📖 Bürûc Suresi 16. Ayette “Dilediğini Yapandır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Allah’ın İradesinin Sınırsızlığı Keyfîlik mi Yoksa Hikmet, Kudret

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,328
2,724,954
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Bürûc Suresi 16. Ayette “Dilediğini Yapandır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Allah’ın İradesinin Sınırsızlığı Keyfîlik mi Yoksa Hikmet, Kudret Ve İlahi Özgürlük Açısından mı Anlaşılmalıdır ❓


“Bürûc’un ‘Dilediğini yapandır’ ifadesi, sınırsız kudreti anlatırken ilahî iradeyi anlamsız bir keyfîliğe indirgemez. Kur’an’ın bütünlüğünde irade; hikmet, adalet, rahmet ve bilgiyle birlikte düşünülür.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ ⚡ Bürûc Suresi 16. Ayette Ne Buyrulur ❓


Bürûc Suresinin on altıncı ayetinde anlam olarak:


“Dilediğini yapandır.”


buyrulur.


Ayet Arapçada:


“Fe‘‘âlün limâ yurîd”


şeklindedir.


Çok kısa bir cümledir.


Fakat:


ilahî kudret,


irade,


özgürlük


ve hükümranlık


açısından son derece güçlü bir anlam taşır.


Bir önceki ayette Allah:


Arş’ın sahibi ve şanı yüce


olarak tanıtılmıştı.


Şimdi ise:


O’nun iradesinin önüne:


nihai bir engel çıkarılamayacağı


bildirilir.


2️⃣ 📜 “Fe‘‘âl” Kelimesi Neden “Yapan”dan Daha Güçlüdür ❓


Ayette basitçe:


“fâil”, yani yapan


denmemiştir.


“Fe‘‘âl”


kalıbı kullanılmıştır.


Bu yapı:


etkinliği,


gücü


ve iradenin gerçekleştirilmesini


kuvvetli biçimde ifade eder.


Dolayısıyla anlam sadece:


“Bir şeyler yapar.”


değildir.


Daha güçlü biçimde:


“İradesini gerçekleştirmeye tam kadirdir.”


anlamı taşır.


3️⃣ 🌌 “Limâ Yurîd” Ne Anlama Gelir ❓


“Yurîd”:


istemek,


dilemek,


irade etmek


anlamına gelir.


Dolayısıyla:


“Fe‘‘âlün limâ yurîd”


ifadesi:


“Dilediğini gerçekleştiren”


anlamına gelir.


Buradaki vurgu:


Allah’ın bir şeyi dileyip de:


başka bir güç tarafından engellenmesi


gibi bir durumun bulunmamasıdır.


İnsan ister:


ama başaramayabilir.


Allah’ın iradesi ise Kur’an’ın teolojik çerçevesinde:


acizlikle sınırlı değildir.


4️⃣ 👤 İnsan İradesi İle İlahi İrade Arasındaki Temel Fark Nedir ❓


İnsan:


çok şey ister.


Ama:


gücü yetmeyebilir.


Bilgisi eksik olabilir.


Şartlar değişebilir.


Başka insanlar engelleyebilir.


Zamanı yetmeyebilir.


Ölüm gelir.


Dolayısıyla insan iradesi:


sınırlı iradedir.


İlahî irade ise:


Kur’an’ın tasvirinde:


nihai kudretle birleşir.


Bu yüzden:


dilemek ile gerçekleştirmek arasında acizlik engeli yoktur.


5️⃣ 🤔 “Allah Dilediğini Yapıyorsa Her Şey Keyfî midir?” Sorusu Neden Ortaya Çıkar ❓


Çünkü insan şöyle düşünebilir:


Eğer bir varlık:


dilediği her şeyi yapabiliyorsa,


onu sınırlayan hiçbir şey yoksa:


neden yaptığı şeyler:


keyfî olmasın?


Bu ciddi bir teolojik sorudur.


Fakat cevap yalnız bu ayetten değil:


Kur’an’ın Allah hakkında kullandığı diğer sıfatlarla birlikte verilmelidir.


Allah:


yalnız güçlü olarak değil,


aynı zamanda:


Hakîm, Adl, Rahîm, Gafûr ve Vedûd


gibi niteliklerle anlatılır.


6️⃣ 🧭 Sınırsız İrade İle Keyfîlik Aynı Şey midir ❓


Hayır.


Özgür olmak


ile:


anlamsız davranmak


aynı değildir.


Bir insan:


özgürce çok akıllıca bir karar verebilir.


Özgürlük:


mantıksızlık gerektirmez.


Kur’an’ın Allah anlayışında da:


ilahî irade:


hikmetten bağımsız,


rastgele bir dürtü


olarak tasvir edilmez.


İrade:


ilahî bilgi ve hikmetle birlikte


düşünülür.


7️⃣ 🧠 Allah’ın Hikmeti İradesini Sınırlar mı ❓


Burada “sınır” kelimesini dikkatli kullanmak gerekir.


İslamî teolojide:


Allah’ın hikmetli oluşu:


dışarıdan Allah’a dayatılmış bir yasa


olarak düşünülmez.


Yani:


Allah’ın üzerinde:


O’nu zorlayan bağımsız bir “hikmet makamı”


yoktur.


Hikmet:


Allah’ın kendi kemal sıfatlarından biridir.


Bu nedenle:


ilahî irade ile ilahî hikmet birbirine yabancı iki şey değildir.


8️⃣ ⚖️ Allah Zulüm Yapabilir mi Sorusu Nasıl Ele Alınır ❓


Kur’an:


Allah’ı:


zulmetmeyen


ve adaletle hükmeden


olarak tanımlar.


Bu nedenle:


“Dilediğini yapar”


ifadesi:


“Zulüm de yapabilir ve bu sorun değildir.”


şeklinde okunmamalıdır.


Kur’an’ın bütüncül Allah tasvirinde:


ilahî irade:


adalet ve hikmetle


çelişen bir keyfîlik değildir.


Bu yüzden tek bir ayeti:


diğer ilahî sıfatlardan koparmamak gerekir.


9️⃣ 🔥 Bu Ayet Hendek Sahipleri Bağlamında Ne Söyler ❓


Hendek sahipleri:


müminleri:


ateşe atabiliyorlardı.


Bir süre için:


istediklerini yapıyor gibi görünmüş olabilirler.


Ama onların iradesi:


sınırlıdır.


Ölebilirler.


Tahtlarını kaybedebilirler.


Planları bozulabilir.


Bürûc 16 ise:


gerçek anlamda:


iradesinin önüne nihai engel konulamayanın Allah olduğunu


bildirir.


Bu, zalimin gücünü:


tekrar küçültür.


🔟 👑 İnsan Hükümdarın “Dilediğini Yapması” İle Allah’ın “Dilediğini Yapması” Aynı mıdır ❓


Hayır.


Bir diktatör:


“Ben istediğimi yaparım.”


dediğinde:


bu genellikle:


hukuk tanımazlık


ve zorbalık


anlamına gelebilir.


Allah hakkında aynı ifade:


Kur’an’ın teolojik sisteminde:


başka anlam taşır.


Çünkü Allah:


yaratıcı,


bilgisi eksiksiz


ve nihai hükümranlık sahibi


olarak tasvir edilir.


Bu nedenle:


insan keyfîliğiyle:


ilahî iradeyi


birbirine eşitlemek doğru değildir.


1️⃣1️⃣ 🌍 Peki Dünyada Kötülük Varsa Bu da Allah’ın Dilemesiyle mi Oluyor ❓


Bu:


teolojinin en zor meselelerinden biridir.


İslam düşüncesinde:


Allah’ın yaratıcı iradesi,


insanın özgür tercihi


ve kötülüğün sorumluluğu


üzerine farklı açıklamalar geliştirilmiştir.


Temel ayrımlardan biri şudur:


Bir şeyin:


Allah’ın yaratılmış dünyada gerçekleşmesine izin vermesi


ile:


ahlaken onu sevmesi veya emretmesi


aynı şey değildir.


Bu ayrım:


kötülük problemini düşünürken


önemlidir.


1️⃣2️⃣ 🧩 Allah Bir Şeye İzin Veriyorsa Onu Onaylıyor mudur ❓


Hayır.


Bu iki kavramı ayırmak gerekir.


Örneğin:


Kur’an insanın:


inkâr,


zulüm


ve günah


seçebildiğini kabul eder.


Ama bunların:


ahlaken onaylandığını söylemez.


Dolayısıyla:


gerçekleşme


ile:


ahlaki onay


aynı şey değildir.


Hendek sahiplerinin zulmü gerçekleşmiştir.


Ama sure onları:


açıkça mahkûm eder.


Bu bile ayrımı gösterir.


1️⃣3️⃣ 🕊️ İnsan Özgürlüğü Varsa Allah’ın İradesi Nasıl Sınırsız Olabilir ❓


Bu mesele:


kader ve özgür irade tartışmasının merkezindedir.


İslam düşüncesindeki farklı ekoller:


bunu farklı biçimlerde açıklamıştır.


Genel çerçevede:


insanın gerçek seçimler yaptığı


ama bu seçimin:


Allah’ın yarattığı varlık düzeninin dışında


bağımsız bir ikinci mutlak güç olmadığı


kabul edilir.


Yani:


insanın özgürlüğü vardır,


ama:


mutlak değildir.


Mutlak irade:


Allah’a aittir.


1️⃣4️⃣ 🧠 İnsan İradesinin Sınırlı Olması Sorumluluğu Ortadan Kaldırır mı ❓


Hayır.


Sınırlı özgürlük:


özgürlüksüzlük


demek değildir.


İnsan:


her şeyi seçemez.


Doğduğu yeri seçmez.


Bedenini,


ailesini,


çağını


seçmeyebilir.


Ama belirli alanlarda:


karar verir.


Kur’an’ın sorumluluk anlayışı:


işte bu seçim alanına dayanır.


Hendek sahipleri de:


zulmü seçtikleri için


hesaba çekilir.


1️⃣5️⃣ 🤲 “Dilediğini Yapar” İfadesi Dua Açısından Ne Anlama Gelir ❓


Dua eden insan:


kendi gücünün sınırlılığını


kabul eder.


Bir durum:


insan açısından imkânsız görünebilir.


Fakat ilahî kudret açısından:


aynı sınırın zorunlu olmadığına


inanır.


Bu yüzden:


“Fe‘‘âlün limâ yurîd”


mümin için:


umut taşıyan bir ifadedir.


Ama dua:


Allah’ı insan isteğini gerçekleştirmeye zorlayan


bir mekanizma değildir.


1️⃣6️⃣ 🌱 Bu Ayet Umutsuzluk Karşısında Nasıl Okunabilir ❓


İnsan bazen:


“Artık hiçbir şey değişmez.”


diyebilir.


Bir sorun:


çok büyük görünür.


Kapılar kapanır.


Bürûc 16’nın teolojik mesajı:


insanın gördüğü sınırların:


Allah için zorunlu sınırlar olmadığını


hatırlatır.


Bu:


her istediğimizin kesin gerçekleşeceği


anlamına gelmez.


Ama:


mutlak ümitsizliğin insan bilgisini aşan bir iddia olduğunu


gösterir.


1️⃣7️⃣ 👁️ İlahi İrade Neden “Bilgi” İle Birlikte Düşünülmelidir ❓


Çünkü insanın kararları:


bilgi eksikliğinden dolayı yanlış olabilir.


Bir şeyi isteriz.


Sonra:


sonucunun kötü olduğunu görürüz.


Allah’ın bilgisi ise:


İslamî inançta:


eksiksizdir.


Dolayısıyla ilahî irade:


bilgisiz arzu


değildir.


Bu yüzden:


irade,


kudret


ve bilgi


birlikte düşünülmelidir.


1️⃣8️⃣ 🔗 14, 15 Ve 16. Ayetler Birlikte Nasıl Bir İlahi Tasvir Oluşturur ❓


  1. ayet:

🤲 Gafûr — Çok bağışlayan.


❤️ Vedûd — Çok seven.


  1. ayet:

👑 Zü’l-Arş — Arş’ın sahibi.


✨ Mecîd — Şanı yüce.


  1. ayet:

⚡ Fe‘‘âlün limâ yurîd — Dilediğini gerçekleştiren.


Bu sıralamada:


sevgi,


bağışlama,


hükümranlık,


yücelik


ve:


irade


bir araya gelir.


Dolayısıyla:


“Dilediğini yapar”


ifadesi:


sevgi ve hikmetten kopuk okunamaz.


1️⃣9️⃣ ✨ Bürûc Suresi 16. Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


Bürûc Suresinin on altıncı ayeti:


“Dilediğini yapandır.”


der.


Bu cümle ilk bakışta:


yalnız sınırsız güç


anlatıyor gibi görünür.


Ama Bürûc’un önceki ayetleriyle birlikte okununca:


çok daha derin bir anlam kazanır.


Kim bu:


dilediğini gerçekleştiren?


Az önce:


Gafûr


denilen Allah.


Vedûd


denilen Allah.


Arş’ın sahibi


ve:


Mecîd


olarak nitelenen Allah.


Dolayısıyla ilahî irade:


boşlukta duran:


ham bir güç


değildir.


Kur’an’ın bütünlüğünde:


bilgi,


hikmet,


adalet,


rahmet


ve sevgiyle


ilişkilendirilmiş bir iradedir.


Bu nokta önemlidir.


Çünkü insan:


güç elde ettiğinde:


“İstediğimi yaparım.”


diyebilir.


Fakat insanın:


bilgisi eksiktir.


Ahlakı bozulabilir.


Öfkesi onu yönetebilir.


Çıkarları muhakemesini bozabilir.


İşte hendek sahipleri:


bir anlamda:


insanın:


“İstediğimi yaparım.”


iddiasının ne kadar korkunçlaşabileceğini


gösterir.


Ateş yakarlar.


İnsanları zorlarlar.


Seyrederler.


Çünkü:


ellerinde güç vardır.


Bürûc ise:


bu sahte mutlaklığın karşısına:


gerçek ilahî iradeyi koyar.


Hendek sahibi:


istediğini bir süre yapabilir.


Ama:


her istediğini yapamaz.


Ölümü durduramaz.


Tarihi tamamen kontrol edemez.


Mazlumun ahirette dirilmesini engelleyemez.


Kendi hesabını iptal edemez.


İşte insan ile ilahî irade arasındaki fark:


burada ortaya çıkar.


İnsan:


diler ama engellenebilir.


Allah:


Kur’an’ın teolojik iddiasında:


diler ve nihai iradesini gerçekleştirmeye kadirdir.


Fakat bu bizi önemli bir soruya götürür:


“O hâlde Allah neden dünyadaki her kötülüğü hemen durdurmuyor?”


Bu soru kolay değildir.


Kur’an’ın verdiği genel çerçevede:


dünya:


insan özgürlüğünün,


sorumluluğunun,


imtihanın


ve sonuçların yaşandığı bir alan olarak anlatılır.


Zalimin bir süre hareket edebilmesi:


onun Allah’tan bağımsız bir güç olduğu anlamına gelmez.


Hesabın gecikmesi de:


hesabın olmadığı anlamına gelmez.


Bürûc Suresi zaten tam olarak bunu gösterir.


Hendek sahipleri:


bir süre:


dilediklerini yapar.


Ama sure onların iradesini:


son irade ilan etmez.


Bu açıdan ayet:


hem:


zalim için uyarı,


hem:


mazlum için umut


taşır.


Zalime:


“Senin iraden son söz değildir.”


Mazluma:


“Sana yapılan şey nihai gerçeklik değildir.”


der.


Ve insanın kendisine de:


çok önemli bir tevazu dersi verir:


Biz çoğu zaman:


kendi planlarımızı:


hayatın kendisi


sanırız.


“Şu kesin olacak.”


deriz.


Olmaz.


“Bu asla değişmez.”


deriz.


Değişir.


İşte insan iradesi:


sınırlılığını böyle öğrenir.


Bu nedenle Bürûc 16:


yalnız Allah’ın kudretini anlatan bir ayet değildir.


Aynı zamanda:


insanın kendi sınırını fark etmesini sağlayan bir ayettir.


Ve belki Bürûc Suresi 16. ayetin en derin mesajı şudur:


Mutlak irade yalnız Allah’a aittir. Fakat bu irade keyfî bir güç gösterisi olarak değil, Kur’an’ın bütünlüğünde hikmet, bilgi, adalet, rahmet ve sevgiyle birlikte anlaşılır. İnsan “istediğimi yaparım” dediğinde zorbalığa düşebilir; Allah’ın “dilediğini yapması” ise hiçbir dış gücün O’nun nihai hükmünü engelleyemeyeceğini ilan eder.


“İnsanın ‘İstediğimi yaparım’ sözü kibir olabilir; Allah hakkında ‘Dilediğini yapandır’ sözü ise mutlak kudreti anlatır. Aradaki fark yalnız güç miktarı değildir: İlahi irade eksiksiz bilgi, hikmet, adalet ve rahmetle birlikte düşünülür; insan iradesi ise sınırlarının içinde sorumluluk taşır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt