.
Ben adil miyim?
İnsanların hakkını gözetiyor muyum?
Kırıcı mıyım?
Cimri miyim?
Yalan söylüyor muyum?
Namazın insan üzerindeki gerçek etkisi bu sorularla da görülebilir.

Enfâl 2 ile Enfâl 3 Birlikte Ne Anlatıyor
İkinci ayette iman kalpte başlar.Allah anılınca kalp ürperir.
Ayetler okununca iman güçlenir.
Allah’a tevekkül edilir.
Üçüncü ayette ise bu iç dünya davranışa dönüşür:
Namaz kılınır.
Rızıktan paylaşılır.
Yani Kur’an’ın çizdiği mümin profili şu sırayı gösterir:
Kalpte iman.
Allah’a güven.
İbadet.
Paylaşma.
İman böylece yalnızca zihinsel bir kabul olmaktan çıkar ve hayatın tamamına yayılır.

Ayetin Bugünkü İnsana En Güçlü Mesajı Nedir
Bugün insanın en büyük sınavlarından biri sahip olma arzusudur.Daha fazla para...
Daha büyük ev...
Daha iyi araba...
Daha fazla eşya...
Daha fazla statü...
Kur’an ise bütün bunların ortasında insana çok basit fakat zor bir soru sorar:
“Sahip olduklarının bir kısmını başkası için verebiliyor musun?”
Çünkü sahip olmak insanı güçlü gösterebilir.
Fakat paylaşabilmek insanın karakterini gösterir.

Sonuç: Enfâl Suresi 3. Ayetin Ana Mesajı Nedir
Enfâl Suresi 3. ayet gerçek imanın iki önemli dışa yansımasını gösterir:Namaz ve paylaşmak.
Namaz insanın Rabbine yönelişidir.
İnfak ise insanın diğer insanlara karşı sorumluluğudur.
Biri göğe yönelen bir bağ gibidir.
Diğeri insandan insana uzanan bir bağdır.
Kur’an ikisini birbirinden ayırmaz.
İnsan Allah’a yönelirken dünyadan kaçmaz.
Tam tersine Allah’a olan bağlılığı onu daha adil, daha merhametli ve daha paylaşımcı bir insan hâline getirmelidir.
Ayet aynı zamanda sahip olduklarımızın gerçek kaynağını da hatırlatır:
“Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden...”
Yani insanın sahip olduğu her şey yalnızca bir başarı göstergesi değil, aynı zamanda bir sorumluluktur.
Belki Enfâl 3’ün bize yönelttiği en güçlü soru şudur:
Allah’ın bize verdiği nimetleri yalnızca kendimiz için mi kullanıyoruz, yoksa o nimetlerden başka insanların hayatına da bir iyilik ulaşıyor mu?
“Secde insanın Allah karşısındaki yerini, paylaşmak ise dünya içindeki sorumluluğunu hatırlatır. Gerçek iman yalnızca alnın yere değmesi değil, gerektiğinde elin de bir başkasına uzanabilmesidir.”
Ersan Karavelioğlu