📖 En‘âm Suresi 124. Ayette “Onlara Bir Ayet Geldiğinde ‘Allah’ın Elçilerine Verilenin Benzeri Bize de Verilmedikçe Asla İnanmayız’ Derler. Allah | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 En‘âm Suresi 124. Ayette “Onlara Bir Ayet Geldiğinde ‘Allah’ın Elçilerine Verilenin Benzeri Bize de Verilmedikçe Asla İnanmayız’ Derler. Allah

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,574
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 En‘âm Suresi 124. Ayette “Onlara Bir Ayet Geldiğinde ‘Allah’ın Elçilerine Verilenin Benzeri Bize de Verilmedikçe Asla İnanmayız’ Derler. Allah, Elçiliğini Kime Vereceğini En İyi Bilendir. Suç İşleyenlere, Kurdukları Tuzaklar Sebebiyle Allah Katında Bir Aşağılanma ve Şiddetli Bir Azap Dokunacaktır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“En‘âm Suresi 124. ayet, hakikati kabul etmemenin bazen delil eksikliğinden değil, makam ve ayrıcalık arzusundan kaynaklanabileceğini gösterir. İnsan, mesajı değerlendirmek yerine ‘Neden o, neden ben değil?’ diye sormaya başladığında hakikat arayışı kibir yarışına dönüşebilir.”
Ersan Karavelioğlu
En‘âm Suresi 124. ayet, bir önceki ayette anlatılan güçlü ve nüfuzlu kişilerin kurduğu tuzaklar temasını devam ettirir.

Bu kez onların iç dünyasındaki başka bir problem görünür hâle gelir:

Peygamberlik neden bize verilmedi?

Bazıları, kendilerine bir ayet geldiğinde mesajı değerlendirmek yerine şöyle der:

“Allah’ın elçilerine verilenin benzeri bize de verilmedikçe inanmayacağız.”

Yani mesele artık:

“Bu vahiy doğru mu?”

sorusu olmaktan çıkar.

Yerine:

“Neden bu görev ona verildi de bana verilmedi?”

sorusu gelir.

Ayet bu tavrı sert biçimde eleştirir ve peygamberliğin insan talebiyle elde edilen bir makam olmadığını bildirir.

1️⃣ “Onlara Bir Ayet Geldiğinde” Ne Demektir ❓​

Buradaki “ayet” hem vahyedilen ayetleri hem de peygamberliğin doğruluğuna işaret eden delilleri ifade edebilir.

Yani karşılarında:

mesaj,

uyarı,

delil

vardır.

Ama bunları içerikleri üzerinden değerlendirmek yerine statü meselesine dönüştürürler.

2️⃣ “Allah’ın Elçilerine Verilenin Benzeri Bize de Verilsin” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu söz, peygamberlik makamına karşı duyulan kıskançlık ve ayrıcalık arzusunu yansıtır.

Kişi adeta:

“Ben de seçilmedikçe buna inanmayacağım.”

demektedir.

Bu, hakikati kabul etmeyi kendi egosuna bağlamaktır.

3️⃣ İnsan Neden Peygamberlik Gibi Bir Makamı Kıskanabilir ❓​

Çünkü peygamberlik dışarıdan:

itibar,

etki,

toplumsal ağırlık

gibi görünebilir.

Ama gerçekte peygamberlik:

büyük sorumluluk,

ağır mücadele,

sabır,

fedakârlık

gerektirir.

Yani sadece şeref değil, çok ağır bir emanettir.

4️⃣ Peygamberlik İnsan Çabasıyla Kazanılabilir mi ❓​

Hayır.

Kur’an açısından peygamberlik Allah’ın seçimidir.

İnsan:

çok zeki,

çok güçlü,

çok zengin

olduğu için peygamber olmaz.

Peygamberliği Allah verir.

Bu nedenle ayet:

“Allah elçiliğini kime vereceğini en iyi bilir.”

der.

5️⃣ “Allah Elçiliğini Kime Vereceğini En İyi Bilir” Ne Demektir ❓​

Allah:

kişinin karakterini,

sabır kapasitesini,

ahlakını,

görevi taşıma gücünü

bilir.

İnsan dış görünüşe bakar.

Allah bütün hakikati bilir.

Bu nedenle ilahî seçim insanın toplumsal statüsüne göre gerçekleşmez.

6️⃣ Zenginlik veya Soy Peygamberlik Ölçüsü müdür ❓​

Hayır.

Kur’an bu tür ölçüleri defalarca reddeder.

Bir kişinin:

zengin,

soylu,

nüfuzlu

olması onu peygamberliğe daha layık yapmaz.

İlahî seçim, insan sınıf sistemine göre işlemez.

7️⃣ “Neden O, Ben Değil?” Düşüncesi Neden Tehlikelidir ❓​

Çünkü insan hakikati artık tarafsız değerlendiremez.

Mesajın doğruluğuna değil, mesajı getirene bakar.

Eğer onu kıskanıyorsa, doğruyu bile reddedebilir.

Bu durum bize çok önemli bir psikolojik ders verir:

Kıskançlık, insanın hakikat algısını bozabilir.

8️⃣ Haset ile Eleştiri Arasında Ne Fark Vardır ❓​

Eleştiri:

delile bakar.

Haset ise:

kişinin sahip olduğu nimetten rahatsız olur.

Eleştiri:

“Bu doğru mu?”

diye sorar.

Haset:

“Neden onda var?”

diye sorar.

Ayetin eleştirdiği tavır ikinciye daha yakındır.

9️⃣ Bu Ayet Makam Hırsı Konusunda Ne Öğretir ❓​

Çok ciddi bir ders verir.

İnsan bazen görevin kendisinden çok:

unvanı,

saygınlığı,

görünürlüğü

isteyebilir.

Ama gerçek değer, makamın büyüklüğünde değil, sorumluluğun doğru taşınmasındadır.

🔟 Peygamberlik Bir Ayrıcalık mı, Sorumluluk mu ❓​

İkisi de düşünülebilir.

Elbette büyük bir şereftir.

Ama aynı zamanda ağır bir sorumluluktur.

Peygamberler:

yalanlanmış,

alay edilmiş,

baskı görmüş,

hicret etmiş,

savaşlarla karşılaşmıştır.

Bu yüzden peygamberliği sadece “üstün statü” olarak görmek eksiktir.

1️⃣1️⃣ “Suç İşleyenlere Allah Katında Aşağılanma Vardır” Ne Demektir ❓​

Dünyada güçlü ve itibarlı görünen kişi, Allah katında tam tersine değersiz durumda olabilir.

Bu ifade dünyevi itibar ile ilahî değer arasındaki farkı gösterir.

İnsanların alkışı, Allah katındaki değerin garantisi değildir.

1️⃣2️⃣ Aşağılanma Neden Özellikle Vurgulanıyor ❓​

Çünkü ayetin bağlamında temel sorunlardan biri kibirdir.

Kendilerini peygamberlikle aynı seviyede görmek isteyen kişiler, aslında büyüklük arayışı içindedir.

Ayet ise kibri tersine çevirir:

Dünya büyüklüğü arayan insan, sonunda zilletle karşılaşabilir.

1️⃣3️⃣ “Kurdukları Tuzaklar Sebebiyle” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade bir önceki ayetle doğrudan bağlantıdır.

  1. ayette suçlu ileri gelenlerin tuzak kurduğu anlatılmıştı.
  2. ayette bu tuzakların sonucundan söz edilir.
Yani kötülük sonuçsuz değildir.

Planlı kötülük, daha ağır bir sorumluluk doğurabilir.

1️⃣4️⃣ Tuzak Kurmak Neden Daha Ağır Bir Günah Olabilir ❓​

Çünkü burada anlık bir hata değil, planlama vardır.

Kişi:

düşünür,

tasarlar,

gizler,

uygular.

Yani kötülük bilinçli ve organize hâle gelir.

Bu da sorumluluğu ağırlaştırabilir.

1️⃣5️⃣ En‘âm 123 ve 124 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓​

  1. ayette:
Şehirlerin ileri gelen suçluları tuzak kurar.

  1. ayette:
Aynı zihniyet peygamberlik makamını da kıskanır.

Yani iki ayet birlikte:

güç,

kibir,

kıskançlık,

manipülasyon

arasındaki ilişkiyi gösterir.

1️⃣6️⃣ Bu Ayet Dinî Liderlik Konusunda Ne Öğretir ❓​

Dinî görev bir kariyer basamağı değildir.

Bir insan:

ün,

itibar,

takipçi,

makam

için dini kullanıyorsa niyetini sorgulamalıdır.

Gerçek dinî sorumluluk, görünürlükten çok emanet bilinci gerektirir.

1️⃣7️⃣ Bu Ayet Günlük Hayattaki Kıskançlığa Nasıl Uygulanabilir ❓​

Bir başkası:

başarılı olabilir,

sevilebilir,

terfi edebilir,

övgü alabilir.

İnsan bunun üzerine:

“Neden o?”

diye rahatsız olabilir.

Bu duygu büyüdüğünde kişinin başarısını küçümsemeye, hatta ona zarar vermeye kadar gidebilir.

Ayet bu psikolojiyi çok daha büyük bir örnek üzerinden gösterir.

1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir ❓​

Belki de şu:

Başkasına verilen nimeti küçültmek yerine, kendi sorumluluğuna bak.

Her insan aynı görevi almaz.

Aynı yeteneğe sahip olmaz.

Aynı görünürlüğe ulaşmaz.

Ama değer, başkasının makamını ele geçirmekten değil, kendine verilen emaneti doğru taşımaktan doğar.

1️⃣9️⃣ En‘âm Suresi 124. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓​

En‘âm Suresi 124. ayet insanın çok hassas bir zayıflığını ortaya çıkarır:

Hakikati bile kıskançlık yüzünden reddedebilmek.

İnsan bazen bir fikre karşı değildir.

Fikri söyleyen kişiye karşıdır.

Bir başarıya karşı değildir.

Başaran kişiye karşıdır.

Bir göreve karşı değildir.

Görevin kendisine verilmemesine karşıdır.

İşte bu durumda akıl, egonun hizmetine girebilir.

Kişi artık:

“Bu doğru mu?”

diye sormaz.

Şöyle sorar:

“Neden o?”

Bu soru insanı çok hızlı biçimde adaletsizliğe götürebilir.

Çünkü başkasının sahip olduğu nimeti küçültmeye başlar.

Sonra onu değersiz göstermeye çalışır.

Sonra hakkında söylenti üretir.

Sonra tuzak kurar.

123 ve 124. ayetlerin art arda gelmesi bu açıdan çok düşündürücüdür.

Kibir.

Haset.

Güç arzusu.

Tuzak.

Bunlar birbirini besleyebilir.

Ayet buna karşı çok sade bir ölçü koyar:

“Allah elçiliğini nereye vereceğini en iyi bilir.”

Yani her görev senin olmak zorunda değil.

Her makam senin olmak zorunda değil.

Her yetenek senin olmak zorunda değil.

Senin görevin, başkasına verilen nimete düşman olmak değil, sana verilen emaneti en doğru biçimde taşımaktır.

Bu düşünce insanı kıskançlığın çok büyük bir yükünden kurtarabilir.

Çünkü sürekli başkasının hayatına bakmak insanı kendi hayatından uzaklaştırır.

Ve belki En‘âm 124’ün bugün için en güçlü cümlesi şudur:

Hakikat arayışı “Neden o, neden ben değil?” sorusuna yenildiği anda kibir başlar. Olgunluk, başkasına verilen nimeti küçültmek değil, Allah’ın herkese farklı bir emanet verebileceğini kabul edip kendi sorumluluğunu en güzel biçimde taşımaktır.

“En‘âm Suresi 124. ayet, peygamberliğin insan hırsıyla elde edilen bir makam değil, Allah’ın bilgisiyle verdiği bir emanet olduğunu öğretir. Hakikati kıskançlığın gölgesinde değerlendiren insan mesajı değil makamı görür; gerçek tevazu ise başkasına verilene öfkelenmek yerine kendine verilen sorumluluğu dürüstçe taşımaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt