ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANISI: HASİBE NİNE
“İyilik, bazen bir testi su, bazen kırık bir kalbe sarılmaktır.”
– AskPartisi.Com
Hasibe Nine’nin Yalnızlığı ve Bir Çocuk Misafiri

Mustafa, bakla tarlasından çiftliğe dönerken, yol kenarındaki eski ahşap evde yaşayan
Hasibe Nine’ye uğradı.

Hal hatır sordu, yalnızlığına eşlik etti.

Testiyi alıp yakındaki dereden su getirdi.

Hasibe Nine minnettardı:

“Evladım, sen olmasan açlıktan, susuzluktan kıvranırım. Ekmeğimi, yoğurdumu, suyu sen getiriyorsun…”

Mustafa:
“Ne demek efendim? Bu benim insanlık görevim. İnsanlar paylaşmalı, yardımlaşmalı...”

“Benim Mustafam ne de güzel konuşurmuş... Gel de ninen sana sarılmasın!”
Bir Sarılma, Bir Gözyaşı

Mustafa, Hasibe Nine’ye sarıldı…
Ama Nine ağlamaya başladı.

“Canımı yakmadın evladım… Ama ben yalnızlığıma ağlıyorum. Yaşlılık yalnızlıkla kardeştir…”
Mustafa sessizce ayrıldı.
Yaralı Güvercin ve Yeni Bir Dostluk

Yolda ilerlerken, çimenler arasında bir
güvercin gördü.

Uçamıyordu…
Mustafa onu aldı, çiftliğe götürdü.

Dayısı, kanadını sardı:
“Birkaç güne iyileşir.”

Ertesi gün, Mustafa güvercini Hasibe Nine’ye götürdü.

“İyileşince bırakırım,” dedi Nine.
Ama güvercin...

Biraz uçup yine geri döndü.
Nine’yi sevmişti. Onu terk edemezdi.
Mustafa oraya her geldiğinde, güvercin başının üstünde uçuyor,
saygıyla onu selamlıyordu…
ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANISI: CUMHURİYET İLAN EDERDİM
“Gerçek liderlik, daha çocukken kurulan cümlelerin halkı ayağa kaldıracak güce sahip olmasıdır.”
– Ersan Karavelioğlu
Mustafa ve Fikir Arkadaşı Süleyman

Mustafa bakla tarlasında bekçilik yaparken, yeni arkadaşlar da ediniyordu.

Bunlardan biri de komşu çiftliğin oğlu
Süleyman’dı.

Süleyman fırsat buldukça gelir, oyunlara katılırdı.
Bir gün yine geldiler, oynadılar, yoruldular.

Bir ağacın altına oturduklarında konu açıldı:

Süleyman:
“Mustafa, bu padişahlık sence daha ne kadar sürer?”

Mustafa:
“Çok değil… Osmanlı uçurumun kenarında.
Padişah olsan ne olacak

”
Süleyman hayran kaldı.
“Bravo Mustafa! Bir de padişahların eşlerinden bahsetsen…”

Mustafa:
“Türk kızı varken, yabancı hanımlarla evlenmek mi? Bu çöküşün kapısını açtı.”
Süleyman’ın Çiftlikten Kovuluşu

Günler sonra Süleyman geldi.

Babasıyla tartışmıştı, çiftlikten kovulmuştu:

“Senin padişah karşıtlığını anlayamıyorum. Bu çiftlikte yerin yok!”

Ama gerçek dostluk burada başladı:
Süleyman Mustafa’yı buldu, o da onu güler yüzle karşıladı.

Zübeyde Hanım’dan yatıya izin alındı.
Gece Sohbeti ve Geleceğin Işıltısı

Yemekten sonra sohbet derindi…
Soru geldi:

“Mustafa, sana ülke yönetimi verilse ne yapardın

”

Mustafa:
“
Cumhuriyet ilan ederdim.
Millet Meclisi kurulmalı.
Halk seçtiğini beğenmezse değiştirmeli!”

Bu sözler, geleceğin Türkiye’sine atılan ilk çocuk cümleleriydi...
Babayı İkna ve Fikirlerin Zaferi

Ertesi gün Mustafa, Süleyman’ın babasıyla konuştu:
“Affedin oğlunuzu.”

Baba:
“Senin gibisini kıracağıma, kafamı kırarım. Oğlum affedildi!”
Süleyman geri döndü.

Artık fikirlerine kulak veriliyor,

Anlattıkları değer kazanıyordu…
“Bir milletin kaderi, çocuklarının geceleri ne konuştuğuyla yazılır.”
– AskPartisi.Com
Kaynak: Atatürk’ün Çocukluğu – Ezgi Yayınları, Aralık 1994
Yazar: Serdar Yıldırım