📖 Âl-i İmrân Suresi 163. Ayette “Onlar Allah Katında Derece Derecedirler; Allah Yaptıklarını Hakkıyla Görmektedir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓ | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 Âl-i İmrân Suresi 163. Ayette “Onlar Allah Katında Derece Derecedirler; Allah Yaptıklarını Hakkıyla Görmektedir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,139
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Âl-i İmrân Suresi 163. Ayette “Onlar Allah Katında Derece Derecedirler; Allah Yaptıklarını Hakkıyla Görmektedir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsanları dışarıdan aynı safta, aynı toplumda veya aynı inanç çevresinde görmek mümkündür; fakat Allah katındaki değer yalnız görünüşle belirlenmez. Âl-i İmrân 163, insanların niyetleri, amelleri ve ahlaki yönelişleri bakımından aynı seviyede olmadığını hatırlatır.”
Ersan Karavelioğlu

Âl-i İmrân Suresinin 163. ayetinde şöyle buyrulur:


“Onlar Allah katında derece derecedirler. Allah onların yaptıklarını hakkıyla görmektedir.”


Bir önceki 162. ayette iki farklı yöneliş karşılaştırılmıştı:


Allah’ın rızasını izleyen kişi


ve:


Allah’ın gazabını hak eden kişi.


  1. ayet ise bu ayrımı daha da derinleştirir.

İnsanlar:


tek bir seviyede değildir.


İyiliğin de:


kötülüğün de


dereceleri vardır.


İman,


niyet,


ahlak,


fedakârlık,


zulüm,


ihanet


aynı ölçüde değildir.


Kur’an böylece insanları yalnız:


“iyi” ve “kötü”


şeklinde kaba iki kutba ayırmak yerine:


Allah katındaki karşılığın:


dereceli


olabileceğini gösterir.


1️⃣ “Onlar Allah Katında Derece Derecedirler” Ne Anlama Gelir ❓


Ayette:


“hum derecâtun indallâh”


denir.


Yani:


“Onlar Allah katında derecelerdir / farklı derecelerdedirler.”


Bu ifade:


insanların:


iman,


amel,


niyet


ve ahlaki durum bakımından:


aynı seviyede olmadığını


gösterir.


Bir insan:


çok büyük fedakârlık yapabilir.


Bir başkası:


daha sınırlı bir iyilik yapabilir.


Aynı şekilde kötülüklerde de:


dereceler bulunabilir.


2️⃣ Bu Dereceler Sadece Cennet Derecelerini mi İfade Eder ❓


Ayetin bağlamı daha geniştir.


  1. ayette:

Allah’ın rızasına uyanlar ile gazabını hak edenler


karşılaştırılmıştı.


Bu yüzden 163. ayet:


hem:


iyilikteki derece farklarını


hem de:


kötülük ve sorumluluk düzeylerindeki farklılıkları


düşündürür.


Yani herkesin sonucu:


tek kalıba


sokulmaz.


Allah’ın hükmü:


kişinin gerçek durumuna göre:


adil biçimde farklılaşabilir.


3️⃣ Allah Katındaki Dereceyi Ne Belirler ❓


Kur’an’ın genel öğretisine göre:


tek bir unsur değil;


birçok unsur önemlidir.


İman.


Takvâ.


Niyet.


Amel.


Adalet.


Fedakârlık.


Sabır.


İhlas.


İnsan haklarına riayet.


Dolayısıyla Allah katındaki değer:


sadece:


görünür başarıya


veya:


toplumdaki konuma


bağlı değildir.


Asıl ölçü:


insanın Allah karşısındaki gerçekliği


dir.


4️⃣ İnsanların Hepsi Eşitse “Derece” Nasıl Olabilir ❓


İnsanların insanlık değeri bakımından:


temel bir onuru vardır.


Ama:


ahlaki tercihler,


sorumluluklar,


çabalar


aynı değildir.


Bir doktor ile:


kasten insan öldüren biri


ahlaki bakımdan:


aynı davranışı yapmıyor.


Bir insan:


hayatı boyunca insanlara iyilik yapabilir.


Başka biri:


zulüm yapabilir.


Bu nedenle:


insan olmak bakımından temel değer


ile:


ahlaki derece


aynı şey değildir.


5️⃣ Çok İbadet Eden Herkes Allah Katında Daha Yüksek Derecede midir ❓


Sadece görünür ibadet miktarına bakarak:


kesin hüküm verilemez.


Çünkü Kur’an:


niyete,


ahlaka,


adalete


de önem verir.


Bir insan:


çok ibadet ediyor görünebilir.


Ama:


insanlara zulmedebilir.


Başka biri:


daha az görünür ibadete sahip olabilir.


Ama:


çok samimi,


merhametli,


dürüst


olabilir.


Allah:


dış görünüşün ötesini


bilir.


Bu yüzden insanın:


başkasının derecesini kesin biçimde ölçmesi


mümkün değildir.


6️⃣ Niyet Dereceyi Nasıl Etkiler ❓


Aynı davranış:


farklı niyetlerle


yapılabilir.


İki kişi:


aynı miktarda sadaka verir.


Biri:


övgü almak için.


Diğeri:


samimiyetle.


Dışarıdan:


aynı davranış


görünebilir.


Ama Allah katında:


değer aynı olmayabilir.


Bu yüzden:


niyet, görünmeyen ama belirleyici bir ölçüdür.


7️⃣ Küçük Bir İyilik Büyük Bir Dereceye Dönüşebilir mi ❓


Evet, olabilir.


İyiliğin değeri:


sadece miktarıyla


ölçülmez.


Bazen küçük bir iyilik:


çok zor şartlarda yapılmıştır.


Bazen:


kişinin elindeki tek şeydir.


Bazen:


tam zamanında yapılmıştır.


Bazen:


çok saf bir niyet taşır.


İnsan dışarıdan:


küçük görür.


Ama Allah:


şartları ve kalbi


bilir.


Bu yüzden:


küçük görünen iyilikleri küçümsememek gerekir.


8️⃣ Büyük Bir Günah ile Küçük Bir Günah Aynı mıdır ❓


Hayır.


İslam ahlakında:


günahların ağırlıkları


aynı değildir.


Bir hata:


başka bir insanın hayatını,


malını,


onurunu


yıkabilir.


Başka bir hata:


daha sınırlı olabilir.


Aynı şekilde:


niyet,


ısrar,


tövbe,


zararın büyüklüğü


gibi unsurlar da:


sorumluluğu etkileyebilir.


Bu yüzden:


Allah’ın adaleti:


tek tip hesap


değildir.


9️⃣ İnsanların Allah Katındaki Derecelerini Biz Bilebilir miyiz ❓


Kesin olarak:


hayır.


İnsan:


görünüşü


bilir.


Allah:


kalbi,


niyeti,


geçmişi,


gizli amelleri


bilir.


Bir insan toplumda:


çok büyük biri


gibi görünebilir.


Allah katında:


değeri düşük olabilir.


Başka biri:


kimsenin tanımadığı


sıradan biri olabilir.


Ama Allah katında:


çok yüksek bir dereceye


sahip olabilir.


Bu nedenle:


nihai değer yargısında tevazu gerekir.


🔟 Toplumdaki Statü Allah Katındaki Dereceyi Gösterir mi ❓


Hayır.


Zenginlik:


tek başına üstünlük değildir.


Makam:


üstünlük değildir.


Şöhret:


üstünlük değildir.


Soy:


üstünlük değildir.


Takipçi sayısı:


üstünlük değildir.


İnsanların alkışı:


Allah’ın rızasının kesin göstergesi


değildir.


Kur’an’ın ölçüsü:


daha derindir.


İnsanların önünde:


büyük görünmek


ile:


Allah katında:


büyük olmak


aynı şey değildir.


1️⃣1️⃣ “Allah Katında” İfadesi Neden Özellikle Vurgulanıyor ❓


Çünkü insanlar:


kendi derecelendirme sistemlerini


oluşturur.


Kim daha zengin?


Kim daha güçlü?


Kim daha ünlü?


Kim daha etkili?


Kur’an ise:


başka bir ölçü


getirir:


“Allah katında.”


Bu ifade:


insanların geçici ölçülerini:


nihai ölçü olmaktan


çıkarır.


Gerçek değer:


ilahî değerlendirmeyle


belirlenir.


1️⃣2️⃣ Bir İnsan Başkasından Daha İyi Olduğunu Düşünebilir mi ❓


Bu konuda çok dikkatli olmak gerekir.


İnsan:


belirli bir davranışın:


daha doğru


olduğunu söyleyebilir.


Ama:


“Ben Allah katında kesin olarak ondan daha üstünüm.”


demek:


tehlikeli bir kibir olabilir.


Çünkü başkasının:


kalbini,


sonunu,


tövbesini,


gizli iyiliklerini


bilmeyiz.


Kendimizi:


başkalarıyla değil;


dünkü hâlimizle


karşılaştırmak


daha sağlıklı olabilir.


1️⃣3️⃣ Dereceler Sabit midir, İnsan Değişebilir mi ❓


İnsan değişebilir.


Bir insan:


yanlış yoldan


dönebilir.


Tövbe edebilir.


İyiliklerini artırabilir.


Başka biri:


iyi başladığı hâlde:


sonradan bozulabilir.


Dolayısıyla:


hayat sürerken:


insanın ahlaki yönü


değişebilir.


Bu nedenle:


kimse hakkında:


“Artık kesinlikle bitti.”


veya:


“Ben zaten kurtuldum.”


demek doğru değildir.


Hayat:


devam eden bir:


ahlaki yolculuktur.


1️⃣4️⃣ Derece Kavramı Rekabetçi Bir Din Anlayışına mı Yol Açar ❓


Yanlış anlaşılırsa:


evet.


İnsan:


“Ben senden daha dindarım.”


yarışına girebilir.


Ama Kur’an’ın amacı:


insanları birbirine karşı kibirlendirmek


değildir.


Asıl amaç:


kişinin:


kendi sorumluluğunu


ciddiye almasıdır.


İyilikte yarış:


başkasını küçümsemek değil;


kendini geliştirmek


olmalıdır.


1️⃣5️⃣ Allah’ın Adaleti Derecelerle Nasıl İlişkilidir ❓


Adalet:


herkese aynı şeyi vermek


değildir.


Adalet:


herkese hak ettiğini


vermektir.


İki insanın:


niyeti,


imkânı,


bilgisi,


sorumluluğu


aynı olmayabilir.


Bu nedenle:


aynı sonuç:


her zaman adil olmayabilir.


Allah:


bütün şartları bildiği için:


değerlendirmesi:


tam bilgiye dayalıdır.


İnsan mahkemesi:


eksik bilgiyle karar verebilir.


Allah’ın hükmü:


bütün gerçeği kapsar.


1️⃣6️⃣ “Allah Yaptıklarını Hakkıyla Görmektedir” Ne Anlama Gelir ❓


Ayette:


“vallâhu basîrun bimâ ya‘melûn”


denir.


Yani:


“Allah onların yaptıklarını hakkıyla görür.”


“Basîr”:


her şeyi gören,


hiçbir davranışın kendisinden gizlenemediği


anlamını taşır.


Bu:


sadece dış eylemleri değil;


onların bütün bağlamını:


da kapsar.


İnsan:


gizleyebilir.


Allah’tan:


gizleyemez.


1️⃣7️⃣ Allah’ın Her Şeyi Görmesi Neden Hem Uyarı Hem Tesellidir ❓


Zalim için:


uyarıdır.


Çünkü gizli yaptığı haksızlık:


kaybolmaz.


Mazlum için:


tesellidir.


Çünkü kimsenin görmediği acı:


Allah’tan gizli değildir.


İyilik yapan için:


tesellidir.


Çünkü kimse teşekkür etmese bile:


Allah görür.


Bu yüzden:


“Allah görüyor.”


cümlesi:


kişinin durumuna göre:


hem korku


hem huzur


üretebilir.


1️⃣8️⃣ 162 ve 163. Ayetler Birlikte Nasıl Bir Ahlaki Harita Çiziyor ❓


  1. ayet:

iki yönü gösterdi:


Allah’ın rızasına giden yol.


Allah’ın gazabını gerektiren yol.


  1. ayet ise:

bu yolların içinde:


farklı dereceler bulunduğunu


söyler.


Yani ahlak:


sadece:


siyah-beyaz


değildir.


İnsanlar:


farklı derinliklerde:


iyilik,


samimiyet,


zulüm


ve sorumluluk


taşıyabilir.


Nihai ve tam ölçüyü ise:


Allah bilir.


1️⃣9️⃣ İnsanların Bize Verdiği Unvanları ve Değeri Kaybetsek, Allah Katındaki Derecemizi Yükseltecek Gerçekte Ne Kalırdı ❓


Âl-i İmrân 163’ün insanın önüne koyduğu en derin sorulardan biri budur.


İnsan hayatının önemli bir kısmını:


derece kazanarak


geçirir.


Okulda:


not.


İşte:


unvan.


Toplumda:


statü.


İnternette:


takipçi.


Bankada:


para.


Meslekte:


itibar.


Ve bütün bunlar:


gerçek hayat açısından:


önem taşıyabilir.


Ama Âl-i İmrân 163:


çok farklı bir:


derecelendirme sistemi


hatırlatır.


“Allah katındaki dereceler.”


İnsanların verdiği derece:


bugün vardır.


Yarın:


alınabilir.


Bir makam:


bir imzayla biter.


Bir servet:


bir krizle azalır.


Şöhret:


birkaç yıl sonra unutulabilir.


Ama Allah katındaki değer:


bunların hepsinden:


farklı bir ölçüye


bağlıdır.


Belki hiç kimsenin görmediği:


bir iyilik.


Belki kimsenin bilmediği:


bir fedakârlık.


Belki sana yapılan büyük bir haksızlığa rağmen:


zulümle karşılık vermemen.


Belki herkesin çıkar peşinde olduğu anda:


emaneti koruman.


Belki para kazanabileceğin hâlde:


harama el uzatmaman.


Belki kimsenin görmediği bir gecede:


yaptığın samimi bir dua.


Bunların toplumda:


madalyası olmayabilir.


Ama Allah katında:


bir değeri olabilir.


Tersi de mümkündür.


İnsanların önünde:


çok saygın


görünebilirsin.


Ama gizli hayatında:


haksızlık,


kibir,


ihanet


varsa;


toplumdaki derecen:


Allah katındaki derecenle:


aynı olmayabilir.


Bu nedenle ayet:


insanın bütün değer ölçüsünü:


tersine çevirebilir.


Soru artık:


“İnsanlar benim hakkımda ne düşünüyor?”


değil.


Daha derin soru:


“Allah benim yaptıklarımı nasıl görüyor?”


olur.


Bu soru:


insanı gösterişten


kurtarabilir.


Çünkü insanların görmediği iyilik:


değerini kaybetmez.


Aynı zamanda insanı:


gizli kötülükten


sakındırabilir.


Çünkü insanların görmediği kötülük de:


yok olmaz.


Belki gerçek karakter:


alkış aldığımız anda değil;


kimse bakmazken ne yaptığımızda


ortaya çıkar.


Ve belki gerçek yükseliş:


insanların gözünde:


yukarı çıkmak


değil;


Allah katında:


daha dürüst,


daha adil,


daha merhametli,


daha samimi


bir insan hâline gelmektir.


Bu nedenle Âl-i İmrân 163:


bize başkalarının derecesini ölçmekten çok:


kendi yönümüzü


sorgulatmalıdır.


Çünkü Allah:


yalnız ne yaptığımızı değil;


hangi şartlarda,


hangi niyetle,


hangi fedakârlıkla


yaptığımızı da bilir.


Ve belki Âl-i İmrân 163’ün bize bıraktığı en ağır soru şudur:


İnsanların gözündeki makamımız, servetimiz, ünümüz ve itibarımız bugün tamamen yok olsa; Allah katındaki derecemizi yükseltecek hangi gerçek iyilik, hangi samimiyet ve hangi temiz karakter hâlâ bizimle kalırdı?


“İnsanların verdiği dereceler geçicidir; Allah katındaki derece ise kalbin, niyetin ve amelin gerçek değeriyle ilgilidir. Âl-i İmrân 163, başkalarını küçümseyerek yükselmeyi değil, Allah’ın her şeyi gördüğü bilinciyle kendi ahlakımızı yükseltmeyi ve görünmeyen iyiliklerin de görünmeyen kötülüklerin de ilahî adalet içinde kaybolmadığını bilmeyi öğretir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt