Enfâl Suresi 19. Ayette “Eğer Fetih İstiyorsanız İşte Size Fetih Geldi. Eğer Vazgeçerseniz Bu Sizin İçin Daha Hayırlıdır; Tekrar Dönerseniz Biz de Döneriz” İfadesi Ne Anlama Gelir
“İnsan bazen Allah’tan kendi haklılığının ortaya çıkmasını ister; fakat sonuç geldiğinde ortaya çıkan hakikat, beklediği tarafı değil karşı tarafı doğrulayabilir.”
Ersan Karavelioğlu
Enfâl Suresi 19. Ayet Ne Söylüyor
Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:“Eğer hüküm ve zafer istiyorsanız, işte size hüküm ve zafer geldi. Eğer vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Eğer yeniden dönerseniz biz de döneriz. Topluluğunuz ne kadar kalabalık olursa olsun size hiçbir fayda sağlamaz. Çünkü Allah müminlerle beraberdir.”
Bu ayet Bedir Savaşı’nın ardından Mekke tarafına yönelik güçlü bir uyarı niteliğindedir.
Karşı taraf haklı olanın ortaya çıkmasını istemişti.
Bedir’in sonucu ise onların beklediği şekilde gerçekleşmedi.
Kur’an şimdi onlara çok açık bir seçenek sunmaktadır:
Düşmanlıktan vazgeçin.
Bu sizin için daha hayırlıdır.
“Eğer Fetih İstiyorsanız” Ne Demektir
Buradaki “fetih” kelimesi yalnızca bir şehrin veya ülkenin ele geçirilmesi anlamına gelmez.Arapçada kelime hüküm verme, taraflar arasındaki meseleyi açığa çıkarma ve kimin haklı olduğunun ortaya çıkması anlamında da kullanılabilir.
Bu nedenle ayetin başındaki ifade:
“Eğer Allah’ın aranızda hüküm vermesini istiyorsanız, işte hüküm geldi.”
şeklinde anlaşılabilir.
Bedir sonucu bu bağlamda bir hüküm olarak sunulmaktadır.
Mekkeliler Gerçekten Allah’tan Hüküm mü İstemişti
İslam kaynaklarında Kureyş tarafının savaş öncesinde Allah’tan iki taraftan daha doğru olanına yardım etmesini istediğine ilişkin rivayetler bulunmaktadır.Yani onlar da kendilerini haklı görüyorlardı.
Fakat savaşın sonucu onların beklentisinin tersine gerçekleşti.
Ayet bu nedenle oldukça çarpıcıdır.
İnsan:
“Allah haklı olana yardım etsin.”
diyebilir.
Ama gerçekten haklı tarafın kendisi olup olmadığını da sorgulamalıdır.
İnsan Kendisini Neden Kolayca Haklı Görür
Çünkü insan olaylara çoğu zaman kendi tarafından bakar.Kendi gerekçelerini bilir.
Kendi acısını hisseder.
Kendi çıkarlarını önemser.
Karşı tarafın gerekçelerini ise aynı derinlikle görmeyebilir.
Bu nedenle herkesin:
“Ben haklıyım.”
demesi hakikatin gerçekten onun yanında olduğu anlamına gelmez.
Enfâl 19 bu konuda güçlü bir öz eleştiri çağrısıdır.
“İşte Size Fetih Geldi” Ne Anlama Gelir
Buradaki ifade Bedir’deki sonucu anlatır.İki taraf karşı karşıya gelmişti.
Kureyş daha kalabalık ve daha güçlü görünüyordu.
Ancak savaş Müslümanların zaferiyle sonuçlandı.
Kur’an bu sonucu sadece askerî bir zafer olarak değil, aynı zamanda hak ile batıl arasındaki mücadelede ortaya çıkan bir hüküm olarak değerlendirmektedir.
“Eğer Vazgeçerseniz Bu Sizin İçin Daha Hayırlıdır” Ne Demektir
Ayetin en dikkat çekici bölümlerinden biri budur.Zaferden sonra bile karşı tarafa:
“Düşmanlıktan vazgeçin.”
denilmektedir.
Yani amaç sonsuz bir savaş değildir.
Amaç düşmanlığın sona ermesidir.
Kur’an karşı tarafa hâlâ bir çıkış kapısı bırakmaktadır.
Savaşı ve düşmanlığı bırakmaları kendi yararlarına olacaktır.
Bu İfade Bir Barış Çağrısı Olarak Görülebilir mi
Bağlam içerisinde evet.Ayet:
“Eğer vazgeçerseniz sizin için daha hayırlıdır.”
diyerek düşmanlığın devam ettirilmemesini tavsiye etmektedir.
Bu önemli bir noktadır.
Bedir’de zafer kazanılmış olmasına rağmen:
“Şimdi sürekli savaşın.”
denilmiyor.
Tam tersine karşı tarafın düşmanlığı bırakması hâlinde bunun kendileri için hayırlı olacağı bildiriliyor.
“Eğer Tekrar Dönerseniz Biz de Döneriz” Ne Demektir
Buradaki ifade:“Düşmanlığa tekrar dönerseniz karşılığını yeniden görürsünüz.”
anlamındadır.
Yani uyarı çok açıktır.
Saldırganlık bırakılırsa yeni bir yol açılabilir.
Fakat aynı düşmanlık tekrar başlatılırsa buna yeniden karşılık verilecektir.
Bu, savaşı arzulayan değil fakat saldırının da karşılıksız kalmayacağını bildiren bir ifadedir.
Allah’ın “Biz de Döneriz” Demesi Nasıl Anlaşılmalıdır
Kur’an’da Allah’ın kendisi için çoğul ifade kullanması Arapçadaki yücelik ve kudret üslubuyla ilgilidir.Burada kastedilen Allah’ın yardımının tekrar müminlerle birlikte olacağıdır.
Yani karşı taraf yeniden aynı saldırgan tutumu sürdürürse Bedir’de yaşadıklarının benzeri bir sonuçla yeniden karşılaşabilecekleri konusunda uyarılmaktadır.
“Topluluğunuz Size Fayda Sağlamaz” Ne Demektir
Bedir’de Kureyş sayıca daha kalabalıktı.Bu durum onlara büyük bir güven vermiş olabilir.
Fakat sonuç sayı üstünlüğüne göre gerçekleşmedi.
Ayet bu nedenle:
“Topluluğunuz ne kadar çok olursa olsun size fayda sağlamaz.”
diye uyarır.
Bu, sayının tamamen önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Sayı ve güç önemlidir.
Fakat bunlar mutlak zafer garantisi değildir.

Çokluk Neden Her Zaman Güç Anlamına Gelmez
Çünkü bir topluluğun gücü yalnızca sayısına bağlı değildir.Birlik...
Disiplin...
Amaç...
Moral...
Strateji...
Kararlılık...
Bunların tamamı önemlidir.
Binlerce kişinin bulunduğu fakat dağınık bir topluluk, daha küçük fakat iyi organize olmuş bir topluluktan daha zayıf olabilir.
Bedir de sayısal üstünlüğün tek başına yeterli olmadığını gösteren tarihsel örneklerden biridir.

“Allah Müminlerle Beraberdir” Ne Demektir
Bu ifade Allah’ın fiziksel olarak bir mekânda bulunması anlamına gelmez.Allah’ın:
yardımı,
desteği,
bilgisi,
koruması
ve rahmetiyle müminlerin yanında olması anlamında anlaşılır.
Ancak bu beraberlik insanın hiçbir sorumluluğu olmadığı anlamına da gelmez.
Müminler Bedir’de mücadele etmişlerdir.

Allah’ın Müminlerle Olması Her Savaşta Müminlerin Kazanacağı Anlamına mı Gelir
Hayır.İslam tarihinde Müslümanların yenildiği savaşlar da olmuştur.
Uhud bunun en açık örneklerinden biridir.
Bu nedenle:
“Biz müminiz, dolayısıyla ne yaparsak yapalım mutlaka kazanırız.”
şeklinde bir anlayış doğru değildir.
İnsan hata yapabilir.
Tedbirsiz davranabilir.
Disiplini bozabilir.
Allah’ın yardımı insanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Ayet Kibir Konusunda Ne Öğretiyor
Hem kazanana hem kaybedene önemli bir ders verir.Kazanan:
“Ben yenilmezim.”
dememelidir.
Kaybeden de yalnızca daha fazla güç toplayınca mutlaka kazanacağını düşünmemelidir.
Çünkü insanın sahip olduğu hiçbir güç mutlak değildir.
Bedir’de daha kalabalık olan tarafın yenilmesi, bu gerçeğin somut bir örneği olmuştur.

İnsan Bir Yenilgiden Sonra Ne Yapmalıdır
Ayetin cevabı son derece dikkat çekicidir:Aynı yanlışta ısrar etmek yerine vazgeçmek.
İnsan bazen yenildiğinde hemen intikam düşünür.
Daha büyük güç toplar.
Aynı çatışmayı tekrar başlatır.
Kur’an ise burada:
“Vazgeçmeniz sizin için daha hayırlıdır.”
diyor.
Bazen yenilgi insana durup düşünme fırsatı verir.

Vazgeçmek Her Zaman Zayıflık mıdır
Hayır.Bazen yanlış bir mücadeleden vazgeçmek büyük bir olgunluktur.
İnsan:
“Hata yaptım.”
diyebiliyorsa bu zayıflık değildir.
Bir düşmanlığı sona erdirmek,
bir haksızlıktan dönmek,
yanlış bir kararı değiştirmek
ve gereksiz bir çatışmayı bırakmak bazen kazanmanın en gerçek biçimidir.
Enfâl 19’un önemli mesajlarından biri budur.

Ayetin Günlük Hayatımıza Nasıl Bir Mesajı Vardır
İnsanlar bazen tartışmalarda haklı çıkmak için mücadele eder.Ailede...
Arkadaşlıkta...
İş hayatında...
Ortaklıklarda...
Bir noktadan sonra mesele gerçeği bulmak olmaktan çıkar.
“Kim kazanacak?”
meselesine dönüşür.
Enfâl 19 bize şunu düşündürür:
Haklı olduğumuzun ortaya çıkmasını gerçekten mi istiyoruz?
Yoksa sadece bizim kazanmamızı mı istiyoruz?
İkisi aynı şey değildir.

Ayetin En Derin Mesajlarından Biri Nedir
Belki de şudur:İnsan Allah’tan hakikatin ortaya çıkmasını isterken, hakikatin kendi aleyhine çıkabileceği ihtimalini de kabul etmelidir.
Bu kolay değildir.
Çünkü çoğumuz:
“Gerçek ortaya çıksın.”
derken içten içe:
“Benim haklı olduğum ortaya çıksın.”
demek isteriz.
Gerçek adalet anlayışı ise sonuç kendi aleyhimize olsa bile hakikati kabul edebilmeyi gerektirir.

Sonuç: Enfâl Suresi 19. Ayetin Ana Mesajı Nedir
Enfâl Suresi 19. ayet Bedir Savaşı’nın ardından karşı tarafa yöneltilen çok güçlü bir uyarıdır.Eğer hüküm istedilerse hüküm gelmiştir.
Eğer düşmanlıktan vazgeçerlerse bu kendileri için daha hayırlıdır.
Eğer yeniden aynı saldırganlığa dönerlerse yeniden karşılık göreceklerdir.
Ve ne kadar kalabalık olurlarsa olsunlar, sayıları onlara mutlak bir zafer sağlayamayacaktır.
Ayet böylece üç büyük gerçeği hatırlatır:
Hakikat bizim isteğimize göre değişmez.
Yanlıştan vazgeçmek yenilgi değildir.
Sayı ve güç hiçbir insana mutlak üstünlük vermez.
Belki Enfâl 19’un bugün bize yönelttiği en önemli soru şudur:
Bir konuda Allah’tan gerçeğin ortaya çıkmasını istediğimizde, ortaya çıkan gerçek bizim düşündüğümüzün tam tersi olursa onu kabul etmeye gerçekten hazır mıyız?
Çünkü hakikati sevmek, yalnızca bizi doğruladığında onu kabul etmek değildir.
Gerçek hakikat sevgisi, gerektiğinde kendi yanıldığımızı da kabul edebilmektir.
“Haklı çıkmak ile hakkın ortaya çıkmasını istemek aynı şey değildir. İnsan gerçekten hakikati arıyorsa bazen ‘Ben yanılmışım’ diyebilecek kadar da güçlü olmalıdır.”
Ersan Karavelioğlu