📖 Âl-i İmrân Suresi 69. Ayette “Kitap Ehlinden Bir Grup Sizi Saptırmak İster; Oysa Onlar Farkında Olmadan Ancak Kendilerini Saptırırlar” İfadesi Ne | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 Âl-i İmrân Suresi 69. Ayette “Kitap Ehlinden Bir Grup Sizi Saptırmak İster; Oysa Onlar Farkında Olmadan Ancak Kendilerini Saptırırlar” İfadesi Ne

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,027
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Âl-i İmrân Suresi 69. Ayette “Kitap Ehlinden Bir Grup Sizi Saptırmak İster; Oysa Onlar Farkında Olmadan Ancak Kendilerini Saptırırlar” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan başkasının yolunu bozmak için gerçeği eğip bükerken yalnız karşısındakine zarar verdiğini sanabilir. Âl-i İmrân 69 ise aldatmanın ilk ve en derin yarasının çoğu zaman insanın kendi vicdanında açıldığını hatırlatır.”
Ersan Karavelioğlu

Âl-i İmrân Suresinin 69. ayetinde şöyle buyrulur:


“Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmayı arzu etti. Oysa onlar farkında olmadan ancak kendilerini saptırırlar.”


Bu ayet, önceki ayetlerde Hz. İbrahim’in kimliği ve gerçek takipçilerinin kim olduğu üzerine yürütülen tartışmanın ardından gelir.


65-68. ayetlerde Kur’an:


Hz. İbrahim’in ne Yahudi ne Hristiyan olduğunu,


hanîf ve Allah’a teslim olmuş biri olduğunu,


ona en yakın kişilerin de gerçekten onun yolunu izleyenler olduğunu


açıklamıştı.


  1. ayette ise artık tartışmanın başka bir boyutuna geçilir:

İnsan yalnızca yanlış bir görüşe sahip olmakla kalmayıp başkalarını da o yanlışlığa çekmeye çalışabilir mi?


Kur’an’ın cevabı:


evet.


Fakat ayet çok önemli bir sınırlama yapar:


“Kitap ehlinden bir grup.”


Yani bütün Kitap Ehli aynı şekilde suçlanmaz.


Eleştiri belirli bir grubun:


saptırma çabasına


yöneliktir.


1️⃣ “Kitap Ehlinden Bir Grup” İfadesi Neden Önemlidir ❓


Ayette:


“tâifetün min ehli’l-kitâb”


ifadesi kullanılır.


Yani:


“Kitap ehlinden bir grup.”


Bu son derece önemli bir dil tercihidir.


Kur’an:


“Bütün Yahudiler”


veya:


“Bütün Hristiyanlar”


demiyor.


Belirli bir kesimden söz ediyor.


Bu nedenle ayeti bütün Yahudi veya Hristiyanlara yöneltilmiş toplu bir suçlama hâline getirmek doğru değildir.


Kur’an’ın eleştirisi:


belirli davranış ve tutumadır.


2️⃣ Bu Grup Müslümanları Neden Saptırmak İstiyor Olabilir ❓


Ayet tek tek insanların niyetlerini ayrıntılı biçimde açıklamaz.


Bağlamda:


dinî rekabet,


Hz. İbrahim’in mirası,


peygamberlik iddiası,


vahyin doğruluğu


üzerine ciddi tartışmalar vardır.


Bazı kişiler:


Müslümanların inancını zayıflatmak,


onları kendi dinî çizgilerine çekmek


istemiş olabilir.


Fakat kesin niyet ayrıntılarını ayetin söylemediği ölçüde kesinleştirmemek gerekir.


3️⃣ “Sizi Saptırmak İsterler” Ne Demektir ❓


Ayette geçen fiil:


başkasını yolundan uzaklaştırmak,


yanlış yöne sevk etmek


anlamı taşır.


Buradaki sapma yalnız:


coğrafi yol kaybetmek


değildir.


İnanç,


hakikat,


ahlaki yöneliş


bakımından insanı yanlış yola çekmektir.


Bu, sıradan fikir ayrılığından daha ağır bir durumdur.


Çünkü kişi yalnız kendisi başka türlü düşünmüyor;


başkasının da hakikatten uzaklaşmasını istiyor.


4️⃣ Birini Kendi İnancına Davet Etmek ile Onu Saptırmaya Çalışmak Aynı Şey midir ❓


Hayır.


Bir insan kendi inancının doğru olduğunu düşünerek:


dürüstçe,


açıkça,


delille


başkasını ikna etmeye çalışabilir.


Bu normal bir düşünce ve inanç özgürlüğü alanıdır.


Saptırma ise:


bilerek yanlış bilgi vermek,


gerçeği gizlemek,


karşı tarafın zaaflarını kullanmak,


aldatıcı yöntemlere başvurmak


gibi ahlaki sorunlarla bağlantılıdır.


Dolayısıyla:


davet başka, manipülasyon başkadır.


5️⃣ Dinî Tartışmada Manipülasyon Nasıl Ortaya Çıkabilir ❓


Bir kişi:


karşı tarafın kutsal metnini bağlamından koparabilir.


Kendi metnindeki sorunlu kısmı gizleyebilir.


Tarihsel bilgiyi seçerek kullanabilir.


Karşı tarafın bilmediği şeylerden yararlanabilir.


Duygusal korkular oluşturabilir.


Böylece tartışma:


hakikati arama


olmaktan çıkar;


zihin yönetimine


dönüşür.


Âl-i İmrân 69’un eleştirdiği çizgi bu tür etik dışı yönlendirmeyi düşündürür.


6️⃣ “Oysa Ancak Kendilerini Saptırırlar” Ne Anlama Gelir ❓


Ayet çok çarpıcı biçimde saptırma girişiminin geri dönüşünü anlatır.


İnsan:


başkasına zarar verdiğini


sanır.


Ama yaptığı yanlışın ilk etkilerinden biri:


kendi ahlaki yapısı üzerinde


ortaya çıkar.


Çünkü kişi:


yalan söyledikçe yalana alışır.


Gerçeği çarpıttıkça kendi zihninde de hakikat duygusunu kaybedebilir.


Başkasını manipüle etmeye çalışırken:


kendi karakterini bozar.


7️⃣ Bir İnsan Başkasını Gerçekten Saptıramaz mı ❓


Ayetin anlamı:


“Hiç kimse başkasını hiçbir şekilde etkileyemez.”


değildir.


İnsanlar birbirini etkileyebilir.


Yanlış bilgi yayabilir.


Birini ikna edebilir.


Ancak Kur’an’ın vurgusu daha derindir:


Saptırma çabasının ahlaki yükü ve nihai zararı:


saptırmaya çalışan kişinin kendisine de döner.


Ayrıca insanın iman ve sorumluluğu tamamen başka birinin elinde değildir.


Her birey kendi tercihlerinden de sorumludur.


8️⃣ Başkasını Aldatan İnsan Neden Kendisine Zarar Vermiş Olur ❓


Çünkü her ahlaki davranış yalnız dış dünyayı değiştirmez.


İnsanı da şekillendirir.


Bir insan sürekli:


yalan söylerse


yalancı olmaya başlar.


İnsanları kullanırsa


ilişkileri araç olarak görmeye başlayabilir.


Hakikati çıkarına göre değiştirirse


zamanla kendi yalanına inanabilir.


Bu nedenle kötülük yalnız:


yaptığımız şey


değildir.


Aynı zamanda:


bizi dönüştüren şeydir.


9️⃣ “Farkında Değiller” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin sonunda:


“ve mâ yeş‘urûn”


denir.


Yaklaşık anlamıyla:


“Farkında değiller / sezmiyorlar.”


Bu çok önemli bir psikolojik vurgudur.


İnsan ahlaki olarak bozulurken her zaman bunu fark etmeyebilir.


Tam tersine kendisini:


akıllı,


başarılı,


stratejik


sanabilir.


Başkalarını kandırabildiği için güçlü hissedebilir.


Ama Kur’an:


Asıl kaybedenin sen olduğunu fark etmiyorsun


der.


🔟 İnsan Kendi Kendini Nasıl Saptırabilir ❓


İnsan bunu birçok biçimde yapabilir:


Gerçeği bildiği hâlde inkâr ederek.


Kendi çıkarını hakikatin önüne koyarak.


Sürekli kendisini haklı çıkararak.


Eleştiriye kapalı hâle gelerek.


Yanlışını savunmak için yeni yalanlar üreterek.


Bir süre sonra insanın en büyük problemi:


başkalarının onu kandırması


değil;


kendi oluşturduğu hikâyeye inanması


olabilir.


1️⃣1️⃣ İnsan Kendi Yalanına Gerçekten İnanabilir mi ❓


Evet.


Psikolojik olarak insan:


tekrar,


grup onayı,


çıkar,


duygusal ihtiyaç


nedeniyle kendi oluşturduğu anlatıya giderek daha fazla inanabilir.


Başlangıçta bilinçli biçimde çarpıtılan bir şey zamanla kişinin zihninde:


gerçek gibi


hissedilebilir.


Bu nedenle dürüstlük yalnız başkalarına karşı değil:


kendimize karşı da


gereklidir.


1️⃣2️⃣ Bu Ayet Propaganda ve Dezenformasyon Açısından Bugün de Anlamlı mı ❓


Son derece anlamlıdır.


Bugün:


siyasette,


savaşlarda,


sosyal medyada,


reklamda,


dinî tartışmalarda


bilgi bilinçli biçimde yönlendirilebilir.


Bir gerçek:


kesilebilir,


bağlamından çıkarılabilir,


duygusal başlıklarla sunulabilir.


Ama dezenformasyonu üreten toplum da uzun vadede zarar görür.


Çünkü insanlar gerçek ile yalanı ayırt edemez hâle geldiğinde:


toplumsal güven çöker.


Bu açıdan yalan, yalnız hedef alınan kişiyi değil:


yalanı üreten sistemi de zehirler.


1️⃣3️⃣ Din Adına Yanlış Bilgi Yaymak Neden Daha Ağır Bir Sorumluluk Olabilir ❓


Çünkü kişi yalnız kendi görüşünü değil:


Allah’ı,


peygamberi,


vahyi


temsil ettiğini iddia edebilir.


Bir insan:


“Allah böyle buyuruyor.”


diyerek aslında Allah’ın söylemediği bir şeyi söylerse çok ciddi bir sorumluluk doğar.


Bu nedenle dinî anlatımda:


kaynak kontrolü,


bağlam,


dürüstlük,


bilmediğinde “bilmiyorum” diyebilmek


çok önemlidir.


Önceki ayetteki bilgi tevazusu ile 69. ayetin saptırma eleştirisi burada birleşir.


1️⃣4️⃣ Bu Ayet Başka Dinlere Karşı Güvensizlik mi Öğretiyor ❓


Hayır.


Ayet açıkça:


“Kitap ehlinden bir grup”


der.


Bu, genelleme yapmamanın zaten ayetin içinde bulunduğunu gösterir.


Kur’an başka ayetlerde Kitap Ehli içinde:


dürüst,


ibadet eden,


emanete riayet eden


kişilerden de söz eder.


Dolayısıyla tek bir grubun davranışından hareketle bütün bir dini veya etnik topluluğu suçlamak ayetin ölçülü diline aykırı olur.


1️⃣5️⃣ Yanlış Yönlendirmeye Karşı İnsan Kendini Nasıl Koruyabilir ❓


İlk yöntem:


bilgi kontrolüdür.


Kaynağı sor.


Metnin tamamına bak.


Karşı görüşü de dinle.


Duygusal olarak çok hoşumuza giden bilgileri bile kontrol et.


Özellikle:


öfkemizi,


korkumuzu,


aidiyetimizi


hedefleyen mesajlara dikkat et.


Çünkü manipülasyon çoğu zaman yalnız akla değil:


duygulara


yönelir.


1️⃣6️⃣ Bir Bilginin Bizim İnancımızı Desteklemesi Onun Doğru Olduğunu Gösterir mi ❓


Hayır.


Bu çok önemli bir tuzaktır.


İnsan kendi inancını destekleyen bir haber gördüğünde:


daha az sorgulayabilir.


Karşıt haberlerde ise:


çok daha yüksek kanıt standardı


arayabilir.


Buna modern psikolojide doğrulama yanlılığı denir.


Hakikate sadakat ise şunu gerektirir:


Benim tarafımı desteklese bile yanlış bilgi yanlıştır.


Bu ahlaki olgunluk kolay değildir.


1️⃣7️⃣ 68. ve 69. Ayetler Birlikte Okunduğunda Nasıl Bir Karşıtlık Görürüz ❓


  1. ayette:

Hz. İbrahim’e gerçek yakınlığın:


ona uymak,


iman etmek


olduğu anlatılmıştı.


  1. ayette ise:

bir grubun insanları saptırmaya çalışması


anlatılır.


Böylece iki farklı dinî tavır ortaya çıkar:


Hakikatin yoluna uymak.


ve


başkasını hakikatten uzaklaştırmaya çalışmak.


Birincisi:


manevi yakınlık üretir.


İkincisi:


insanın kendi sapmasına dönüşür.


1️⃣8️⃣ Başkasını Yanlış Yola Sokmaya Çalışmanın İlk Kurbanı Neden Kişinin Kendisi Olabilir ❓


Çünkü insan her seçimiyle:


karakterini inşa eder.


Bir kişiyi kandırmak için:


yalan ürettiğinde,


kanıtı sakladığında,


gerçeği eğip büktüğünde


yalnız bir olay gerçekleştirmez.


Kendisine şunu öğretir:


“Çıkarım için hakikati değiştirebilirim.”


Bu ilke bir kez normalleştiğinde başka alanlara da yayılabilir.


Ve insan zamanla:


vicdanının sesini daha az duymaya


başlayabilir.


1️⃣9️⃣ Başkasını Kandırırken Aslında En Büyük Yalanı Kendimize Söylüyor Olabilir miyiz ❓


Âl-i İmrân 69’un insanın önüne koyduğu en derin soru belki budur.


İnsan bir başkasını yanıltırken kendisini güçlü hissedebilir.


“Onu kandırdım.”


diyebilir.


“Planım işe yaradı.”


diyebilir.


Fakat ayet çok farklı bir hesap çıkarır:


“Onlar ancak kendilerini saptırırlar; fakat farkına varmazlar.”


Bu, ahlakın en derin gerçeklerinden biridir.


Çünkü yalan yalnız karşıdaki insanın zihnine girmez.


Önce:


yalanı söyleyen insanın karakterinden geçer.


Bir insan her yalan söylediğinde:


kendi dürüstlüğünden bir şey eksiltebilir.


Her hakikati bilinçli biçimde çarpıttığında:


gerçekle kurduğu ilişki biraz daha bozulabilir.


Her manipülasyonda:


insanları kişi olarak değil,


kullanılacak araçlar


olarak görmeye başlayabilir.


Ve belki en tehlikelisi:


bir süre sonra kendisini hâlâ:


dürüst,


haklı,


iyi


biri olarak görmeye devam edebilir.


İşte:


“farkında değiller”


ifadesinin ağırlığı burada ortaya çıkar.


Ahlaki çöküş her zaman alarm sesiyle gelmez.


Bazen insan:


kazanırken kaybeder.


Başkalarını ikna ederken kendisini kandırır.


Tartışmayı kazanırken hakikatle bağını kaybeder.


Ve bu ayet insanı başkasının propagandasını eleştirmeden önce kendi davranışına bakmaya çağırır:


Bir bilgiyi yalnız bana yaradığı için yayıyor muyum?


Doğru olmadığını bildiğim bir şeyi kendi tarafımı güçlendirdiği için savunuyor muyum?


Bir insanın hatasını biliyorum diye onun hakkında olmayan şeyleri de ekliyor muyum?


Hakikat mi benim için önemli, yoksa benim tarafımın kazanması mı?


Çünkü Âl-i İmrân 69’un ölçüsüne göre:


Başkasını saptırmaya çalışırken insanın ilk kaybettiği şey, kendi hakikat duygusu olabilir.


“İnsan başkasını kandırdığını düşündüğünde başarı kazanmış olmayabilir; belki yalnız kendi vicdanını biraz daha susturmuştur. Âl-i İmrân 69, hakikati bozmanın en derin zararının önce onu bozan insanın içinde başladığını hatırlatır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt