Müzzemmil Suresi 4. Ayette Gece İbadetini Artırmak Ve Kur’an’ı Tane Tane Okumak Ne Anlama Gelir
“Kur’an’ı tane tane okumak, kelimeleri yalnızca dilden geçirmek değil; her ayetin anlamını kalbe indirmek ve hayatın içine taşımaktır.”
Ersan Karavelioğlu
Müzzemmil Suresi’nin 4. ayetinde şöyle buyrulur:
“Yahut buna biraz ekle ve Kur’an’ı ağır ağır, tane tane oku.”
Bu ayet, bir önceki ayette belirtilen gece ibadeti süresine gerektiğinde biraz daha eklenebileceğini bildirmekte ve Kur’an’ın tertil üzere okunmasını emretmektedir.
Buradaki temel amaç, Kur’an’ı mümkün olduğunca hızlı bitirmek değil; ayetlerin doğru okunması, anlaşılması, düşünülmesi ve insanın iç dünyasında karşılık bulmasıdır.
Bir önceki ayette Hz. Muhammed’e gecenin yarısı kadar veya bundan biraz daha azında ibadet etmesi bildirilmişti.
Bu ayette ise:
“Yahut buna biraz ekle.”
buyrularak ibadet süresinin gecenin yarısından biraz daha fazla olabileceği belirtilmektedir.
Böylece üç farklı ölçü ortaya çıkmaktadır:
• Gecenin yaklaşık yarısı
• Yarısından biraz daha azı
• Yarısından biraz daha fazlası
Bu seçenekler, gece ibadetinin ciddi bir disiplin gerektirdiğini; ancak mekanik ve değişmez bir saat hesabına bağlanmadığını gösterir.
İnsanların fiziksel gücü, ruh hâli ve hayat şartları her gün aynı olmayabilir.
Bazı geceler insan:
• Daha dinç olabilir
• Daha uzun süre ibadet edebilir
• Kur’an okumaya daha fazla yoğunlaşabilir
• Duasını uzatmak isteyebilir
Bazı geceler ise yorgunluk, hastalık veya günlük sorumluluklar nedeniyle daha kısa bir ibadet yapabilir.
Ayet, temel disiplini korurken insana makul bir hareket alanı sunmaktadır.
Ayette geçen “tertil” kelimesi; bir şeyi düzenli, ölçülü, açık ve birbirinden ayırarak yapmak anlamına gelir.
Kur’an’ı tertil üzere okumak:
• Harfleri doğru çıkarmak
• Kelimeleri birbirine karıştırmamak
• Gereken yerlerde durmak
• Acele etmemek
• Anlam üzerinde düşünmek
• Ayetlerin mesajını kavramaya çalışmak
demektir.
Tertil, yalnızca güzel sesle okumak değildir. Doğru telaffuz, bilinç, anlayış ve düşünceyi birlikte kapsayan bir okuma biçimidir.
Kur’an, sıradan bir metin gibi hızla okunup geçilmesi için gönderilmemiştir.
Her ayet:
• Bir anlam taşır
• Bir soru ortaya koyar
• Bir davranışı eleştirir
• Bir hakikati hatırlatır
• İnsanı düşünmeye çağırır
• Ahlaki bir sorumluluk yükler
İnsan hızlı okuduğunda kelimeleri seslendirebilir; fakat anlamların üzerinde duramayabilir.
Tane tane okumak, ayetlerin insanın zihninde ve vicdanında yer edinmesine imkân verir.
Kur’an’ı doğru ve güzel okumak değerlidir. Ancak güzel ses tek başına yeterli değildir.
Bir kişi Kur’an’ı etkileyici bir sesle okuyabilir; fakat ayetlerin anlamını düşünmeyebilir. Başka bir kişi ise sesi çok güçlü olmadığı hâlde ayetleri dikkatle okuyup hayatıyla ilişkilendirebilir.
İdeal okuma:
• Doğru telaffuz
• Ölçülü ses
• Anlamı kavrama
• Ayet üzerinde düşünme
• Mesajı hayata uygulama
unsurlarını bir araya getirmelidir.
Kur’an’ın sesi kulağa, anlamı akla, mesajı ise davranışlara ulaşmalıdır.
Tertil üzere okumak, yalnızca kelimeleri gereksiz biçimde uzatmak anlamına gelmez.
Asıl amaç:
• Okumayı anlaşılır hâle getirmek
• Ayetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamak
• Dinleyenin takip etmesine imkân vermek
• Okuyanın anlam üzerinde düşünmesini kolaylaştırmak
şeklindedir.
Yavaşlık tek başına tertil değildir. İnsan çok yavaş okuyup yine düşünmeyebilir.
Tertil; ölçülü hız, doğru okuyuş ve bilinçli düşüncenin birleşmesidir.
Kur’an’ı baştan sona okumak değerli bir ibadettir. Ancak sadece kısa sürede bitirmiş olmakla övünmek, Kur’an’ın temel amacını gölgeleyebilir.
Bir kitabı hızlı bitirmek, onu mutlaka anlamak anlamına gelmez.
Kur’an okurken insanın kendisine şu soruları sorması gerekir:
• Bu ayet ne söylüyor?
• Kime hitap ediyor?
• Hangi davranışı eleştiriyor?
• Benden neyi değiştirmemi istiyor?
• Bu mesajın hayatımdaki karşılığı nedir?
Bazen bir ayet üzerinde uzun süre düşünmek, çok sayıda sayfayı anlamadan okumaktan daha dönüştürücü olabilir.
Gece, gündüze göre daha sessiz ve dikkat dağıtıcı unsurlardan daha uzak olabilir.
Gece saatlerinde:
• Telefonlar daha az çalar
• Günlük işler azalır
• İnsanlarla iletişim sınırlanır
• Zihin dış uyaranlardan uzaklaşır
• İnsan kendi iç dünyasına daha kolay döner
Bu şartlar, Kur’an’ın yalnızca okunmasını değil, derinlemesine düşünülmesini de kolaylaştırabilir.
Bu nedenle ayet, gece ibadetiyle tertil üzere Kur’an okumayı birbirine bağlamaktadır.
Evet. Kur’an’ın amacı yalnızca metnin seslendirilmesi değildir.
Ayetlerde:
• Allah’ın rahmeti anlatılıyorsa ümit edilmeli
• Azap uyarısı varsa insan kendisini sorgulamalı
• Adalet emrediliyorsa davranışlar gözden geçirilmeli
• Geçmiş toplumlar anlatılıyorsa ibret alınmalı
• İnsan yaratılışı anlatılıyorsa varoluş düşünülmeli
Kur’an okuyucusu ayetleri kendisinin dışındaki insanlara yöneltilmiş mesajlar gibi görmemelidir.
Her ayette önce kendi hayatını sorgulamalıdır.
Tecvid, Kur’an harflerinin çıkış yerlerine ve okuma kurallarına uygun şekilde okunmasını sağlayan ilimdir.
Tertil ise tecvidi de içine alan daha geniş bir anlayıştır.
Tertil:
• Harflerin doğru okunmasını
• Kelimelerin açık söylenmesini
• Duraklara dikkat edilmesini
• Anlamın korunmasını
• Okumanın düşünerek yapılmasını
kapsar.
Bu nedenle tecvid, tertilin önemli bir parçasıdır; fakat tertil yalnızca teknik kurallardan ibaret değildir.
Kur’an’ın Arapça metnini okumak İslam geleneğinde bir ibadet olarak kabul edilir. Ancak insanın okuduğu mesajı anlamaya çalışması da son derece önemlidir.
Arapça bilmeyen bir insan:
• Güvenilir bir meal okuyabilir
• Ayetlerin açıklamalarını araştırabilir
• Kelimelerin temel anlamlarını öğrenebilir
• Farklı yorumları karşılaştırabilir
• Ayetin bağlamını inceleyebilir
Kur’an’ın Arapça okunması ile anlamının öğrenilmesi birbirinin alternatifi değildir.
İkisi birlikte yürütülebilir.
Kur’an sadece bilgi vermek için değil, insanı değiştirmek için indirilmiştir.
Kur’an okuyan kişi:
• Yalan söylemeye devam ediyorsa
• Haksızlık yapıyorsa
• Yetim hakkı yiyorsa
• Kibirli davranıyorsa
• İnsanları küçümsüyorsa
• Merhametten uzaklaşıyorsa
okuduğu ayetlerin ahlaki mesajını hayatına yeterince taşımamış olabilir.
Kur’an’ın gerçek etkisi, sesin güzelliğinden önce insanın karakterinde görülmelidir.
Ezber, Kur’an’ın korunması ve ibadetlerde okunması açısından önemlidir. Ancak ezberlenen ayetlerin anlamı davranışlara yansımadığında eksik bir ilişki ortaya çıkar.
İnsan adalet ayetlerini ezberleyip adaletsiz davranabilir. Merhamet ayetlerini okuyup insanlara acımasız davranabilir. Kibir eleştirilerini bilip kendisini herkesten üstün görebilir.
Kur’an’ı yaşamak:
• Bilgiyi davranışa dönüştürmek
• Ayeti vicdana yerleştirmek
• Hataları kabul etmek
• Kendini değiştirmeye çalışmak
• Ahlaki sorumluluk almak
demektir.
Kur’an’ın hafızada bulunması değerlidir; fakat asıl hedef onun insanın ahlakında görünmesidir.
Kur’an okurken insan bazen duygulanabilir, ağlayabilir veya derin bir huzur hissedebilir. Ancak herkes aynı duygusal tepkiyi vermeyebilir.
Duygulanmak samimiyetin işareti olabilir; fakat tek ölçü değildir.
İnsan gözyaşı dökmeden de:
• Ayeti anlayabilir
• Hatasını fark edebilir
• Bir karar alabilir
• Davranışını değiştirebilir
• Daha adil bir insan olabilir
Kur’an’ın etkisi yalnızca gözyaşında değil, insanın sonrasında verdiği kararlarda da görülür.
1
Evet. Modern insan birçok şeyi hızla tüketmeye alışmıştır.
Hızlı konuşmak, hızlı izlemek, hızlı okumak ve hemen sonuç almak istemek sabırsızlığı artırabilir.
Tertil üzere okumak ise insana:
• Yavaşlamayı
• Dikkatini toplamayı
• Anlamı beklemeyi
• Kelimeler üzerinde durmayı
• Acele karar vermemeyi
öğretir.
Bu açıdan Kur’an’ı tane tane okumak, yalnızca bir okuma biçimi değil; aynı zamanda sabır ve dikkat eğitimidir.
Kur’an okumada sesin anlaşılır, ölçülü ve doğal olması önemlidir.
Okuyucu:
• Kelimeleri açık söylemeli
• Anlamı bozacak aşırılıklardan kaçınmalı
• Gösteriş amacı taşımamalı
• Başkalarını rahatsız edecek derecede bağırmamalı
• Okumayı sanatsal bir gösteriye dönüştürmemeli
Güzel ses Kur’an’ın dinlenmesini kolaylaştırabilir. Ancak ses, mesajın önüne geçmemelidir.
İnsan okuyucunun sesine hayran olup ayetin ne söylediğini unutuyorsa asıl amaç gölgelenmiş olabilir.
Modern insan Kur’an okumak için uzun saatler bulamayabilir. Ancak kısa fakat düzenli bir program oluşturabilir.
Örneğin:
• Her gün birkaç ayet okuyabilir
• Ardından Türkçe anlamına bakabilir
• Bir ayet üzerinde birkaç dakika düşünebilir
• Ayetin hayatındaki karşılığını yazabilir
• Anlamadığı bölümleri araştırabilir
• Okuduğu mesajdan bir davranış hedefi çıkarabilir
Önemli olan çok sayfa okumak değil; okunan ayetle gerçek bir ilişki kurmaktır.
Bir ayetin insanın hayatını değiştirmesi, yüzlerce ayetin düşünülmeden okunmasından daha etkili olabilir.
Ayet, bilgi ile davranış arasında güçlü bir bağ kurmaktadır.
Kur’an’ı tertil üzere okumak:
• Önce doğru duymayı
• Sonra doğru anlamayı
• Ardından derin düşünmeyi
• Son olarak doğru davranmayı
gerektirir.
Bilgi davranışa dönüşmediğinde insanın üzerinde taşınan fakat kullanılmayan bir yük hâline gelebilir.
Kur’an’ın amacı yalnızca insana neyin doğru olduğunu söylemek değil; doğru olanı yapacak bir bilinç kazandırmaktır.
Müzzemmil Suresi 4. ayet, Hz. Muhammed’e gece ibadetini gerektiğinde biraz artırmasını ve Kur’an’ı tertil üzere, ağır ağır ve tane tane okumasını emretmektedir.
Ayetin temel mesajı şudur:
Kur’an hızlıca tüketilecek bir metin değil; dikkatle dinlenecek, düşünülerek anlaşılacak ve hayat boyunca uygulanacak ilahi bir rehberdir.
Tertil üzere okumak:
• Kelimelere saygı göstermektir
• Anlamı aceleye getirmemektir
• Ayetlerle yüzleşmektir
• Vicdanı uyandırmaktır
• Bilgiyi davranışa dönüştürmektir
• Kur’an’ı yalnızca ses değil, hayat rehberi kabul etmektir
İnsan Kur’an’ı tane tane okurken aslında kendi hayatını da satır satır sorgulamaya başlar.
“Kur’an’ın gerçek sesi yalnızca ağızdan çıkan kelimelerde değil; okunan ayetin ardından değişen düşüncede, temizlenen vicdanda ve güzelleşen davranışta duyulur.”
Ersan Karavelioğlu