📖 A‘lâ Suresi 10. Ayette “Allah’tan Saygıyla Korkan Kimse Öğüt Alacaktır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Haşyet, Vicdan, Ahlaki Duyarlılık, Öğüde Açık

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,362
2,724,954
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘lâ Suresi 10. Ayette “Allah’tan Saygıyla Korkan Kimse Öğüt Alacaktır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Haşyet, Vicdan, Ahlaki Duyarlılık, Öğüde Açıklık Ve İnsan Kalbinin Hakikate Hazır Oluşu Açısından Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


“A‘lâ Suresi, öğüdün herkeste aynı etkiyi oluşturmadığını söyler ve bunun merkezine ‘haşyet’i yerleştirir. Buradaki korku, yalnız cezadan ürkmek değil; insanın kendisinden daha yüce bir hakikat karşısında sınırını bilmesi, sorumluluğunu ciddiye alması ve yanlışta ısrar etmemesidir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ 🌿 A‘lâ Suresi 10. Ayette Ne Buyrulur ❓


A‘lâ Suresinin onuncu ayetinde anlam olarak:


“Saygıyla korkan kimse öğüt alacaktır.”


buyrulur.


Arapça ifade:


“Seyyezzekkeru men yahşâ.”


şeklindedir.


Bir önceki ayette:


“Öğüt fayda verecekse öğüt ver.”


denilmişti.


Şimdi:


bu öğütten kimlerin yararlanabileceğine:


dikkat çekilir.


Cevap:


haşyet sahibi olan kişi.


Yani hakikati:


ciddiye alacak kadar:


duyarlı olan insan.


2️⃣ 📜 “Yahşâ” Ne Anlama Gelir ❓


“Yahşâ”:


“haşyet” kökünden gelir.


Korkmak,


çekinmek,


saygıyla ürpermek,


bir şeyin büyüklüğünü ve sonuçlarını kavrayarak:


tedbirli davranmak


anlam alanına sahiptir.


Bu yüzden:


haşyeti:


yalnız:


“Allah beni cezalandıracak diye korkmak”


şeklinde anlamak:


dar kalır.


Haşyette:


bilgi,


saygı,


sorumluluk


ve farkındalık


birlikte bulunur.


3️⃣ 😨 Haşyet İle Sıradan Korku Aynı Şey midir ❓


Tam olarak değil.


Sıradan korku:


tehlikeden:


kaçma refleksi olabilir.


Örneğin:


ateşten korkarız.


Yüksekten düşmekten korkarız.


Haşyet ise:


daha bilinçli bir:


saygı ve sorumluluk duygusu


taşır.


Bir insan:


Allah’ın büyüklüğünü,


kendi sınırlılığını


ve eylemlerinin sonuçlarını:


ciddiye aldığı için:


yanlıştan sakınır.


Bu:


yalnız panik değil,


ahlaki uyanıklık


olarak düşünülebilir.


4️⃣ 🧠 Öğüt Alabilmek İçin Neden Haşyet Gereklidir ❓


Çünkü:


öğüt almak:


yalnız söz duymak değildir.


İnsan:


sözü kendisine uygulamaya:


hazır olmalıdır.


Eğer kişi:


“Ben zaten her şeyi biliyorum.”


diyorsa:


öğüt:


ona ulaşmakta zorlanabilir.


Haşyet ise:


şunu söyletir:


“Yanılıyor olabilirim.”


Bu cümle:


öğrenmenin:


en önemli kapılarından biridir.


5️⃣ 🪞 Kibir Öğüde Neden Engel Olabilir ❓


Çünkü kibir:


insanın kendisini:


eleştirinin üstünde görmesine:


neden olabilir.


Bir hata söylediğinizde:


hemen:


savunmaya geçer.


Yanlışını:


açıklamak yerine:


karşıdakinin hatasını arar.


Özür dilemeyi:


zayıflık sanır.


Haşyet ise:


insana:


“Hakikat benden büyük.”


dedirtebilir.


Bu yüzden:


tevazu:


öğüdün kalbe girebilmesi için:


çok önemli bir kapıdır.


6️⃣ ❤️ Haşyet İle Vicdan Arasında Nasıl Bir Bağ Kurulabilir ❓


Vicdan:


insanın:


yaptıklarını ahlaki açıdan değerlendirmesinde:


önemli rol oynar.


Haşyet de:


bu değerlendirmeyi:


daha büyük bir sorumluluk alanına:


taşır.


İnsan:


yalnız:


“Beni yakalarlar mı?”


diye düşünmez.


Şunu da sorar:


“Kimse görmese bile bu doğru mu?”


Bu:


ahlakın:


dış denetimden:


iç denetime geçmesidir.


7️⃣ 👁️ Allah’tan Haşyet Duymak Sürekli Gözetlenme Kaygısı mıdır ❓


Böyle anlaşılması:


sağlıklı olmaz.


Allah bilinci:


yalnız:


“Her an hata arayan bir gözetmen beni izliyor.”


duygusuna indirgenirse:


din:


sürekli psikolojik korkuya:


dönüşebilir.


Kur’an’daki ilahî ilişki:


adalet,


merhamet,


bağışlama,


rahmet


ve yakınlık boyutlarını da:


taşır.


Haşyet:


paranoya değil,


ciddiyet ve sorumluluk bilincidir.


8️⃣ ⚖️ Sağlıklı Haşyet İle Yıkıcı Korku Nasıl Ayrılır ❓


Sağlıklı haşyet:


insanı:


daha dürüst,


daha merhametli,


daha dikkatli


ve daha sorumlu:


hâle getirir.


Yıkıcı korku ise:


kişiyi:


sürekli umutsuz,


değersiz,


panik içinde


ve hareketsiz:


bırakabilir.


Eğer dinî korku:


insanı:


“Benim için artık hiçbir umut yok.”


noktasına taşıyorsa:


Kur’an’ın rahmet ve tövbe dengesi:


kaybolmuş olabilir.


9️⃣ 🕊️ Haşyet Sevgiyle Birlikte Bulunabilir mi ❓


Evet.


Sevgi ile saygılı çekinme:


birbirine zıt olmak zorunda değildir.


İnsan:


çok değer verdiği bir ilişkiyi:


kaybetmekten çekinebilir.


Sevdiği kişiyi:


incitmek istemez.


Benzer biçimde:


ilahî ilişkide:


haşyet:


yalnız cezadan kaçış değil,


Allah’ın rızasına aykırı yaşamaktan sakınma


şeklinde de düşünülebilir.


Bu:


korkuyu:


sevgiyle dengeler.


🔟 🧠 Bir İnsan Çok Bilgili Olduğu Hâlde Neden Öğüt Almayabilir ❓


Çünkü:


bilgi ile:


ahlaki açıklık:


aynı şey değildir.


Bir insan:


çok kitap okuyabilir.


Din hakkında:


çok şey bilebilir.


Ama:


kendisine yönelik bir eleştiriyi:


kabul etmeyebilir.


Bilgi:


insanı:


otomatik olarak:


tevazu sahibi yapmaz.


Hatta bazen:


bilgi:


kibri büyütebilir.


Haşyet:


bilginin:


karaktere dönüşmesini


gerektirir.


1️⃣1️⃣ 📚 Bilgi Haşyeti Artırmalı mıdır ❓


İdeal olarak:


evet.


İnsan:


evrenin,


hayatın


ve kendi sınırlılığının:


ne kadar büyük olduğunu:


öğrendikçe:


kibrinin azalması:


beklenebilir.


Ne kadar çok bilirsek:


bilmediklerimizin:


ne kadar büyük olduğunu:


daha fazla fark edebiliriz.


Bu açıdan:


gerçek bilgi:


“Her şeyi biliyorum.”


yerine:


“Ne kadar sınırlıyım.”


dedirtebilir.


1️⃣2️⃣ 🪞 Öğüt Almak İnsan İçin Neden Zordur ❓


Çünkü öğüt:


bazen:


kendimiz hakkında:


duymak istemediğimiz şeyleri:


gösterir.


Kendimizi:


iyi,


adil,


haklı


ve dürüst görmek isteriz.


Birisi:


bu görüntüye:


itiraz ettiğinde:


rahatsız olabiliriz.


Bu yüzden:


öğüt almak:


bilgi meselesinden önce:


ego meselesidir.


Haşyet:


egonun bu savunmasını:


yumuşatabilir.


1️⃣3️⃣ 🌱 Öğüt Alabilmek Bir Güç Göstergesi midir ❓


Evet.


Yanlışını kabul etmek:


zayıflık değildir.


Tam tersine:


kişinin:


gerçeği kendi egosundan:


üstün tuttuğunu gösterir.


“Haklı değildim.”


diyebilmek:


büyük psikolojik ve ahlaki güç:


gerektirir.


A‘lâ 10:


öğüt alabilen kişiyi:


küçültmez.


Onu:


hakikate açık insan


olarak gösterir.


1️⃣4️⃣ ⚠️ Her Eleştiriyi Kabul Etmek Öğüt Almak mıdır ❓


Hayır.


Bir sözün:


“öğüt” adıyla söylenmesi:


doğru olduğu anlamına gelmez.


İnsan:


eleştiriyi:


dinlemeli,


değerlendirmeli,


kanıtına bakmalı,


adaletli olup olmadığını:


sorgulamalıdır.


Haşyet:


aklı:


devre dışı bırakmaz.


Tam tersine:


“Ben yanılabilirim ama karşımdaki de yanılabilir.”


diyen dengeli bir açıklık:


gerektirir.


1️⃣5️⃣ 🧭 Hakikate Açık Olmak Kendi İnancından Sürekli Şüphe Etmek midir ❓


Hayır.


Açıklık ile:


kararsızlık:


aynı şey değildir.


İnsan:


bir görüşe:


güçlü biçimde inanabilir.


Ama:


yine de:


“Yanlış bir gerekçeye dayanıyor olabilir miyim?”


diye:


kendini sınayabilir.


Bu:


inançsızlık değil,


entelektüel dürüstlüktür.


Haşyet:


kesinlik iddiasını:


kibirden ayırabilir.


1️⃣6️⃣ 🌌 Haşyet İnsanların Değil Allah’ın Önünde Olmak Neden Önemlidir ❓


Çünkü:


insanlar:


yanılabilir.


Toplum:


bugün bir şeyi:


alkışlar,


yarın başka şeyi.


Çoğunluk:


her zaman:


haklı değildir.


Eğer kişinin bütün ahlakı:


“İnsanlar ne der?”


üzerine kurulursa:


kalabalığın yönüne göre:


değişebilir.


Allah’a karşı sorumluluk fikri:


ahlaka:


insan onayından bağımsız bir merkez


kazandırır.


1️⃣7️⃣ 🤲 Haşyet Umutla Nasıl Dengelenmelidir ❓


Korku:


tek başına:


sağlıklı dinî hayat kurmaz.


Umut da:


tek başına:


sorumsuzluğa dönüşebilir.


İslamî düşüncede:


kulun:


korku ile umut


arasında:


denge kurması:


önemli görülmüştür.


Haşyet:


yanlıştan sakındırır.


Umut:


düştüğünde:


yeniden kalkmasını sağlar.


Böylece:


insan:


ne:


“Nasıl olsa affedilirim.”


diye umursamaz olur,


ne de:


“Ben artık affedilemem.”


diye ümitsizleşir.


1️⃣8️⃣ 🔗 A‘lâ Suresi 9 Ve 10. Ayetler Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓


  1. ayet:

🗣️ “Öğüt fayda verecekse öğüt ver.”


  1. ayet:

🌿 “Haşyet duyan kimse öğüt alacaktır.”


Birinde:


öğüt veren.


Diğerinde:


öğüt alan.


Birinde:


iletişim.


Diğerinde:


iç hazırlık.


Bu iki ayet:


hakikatin etkili olabilmesi için:


yalnız iyi anlatıcının değil,


açık bir kalbin de


gerektiğini gösterir.


1️⃣9️⃣ ✨ A‘lâ Suresi 10. Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


A‘lâ Suresinin onuncu ayeti:


“Saygıyla korkan kimse öğüt alacaktır.”


der.


Bu kısa cümle:


insan psikolojisinin:


çok büyük bir gerçeğine:


dokunur.


Bir sözün:


doğru olması:


onu duyan kişinin:


mutlaka kabul edeceği


anlamına gelmez.


Çünkü insan:


yalnız akıldan:


oluşmaz.


Ego vardır.


Korkular vardır.


Çıkarlar vardır.


Kimlik vardır.


Alışkanlık vardır.


Bir insan:


bir gerçeğin:


doğru olduğunu:


hatta içten içe:


sezebilir.


Ama:


o gerçek:


hayatında bir şeyleri:


değiştirmesini gerektiriyorsa:


direnebilir.


Bu nedenle:


hakikate ulaşmanın önündeki engel:


her zaman:


bilgi eksikliği


değildir.


Bazen:


değişmek istememektir.


İşte:


haşyet:


bu noktada:


ahlaki bir açıklık:


oluşturur.


İnsan:


kendisine:


şunu söyler:


“Benim rahatım, hakikatten daha önemli değil.”


Bu:


çok güçlü bir cümledir.


Çünkü:


insan çoğu zaman:


hakikati:


kendi çıkarına göre:


esnetmek ister.


Kendisine yarıyorsa:


adaleti savunur.


Kendisine zarar veriyorsa:


istisna arar.


Başkasının hatasında:


sert olur.


Kendi hatasında:


mazeret üretir.


Haşyet:


işte:


bu çifte standardı:


kırmaya çalışır.


Çünkü:


insanların önünde:


kendimizi haklı gösterebiliriz.


Ama:


ilahî bilgi karşısında:


bahanelerin:


gerçekliği değiştirmediğini:


kabul ederiz.


Bu nedenle:


haşyet:


ahlakı:


seyirciden bağımsızlaştırır.


Kimse görmüyorken de:


doğru davranabilmek.


Kimse alkışlamıyorken de:


iyilik yapabilmek.


Kendi tarafımız haksız olduğunda da:


adaleti savunabilmek.


İşte:


haşyetin:


ahlaki meyvesi:


burada görülebilir.


Ama:


bu ayeti:


korku kültürünün:


gerekçesi hâline getirmek:


çok ciddi bir hata olur.


Çünkü:


Allah’tan haşyet:


insanlardan:


korkutularak üretilemez.


Bir çocuk:


sürekli:


cehennem tehditleriyle:


korkutulursa:


belki dinî kelimelerden:


korkar.


Ama:


bu:


otomatik olarak:


sağlıklı haşyet değildir.


Gerçek haşyet:


bilgiyle,


sevgiyle,


hayretle,


sorumlulukla


ve:


Allah tasavvurunun derinleşmesiyle:


oluşabilir.


Bu nedenle:


haşyet:


panik değil, uyanıklıktır.


İnsanın:


kendi sınırını bilmesidir.


Şunu kabul etmesidir:


Ben mutlak ölçü değilim.


Bu farkındalık:


insanı:


öğüde açık hâle getirir.


Çünkü:


kendini mutlak ölçü sanmayan kişi:


değişebilir.


Özür dileyebilir.


Yeni bir şey öğrenebilir.


Yanlış görüşünü:


terk edebilir.


Ve belki:


insanın olgunlaşmasının:


en önemli göstergelerinden biri:


budur.


Çocukken:


yanlışımız söylendiğinde:


savunmaya geçeriz.


Olgunlaştıkça:


şunu öğrenmemiz beklenir:


Haklı çıkmak ile doğruyu bulmak aynı şey değildir.


Haklı çıkmak:


egonun zaferi olabilir.


Doğruyu bulmak:


bazen:


kendi hatamızı kabul etmeyi:


gerektirir.


A‘lâ 10’un:


haşyet ile öğüt arasında:


bağ kurmasının:


en derin sebeplerinden biri de:


bu olabilir.


Ve belki A‘lâ Suresi 10. ayetin en derin mesajı şöyle ifade edilebilir:


Öğüt ancak insanın içinde hakikatten daha büyük olmadığını kabul eden bir alan varsa kök salabilir. Haşyet, insanı korkudan küçültmek değil; egosunu küçülterek vicdanını büyütmektir. Gerçekten Allah’tan haşyet duyan kişi, en zor cümleyi söyleyebilecek kadar özgürleşir: “Yanılmış olabilirim; doğru olanı öğrenmek istiyorum.”


“Hakikate en büyük engel her zaman bilgisizlik değildir; bazen insanın kendi haklılığına duyduğu aşırı sevgidir. Haşyet, ‘Ben yanılmam’ kibrini kırar ve yerine daha güçlü bir cümle koyar: ‘Hakikat benden büyükse, değişmeye hazırım.’ Öğüdün kalbe girebildiği yer tam da burasıdır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt