📖 Bürûc Suresi 20. Ayette “Oysa Allah Onları Arkalarından Kuşatmıştır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İlahi Kuşatıcılık İnsanların Kaçabileceğini

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,340
2,724,954
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Bürûc Suresi 20. Ayette “Oysa Allah Onları Arkalarından Kuşatmıştır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İlahi Kuşatıcılık İnsanların Kaçabileceğini Sandığı Güç Alanlarının, Gizli Planların Ve Nihai Hesaptan Kaçış İmkânsızlığının Açıklaması Olarak Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


“Bürûc’un yirminci ayeti, insanın kendisini güvende sandığı bütün duvarları görünmez biçimde aşar: Güç, plan, ordu, servet ve gizlilik insana geçici bir koruma sağlayabilir; fakat ilahî kuşatıcılık fikri, hiçbir insanın mutlak anlamda hakikatin ve hesabın dışına çıkamayacağını bildirir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ 🌌 Bürûc Suresi 20. Ayette Ne Buyrulur ❓


Bürûc Suresinin yirminci ayetinde anlam olarak:


“Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.”


buyrulur.


Bir önceki ayette:


inkâr edenlerin hâlâ:


yalanlama içinde


oldukları anlatılmıştı.


Şimdi ise onların bu tavrına karşı:


çok güçlü bir gerçeklik hatırlatılır:


Allah onları kuşatmıştır.


Yani insan:


reddedebilir.


Kaçabilir.


Gizlenebilir.


Plan yapabilir.


Ama Kur’an’ın teolojik perspektifinde:


ilahî bilgi ve hükümranlığın dışına çıkamaz.


2️⃣ 📜 “Muhît” Ne Anlama Gelir ❓


Ayetteki temel fiil:


“muhît”


kavramıyla ilişkilidir.


Bu kelime:


kuşatmak,


çevrelemek,


her taraftan kapsamak


anlamına gelir.


Buradaki kuşatma:


yalnız fiziksel çevreleme


gibi düşünülmemelidir.


İlahî kuşatıcılık:


bilgi,


kudret,


hükümranlık


ve hesap


boyutlarını birlikte çağrıştırır.


Yani:


hiçbir şey Allah’ın bilgisi ve hükmünün dışında değildir.


3️⃣ 🔄 Neden “Arkalarından” İfadesi Kullanılır ❓


Arapça ifadedeki:


“min verâihim”


kelimesi:


arkalarından,


gerilerinden,


çevrelerinden


gibi anlamlar taşıyabilir.


Buradaki amaç:


Allah’ın yalnız bir yönden geldiğini


söylemek değildir.


Daha güçlü biçimde:


insanın:


kaçabileceği bir boşluk bulunmadığını


anlatır.


Kişi önünü kontrol ettiğini sanabilir.


Ama:


arkası da kuşatılmıştır.


4️⃣ 👁️ İlahi Kuşatıcılık Önceki “Şahitlik” Temasıyla Nasıl Birleşir ❓


Bürûc Suresinin başında:


“Şahit olana ve şahit olunana...”


denmişti.


  1. ayette:

“Allah her şeye şahittir.”


buyrulmuştu.


  1. ayette ise:

“Allah onları kuşatmıştır.”


denir.


Bu üç tema:


birlikte çok güçlüdür:


👁️ Allah bilir.


🌌 Allah kuşatır.


⚖️ Allah hükmeder.


Dolayısıyla zulüm:


ne görünmezdir


ne de hesap dışıdır.


5️⃣ 🧠 İnsan Neden Kendini Güvende Sanabilir ❓


Çünkü güvenliği:


görünür araçlarla ölçer.


Parası vardır.


Güçlü çevresi vardır.


Ordusu vardır.


Hukuki dokunulmazlığı vardır.


Belgeleri silebilir.


İnsanları susturabilir.


Bütün bunlar ona:


“Bana hiçbir şey olmaz.”


duygusu verebilir.


Bürûc 20:


bu psikolojik güven duvarını kırar.


6️⃣ 👑 Güç Sahibi İnsan Neden Hesaptan Kaçabileceğini Düşünebilir ❓


Çünkü dünyada gerçekten:


hesaptan kaçan insanlar olabilir.


Suç işlenir.


Delil bulunmaz.


Tanık susturulur.


Dosya kapanır.


Fail ölür.


Bu yüzden kişi:


“Demek ki kurtuldum.”


diyebilir.


Fakat Kur’an’ın ahiret anlayışında:


dünyevi hukuk sisteminden kaçmak:


nihai hesaptan kaçmak değildir.


7️⃣ 🔒 Gizli Yapılan Şey Gerçekten Gizli Kalabilir mi ❓


İnsanlardan:


evet.


Bir odada:


hiç kimse olmayabilir.


Telefon kapalı olabilir.


Kayıt tutulmayabilir.


Ama Kur’an’ın ilahî bilgi anlayışında:


gizli olmak:


Allah tarafından bilinmemek


anlamına gelmez.


Bu nedenle ahlak:


yalnız:


yakalanma ihtimaline


dayanmaz.


Gerçek ahlak:


kimse görmediğinde de insanın ne yaptığıyla


ilgilidir.


8️⃣ 🪞 Bu Ayet İnsanın İç Dünyasını da Kuşatır mı ❓


Kur’an’ın genel öğretisine göre:


ilahî bilgi:


yalnız dış davranışlarla sınırlı değildir.


Niyet,


gizli düşünce,


samimiyet,


riya


ve iç yönelişler de:


Allah’ın bilgisi içindedir.


Bu:


insanın:


başkasından sakladığı şeyle


kendini otomatik olarak güvende sanmamasını


sağlar.


Ama aynı zamanda:


kimsenin görmediği iyiliğin de:


kaybolmadığı


anlamına gelir.


9️⃣ 🌿 İlahi Kuşatıcılık Yalnız Korkutucu Bir Kavram mıdır ❓


Hayır.


Zalim için:


uyarıdır.


Mazlum için:


teselli olabilir.


Bir insan:


“Kimse beni görmedi.”


diyebilir.


“Kimse yaşadığım haksızlığı bilmiyor.”


diyebilir.


İlahî kuşatıcılık:


ona:


“Sen unutulmuş değilsin.”


mesajı taşır.


Dolayısıyla aynı kavram:


fail için:


⚠️ uyarı,


mağdur için:


🕊️ güven


olabilir.


🔟 🌌 Allah’ın Kuşatması Fiziksel Bir Çember Gibi mi Düşünülmelidir ❓


Hayır.


Allah’ın kuşatıcılığı:


insan bedenlerinin bir alanı çevirmesi


gibi düşünülmemelidir.


Bu tür ifadeler:


ilahî kudretin ve bilginin:


tamlığını


anlatır.


Allah:


yaratılmış fiziksel bir varlık gibi:


birini dört taraftan çevreleyen


bir cisim değildir.


Buradaki kuşatıcılık:


aşkın ve metafizik bir kapsayıcılıktır.


1️⃣1️⃣ ⚖️ “Kuşatılmış Olmak” Özgür İradeyi Ortadan Kaldırır mı ❓


Hayır.


Bir insanın:


Allah’ın bilgisi ve hükümranlığı içinde olması:


onun hiçbir seçim yapmadığı


anlamına gelmez.


Bürûc zaten hendek sahiplerini:


yaptıkları seçimlerden dolayı


sorumlu tutar.


Dolayısıyla:


ilahî kuşatıcılık ile insan sorumluluğu


aynı sistem içinde birlikte düşünülür.


İnsan:


seçer.


Ama seçimini:


mutlak bağımsız bir evren dışında


yapmaz.


1️⃣2️⃣ 🧩 Allah Her Şeyi Biliyorsa İnsan Neden İmtihan Edilir ❓


Bu klasik sorulardan biridir.


İslamî yaklaşımda imtihan:


Allah’ın:


“Ne olacak acaba?”


diye öğrenmesi için değildir.


İmtihan:


insanın potansiyel tercihlerinin:


gerçek eylemlere dönüşmesi


ve ahlaki sorumluluğun:


ortaya çıkması


bağlamında düşünülür.


Bilmek ile:


kişinin seçimi bizzat gerçekleştirmesi


aynı şey değildir.


1️⃣3️⃣ 🔥 Hendek Sahipleri Bu Ayetin Işığında Nasıl Görünür ❓


Onlar:


müminleri kuşattıklarını


sanıyorlardı.


İnsanlar:


ateşin çevresindeydi.


Kaçış yolları:


belki kapalıydı.


Fail:


mağduru tamamen kontrol ettiğini


düşünüyordu.


  1. ayet:

sahneyi tersine çevirir.


Gerçekte:


hendek sahiplerinin kendileri kuşatılmıştır.


Bu:


surenin en güçlü ironilerinden biridir.


1️⃣4️⃣ 👥 Zulüm Sistemi Kendi İçinde Çok Güçlü Görünse Bile Neden Kırılgandır ❓


Çünkü her sistem:


zamana,


insana,


kaynağa


ve şartlara bağlıdır.


Yöneticiler ölür.


Askerler değişir.


Ekonomi çöker.


İttifaklar bozulur.


Bir rejim:


çok güçlü görünürken:


kısa sürede dönüşebilir.


Bu nedenle:


insan yapımı hiçbir sistem:


mutlak güvenlik alanı


oluşturamaz.


1️⃣5️⃣ 🗃️ Delilleri Yok Etmek Hakikati Yok Eder mi ❓


Hayır.


Belgeleri:


yok edebilirsiniz.


Kayıtları:


silebilirsiniz.


Tanıkları:


susturabilirsiniz.


Ama olayın:


gerçekten olmuş olması


değişmez.


Bürûc’un ilahî kuşatıcılık fikri:


hakikatin:


insan arşivlerine bağımlı olmadığını


söyler.


Bu çok güçlü bir ahlak ve tarih felsefesi fikridir.


1️⃣6️⃣ 🪞 Günlük Hayatta Bu Ayetin Mesajı Nedir ❓


Bir insan:


kimsenin bilmediği bir haksızlık


yapabilir.


Kimsenin görmediği bir iyilik de:


yapabilir.


Her ikisi de:


toplum tarafından fark edilmeyebilir.


Bürûc 20:


ahlakı:


seyirci sayısından bağımsızlaştırır.


Doğru olan şey, yalnız görüldüğünde doğru değildir.


Yanlış olan şey de:


yakalanmadığında:


doğruya dönüşmez.


1️⃣7️⃣ 🕊️ Mazlum “Zalim Her Yeri Kontrol Ediyor” Diye Düşünürse Ayet Ne Söyler ❓


Şunu:


Onun kontrolü mutlak değildir.


Bu:


dünyevi tehlikeyi küçümsemek anlamına gelmez.


Zalim gerçekten zarar verebilir.


Ama Kur’an’ın inanç perspektifinde:


o:


göklerin ve yerin sahibi değildir.


Zamanın sahibi değildir.


Ölümün sahibi değildir.


Nihai hesabın sahibi değildir.


Dolayısıyla:


“Her şey onun elinde.”


duygusu:


teolojik olarak reddedilir.


1️⃣8️⃣ 🔗 19 Ve 20. Ayetler Birlikte Nasıl Bir Karşıtlık Kurar ❓


  1. ayet:

“İnkâr edenler yalanlama içindedir.”


  1. ayet:

“Allah onları kuşatmıştır.”


İnsan:


hakikati reddedebilir.


Ama reddetmek:


hakikati ortadan kaldırmaz.


İnsan:


hesabı inkâr edebilir.


Ama inkâr:


hesabı iptal etmez.


Bu nedenle:


öznel reddediş ile nesnel gerçeklik


arasında güçlü bir ayrım kurulur.


1️⃣9️⃣ ✨ Bürûc Suresi 20. Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


Bürûc Suresinin yirminci ayeti:


“Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.”


der.


Bu ayetin en güçlü tarafı:


insanın güvenlik algısını:


tersine çevirmesidir.


İnsan kendisini:


çok güvende hissedebilir.


Evinin kapısı kilitli.


Belgeler yok edilmiş.


Tanık yok.


Parası var.


Yetkisi var.


Siyasi gücü var.


Çevresi güçlü.


Belki:


mahkemeyi bile etkileyebiliyor.


Dünyevi açıdan baktığında:


“Bana ulaşılamaz.”


diyebilir.


Ama Bürûc:


şöyle der:


“Kuşatıldın.”


Bu ifade:


insanın bütün kaçış psikolojisini


sarsar.


Çünkü insan:


genellikle kaçmayı:


mekânsal düşünür.


Şehir değiştiririm.


Ülke değiştiririm.


Kimliğimi değiştiririm.


Belgeleri silerim.


Geçmişi unuttururum.


Ama ilahî kuşatıcılık:


bu kaçışların hepsinin:


aynı varlık düzeninin içinde


gerçekleştiğini söyler.


Bir insan:


bir ülkeden kaçabilir.


Ama:


varoluştan kaçamaz.


Bir mahkemeden kaçabilir.


Ama:


ölümden kaçamaz.


İnsanlardan gizlenebilir.


Ama Kur’an’ın inanç perspektifinde:


ilahî bilgiden gizlenemez.


Bu nedenle Bürûc 20:


ahlakı yalnız dış denetime bağlayan anlayışa:


çok güçlü bir cevap verir.


Eğer dürüstlüğünün nedeni:


yalnız kameraysa,


kamera kapandığında:


ahlakın da kapanabilir.


Eğer hırsızlık yapmamanın tek nedeni:


yakalanma korkusuysa,


yakalanmayacağından emin olduğunda:


sınav başlar.


Gerçek ahlak:


gözetim olmadığında da


devam edebilen ahlaktır.


Fakat bu ayet yalnız fail için değildir.


Mazlum açısından okunduğunda:


çok farklı bir anlam kazanır.


Bir insan:


tamamen unutulduğunu düşünebilir.


Kimse onu dinlemez.


Fail güçlüdür.


Hikâyesi silinmiştir.


Belki adı bile:


tarihten kaybolmuştur.


Ama ilahî kuşatıcılık fikri:


şunu söyler:


“Senin başına gelen gerçeklik, hakikatin dışına düşmedi.”


İşte Bürûc’un başındaki:


şahitlik,


  1. ayetteki:

“Allah her şeye şahittir”


ve 20. ayetteki:


“Allah onları kuşatmıştır”


ifadeleri:


burada birleşir.


Zalim:


görülüyor.


Mazlum:


görülüyor.


Olay:


biliniyor.


Plan:


biliniyor.


Gizli düşünce:


biliniyor.


Bu yüzden surenin ahlaki evreninde:


mutlak karanlık yoktur.


İnsan karanlık bir oda oluşturabilir.


Ama hakikati:


ontolojik olarak karanlığa gömemez.


Belki ayetin en çarpıcı tarafı:


hendek sahipleriyle ilgilidir.


Onlar:


müminleri çevrelediklerini


sanıyorlardı.


Ateş:


ortada.


Askerler:


çevrede.


Kaçış:


yok.


Ama ayet:


bütün sahneyi tersine çevirir:


Gerçekte kuşatılmış olan zalimdir.


Bu,


Bürûc Suresinin güç felsefesinin zirvelerinden biridir.


Zalim:


mekânı kontrol edebilir.


Ama:


hakikati kontrol edemez.


Bedeni kuşatabilir.


Ama:


nihai sonucu kuşatamaz.


Ve belki Bürûc Suresi 20. ayetin en derin mesajı şudur:


İnsan kendisine kaçış alanları kurabilir; fakat hiçbir güç, gizlilik, servet veya otorite onu mutlak anlamda hakikatin dışına çıkaramaz. İlahi kuşatıcılık zalime ‘kaçışın sınırlı’, mazluma ise ‘unutulmuş değilsin’ der.


“Hendek sahipleri müminleri kuşattıklarını sandılar; Bürûc ise asıl kuşatılanların onlar olduğunu söyledi. İnsan başkasının yolunu kapatabilir, belgeleri silebilir, tanıkları susturabilir; fakat hakikatin etrafına duvar öremez. İlahi kuşatıcılık, hiçbir zulmün sonsuza kadar kaçış alanı bulamayacağını ilan eder.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt