📖 A‘râf Suresi 158. Ayette “De Ki: Ey İnsanlar! Şüphesiz Ben, Göklerin ve Yerin Hükümranlığı Kendisine Ait Olan Allah’ın Hepinize Gönderdiği Elçiyim. | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 A‘râf Suresi 158. Ayette “De Ki: Ey İnsanlar! Şüphesiz Ben, Göklerin ve Yerin Hükümranlığı Kendisine Ait Olan Allah’ın Hepinize Gönderdiği Elçiyim.

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,775
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 158. Ayette “De Ki: Ey İnsanlar! Şüphesiz Ben, Göklerin ve Yerin Hükümranlığı Kendisine Ait Olan Allah’ın Hepinize Gönderdiği Elçiyim. O’ndan Başka İlah Yoktur; O Diriltir ve Öldürür. Öyleyse Allah’a ve O’nun Ümmî Peygamberi Olan Elçisine İman Edin, Ona Uyun ki Doğru Yolu Bulasınız” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Hakikat yalnız bir topluluğun sınırına hapsedildiğinde küçülür; evrensel çağrı, insanı soyuna göre değil, hakikate verdiği cevaba göre değerlendirir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 157. ayetinde:

Tevrat ve İncil’de nitelikleri bildirilen:

ümmî peygambere uyanların,

ona iman edenlerin,

onu destekleyenlerin,

ona yardım edenlerin

ve:

onunla birlikte indirilen nura uyanların:

kurtuluşa ereceği:

bildirilmişti.

  1. ayette ise:
Hz. Muhammed’in peygamberliğinin:

yalnız belirli bir kavme:

yönelik olmadığı:

çok açık biçimde ifade edilir:

“De ki: Ey insanlar! Şüphesiz ben, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın hepinize gönderdiği elçiyim. O’ndan başka ilah yoktur. O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah’a ve O’nun ümmî peygamberi olan elçisine iman edin; o da Allah’a ve O’nun sözlerine iman eder. Ona uyun ki doğru yolu bulasınız.”

Bu ayette:

çok güçlü bir:

evrensellik vardır.

Hitap:

“Ey İsrailoğulları”

veya:

“Ey Araplar”

değildir.

“Ey insanlar!”

dır.

Bu yüzden ayet:

Hz. Muhammed’in mesajının:

ırk,

soy,

coğrafya

ve dönem:

sınırlarını aşan:

bir peygamberlik çağrısı olduğunu:

vurgular.

1️⃣ “De Ki: Ey İnsanlar!” Hitabı Neden Çok Önemlidir ❓​

Çünkü:

hitap:

bütün insanlığa:

yöneliktir.

Burada:

belirli bir:

kabile,

millet,

ırk

veya:

coğrafya:

adı verilmez.

“Ey insanlar!”

denir.

Bu:

peygamberlik çağrısının:

evrensel yönünü:

çok güçlü biçimde:

ortaya koyar.

2️⃣ Hz. Muhammed Yalnız Araplara mı Gönderildi ❓​

Bu ayete göre:

hayır.

Hz. Muhammed:

şöyle demekle:

emrolunur:

“Ben Allah’ın hepinize gönderdiği elçiyim.”

Buradaki:

“hepinize”

ifadesi:

peygamberliğin:

bütün insanlara:

yöneldiğini:

gösterir.

Yani:

İslam çağrısı:

etnik bir:

Arap dini:

olarak:

sunulmaz.

3️⃣ Evrensel Peygamberlik Ne Anlama Gelir ❓​

Bu:

aynı temel çağrının:

farklı:

milletlere,

dillere,

coğrafyalara

ve:

toplumlara:

ulaşabilmesi:

demektir.

İnsanlar:

kültürel olarak:

farklı olabilir.

Ama:

tevhid,

adalet,

merhamet,

dürüstlük,

hesap bilinci:

gibi temel ilkeler:

insan oluşla:

ilgili:

evrensel bir çağrı:

taşır.

4️⃣ Evrensellik Kültürel Farklılıkları Yok Etmek midir ❓​

Hayır.

Evrensel bir din:

her insanın:

aynı dili konuşmasını,

aynı kıyafeti giymesini,

aynı kültürel ayrıntılara:

sahip olmasını:

gerektirmez.

İslam’ın:

evrenselliği:

insanları:

tek bir kültürel kalıba:

sokmak değil,

ortak bir tevhid ve ahlak ölçüsünde buluşturmak

olarak anlaşılmalıdır.

5️⃣ “Göklerin ve Yerin Hükümranlığı Allah’a Aittir” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

Allah’ın:

mutlak egemenliğini:

vurgular.

Gökler:

O’nundur.

Yer:

O’nundur.

Varlığın:

nihai mülkiyeti

ve:

hükümranlığı:

Allah’a aittir.

Bu nedenle:

hiçbir insan,

devlet,

servet,

güç

veya:

otorite:

mutlak değildir.

6️⃣ İnsanların Sahip Olduğu Güç Gerçek Değil midir ❓​

Gerçektir.

Ama:

sınırlıdır.

Bir insanın:

malı olabilir.

Bir yöneticinin:

yetkisi olabilir.

Bir devletin:

gücü olabilir.

Ama:

bunların hiçbiri:

sonsuz,

mutlak

ve:

ilahî:

değildir.

Ayet:

insan gücünü:

yok saymaz.

Onu:

yerine koyar.

7️⃣ “O’ndan Başka İlah Yoktur” İfadesi Neden Tekrar Ediliyor ❓​

Çünkü:

bütün peygamberlik çağrısının:

merkezi:

tevhiddir.

Hz. Muhammed:

kendisine:

kulluk edilmesini:

istemek için:

gönderilmemiştir.

İnsanları:

Allah’a:

çağırır.

Yani:

peygamber:

ilah değildir.

İlaha götüren elçidir.

8️⃣ Peygambere Uymak ile Peygamberi İlahlaştırmak Arasındaki Fark Nedir ❓​

Çok büyüktür.

Peygambere:

uymak:

Allah’ın elçisi olarak:

getirdiği vahyi:

kabul etmek:

demektir.

Ama:

ona:

Allah’a ait:

ilahî özellikler:

yüklemek:

başka bir şeydir.

Kur’an’ın:

tevhid çizgisinde:

Hz. Muhammed:

Allah’ın kulu ve elçisidir.

9️⃣ “O Diriltir ve Öldürür” Ne Anlama Gelir ❓​

Hayatın:

nihai kaynağı:

Allah’tır.

Ölüm de:

O’nun:

yarattığı hayat düzeninin:

bir parçasıdır.

İnsan:

hayatı:

uzatmak için:

tedavi olabilir,

sağlığını:

koruyabilir,

bilimi:

kullanabilir.

Ama:

nihai anlamda:

hayatın sahibi:

insan değildir.

🔟 Dirilten ve Öldüren Allah İse Tıp ve İnsan Müdahalesinin Anlamı Nedir ❓​

Burada:

bir çelişki:

yoktur.

Doktor:

tedavi eder.

İlaç:

sebep olur.

Cerrahi:

hayatı kurtarabilir.

Ama:

bunlar:

yaratılmış sebepler:

düzeninin:

parçasıdır.

Dini dilde:

nihai hayat:

Allah’a nispet edilir.

Bu:

bilimsel sebepleri:

reddetmek:

anlamına gelmez.

1️⃣1️⃣ “Allah’a ve O’nun Elçisine İman Edin” Ne Demektir ❓​

İslam’da:

iman:

yalnız:

Allah’ın varlığını:

kabul etmekle:

bitmez.

Allah’ın:

gönderdiği:

vahyi

ve:

elçisini:

de kabul etmeyi:

gerektirir.

Çünkü:

peygamber:

Allah’ın:

insana ulaştırdığı:

mesajın:

taşıyıcısıdır.

1️⃣2️⃣ Ayette Hz. Muhammed Neden Yeniden “Ümmî Peygamber” Diye Tanıtılıyor ❓​

  1. ayette olduğu gibi:
  2. ayette de:
bu özellik:

tekrar vurgulanır.

Bu:

onun:

peygamberlik kimliğinin:

önemli bir:

tanımlamasıdır.

Ve:

vahyin kaynağının:

Hz. Muhammed’in:

önceki kutsal metinlerden:

insani eğitim yoluyla:

topladığı bilgiler:

olmadığını:

vurgulayan:

bir yön taşır.

1️⃣3️⃣ “O da Allah’a ve O’nun Sözlerine İman Eder” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu:

Hz. Muhammed’in:

yalnız başkalarına:

“İnanın.”

demediğini:

gösterir.

Kendisi de:

Allah’a

ve:

Allah’ın vahyine:

iman eder.

Yani:

peygamber:

tebliğ ettiği mesajın:

dışında değildir.

Kendisi de o hakikate teslim olmuştur.

1️⃣4️⃣ Bir Rehberin Kendi Söylediğine İnanması Neden Önemlidir ❓​

Çünkü:

samimiyet:

söz ile hayat:

arasındaki:

uyumla:

yakından ilişkilidir.

Bir insan:

başkasına:

adalet anlatıp:

kendisi:

haksızlık yapıyorsa,

sözü:

zayıflar.

Peygamberlikte ise:

mesaj:

yalnız aktarılmaz.

Yaşanır.

1️⃣5️⃣ “Ona Uyun” Ne Demektir ❓​

Bu:

Hz. Muhammed’in:

getirdiği vahyi:

ve:

Allah’a kulluk konusunda:

gösterdiği:

yolu:

takip etmektir.

Uymak:

yalnız:

peygamberi:

sevmek:

değildir.

Onun:

adalet,

merhamet,

doğruluk,

tevhid,

emanet,

ibadet

ve:

ahlak:

ölçülerine:

hayatta yer vermektir.

1️⃣6️⃣ Peygambere Uymak Onun Yaşadığı Dönemdeki Her Kültürel Ayrıntıyı Aynen Tekrarlamak mıdır ❓​

Burada:

önemli bir ayrım:

yapmak gerekir.

Hz. Muhammed’in:

vahyi aktaran,

dini açıklayan

ve:

ahlaki örneklik:

sunan yönü:

temeldir.

Bunun yanında:

onun yaşadığı:

  1. yüzyıl Arabistanı’nın:
gündelik,

coğrafi

ve:

kültürel unsurları da:

vardır.

Bu nedenle:

dini ilke ile:

tarihsel-kültürel biçim:

arasındaki fark:

dikkatle:

değerlendirilmelidir.

1️⃣7️⃣ “Ona Uyun ki Doğru Yolu Bulasınız” Ne Anlama Gelir ❓​

Peygambere uyma:

bir amaçsız:

bağlılık değildir.

Ayet:

amacını:

açıkça söyler:

hidayet.

Yani:

doğru yolu:

bulmak.

Bu da:

peygamber sevgisinin:

sonunda:

insanı:

Allah’a,

doğruya

ve:

ahlaklı bir hayata:

götürmesi gerektiğini:

gösterir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 157. ve 158. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
Hz. Muhammed’in:

nitelikleri,

görevi

ve:

ona uyanların:

özellikleri:

anlatılmıştı.

  1. ayette:
çağrının:

kapsamı:

açıkça ilan edilir:

“Ey insanlar! Ben Allah’ın hepinize gönderdiği elçiyim.”

Yani:

  1. ayet:
peygamberin ne getirdiğini,

  1. ayet ise:
bu mesajın kimlere gönderildiğini

gösterir:

bütün insanlara.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 158. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 158. ayet:

Hz. Muhammed’in:

peygamberliğinin:

evrensel niteliğini:

çok açık:

bir dille:

ortaya koyar.

Ayetin:

başlangıcı bile:

bunu anlatmaya:

yeter:

“Ey insanlar!”

Bu:

çok önemli bir:

hitaptır.

Çünkü:

insanlığın:

en eski:

ayrımlarından biri:

“Biz”

ve:

“Onlar”

ayrımıdır.

Benim:

kabilem.

Benim:

milletim.

Benim:

ırkım.

Benim:

sınıfım.

Benim:

topluluğum.

İnsan:

kendi grubunu:

merkeze:

koymaya:

çok yatkındır.

Ama:

ayet:

peygamberlik mesajını:

dar bir:

etnik sınırdan:

çıkarır.

“Ey insanlar!”

der.

Bu:

Allah’ın:

yalnız:

bir halkın:

Rabbi olmadığını:

da:

hatırlatır.

Göklerin:

ve yerin:

hükümranlığı:

O’nundur.

Dolayısıyla:

Allah:

bir:

coğrafyanın,

bir ırkın,

bir dilin

veya:

bir medeniyetin:

özel mülkü:

değildir.

Bu:

tevhidin:

en güçlü:

evrensel sonuçlarından biridir.

İnsanlar:

farklı:

dillerde:

konuşabilir.

Farklı:

renklerde:

olabilir.

Farklı:

kültürlerde:

yaşayabilir.

Ama:

yaratıcı:

birdir.

Bu yüzden:

tevhid:

yalnız:

Allah hakkında:

bir inanç:

değildir.

Aynı zamanda:

insanların:

kendi aralarında:

kurdukları:

sahte mutlak üstünlükleri:

de:

sarsar.

Eğer:

göklerin ve yerin:

mülkü:

Allah’a aitse:

hiçbir insan:

“Ben mutlak sahibim.”

diyemez.

Eğer:

Allah:

bütün insanların:

Rabbi ise:

hiçbir toplum:

Allah’ı:

yalnız kendisinin:

mülkü gibi:

göremez.

Ayet:

sonra:

çok önemli bir:

denge kurar:

“O’ndan başka ilah yoktur.”

Hz. Muhammed:

bütün insanlara:

gönderilmiş olabilir.

Ama:

bu:

onu:

ilah:

yapmaz.

Tam tersine:

o:

insanları:

Allah’a:

çağırır.

Bu:

peygamber sevgisinin:

ölçüsünü:

de verir.

Peygamberi:

ne kadar:

çok seversen sev,

onu:

Allah’ın yerine:

koyamazsın.

Çünkü:

peygamberin:

kendi çağrısı:

zaten:

“Allah’tan başka ilah yoktur.”

çağrısıdır.

Ayetin:

“O diriltir ve öldürür.”

ifadesi de:

insanın:

hayat üzerindeki:

kontrolünün:

sınırını:

hatırlatır.

İnsan:

çok şey:

başarabilir.

Tıp:

ilerler.

Teknoloji:

ilerler.

İnsan ömrü:

uzayabilir.

Birçok hastalık:

tedavi edilebilir.

Ama:

insan:

hayatın:

nihai sahibi:

hâline:

gelmez.

Bu:

bilimi:

küçültmez.

Bilakis:

insanın:

bilim yaparken bile:

kendi sınırını:

bilmesini:

sağlar.

Ayet:

ardından:

şunu ister:

“Allah’a ve elçisine iman edin.”

Sonra:

daha da ileri:

gider:

“Ona uyun.”

Bu:

çok önemlidir.

Çünkü:

iman:

yalnız:

zihinsel bir:

kabul olarak:

bırakılmaz.

Hayata:

yansıması:

istenir.

Bir insan:

Hz. Muhammed’in:

Allah’ın elçisi:

olduğuna:

inanabilir.

Ama:

hayatında:

sürekli:

yalan söylüyor,

haksızlık yapıyor,

emanete:

ihanet ediyor,

insanları:

aşağılıyor

ve:

merhameti:

terk ediyorsa:

şu soru:

kaçınılmaz olur:

Peygambere inanmak hayatında neyi değiştirdi?

Çünkü:

“Ona uyun ki doğru yolu bulasınız.”

ifadesi:

iman ile:

hayat arasında:

bir bağ:

kurar.

Peygamber:

yalnız:

tarihte:

saygıyla anılan:

bir isim:

değildir.

Bir:

rehberdir.

Rehber:

sadece:

sevilmek için:

değil,

gösterdiği yolda yürünmek için

vardır.

Bu ayet:

bize:

dini kimliği:

üstünlük aracına:

dönüştürme:

tehlikesine karşı:

da:

çok güçlü:

bir düşünce:

verir.

Hz. Muhammed:

bütün insanlara:

gönderilmişse:

Müslümanın görevi:

insanları:

küçümsemek:

değil,

mesajı:

doğru,

adil,

merhametli

ve:

ahlaklı:

biçimde:

temsil etmektir.

Çünkü:

evrensel bir çağrının:

temsilcisi:

dar bir:

kibirle:

yaşayamaz.

“Hakikat bana ulaştı.”

cümlesi:

“Ben herkesten üstünüm.”

anlamına:

gelmez.

Daha doğru:

bir sonuç:

şudur:

“Bana ulaşan hakikate karşı daha fazla sorumluluğum var.”

Bu:

  1. ayette:
gördüğümüz:

şükür,

takva,

nur

ve:

rehberlik:

çizgisiyle de:

uyumludur.

Belki de A‘râf 158’in bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Peygamberin bütün insanlara gönderildiğine inanıyorsak, onun mesajını insanları küçümseyerek mi temsil ediyoruz, yoksa adalet, merhamet ve güzel ahlakla mı?

Çünkü:

evrensel bir:

mesajı:

dar bir:

kibirle:

temsil etmek:

büyük bir:

çelişkidir.

Ve ayetin:

son sözü:

bütün meseleyi:

özetler:

“Ona uyun ki doğru yolu bulasınız.”

Yani:

mesele:

yalnız:

peygamberin kim olduğunu:

bilmek değildir.

Asıl mesele:

onun gösterdiği yönün bizi gerçekten nereye götürdüğüdür.


“Evrensel bir peygambere inanmak, hakikati yalnız kendine ait bir ayrıcalık sanmak değildir. Hakikat sana ulaştıysa üstünlük değil, sorumluluk kazanırsın; rehbere sevgin de ancak gösterdiği yolda yürüdüğünde anlamını tamamlar.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt