🧠 İnsan Kendini Anlattığı Kişi Midir, Yaşattığı Kişi Midir ❓ Kimlik, Algı, Davranış, Vicdan Ve Gerçek Karakter Açısından İnsan Nasıl Tanınır ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,909
2,724,728
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🧠 İnsan Kendini Anlattığı Kişi Midir, Yaşattığı Kişi Midir ❓ Kimlik, Algı, Davranış, Vicdan Ve Gerçek Karakter Açısından İnsan Nasıl Tanınır ❓


“İnsan kendini anlattığı cümlelerde değil, başkalarına yaşattığı duygularda, zor zamanda gösterdiği tavırda ve vicdanıyla baş başa kaldığında seçtiği yolda belli olur.”
Ersan Karavelioğlu

İnsan kendini anlattığı kişi midir, yaşattığı kişi midir ❓ Bu soru, insan karakterini anlamak için çok derin bir kapı açar. Çünkü herkes kendini bir şekilde anlatır. Her insan kendisi hakkında bir hikâye kurar. “Ben iyi biriyim”, “ben kimseyi kırmam”, “ben dürüstüm”, “ben merhametliyim”, “ben vefalıyım”, “ben adaletliyim” diyebilir.


Fakat hayat sadece insanın kendisi hakkında ne söylediğine bakmaz. Hayat, insanın başkalarına ne yaşattığına da bakar.


Bir insan kendini çok iyi anlatabilir.
Ama çevresine sürekli kırgınlık yaşatabilir.
Bir insan sevgi dolu olduğunu söyleyebilir.
Ama sevdiğini güvensizlik içinde bırakabilir.
Bir insan adaletli olduğunu iddia edebilir.
Ama güç eline geçtiğinde haksızlık yapabilir.
Bir insan merhametten bahsedebilir.
Ama zayıf birine karşı acımasız olabilir.


Bu yüzden insanı anlamak için sadece onun kendisini nasıl tanıttığına değil; başkalarının yanında nasıl hissettiğine, neyi tekrar tekrar yaşattığına, sözleriyle davranışları arasındaki uyuma ve vicdanıyla olan ilişkisine bakmak gerekir.




1️⃣ İnsan Kendini Anlattığı Kişi Midir, Yaşattığı Kişi Midir ❓


İnsan sadece kendini anlattığı kişi değildir. Çünkü insan kendisi hakkında yanılabilir, kendini olduğundan farklı görebilir veya başkalarına göstermek istediği kimliği anlatabilir. İnsan kendisini anlatırken çoğu zaman ideal hâlini konuşur. Fakat yaşattıkları, karakterinin hayattaki etkisini gösterir.


Bu yüzden şu ayrım çok önemlidir:


Kendini anlatmak, insanın kendisi hakkındaki iddiasıdır.
Yaşattığı şeyler ise o iddianın başkalarının hayatındaki karşılığıdır.



Bir insan kendisini sakin biri olarak anlatabilir ama çevresindeki herkes onun öfkesinden korkuyorsa, orada bir çelişki vardır. Bir insan “ben çok düşünceliyim” diyebilir ama sevdiklerini sürekli ihmal ediyorsa, söz ile etki arasında fark oluşmuştur.


İnsan kendisini nasıl gördüğüyle değil, aynı zamanda başkalarının yanında nasıl bir iz bıraktığıyla da anlaşılır.


İnsan kendini anlatırken niyetini gösterir; yaşattıklarıyla hakikatini ortaya koyar.




2️⃣ İnsan Neden Kendini Olduğundan Farklı Anlatır ❓


İnsan bazen bilerek bazen de fark etmeden kendini olduğundan farklı anlatabilir. Çünkü insanın içinde kendini iyi görme arzusu vardır. Kimse kendini kötü, bencil, kırıcı, adaletsiz veya güvenilmez biri olarak görmek istemez.


İnsan kendini farklı anlatabilir çünkü:


Kendi kusurlarını görmek istemez.
Kendini savunmak ister.
Başkalarının gözünde iyi görünmek ister.
Geçmiş hatalarını örtmek ister.
Kendi niyetini davranışından daha önemli sanır.
Nefsini aklamak ister.



Bu durum her zaman kötü niyetli olmak zorunda değildir. Bazen insan gerçekten kendini tanıyamaz. İçindeki kırıcı tarafı, bencilliği, kıskançlığı, korkuyu, kibri veya öfkeyi fark etmek istemez.


Fakat insanın olgunlaşması için kendini anlattığı hikâyeyi sorgulaması gerekir.


Şu soru çok önemlidir:


Ben gerçekten anlattığım kişi miyim, yoksa sadece öyle görünmek mi istiyorum ❓




3️⃣ Kendini Anlatmak Neden Yetmez ❓


Kendini anlatmak yetmez çünkü insanın karakteri sadece sözden ibaret değildir. İnsan kendisini ne kadar güzel anlatırsa anlatsın, davranışları bu anlatımı desteklemiyorsa sözler zayıflar.


Kendini anlatmak şu yüzden eksik kalabilir:


Sözler kontrol edilebilir.
Davranışlar daha gerçekçi ipucu verir.
İnsan kendisi hakkında yanılabilir.
Niyet güzel olsa bile sonuç kırıcı olabilir.
Tekrarlanan davranışlar karakteri daha net gösterir.



Bir insan “ben seni önemsiyorum” diyebilir. Fakat sürekli yok sayıyor, dinlemiyor, incitiyor ve güven vermiyorsa, bu söz tek başına yetmez.


Bir insan “ben adaletliyim” diyebilir. Fakat kendi yakınları haksız olduğunda susuyorsa, adalet sadece sözde kalır.


Bu yüzden insan kendini anlatmakla yetinmemeli; anlattığı kişiye dönüşmek için çaba göstermelidir.


Kendini anlatmak kolaydır; anlattığın insan gibi yaşamak asıl sınavdır.




4️⃣ İnsan Başkalarına Yaşattığı Şeylerden Sorumlu Mudur ❓


Evet, insan başkalarına yaşattığı şeylerden büyük ölçüde sorumludur. Elbette herkesin duygusu tamamen bizim kontrolümüzde değildir. Bazen insanlar yanlış anlayabilir, aşırı hassas davranabilir veya kendi yaralarından bakabilir. Fakat bu, insanın kendi davranışlarının etkisinden tamamen kaçabileceği anlamına gelmez.


İnsan şunlardan sorumludur:


Kırdığı kalpten.
Verdiği sözden.
Oluşturduğu güvenden.
Yıktığı güvenden.
Söylediği ağır sözden.
Yaptığı haksızlıktan.
İhmal ettiği sorumluluktan.
Gücünü nasıl kullandığından.



Bir insan sürekli çevresine korku, güvensizlik, değersizlik, kırgınlık veya yorgunluk yaşatıyorsa, “ben aslında iyi niyetliyim” demesi yeterli olmaz. İyi niyetin davranışla desteklenmesi gerekir.


İnsan niyetinden sorumlu olduğu kadar, niyetinin başkalarının hayatında bıraktığı izden de sorumludur.




5️⃣ İyi Niyet Kötü Etkiyi Temize Çıkarır Mı ❓


İyi niyet değerlidir ama her zaman kötü etkiyi temize çıkarmaz. Bir insan gerçekten iyi niyetli olabilir; fakat yanlış davranışlarıyla başkasını incitebilir. Bu durumda iyi niyet, hatayı anlamak ve düzeltmek için başlangıç olabilir ama hatayı tamamen yok saydırmaz.


İyi niyetin sınavı şudur:


Karşımdaki insan incindiğinde onu duyabiliyor muyum ❓
Benim niyetim iyi demekle mi yetiniyorum ❓
Yoksa davranışımın sonucunu da görüyor muyum ❓



Mesela bir insan “ben senin iyiliğin için söylüyorum” diyerek karşısındakini sürekli aşağılıyorsa, burada iyi niyet iddiası yeterli değildir. Çünkü iyilik, incitme hakkı vermez.


Gerçek iyi niyet şunları yapar:


Dinler.
Kendini sorgular.
Özür diler.
Telafi etmeye çalışır.
Aynı zararı tekrar etmemeye gayret eder.


İyi niyet, davranışı düzeltmeye dönüşmüyorsa zamanla bahaneye dönüşebilir.





6️⃣ İnsan Gerçek Karakterini Nerede Gösterir ❓


İnsan gerçek karakterini en çok kontrol edemediği, zorlandığı veya menfaatinin sınandığı anlarda gösterir. Çünkü rahat zamanda herkes kendini iyi anlatabilir. Fakat sınav anları insanın iç yapısını açığa çıkarır.


İnsan şu anlarda daha net belli olur:


Öfkelendiğinde.
Güç kazandığında.
Menfaati zarar gördüğünde.
Hata yaptığında.
Özür dilemesi gerektiğinde.
Birinden üstün konuma geçtiğinde.
Kendisinden zayıf biriyle muhatap olduğunda.
Kimse görmezken karar verdiğinde.



Bir insanın gerçek karakteri, sadece iyi günlerdeki nezaketinde değil; kötü günlerdeki sınırlarında da görünür.


Çünkü karakter, insanın keyfi yerindeyken yaptığı gösteri değildir. Karakter, insanın zorlandığında bile korumaya çalıştığı ahlaktır.


İnsan en çok sınırlarının zorlandığı yerde belli olur.




7️⃣ İnsan Başkasına Ne Hissettirdiğiyle Tanınır Mı ❓


İnsan tamamen başkasına ne hissettirdiğiyle tanınmaz; çünkü insanlar farklı yaralar, beklentiler ve algılar taşır. Fakat bir insanın sürekli olarak çevresinde benzer duygular oluşturması, onun karakteri hakkında güçlü bir işaret olabilir.


Bir insanın yanında insanlar sürekli:


Güvende hissediyorsa,
Değerli hissediyorsa,
Dinlenmiş hissediyorsa,
Rahat hissediyorsa,
Saygı görmüş hissediyorsa,



bu onun davranışlarında güzel bir iz olduğunu gösterebilir.


Ama insanlar sürekli:


Korkuyorsa,
Geriliyorsa,
Kendini değersiz hissediyorsa,
Sürekli savunmada kalıyorsa,
Güvenemiyorsa,
Yoruluyorsa,



orada insanın kendisini sorgulaması gerekir.


Bir insanın karakteri, sadece kendisi hakkında söylediklerinde değil, varlığının başkalarının kalbinde bıraktığı duyguda da görünür.




8️⃣ Kendini İyi Anlatan İnsan Gerçekten İyi Midir ❓


Kendini iyi anlatan insan gerçekten iyi olabilir; fakat sadece iyi anlatması bunu kanıtlamaz. Çünkü güzel konuşmak, güzel yaşamakla aynı şey değildir.


Bazı insanlar kendini çok iyi ifade eder. Cümleleri güçlüdür, ikna kabiliyeti yüksektir, duygusal konuşabilir, kendini mağdur veya haklı gösterebilir. Fakat davranışlarına bakıldığında başka bir tablo çıkabilir.


Bu yüzden şu sorular önemlidir:


Söyledikleriyle yaptıkları uyumlu mu ❓
Zor zamanda aynı kişi mi ❓
Hata yaptığında sorumluluk alıyor mu ❓
Kendi menfaati zarar gördüğünde de adil mi ❓
Başkalarına yaşattığı şeyleri duyabiliyor mu ❓



Kendini iyi anlatmak bazen farkındalık göstergesidir. Ama bazen de maskedir. Aradaki farkı zaman ve davranış gösterir.


Güzel anlatım insanı etkiler; güzel davranış insanı inandırır.




9️⃣ İnsan Neden Başkalarına Yaşattığını Küçümser ❓


İnsan çoğu zaman kendi niyetine bakar, karşı taraf ise yaşadığı etkiye bakar. Bu yüzden insan “ben öyle demek istemedim” diyebilir. Karşı taraf ise “ama ben böyle incindim” der.


İnsan başkalarına yaşattığını küçümseyebilir çünkü:


Kendi niyetine fazla güvenir.
Karşı tarafın duygusunu abartı sanır.
Sorumluluk almak istemez.
Hatasını kabul etmek egosuna ağır gelir.
Kendini iyi biri olarak görme ihtiyacı vardır.



Fakat olgun insan, sadece kendi niyetini değil, davranışının sonucunu da önemser.


Şu cümle çok önemlidir:


Benim niyetim bu değildi ama sana bunu yaşattıysam anlamaya çalışmalıyım.


Bu yaklaşım hem ilişkileri onarır hem insanı büyütür.


Kendi niyetine sığınan insan savunmada kalır; yaşattığı etkiyi gören insan olgunlaşır.




1️⃣0️⃣ Gerçek Kimlik Sözde Mi, Etkide Mi Saklıdır ❓


Gerçek kimlik hem sözde hem etkide hem de niyette saklıdır. Fakat insanın sosyal hayattaki gerçekliği çoğu zaman başkalarına yaşattığı etkiyle anlaşılır. Çünkü insanın iç dünyasını herkes bilemez; ama davranışlarının etkisi görünür.


Gerçek kimlik şu alanlarda ortaya çıkar:


Ne söylediğinde.
Ne yaptığında.
Ne yaşattığında.
Neyi tekrar ettiğinde.
Neyi savunduğunda.
Neyi düzeltmeye çalıştığında.



Bir insan bir kez hata yapabilir. Bu onun bütün kimliğini belirlemez. Fakat aynı hatayı sürekli tekrar ediyor ve her defasında kendini savunuyorsa, orada karakterleşmiş bir davranış olabilir.


Bu yüzden insanı tanımak için tek bir söz veya tek bir olay yeterli değildir. Tekrara, istikrara, tavra ve telafi çabasına bakmak gerekir.


İnsan tek anlık görüntüyle değil, zaman içinde bıraktığı izlerle tanınır.




1️⃣1️⃣ İnsan Kendini Tanımadan Başkasına Ne Yaşattığını Anlayabilir Mi ❓


İnsan kendini tanımadan başkasına ne yaşattığını tam anlayamaz. Çünkü insanın kendi içindeki yaralar, korkular, kibirler, öfkeler ve eksiklikler davranışlarına yansır.


Kendini tanımayan insan:


Öfkesini haklılık sanabilir.
Kıskançlığını sevgi sanabilir.
Kontrolcülüğünü koruma sanabilir.
Kibrini özgüven sanabilir.
Kırıcılığını dürüstlük sanabilir.
Duyarsızlığını sakinlik sanabilir.



Bu yüzden insan önce kendi iç dünyasını dürüstçe görmelidir. Ben neden böyle davranıyorum ❓ Neden çabuk öfkeleniyorum ❓ Neden eleştiriye tahammül edemiyorum ❓ Neden sürekli haklı çıkmak istiyorum ❓


Bu sorular insanı olgunlaştırır.


Kendini tanımayan insan, başkalarına yaşattığı acıyı çoğu zaman kendi haklılığının gölgesinde kaybeder.




1️⃣2️⃣ Vicdan Bu Soruda Neden Merkezdedir ❓


Vicdan, insanın kendi davranışını içeriden değerlendirmesini sağlayan derin bir ahlaki merkezdir. İnsan dışarıya kendini iyi anlatabilir; ama vicdanı çoğu zaman hakikati bilir.


Vicdan insana şunu sorar:


Gerçekten böyle biri misin ❓
Bu insana ne yaşattın ❓
Haklı olmak için mi konuşuyorsun, doğruyu bulmak için mi ❓
Özür dilemen gerekiyor mu ❓
Telafi etmen gereken bir şey var mı ❓



Vicdan diri kalırsa insan kendini kandırmakta zorlanır. Fakat vicdan bastırılırsa insan her hatasına bahane bulmaya başlar. En tehlikeli hâl de budur: Kişi kendini iyi anlatırken vicdanının sesini susturur.


Vicdan insanın içindeki sessiz hakemdir.


İnsan başkalarını kandırabilir, bazen kendini bile kandırabilir; fakat diri bir vicdan, hakikati içeriden hatırlatır.




1️⃣3️⃣ İnsan Yaşattığı Acıyla Yüzleşmeli Mi ❓


Evet, insan yaşattığı acıyla yüzleşmelidir. Bu kolay değildir. Çünkü insan birine zarar verdiğini kabul ettiğinde egosu incinir. Kendisi hakkında kurduğu iyi insan imajı sarsılır. Ama gerçek olgunluk burada başlar.


Yaşattığı acıyla yüzleşen insan:


Savunmaya geçmeden dinler.
Karşı tarafın duygusunu küçümsemez.
Niyetine sığınıp sonucu yok saymaz.
Gerekiyorsa özür diler.
Telafi etmeye çalışır.
Aynı yarayı tekrar açmamaya dikkat eder.



Bu yüzleşme insanı küçültmez. Tam tersine büyütür. Çünkü kendi hatasını görebilen insan, değişebilme kapısını açar.


Kendi yaşattığı acıyı hiç görmeyen insan ise ilişkilerinde sürekli aynı döngüyü tekrar eder.


Yüzleşmek acıtır ama iyileştirir; inkâr ise yarayı derinleştirir.




1️⃣4️⃣ “Ben Böyleyim” Demek Karakteri Açıklar Mı, Bahane Mi Olur ❓


“Ben böyleyim” cümlesi bazen kendini tanıma ifadesi olabilir. Fakat çoğu zaman değişmemek için kullanılan bir bahaneye de dönüşebilir.


Bir insan “ben böyleyim” diyerek:


Kırıcılığını savunuyorsa,
Öfkesini meşrulaştırıyorsa,
Duyarsızlığını normalleştiriyorsa,
Bencilliğini kişilik sanıyorsa,
Hatasını düzeltmeyi reddediyorsa,



bu cümle artık kendini tanıma değil, sorumluluktan kaçma olur.


İnsan “ben böyleyim” diyebilir ama şu soruyu da sormalıdır:


Böyle olmam doğru mu ❓
Böyle kalmam başkalarına zarar veriyor mu ❓
Allah katında bu hâlim savunulabilir mi ❓



Karakter kader değildir. İnsan değişebilir, olgunlaşabilir, nefsini terbiye edebilir, daha güzel bir ahlaka yürüyebilir.


Ben böyleyim demek kolaydır; ben daha iyi olmalıyım demek olgunluktur.




1️⃣5️⃣ İnsan Başkalarına Yaşattığı Güvenle Mi Tanınır ❓


Evet, güven insan karakterinin en güçlü göstergelerinden biridir. Bir insanın yanında güven hissediliyorsa, onun sözleri ve davranışları arasında bir istikrar var demektir.


Güven şunlarla oluşur:


Sözünü tutmakla.
Tutarlı davranmakla.
Yalan söylememekle.
Zor zamanda kaybolmamakla.
Emanete sahip çıkmakla.
Sır saklamakla.
Adil olmakla.



Güven bir günde kurulmaz ama bir anda yıkılabilir. Bu yüzden güvenilir olmak, insanın başkalarına yaşattığı en kıymetli duygulardan biridir.


Bir insan çok sevilmek isteyebilir ama güven vermiyorsa ilişki yorulur. Çünkü sevgi bile güven olmadan huzurlu kalamaz.


Güven, insanın karakterinin başkasının kalbinde bıraktığı emniyet duygusudur.




1️⃣6️⃣ Dinî Açıdan İnsan Kendini Anlatmakla Yetinebilir Mi ❓


Dinî açıdan insanın sadece kendini anlatması yeterli değildir. Çünkü iman, ahlak ve kulluk hayatta görünür olmalıdır. İnsan “iyi bir kulum” diyebilir; fakat bu sözün davranışlarında karşılık bulması gerekir.


Dinî açıdan insan şu alanlarda sınanır:


Niyetinde.
Amelinde.
Ahlakında.
Kul hakkına yaklaşımında.
Merhametinde.
Adaletinde.
Tövbesinde.
Emanete sadakatinde.



İnsan kusursuz değildir. Hata yapabilir. Günaha düşebilir. Fakat önemli olan hatayı savunmak değil, tövbe ve ıslah yoluna girmektir.


Allah insanın kalbini bilir. Ama insanlar çoğu zaman insanı davranışlarından tanır. Bu yüzden Müslümanın sözüyle davranışı arasında mümkün olduğunca uyum olmalıdır.


Güzel iman, güzel ahlakla hayatta görünür hâle gelir.




1️⃣7️⃣ İnsan Nasıl Daha Gerçek Birine Dönüşür ❓


İnsan daha gerçek birine dönüşmek için kendine karşı dürüst olmalıdır. Kendini olduğundan iyi göstermeye çalışmak yerine, eksiklerini görmeli ve düzeltmeye niyet etmelidir.


Daha gerçek bir insan olmak için:


Kendi hatasını kabul etmek gerekir.
Başkalarına ne yaşattığını dinlemek gerekir.
Niyeti davranışla desteklemek gerekir.
Özür dilemeyi bilmek gerekir.
Telafi etmeye çalışmak gerekir.
Nefsi sürekli haklı çıkarmamak gerekir.
Vicdanı susturmamak gerekir.
Allah'ın huzurunda yaşadığını unutmamak gerekir.



Gerçeklik, kusursuzluk demek değildir. Gerçek insan, hiç hata yapmayan insan değildir. Gerçek insan, hatasını saklamak yerine onunla yüzleşebilen insandır.


İnsan maskeyi azaltıp hakikate yaklaştıkça olgunlaşır.




1️⃣8️⃣ Bu Sorudan Ne Öğrenebiliriz ❓


Bu soru bize insanı anlamanın kolay olmadığını öğretir. İnsan sadece cümlelerinden, dış görünüşünden, sosyal imajından veya kendi anlattığı hikâyeden ibaret değildir.


Bu sorudan öğrenebileceğimiz şeyler şunlardır:


Söz önemlidir ama tek başına yetmez.
Davranış karakteri gösterir.
İnsan kendisi hakkında yanılabilir.
İyi niyet davranışla desteklenmelidir.
Başkalarına yaşattığımız şeyleri önemsemeliyiz.
Özür ve telafi karakterin parçasıdır.
Güven, insanın bıraktığı en kıymetli izlerden biridir.
Vicdan diri kalırsa insan kendini düzeltebilir.



İnsan kendini anlatırken değil, hayatın içinde tekrar tekrar ne yaptığıyla ve başkalarına nasıl bir iz bıraktığıyla daha net anlaşılır.


Bu yüzden insan kendine şu soruyu sormalıdır:


Ben insanların yanında nasıl bir duygu bırakıyorum ❓ Huzur mu, korku mu ❓ Güven mi, yorgunluk mu ❓ Merhamet mi, kırgınlık mı ❓




1️⃣9️⃣ Son Söz: İnsan Anlattığı Kadar Değil, Yaşattığı Kadar Gerçektir ❓


İnsan kendini anlattığı kişi midir, yaşattığı kişi midir ❓ Bu sorunun cevabı, insanın bütünlüğünde saklıdır. İnsan kendini anlatabilir; bu önemlidir. Çünkü söz, insanın niyetini, düşüncesini ve kendisi hakkındaki iddiasını gösterir. Fakat insanın gerçek karakteri, başkalarına ne yaşattığında daha net ortaya çıkar.


Bir insan kendini iyi anlatabilir.
Ama iyi yaşatıyor mu ❓
Bir insan sevdiğini söyleyebilir.
Ama sevdiğine güven veriyor mu ❓
Bir insan merhametten bahsedebilir.
Ama zayıfa merhamet ediyor mu ❓
Bir insan adaletli olduğunu iddia edebilir.
Ama kendi menfaati zarar gördüğünde de adil kalıyor mu ❓


İnsan, sadece kendisi hakkında kurduğu cümlelerden ibaret değildir. İnsan, başkasının kalbinde bıraktığı izdir. İnsan, zor zamanda verdiği tepkidir. İnsan, güç eline geçtiğinde yaptığı tercihtir. İnsan, hata yaptığında özür dileyip dileyemediğidir. İnsan, kimse görmezken vicdanıyla nasıl yaşadığıdır.


Bu yüzden en doğru ölçü şudur:


Kendini nasıl anlattığına bak, ama başkalarına ne yaşattığını da unutma.


Çünkü güzel anlatılan bir kimlik, güzel yaşatılan bir ahlakla desteklenmediğinde eksik kalır. Gerçek karakter, söz ile davranışın, niyet ile etkinin, vicdan ile hayatın aynı doğrultuda buluştuğu yerde görünür.


“İnsan kendini anlattığı kadar değil, yaşattığı kadar gerçektir; çünkü söz insanın iddiasını, davranış ise başkalarının kalbinde bıraktığı hakiki izini gösterir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt