📖 Enfâl Suresi 20. Ayette “Ey İman Edenler! Allah’a ve Resulüne İtaat Edin; İşittiğiniz Hâlde Ondan Yüz Çevirmeyin” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,848
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Enfâl Suresi 20. Ayette “Ey İman Edenler! Allah’a ve Resulüne İtaat Edin; İşittiğiniz Hâlde Ondan Yüz Çevirmeyin” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“İnsan hakikati hiç duymadığı için değil, bazen duyduğu hâlde hayatını değiştirmek istemediği için ondan uzaklaşır. Gerçek işitmek, kulağın duymasından önce kalbin cevap vermesidir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Enfâl Suresi 20. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:

“Ey iman edenler! Allah’a ve Resulüne itaat edin; işittiğiniz hâlde ondan yüz çevirmeyin.”

Enfâl Suresi’nin önceki ayetlerinde Bedir Savaşı, Allah’ın yardımı, müminlerin sebatı ve karşı tarafın uğradığı sonuç anlatılmıştı.

  1. ayette ise hitap yeniden doğrudan müminlere yönelmektedir.
Kur’an onlara çok temel bir şey hatırlatır:

Allah’ın mesajını duymak yeterli değildir.

Duyulan hakikatin insanın davranışlarında da bir karşılığı bulunmalıdır.

2️⃣ “Ey İman Edenler” Hitabı Neden Önemlidir ❓​

Ayet doğrudan iman edenlere seslenmektedir.

Bu bile başlı başına dikkat çekicidir.

Çünkü uyarılan kişiler inanmayanlar değil, zaten iman etmiş insanlardır.

Demek ki insanın:

“Ben inanıyorum.”

demesi, artık hiçbir uyarıya ihtiyacı olmadığı anlamına gelmez.

Tam tersine iman beraberinde daha büyük bir sorumluluk getirir.

İnandığını söyleyen insan, inandığı değerleri hayatında da göstermeye çalışmalıdır.

3️⃣ “Allah’a İtaat Edin” Ne Demektir ❓​

Allah’a itaat, O’nun bildirdiği ilkelere uygun yaşamaya çalışmaktır.

Adaleti gözetmek...

Haksızlıktan kaçınmak...

İnsanların hakkını korumak...

İyilik yapmak...

Kötülükten uzak durmak...

İbadet sorumluluklarını yerine getirmek...

Allah’a itaat yalnızca belirli ibadetlerden ibaret değildir.

İnsanın bütün hayatını ahlaki bir sorumluluk içinde yaşamasıyla ilgilidir.

4️⃣ “Resulüne İtaat Edin” Ne Anlama Gelir ❓​

Hz. Muhammed Müslümanlar açısından Allah’ın vahyini insanlara ulaştıran elçidir.

Bu nedenle Allah’a itaat ile Resulüne itaat Kur’an’da sık sık birlikte zikredilir.

Peygamber vahyi sadece insanlara okumamış, onu hayatında uygulamış ve Müslüman topluma rehberlik etmiştir.

Dolayısıyla Resule itaat, onun Allah’tan getirdiği mesajı dikkate almak ve örnekliğini önemsemek anlamına gelir.

5️⃣ Allah’a İtaat ile Peygambere İtaat Birbirinden Ayrılabilir mi ❓​

Kur’an’ın kendi anlatımında bunlar birbirinden tamamen koparılmaz.

Çünkü Allah’ın mesajını insanlara bildiren kişi Resuldür.

Bir insan:

“Allah’a inanıyorum ama Allah’ın gönderdiği elçiyi tamamen yok sayıyorum.”

dediğinde vahyin insana nasıl ulaştığı meselesi ortaya çıkar.

Bu nedenle Kur’an, birçok yerde Allah’a ve Resulüne itaati birlikte zikretmektedir.

6️⃣ “İşittiğiniz Hâlde” İfadesi Neden Özellikle Kullanılmıştır ❓​

Ayetin en çarpıcı kısmı belki de burasıdır.

Kur’an:

“Duymadığınız için yüz çevirmeyin.”

demiyor.

“İşittiğiniz hâlde...”

diyor.

Yani mesaj insana ulaşmıştır.

İnsan ne söylendiğini duymuştur.

Buna rağmen yüz çevirme tehlikesi vardır.

Bu da bize bilgi ile davranış arasındaki büyük farkı gösterir.

Bir şeyi bilmek başka şeydir.

Bildiğinin gereğini yapmak başka şeydir.

7️⃣ İnsan Doğruyu Bildiği Hâlde Neden Uygulamaz ❓​

Çünkü insan sadece bilgiyle hareket eden bir varlık değildir.

Arzuları vardır.

Alışkanlıkları vardır.

Çıkarları vardır.

Korkuları vardır.

Gururu vardır.

Bazen insan doğrunun ne olduğunu çok iyi bilir ama doğru olan şey rahatını bozacağı için uygulamak istemez.

Örneğin haksız olduğunu anlayabilir fakat özür dilemek gururuna ağır gelebilir.

İşte Enfâl 20 tam olarak bu insanî probleme dokunmaktadır.

8️⃣ “Yüz Çevirmek” Ne Demektir ❓​

Yüz çevirmek sadece fiziksel olarak bir yerden uzaklaşmak değildir.

Hakikati önemsememek...

Duyduğu hâlde dikkate almamak...

Bilerek ilgisiz kalmak...

Doğruyu bildiği hâlde başka türlü davranmak...

Bunların tamamı yüz çevirme düşüncesiyle ilişkilendirilebilir.

Dolayısıyla ayet insanın kulağından çok tavrını sorgulamaktadır.

9️⃣ Kur’an’ı Dinlemek ile Kur’an’a Kulak Vermek Arasında Fark Var mıdır ❓​

Evet.

Bir insan Kur’an’ı yıllarca duyabilir.

Ayetleri ezbere bilebilir.

Her gün okuyabilir.

Fakat hiçbir ayetin kendi davranışını sorgulamasına izin vermeyebilir.

Bu durumda ses kulağa ulaşmıştır ama mesaj hayatın merkezine ulaşmamıştır.

Gerçek anlamda kulak vermek:

“Bu ayet bana ne söylüyor?”

diye sorabilmektir.

🔟 İtaat Körü Körüne Düşünmemek mi Demektir ❓​

Hayır.

Kur’an birçok yerde insanı düşünmeye, akletmeye ve ibret almaya çağırır.

Dolayısıyla dini itaat, insanın aklını tamamen kapatması şeklinde anlaşılmamalıdır.

İnsan anlamaya çalışır.

Soru sorar.

Araştırır.

Düşünür.

Fakat hakikat kendisine açık biçimde ulaştığında, sadece hoşuna gitmediği için ondan yüz çevirmemesi gerekir.

1️⃣1️⃣ Soru Sormak Allah’a İtaatsizlik midir ❓​

Hayır.

Soru sormak ile bilinçli biçimde yüz çevirmek aynı şey değildir.

İnsan:

“Bu neden böyle?”

diye sorabilir.

Bir ayetin anlamını araştırabilir.

Bir hükmün gerekçesini öğrenmeye çalışabilir.

Bunlar düşünmenin doğal parçalarıdır.

Kur’an’ın eleştirdiği şey anlamaya çalışmak değil, gerçeği bildiği hâlde kibir veya çıkar nedeniyle reddetmektir.

1️⃣2️⃣ Ayetin Bedir Savaşıyla Bağlantısı Nedir ❓​

Önceki ayetlerde Bedir’de yaşanan olaylar ayrıntılı biçimde anlatılmıştı.

Müslümanlar korkmuş,

Allah’tan yardım istemiş,

yardım görmüş

ve sonunda zafer kazanmışlardı.

Bütün bunlardan sonra onların yeniden Allah’a ve Resulüne itaate çağrılması önemlidir.

Çünkü zafer de insanın Allah’a olan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Hatta başarıdan sonra insanın itaati ve tevazusu daha önemli hâle gelebilir.

1️⃣3️⃣ İnsan Neden Başarıdan Sonra Uyarılmaya İhtiyaç Duyar ❓​

Çünkü başarı insanı değiştirebilir.

Zor zamanlarda insan yardım ister.

Dua eder.

Allah’ı hatırlar.

Fakat işler düzeldiğinde:

“Artık ben güçlüyüm.”

demeye başlayabilir.

Bedir’in hemen ardından gelen bu uyarı, Müslümanların zaferle birlikte kendi sınırlarını unutmamalarını ister.

Allah’ın yardımını gördünüz.

Şimdi de O’nun rehberliğinden yüz çevirmeyin.

1️⃣4️⃣ İman Sadece Kalple İnanmak mıdır ❓​

İmanın merkezi elbette kalptir.

Fakat Kur’an iman ile davranış arasında sürekli bağ kurar.

İnsan Allah’a inanıyorsa bu inanç:

sözlerine,

ticaretine,

insan ilişkilerine,

adalet anlayışına,

ibadetine

ve ahlakına yansımalıdır.

Yoksa iman hayatın geri kalanından tamamen kopuk bir düşünceye dönüşebilir.

Enfâl 20 bu kopukluğa karşı önemli bir uyarıdır.

1️⃣5️⃣ Günümüzde “İşittiği Hâlde Yüz Çevirmek” Nasıl Olabilir ❓​

Bir insan haksızlığın yanlış olduğunu bilir ama çıkarı için haksızlık yapabilir.

Yalanın yanlış olduğunu bilir ama işine geldiğinde yalan söyleyebilir.

Kul hakkının önemini bilir ama başkasının hakkını önemsemeyebilir.

Merhametten söz eder ama güçsüz bir insanla karşılaştığında acımasız davranabilir.

İşte bilgi ile davranış arasındaki bu ayrılık, ayetin bugün de düşündürdüğü temel meselelerden biridir.

1️⃣6️⃣ Bilmek İnsanın Sorumluluğunu Artırır mı ❓​

Birçok durumda evet.

Bir insan yaptığı şeyin yanlış olduğunu bilmiyorsa durumu başka olabilir.

Fakat doğrusunu öğrendiği hâlde bilinçli biçimde yanlışta ısrar ediyorsa sorumluluğu daha farklı hâle gelir.

Bu yüzden bilgi yalnızca ayrıcalık değildir.

Aynı zamanda sorumluluktur.

İnsan ne kadar çok biliyorsa bildikleriyle ne yaptığı sorusu da o kadar önemli hâle gelir.

1️⃣7️⃣ Ayet Bize Dinlemek Konusunda Ne Öğretiyor ❓​

Gerçek dinlemek yalnızca karşıdaki kişinin sözünün bitmesini beklemek değildir.

Dinlemek, söylenen şey üzerinde düşünmeye hazır olmaktır.

Bu hem vahiy karşısında hem insan ilişkilerinde önemlidir.

Bazen insan eşini dinler ama anlamaz.

Çocuğunu dinler ama önemsemez.

Bir dostunun uyarısını duyar ama kendisini hiç sorgulamaz.

Kulağımız açık olabilir ama zihnimiz ve kalbimiz kapalı olabilir.

Enfâl 20 işte bu farkı düşündürmektedir.

1️⃣8️⃣ Ayetin Bugünkü İnsana En Büyük Mesajı Nedir ❓​

Bugün bilgiye ulaşmak tarihin birçok dönemine göre çok daha kolaydır.

İnsan birkaç saniye içinde binlerce bilgiye ulaşabilir.

Ama insanlığın temel sorunu sadece bilgi eksikliği değildir.

Bildiklerimizi ne kadar yaşadığımız da büyük bir sorundur.

Herkes adaletin iyi olduğunu bilir.

Herkes dürüstlüğün önemli olduğunu bilir.

Herkes merhametin değerini bilir.

Asıl soru şudur:

Bunlar bizim çıkarımızla çatıştığında da aynı ilkelerin arkasında durabiliyor muyuz?

Enfâl 20 bu nedenle bilgi çağındaki insana da son derece güçlü biçimde seslenmektedir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Enfâl Suresi 20. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Enfâl Suresi 20. ayet iman edenlere çok açık bir çağrıda bulunmaktadır:

Allah’a itaat edin.

Resulüne itaat edin.

Ve mesajı işittiğiniz hâlde ondan yüz çevirmeyin.

Ayetin en güçlü yönlerinden biri, insanın sadece ne bildiğini değil, bildiği şey karşısında nasıl davrandığını sorgulamasıdır.

Çünkü doğruyu duymak kolay olabilir.

Doğruyu söylemek de bazen kolay olabilir.

Fakat doğru bizi değiştirmeye başladığında gerçek sınav ortaya çıkar.

İnsan:

“Haksızım.”

demek zorunda kaldığında...

Bir çıkarından vazgeçmesi gerektiğinde...

Gururunu kırması gerektiğinde...

Bir insandan özür dilemesi gerektiğinde...

Bir alışkanlığını değiştirmesi gerektiğinde...

İşte o zaman hakikati gerçekten dinleyip dinlemediği ortaya çıkar.

Enfâl 20 bize şu soruyu bırakır:

Biz Allah’ın sözünü sadece duyuyor muyuz, yoksa duyduğumuz sözün hayatımızda bir şeyleri değiştirmesine gerçekten izin veriyor muyuz?

Çünkü Kur’an açısından gerçek işitmek kulağın göreviyle bitmez.

Hakiki işitme, duyulan gerçeğin kalbe ulaşması ve davranışa dönüşmesiyle tamamlanır.

“Hakikati duymak insanı bilgili yapabilir; fakat hakikatin seni değiştirmesine izin vermek insanı olgunlaştırır. Asıl mesele kaç ayet duyduğumuz değil, duyduğumuz ayetlerin hayatımızda kaç şeyi değiştirdiğidir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt