📖 Müddessir Suresi 19. Ayette “Kahrolası, Nasıl Da Ölçüp Biçti” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,922
2,724,945
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Müddessir Suresi 19. Ayette “Kahrolası, Nasıl Da Ölçüp Biçti” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan hakikati anlamak için düşünürse aklı onu aydınlığa taşır; hakikati gizlemek için düşünürse aynı akıl karanlığın hizmetine girer. En tehlikeli hesap, insanın gerçeği bildiği hâlde onu nasıl çarpıtacağını hesaplamasıdır.”
Ersan Karavelioğlu

Müddessir Suresi’nin on dokuzuncu ayetinde şöyle buyrulur:


“Kahrolası, nasıl da ölçüp biçti!”


Ayetin Arapçası:


فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ


Okunuşu:


“Fe kutile keyfe kadder.”


Bir önceki ayette söz konusu kişinin Kur’an hakkında düşündüğü ve ölçüp biçtiği bildirilmişti. Ancak onun düşüncesi hakikati anlamaya yönelik samimi bir araştırma değildi. Kur’an’ı insanların gözünde değersiz gösterecek, Hz. Muhammed’in çağrısını etkisizleştirecek ve kendi toplumsal konumunu koruyacak bir suçlama üretmeye çalışıyordu.


Bu nedenle ayet, onun kurduğu kötü planı son derece güçlü bir ifadeyle kınamaktadır.


1️⃣ “Kahrolası” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen ifade, söz konusu kişinin davranışına yönelik son derece ağır bir kınamadır.


“Kahrolası” sözü:


Rahmetten uzak kalası, yaptığı kötü planın sonucuyla karşılaşası ve kurduğu hesap kendisini felakete götüresi


anlamlarını taşır.


Burada kişinin yalnızca yanlış bir düşünceye sahip olması değil, fark ettiği hakikati bilinçli biçimde çarpıtmaya çalışması kınanmaktadır.


Bu ifade, sıradan bir öfke sözü değil; bilinçli kötülüğün ilahi hüküm karşısındaki ağır durumunu bildiren bir uyarıdır.


2️⃣ Ayette Geçen “Kutile” Kelimesi Ne Demektir ❓


“Kutile” kelimesi sözlükte:


Öldürüldü, yok edildi veya kahrolası


anlamlarına gelebilir.


Ayetin bağlamında kelime, doğrudan fiziksel bir öldürme emrinden çok güçlü bir beddua ve kınama ifadesi olarak anlaşılır.


Arapça anlatımda bu tür ifadeler, yapılan davranışın ne kadar çirkin ve kabul edilemez olduğunu göstermek için kullanılabilir.


Dolayısıyla ayet:


“Ne kötü bir iş yaptı, kurduğu plan onu felakete götürsün!”


anlamında güçlü bir mahkûmiyet bildirir.


3️⃣ “Nasıl Da Ölçüp Biçti” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade, söz konusu kişinin yaptığı hesabın ayrıntılı ve kasıtlı olduğunu anlatır.


O, Kur’an hakkında gelişigüzel bir söz söylememiştir.


Hangi suçlamanın:


Daha inandırıcı olacağını, insanları daha çok etkileyeceğini ve Hz. Muhammed’in çağrısını daha fazla zayıflatacağını


düşünmüştür.


Şiir, kehanet veya delilik gibi farklı suçlamaları değerlendirmiş; sonunda Kur’an’ı büyü olarak nitelendirmenin daha etkili olacağını hesaplamıştır.


Ayet, kötülüğün planlı biçimde hazırlanmasını kınar.


4️⃣ Ayette Neden Düşünmek Değil, Düşüncenin Sonucu Kınanır ❓


Kur’an insanı birçok yerde düşünmeye, aklını kullanmaya ve delilleri değerlendirmeye çağırır.


Bu nedenle ayette düşünme yeteneğinin kendisi kötülenmez.


Kınanan şey:


Aklın hakikati bulmak yerine hakikati gizlemek için kullanılmasıdır.


İnsan aklıyla bir hastalığa çare bulabilir, adaleti geliştirebilir ve insanlara fayda sağlayabilir.


Aynı akılla aldatma, propaganda, sömürü ve iftira planları da kurabilir.


Aklın ahlaki değeri, yalnızca ne kadar güçlü olduğuyla değil, hangi amaca hizmet ettiğiyle belirlenir.


5️⃣ Ayetlerde Sözü Edilen Kişi Kimdir ❓


Klasik tefsirlerde bu kişinin Velîd bin Muğîre olduğu belirtilir.


Velîd bin Muğîre, Mekke’nin zengin, güçlü ve sözü dinlenen kişilerinden biriydi.


Kur’an’ın anlatımından etkilendiği ve onun sıradan bir insan sözüne benzemediğini fark ettiği aktarılır.


Fakat Kur’an’ın hakikatini kabul etmek:


Toplumsal makamını, ekonomik çıkarlarını ve Mekke’nin ileri gelenleri arasındaki konumunu


tehlikeye atabilirdi.


Bu nedenle gerçeği itiraf etmek yerine onu karalayacak bir açıklama üretmeye çalışmıştır.


6️⃣ Velîd Bin Muğîre Kur’an’ı Neden “Büyü” Olarak Nitelendirmiştir ❓


Kur’an insanları güçlü biçimde etkiliyor ve onların hayat anlayışını değiştiriyordu.


Kur’an’a inananlar:


Putperestliği terk ediyor, kabile üstünlüğünü sorguluyor, adaleti savunuyor ve toplumsal haksızlıklara karşı çıkıyordu.


Bu değişim aileler ve kabileler içinde fikir ayrılıklarına yol açabiliyordu.


Velîd bin Muğîre, Kur’an’ın bu etkisini:


“İnsanları birbirinden ayıran bir büyü”


olarak tanımlamayı tercih etmiş olabilir.


Böylece Kur’an’ın gerçek içeriği tartışılmadan insanlar ondan korkutulmak istenmiştir.


7️⃣ Hakikati Çarpıtmak Neden Büyük Bir Suçtur ❓


Bir insan bir konuda yanılabilir. Yanılmak insan olmanın doğal bir parçasıdır.


Fakat hakikati fark ettiği hâlde onu bilinçli biçimde çarpıtmak farklıdır.


Bu davranış:


İnsanların doğru bilgiye ulaşmasını engeller, yanlış kararlar vermelerine neden olur ve toplumsal güveni bozar.


Hakikati çarpıtan kişi yalnızca kendisini yanıltmaz.


Başkalarının düşüncelerini de etkileyerek onların yanlış yönlere gitmesine neden olabilir.


Bu nedenle planlı yanlış bilgilendirme ağır bir ahlaki sorumluluk taşır.


8️⃣ Bir İnsanı Etiketlemek Hakikati Değiştirir mi ❓


Bir kişiye veya düşünceye olumsuz bir isim vermek, onun gerçekte ne olduğunu değiştirmez.


Bir düşünceye:


“Büyü, delilik, sapkınlık, tehlike veya düşmanlık”


etiketi yapıştırılabilir.


Fakat bu etiketler tek başına delil değildir.


İnsanlar bazen bir düşüncenin içeriğini incelemek yerine ona verilen isim üzerinden karar verirler.


Ayet, insanı etiketlerin arkasındaki amacı sorgulamaya ve bir iddiayı kendi delilleriyle değerlendirmeye çağırır.


9️⃣ Hakikate Karşı Plan Kurmak Neden Ağır Biçimde Kınanmıştır ❓


Söz konusu kişi yalnızca kendi inancını yaşamamayı seçmemiştir.


Başkalarının da Kur’an’ı dinlememesi ve düşünmemesi için etkili bir söylem üretmeye çalışmıştır.


Yani kişisel inkârını:


Toplumsal bir engelleme ve algı yönetimi faaliyetine


dönüştürmüştür.


Bir insanın yanlış yapmasıyla, başkalarını da bilinçli biçimde yanlışa sürüklemesi aynı değildir.


İkinci durumda sorumluluk büyür; çünkü kötülüğün etkisi kişiden topluma yayılır.


🔟 Ayetteki Kınama İlahi Adaletle Nasıl İlişkilidir ❓


İlahi adalet, insanın niyetini, bilgisini ve davranışlarının başkaları üzerindeki etkisini birlikte değerlendirir.


Söz konusu kişi:


Hakikati tanıma imkânına, düşünme gücüne, servete ve toplumsal etkiye


sahipti.


Fakat bu imkânları hakikati desteklemek yerine onu engellemek için kullandı.


İmkân arttıkça sorumluluk da artar.


Geniş kitleleri etkileyebilen kişinin yaydığı yalan, sıradan bir kişisel hatadan daha büyük sonuçlar oluşturabilir.


1️⃣1️⃣ “Nasıl Da” İfadesi Hayranlık mı Bildirir ❓


Ayetin:


“Nasıl da ölçüp biçti!”


ifadesi gerçek bir övgü veya hayranlık değildir.


Bu anlatım, alaycı ve kınayıcı bir vurgu taşır.


Kişi kendisini çok akıllı, hesaplı ve başarılı sanmaktadır.


Fakat ilahi bakış açısından onun zekâsı hakikati örtmeye çalışan zavallı bir plana dönüşmüştür.


İfade şu anlamı taşır:


“Kendisini ne kadar akıllı sanarak kötü bir hesap yaptı; fakat bu hesap onu kurtarmayacak, felaketine neden olacaktır.”


1️⃣2️⃣ İnsan Kötü Planıyla Başarılı Olabilir mi ❓


İnsanların kurduğu kötü planlar dünyada geçici olarak başarılı olabilir.


Bir yalan geniş kitlelere yayılabilir, bir masum suçlanabilir veya hakikat bir süre gizlenebilir.


Fakat geçici başarı, davranışın doğru olduğunu göstermez.


Yalanın etkili olması onu hakikat yapmaz.


Ayet, insanın kısa vadeli başarısının arkasındaki ahlaki çöküşü gösterir.


Kötü plan dünyada sonuç verse bile insanı ilahi hesap ve vicdani sorumluluktan kurtaramaz.


1️⃣3️⃣ Propaganda İle Hakikat Arayışı Arasındaki Fark Nedir ❓


Hakikat arayışı delilleri açıkça ortaya koyar ve insanların özgürce düşünmesine imkân tanır.


Propaganda ise çoğu zaman önceden belirlenmiş bir sonuca insanları yönlendirmek ister.


Propagandada:


Bilgiler seçilebilir, bağlam değiştirilebilir, korkular kullanılabilir ve karşı taraf küçültücü ifadelerle etiketlenebilir.


Hakikat arayan kişi:


“Bu doğru mu?”


diye sorar.


Propaganda yapan kişi ise:


“İnsanların buna inanmasını nasıl sağlarım?”


diye hesaplar.


Müddessir Suresi’ndeki kişi ikinci yolu seçmiştir.


1️⃣4️⃣ Yalanı Planlamak İle Anlık Olarak Yalan Söylemek Aynı mıdır ❓


Her yalan ahlaki bir sorundur; fakat planlanmış yalan daha ağır bir kasıt gösterebilir.


İnsan bazen korku veya panikle düşünmeden yanlış bir söz söyleyebilir.


Daha sonra pişman olup hatasını düzeltebilir.


Fakat kişi oturup:


Hangi yalanın daha etkili olacağını, insanları nasıl yanıltacağını ve gerçeği nasıl gizleyeceğini


hesaplıyorsa kötülüğünü bilinçli biçimde düzenlemektedir.


Bu durumda yalan bir anlık zayıflık olmaktan çıkarak hazırlanmış bir saldırıya dönüşür.


1️⃣5️⃣ Zekâ Kötülüğü Daha Tehlikeli Hâle Getirebilir mi ❓


Zeki bir insan kötülüğe yöneldiğinde zarar verme kapasitesi büyüyebilir.


Çünkü:


İnsanların zayıf noktalarını, toplumun korkularını ve hangi sözlerin daha etkili olacağını


daha iyi hesaplayabilir.


Bu nedenle zekâ tek başına insanın üstünlüğünün kanıtı değildir.


Vicdan ve ahlakla birleşmeyen zekâ, kötülüğü daha planlı ve görünmez hâle getirebilir.


Gerçek bilgelik yalnızca hedefe ulaşmanın yolunu bilmek değil, hedefin doğru olup olmadığını sorgulamaktır.


1️⃣6️⃣ Sosyal Medyada “Ölçüp Biçilmiş” Yalanlar Nasıl Yayılır ❓


Günümüzde yanlış bilgiler çoğu zaman rastgele yayılmaz.


Bazı içerikler insanların:


Korkularına, öfkelerine, siyasi görüşlerine veya meraklarına


göre özel biçimde hazırlanabilir.


Başlıklar dikkat çekmek için abartılabilir, görüntüler bağlamından koparılabilir ve gerçek dışı bilgiler sürekli tekrar edilebilir.


Böylece milyonlarca insanın düşüncesi yönlendirilebilir.


Ayet günümüz insanına, hem içerik üreten hem de içerik tüketen kişi olarak büyük bir sorumluluk yükler.


Bir bilgiyi paylaşmadan önce doğruluğunu araştırmak ahlaki bir görevdir.


1️⃣7️⃣ İnsan Kendi Yanlışını Haklı Göstermek İçin Nasıl Hesap Yapar ❓


İnsan yaptığı yanlışla yüzleşmek yerine kendisini savunacak açıklamalar üretebilir.


“Herkes yapıyor.”


“Ben yapmak zorunda kaldım.”


“Asıl suçlu başkalarıdır.”


“Benim niyetim iyiydi.”



gibi sözlerle sorumluluğunu azaltmaya çalışabilir.


Böylece akıl, vicdanı dinlemek yerine nefsin avukatlığına dönüşür.


Ayet insanı, düşüncesini kendisini aklamak için mi yoksa gerçekten doğruyu bulmak için mi kullandığını sorgulamaya çağırır.


1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Anlamı Nedir ❓


Ayetin en derin anlamı, kötü niyetle kullanılan aklın insanı kurtarmayacağını göstermesidir.


Kişi ayrıntılı biçimde düşünmüş, hesaplamış ve etkili bir suçlama üretmiştir.


Fakat bütün bu zihinsel çaba onu bilge yapmamıştır.


Çünkü düşüncesi:


Hakikate, adalete ve vicdana değil; kibir, korku ve çıkara


hizmet etmiştir.


İnsan büyük planlar kurabilir; fakat planının ahlaki yönünü kaybettiğinde kendi felaketini hazırlayabilir.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Hakikati Gizlemek İçin Kurulan Hesap İnsanı Kurtarmaz​


Müddessir Suresi’nin on dokuzuncu ayeti, Kur’an’a karşı etkili bir suçlama üretmek için düşünüp ölçüp biçen kişiyi ağır biçimde kınamaktadır:


“Kahrolası, nasıl da ölçüp biçti!”


Bu kişi aklını hakikati anlamak için değil:


Hakikati nasıl karalayacağını, insanları nasıl uzaklaştıracağını ve kendi konumunu nasıl koruyacağını


hesaplamak için kullanmıştır.


Ayet bugünün insanına şu soruları yöneltir:


Bir düşünceyi gerçekten inceledikten sonra mı reddediyorum?


İnsanları etiketleyerek hakikati tartışmaktan kaçıyor muyum?


Kendi çıkarımı korumak için bilgileri çarpıtıyor muyum?


Bir yanlışın daha etkili yayılması için aklımı kullanıyor muyum?


Yanıldığımı fark ettiğimde gerçeği açıklıyor muyum, yoksa yeni bahaneler mi üretiyorum?



İnsan aklıyla dünyayı değiştirebilir.


Fakat aklını hakikate karşı kullandığında dünyadan önce kendi karakterini bozar.


Çünkü yalanı ustaca planlamak insanı bilge değil, yalnızca daha sorumlu hâle getirir.


“İnsan kötü bir plan kurduğunda başkalarını kandırdığını sanabilir; fakat önce kendi vicdanını susturur. Hakikate karşı yapılan her hesap, sonunda hesabı yapanın önüne konulacak bir delile dönüşür.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt