📖 Bürûc Suresi 7. Ayette “Onlar Müminlere Yaptıklarını Seyrediyorlardı” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Zulmü Bizzat İzlemek Failin Sorumluluğunu

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,320
2,724,953
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Bürûc Suresi 7. Ayette “Onlar Müminlere Yaptıklarını Seyrediyorlardı” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Zulmü Bizzat İzlemek Failin Sorumluluğunu, Vicdansızlaşmayı Ve Şiddetin Gösteriye Dönüşmesini Nasıl Derinleştirir ❓


“Bürûc’un dehşeti yalnız ateşte değildir; zalimlerin yaptıkları zulmü seyretmesindedir. İnsan başkasının acısını izleyip bundan geri dönmüyorsa, kötülük artık yalnız davranışta değil, vicdanın yapısında da yerleşmeye başlamış demektir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ 👁️ Bürûc Suresi 7. Ayette Ne Buyrulur ❓


Bürûc Suresinin yedinci ayetinde anlam olarak:


“Onlar müminlere yaptıklarına şahitlik ediyorlardı.”


veya:


“Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.”


buyrulur.


Bir önceki ayette:


hendek sahiplerinin ateşin başında oturdukları


anlatılmıştı.


Şimdi sahne daha da ağırlaşır.


Onlar:


yalnız orada bulunmuyorlar.


Yaptıkları şeyi görüyorlar.


Yani zulüm:


gizli,


uzaktan


veya sonuçları bilinmeden gerçekleştirilen bir eylem değildir.


Fail:


sonucu bizzat izlemektedir.


2️⃣ 📜 “Şuhûd” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen:


“şuhûd”


kelimesi:


şahit olanlar,


hazır bulunanlar,


görenler


anlamına gelir.


Burada çok önemli bir vurgu vardır:


Hendek sahipleri:


kendi yaptıklarından habersiz değildir.


Mağdurların başına ne geldiğini:


gözleriyle görmektedirler.


Dolayısıyla:


“Ne olduğunu bilmiyorduk.”


mazereti neredeyse tamamen ortadan kalkar.


3️⃣ ⚖️ Bir Suçun Sonucunu Bizzat Görmek Sorumluluğu Neden Ağırlaştırabilir ❓


Çünkü insan:


eyleminin sonucunu fark ettiğinde


geri dönme fırsatı bulabilir.


Birine zarar verdiğini görür.


Durabilir.


Pişman olabilir.


Müdahale edebilir.


Ama sonucu gördüğü hâlde:


aynı eylemi sürdürüyorsa,


artık mesele yalnız bilgisizlik değildir.


Bilerek devam etmek


söz konusudur.


Bürûc 7’nin ahlaki ağırlığı tam burada yatar.


4️⃣ 🔥 Zalimler Neyi Seyrediyorlardı ❓


Bağlam bize şunu gösterir:


ateşli hendekler hazırlanmıştı.


İman eden insanlar:


bu zulmün hedefiydi.


Hendek sahipleri ise:


ateşin başında oturuyor


ve müminlere yapılanları:


seyrediyorlardı.


Kur’an sahnenin bütün fiziksel ayrıntılarını anlatmaz.


Ama anlatılan kadarı bile:


çok ağır bir insanlık dramını


göz önüne getirir.


5️⃣ 👁️ Seyretmek Neden Burada Pasif Bir Davranış Değildir ❓


Çünkü bu kişiler:


olayla ilgisiz seyirciler değildir.


Onlar:


zulmün failleridir.


Bu nedenle seyretmeleri:


yalnız gözlem değil,


eylemlerini:


kontrol,


onay


ve muhtemelen sürdürme


anlamı taşır.


Yani:


yapan ile seyreden aynı kişidir.


Bu durum onların sorumluluğunu daha görünür hâle getirir.


6️⃣ 💔 Başkasının Acısını Görmek Normalde İnsanda Ne Uyandırır ❓


İnsanda doğal olarak:


rahatsızlık,


acıma,


empati,


yardım etme isteği


oluşabilir.


Bir çocuğun ağladığını görmek bile:


insanda tepki oluşturabilir.


Fakat zulüm ideolojik olarak meşrulaştırıldığında:


bu doğal tepki:


bastırılabilir.


Bürûc’un hendek sahipleri:


bu bastırmanın korkunç sonucunu temsil eder.


7️⃣ 🧠 İnsan Gördüğü Acıya Nasıl Duyarsızlaşabilir ❓


Bunun yollarından biri:


mağduru artık:


kendisi gibi bir insan


olarak görmemektir.


Önce:


“Onlar bizden değil.”


Sonra:


“Onlar tehlikeli.”


Daha sonra:


“Onlar bunu hak ediyor.”


Ve sonunda:


acılarına bakıldığında:


vicdan harekete geçmez.


Bu süreç:


insanlıktan çıkarma


mekanizmasının en tehlikeli sonuçlarından biridir.


8️⃣ 🎭 Şiddetin Seyirlik Bir Olaya Dönüşmesi Ne Anlama Gelir ❓


Şiddet bazen:


yalnız cezalandırmak amacıyla uygulanmaz.


Gösterilir.


Seyrettirilir.


Toplum korkutulur.


İnsanlara:


“Karşı çıkarsanız sizin de sonunuz böyle olur.”


mesajı verilir.


Bu durumda mağdurun acısı:


başkalarını kontrol etmek için:


politik veya toplumsal gösteriye


dönüştürülür.


Bürûc sahnesinde böyle bir boyut düşünmek mümkündür.


9️⃣ 👑 Zalim Başkasının Acısını Seyrederken Güç Duygusu Yaşayabilir mi ❓


İnsan psikolojisinde:


başkası üzerinde tam kontrol sahibi olmak


bazı zalim kişiliklerde:


güç duygusunu besleyebilir.


Özellikle mağdur:


kaçamadığında


ve fail:


sonucu kontrol ettiğinde,


şiddet:


iktidar gösterisine


dönüşebilir.


Bürûc ise:


bu gücü tersine çevirir.


Çünkü surenin başında zaten:


göğün,


vaat edilen günün


ve şahitliğin


daha büyük bir düzeni kurulmuştur.


🔟 👁️ Hendek Sahipleri Seyrederken Kendileri de Seyrediliyor muydu ❓


Surenin teolojik yapısında:


evet.


İşte Bürûc’un en güçlü ironilerinden biri budur.


Onlar:


müminleri seyrediyorlar.


Kendilerini:


seyreden taraf


sanıyorlar.


Fakat surenin başında:


“Şahit olana ve şahit olunana...”


diye yemin edilmişti.


Yani onları da:


ilahî bilgi kuşatmaktadır.


Zalim:


başkasının acısını izlerken:


kendi suçunu da kayıt altına aldırmaktadır.


1️⃣1️⃣ ⚖️ “Ben Sadece İzledim” Mazereti Her Zaman Geçerli midir ❓


Hayır.


Ancak şartlara göre ayrım yapmak gerekir.


Bir insan:


müdahale gücü olmadığı için


seyretmek zorunda kalabilir.


Bu kişiyle:


zulmü destekleyen,


alkışlayan


veya sürdüren kişi


aynı değildir.


Ahlaki sorumluluk değerlendirilirken:


imkân,


niyet


ve katkı


önemlidir.


Fakat zulme güç veren bir seyircilik:


tarafsızlık olarak görülemez.


1️⃣2️⃣ 👥 Kalabalık Neden İnsanların Vicdanını Zayıflatabilir ❓


Çünkü insan:


tek başına yapamayacağı şeyi


grup içinde yapabilir.


Kalabalık:


sorumluluk hissini dağıtır.


“Ben yapmasam başkası yapacaktı.”


düşüncesi oluşabilir.


Ayrıca grup:


ahlaki normları tersine çevirebilir.


Normalde kötü görülen şey:


grubun içinde:


ödüllendirilen davranışa


dönüşebilir.


Bu nedenle bireysel vicdan:


kalabalık içinde özellikle korunmalıdır.


1️⃣3️⃣ 🗣️ Alkışlayan Seyirci Zulmün Parçası Olur mu ❓


Ahlaki açıdan:


zulmü alkışlamak,


teşvik etmek


ve meşrulaştırmak:


ona katkı sağlayabilir.


Failin:


kendini haklı hissetmesine yardımcı olabilir.


Başka insanların da:


şiddete katılmasını kolaylaştırabilir.


Bu nedenle kötülüğün toplumsal gücü yalnız:


yapanların sayısıyla değil, onu onaylayanların sayısıyla da


artabilir.


1️⃣4️⃣ 📱 Günümüzde Şiddet Görüntülerini İzlemek Bu Ayetle Nasıl Düşünülebilir ❓


Bugün insanlar:


telefon ekranlarından:


savaş,


işkence,


zorbalık


ve ölüm görüntüleriyle


karşılaşabiliyor.


Bunları haber amacıyla görmek başka,


acıdan eğlence üretmek başka bir şeydir.


Bir insanın gerçek acısını:


merak ve eğlence nesnesine


dönüştürmek,


vicdani açıdan sorgulanmalıdır.


Bürûc 7:


başkasının acısını seyretmenin ahlaki boyutu üzerine


çok güçlü bir düşünme zemini sunar.


1️⃣5️⃣ ❤️ Acıyı Görmekle Acıyı Hissetmek Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓


Göz:


görebilir.


Ama kalp:


tepki vermeyebilir.


İşte ayetin düşündürdüğü trajedilerden biri budur.


Hendek sahipleri:


görmüyor değiller.


Görüyorlar.


Sorun:


gördükleri şeyin onları:


durdurmamasıdır.


Bu bize şunu öğretir:


Bilgi tek başına:


ahlak üretmez.


İnsan bildiğini:


vicdanıyla değerlendirmelidir.


1️⃣6️⃣ 🪞 Günlük Hayatta Bunun Küçük Ölçekli Örnekleri Var mıdır ❓


Evet.


Bir çocukla alay edilir.


Başkaları izler.


Bir çalışan aşağılanır.


İnsanlar susar.


Bir kişi sosyal medyada hedef gösterilir.


Binlerce kişi:


alaycı yorumlara katılır.


Bunlar Bürûc’taki vahşetle aynı ölçekte değildir.


Ama ortak ahlaki soru şudur:


Başkasının acısı senin için ne zaman eğlenceye dönüşüyor?


1️⃣7️⃣ 🕊️ Vicdanı Canlı Tutmanın Yolu Nedir ❓


İnsan:


mağduru kategori olarak değil:


birey olarak görmelidir.


“Onlar”


demek kolaydır.


Ama:


bir annenin,


bir babanın,


bir çocuğun,


bir insanın


hikâyesini görmek:


empatiyi geri getirebilir.


Ayrıca insan:


kendi grubunun yaptığı kötülüğü de:


kötülük olarak isimlendirebilmelidir.


Vicdanın en önemli sınavlarından biri budur.


1️⃣8️⃣ 🔗 5, 6 Ve 7. Ayetler Nasıl Giderek Ağırlaşan Bir Sahne Kurar ❓


  1. ayet:

Yakıtla beslenen ateş.


  1. ayet:

Ateşin başında oturanlar.


  1. ayet:

Müminlere yaptıklarını seyredenler.


Her ayet:


sahneye yeni bir ayrıntı ekler.


Önce:


🔥 zulüm aracı.


Sonra:


👥 failler.


Ardından:


👁️ faillerin bilinçli seyri.


Bu yapı bize:


zulmün yalnız meydana gelmediğini,


bilindiğini, izlendiğini ve sürdürüldüğünü


gösterir.


1️⃣9️⃣ ✨ Bürûc Suresi 7. Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


Bürûc Suresinin yedinci ayeti:


“Onlar müminlere yaptıklarına şahitlik ediyorlardı.”


der.


Bu sahneyi korkunç yapan şey:


failin:


bilmiyor olmamasıdır.


Bir insan yanlışlıkla zarar verebilir.


Sonucu görünce:


dehşete düşebilir.


Durabilir.


“Ben ne yaptım?”


diyebilir.


Ama Bürûc’un hendek sahipleri:


sonucu görüyorlar.


Ateş orada.


Mağdurlar orada.


Acı orada.


Ve onlar:


orada kalmaya devam ediyorlar.


Bu, kötülüğün çok ileri bir aşamasıdır.


Çünkü artık problem:


bilgi eksikliği değildir.


Problem:


vicdanın bilgiyi ahlaki tepkiye dönüştürememesidir.


Belki insan karakterinin en temel sınavlarından biri tam da budur:


Bir şeyin yanlış olduğunu:


görmek yeterli mi?


Hayır.


Onu gördükten sonra:


ne yaptığın


belirleyicidir.


Bir insanın haksızlığa uğradığını görürsün.


Kendi çıkarın bozulacağı için:


susabilirsin.


Bir grubun aşağılandığını görürsün.


Kalabalıkla birlikte:


gülebilirsin.


Birinin acısını görürsün.


Bunu:


sadece izlenecek bir görüntü


hâline getirebilirsin.


Bürûc 7 bize:


seyretmenin bile ahlaki bir konumu olabileceğini


hatırlatır.


Fakat ayetin belki en çarpıcı ironisi:


şahitlik üzerindedir.


Hendek sahipleri:


müminlerin acısına:


şahitlik ediyorlar.


Ama farkında olmadan:


kendi suçlarına da:


şahitlik ediyorlar.


Onlar:


“Biz gördük.”


diyebilecek durumda.


İşte bu yüzden mazeret alanları daralır.


Ve daha da önemlisi:


surenin başındaki büyük şahitlik çerçevesinde:


onlar da görülmektedir.


Zalim:


seyretmenin kendisini güçlü yaptığını sanabilir.


Ama Bürûc perspektifi:


sahneyi tersine çevirir.


Ateşin başındaki hükümdar veya görevli:


kendini hâkim sanır.


Oysa vaat edilen gün geldiğinde:


seyrettiği suçun:


hesabını veren kişi


hâline gelecektir.


Bu nedenle ayetin bugüne bıraktığı çok güçlü soru şudur:


“Bir insanın acısını gördüğünde sen hangi tarafta duruyorsun?”


Mutlaka her acıyı durdurabilecek gücümüz olmayabilir.


Ama:


onaylamamak,


normalleştirmemek,


alay etmemek,


elimizden geliyorsa yardım etmek,


en azından insanlığımızı korumak


mümkündür.


Çünkü büyük zulümlerin karşısındaki ilk savunma hattı:


her zaman büyük kahramanlık değildir.


Bazen:


başkasının acısını hâlâ acı olarak görebilen bir vicdandır.


Ve belki Bürûc Suresi 7. ayetin en derin mesajı şudur:


Kötülüğün en ileri aşaması insanın ne yaptığını bilmemesi değil, yaptığını gördüğü hâlde vicdanının artık itiraz etmemesidir. Gözün şahitliği, kalbin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; tam tersine daha da büyütür.


“Bürûc’un hendek sahipleri müminlerin acısını gördüler; fakat görmek onları durdurmadı. Ayetin en ağır sorusu bu yüzden ‘Ne gördün?’ değildir; ‘Gördüğün şey karşısında hangi insana dönüştün?’ sorusudur.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt