📖 Müddessir Suresi 50. Ayette “Onlar Ürkmüş Yaban Eşekleri Gibidirler” Benzetmesi Ne Anlama Gelir ❓ | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 Müddessir Suresi 50. Ayette “Onlar Ürkmüş Yaban Eşekleri Gibidirler” Benzetmesi Ne Anlama Gelir ❓

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,955
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Müddessir Suresi 50. Ayette “Onlar Ürkmüş Yaban Eşekleri Gibidirler” Benzetmesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan bazen hakikatten, kendisine zarar verecek bir düşmandan kaçar gibi uzaklaşır. Oysa onu korkutan çoğu zaman hakikatin kendisi değil, hakikatin değiştirmesini istediği hayatıdır.”
Ersan Karavelioğlu

Müddessir Suresi’nin ellinci ayetinde şöyle buyrulur:


“Sanki onlar ürkmüş yaban eşekleri gibidirler.”


Ayetin Arapçası:


كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُسْتَنْفِرَةٌ


Okunuşu:


“Keennehum humurun müstenfirah.”


Bir önceki ayette inkârcıların öğütten yüz çevirmeleri şaşkınlık ve kınama içeren bir soruyla anlatılmıştı:


“Böyleyken onlara ne oluyor da öğütten yüz çeviriyorlar?”


Bu ayette ise onların Kur’an’ın uyarısından kaçışları canlı ve çarpıcı bir benzetmeyle tasvir edilmektedir.


Onlar, kendilerine yöneltilen hakikat çağrısını sakinlikle dinleyen insanlar gibi değil; korkuya kapılarak kontrolsüzce kaçan yaban eşekleri gibi davranmaktadırlar.


Bir sonraki ayette bu yaban eşeklerinin bir aslandan, avcıdan veya kendilerini kovalayan güçlü bir tehlikeden kaçtıkları bildirilecektir.


1️⃣ “Onlar Ürkmüş Yaban Eşekleri Gibidirler” Ne Anlama Gelir ❓


Bu benzetme, inkârcıların Kur’an’ın öğüdünden büyük bir korku ve rahatsızlık içinde uzaklaşmalarını anlatır.


Onlar Kur’an’ı:


Sakin biçimde dinlemek, anlamını değerlendirmek ve delilleri üzerinde düşünmek


yerine hızla kaçılacak bir tehlike gibi görmüşlerdir.


Ayet onların bedensel kaçışından önce zihinsel ve ahlaki kaçışlarını tasvir eder.


Hakikati duymamak, düşünmemek ve onunla yüzleşmemek için her yolu denemişlerdir.


2️⃣ Ayette Geçen “Humur” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


“Humur”, eşek anlamındaki kelimenin çoğuludur.


Ayetin bağlamında evcil eşeklerden çok:


Yabani, sürü hâlinde yaşayan ve tehlike karşısında hızla kaçan yaban eşekleri


kastedilmektedir.


Yaban eşekleri çevredeki ani seslere ve hareketlere karşı son derece hassastır.


Tehlike hissettiklerinde paniğe kapılarak farklı yönlere kaçabilirler.


Bu görüntü, öğüdü işitince düşünmeden uzaklaşan insanların tavrını güçlü biçimde anlatır.


3️⃣ “Müstenfirah” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “müstenfirah” kelimesi:


Ürkmüş, korkutulmuş, paniğe kapılmış, kaçmaya hazırlanmış veya başkalarını da kaçmaya yönelten


anlamlarıyla açıklanmıştır.


Kelime yalnızca sakin bir uzaklaşmayı değil, telaşlı ve kontrolsüz bir kaçışı ifade eder.


İnkârcılar Kur’an’ın mesajını dinlememekle kalmamış, başkalarını da ondan uzaklaştırmaya çalışmış olabilirler.


Böylece hem kendileri kaçmış hem de toplumda toplu bir kaçış havası oluşturmuşlardır.


4️⃣ Kur’an Neden Yaban Eşeği Benzetmesini Kullanır ❓


Kur’an, insanların gözlerinde canlandırabilecekleri güçlü görüntüler kullanır.


Çöl toplumları yaban eşeklerinin:


Tehlikeyi sezdiğinde nasıl ürktüğünü, sürü hâlinde dağıldığını ve arkasına bakmadan kaçtığını


yakından biliyorlardı.


Bu benzetme, inkârcıların öğüt karşısındaki ölçüsüz tepkisini birkaç kelimeyle görünür hâle getirir.


Onlar hakikati değerlendiren bilinçli insanlar gibi değil, korkunun yönettiği bir sürü gibi hareket etmişlerdir.


5️⃣ İnkârcılar Kur’an’dan Neden Kaçıyorlardı ❓


Kur’an onların:


İnançlarını, toplumsal ayrıcalıklarını, ekonomik çıkarlarını ve atalarından devraldıkları düzeni


sorguluyordu.


Kur’an’ı kabul etmek yalnızca yeni bazı sözleri benimsemek anlamına gelmeyecekti.


Putperestliği bırakmalarını, ahirete inanmalarını, yoksulların hakkını gözetmelerini ve kibirlerini terk etmelerini gerektirecekti.


Bu değişimden korktukları için mesajı incelemek yerine ondan uzaklaşmayı seçmişlerdir.


6️⃣ İnsan Hakikatten Gerçekten Korkabilir mi ❓


Evet.


Hakikat bazen insanın kendisi hakkında kurduğu güzel görüntüyü bozar.


Kişiye:


Haksız olduğunu, başkasına zarar verdiğini, özür dilemesi gerektiğini veya hayatının yönünü değiştirmesi gerektiğini


gösterebilir.


Bu yüzleşme kolay değildir.


İnsan gerçeğin kendisinden değil, gerçeği kabul ettiğinde kaybedeceği ayrıcalıklardan ve üstlenmesi gereken sorumluluklardan korkabilir.


7️⃣ Hakikatten Kaçmak İle Tehlikeden Kaçmak Aynı mıdır ❓


Gerçek bir tehlikeden kaçmak insanın kendisini koruması için gerekli olabilir.


Ancak hakikatten kaçmak kişiyi korumaz.


Aksine:


Yanlışını görmesini, kendisini düzeltmesini ve yaklaşan sonuçlara hazırlanmasını


engeller.


Yaban eşeği avcıdan kaçarak hayatını kurtarmaya çalışır.


İnsan ise kendisini kurtaracak öğütten kaçtığında, kaçışı onu daha büyük bir tehlikeye yaklaştırır.


8️⃣ Bu Benzetme İnsanları Aşağılamak İçin midir ❓


Benzetmenin amacı insanların yaratılıştan değersiz olduğunu söylemek değildir.


Kur’an burada belirli bir davranışı eleştirir:


Akıl, irade ve düşünme imkânı verildiği hâlde hakikat karşısında bilinçsiz bir paniğe kapılmak.


İnsan aklını kullandığında birçok canlıdan farklı biçimde delilleri değerlendirebilir.


Fakat düşünmeyi bırakıp yalnızca kalabalığın korkusuna uyduğunda bu değerli yeteneğini kullanmamış olur.


9️⃣ Öğüt Neden Onlara Bir Tehdit Gibi Görünmüştür ❓


Kur’an’ın öğüdü onların bedenlerine saldırmıyordu.


Fakat sahip oldukları yanlış düzeni tehdit ediyordu.


Mesaj:


Zenginliğin mutlak üstünlük olmadığını, güçsüzlerin hakkı bulunduğunu ve herkesin Allah’ın huzurunda hesap vereceğini


bildiriyordu.


Bu ilkelerden çıkar sağlayan kişiler, öğüdü merhametli bir uyarı olarak değil, makamlarına karşı bir tehlike olarak görebilirler.


🔟 İnsan Dinlemediği Bir Sözü Nasıl Reddeder ❓


İnsan bazen bir düşünce hakkında daha onu incelemeden karar verir.


Başkasının:


Korkutucu anlatımına, önyargısına, alayına veya suçlamasına


dayanarak mesajdan uzaklaşabilir.


Kur’an’ı dinlemeden büyü, şiir veya insan sözü olarak nitelendirenlerin tavrı buna örnektir.


Bir düşünceyi dinlemeden reddetmek, onun yanlışlığını değil, kişinin önyargısını gösterebilir.


1️⃣1️⃣ Kalabalık Hâlinde Kaçmak Ne Anlama Gelir ❓


Yaban eşekleri sürü hâlinde kaçtığında biri ürker ve diğerleri de onunla birlikte hareket edebilir.


İnsan topluluklarında da benzer bir durum yaşanabilir.


Bir kişi:


Neden korktuğunu veya neyi reddettiğini tam olarak bilmeden kalabalığın tepkisini takip edebilir.


Toplumun önde gelenleri bir düşünceyi tehlikeli ilan ettiğinde birçok insan araştırmadan onlardan uzaklaşabilir.


Kalabalık tepki, kişisel düşünmenin yerini almamalıdır.


1️⃣2️⃣ Korku İnsanların Düşünmesini Nasıl Engeller ❓


Yoğun korku insanın dikkatini tehlikeden kaçmaya yöneltir.


Bu durumda kişi sakin biçimde düşünmekte ve seçenekleri değerlendirmekte zorlanabilir.


Propaganda yapan insanlar da bazen:


Bir düşünceyi korkutucu göstererek insanların onu anlamadan reddetmesini


sağlamaya çalışırlar.


Kur’an’a büyü denilmesi, onun insanları kontrol eden tehlikeli bir güç olarak gösterilmesi de böyle bir korku üretme yöntemi olabilir.


1️⃣3️⃣ Alay Etmek De Bir Kaçış Biçimi midir ❓


Evet.


İnsan ciddi bir soru karşısında cevap veremediğinde onu alay konusu hâline getirebilir.


Böylece:


Konunun ağırlığını azaltmaya, çevresindekileri güldürmeye ve kendi rahatsızlığını gizlemeye


çalışır.


Ancak gülmek bir delil değildir.


Bir gerçekle alay etmek onu çürütmez; yalnızca insanın onunla ciddi biçimde yüzleşmek istemediğini gösterebilir.


1️⃣4️⃣ İnsan Öğütten Kaçtığını Nasıl Anlayabilir ❓


İnsan kendisine şu soruları yöneltebilir:


Hoşuma gitmeyen bir söz duyunca hemen konuyu değiştiriyor muyum?


Beni eleştiren kişiyi dinlemeden düşman ilan ediyor muyum?


Kur’an’ın yalnızca rahatlatıcı ayetlerini kabul edip sorumluluk yükleyen ayetlerinden uzaklaşıyor muyum?


Yanlışımı değiştirmek yerine öğüdü küçümsüyor muyum?



Bu tavırlar insanın hakikatten kaçtığını gösterebilir.


1️⃣5️⃣ Öğütten Kaçmak Vicdanı Susturur mu ❓


İnsan bir uyarıyı ilk duyduğunda içinde rahatsızlık hissedebilir.


Sürekli kaçtığında bu rahatsızlık zamanla zayıflayabilir.


Kişi:


Uyarıyı duymamaya, yanlışını savunmaya ve vicdanını bastırmaya


alışabilir.


Fakat vicdanın sesinin azalması insanın doğru yolda olduğunu göstermez.


Bazen bu durum kalbin duyarlılığının kaybolduğunu gösterir.


1️⃣6️⃣ Öğütten Kaçan İnsan Yeniden Dönebilir mi ❓


Evet.


İnsan dünya hayatındayken yönünü değiştirebilir.


Bunun için:


Önyargılarını fark etmeli, mesajı yeniden dinlemeli, samimi sorular sormalı ve yanlışını kabul etmekten korkmamalıdır.


Geçmişte hakikatten kaçmış olması gelecekte de kaçmak zorunda olduğu anlamına gelmez.


İnsan kaçmayı bıraktığı anda dönüş yolu açılabilir.


1️⃣7️⃣ Günümüz İnsanına Bu Ayet Ne Söyler ❓


Modern insan rahatsız olduğu bir içeriği saniyeler içinde kapatabilir, engelleyebilir veya dijital ortamından tamamen çıkarabilir.


Böylece yalnızca kendisini onaylayan düşüncelerle yaşayabilir.


Sosyal medya kalabalıkları da:


Bir kişiyi veya düşünceyi anlamadan topluca hedef alabilir ve herkesi aynı yönde kaçmaya zorlayabilir.


Ayet günümüz insanına, kalabalığın paniğine kapılmadan önce hakikati kendi aklı ve vicdanıyla değerlendirmesini öğretir.


1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Anlamı Nedir ❓


Ayetin en derin anlamı, insanın kendisini kurtaracak öğüdü düşman gibi görmesindeki büyük çelişkidir.


Yaban eşekleri gerçek bir avcıdan kaçar.


İnkârcılar ise:


Onları zulümden, kibirden ve ahiret azabından kurtarmaya çağıran mesajdan


kaçmaktadırlar.


İnsan bazen hastalığından değil, kendisine hastalığını söyleyen doktordan rahatsız olur.


Fakat teşhisten kaçmak hastalığı iyileştirmez.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Hakikatten Kaçmak İnsanı Kurtuluştan Uzaklaştırır​


Müddessir Suresi’nin ellinci ayetinde öğütten yüz çeviren insanlar şöyle tasvir edilir:


“Sanki onlar ürkmüş yaban eşekleri gibidirler.”


Bu benzetme onların:


Kur’an’ın çağrısını dinlemek yerine korkuyla uzaklaşmalarını, kalabalığın etkisine kapılmalarını ve hakikati tehdit gibi görmelerini


anlatır.


Ayet bugünün insanına şu soruları yöneltir:


Beni değiştirecek doğru sözlerden korkuyor muyum?


Bir düşünceyi araştırmadan kalabalığın tepkisine uyarak reddediyor muyum?


Hakikat karşısında delil mi sunuyorum, yoksa alay ederek kaçıyor muyum?


Kur’an’ın sorumluluk yükleyen öğütlerini duymamak için bahaneler mi üretiyorum?


Kendimi kurtarabilecek bir uyarıyı neden düşman gibi görüyorum?



Hakikatten kaçmak insanı geçici olarak rahatlatabilir.


Fakat kaçılan gerçek ortadan kalkmaz.


İnsan ne kadar hızlı uzaklaşırsa uzaklaşsın, ölümü, hesabı ve kendi davranışlarının sonuçlarını geride bırakamaz.


Gerçek cesaret, yalnızca tehlikeyle yüzleşmek değil; insanın kendisi hakkında duymak istemediği doğruyla da yüzleşebilmesidir.


“İnsan bazen kurtuluş çağrısından, ölüm çağrısından kaçar gibi kaçar. Çünkü hakikat ondan yalnızca dinlemesini değil, değişmesini ister. Oysa öğütten uzaklaşan insan tehlikeden değil, kendisini kurtarabilecek yoldan uzaklaşmaktadır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt