En‘âm Suresi 129. Ayette “İşte Böylece, Kazandıkları Şeyler Sebebiyle Zalimlerin Bir Kısmını Diğer Bir Kısmına Dost ve Yönetici Kılarız” İfadesi Ne Anlama Gelir
En‘âm Suresi 129. ayet, bir önceki ayette anlatılan:“En‘âm Suresi 129. ayet, kötülüğün bazen birbirini besleyen ilişkiler ve yapılar oluşturabileceğini gösterir. İnsan hangi değerlerle yaşarsa, zamanla benzer değerleri taşıyan çevrelere yaklaşabilir ve onların etkisi altında kalabilir.”
Ersan Karavelioğlu
cinler ile insanlar arasındaki karşılıklı çıkar ilişkisi,
yanlış yönlendirme,
ve nihai hesap
temasının hemen ardından gelir.
Şimdi Kur’an daha genel bir ilke ortaya koyar:
Zalimler birbirlerini bulabilir, destekleyebilir ve birbirlerinin etkisi altına girebilir.
Burada çok önemli bir toplumsal gerçek vardır:
Kötülük çoğu zaman yalnız değildir.
Ağ kurar.
Çevre oluşturur.
Kendisini destekleyen ilişkiler üretir.
İnsan hangi tercihleri tekrar ediyorsa, zamanla o tercihleri normalleştiren insanlara da yaklaşabilir.
“İşte Böylece” İfadesi Neye Bağlanıyor
Bu ifade önceki ayetlerde anlatılan yanlış ittifaklara bağlanır.Özellikle 128. ayette:
“Biz birbirimizden yararlanmıştık.”
denmişti.
- ayet ise bunun toplumsal sonucunu gösterir:
Yani bireysel tercih zamanla sosyal yapıya dönüşebilir.
“Zalimlerin Bir Kısmını Diğer Bir Kısmına Dost Kılarız” Ne Demektir
Buradaki dostluk sıradan sevgi ilişkisi değildir.Daha çok:
yakınlık,
ittifak,
karşılıklı destek,
etki alanı
anlamı taşır.
İnsanlar benzer çıkar ve davranışlar üzerinden birbirlerini bulabilir.
Bu Ayet “Kötüler Sadece Kötülerle Arkadaş Olur” mu Diyor
Hayır.Bu kadar basit bir genelleme doğru olmaz.
İyi ve kötü davranışlara sahip insanlar toplum içinde birbirleriyle ilişki kurabilir.
Ayet daha çok ahlaki benzerliğin insanları birbirine çekebileceği yönünde bir ilke gösterir.
“Kazandıkları Şeyler Sebebiyle” İfadesi Neden Önemlidir
Çünkü ayet sonucu insanların kendi eylemleriyle ilişkilendirir.Yani bu yakınlık:
rastgele,
sebepsiz,
keyfî
değildir.
İnsanların yaptıkları, tercih ettikleri ve tekrar ettikleri davranışlar sosyal çevrelerini de şekillendirebilir.
İnsan Davranışı Gerçekten Çevresini Belirler mi
Büyük ölçüde evet.İnsan:
hangi ortamlarda bulunacağını,
kimlerle yakınlaşacağını,
hangi değerlere alışacağını
seçebilir.
Bu seçimler uzun vadede karakterini de etkileyebilir.
Bu nedenle çevre sadece dış koşul değil, ahlaki gelişimin önemli bir unsurudur.
Yanlış Çevre İnsanı Nasıl Etkileyebilir
Bir davranış ilk başta insana yanlış görünebilir.Ama çevresindeki herkes bunu yapıyorsa zamanla normalleşebilir.
Örneğin:
yalan,
dedikodu,
haksız kazanç,
alay
bir grubun içinde sıradanlaşabilir.
İnsan da farkında olmadan buna uyum sağlayabilir.
“Velî” Kavramı Burada Ne Anlama Gelir
“Velî” kelimesi:dost,
yakın,
koruyucu,
destekleyici,
yönetici
gibi anlamlar taşıyabilir.
Bağlama göre burada zalimlerin birbirlerine destek olan ve birbirlerini etkileyen yapılar kurması anlamı güçlüdür.
Bu Ayet Kötü Yönetimlerle de İlgili Olabilir mi
Daha geniş bir ahlaki çerçevede böyle yorumlar yapılmıştır.Toplumda:
adaletsizlik,
yalan,
çıkarcılık
yaygınlaşırsa, buna uygun yöneticilerin veya etkili kişilerin ortaya çıkması mümkün olabilir.
Ancak ayeti modern siyasi aktörlere doğrudan yapıştırmak doğru olmaz.
Asıl mesaj genel ve ahlakidir.
Toplumun Ahlakı ile Liderleri Arasında Bağ Var mıdır
Çoğu zaman karşılıklı etkileşim vardır.Liderler toplumu etkiler.
Toplum da hangi liderlik tarzını desteklediğiyle yapıyı şekillendirebilir.
Bu yüzden ahlaki bozulma sadece “yukarıdakilerden” veya sadece “aşağıdakilerden” açıklanamaz.
Karşılıklı bir süreç olabilir.
Zalimlerin Birbirini Desteklemesi Neden Tehlikelidir
Çünkü tek kişinin yapamayacağı kötülük, organize olduğunda büyüyebilir.Bir kişi yalan üretir.
Diğeri yayar.
Bir başkası korur.
Bir diğeri fayda sağlar.
Böylece kötülük sistemleşebilir.
Bu nedenle ahlaki cesaret, bazen sadece yanlış yapmamak değil, yanlış sisteme destek vermemektir.

İnsan Yanlış Bir Gruba Aidiyet Hissedebilir mi
Evet.Aidiyet ihtiyacı güçlüdür.
İnsan bazen grubun yanlışını görse bile:
yalnız kalmamak,
dışlanmamak,
çıkar kaybetmemek
için sessiz kalabilir.
Bu durumda grup baskısı bireysel vicdanı zayıflatabilir.

Bu Ayet “İnsan Ne Ekerse Onu Biçer” İlkesine Benziyor mu
Evet, ahlaki anlamda güçlü bir benzerlik vardır.İnsan:
yalan ekerse güvensizlik biçebilir.
Zulüm ekerse düşmanlık biçebilir.
Yanlış ittifaklar kurarsa o ittifakların sonuçlarıyla yaşayabilir.
Ayet, davranışların sosyal karşılık ürettiğini gösterir.

Kötü Çevreden Çıkmak Mümkün müdür
Evet.İnsan:
fark edebilir,
mesafe koyabilir,
tövbe edebilir,
daha sağlıklı ilişkiler kurabilir.
Ayet kaderci bir kapanış öğretmez.
Tam tersine, insanı kendi tercihlerinin sonuçlarını fark etmeye çağırır.

Dost Seçimi Neden Ahlaki Bir Meseledir
Çünkü yakın çevre insanın düşüncesini şekillendirir.Arkadaşların:
neyi normal gördüğünü,
neyi komik bulduğunu,
neyi kabul edilebilir saydığını
etkileyebilir.
Bu yüzden dostluk sadece sosyal değil, ahlaki bir karardır.

En‘âm 128 ve 129 Birlikte Nasıl Okunmalıdır
- ayette:
anlatılmıştı.
- ayette ise:
gösterilir.
Yani:
Çıkar ilişkisi → Yakınlık → Yapısal kötülük.
Bu çok güçlü bir devamlılıktır.

Bu Ayet Bireysel Sorumluluk ile Toplumsal Yapıyı Nasıl Birleştirir
İnsan bireysel karar verir.Ama kararları yalnız kendisini etkilemez.
Benzer tercihler:
gruplar,
kültürler,
kurumlar
oluşturabilir.
Bu nedenle toplumsal kötülüklerin arkasında çoğu zaman çok sayıda bireysel taviz vardır.

İyi İnsanlar da Birbirlerini Güçlendirebilir mi
Elbette.Ayet zalimler üzerinden olumsuz örneği verir.
Ama aynı ilkenin olumlu yönü de düşünülebilir.
İyi insanlar:
adaleti,
merhameti,
doğruluğu
birbirlerinde güçlendirebilir.
Bu yüzden iyi çevre büyük bir nimettir.

Bu Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir
Belki de şu:Çevreni tesadüf gibi görme.
Kimlerle zaman geçiriyorsun?
Kimlerin sözünü sürekli dinliyorsun?
Kimin davranışını normal kabul etmeye başladın?
Çünkü insanın çevresi zamanla onun ahlakına sessizce dokunabilir.

En‘âm Suresi 129. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor
En‘âm Suresi 129. ayet bize son derece güçlü bir toplumsal gerçek hatırlatır:Kötülük, arkadaşlık kurabilir.
İnsan bazen yanlış bir şey yaptığında bunun sadece kendisini ilgilendirdiğini düşünür.
Ama davranışları onu belli insanlara yaklaştırabilir.
Örneğin sürekli haksız kazanç peşinde olan biri, zamanla aynı anlayışı normal gören insanlarla ilişki kurabilir.
Yalan söyleyen kişi, yalanı sorun etmeyen bir çevrede daha rahat eder.
Başkalarını küçümseyen biri, aynı dili kullanan insanlarla kendisini daha güçlü hissedebilir.
Böylece davranış sadece alışkanlık oluşturmaz.
Çevre oluşturur.
Sonra çevre davranışı güçlendirir.
İnsan çevreyi etkiler.
Çevre de insanı.
Bu karşılıklı döngü zamanla küçük yanlışları büyük yapılara dönüştürebilir.
Belki toplumdaki birçok ahlaki problem bir anda ortaya çıkmaz.
Bir kişi küçük bir taviz verir.
Diğeri sessiz kalır.
Bir başkası bundan çıkar sağlar.
Bir diğeri bunu savunur.
Sonunda kimse başlangıç noktasını hatırlamaz.
Yanlış artık “sistem” olmuştur.
İşte ayetin:
“Kazandıkları sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğerine yakın kılarız.”
ifadesi, bu gerçeği çok derin biçimde anlatır.
Ama bunun olumlu bir karşılığı da vardır.
İnsan iyi insanlarla yakınlaşırsa:
iyilik kolaylaşabilir.
Dürüst insanların yanında dürüstlük daha doğal hâle gelebilir.
Merhametli insanların yanında kalp yumuşayabilir.
Bu yüzden çevre seçimi sadece sosyal tercih değildir.
Kendi gelecekteki karakterine yaptığın yatırımdır.
Ve belki En‘âm 129’un bugün için en güçlü cümlesi şudur:
İnsan yalnız yaptığı davranışlara dönüşmez; zamanla o davranışları normal gören insanlara da yaklaşır. Bu yüzden çevreni seçerken aslında gelecekte kim olacağını da bir ölçüde seçiyorsun.
“En‘âm Suresi 129. ayet, yanlış tercihlerin yalnız bireysel sonuçlar doğurmadığını, benzer yanlışların insanları birbirine bağlayarak güçlü çevreler ve yapılar oluşturabileceğini öğretir. İnsan hangi değerlere yakın durduğuna dikkat etmelidir; çünkü arkadaşlıklar ve ittifaklar zamanla karakterimizin görünmeyen mimarlarından biri hâline gelebilir.”
Ersan Karavelioğlu