🌿 Hayatın Anlamı Nedir ❓ İnsan Neden Yaşar, Neyi Arar, Neye Tutunur Ve Allah'a Yönelmeden Gerçek Huzura Ulaşabilir Mi ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,902
2,724,722
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🌿 Hayatın Anlamı Nedir ❓ İnsan Neden Yaşar, Neyi Arar, Neye Tutunur Ve Allah'a Yönelmeden Gerçek Huzura Ulaşabilir Mi ❓


“İnsan hayatın anlamını dışarıda aradıkça yorulur; çünkü en derin anlam, kalbin Allah'a yöneldiği, ruhun hakikati tanıdığı ve insanın niçin yaşadığını fark ettiği yerde başlar.”
— Ersan Karavelioğlu

Hayatın anlamı nedir ❓ Bu soru, insanın en eski, en derin ve en sarsıcı sorularından biridir. İnsan yaşar, çalışır, sever, yorulur, kaybeder, kazanır, umut eder, korkar, yaşlanır ve sonunda ölür. Fakat bütün bu akışın içinde kalbin bir yerinde şu soru hep durur:


Ben neden yaşıyorum ❓


İnsan sadece nefes almak için yaşamaz. Sadece yemek, içmek, kazanmak, ev sahibi olmak, çocuk büyütmek, eğlenmek, sevilmek veya başarılı olmak için de yaşamaz. Bunlar hayatın parçalarıdır; fakat hayatın tamamı değildir.


Çünkü insanın ruhu daha büyük bir anlam ister. İnsan, geçici şeylerle yetinemez. Para kazanır ama yine de boşluk hissedebilir. Sevilir ama yine de huzursuz olabilir. Başarılı olur ama yine de “bütün bunlar ne için” diye sorabilir.


Bu yüzden hayatın anlamı, insanın yalnızca dünyada ne yaptığıyla değil; kime yöneldiğiyle, neye bağlandığıyla, nasıl yaşadığıyla, hangi hakikat uğruna var olduğu ile ilgilidir.




1️⃣ Hayatın Anlamı Nedir ❓


Hayatın anlamı, insanın neden yaşadığını, ne için emek verdiğini, neye yöneldiğini, neyi değerli gördüğünü ve varlığını hangi hakikate bağladığını açıklayan derin cevaptır.


Hayatın anlamı sadece dış başarı değildir. Sadece zenginlik, şöhret, haz, güç, eğlence veya beğenilmek de değildir. Bunlar insana geçici tatmin verebilir ama kalbin en derin boşluğunu tamamen dolduramaz.


Hayatın anlamı şunlarla ilgilidir:


Hakikat.
Allah'a yöneliş.
İyilik.
Ahlak.
Merhamet.
Şükür.
Sorumluluk.
İmtihan bilinci.
Ahiret inancı.
Emanet duygusu.



İnsan hayatın anlamını bulduğunda, yaşadığı şeylerin hepsi daha farklı görünür. Acılar sadece yıkım olmaz; sabır imtihanına dönüşür. Nimetler sadece zevk olmaz; şükür vesilesi olur. Ölüm sadece yok oluş gibi görünmez; ebedî hayata geçiş kapısı olarak düşünülür.


Bu yüzden anlam, hayatın karanlık taraflarına bile ışık veren derin bir idraktir.




2️⃣ İnsan Neden Yaşar ❓


İnsan sadece dünyada kalmak için yaşamaz. İnsan, kendisine verilen ömrü anlamlı kılmak, Allah'ı tanımak, iyi bir kul olmak, güzel ahlakla yaşamak ve imtihanını doğru vermek için yaşar.


İnsan yaşar çünkü ona bir emanet verilmiştir:


Beden emanettir.
Ruh emanettir.
Akıl emanettir.
Zaman emanettir.
Aile emanettir.
Mal emanettir.
Güç emanettir.
Dünya emanettir.



Bu emanetler insana boşuna verilmemiştir. İnsan bunlarla ne yapacağını seçer. İyilik de yapabilir, zulüm de. Şükredebilir, nankör de olabilir. Allah'a yönelebilir, dünyaya dalıp kendini unutabilir.


Bu yüzden yaşamak sadece var olmak değildir. Yaşamak, seçmek, sorumluluk almak, iyilik üretmek, nefsle mücadele etmek, hakikati aramak ve Allah'a doğru yürümektir.


İnsan bu yürüyüşü unuttuğunda, hayatı kalabalık görünse bile içi boşalabilir.




3️⃣ İnsan Neyi Arar ❓


İnsan hayat boyunca aslında birçok şey arar. Sevgi arar, güven arar, huzur arar, başarı arar, ait olma duygusu arar, anlaşılmak ister, değerli hissetmek ister. Fakat bu arayışların altında daha derin bir arayış vardır:


İnsan anlam arar.


İnsan şunları arar:


Sevilmek.
Anlaşılmak.
Güvende olmak.
Değer görmek.
Adalet bulmak.
Huzura ulaşmak.
Kalıcı bir bağ kurmak.
Ölüm karşısında umut bulmak.
Allah'a yakın olmak.



İnsan bazen bu arayışı yanlış yerlerde sürdürür. Parada huzur arar. Şöhrette değer arar. İnsanların beğenisinde kimlik arar. Eğlencede boşluğu unutmaya çalışır. Fakat bunlar geçicidir.


Asıl arayış, insanın ruhunun Allah'a yönelme arayışıdır. Çünkü insanı yaratan Allah'tır ve kalbin en derin huzuru da O'na yönelişte bulunur.


İnsan ne aradığını bilmezse, bulduğu hiçbir şey ona yetmez.




4️⃣ İnsan Neye Tutunur ❓


İnsan hayatın belirsizliği, acısı ve geçiciliği karşısında bir şeye tutunmak ister. Çünkü insan zayıftır, kırılgandır, korkar, kaybeder, yalnız kalır ve ölüm gerçeğiyle yüzleşir.


İnsan bazen şunlara tutunur:


Aileye.
Sevgiye.
Paraya.
Makamına.
İşine.
Başarısına.
Dostlarına.
Hayallerine.
Anılarına.



Bunlar hayat içinde değerlidir; fakat hiçbiri mutlak sığınak değildir. Aile dağılabilir, para kaybolabilir, makam bitebilir, beden zayıflayabilir, insanlar gidebilir, hayaller değişebilir.


Bu yüzden insanın tutunacağı en sağlam hakikat Allah'tır. Çünkü fani olan her şey kaybolabilir. Baki olan sadece Allah'tır.


İnsan fani olana mutlak tutunursa kırılır.
Baki olana tutunursa dünyadaki kayıplar içinde bile ayakta kalabilir.



Tutunmak insanîdir. Fakat neye tutunduğumuz, hayatımızın yönünü belirler.




5️⃣ Para Hayatın Anlamı Olabilir Mi ❓


Para hayatın bir ihtiyacıdır ama hayatın anlamı olamaz. İnsan geçinmek, ailesine bakmak, ihtiyaçlarını karşılamak ve güvenli bir hayat kurmak için paraya ihtiyaç duyar. Fakat para, kalbin nihai boşluğunu dolduramaz.


Para insana şunları sağlayabilir:


Rahatlık.
İmkân.
Güvenlik hissi.
Seçenek.
Konfor.



Ama para şunları garanti edemez:


Huzur.
Merhamet.
Güzel ahlak.
Anlam.
Samimi sevgi.
Ölümden kurtuluş.
Allah katında değer.



Para araç olmaktan çıkıp amaç hâline gelirse insanı esir alır. İnsan daha çok kazanırken daha çok kaygılanabilir. Daha çok sahip olurken daha çok korkabilir. Çünkü sahip olunan şey arttıkça kaybetme korkusu da artabilir.


Bu yüzden para kullanılacak bir nimettir; tapılacak bir anlam değildir.


Parayı insanın hizmetine vermek gerekir; insanı paranın hizmetine değil.




6️⃣ Başarı Hayatın Anlamı Olabilir Mi ❓


Başarı güzel bir şeydir. İnsan emek verir, üretir, öğrenir, gelişir, faydalı olur. Fakat başarı hayatın tek anlamı hâline gelirse insanı tüketebilir.


Başarı insana:


Özgüven.
Saygınlık.
Üretkenlik.
Toplumsal katkı.
Kendini gerçekleştirme hissi
verebilir.


Fakat başarı tek başına insanı kurtarmaz. Çünkü başarılı insanlar da mutsuz olabilir. Alkışlanan insanlar da yalnız kalabilir. Çok üreten insanlar da içsel boşluk hissedebilir.


Başarıya aşırı bağlanan insan şu tuzağa düşebilir:


Değerimi başarımla ölçüyorum.
Başarısız olursam değersizim.
İnsanlar beni alkışladıkça varım.
Durursam biterim.



Oysa insanın değeri sadece başardıklarıyla ölçülmez. İnsan kul olduğu için değerlidir. Ahlakıyla, niyetiyle, merhametiyle ve Allah'a yönelişiyle değer kazanır.


Başarı anlamlıdır; ama Allah rızasından, ahlaktan ve insanî dengeden koparsa yüke dönüşür.




7️⃣ Sevgi Hayatın Anlamı Mıdır ❓


Sevgi hayatın en büyük nimetlerinden biridir. İnsan sevmek ve sevilmek ister. Anne sevgisi, evlat sevgisi, eş sevgisi, dost sevgisi ve insan sevgisi hayatı güzelleştirir.


Fakat sevgi de tek başına mutlak anlam olamaz. Çünkü insanlar fanidir. Sevdiğimiz insanlar değişebilir, uzaklaşabilir, ölebilir veya bizi hayal kırıklığına uğratabilir.


Sevgi şunları verir:


Yakınlık.
Huzur.
Aidiyet.
Şefkat.
Paylaşım.
Dayanma gücü.



Ama sevgi Allah'a bağlı bir zemine oturmazsa, bazen bağımlılığa, korkuya, kıskançlığa veya sahiplenme hırsına dönüşebilir.


En sağlıklı sevgi, Allah'ın rızası ve emanet bilinciyle yaşanan sevgidir. Çünkü insan sevdiğini mutlak mülkü gibi görmez. Onun da Allah'a ait bir kul olduğunu bilir.


Bu bakış sevgiyi temizler.


Allah için sevilen şey güzelleşir.
Sahip olma hırsıyla sevilen şey ise insanı yorabilir.





8️⃣ Haz Ve Eğlence Hayatın Anlamı Olabilir Mi ❓


Haz ve eğlence insan hayatında yer alabilir. İnsan dinlenir, güler, sevinir, güzel şeylerden lezzet alır. Fakat hayatın anlamı sadece hazza indirgenirse insan zamanla içten boşalır.


Çünkü haz geçicidir. Bir şeyden zevk alırsın, sonra biter. Daha fazlasını istersin. Daha yenisini ararsın. Bu döngü insanı doyurmaz; aksine daha çok aç bırakabilir.


Haz merkezli hayatın tehlikeleri şunlardır:


Sürekli daha fazlasını istemek.
Sorumluluktan kaçmak.
Ruhu ihmal etmek.
Nefsin her isteğini hak sanmak.
Derin ilişkiler yerine yüzeysel tatminlere yönelmek.
Ölüm ve anlam sorusunu bastırmak.



Haz kötü değildir; fakat hayatın ilahı olursa insanı tüketir. Eğlence dinlenme olabilir; ama kaçışa dönüşürse ruhu zayıflatır.


İnsan sadece keyif almak için yaratılmamıştır. İnsan hakikati bulmak, iyilik yapmak, Allah'a yönelmek ve sorumlu yaşamak için vardır.




9️⃣ İnsan Neden İç Boşluğu Hisseder ❓


İnsan bazen dışarıdan her şeye sahipmiş gibi görünür ama içinde boşluk hisseder. Bu boşluk çoğu zaman maddi eksiklikten değil, anlam eksikliğinden doğar.


İç boşluğun sebepleri şunlar olabilir:


Allah'tan uzaklaşmak.
Hayatı sadece dünya ile sınırlamak.
Nefsin isteklerini amaç sanmak.
Sürekli kıyas içinde yaşamak.
İç dünyayı ihmal etmek.
Sevgi ve güven eksikliği.
Günahların kalbi yorması.
Ölüm ve hakikat sorusundan kaçmak.



İnsan kalbi sonsuzluk isteyen bir yapıya sahiptir. Fani şeyler kalbi tamamen doyuramaz. Bu yüzden insan bazen her şeye rağmen “bir şey eksik” der.


O eksik şey çoğu zaman daha fazla para, daha fazla eğlence veya daha fazla alkış değildir. O eksik şey, insanın Rabbine yönelmemesi, kendini hakikate bağlamaması ve yaratılış amacını unutmasıdır.


Kalbin açlığı, dünyanın sofrasıyla tamamen doymaz.




1️⃣0️⃣ Allah'a Yönelmeden Gerçek Huzur Olur Mu ❓


İnsan bazı geçici huzurlar yaşayabilir. Güzel bir manzara, sevilen bir insan, başarılı bir iş, sağlıklı bir beden, sakin bir ortam insana rahatlık verebilir. Fakat gerçek ve derin huzur, Allah'a yönelmeden tamamlanmaz.


Çünkü insanın en derin ihtiyacı sadece rahatlık değil, güvende ve anlamda olmaktır.


Allah'a yönelmek insana şunları verir:


Sığınak.
Anlam.
Şükür.
Sabır.
Affedilme umudu.
Ahiret bilinci.
Yalnız olmadığını bilme.
Hayatın boş olmadığını fark etme.



Dünyadaki huzurlar geçicidir. İnsan bir gün sağlığını kaybedebilir, sevdiklerinden ayrılabilir, işini kaybedebilir, yaşlanabilir, ölümle yüzleşebilir. Eğer huzur sadece dış şartlara bağlıysa, şartlar değişince huzur da yıkılır.


Ama Allah'a bağlı huzur daha derindir. Çünkü insan bilir ki, her şey değişse de Allah bakidir.


Kalp Allah'ı unuttuğunda dünya geniş olsa bile daralır. Allah'ı hatırladığında dar zamanlarda bile nefes bulabilir.




1️⃣1️⃣ İmtihan Bilinci Hayata Nasıl Anlam Verir ❓


İmtihan bilinci, hayatın başıboş olmadığını öğretir. İnsan yaşadığı her şeyi anlamsız tesadüfler yığını olarak görmez. Nimetleri, zorlukları, kayıpları, başarıları ve ilişkileri bir sorumluluk alanı olarak düşünür.


İmtihan bilinci insana şunu söyler:


Nimet geldiğinde şükret.
Zorluk geldiğinde sabret.
Günah işlediğinde tövbe et.
Fırsat bulduğunda iyilik yap.
Güçlendiğinde adaletli ol.
Zayıfladığında Allah'a sığın.



Bu bilinç insanı hem sağlam hem dikkatli yapar. Çünkü kişi yaşadığı her şeyin kendisini şekillendirdiğini bilir. Acılar sadece tesadüfî yaralar değil, sabır ve olgunluk kapıları olabilir. Nimetler sadece keyif değil, şükür ve sorumluluk vesilesidir.


İmtihan bilinci olmadan insan, acıyı anlamsız görür ve kolayca yıkılır. İmtihan bilinciyle ise acı bile bir anlam içinde taşınabilir.




1️⃣2️⃣ Ölüm Hayatın Anlamını Nasıl Değiştirir ❓


Ölüm, hayatın en büyük hatırlatıcısıdır. İnsan öleceğini bilince hayatın anlamı değişir. Çünkü ölüm, dünyadaki hiçbir şeyin mutlak olmadığını gösterir.


Ölüm şunu hatırlatır:


Zaman sınırlı.
Beden geçici.
Mal kalıcı değil.
Makam bitecek.
Gençlik geçecek.
Sevdiklerimizle dünya hayatı sınırlı.
Ameller kalacak.



Ölüm düşüncesi insanı karamsar yapmak zorunda değildir. Tam tersine, doğru anlaşılırsa insanı uyandırır. İnsan neyi ertelediğini, neyi büyüttüğünü, neye gereğinden fazla bağlandığını fark eder.


Ölüm olmasaydı insan dünyayı sonsuz sanabilirdi. Fakat ölüm, hayatı ciddiye almamızı sağlar.


Ölüm, hayatın düşmanı değil; hayatın emanet olduğunu hatırlatan en büyük öğretmendir.




1️⃣3️⃣ Ahiret İnancı Hayata Nasıl Derinlik Katar ❓


Ahiret inancı, hayatı yalnızca dünya ile sınırlamaz. Bu, insan için büyük bir anlam kaynağıdır. Çünkü dünyada her şey tamamlanmaz. Her iyilik karşılık bulmaz. Her zalim burada cezasını çekmez. Her mazlum burada hakkını alamaz.


Ahiret inancı şunu öğretir:


Adalet tamamlanacaktır.
İyilik boşa gitmez.
Zulüm hesapsız kalmaz.
Ölüm son değil, geçiştir.
Dünya hayatı imtihandır.
Amellerin değeri vardır.



Bu inanç insanın hayata bakışını değiştirir. İnsan yaptığı iyiliğin görünmese bile kaybolmadığını bilir. Sabrettiği acının boşa gitmediğini bilir. Zulme uğradığında mutlak adaletin Allah katında olduğunu bilir.


Ahiret inancı olmadan dünya çoğu zaman eksik ve adaletsiz görünür. Ahiret ise bu eksikliği büyük bir ilahi adalet ufkuna bağlar.


Bu yüzden ahiret, hayatın anlamını derinleştiren en temel hakikatlerden biridir.




1️⃣4️⃣ Güzel Ahlak Hayatı Nasıl Anlamlı Kılar ❓


Güzel ahlak, hayatın anlamını günlük davranışlarda görünür hâle getirir. İnsan sadece büyük sözlerle değil, küçük davranışlarla da hayatına anlam verir.


Güzel ahlak şunlarda ortaya çıkar:


Doğru sözde.
Merhamette.
Adalette.
Sabırda.
Vefada.
Edepte.
Affetmede.
Kul hakkından sakınmada.
Zayıfa karşı şefkatte.



Bir insan çok bilgili olabilir ama ahlakı yoksa içi boş kalır. Çok başarılı olabilir ama merhameti yoksa insanlara zarar verebilir. Çok zengin olabilir ama adaleti yoksa malı bereket değil yük olur.


Hayatın anlamı sadece düşüncede değil, davranışta da görünür. İnsan nasıl konuştuğuyla, nasıl kazandığıyla, nasıl sevdiğiyle, nasıl affettiğiyle ve nasıl davrandığıyla anlam üretir.


Güzel ahlak, insanın Allah'a yönelişinin günlük hayattaki en güzel meyvesidir.




1️⃣5️⃣ Şükür Hayatın Anlamını Nasıl Güçlendirir ❓


Şükür, insanın sahip olduklarını tesadüf veya kendi gücünün mutlak sonucu gibi görmemesidir. Şükreden insan, nimetin kaynağını fark eder. Sağlığı, nefesi, ailesi, ekmeği, zamanı, aklı ve imanı birer emanet olarak görür.


Şükür insana şunları kazandırır:


Farkındalık.
Tevazu.
Huzur.
Kanaat.
Kalp yumuşaklığı.
Nimeti doğru kullanma bilinci.



Şükretmeyen insan, sahip olduklarını sıradan sanır. Hep eksik olana bakar. Kendisinde olanı görmez, başkasındakiyle kendini yakar. Bu da hayatı anlamsız ve yorucu hâle getirir.


Şükür ise insanın bakışını değiştirir. Aynı hayat, şükürle daha aydınlık görünür. Aynı nimet, fark edilince değer kazanır.


Şükür, hayatın içindeki gizli bereketi görme sanatıdır.




1️⃣6️⃣ Acılar Hayatın Anlamını Yok Eder Mi ❓


Acılar hayatın anlamını yok etmek zorunda değildir. Aksine, doğru anlamlandırıldığında acılar insanı derinleştirebilir. Hastalık, kayıp, yalnızlık, başarısızlık, ihanet, yoksulluk ve ölüm insanı sarsar; fakat insan bu sarsıntılardan sadece yıkılarak çıkmak zorunda değildir.


Acılar insana şunları öğretebilir:


Sabır.
Tevazu.
Duanın kıymeti.
Dünyanın faniliği.
İnsanların kırılganlığı.
Allah'a sığınmanın anlamı.
Merhametin değeri.



Elbette acı kolay değildir. Acıyı romantikleştirmek doğru olmaz. Fakat acı, Allah'a yönelişle ve sabırla taşındığında insanın ruhunda yeni bir derinlik açabilir.


Bazı insanlar acıyla katılaşır. Bazıları ise acıyla olgunlaşır. Aradaki fark, acının nasıl anlamlandırıldığıdır.


Allah'a yönelen kalp, acıyı yok saymaz; fakat acının içinde bile bir hikmet ve sığınak arar.




1️⃣7️⃣ İnsan Hayatına Anlam Katmak İçin Ne Yapmalı ❓


İnsan hayatına anlam katmak için önce neyin geçici, neyin kalıcı olduğunu ayırt etmelidir. Her şeyi dünya ile sınırlayan insan, sonunda dünyanın geçiciliğiyle sarsılır. Fakat Allah'a yönelen insan, hayatını daha sağlam bir zemine oturtur.


Hayata anlam katmak için:


Allah'ı hatırlamak gerekir.
Dua etmek gerekir.
Şükretmek gerekir.
İyilik yapmak gerekir.
Güzel ahlakı çoğaltmak gerekir.
Kul hakkından sakınmak gerekir.
Aileye ve insanlara merhametle yaklaşmak gerekir.
Zamanı boşa tüketmemek gerekir.
Nefsi terbiye etmek gerekir.
Ölümü unutmadan yaşamak gerekir.



Anlam büyük sloganlarda değil, günlük hayatın içinde de kurulur. Bir insanı kırmamak, helal kazanmak, doğru söz söylemek, dua etmek, affetmek, ihtiyaç sahibine yardım etmek, anne babaya iyi davranmak, emanete sahip çıkmak hayatı anlamlı kılar.


Anlam, insanın her gün Allah'ın huzurunda yaşadığını fark etmesiyle başlar.




1️⃣8️⃣ Hayatın Anlamından Ne Öğrenebiliriz ❓


Hayatın anlamını düşünmek bize çok şey öğretir. En başta, insanın dünyaya başıboş gelmediğini ve sadece geçici zevkler için yaşamadığını fark ettirir.


Bu konudan öğrenebileceğimiz temel hakikatler şunlardır:


Hayat emanettir.
Dünya geçicidir.
Kalp Allah'ı arar.
Para araçtır, amaç değildir.
Başarı değerlidir ama nihai anlam değildir.
Sevgi güzeldir ama Allah'a bağlı olunca temizlenir.
Acı anlamsız olmak zorunda değildir.
Ölüm hayatı ciddileştirir.
Ahiret inancı hayatı derinleştirir.
Güzel ahlak anlamın davranışa dönüşmüş hâlidir.



Hayatın anlamını bulan insan, her şeyi kolay yaşamaz; fakat yaşadıklarını daha derin taşır. Düşer ama kalkar. Kaybeder ama tamamen yıkılmaz. Sevinir ama şımarmaz. Acı çeker ama umutsuzluğa teslim olmaz.


Çünkü bilir:


Ben sahipsiz değilim.
Hayat boş değil.
Ölüm son değil.
Allah var.





1️⃣9️⃣ Son Söz: Hayatın Anlamı, Allah'a Yönelen Kalpte Tamamlanır ❓


Hayatın anlamı nedir ❓ sorusu, insanın kendine, dünyaya, ölüme ve Allah'a bakışını belirleyen en büyük sorulardan biridir. İnsan bu soruya sadece dünya içinden cevap ararsa, cevabı eksik kalabilir. Çünkü dünya geçicidir. Dünya değişir, insanlar gider, beden yaşlanır, para tükenir, makam biter, gençlik solar, sevinçler ve acılar birbirini takip eder.


İnsan bütün bunların içinde kalıcı bir anlam arar.


Bu anlam sadece hazda bulunmaz. Sadece parada bulunmaz. Sadece başarıda bulunmaz. Sadece insanların beğenisinde bulunmaz. Sadece eğlencede, güçte veya tüketimde bulunmaz.


Gerçek anlam; Allah'ı tanımakta, O'na yönelmekte, hayatı emanet bilmekte, güzel ahlakla yaşamakta, iyilik yapmakta, şükretmekte, sabretmekte, tövbe etmekte, ölümü unutmadan yaşamakta ve ahirete hazırlanmaktadır.


İnsan Allah'a yöneldiğinde hayatın bütün parçaları yerli yerine oturur. Nimet şükre dönüşür. Acı sabra dönüşür. Ölüm uyanışa dönüşür. İyilik ibadete dönüşür. Dünya emanet olur. Kalp sığınak bulur.


Bu yüzden hayatın en derin anlamı şudur:


İnsan Allah'tan gelmiştir, Allah'ın huzurunda yaşar ve sonunda Allah'a dönecektir.


“Hayatın anlamı, insanın dünyada ne kadar kaldığında değil; kaldığı süre içinde Allah'ı ne kadar hatırladığı, iyiliği ne kadar çoğalttığı ve ruhunu hangi hakikate teslim ettiğiyle anlaşılır.”
— Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt