🤍 Wilfred Bion'a Göre Kapsayıcı Ve Kapsanan Nedir ❓ Anne-Bebek İlişkisi, Terapi, Duygusal Taşıma Ve Ruhsal Sindirim Nasıl Anlaşılır ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,078
2,711,473
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🤍 Wilfred Bion'a Göre Kapsayıcı Ve Kapsanan Nedir ❓ Anne-Bebek İlişkisi, Terapi, Duygusal Taşıma Ve Ruhsal Sindirim Nasıl Anlaşılır ❓


“İnsan ruhu bazen kendi acısını tek başına taşıyamaz; o zaman başka bir zihnin sakinliği, içimizde dağılmak üzere olan duygulara ilk anlam kabını sunar.”
  • Ersan Karavelioğlu

Wilfred Bion'un psikanalitik düşünceye kazandırdığı en etkileyici kavramlardan biri kapsayıcı ve kapsanan ilişkisidir. Bu kavram, insan zihninin duygusal acıyı, kaygıyı, korkuyu, panik duygusunu, bedensel huzursuzluğu ve düşünülmemiş içsel deneyimleri nasıl taşıyabilir hale geldiğini anlamak için son derece derin bir kapı açar.


Bion'a göre insan doğduğunda kendi duygularını hemen anlayabilen, düzenleyebilen ve düşünebilen bir zihinle doğmaz. Bebek açlık, korku, yalnızlık, bedensel rahatsızlık ve ayrılık gibi yoğun deneyimleri yaşar; fakat bunları kendi başına anlamlandıramaz. Bu ham duygular, bebeğin içinde taşınması zor beta öğeleri gibidir. İşte burada bakım veren kişinin zihni devreye girer. Anne ya da bakım veren kişi, bebeğin bu ham duygusunu alır, içinde taşır, anlamlandırır, yatıştırır ve bebeğe daha sindirilmiş biçimde geri verir.


Bu ilişki Bion'un dilinde kapsayıcı ve kapsanan ilişkisidir. Kapsayıcı, ham duyguyu taşıyan ve dönüştüren zihin; kapsanan ise taşınmayı, anlaşılmayı ve dönüştürülmeyi bekleyen duygusal deneyimdir. 🌿




1️⃣ Wilfred Bion'a Göre Kapsayıcı Ve Kapsanan Nedir ❓


Wilfred Bion'a göre kapsayıcı ve kapsanan, bir zihnin başka bir zihinden gelen ham, yoğun ve taşınması zor duygusal deneyimi alıp işlemesi, anlamlandırması ve daha taşınabilir hale getirmesi sürecidir.


Bu kavram özellikle anne-bebek ilişkisini anlatmak için geliştirilmiştir; fakat yalnızca bebeklik dönemiyle sınırlı değildir. Terapi ilişkilerinde, sevgi bağlarında, dostluklarda, ailede, eğitimde ve insanın kendi iç dünyasında da bu süreç farklı biçimlerde devam eder. 🧠


Kapsayıcı şunu yapar:


Ham duyguyu alır.
Paniklemez.
Duyguyu hemen reddetmez.
Duyguyu içinde taşır.
Ona anlam vermeye çalışır.
Daha sakin ve düşünülür biçimde geri sunar.



Kapsanan ise şudur:


Korku olabilir.
Açlık paniği olabilir.
Terk edilme kaygısı olabilir.
Öfke olabilir.
Utanç olabilir.
Bedensel huzursuzluk olabilir.
Henüz kelimeye dönüşmemiş acı olabilir.



Bu nedenle kapsayıcı-kapsanan ilişkisi, insan zihninin gelişiminde temel bir ruhsal köprü gibidir. İnsan, önce başka bir zihnin içinde taşınır; sonra kendi duygularını kendi içinde taşımayı öğrenir.




2️⃣ Kapsayıcı Kavramı Ne Anlama Gelir ❓


Bion'un düşüncesinde kapsayıcı, yalnızca fiziksel olarak koruyan kişi değildir. Kapsayıcı, başka birinin taşımakta zorlandığı duygusal deneyimi kendi zihninde tutabilen, onu dağılmadan karşılayabilen ve anlamlandırabilen kişidir.


Anne bebeğin ağlamasını yalnızca rahatsız edici bir ses olarak duyarsa, bebeğin duygusu kapsanmaz. Fakat anne bebeğin ağlamasının ardındaki ihtiyacı, korkuyu ya da sıkıntıyı sezebilir ve ona sakin bir karşılık verebilirse, kapsayıcı işlev devreye girer. 🤍


Kapsayıcı şu özelliklere sahiptir:


Duygusal dayanıklılık
Sakinlik
Sezgisel anlama
Paniklemeden bekleme
Duyguyu reddetmeden taşıma
Anlamlandırıcı tepki verme
Karşısındakinin duygusunu kendi duygusuyla karıştırmama



Kapsayıcı zihin, gelen ham duyguyu aynen geri fırlatmaz. Onu dönüştürür.


Örneğin bebek panikle ağlar. Kapsayıcı anne içten içe şunu hisseder:


“Bu yalnızca gürültü değil; bebeğim korktu, aç kaldı, rahatsız oldu ya da kendini dağılmış hissediyor.”


Bu sezgi, bebeğin ruhsal dünyasına ilk anlam kabını sunar.




3️⃣ Kapsanan Kavramı Ne Anlama Gelir ❓


Kapsanan, kapsayıcıya gelen ham duygusal deneyimdir. Bu deneyim çoğu zaman işlenmemiş, düşünülmemiş, kelimeye dökülmemiş ve taşınması zor bir ruhsal malzemedir.


Bebek açısından kapsanan şey açlık, korku, bedensel huzursuzluk, panik, yalnızlık ya da dağılma hissi olabilir. Yetişkin açısından ise kapsanan şey yoğun kaygı, öfke, utanç, terk edilme korkusu, anlamsız boşluk, bedensel sıkışma ya da düşünülmemiş travmatik bir iz olabilir. 🌫️


Kapsananın temel özelliği şudur:


Kişi onu yaşar ama henüz düşünemez.


Kapsanan deneyim şöyle görünebilir:


“İçimde kötü bir şey var ama ne olduğunu bilmiyorum.”
“Çok öfkeliyim ama öfkemin altında ne var anlayamıyorum.”
“Boğazım düğümlendi ama ne söylemek istediğimi bilmiyorum.”
“Bir anda panikledim, sanki her şey dağılacak.”



Kapsanan duygu kendi başına taşınamazsa dışarı atılmak istenir. Kişi bağırabilir, susabilir, kaçabilir, yansıtabilir, bedenselleştirebilir ya da ilişkiyi kriz alanına çevirebilir.


Kapsayıcı ilişki bu ham duyguyu hemen yok etmez; ona bir zihin alanı açar.




4️⃣ Kapsayıcı-Kapsanan İlişkisi Anne-Bebek Bağında Nasıl Çalışır ❓


Bion'a göre anne-bebek ilişkisi, kapsayıcı-kapsanan sürecinin en temel örneğidir. Bebek, henüz kendi duygularını düşünemediği için onları bakım veren kişinin zihnine adeta gönderir. Anne bu duyguları alır, anlamlandırır ve daha taşınabilir hale getirir.


Bebek açlık yaşadığında bunu yalnızca biyolojik açlık olarak değil, bazen yok edici bir panik gibi deneyimleyebilir. Anne bebeği beslediğinde, tuttuğunda, yatıştırdığında ve ses tonuyla güven verdiğinde bu ham panik daha anlamlı bir deneyime dönüşür. 👶


Bebekteki Ham DeneyimAnnenin Kapsayıcı TepkisiBebeğe Geri Dönen Anlam
Açlık PaniğiBesleme ve sakin temas“İhtiyacım karşılanabilir.”
KorkuKucağa alma ve yatıştırma“Korku taşınabilir.”
YalnızlıkYakınlık ve ses“Ben terk edilmedim.”
Bedensel RahatsızlıkBakım ve dikkat“Bu duyum anlaşılabilir.”
Dağılma HissiSakin varlık“Yeniden bütünleşebilirim.”

Bu süreç tekrarlandıkça bebek kendi içinde şunu öğrenir:


“İçimdeki yoğun duygu beni yok etmek zorunda değil; bir zihin onu taşıyabilir, anlayabilir ve yatıştırabilir.”


Bu, ileride çocuğun ve yetişkinin kendi duygularını düzenleyebilmesinin temelidir.




5️⃣ Kapsayıcı İşlev Alfa İşleviyle Nasıl Bağlantılıdır ❓


Kapsayıcı işlev, Bion'un alfa işlevi kavramıyla doğrudan bağlantılıdır. Alfa işlevi, ham duygusal deneyimleri düşünülebilir ve sembolleştirilebilir hale getiren zihinsel kapasitedir. Kapsayıcı kişi, başkasından gelen ham beta öğelerini kendi alfa işleviyle işler.


Bebek kendi beta öğelerini işleyemez. Anne bu ham deneyimleri alır ve kendi alfa işleviyle dönüştürür. Böylece bebeğin deneyimi daha taşınabilir hale gelir. 🌌


Süreç şöyle işler:


AşamaBioncu Anlamı
Bebek ham duygu yaşarBeta öğeleri ortaya çıkar
Anne duyguyu alırKapsayıcı işlev devreye girer
Anne duyguyu işlerAlfa işlevi çalışır
Bebek sakinleşirDuygu daha taşınabilir hale gelir
Süreç tekrar ederBebekte içsel alfa işlevi gelişir

Bu nedenle kapsayıcı-kapsanan ilişkisi yalnızca duygusal destek değildir. Aynı zamanda zihinsel gelişimin temelidir.


İnsan, duygularını düşünmeyi başlangıçta tek başına öğrenmez. Bir başka zihnin kapsayıcı varlığı, insana kendi iç dünyasını anlamlandırmayı öğretir. 🕯️




6️⃣ Kapsayıcı Başarısız Olduğunda Ne Olur ❓


Kapsayıcı işlev yeterince çalışmadığında kişi ham duygusuyla yalnız kalabilir. Bebek açısından bu, yoğun kaygıların yatıştırılamaması anlamına gelir. Yetişkin açısından ise kişi duygusal olarak anlaşılmadığını, taşınmadığını ve içerideki hamlığın geri kendisine fırlatıldığını hissedebilir.


Kapsayıcı başarısız olduğunda duygu dönüştürülemez. Beta öğesi beta olarak kalır. 🌑


Bu durumda ortaya çıkabilecek sonuçlar:


Duyguyu düşünmekte zorlanma
Bedensel gerilim
Panik ve dağılma hissi
Ani öfke patlamaları
Duyguyu başkasına yansıtma
İlişkilerde yoğun güvensizlik
Kendi duygularını kötü ya da tehlikeli sanma
İhtiyaç duyduğunda utanma veya korkma



Örneğin çocuk korktuğunda bakım veren kişi onun korkusunu anlamak yerine “abartma”, “sus”, “bunda korkacak ne var” derse, çocuk korkusunun anlaşılabilir değil, utanılması gereken bir şey olduğunu öğrenebilir.


Kapsanmayan duygu zamanla şu inanca dönüşebilir:


“İçimde olan şey taşınamaz, anlaşılmaz ve tehlikelidir.”


Bu inanç, ileride kişinin kendi duygularından kaçmasına veya onları başkalarına yansıtmasına neden olabilir.




7️⃣ Kapsayıcı İlişki Duygusal Taşımayı Nasıl Sağlar ❓


Duygusal taşıma, kişinin yoğun duygusunun başka bir zihin tarafından paniklemeden, saldırmadan, küçümsemeden ve reddedilmeden karşılanmasıdır. Kapsayıcı ilişki, duygunun hemen çözülmesini değil, önce taşınmasını sağlar.


Bu çok önemlidir. Çünkü bazı duygular hemen çözüm istemez; önce duyulmak, tutulmak ve anlamlandırılmak ister. 🤍


Duygusal taşıma şöyle görünebilir:


“Şu an çok korkmuş gibisin.”
“Bu seni gerçekten incitmiş.”
“Bunu hemen çözmek zorunda değiliz, önce anlamaya çalışalım.”
“İçinde büyük bir öfke var ama onun altında kırgınlık da olabilir.”
“Bu duygu çok yoğun; yine de birlikte taşıyabiliriz.”



Kapsayıcı kişi, karşısındakinin duygusunu kendine saldırı olarak algılamadan bir süre taşıyabilir. Bu, özellikle terapi ve yakın ilişkilerde çok dönüştürücüdür.


Duygusal taşıma insanın içinde şu yeni deneyimi oluşturur:


“Benim duygum karşımdakini yok etmiyor. Demek ki bu duygu düşünülebilir ve taşınabilir.”


Bu deneyim, ruhsal güvenin en derin kaynaklarından biridir.




8️⃣ Kapsayıcı-Kapsanan İlişkisi Terapide Nasıl Görünür ❓


Terapide kapsayıcı-kapsanan ilişkisi çok merkezi bir yere sahiptir. Hasta terapiye yalnızca sözcükler getirmez; bazen anlamlandıramadığı öfke, boşluk, panik, utanç, kıskançlık, değersizlik, suçluluk ya da bedensel huzursuzluk getirir.


Bioncu terapist, bu ham duygusal malzemeyi hemen yorumlamaya ya da düzeltmeye çalışmaz. Önce onu kendi zihninde taşır, anlamaya çalışır ve terapötik alanda sindirir. 🕯️


Terapötik DurumKapsayıcı Süreç
Hasta yoğun öfke getirirTerapist öfkenin altında ne olduğunu taşır
Hasta boşluk hissederTerapist boşluğu aceleyle doldurmaz
Hasta terapisti suçlarTerapist yansıtılan duyguyu anlamaya çalışır
Hasta kelime bulamazTerapist sessizliği düşünsel alanda tutar
Hasta panik yaşarTerapist sakin kapsayıcı işlev sunar

Terapi bu anlamda duyguların hemen çözüldüğü yer değil; düşünülemeyen duyguların düşünülür hale geldiği yerdir.


Hasta zamanla şunu öğrenebilir:


“İçimdeki bu duygu beni parçalamak zorunda değil. Bir zihinde tutulabiliyor, anlam kazanabiliyor ve bana daha taşınabilir biçimde geri dönebiliyor.”


Bu öğrenme, terapinin en derin iyileştirici etkilerinden biridir.




9️⃣ Kapsayıcı Terapist Ne Yapar ❓


Kapsayıcı terapist, hastanın ham duygusunu hemen açıklamaya çalışan biri değildir. O, hastanın ruhsal deneyimini acele etmeden, yargılamadan, savunmaya geçmeden ve kendi teorilerini hastanın üzerine kapatmadan dinlemeye çalışır.


Bion'un terapötik anlayışında bu tutum çok önemlidir. Çünkü hasta bazen kendi içinde taşıyamadığı duyguyu terapiste yansıtır. Terapist bu duyguyu geri fırlatırsa süreç bozulur. Fakat taşıyabilirse, dönüşüm başlar. 🌿


Kapsayıcı terapist:


Dinler.
Bekler.
Duyguyu taşır.
Paniklemez.
Acele yorum yapmaz.
Kendi içinde oluşan duyguları fark eder.
Hastanın düşünemediği deneyimi düşünmeye çalışır.
Ham duyguyu daha anlaşılır biçimde hastaya geri sunar.



Kapsayıcı terapist şunu temsil eder:


“Bu duygu çok yoğun olabilir; fakat birlikte düşünülmeye başlayabilir.”


Bu, özellikle travma, psikotik kaygılar, ağır utanç, yoğun terk edilme korkusu ve parçalanma hissi yaşayan kişiler için çok değerlidir.


Çünkü bazı insanlar için en iyileştirici şey, önce anlaşılmak değil; dağılmadan taşınabilmektir.




1️⃣0️⃣ Kapsayıcı-Kapsanan İlişkisi Yakın İlişkilerde Nasıl Görülür ❓


Kapsayıcı-kapsanan ilişkisi yalnızca anne-bebek ya da terapist-hasta ilişkisinde değil, yakın ilişkilerde de görülür. Sevgi ilişkilerinde, dostlukta, aile bağlarında ve güvenli insan temasında bir kişi diğerinin duygusunu bir süre taşıyabilir.


Bu, karşı tarafın bütün yükünü almak değildir. Daha çok, onun duygusunu yok saymadan, paniklemeden ve küçümsemeden yanında kalabilmektir. 🤍


Yakın ilişkide kapsayıcı davranışlar:


Dinlemek
Hemen savunmaya geçmemek
Karşı tarafın duygusunu küçümsememek
“Bunda ne var” dememek
Yoğun duyguyu kişisel saldırı gibi almadan anlamaya çalışmak
Duyguyu adlandırmaya yardım etmek
Çözümden önce temas kurmak



Örneğin biri şöyle diyebilir:


“Cevap vermeyince içimde terk edilmiş gibi bir duygu oluştu.”


Kapsayıcı cevap şöyle olabilir:


“Demek bu sende güçlü bir yalnızlık ya da terk edilme hissi uyandırdı. Bunu anlamaya çalışıyorum.”


Kapsayıcı olmayan cevap ise şöyle olabilir:


“Abartıyorsun, saçmalama.”


İki cevap arasındaki fark, ilişkinin ruhsal kalitesini belirler. Biri duyguyu dönüştürür; diğeri duyguyu daha da ham bırakır.




1️⃣1️⃣ Kapsayıcı-Kapsanan İlişkisi Ebeveynlikte Neden Hayatidir ❓


Ebeveynlikte kapsayıcı işlev hayatidir çünkü çocuk kendi duygularını düzenlemeyi ebeveynin zihni aracılığıyla öğrenir. Çocuk öfkelendiğinde, korktuğunda, utandığında, kıskandığında ya da hayal kırıklığı yaşadığında, ebeveynin tepkisi çocuğun iç dünyasında kalıcı izler bırakır.


Ebeveyn çocuğun duygusunu kapsadığında çocuk duygularını düşman olarak görmez. Onları tanımayı, taşımayı ve ifade etmeyi öğrenir. 🌱


Kapsayıcı ebeveyn tepkileri:


“Çok kızdın çünkü istediğin olmadı.”
“Korktun, buradayım.”
“Üzüldüğünü görüyorum.”
“Bunu istememen normal, ama birlikte nasıl yapacağımızı bulalım.”
“Şu an duygun çok büyük geldi, biraz sakinleşelim.”



Kapsayıcı olmayan tepkiler:


“Sus.”
“Abartma.”
“Bunda ağlayacak ne var ❓
“Kızman çok ayıp.”
“Beni üzüyorsun.”



Kapsayıcı ebeveynlik, çocuğun her istediğini yapmak değildir. Sınır da vardır, düzen de vardır, öğretme de vardır. Fakat sınır, çocuğun duygusunu yok saymadan kurulur.


Çocuk böylece şunu öğrenir:


“Duygularım kabul edilebilir; davranışlarım ise yönlendirilebilir.”


Bu ayrım ruhsal gelişim için çok önemlidir.




1️⃣2️⃣ Kapsayıcı İşlev İlişkilerde Sınırlarla Nasıl Dengelenir ❓


Kapsayıcı olmak, sınırsızca taşımak demek değildir. Bu çok önemli bir noktadır. Bioncu anlamda kapsama, kişinin başkasının tüm duygusal yükünü kendi üzerine alması ya da kendini feda etmesi değildir.


Sağlıklı kapsayıcı işlev, duyguyu anlamaya açık olmak ile kendi sınırlarını korumak arasındaki dengedir. 🧱


Sağlıklı kapsama şöyle der:


“Duygunu anlamaya çalışıyorum ama bu duygunun bütün sorumluluğu bana ait değil.”


Sağlıksız kapsama ise şöyle olabilir:


“Senin tüm acını ben çözmeliyim, yoksa seni sevmiş olmam.”


Bu fark özellikle ilişkilerde çok önemlidir.


Sağlıklı KapsamaSağlıksız Taşıma
Duyguyu anlamaya çalışırDuygunun tüm sorumluluğunu üstlenir
Sınır korurKendini feda eder
Karşılıklı ilişki kurarTek taraflı yük taşır
Duyguyu dönüştürürDuyguda boğulur
ŞefkatlidirKurtarıcı rolüne girer

Kapsayıcı olmak, karşı tarafın her davranışını kabul etmek değildir. Bir insanın duygusunu anlamak, onun yıkıcı davranışlarını onaylamak anlamına gelmez.


Gerçek kapsama, hem şefkat hem sınır taşıyabilir.




1️⃣3️⃣ Kapsayıcı Eksikliği Yetişkinlikte Nasıl Görünür ❓


Çocuklukta yeterince kapsanmamış duygular, yetişkinlikte çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir. Kişi kendi duygularını anlamakta, taşımakta ve düzenlemekte zorlanabilir. Yoğun duygu geldiğinde panikleyebilir, kopabilir, öfkelenebilir ya da tamamen içine kapanabilir. 🌫️


Kapsayıcı eksikliği yetişkinlikte şöyle görülebilir:


Duyguları adlandıramamak
Yoğun kaygıda dağılmak
Hemen savunmaya geçmek
İlişkilerde küçük olaylara büyük tepki vermek
Kendi ihtiyacından utanmak
Duyguyu bedende taşımak
Yardım istemekte zorlanmak
Başkasının duygusunu taşıyamamak
Eleştiriyi yıkıcı bir saldırı gibi yaşamak



Bu kişinin iç dünyasında şu inanç bulunabilir:


“Duygular çok tehlikeli; ya beni boğar ya da karşımdakini yok eder.”


Kapsayıcı eksikliği yaşayan kişi bazen ya hiç duygu göstermemeye çalışır ya da duygu geldiğinde onu düzenlemekte zorlanır.


İyileşme, güvenli ilişkilerde duygunun taşınabilir olduğunu yeniden öğrenmekle başlar.




1️⃣4️⃣ Kapsayıcı-Kapsanan İlişkisi Bedensel Gerilimi Nasıl Hafifletebilir ❓


İnsan duygusunu düşünemediğinde beden çoğu zaman o duyguyu taşır. Göğüste sıkışma, boğazda düğüm, mide gerginliği, kas kasılması ya da genel huzursuzluk bazen ruhun kelime bulamamış halidir.


Kapsayıcı bir ilişki, bu bedensel gerilimin arkasındaki duygunun anlaşılmasına yardım edebilir. 🧍


Örneğin kişi şöyle hisseder:


“Boğazım düğümlendi.”


Kapsayıcı bir zihin bunu hemen tıbbi ya da mekanik bir olaya indirgemeden, ruhsal anlamı da düşünebilir:


“Söyleyemediğin bir şey mi var ❓
“Kırıldın ama ifade edemedin mi ❓
“İçinde tutulmuş bir öfke olabilir mi ❓



Bu, bedensel belirtileri basite almak değildir. Bedensel belirtiler gerektiğinde tıbbi olarak da değerlendirilmelidir. Fakat ruhsal düzeyde, kapsayıcı ilişki bedende taşınan duyguyu kelimeye yaklaştırabilir.


Duygu kelime buldukça beden bazen yalnız kalmaz. Çünkü zihin artık bedene şunu söylemeye başlar:


“Bunu sadece sen taşımayacaksın; ben de anlamaya çalışacağım.”


Bu, ruhsal sindirimin bedensel yükü hafifletme yollarından biridir.




1️⃣5️⃣ Kapsayıcı-Kapsanan İlişkisi Grup Dinamiklerinde Nasıl Çalışır ❓


Bion grup dinamikleri üzerine de çok önemli çalışmalar yapmıştır. Bir grup içinde de kapsayıcı işlev bulunabilir ya da bulunmayabilir. Sağlıklı bir grup, üyelerinin kaygılarını, belirsizliklerini ve çatışmalarını düşünerek taşıyabilir. Sağlıksız grup ise kaygıyı günah keçisi yaratma, panik, saldırı, kaçış ya da kurtarıcı beklentisiyle dışarı atabilir. 🌍


Grup içinde kapsayıcı işlev varsa:


Kaygı konuşulabilir.
Farklı görüşler taşınabilir.
Bir kişi hemen suçlu ilan edilmez.
Belirsizlikle kalınabilir.
Grup gerçek görevini düşünebilir.



Kapsayıcı işlev yoksa:


Grup panikler.
Bir düşman arar.
Liderden mucize bekler.
Farklı sesleri tehdit gibi görür.
Düşünmek yerine tepki verir.



Kapsayıcı GrupKapsayıcı Olmayan Grup
Kaygıyı düşünürKaygıyı dışarı atar
Sorumluluk alırSuçlu arar
Gerçeklikle temas ederFanteziye kaçar
Farklılığı taşırFarklılığı tehdit sayar
Çalışma grubu olurTemel varsayım grubuna kayar

Bu nedenle kapsayıcı işlev sadece bireysel değil, toplumsal ve kurumsal düzeyde de çok önemlidir.


Bir toplumun olgunluğu, kaygılarını düşünme kapasitesiyle ölçülebilir.




1️⃣6️⃣ Kapsayıcı Olmak Neden Bilinmeyene Tahammül Gerektirir ❓


Kapsayıcı olmak, her şeyi hemen bilmek ve çözmek demek değildir. Tam tersine, kapsayıcı kişi bazen bilmediği halde yanında kalabilen kişidir. Bion'un düşüncesinde bu çok önemlidir. Çünkü ruhsal hakikat çoğu zaman acele cevaplarla değil, bilinmeyene tahammül ederek ortaya çıkar.


Bir bebek ağladığında anne her zaman ağlamanın nedenini hemen bilemeyebilir. Bir terapist hastanın duygusunu hemen açıklayamayabilir. Bir dost karşısındakinin acısını hemen çözemeyebilir. Fakat kapsayıcı işlev, bu bilinmezliğin içinde dağılmadan kalabilmektir. 🕯️


Kapsayıcı zihin şöyle der:


“Henüz tam bilmiyorum ama buradayım.”
“Bunu birlikte anlamaya çalışabiliriz.”
“Hemen çözmek zorunda değilim; önce taşıyabilirim.”



Kapsayıcı olmayan zihin ise bilinmeyene dayanamaz:


Hemen öğüt verir.
Hemen susturur.
Hemen suçlar.
Hemen konuyu değiştirir.
Hemen mantıkla kapatır.



Oysa bazı duyguların ilk ihtiyacı çözüm değil, kapsanmadır.


Bilinmeyene tahammül, kapsayıcı zihnin en büyük erdemlerinden biridir.




1️⃣7️⃣ İnsan Kendi İçinde Kapsayıcı İşlevi Nasıl Geliştirir ❓


İnsan zamanla kendi içinde bir kapsayıcı işlev geliştirebilir. Bu, kişinin yoğun duygular karşısında hemen dağılmadan, saldırmadan, kaçmadan ya da kendini yargılamadan durabilmesi demektir.


İçsel kapsayıcı işlev, kişinin kendi içinde güvenli bir zihinsel alan oluşturmasıdır. 🌱


Bu kapasite şu yollarla gelişebilir:


Duyguyu adlandırmak
Bedensel duyumu fark etmek
Hemen tepki vermeden beklemek
Kendine yargılayıcı değil, meraklı yaklaşmak
Güvenli ilişkilerde duyguları paylaşmak
Yazı yazarak iç deneyimi düzenlemek
Rüyaları ve iç imgeleri ciddiye almak
Terapiyle işlenmemiş duyguları anlamlandırmak



İçsel kapsayıcı ses şöyle konuşur:


“Şu an çok yoğun bir duygu yaşıyorum ama bu duygu beni yok etmek zorunda değil.”
“Bunu hemen dışarı atmak yerine anlamaya çalışabilirim.”
“Bu bedensel sıkışmanın ardında bir korku ya da kırgınlık olabilir.”
“Kendimi suçlamadan da ne olduğunu düşünebilirim.”



İnsan kendi içinde böyle bir alan geliştirdikçe, duygular daha az tehditkar hale gelir. Ruh, kendi kendini taşımayı öğrenir.




1️⃣8️⃣ Kapsayıcı-Kapsanan İlişkisi Ruhsal Büyümeyi Nasıl Sağlar ❓


Kapsayıcı-kapsanan ilişkisi ruhsal büyümeyi sağlar çünkü insan, daha önce taşınamayan duygularını zamanla düşünebilir hale getirir. Bu süreç, yalnızca sakinleşme değil; zihnin genişlemesidir.


Kişi artık her yoğun duyguda parçalanmaz. Her kaygıda kaçmaz. Her öfkede saldırmaz. Her utançta kendini yok etmez. Her boşlukta paniğe kapılmaz. 🌿


Ruhsal büyüme şu dönüşümlerle gerçekleşir:


ÖnceSonra
Ham duyguAnlamlı duygu
PanikDüşünülebilir kaygı
Bedensel sıkışmaAdlandırılabilir iç deneyim
YansıtmaKendine ait duyguyu fark etme
DağılmaTaşıyabilme
KopuşTemas içinde kalabilme
DüşünememeDüşünmeye başlama

Kapsayıcı ilişki insanın iç dünyasında şu yeni inancı kurar:


“Duygularım taşınabilir. Acım düşünülebilir. Karanlığım anlam bulabilir.”


Bu inanç, ruhsal dayanıklılığın temelidir.


Bion'un kavramı bize şunu öğretir: İnsan yalnızca sevildiğinde değil, anlamlandırıldığında da büyür. Çünkü anlam, acının içindeki dağılmayı yavaş yavaş bütünlüğe çevirir.




1️⃣9️⃣ Son Söz ❓ İnsan Kapsandığında Duygusu Karanlık Bir Yük Olmaktan Çıkıp Anlama Dönüşür​


Wilfred Bion'a göre kapsayıcı ve kapsanan ilişkisi, insan zihninin gelişiminde en temel ruhsal süreçlerden biridir. Bebek kendi ham duygularını tek başına taşıyamaz; annenin zihnine, sesine, temasına ve sezgisel kapsamasına ihtiyaç duyar. Anne bu duyguları alır, işler, yatıştırır ve bebeğe daha taşınabilir biçimde geri verir. Böylece bebek zamanla kendi duygularını düşünmeyi öğrenir.


Bu süreç yalnızca bebeklikte kalmaz. İnsan hayatı boyunca bazen başka bir zihnin kapsayıcı varlığına ihtiyaç duyar. Terapi odasında, güvenli bir dostlukta, sevgi ilişkisinde, aile bağında ya da insanın kendi iç sesiyle kurduğu ilişkide aynı temel hakikat tekrar eder: Taşınamayan duygu, kapsandığında düşünülmeye başlar.


Kapsayıcı olmak, birinin acısını hemen çözmek değildir. Bazen sadece o acının karşısında dağılmadan, küçümsemeden, saldırmadan ve kaçmadan durabilmektir. Çünkü bazı duyguların ilk ihtiyacı cevap değil, alan bulmaktır. Bazı yaralar öğütle değil, anlaşılabilir bir sessizlikle yumuşar. Bazı karanlıklar hemen aydınlatılamaz; önce bir zihinde tutulmayı bekler.


Bion'un derin mesajı şudur: İnsan zihni, başka bir zihnin kapsayıcı ışığında kendi iç karanlığını düşünmeyi öğrenir. Sonra bu ışık yavaş yavaş insanın içine yerleşir. Kişi artık kendi duygularını daha az düşman, daha az felaket, daha az taşınamaz görmeye başlar.


İnsan kapsandığında, ruhunun ham acısı yalnızca ağırlık olmaktan çıkar; kelimeye, anlama, düşünceye ve büyümeye doğru dönüşmeye başlar.


“Bir ruhun en büyük ihtiyacı bazen çözülmek değil, dağılmadan tutulmaktır; çünkü tutulabilen acı, zamanla kendi anlamını doğurur.”
  • Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt