📖 Nisâ Suresi 157. Ayette “Biz Allah’ın Elçisi Meryem Oğlu Mesih İsa’yı Öldürdük Demeleri Sebebiyle... Oysa Onu Öldürmediler ve Çarmıha Germediler

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,309
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nisâ Suresi 157. Ayette “Biz Allah’ın Elçisi Meryem Oğlu Mesih İsa’yı Öldürdük Demeleri Sebebiyle... Oysa Onu Öldürmediler ve Çarmıha Germediler; Fakat Onlara Öyle Gösterildi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Nisâ 157, Hz. İsa’nın akıbeti konusunda Kur’an’ın kendine özgü ve son derece güçlü bir iddiasını ortaya koyar: İnsanların kesin bildiklerini sandıkları bir olayın hakikati, onların zannettiğinden farklı olabilir.”
Ersan Karavelioğlu

Nisâ Suresi’nin 157. ayeti, Kur’an’ın Hz. İsa hakkında söylediği en önemli ve aynı zamanda Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam arasındaki en büyük teolojik ayrımlardan birini oluşturan ayetlerden biridir.


Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:


“Bir de ‘Biz Allah’ın elçisi Meryem oğlu Mesih İsa’yı öldürdük’ demeleri sebebiyle... Oysa onu öldürmediler ve çarmıha germediler; fakat onlara öyle gösterildi. Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı kesin bir şüphe içindedirler. Bu konuda zanna uymaktan başka kesin bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler.”


Bir sonraki ayette ise:


“Bilakis Allah onu kendisine yükseltti.”


denilecektir.


Dolayısıyla 157 ve 158. ayetler birlikte okunmalıdır.


1️⃣ Nisâ Suresi 157. Ayetin Temel Mesajı Nedir ❓


Ayetin temel iddiası son derece açıktır:


Kur’an’a göre Hz. İsa düşmanları tarafından kesin anlamda öldürülmemiş ve çarmıhta öldürülerek ortadan kaldırılmamıştır.


İnsanlar onun öldürüldüğünü düşünmüş olabilir.


Fakat Kur’an olayın görünen yüzüyle gerçek sonucu arasında fark bulunduğunu bildirir.


Bu nedenle ayet:


“Onu kesin olarak öldürmediler.”


vurgusuyla sona erer.


2️⃣ “Biz Mesih İsa’yı Öldürdük” Sözü Neden Özellikle Aktarılıyor ❓


Çünkü burada sadece bir ölüm olayı değil, kibirli bir iddia vardır.


Sözün anlamı adeta şöyledir:


“Allah’ın elçisi olduğunu söyleyen kişiyi biz ortadan kaldırdık.”


Kur’an bu iddiaya cevap verir.


İnsanlar Hz. İsa üzerinde nihai hâkimiyet kurduklarını sanmış olabilirler.


Fakat ayete göre olay onların düşündüğü biçimde sonuçlanmamıştır.


3️⃣ Kur’an Hz. İsa’yı Gerçekten “Mesih” ve “Allah’ın Elçisi” Olarak mı Tanımlar ❓


Evet.


Ayet Hz. İsa için açıkça:


“Meryem oğlu Mesih İsa, Allah’ın elçisi”


ifadesini kullanır.


Bu çok önemlidir.


Kur’an Hz. İsa’nın peygamberliğini reddetmez.


Tam tersine onu;


Mesih,


Allah’ın elçisi


ve Meryem’in oğlu


olarak onurlandırır.


İslam ile Hristiyanlık arasındaki temel ayrım, İsa’nın önemli olup olmadığı konusunda değil, onun mahiyeti ve akıbetinin nasıl anlaşılacağı konusundadır.


4️⃣ “Onu Öldürmediler” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Kur’an’ın açık ifadesine göre Hz. İsa’nın düşmanları onu nihai anlamda öldürmeyi başaramamıştır.


Bu, İslamî Hz. İsa anlayışının temel unsurlarından biridir.


Kur’an burada tarihsel olay hakkında kendi vahiy perspektifini ortaya koyar.


Bu nedenle Müslüman gelenekte yaygın kabul, Hz. İsa’nın çarmıhta öldürülmediği yönündedir.


5️⃣ “Onu Çarmıha Germediler” Ne Demektir ❓


Ayetin Arapçasındaki ifade:


“ve mâ salebûhu”


yani:


“onu çarmıha germediler”


şeklindedir.


Ancak bu ifadenin olayın fiziksel ayrıntıları bakımından nasıl anlaşılması gerektiği konusunda İslam düşüncesinde çeşitli açıklamalar ortaya çıkmıştır.


Ortak Kur’anî vurgu şudur:


Hz. İsa’nın düşmanları, onun hayatına son verdiklerini sandıkları biçimde başarıya ulaşmamışlardır.


6️⃣ “Fakat Onlara Öyle Gösterildi” Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin en çok tartışılan bölümü budur:


“ve lâkin şubbihe lehum.”


Genel anlamıyla:


“Fakat onlara öyle gösterildi.”


veya:


“Olay onlara benzer/karışık gösterildi.”


şeklinde çevrilir.


Kur’an burada ayrıntılı biçimde:


Kim çarmıha gerildi?


Nasıl bir benzetme oldu?


Tam olarak ne yaşandı?


sorularının cevabını vermez.


Bu nedenle ayetin söylemediği ayrıntıları kesin gerçekmiş gibi sunmamak gerekir.


7️⃣ Başka Birinin Hz. İsa’ya Benzetildiği Kesin midir ❓


Klasik tefsirlerde yaygın açıklamalardan biri budur.


Bazı rivayetlerde başka bir kişinin Hz. İsa’ya benzetildiği ve onun çarmıha gerildiği anlatılmıştır.


Fakat Kur’an’ın kendisi o kişinin kim olduğunu söylemez.


Bu çok önemlidir.


Yahuda mıydı?


Başka biri miydi?


Gönüllü bir havari miydi?


Bu konuda farklı rivayetler vardır.


Dolayısıyla:


“Kesin olarak şu kişi çarmıha gerildi.”


demek Kur’an’ın açıkça bildirdiğinden daha ileri gitmek olur.


8️⃣ Ayetin Asıl Vurgusu Kim Çarmıha Gerildi Sorusu mudur ❓


Asıl vurgu bu değildir.


Ayetin temel vurgusu:


Hz. İsa’yı kesin olarak öldürdükleri iddiasının yanlışlığıdır.


Kur’an olayın teknik ayrıntılarını açıklamaktan çok sonucu bildirir.


İnsanların elinde kesin bilgi bulunmadığını söyler.


Bu yüzden ayetin sonunda tekrar:


“Onu kesin olarak öldürmediler.”


denilir.


9️⃣ “Onun Hakkında İhtilafa Düşenler Şüphe İçindedir” Ne Demektir ❓


Ayet, Hz. İsa’nın akıbeti konusunda farklı görüşlerin ve belirsizliğin bulunduğunu söyler.


İnsanlar bir olayın dış görünüşünü görmüş olabilir.


Fakat olayın gerçek mahiyetini tam olarak bilmiyor olabilirler.


Kur’an bu nedenle:


“Bu konuda kesin bilgileri yoktur.”


der.


Bu ifade insan bilgisinin sınırlarını da hatırlatır.


🔟 “Zandan Başka Bir Şeye Uymuyorlar” Ne Anlama Gelir ❓


Zan, kesin bilgi bulunmayan konuda güçlü tahmin anlamına gelebilir.


Kur’an burada insanların Hz. İsa’nın ölümü konusunda kesin bilgi iddiasını sorgular.


Yani:


Gördüğünüz şeyi yorumlamış olabilirsiniz.


Bir rivayeti kabul etmiş olabilirsiniz.


Ama Kur’an’a göre nihai gerçek bundan farklıdır.


Ayet böylece görüntü ile hakikati birbirinden ayırır.


1️⃣1️⃣ Hristiyanlık Bu Konuyu Nasıl Görür ❓


Hristiyanlığın ana akım inancında Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesi, ölmesi ve ardından dirilmesi inancın merkezindedir.


Özellikle İsa’nın çarmıhtaki ölümü;


kurtuluş,


günahların bağışlanması


ve diriliş


doktrinleriyle yakından ilişkilidir.


Kur’an ise Nisâ 157’de bu anlatının merkezindeki İsa’nın çarmıhta öldürülmesi iddiasını reddeden farklı bir teolojik perspektif ortaya koyar.


Bu, iki din arasındaki gerçek ve önemli bir inanç farklılığıdır.


1️⃣2️⃣ Tarihçiler Hz. İsa’nın Çarmıha Gerilmesi Konusunda Ne Söyler ❓


Modern tarih araştırmalarında ana akım tarihçilerin büyük çoğunluğu, tarihsel kaynaklara dayanarak İsa’nın Roma yönetimi altında çarmıha gerildiğini kabul eder.


Ancak tarih bilimi ile vahye dayalı teolojik iddia aynı yöntemle çalışan alanlar değildir.


Kur’an’ın iddiası teolojik-vahiy temelli bir iddiadır.


Bu nedenle Nisâ 157’yi açıklarken iki alanı birbirine karıştırmamak gerekir:


Tarihsel akademik değerlendirme başka, Kur’an’ın iman iddiası başkadır.


1️⃣3️⃣ Bu Ayet Bütün Yahudileri Hz. İsa’nın Ölümünden Sorumlu mu Tutuyor ❓


Hayır.


Bu ayeti bütün Yahudilere veya sonraki nesillere kolektif suç yüklemek için kullanmak doğru değildir.


Ayet belirli tarihsel kişiler ve belirli iddialar bağlamında konuşur.


Yüzyıllar sonra yaşayan insanların, atalarının işlemiş olabileceği bir fiilden dolayı otomatik biçimde suçlu sayılması adalet ilkesiyle bağdaşmaz.


Ayet antisemitizm veya kolektif nefret için bir gerekçe değildir.


1️⃣4️⃣ Roma Yönetiminin Tarihsel Rolü Neden Önemlidir ❓


Tarihsel Hristiyan anlatılarında çarmıha germe Roma hukuk düzeni içinde gerçekleşen bir idam yöntemi olarak ele alınır ve Pontius Pilatus dönemiyle ilişkilendirilir.


Dolayısıyla Hz. İsa’nın ölümü meselesini:


“Bir bütün olarak Yahudiler İsa’yı öldürdü.”


şeklinde etnik bir suçlamaya dönüştürmek hem tarihsel açıdan kaba bir genelleme hem de ahlâken tehlikelidir.


Nisâ 157’nin amacı bir halkı sonsuza kadar suçlamak değildir.


1️⃣5️⃣ Kur’an Hz. İsa’yı Neden Özellikle Koruyor ❓


Çünkü Kur’an’a göre Hz. İsa Allah’ın seçkin elçilerinden biridir.


Onun;


mucizevi doğumu,


peygamberliği,


mucizeleri


ve Allah tarafından desteklenmesi


birçok ayette anlatılır.


Nisâ 157’de de onu öldürdüklerini söyleyenlere karşı ilahî bir düzeltme yapılır.


Bir sonraki ayette bunun devamı gelecektir:


“Bilakis Allah onu kendisine yükseltti.”


1️⃣6️⃣ “Onu Kesin Olarak Öldürmediler” İfadesindeki Tekrar Neden Önemlidir ❓


Çünkü ayet başta:


“Öldürmediler ve çarmıha germediler.”


der.


Sonunda tekrar:


“Onu kesin olarak öldürmediler.”


der.


Bu tekrar, Kur’an’ın vermek istediği temel mesajın ne olduğunu gösterir.


Ayrıntılar konusunda farklı yorumlar bulunabilir.


Ama ayetin merkezinde değişmeyen iddia şudur:


Hz. İsa’nın düşmanları onun üzerinde sandıkları nihai zaferi elde edememiştir.


1️⃣7️⃣ Nisâ 156 ile Nisâ 157 Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


  1. ayette Hz. Meryem’e atılan büyük iftira anlatılmıştı.
  2. ayette ise Hz. İsa hakkında ileri sürülen:

“Onu öldürdük.”


iddiası gündeme gelir.


Böylece anne ve oğul hakkında iki ağır iddia art arda ele alınır:


Meryem’in iffetine yönelik iftira.


İsa’nın öldürüldüğüne ilişkin övünçlü iddia.


Kur’an her ikisine de karşı çıkar.


1️⃣8️⃣ Nisâ 157 Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Ayet tarihsel ve teolojik bir konu anlatmasına rağmen çok evrensel bir düşünce de taşır:


Gördüğün şey ile gerçekte olan her zaman aynı olmayabilir.


İnsan çoğu zaman:


“Ben gördüm.”


“Ben duydum.”


“Herkes böyle biliyor.”


diyerek kesin hüküm verir.


Ama bilgi eksik olabilir.


Görüntü yanıltıcı olabilir.


Rivayet yanlış olabilir.


Nisâ 157 insanı özellikle kesin bilgi iddiası konusunda epistemik tevazuya çağırır.


1️⃣9️⃣ Nisâ 157’nin En Derin Mesajı Nedir ❓


Nisâ Suresi 157. ayet, İslam’ın Hz. İsa anlayışının merkezindeki en önemli ifadelerden birini ortaya koyar:


“Onu kesin olarak öldürmediler.”


İnsanlar zafer kazandıklarını sanmış olabilir.


Bir peygamberi susturduklarını düşünmüş olabilir.


Tarihsel görüntü öyle görünmüş olabilir.


Fakat Kur’an:


“Hakikat sizin sandığınız gibi değildi.”


der.


Bu, yalnızca Hz. İsa’nın akıbeti hakkında bir iddia değildir.


Daha geniş bir hakikat anlayışı da taşır.


İnsan bazen görünene çok güvenir.


Gördüğünü gerçeğin tamamı sanır.


Duyduğunu bilgi sayar.


Çoğunluğun kabul ettiğini kesin hakikat zanneder.


Ama ayet:


“Kesin bilgin var mı?”


diye sorar.


Ve Hz. İsa örneğinde çok güçlü bir ayrım yapar:


Görünüş başka olabilir.


İnsanların anlatısı başka olabilir.


Allah’ın bildirdiği hakikat başka olabilir.


Bu ayetin Hristiyanlıkla İslam arasındaki önemli bir teolojik ayrılığı temsil ettiğini dürüstçe kabul etmek gerekir.


Fakat bu ayrılık;


nefret,


hakaret


veya başka dinlerin mensuplarını aşağılamak


için kullanılmamalıdır.


Teolojik olarak farklı düşünebiliriz.


Ama insan onurunu ve adaleti korumak yine de zorundayız.


Belki de Nisâ 157’nin bugünün insanına bıraktığı en güçlü soru şudur:


Kesin bildiğimi sandığım şeylerin ne kadarı gerçekten bilgiye dayanıyor, ne kadarı yalnızca tekrar edilen anlatılara ve zanna dayanıyor?


“İnsan bazen gördüğünü hakikatin tamamı sanır; oysa görüntü ile gerçek arasında büyük bir mesafe olabilir. Bilgelik, yalnızca bilmekte değil, neyi kesin bilmediğini fark edebilmekte de başlar.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt