📖 Abese Suresi 37. Ayette “O Gün Herkesin Kendisine Yetecek Bir İşi Vardır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Kıyamet Gününde İnsan Neden Başka Hiç Kimse

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,205
2,724,948
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Abese Suresi 37. Ayette “O Gün Herkesin Kendisine Yetecek Bir İşi Vardır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Kıyamet Gününde İnsan Neden Başka Hiç Kimseyle İlgilenemeyecek Kadar Kendi Hesabıyla Meşgul Olacaktır ❓


“Abese Suresi’nin otuz yedinci ayeti, insanın kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından neden uzaklaştığını tek cümleyle açıklar: ‘O gün herkesin kendisine yetecek bir işi vardır.’ Dünyada insan başkalarının hayatıyla meşgul olabilir; fakat hesap anında bütün perdeler kalkar ve insan kendi hayatının sonuçlarıyla yüzleşir. O gün en ağır mesele başkasının ne yaptığı değil, insanın kendisinin ne yaptığı olacaktır.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Abese Suresi 37. Ayet Ne Söyler ❓


Abese Suresi’nin 37. ayetinde:


“Likulli’mriin minhum yevmeizin şe’nun yuğnîh.”


buyrulur.


Bu ifade genel olarak:


“O gün onlardan her kişinin kendisine yetecek bir işi vardır.”


veya:


“O gün herkes kendisini meşgul edecek bir durum içindedir.”


şeklinde tercüme edilir.


Bu ayet, önceki üç ayette anlatılan şaşırtıcı kaçışın:


nedenini açıklar.


İnsan yakınlarından nefret ettiği için değil:


kendi hesabının ağırlığıyla meşgul olduğu için


onlardan uzaklaşır.


2️⃣ “Likulli’mriin” Ne Anlama Gelir ❓


“Likulli’mriin”:


“Her bir kişi için, her insan için”


anlamına gelir.


Buradaki vurgu:


istisnasız bireyselliğe


dikkat çeker.


Toplum içerisinde insan:


bir ailenin,


bir grubun,


bir milletin,


bir çevrenin


parçası olabilir.


Fakat hesap anında:


her bireyin kendi durumu vardır.


Kimliklerin ardında tek tek insanlar kalır.


3️⃣ “Şe’nun” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


“Şe’n”:


iş, mesele, durum, önemli uğraş


gibi anlamlara gelir.


Burada sıradan günlük bir işten söz edilmez.


İnsanı tamamen meşgul edecek:


çok ciddi bir durum


kastedilir.


Bu durum:


hesap,


akıbet,


yaptıklarının karşılığı


ve kişinin geleceğiyle


ilişkilidir.


İnsan için artık bundan daha önemli bir gündem yoktur.


4️⃣ “Yuğnîh” Ne Anlama Gelir ❓


“Yuğnîh” ifadesi bağlam içinde:


kişiyi bütünüyle meşgul eden, başkasıyla ilgilenmesine fırsat bırakmayan


bir durum anlamı taşır.


Bu nedenle ayetin mesajı:


“Herkesin işi var.”


gibi gündelik bir ifade değildir.


Daha güçlü biçimde:


“Her insan kendi durumuyla yeterince meşguldür.”


anlamındadır.


Kıyametin dehşeti ve hesabın ağırlığı:


insanın bütün dikkatini kendisine çevirecektir.


5️⃣ 34, 35 Ve 36. Ayetlerdeki Kaçışın Sebebi Burada Mı Açıklanıyor ❓


Evet.


Önce:


kardeşten kaçış


anlatılmıştı.


Sonra:


anne ve babadan.


Ardından:


eş ve çocuklardan.


İnsan doğal olarak:


“Neden?”


diye sorabilir.


  1. ayet cevabı verir:

Çünkü o gün herkes kendi meselesiyle meşguldür.


Böylece önceki ayetlerin dramatik görüntüsü:


bu ayette anlamını tamamlar.


6️⃣ İnsan Neden Başkasını Düşünemeyecek Kadar Meşgul Olacaktır ❓


Çünkü artık mesele:


nihai sonuçtur.


Dünya hayatında sorunlar genellikle geçicidir.


Bir sınav kaybedilebilir.


Para kaybedilebilir.


Bir iş değişebilir.


Bir ev satılabilir.


Fakat hesap günü insan:


hayatının tamamının sonucuyla


karşı karşıyadır.


Bu nedenle başka hiçbir gündem:


aynı ağırlığı taşımaz.


7️⃣ Kıyamet Günü Bencillik Mi Ortaya Çıkacaktır ❓


Ayetin anlattığı durumu basitçe:


“İnsanlar bencilleşecek.”


şeklinde açıklamak eksik olur.


Burada daha derin bir durum vardır:


olağanüstü korku ve bireysel hesap.


İnsan dünyadaki normal sosyal şartların çok dışında bir durumla karşılaşır.


Dolayısıyla davranış:


gündelik bencillikten çok:


her bireyin kendi akıbetiyle yüzleşmesinin yoğunluğu


ile ilgilidir.


8️⃣ İnsan Dünyada Neden Başkalarının Hesabıyla Bu Kadar Fazla Meşgul Olur ❓


İnsan çoğu zaman:


başkalarının hatalarını,


başkalarının hayatını,


başkalarının servetini,


başkalarının başarısını,


başkalarının günahlarını


konuşabilir.


Kendi hayatına bakmak ise:


daha zor olabilir.


Çünkü insan başkasını eleştirirken kendisini sorgulamak zorunda kalmaz.


Abese 37 bu bakışı tersine çevirir:


Bir gün senin önündeki en büyük mesele yalnızca kendi hesabın olacaktır.


9️⃣ Başkalarının Hataları Bizim Hatalarımızı Küçültür Mü ❓


Hayır.


Bir insan:


“Herkes yapıyordu.”


diyebilir.


Başka biri:


“Benden daha kötüler vardı.”


diyebilir.


Fakat bunlar kişinin kendi davranışının niteliğini değiştirmez.


Bir başkasının daha büyük yanlış yapmış olması:


bizim yanlışımızı doğru hâle getirmez.


Hesap fikri insanı sürekli:


başkalarıyla karşılaştırma alışkanlığından


uzaklaştırır.


🔟 İnsan Kendisini Başkalarıyla Kıyaslayarak Vicdanını Rahatlatır Mı ❓


Sıklıkla böyle olabilir.


İnsan:


“Ben en azından onun kadar kötü değilim.”


diyerek kendisini rahatlatabilir.


Bu psikolojik mekanizma kişinin:


kendi eksikliklerini görmesini


zorlaştırabilir.


Fakat ahlâkî gelişimin daha sağlıklı sorusu:


“Ben başkasından daha iyi miyim?”


değil,


“Ben yapmam gerekeni yaptım mı?”


olabilir.


Abese 37 insanı tam da bu kişisel sorumluluk alanına çeker.


1️⃣1️⃣ O Gün Soy, Servet Ve Statü Neden İkinci Planda Kalır ❓


Çünkü bunların hiçbiri:


kişinin yerine ahlâkî kararlar vermemiştir.


Servet insanın elinde olabilir.


Makam insanın unvanı olabilir.


Soyadı güçlü olabilir.


Fakat:


adaletli davranıp davranmadığı,


haksızlık yapıp yapmadığı,


iyiliği seçip seçmediği


kişinin kendi hayatıyla ilgilidir.


Kıyamet anlatısı:


dış statüler ile gerçek insan değeri arasındaki farkı


ortaya çıkarır.


1️⃣2️⃣ Dünyada İnsan Sorumluluğunu Başkalarına Atabilir Mi ❓


İnsan bunu deneyebilir.


“Ailem böyle yetiştirdi.”


“Çevrem böyleydi.”


“Herkes böyle yapıyordu.”


“Bana bunu onlar yaptırdı.”



gibi açıklamalar bazı durumlarda gerçekten etkili şartları gösterebilir.


Çevre ve yetiştirilme insan davranışını etkiler.


Fakat yetişkin insanın iradesi ve imkânı ölçüsünde:


kişisel sorumluluk tamamen ortadan kalkmaz.


Ahiret fikri bu noktayı güçlü biçimde vurgular.


1️⃣3️⃣ Kul Hakları Bu Ayetin Anlamını Daha Da Ağırlaştırır Mı ❓


Evet.


İnsan yalnızca kendisiyle ilgili davranışlardan değil:


başkalarına yaptıklarından da


sorumludur.


Birinin malını almak,


iftira etmek,


zulmetmek,


emanete ihanet etmek,


borcu bilinçli biçimde ödememek


veya başka bir insanın hakkını çiğnemek


kişisel hesabın parçası hâline gelebilir.


Dolayısıyla:


“Kendi hesabımla meşgulüm.”


ifadesi başkalarından bağımsızlık anlamına gelmez.


Tam tersine başkalarına yaptıklarımız da:


kendi hesabımızın içindedir.


1️⃣4️⃣ Hesap Günü Fikri Bugünkü Davranışlarımızı Nasıl Etkilemelidir ❓


İnsan kendisine düzenli olarak şu soruları sorabilir:


Kime haksızlık yaptım?


Kimin hakkı üzerimde kaldı?


Kimden özür dilemem gerekiyor?


Hangi sorumluluğu sürekli erteliyorum?


Elimdeki imkânları nasıl kullandım?



Böyle bir iç muhasebe:


ahiret hesabını beklemeden dünyada hesap görmek


anlamına gelir.


Bu da ahlâkî gelişim için güçlü bir yöntem olabilir.


1️⃣5️⃣ İnsan Neden Hesabını Sürekli Erteler ❓


Çünkü insan çoğu zaman:


zamanın çok olduğunu


varsayar.


“Yarın düzeltirim.”


“Sonra özür dilerim.”


“İleride daha iyi biri olurum.”


“Bir gün tövbe ederim.”


Fakat insan ne kendi ölümünün zamanını bilir ne de kıyametin zamanını.


Bu yüzden:


ahlâkî değişimi geleceğe ertelemek


riskli bir tutumdur.


Hayatın gerçek zamanı:


şimdidir.


1️⃣6️⃣ Ayetin Psikolojik Mesajı Nedir ❓


İnsan dikkatini sürekli dışarıya çevirdiğinde:


kendisiyle yüzleşmekten kaçabilir.


Başkalarının kusurlarını araştırmak kolaydır.


Kendi kusurlarımızı görmek:


daha acı vericidir.


Abese 37 insanın dikkatini dışarıdan içeriye çevirir.


Bir gün:


başkasının kariyeri,


başkasının serveti,


başkasının hataları


ve başkasının itibarı


önemsizleşecektir.


Geriye şu soru kalacaktır:


“Ben ne yaptım?”


1️⃣7️⃣ Ayetin Felsefi Mesajı Nedir ❓


İnsan hayatı büyük ölçüde ilişkiler içerisinde geçer.


Fakat kişinin ahlâkî merkezi:


kendi iradesidir.


Başkaları bizi etkileyebilir.


Bize yol gösterebilir.


Bizi kandırabilir.


Bizi teşvik edebilir.


Fakat nihayetinde insan:


kendi seçimlerinin öznesidir.


Abese 37 böylece bireysel sorumluluğun en radikal hâlini gösterir:


İnsan kalabalık içerisinde yaşar fakat kendi hayatının hesabıyla yüzleşir.


1️⃣8️⃣ 33’ten 37. Ayete Kadar Sahne Nasıl Gelişiyor ❓


  1. ayette:

kulakları sağır eden büyük ses


gelir.


  1. ayette insan:

kardeşinden kaçar.


  1. ayette:

annesinden ve babasından.


  1. ayette:

eşinden ve çocuklarından.


  1. ayette ise bütün bunların sebebi açıklanır:

“O gün herkesin kendisine yetecek bir işi vardır.”


Böylece kıyamet sahnesinin ilk bölümü tamamlanır.


Bir sonraki ayetlerde artık:


insanların yüzlerine


bakılacaktır.


Bazı yüzler:


aydınlık ve sevinçli,


bazıları ise:


kararmış ve kederli


olacaktır.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Kıyamet Gününde İnsan Neden Kendi Hesabıyla Bu Kadar Meşgul Olacaktır ❓


Abese Suresi 37. ayette:


“Likulli’mriin minhum yevmeizin şe’nun yuğnîh.”


buyrulur:


“O gün herkesin kendisine yetecek bir işi vardır.”


İnsan dünyada çok büyük bir kalabalığın içerisinde yaşayabilir.


Ailesi vardır.


Arkadaşları vardır.


İş arkadaşları vardır.


Takip ettiği insanlar vardır.


Kendisini takip edenler vardır.


Her gün:


başkaları hakkında yüzlerce şey


duyabilir.


Fakat bütün bu kalabalığın altında insanın kaçamayacağı tek bir hayat vardır:


kendi hayatı.


Bir gün insan:


“Başkası ne yaptı?”


diye soramayacak kadar:


“Ben ne yaptım?”


sorusuyla karşı karşıya kalacaktır.


Belki Abese 37’nin en sarsıcı tarafı budur.


Dünyada insan bütün ömrünü başkalarını değerlendirmekle geçirebilir.


Kim daha zengin?


Kim daha başarılı?


Kim daha hatalı?


Kim daha dindar?


Kim daha kötü?


Fakat hesap günü bütün bu karşılaştırmalar:


anlamını kaybeder.


Orada insanın önüne:


kendi hikâyesi


konulur.


Söyledikleri.


Sustukları.


Sevdikleri.


Kırdıkları.


Yardım ettikleri.


Haksızlık yaptıkları.


Eline fırsat geçtiğinde ne yaptığı.


Güçlü olduğunda nasıl davrandığı.


Kimse görmezken hangi insan olduğu.


Ve belki insanın bugünden kendisine sorabileceği en önemli soru şudur:


Bir gün yalnızca kendi hayatımın hesabıyla yüzleşeceksem, neden bugün başkalarının hayatını yargılamaya kendi hayatımı düzeltmekten daha fazla zaman ayırıyorum?


“Kıyamet günü insanı en çok meşgul edecek şey başkasının kusurları değil, kendi hayatının gerçeği olacaktır. Abese’nin ‘O gün herkesin kendisine yetecek bir işi vardır’ sözü bana şunu düşündürür: Başkalarının hesabını konuşmak kolaydır; zor olan, insanın kendi vicdanının karşısına oturup ‘Ben ne yaptım?’ diye sorabilmesidir. Belki gerçek hesap, büyük günden önce bu soruyu kendimize sorabildiğimiz anda başlar.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt