Bakara Suresi 77. Ayette “Onlar Bilmiyorlar mı ki Allah Onların Gizlediklerini de Açığa Vurduklarını da Bilir” İfadesi Ne Anlama Gelir
“İnsan gerçeği başkalarından saklayabilir, sözlerini seçebilir, niyetini örtebilir; fakat saklanabilen şey yalnızca görünüştedir. Hakikatin bütünü Allah’ın bilgisinden hiçbir zaman çıkmaz.”
Ersan Karavelioğlu
Bakara Suresi 77. Ayette Ne Anlatılmaktadır
Bakara Suresi’nin 77. ayeti, bir önceki ayette anlatılan bilgiyi gizleme ve iki farklı ortamda iki farklı konuşma davranışına doğrudan cevap verir.
- ayette bazı kişiler kendi aralarında:
“Allah’ın size açıkladıklarını neden onlara anlatıyorsunuz?”
diye birbirlerini uyarmışlardı.
Ama 77. ayet son derece kısa ve güçlü bir soruyla bütün bu stratejiyi boşa çıkarır:
“Bilmiyorlar mı ki Allah onların gizlediklerini de açıkladıklarını da bilir?”
Yani mesele artık insanların birbirlerinden ne saklayabildiği değildir.
Asıl mesele şudur:
Allah’tan bir şey saklanabilir mi?
Ayetin cevabı açıktır:
Hayır.
“Gizlediklerini” İfadesi Ne Anlama Gelir
İnsan yalnızca sözleriyle yaşamaz.
Söylemediği şeyler de vardır.
Gizlediği bilgiler vardır.
İçinde tuttuğu niyetler vardır.
Açıklamadığı düşünceler vardır.
Başkalarından sakladığı gerçekler vardır.
Ayet bütün bunları:
Allah’ın bilgisi dışında olmayan alanlar
olarak gösterir.
İnsan başkalarının bilmediği bir gerçeği saklayabilir.
Ama Allah açısından:
gizli ile açık arasında bilgi bakımından fark yoktur.
“Açığa Vurduklarını” İfadesi Ne Demektir
Ayet yalnızca gizlenen şeylerden söz etmez.
İnsanların:
açıktan söylediklerini ve yaptıklarını
da Allah’ın bildiğini söyler.
Böylece iki alan yan yana gelir:
Gizli olan.
Açık olan.
İç dünya.
Dış dünya.
Söylenmeyen.
Söylenen.
İnsanlar genellikle yalnızca dış dünyayı görebilir.
Allah’ın bilgisi ise:
her ikisini de kuşatır.
Ayet Neden Soru Biçiminde Gelmiştir
“Bilmiyorlar mı?” şeklindeki soru yalnızca bilgi istemek için sorulmaz.
Bu bir:
uyandırma ve yüzleştirme sorusudur.
Yani adeta şöyle denmektedir:
Gerçekten Allah’ın her şeyi bildiğine inanıyorsanız, neden bazı gerçekleri insanlardan saklamanın sizi güvenceye alacağını düşünüyorsunuz?
Burada insanın inancı ile davranışı karşı karşıya getirilir.
Bir insan:
“Allah her şeyi bilir.”
diyebilir.
Ama hayatını:
“Yeter ki insanlar bilmesin.”
mantığıyla yaşayabilir.
Ayet tam olarak bu çelişkiye dokunur.
İnsan Allah’ın Bildiğine İnandığı Halde Neden Gizlemeye Devam Eder
Çünkü insanın teorik bilgisi ile günlük davranışı her zaman aynı değildir.
Bir şeyi zihinsel olarak kabul etmek başka şeydir.
O bilgiye göre yaşamak başka şeydir.
İnsan:
Allah’ın bildiğini kabul edebilir.
Ama aynı zamanda:
itibarını,
çıkarını,
konumunu,
insanların gözündeki imajını
korumayı o kadar önemseyebilir ki davranışında sanki yalnızca insanların bilgisi önemliymiş gibi hareket edebilir.
İşte Bakara 77:
İnanç ile davranış arasındaki bu mesafeyi açığa çıkarır.
İnsanların Bilmemesi Neden Bazen İnsana Güven Verir
Çünkü dünyadaki birçok sonuç başkalarının bilgisine bağlıdır.
Bir hata bilinmezse eleştiri gelmeyebilir.
Bir suç ortaya çıkmazsa ceza gelmeyebilir.
Bir yalan anlaşılmazsa itibar korunabilir.
Bu nedenle insan psikolojik olarak:
“Kimse öğrenmezse sorun yok.”
düşüncesine kayabilir.
Bakara 77 ise bu düşünceyi kökünden sarsar:
İnsanların bilmemesi, Allah’ın bilmediği anlamına gelmez.
Dolayısıyla ahlak:
yalnızca yakalanmamak üzerinden kurulamaz.
Ahlakın Temeli “Kimse Görmüyorken Ne Yapıyorsun?” Sorusu mudur
Bu ayetten hareketle çok güçlü biçimde böyle bir soru sorulabilir.
Çünkü insanın gerçek ahlaki karakteri bazen:
gözetlenmediği anlarda
ortaya çıkar.
İnsanların önünde dürüst davranmak kolay olabilir.
Fakat kimsenin görmediği yerde de aynı doğruluğu koruyabiliyor muyuz?
İşte burada ahlak:
toplumsal imaj olmaktan çıkar,
içsel ilkeye
dönüşür.
Bakara 77’nin derin mesajlarından biri budur.
Gizli Niyet ile Açık Davranış Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır
İnsan dışarıdan iyi bir davranış yapabilir.
Ama niyeti farklı olabilir.
Bir yardım:
gerçek merhametten doğabilir.
Aynı yardım:
gösteriş amacıyla da yapılabilir.
İnsanlar çoğu zaman davranışı görür.
Ama niyeti kesin olarak bilemez.
Allah’ın bilgisi ise:
davranışın arkasındaki niyeti de kapsar.
Bu nedenle ayet insanın yalnızca:
ne yaptığına
değil,
neden yaptığına
da dikkat etmesini düşündürür.
Ayet İkiyüzlülük Konusunda Nasıl Bir Uyarı Taşır
Bir önceki ayette farklı ortamlarda farklı konuşan kişiler anlatılmıştı.
Bakara 77 bu davranışın ardındaki temel yanılgıyı gösterir:
İnsanları yanıltırsam gerçek gizli kalır.
Oysa Allah:
dışarıda söylenen sözü de,
içeride konuşulanı da,
söylenmeyen niyeti de
bilir.
Bu nedenle ikiyüzlülük yalnızca insanlar arasında güven problemi oluşturmaz.
Dini açıdan daha derin bir problem ortaya çıkar:
İnsan Allah’ın bilgisini hesaba katmadan yaşamaya başlar.
“Allah Her Şeyi Biliyor” Düşüncesi İnsanı Korkutmalı mı
Bu düşünce yalnızca korku üretmek zorunda değildir.
İki yönü vardır.
Birincisi:
Sorumluluk.
Gizli kötülüğün de bilinmesi, insanı dikkatli olmaya çağırır.
İkincisi:
Teselli.
Kimsenin görmediği iyiliği de Allah bilir.
Bir insan kimseye anlatmadan iyilik yapabilir.
Haksızlığa uğrayabilir ve kimse gerçeği anlamayabilir.
Sessizce sabredebilir.
Bütün bunlar da Allah’ın bilgisindedir.
Dolayısıyla ayet yalnızca:
“Saklanamazsın.”
demek değildir.
Aynı zamanda:
“Görülmeyen iyiliğin de kaybolmaz.”
düşüncesini taşır.

İnsan Kendinden Bir Şeyi Gizleyebilir mi
Bu çok daha derin bir sorudur.
İnsan bazen başkalarını kandırmadan önce:
kendisini kandırır.
Kendi niyetini başka şekilde yorumlar.
Hatasını küçültür.
Kendisine mazeret üretir.
Bir süre sonra kendi anlatısına inanabilir.
Ama Bakara 77’nin teolojik perspektifinde:
İnsanın kendisine anlattığı hikâye, hakikatin kendisi değildir.
Allah insanın kendisinden bile saklamaya çalıştığı niyetin gerçek mahiyetini bilir.
Bu, ayetin insan psikolojisine uzanan en derin boyutlarından biridir.

Ayet Vicdanla Nasıl İlişkilendirilebilir
Vicdan, insanın kendi davranışlarını içten değerlendirebilme yeteneği olarak düşünülebilir.
Fakat vicdan da bastırılabilir.
İnsan yaptığı şeyi sürekli gerekçelendirirse:
zamanla rahatsızlığı azalabilir.
Bakara 77 ise insanın vicdanının ötesinde bir ölçü getirir:
İlahi bilgi.
Yani insan kendisini ikna etse bile gerçek değişmez.
Bu nedenle ayet kişiyi:
kendi mazeretlerinin dışına çıkıp hakikate bakmaya
çağırır.

Gizlilik Her Zaman Kötü müdür
Hayır.
Bir şeyi gizlemek her zaman ahlaki olarak yanlış değildir.
Mahremiyet vardır.
Sır saklamak vardır.
Bir insanın özel hayatını korumak vardır.
Güvenlik gerektiren bilgiler vardır.
Dolayısıyla ayette eleştirilen:
gizliliğin kendisi değildir.
Eleştirilen şey:
hakikati çıkar için gizlemek, sorumluluktan kaçmak veya insanları yanıltmak için saklamaktır.
Bu ayrım çok önemlidir.

Allah’ın Gizliyi Bilmesi Özgür İradeyi Ortadan Kaldırır mı
Hayır.
Bilmek ile zorlamak aynı şey değildir.
Bir davranışın Allah tarafından bilinmesi:
insanın o davranışı zorla yaptığı anlamına gelmez.
İnsan:
seçim yapar,
niyet eder,
karar verir,
eyleme geçer.
Allah’ın bilgisi ise bu seçimi kuşatır.
Dolayısıyla ilahi bilgi:
sorumluluğu kaldırmaz.
Tam tersine, insanın gizli ve açık bütün tercihlerinin anlam taşıdığını gösterir.

Ayet Günümüzün Dijital Dünyasında Nasıl Düşünülebilir
Modern insan bazen görünürlüğü yalnızca teknolojiyle ilişkilendirir.
Kamera varsa dikkat eder.
Kayıt varsa davranışını değiştirir.
Mesajların saklanıp saklanmadığını düşünür.
Fakat Bakara 77’nin perspektifi çok daha geniştir:
Ahlak kameranın varlığına bağlı olmamalıdır.
İnsan:
kimse kaydetmese,
kimse görmese,
kimse öğrenmese
de aynı ahlaki sorumluluğu taşımalıdır.
Çünkü ahlak yalnızca izlenme ihtimaline dayanıyorsa:
o zaman ahlak değil,
yakalanma korkusu
haline gelebilir.

Gizli İyilik Açısından Ayetin Güzel Tarafı Nedir
Ayet çoğu zaman uyarı yönüyle okunur.
Ama çok güçlü bir teselli yönü de vardır.
Kimsenin bilmediği bir iyilik yaptınız.
Kimse teşekkür etmedi.
Kimse fark etmedi.
Birine yardım ettiniz ama adınız bilinmedi.
Bir haksızlığa karşı sessizce doğru tarafta durdunuz.
İnsanlar sizi yanlış anladı.
Bakara 77’nin perspektifinde:
Bunların hiçbiri kaybolmuş değildir.
Çünkü Allah:
gizliyi de bilir.
Bu nedenle gerçek iyilik, alkışa bağımlı olmak zorunda değildir.

76 ve 77. Ayetler Birlikte Okunduğunda Ne Görülür
- ayette insanlar kendi aralarında:
“Bunu niçin onlara söylüyorsunuz?”
diye konuşuyorlardı.
Ama 77. ayet adeta onların duvarlarını kaldırır:
“Allah gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da bilmiyor mu?”
Böylece insanın kurduğu strateji anlamsız hale gelir.
Onlar:
İnsanlar bilmesin.
diye düşünmektedir.
Ayet ise:
Allah zaten biliyor.
der.
Bu iki ayet birlikte insanın hakikat anlayışını çok güçlü biçimde sorgular:
Gerçeği kimin bildiği mi önemli, yoksa gerçeğin ne olduğu mu?

Bakara 77’den Çıkarılabilecek En Büyük Hayat Dersi Nedir
Belki şu cümleyle özetlenebilir:
İnsanların gördüğü kişi olmaya değil, kimse görmediğinde de aynı kişi olmaya çalış.
Çünkü karakter:
kalabalığın önünde değil,
yalnızken sınanır.
Dürüstlük:
yakalanma ihtimali olduğunda değil,
hiç kimse öğrenmeyecek olsa bile doğruyu seçebilmektir.
Merhamet:
alkışlandığında değil,
kimsenin bilmeyeceği yerde de iyilik yapabilmektir.
Bakara 77 insanı:
dış görünüşten iç bütünlüğe
çağırır.

Son Söz
Bakara 77 Bize “İnsanlardan Saklayabildiğin Şeyi Allah’tan Saklayabilir misin?” Diye mi Soruyor
Bakara Suresi 77. ayet son derece kısadır.
Ama insanın bütün ahlaki hayatını değiştirebilecek kadar büyük bir soru taşır:
“Bilmiyorlar mı ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir?”
İnsanların dünyasında iki alan vardır.
Görünen.
Ve görünmeyen.
Herkese söylediğimiz şeyler vardır.
Kimseye söylemediklerimiz vardır.
İnsanların bildiği davranışlarımız vardır.
Kimsenin bilmediği davranışlarımız vardır.
Dışarıda taşıdığımız kimlik vardır.
İçimizde taşıdığımız gerçek vardır.
Bakara 77 bütün bu ayrımları tek bir ilahi bilgi altında birleştirir:
Allah için gizli ve açık aynı ölçüde bilinmektedir.
Bu düşünce insanın ahlak anlayışını tamamen değiştirebilir.
Çünkü o zaman soru artık:
“Yakalanır mıyım?”
değildir.
Soru:
“Bu doğru mu?”
olur.
Soru:
“İnsanlar benim hakkımda ne düşünür?”
olmaktan çıkar.
Şuna dönüşür:
“Ben gerçekten nasıl bir insanım?”
Ve belki ayetin en derin tarafı şudur:
Allah yalnızca gizlediğimiz kötülükleri bilmez.
Kimsenin görmediği iyiliklerimizi de bilir.
Kimsenin fark etmediği fedakârlığımızı.
Sessizce yaptığımız yardımı.
Kimseye anlatmadığımız pişmanlığımızı.
İçimizden geçen samimi dönüşü.
Bu nedenle Allah’ın gizliyi bilmesi:
kötülük için uyarı, iyilik için tesellidir.
Belki Bakara 77’nin bugünün insanına yönelttiği en sade fakat en zor soru şudur:
Dünyadaki hiç kimse yaptığını öğrenmeyecek olsaydı, yine de aynı insan olur muydun?
“Karakter, herkesin seni gördüğü yerde sergilediğin görüntü değil; kimsenin görmediğini düşündüğün yerde verdiğin karardır. Çünkü insanlardan saklanan şey kaybolabilir, fakat hakikat Allah’ın bilgisinde hiçbir zaman kaybolmaz.”
Ersan Karavelioğlu