📖 Abese Suresi 33. Ayette “O Kulakları Sağır Eden Büyük Ses Geldiğinde” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Kıyametin O Dehşetli Sesi İnsanların Bütün

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,201
2,724,948
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Abese Suresi 33. Ayette “O Kulakları Sağır Eden Büyük Ses Geldiğinde” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Kıyametin O Dehşetli Sesi İnsanların Bütün Dünya Kaygılarını Nasıl Bir Anda Önemsizleştirecektir ❓


“Abese Suresi’nin otuz üçüncü ayeti, insanı bir anda dünyanın bütün alışkanlıklarından koparan büyük sahneyi açar: ‘O kulakları sağır eden büyük ses geldiğinde…’ İnsan hayatı boyunca para, makam, tartışma ve gelecek kaygılarıyla meşgul olabilir; fakat kıyametin o sarsıcı anında bütün bu gündemler anlamını yitirir. Çünkü insan ilk kez karşısında kaçamayacağı nihai gerçekle baş başa kalır.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Abese Suresi 33. Ayet Ne Söyler ❓


Abese Suresi’nin 33. ayetinde:


“Fe izâ câeti’s-sâhhah.”


buyrulur.


Bu ifade genel olarak:


“O kulakları sağır eden büyük ses geldiğinde…”


şeklinde tercüme edilir.


Buraya kadar surede insanın:


yaratılışı,


ölümü,


yeniden dirilişi


ve yeryüzündeki nimetler


anlatılmıştı.


Şimdi birden:


kıyamet sahnesine


geçilir.


2️⃣ “Es-Sâhhah” Ne Anlama Gelir ❓


“Es-sâhhah” son derece güçlü bir kelimedir.


Genel olarak:


kulakları sağır eden, insanı dehşete düşüren büyük ses


anlamıyla açıklanır.


Kelime, sıradan yüksek bir gürültüyü değil:


bütün dikkatleri üzerine çeken ve insanın başka hiçbir şeyi düşünemeyeceği kadar büyük bir ses


fikrini taşır.


Bu nedenle kıyametin isimlerinden biri gibi kullanılır.


3️⃣ Neden Kıyamet Bir “Ses” İle Anlatılır ❓


Ses insan üzerinde çok güçlü ve ani bir etki oluşturabilir.


Görmediğimiz bir şeyi bile:


bir sesle fark ederiz.


Ani ve çok güçlü bir ses:


insanı irkiltir,


düşüncesini keser,


bütün dikkatini o ana yöneltir.


Kur’an kıyametin gelişini böyle bir sesle anlatırken:


kaçınılmazlık, ani oluş ve sarsıcılık


duygusunu güçlendirir.


4️⃣ Bu Ses Sûra Üfürülmesiyle Aynı Şey Midir ❓


Klasik yorumlarda “sâhhah” çoğunlukla kıyametin büyük sesi ve sûra üfürülme sahneleriyle ilişkilendirilmiştir.


Kur’an’ın farklı surelerinde:


sûra üfürülmesi, büyük çağrı, sayha ve sarsıcı ses


gibi çeşitli ifadeler bulunur.


Bunların ayrıntılı fiziksel mekanizmasının nasıl olacağı açıklanmaz.


Temel mesaj:


dünya düzeninin sona erdiğini bildiren karşı konulamaz bir hadisenin gerçekleşeceğidir.


5️⃣ Ayet Neden “Geldiğinde” Diyerek Başlıyor ❓


“Fe izâ câet”:


“geldiğinde”


anlamına gelir.


Burada kıyamet:


olup olmayacağı tartışılan bir ihtimal


gibi değil,


gerçekleşeceği varsayılan:


kaçınılmaz bir gelecek olay


gibi anlatılır.


Kur’an’ın üslubunda gelecekteki kıyamet sahneleri bazen o kadar kesin biçimde anlatılır ki:


sanki insan onların içerisinde bulunuyormuş gibi


bir canlılık oluşur.


6️⃣ Kıyametin Sesi İnsanların Bütün Dikkatini Neden Bir Anda Değiştirecektir ❓


Çünkü insan gündelik hayatta önem verdiği şeyleri:


dünyanın devam edeceği varsayımıyla


önemser.


Yarın işe gidecektir.


Borç ödenecektir.


Bir görüşme yapılacaktır.


Bir yatırım planlanacaktır.


Fakat dünyanın bildiğimiz düzeni sona eriyorsa:


bu planların hepsinin zemini ortadan kalkar.


Böylece insanın önem sıralaması bir anda değişir.


7️⃣ Bugün Çok Büyük Görünen Sorunlar O Gün Neden Küçük Kalacaktır ❓


İnsan bugün:


bir tartışmayı,


iş kaybını,


itibar meselesini,


küçük bir rekabeti


hayatının en büyük problemi olarak görebilir.


Ama ölüm veya kıyamet gibi nihai gerçeklerle karşılaşıldığında:


bu meselelerin birçoğu görece küçülür.


Çünkü olayların büyüklüğünü belirleyen şeylerden biri:


hangi çerçeve içerisinde baktığımızdır.


Kıyamet en geniş çerçeveyi açar.


8️⃣ İnsan Neden Gündelik Kaygıları Mutlaklaştırır ❓


Çünkü insan yaşadığı ana çok yakındır.


Bugünkü problemi:


bütün hayatıymış gibi


hissedebilir.


Bir hafta sonra önemsizleşecek bir tartışma o anda devasa görünebilir.


Bu psikolojik durum insanın:


yakın olanı büyütmesi


ile ilgilidir.


Kıyamet anlatıları ise perspektifi genişletir:


“Bu olay sonsuzluk açısından ne kadar büyük?”


sorusunu sordurur.


9️⃣ Kıyameti Düşünmek Dünya Hayatını Değersizleştirir Mi ❓


Hayır.


Kur’an’ın yaklaşımında dünya:


geçici olduğu için anlamsız


değildir.


Tam tersine geçici olduğu için:


sorumluluk taşır.


Sınırlı zamanımız vardır.


Bu zaman içerisinde:


iyilik,


adalet,


sevgi,


çalışma,


üretim


ve sorumluluk


anlam kazanır.


Kıyameti düşünmek hayatı terk etmek değil:


hayatı daha doğru ölçmek


anlamına gelebilir.


🔟 “Kulakları Sağır Eden” İfadesi Mecaz Mı Gerçek Mi ❓


Ayetin ifadesi son derece güçlüdür.


Bunu:


gerçekten çok şiddetli bir ses


olarak anlayan yorumlar vardır.


Aynı zamanda ifade:


o sesin dehşetini ve başka her şeyi bastırmasını


anlatan güçlü bir tasvir olarak da görülebilir.


Metin kıyametin fiziksel akustiğini açıklamaz.


Asıl amaç:


insanın sarsılacağı büyüklükte bir hadiseyi


anlatmaktır.


1️⃣1️⃣ İnsan O Anda Başkalarını Düşünebilecek Mi ❓


Surenin hemen sonraki ayetleri çok çarpıcı bir cevap verecektir.


İnsan:


kardeşinden,


annesinden,


babasından,


eşinden


ve çocuklarından


kaçacaktır.


Bu, kıyamet dehşetinin:


insanın en güçlü dünyevî bağlarını bile ikinci plana itecek kadar büyük


olduğunu gösterir.


  1. ayet bu sahnenin kapısını açar.

1️⃣2️⃣ İnsan Neden En Yakınlarından Kaçacaktır ❓


Çünkü herkes:


kendi durumuyla


meşgul olacaktır.


Bu kaçışın ayrıntılı sebebi konusunda farklı yorumlar yapılmıştır.


Kişi:


hesaptan korkabilir,


başkasının kendisinden hak talep etmesinden çekinebilir


veya yaşadığı dehşet yüzünden yalnızca kendi kurtuluşuna odaklanabilir.


Temel mesaj şudur:


O gün insanın bireysel sorumluluğu tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacaktır.


1️⃣3️⃣ Kıyamet Anında Aile Bağları Yok Mu Olacaktır ❓


Aile bağlarının dünyadaki değeri yok sayılmaz.


Kur’an anne babaya,


eşlere,


çocuklara


ve akrabalığa büyük önem verir.


Fakat kıyamet sahnesinde:


hiçbir dünyevî bağ kişinin kendi hesabını ortadan kaldırmaz.


Yani insan:


“Benim ailem güçlüydü.”


diyerek kurtulmaz.


Sorumluluk:


kişiseldir.


1️⃣4️⃣ Bu Ayet İnsanın Kontrol Yanılsamasını Nasıl Sarsar ❓


İnsan hayatında kontrol kurmaya çalışır.


Takvim yapar.


Para biriktirir.


Sigorta yaptırır.


Riskleri hesaplar.


Bunların hepsi makul olabilir.


Fakat kıyamet anlatısı:


insanın kontrolünün mutlak olmadığını


hatırlatır.


Bir noktada insan:


kendisinden daha büyük bir gerçeklikle


karşılaşır.


Bu farkındalık kibri azaltabilir.


1️⃣5️⃣ Kıyametin Aniden Gelmesi Neden Ahlâkî Açıdan Önemlidir ❓


Çünkü insan:


“Daha sonra düzeltirim.”


diye düşünebilir.


Özür:


ertelenir.


Tövbe:


ertelenir.


İyilik:


ertelenir.


Haksızlıktan dönüş:


ertelenir.


Fakat ölümün veya kıyametin zamanı kesin biçimde bilinmiyorsa:


sonsuz erteleme garantisi yoktur.


Bu nedenle kıyamet bilinci:


ahlâkî ertelemeye karşı uyarı


işlevi görebilir.


1️⃣6️⃣ Ayetin Psikolojik Mesajı Nedir ❓


Büyük krizler insanın değer sıralamasını aniden değiştirebilir.


Bir insan günlük hayatta:


telefonunu,


parasını,


işini


çok önemli görebilir.


Ama ciddi bir tehlike anında:


hayatta kalmak ve sevdiklerini korumak


ön plana çıkar.


Abese 33 bunun en uç örneğini verir:


Kıyamet geldiğinde dünya gündeminin tamamı çöker.


Bu nedenle ayet şimdiden şu soruyu sordurur:


Gerçekten önemli olan nedir?


1️⃣7️⃣ Ayetin Felsefi Mesajı Nedir ❓


Abese 33 insanın:


geçici olanı mutlaklaştırma eğilimini


sorgular.


Para önemlidir.


Ama sonsuz değildir.


Makam önemlidir.


Ama ölümün ötesine taşınmaz.


Şöhret önemsenebilir.


Ama kıyamette takipçi sayısının anlamı kalmaz.


Böylece ayet insanı:


geçici değerlerle kalıcı değerleri birbirinden ayırmaya


çağırır.


Asıl soru:


Hayat sona erdiğinde hangi değerler hâlâ anlam taşıyacak?


1️⃣8️⃣ 24’ten 33. Ayete Kadar Neden Böylesine Sert Bir Geçiş Vardır ❓


24–32. ayetlerde:


su,


toprak,


tahıllar,


meyveler,


bahçeler,


otlaklar


ve nimetler


anlatılmıştı.


  1. ayet:

“Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için.”


diye bitmişti.


Hemen ardından:


“O kulakları sağır eden büyük ses geldiğinde…”


denilir.


Bu geçiş son derece anlamlıdır.


Dünya nimetleri vardır.


Ama:


sonsuz değildir.


Sofra vardır.


Bahçe vardır.


Hayat vardır.


Fakat bir gün:


dünya sahnesi kapanacaktır.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Kıyametin O Dehşetli Sesi İnsanların Bütün Dünya Kaygılarını Nasıl Bir Anda Önemsizleştirecektir ❓


Abese Suresi 33. ayette:


“Fe izâ câeti’s-sâhhah.”


buyrulur:


“O kulakları sağır eden büyük ses geldiğinde…”


Bu ayet insanın bütün gündelik gerçekliğini birkaç kelimeyle keser.


Bir saniye önce insan:


malını düşünüyor olabilir.


Makamını düşünüyor olabilir.


Kimin kendisine ne söylediğini düşünüyor olabilir.


Gelecek ay yapacağı planları hesaplıyor olabilir.


Sonra:


“Es-Sâhhah” gelir.


Ve bütün bu gündem:


bir anda anlamını kaybeder.


Çünkü insan artık:


hayatın kendisinin sona erdiği gerçekle


karşı karşıyadır.


Bu nedenle kıyamet anlatısı yalnız gelecekte olacak bir felaketi haber vermek için değil:


bugünkü değer sıralamamızı sorgulatmak


için de okunabilir.


Bugün bizi öfkelendiren şey:


gerçekten bu kadar önemli mi?


Yıllardır konuşmadığımız biriyle olan gurur savaşımız:


gerçekten hayatın merkezinde mi?


Daha fazla para uğruna kaybettiğimiz zaman:


geri gelecek mi?


Bir gün dünyanın bütün gürültüsünü susturacak daha büyük bir ses gelecekse:


bugün hangi sesleri gereğinden fazla büyütüyoruz?


Belki kıyameti düşünmenin en önemli faydalarından biri korkmak değil:


önemli olanı önemsiz olandan ayırmayı öğrenmektir.


Çünkü insan bazen hayatının tamamını:


bir gün hiçbir anlam taşımayacak şeyleri büyütmekle


geçirebilir.


“Kıyametin büyük sesi yalnız kulakları değil, insanın bütün yanlış önceliklerini de sarsacaktır. O anda para, makam, şöhret ve tartışmaların büyük bölümü anlamını kaybedecek. Abese’nin ‘O kulakları sağır eden büyük ses geldiğinde’ sözü bana şu soruyu düşündürür: Bir gün önemsizleşeceğini bildiğimiz şeylere bugün neden hayatımızın tamamını veriyoruz?”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt