📖 Bürûc Suresi 15. Ayette “Arş’ın Sahibi, Şanı Yüce Olan O’dur” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Allah’ın Arş İle İlişkilendirilmesi İlahi Hükümranlık

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,328
2,724,954
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Bürûc Suresi 15. Ayette “Arş’ın Sahibi, Şanı Yüce Olan O’dur” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Allah’ın Arş İle İlişkilendirilmesi İlahi Hükümranlık, Aşkınlık Ve Kur’an’daki Arş Kavramı Açısından Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


“Bürûc’un on beşinci ayeti, Allah’ın kudretini yalnız cezalandırma veya bağışlama diliyle değil, hükümranlığın en yüksek sembolü olan ‘Arş’ üzerinden anlatır. Buradaki amaç Allah’a fiziksel bir mekân tayin etmek değil, O’nun mutlak egemenliğini ve yaratılmış düzenin üstündeki aşkınlığını vurgulamaktır.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ 👑 Bürûc Suresi 15. Ayette Ne Buyrulur ❓


Bürûc Suresinin on beşinci ayetinde anlam olarak:


“Arş’ın sahibi, şanı yüce olan O’dur.”


buyrulur.


Bir önceki ayette Allah:


Gafûr


ve:


Vedûd


olarak tanıtılmıştı.


Şimdi ise:


Arş’ın sahibi


ve:


Mecîd


olarak anılır.


Yani sure:


❤️ sevgiden,


🤲 bağışlamadan


yeniden:


👑 hükümranlığa


geçer.


Bu geçiş:


Allah tasavvurunun tek bir sıfata indirgenmediğini gösterir.


2️⃣ 📜 “Zü’l-Arş” Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen:


“Zü’l-Arş”


ifadesi:


“Arş’ın sahibi”


veya:


“Arş’ın Rabbi”


anlamına gelir.


“Zû”:


sahip olan


demektir.


Dolayısıyla ayetin temel vurgusu:


Arş’ın da:


Allah’tan bağımsız,


kendi başına bir güç


olmadığıdır.


Arş bile Allah’ın mülküdür.


3️⃣ 🌌 Kur’an’daki “Arş” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


“A'rş” kelimesinin temel anlamlarından biri:


taht


veya:


hükümdarlık makamıdır.


İnsanlar açısından taht:


egemenliğin,


otoritenin


ve hükümranlığın


sembolüdür.


Kur’an’da Allah hakkında kullanılan:


Arş


ifadesi ise:


insan krallarının tahtlarıyla birebir aynı fiziksel şey


gibi düşünülmemelidir.


Ana vurgu:


mutlak hükümranlıktır.


4️⃣ 👑 Arş Neden Hükümranlığın Sembolüdür ❓


Tarih boyunca:


taht,


hükümdarın egemenliğini


temsil etmiştir.


Bir hükümdarın:


tahta oturması,


ülke üzerinde hüküm sürdüğünü


gösterir.


Kur’an’ın Arş dili de:


insanın anlayabileceği bir hükümranlık imgesinden hareketle:


Allah’ın:


bütün yaratılmış düzen üzerindeki mutlak hâkimiyetini


anlatır.


Ancak ilahî hükümranlık:


insan hükümdarlığı gibi:


sınırlı değildir.


5️⃣ 🌌 Allah Gerçekten Fiziksel Bir Tahtta mı Oturur ❓


Bu konuda İslam düşüncesinde:


farklı yorum gelenekleri bulunmuştur.


Ancak ortak temel ilke şudur:


Allah:


yaratılmış varlıklara benzemez.


Bu nedenle:


Arş’ı:


Allah’ın ihtiyaç duyduğu fiziksel bir koltuk


gibi düşünmek:


teolojik açıdan sorunludur.


Birçok kelâm geleneği:


Arş ifadelerini:


ilahî hükümranlık,


azamet


ve aşkınlık


bağlamında yorumlamıştır.


6️⃣ 🧭 “Allah Nerede?” Sorusu Bu Ayetle Cevaplanabilir mi ❓


Bu soru:


mekân kavramının Allah’a nasıl uygulanacağı


meselesini gündeme getirir.


İslam teolojisinin önemli çizgilerinde:


mekân:


yaratılmış düzenin bir özelliğidir.


Allah ise:


yaratılmış mekâna bağımlı değildir.


Dolayısıyla:


“Allah Arş’ın üzerinde, şu koordinattadır.”


gibi fiziksel bir konumlandırma:


ilahî aşkınlığı açıklamakta yetersiz kalabilir.


Arş ifadesinin temel amacı:


coğrafi adres vermek değil, egemenliği bildirmektir.


7️⃣ 🌠 İlahi Aşkınlık Ne Demektir ❓


Aşkınlık:


Allah’ın:


yaratılmış evrenin sınırlılıklarına


indirgenememesi


demektir.


İnsan:


zamana bağlıdır.


Mekâna bağlıdır.


Bedene bağlıdır.


Değişir.


Yaşlanır.


Allah ise İslamî teolojide:


bu yaratılmış sınırlılıklarla


aynı düzeyde düşünülmez.


Arş kavramı:


bu aşkınlığı:


büyüklük ve hükümranlık diliyle


ifade eder.


8️⃣ ❤️ Peki Aşkın Bir Allah İnsana Nasıl Yakın Olabilir ❓


Bu:


Kur’an’daki önemli dengelerden biridir.


Allah:


aşkın


ama aynı zamanda:


yakın olarak anlatılır.


Bürûc’ta da bu denge görülür.


Bir önceki ayet:


Vedûd, yani çok seven.


Şimdiki ayet:


Arş’ın sahibi.


Yani Allah:


yalnız uzak ve ulaşılmaz bir kudret


olarak tasvir edilmez.


Hem:


yüce


hem:


yakınlık ve sevgi sahibi


olarak anlatılır.


9️⃣ 👑 Arş’ın Sahibi Olmak Hendek Sahiplerine Karşı Nasıl Bir Mesaj Taşır ❓


Hendek sahipleri:


dünyada:


iktidar sahibi


olabilir.


Tahtları,


askerleri


ve emirleri


vardır.


Ama ayet:


Allah’ı:


Arş’ın sahibi


olarak tanımlar.


Bu:


insan hükümdarlarının bütün tahtlarını:


göreceli hâle getirir.


Sanki sure şöyle der:


“Sizin tahtlarınız geçici; gerçek hükümranlık O’na aittir.”


🔟 ⚖️ Arş Kavramı İlahi Adaletle Nasıl İlişkilidir ❓


Hükümranlık:


yalnız güç değildir.


Aynı zamanda:


hüküm verme


yetkisidir.


Bürûc’un bağlamında:


zalimlerin yaptıkları:


hesaba bağlanmaktadır.


Arş’ın sahibi olmak:


bu nihai hükmün:


yetkisiz veya tesadüfi olmadığını


gösterir.


Yani:


nihai mahkeme, nihai hükümranlığın sahibine aittir.


1️⃣1️⃣ ✨ “Mecîd” Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen:


“Mecîd”


kelimesi:


şanı yüce,


azamet sahibi,


onuru ve yüceliği büyük


anlamlarına gelir.


Bu kelime:


yalnız fiziksel büyüklük


anlatmaz.


İtibar,


şeref,


yücelik


ve ihtişam


anlamı taşır.


Dolayısıyla Allah:


yalnız güçlü değil,


yüceliği sınırsız olan


olarak tanıtılır.


1️⃣2️⃣ 👑 Güç İle Yücelik Aynı Şey midir ❓


Hayır.


Bu ayrım Bürûc bağlamında özellikle önemlidir.


Hendek sahipleri:


güçlüydü.


Ama:


yüce değillerdi.


İnsanları:


işkenceyle öldürüyorlardı.


Bu nedenle:


çıplak güç:


insanı otomatik olarak:


Mecîd


yapmaz.


Kur’an’ın ilahî kudret anlayışı:


gücü:


adalet,


rahmet


ve yücelikle


birleştirir.


1️⃣3️⃣ 🌌 Arş Evrenin Fiziksel Bir Parçası mıdır ❓


Bu konuda gayba ilişkin ayrıntılar:


insan bilgisine açık değildir.


Kur’an:


Arş’tan söz eder,


ama:


onun fiziksel yapısını,


boyutlarını


veya kozmik koordinatlarını


bilimsel biçimde açıklamaz.


Bu nedenle:


Arş’ı modern astronomide:


belirli bir galaksi,


boyut


veya kozmik yapı


ile özdeşleştirmek


sağlam değildir.


Ayetin amacı:


astronomi dersi vermek değildir.


1️⃣4️⃣ 🔭 Arş’ı Bilimsel Bir Nesne Olarak Aramak Doğru mudur ❓


Bu tür iddialarda dikkatli olmak gerekir.


Teleskoplarla:


“Arş bulundu”


gibi iddialar:


hem bilimsel


hem teolojik açıdan


temelsiz olabilir.


Bilim:


gözlenebilir evrenin yapılarını


araştırır.


Arş ise:


Kur’an’ın gayb ve ilahî hükümranlık dili içinde


yer alır.


Bu nedenle:


Arş kavramını:


modern astrofizik nesnelerine zorla bağlamak


gerekmez.


1️⃣5️⃣ 🪞 İnsan Kendi “Tahtlarını” Nasıl Kurar ❓


Arş kavramının ahlaki çağrışımı:


insanın kendi küçük iktidarlarını


düşünmesine de yardımcı olabilir.


Bir insanın tahtı:


makamı olabilir.


Parası olabilir.


Şöhreti olabilir.


Sosyal çevresi olabilir.


Kendisine itaat edilmesi olabilir.


Sorun:


bunlara sahip olmak değil,


bunları:


mutlaklaştırmaktır.


İnsan:


kendi küçük tahtına oturup:


hesap vermez olduğunu


sanabilir.


1️⃣6️⃣ 🕊️ “Zü’l-Arş” İnancı Tevazuyu Nasıl Besler ❓


Eğer gerçek hükümranlık:


Allah’a aitse,


insan sahip olduğu makamı:


nihai kimliği


olarak görmemelidir.


Bugün:


yönetici olabilir.


Yarın:


görevden ayrılabilir.


Bugün:


çok zengin olabilir.


Yarın:


malını kaybedebilir.


Arş’ın sahibi fikri:


insana:


“Sen mutlak merkez değilsin.”


hatırlatması yapar.


Bu:


tevazunun güçlü temellerinden biridir.


1️⃣7️⃣ ❤️ “Vedûd”dan “Zü’l-Arş”a Geçiş Ne Söyler ❓


  1. ayet:

çok bağışlayan, çok seven.


  1. ayet:

Arş’ın sahibi, şanı yüce.


Bu sıralama:


çok güzel bir denge kurar.


Allah’ın sevgisi:


güçsüzlük değildir.


Allah’ın kudreti de:


sevgisizlik değildir.


Vedûd ile:


❤️ yakınlık.


Zü’l-Arş ile:


👑 hükümranlık.


Mecîd ile:


✨ yücelik.


aynı tasvirde birleşir.


1️⃣8️⃣ 🔗 12’den 15. Ayete Kadar Allah’ın Hangi Sıfatları Öne Çıkar ❓


  1. ayet:

⚡ Şiddetli yakalama.


  1. ayet:

🌌 İlk yaratma ve yeniden diriltme.


  1. ayet:

🤲 Bağışlama.


❤️ Sevgi.


  1. ayet:

👑 Arş’ın sahipliği.


✨ Yücelik.


Böylece birkaç ayet içinde:


adalet,


yaratma,


diriltme,


rahmet,


sevgi


ve hükümranlık


aynı ilahî bütünlükte bir araya gelir.


1️⃣9️⃣ ✨ Bürûc Suresi 15. Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


Bürûc Suresinin on beşinci ayeti:


“Arş’ın sahibi, şanı yüce olan O’dur.”


der.


Bu ayeti:


hendek sahiplerini hatırlayarak okumak gerekir.


Çünkü hendek sahiplerinin:


dünyevi bir iktidarı vardı.


Emir veriyorlardı.


İnsanları tutuklayabiliyorlardı.


Ateş yakabiliyorlardı.


Kimin yaşayacağına:


karar verebileceklerini


sanıyorlardı.


Belki tahtları vardı.


Belki sarayları.


Belki insanların önlerinde eğildiği bir otoriteleri.


Fakat Bürûc:


bu küçük insan iktidarının karşısına:


Arş’ın sahibini


çıkarır.


İnsan tahtı:


bir sarayın içindedir.


Arş ise:


ilahî hükümranlığın en büyük sembolüdür.


İnsan kralı:


birkaç şehir üzerinde hükmeder.


Allah:


Kur’an’ın ifadesiyle:


göklerin ve yerin sahibidir.


İnsan hükümdar:


bir süre yaşar.


Sonra:


ölür.


Allah’ın hükümranlığı ise:


zamanla sınırlı değildir.


İşte ayetin temel karşılaştırması:


geçici tahtlar ile mutlak hükümranlık


arasındadır.


Ama burada çok önemli bir nokta vardır:


Kur’an’ın Arş dili:


Allah’ı:


insan krallarının büyütülmüş bir versiyonu


hâline getirmemelidir.


Yani:


devasa bir saray,


devasa bir koltuk


ve onun üzerinde insan biçimli bir varlık


gibi düşünmek:


ayetlerin aşkınlık boyutunu daraltabilir.


Arş:


insanın anlayabildiği:


hükümranlık sembolünden


hareketle:


Allah’ın sınırsız egemenliğini


anlatır.


Ayetin ikinci kelimesi olan:


Mecîd


ise:


bu hükümranlığın yalnız güç değil:


yücelik


olduğunu hatırlatır.


Bu çok önemlidir.


Çünkü zalim de:


güçlü olabilir.


Hendek sahipleri:


bunu kanıtlamıştı.


Ama güçleri onları:


şerefli yapmadı.


Tam tersine:


ahlaken küçülttü.


Kur’an böylece:


insanlık tarihinin en büyük yanılgılarından birini


düzeltir:


Güçlü olmak ile büyük olmak aynı şey değildir.


Bir insan:


binlerce kişiye emir verebilir


ama:


küçük bir karaktere sahip olabilir.


Bir başkası:


hiçbir makamı olmadan:


dürüstlüğü,


merhameti


ve cesaretiyle:


çok daha büyük olabilir.


Bu yüzden “Mecîd”:


gücün:


ahlaki yücelikle birleşmesini


hatırlatır.


Bürûc’un önceki ayetiyle birlikte okunduğunda:


daha da olağanüstü bir tablo çıkar:


Allah:


Vedûd


yani çok seven.


Ama aynı zamanda:


Zü’l-Arş


yani mutlak hükümranlığın sahibi.


Bu şu anlama gelir:


Kur’an’ın Allah tasavvurunda:


sevgi:


güçsüzlük değildir.


Güç:


sevgisizlik değildir.


Bağışlama:


adaletsizlik değildir.


Yücelik:


zorbalık değildir.


Bunların hepsi:


aynı ilahî bütünlüğün farklı yönleridir.


Ve belki Bürûc Suresi 15. ayetin insana bıraktığı en büyük soru:


şudur:


Sen kendi küçük tahtına ne kadar bağlandın?


Makamın elinden alınsa:


sen kimsin?


Paran gitse:


sen kimsin?


İnsanlar seni alkışlamasa:


sen kimsin?


Eğer kimliğin yalnız:


sahip olduğun güçten oluşuyorsa,


gücün gidince:


sen de çöker misin?


Bürûc’un Arş anlayışı:


insana kendi ölçeğini


hatırlatır.


Sen değerli olabilirsin.


Güçlü olabilirsin.


Başarılı olabilirsin.


Ama:


mutlak değilsin.


Ve belki ayetin en derin mesajı şöyle özetlenebilir:


Bütün insan tahtları geçicidir; Arş’ın sahibi yalnız Allah’tır. Kur’an’ın Arş dili Allah’a fiziksel bir adres vermekten çok, hiçbir kralın, devletin, servetin veya gücün mutlak olmadığını ilan eder. Gerçek yücelik yalnız hükmedebilmekte değil, kudreti adalet, rahmet ve hikmetle birleştirebilmektedir.


“İnsan kendine taht kurabilir, fakat Arş’ın sahibi olamaz. Bürûc’un on beşinci ayeti bütün dünyevi iktidarlara sessiz bir sınır çizer: Makamın büyüyebilir, fakat mutlaklaşamaz; çünkü gerçek hükümranlık güçle değil, sınırsız kudret ve yücelikle Allah’a aittir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt