📖 Vakıa Suresi 81. Ayette Şimdi Siz Bu Sözü mü Küçümsüyor Ve Önemsemiyorsunuz Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,541
2,724,935
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Vakıa Suresi 81. Ayette Şimdi Siz Bu Sözü mü Küçümsüyor Ve Önemsemiyorsunuz Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan hakikati açıkça reddetmese bile onu sürekli erteleyerek, ciddiye almayarak ve hayatının dışında tutarak sessiz bir inkâr biçimi geliştirebilir.”
Ersan Karavelioğlu

Vakıa Suresi’nin önceki ayetlerinde Kur’an’ın:


  • Çok değerli bir vahiy olduğu,
  • Korunmuş bir kitapta bulunduğu,
  • Temiz kılınmış varlıkların ona temas ettiği,
  • Âlemlerin Rabbi tarafından indirildiği

bildirilmiştir.


Bütün bu güçlü açıklamalardan sonra seksen birinci ayette insana sarsıcı bir soru yöneltilir:


“Şimdi siz bu sözü mü küçümsüyor ve önemsemiyorsunuz?”


Ayetin Arapçası şöyledir:


أَفَبِهَٰذَا الْحَدِيثِ أَنْتُمْ مُدْهِنُونَ


“E fe bihâze’l-hadîsi entüm müdhinûn.”



Bu ayet, Kur’an’ın ilahi kaynağı ve değeri açıklandıktan sonra insanların ona karşı takındıkları ilgisiz, gevşek, tavizkâr veya küçümseyici tutumu sorgular.


İnsan Kur’an’ı doğrudan inkâr etmeyebilir. Fakat onu:


  • Hayatının dışına itebilir,
  • Yalnızca törenlerde okuyabilir,
  • İşine gelmeyen ayetleri görmezden gelebilir,
  • Toplumsal baskıdan korkarak hakikati yumuşatabilir,
  • İlahi uyarıları sürekli erteleyebilir.

Ayet, açık inkâr kadar sessiz kayıtsızlığın ve samimiyetsiz yaklaşımın da sorgulanması gerektiğini gösterir.


1️⃣ Vakıa Suresi 81. Ayetin Meali Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin seksen birinci ayeti farklı meallerde şu şekillerde ifade edilir:


“Şimdi siz bu sözü mü küçümsüyorsunuz?”


“Bu ilahi kelama karşı gevşek ve ilgisiz mi davranıyorsunuz?”


“Siz bu Kur’an’a karşı mı tavizkâr ve kayıtsız kalıyorsunuz?”


“Şimdi bu sözü önemsemeyerek geçiştiriyor musunuz?”



Ayet, Kur’an’ın değerini bildiği hâlde ona karşı ciddi bir bağlılık göstermeyen insanı sorgular.


Buradaki problem yalnızca açıkça:


“Kur’an doğru değildir.”


demek değildir.


Kur’an’ı doğru kabul ettiğini söyleyip hayatında hiçbir belirleyici değer vermemek de ayetin uyarısı içine girebilir.


2️⃣ Ayetin Başındaki “E Fe” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin başındaki “e fe” ifadesi:


  • Öyleyse siz,
  • Bütün bunlardan sonra mı,
  • Şimdi hâlâ,
  • Buna rağmen

anlamlarını taşır.


Bu ifade ayeti önceki açıklamalara bağlar.


Sanki şöyle denilmektedir:


  • Kur’an’ın değerli olduğunu öğrendiniz.
  • Korunmuş bir kaynaktan geldiğini duydunuz.
  • Âlemlerin Rabbi tarafından indirildiği bildirildi.

Bütün bunlardan sonra hâlâ bu sözü küçümseyerek mi karşılıyorsunuz?


3️⃣ “Hâze’l-Hadîs” Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “hâze’l-hadîs” ifadesi:


“Bu söz, bu anlatım, bu ilahi kelam”


anlamına gelir.


Burada kastedilen Kur’an’dır.


Kur’an için hadis, yani söz ve haber ifadesinin kullanılması onun:


  • İnsanlara hitap eden,
  • Gerçekleri bildiren,
  • Geçmiş ve gelecek hakkında haber veren,
  • İnsanın hayatına yön gösteren

bir ilahi kelam olduğunu gösterir.


Bu ayetteki hadis kelimesi, sonraki dönemlerde oluşan teknik hadis ilminin özel anlamından önceki genel söz ve haber anlamındadır.


4️⃣ Kur’an Neden “Bu Söz” Olarak Anılmıştır ❓


Kur’an yalnızca yazılı bir kitap değildir.


Öncelikle:


  • Okunan,
  • Duyulan,
  • Kalbe ve akla hitap eden,
  • İnsanla konuşan

ilahi bir sözdür.


“Bu söz” ifadesi Kur’an’ı insana çok yakın hâle getirir.


Kur’an uzak ve soyut bir metin değil, doğrudan insana:


  • Nereden geldiğini,
  • Nasıl yaşaması gerektiğini,
  • Nereye döneceğini

bildiren canlı bir hitaptır.


5️⃣ “Müdhinûn” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “müdhinûn” kelimesi farklı fakat birbirine yakın anlamlarla açıklanmıştır:


  • Küçümseyenler,
  • Önemsemeyenler,
  • Gevşek davrananlar,
  • Hakikat karşısında taviz verenler,
  • Gerçeği yumuşatıp etkisizleştirenler,
  • İçten kabul etmediği hâlde dışarıdan uyumlu görünenler.

Kelimenin kökü, bir şeyi yumuşatma ve yağlama anlamlarıyla ilişkilidir.


Bu nedenle ayette hakikati açık ve ciddi biçimde kabul etmek yerine onu yumuşatarak, etkisizleştirerek veya geçiştirerek karşılamak eleştirilir.


6️⃣ Kur’an’ı Küçümsemek Ne Anlama Gelir ❓


Kur’an’ı küçümsemek yalnızca ona açıkça hakaret etmek değildir.


Şu davranışlar da küçümseme biçimi olabilir:


  • Ayetleri gereksiz görmek,
  • Kur’an’ı çağ dışı saymak,
  • İlahi uyarıları alaya almak,
  • Kur’an’ın ahlaki ölçülerini önemsizleştirmek,
  • Kendi düşüncesini vahyin üzerinde görmek.

İnsan Kur’an’ın kapağına saygı gösterirken içindeki emirleri küçümseyebilir.


Gerçek saygı yalnızca kitaba değil, onun mesajına yönelmelidir.


7️⃣ Kur’an’ı Önemsememek Nasıl Ortaya Çıkar ❓


Önemsememek çoğu zaman açık bir reddediş biçiminde görülmez.


İnsan:


  • Kur’an’ı hiç okumayabilir.
  • Okusa da anlamını düşünmeyebilir.
  • Sürekli sonraya erteleyebilir.
  • Ayetleri yalnızca başkalarına uygulayabilir.
  • Kendi hayatını Kur’an’ın ölçüsüne hiç açmayabilir.

Bu durumda kişi Kur’an’ın doğru olduğunu söyleyebilir; fakat pratikte onu hayatının dışına itmiş olur.


Ayet, işte bu sessiz ilgisizliği sorgular.


8️⃣ Hakikate Karşı Gevşek Davranmak Ne Demektir ❓


Hakikate karşı gevşek davranmak:


  • Doğruyu bildiği hâlde gereğini yapmamak,
  • Haksızlık karşısında susmak,
  • Tövbeyi sürekli ertelemek,
  • Kul hakkını küçük görmek,
  • İnancı yalnızca sözde bırakmak

anlamına gelebilir.


İnsan bir ayetin kendisine dokunduğunu hissettiğinde konuyu hemen değiştirebilir.


Kur’an’ın başkalarına yönelik hükümlerini konuşup kendi kusurlarını görmezden gelebilir.


Bu yaklaşım, vahyi gerçek bir rehber değil, rahatlıkla ertelenebilecek bir söz gibi görmek anlamına gelir.


9️⃣ Kur’an’ın Mesajını Yumuşatmak Her Zaman Yanlış mıdır ❓


İnsanlara dini güzel, hikmetli ve merhametli bir dille anlatmak gereklidir.


Sertlik ve kırıcı dil hakikatin şartı değildir.


Ancak güzel anlatmak ile hakikati çıkar uğruna değiştirmek aynı şey değildir.


Yanlış olan:


  • Haramı helal gibi göstermek,
  • Zulmü görmezden gelmek,
  • Güçlüleri rahatsız etmemek için adaleti gizlemek,
  • İnsanları memnun etmek için ayetin anlamını bozmak,
  • İlahi uyarıları etkisiz hâle getirmektir.

Üslup yumuşak olabilir; fakat hakikat çıkar uğruna silinmemelidir.


🔟 Din Adına Sürekli Sert Konuşmak Kur’an’ı Ciddiye Almak mıdır ❓


Hayır. Kur’an’ı ciddiye almak bağırmak, hakaret etmek veya insanları aşağılamak anlamına gelmez.


Kur’an:


  • Hikmeti,
  • Güzel öğüdü,
  • Adaleti,
  • Merhameti,
  • Sabırlı tebliği

öğretir.


Bir insan sert ve kırıcı konuştuğu için hakikate daha bağlı sayılmaz.


Bazen dini sertlik, kişinin kendi öfkesini kutsallaştırmasının aracına dönüşebilir.


Hakikati tavizsiz savunmak ile insan onurunu çiğnemek birbirinden ayrılmalıdır.


1️⃣1️⃣ Kur’an’ı Sadece Törenlerde Okumak Yeterli midir ❓


Kur’an:


  • Cenazelerde,
  • düğünlerde,
  • kandillerde,
  • özel günlerde

okunabilir.


Bu okumalar değerli olabilir.


Fakat Kur’an yalnızca törenleri süsleyen bir metne dönüştürülmemelidir.


Kur’an yaşayan insanın:


  • Ticaretine,
  • Aile ilişkilerine,
  • Adalet anlayışına,
  • Dil kullanımına,
  • Kazancına

yön vermelidir.


Törende okunan fakat günlük hayatta unutulan Kur’an’ın rehberlik işlevi eksik bırakılmış olur.


1️⃣2️⃣ Kur’an’ı Güzel Sesle Okumak Yeterli midir ❓


Kur’an’ı güzel sesle ve doğru şekilde okumak değerli bir ibadettir.


Fakat tilavetin amacı yalnızca ses güzelliği değildir.


İnsan:


  • Ayeti okuyup yalan söylemeye devam ediyorsa,
  • Kul hakkını umursamıyorsa,
  • Yoksulu küçümsüyorsa,
  • Adaletsizliğini savunuyorsa

okuduğu vahyin ahlaki çağrısını hayatına taşımamış olabilir.


Güzel ses kalbi etkileyebilir; fakat gerçek değişim davranışlarda görünmelidir.


1️⃣3️⃣ Kur’an’ı Başkalarına Karşı Kullanmak Neden Yanlıştır ❓


Bazı insanlar Kur’an’ı kendilerini düzeltmek için değil, başkalarını suçlamak için okuyabilir.


Ayetleri:


  • Rakibini susturmak,
  • İnsanları utandırmak,
  • Kendisini üstün göstermek,
  • Bir grubu bütünüyle kötülemek

için kullanabilir.


Bu durumda Kur’an bir hidayet rehberi olmaktan çıkarılıp tartışma silahına dönüştürülür.


Kur’an önce okuyanın kendi kalbine, niyetine ve davranışlarına tutulmuş bir aynadır.


1️⃣4️⃣ Kur’an’a İnanmak İle Onu Yaşamak Arasında Fark Var mıdır ❓


Evet. İnsan Kur’an’ın Allah’ın kitabı olduğunu kabul edebilir; fakat hayatında onun ölçülerine uymayabilir.


İman iddiasının davranışa yansıması gerekir.


Kur’an’a inanan kişi:


  • Doğruluğa,
  • Adalete,
  • Merhamete,
  • Helal kazanca,
  • Kul hakkına

önem vermelidir.


Kur’an’a inanmak yalnızca zihinsel bir kabul değil, hayatın yönünü değiştiren bir bağlılıktır.


1️⃣5️⃣ Kur’an’ı Ciddiye Almak Hayattan Uzaklaşmak mıdır ❓


Hayır. Kur’an insanı dünyadan kaçmaya çağırmaz.


İnsanın:


  • Çalışmasını,
  • Üretmesini,
  • Ailesiyle ilgilenmesini,
  • Bilgi öğrenmesini,
  • Topluma faydalı olmasını

ister.


Kur’an’ı ciddiye almak dünya nimetlerini terk etmek değil, onları ahlak ve sorumluluk içinde kullanmaktır.


İnsan dünyada yaşar; fakat dünyayı mutlak amaç hâline getirmez.


1️⃣6️⃣ Kur’an’a Karşı Kayıtsızlık Kalbi Nasıl Etkiler ❓


İnsan sürekli ilahi uyarıları görmezden geldiğinde kalbi zamanla duyarsızlaşabilir.


Başlangıçta rahatsız olduğu bir günahı tekrar ettikçe normal görmeye başlayabilir.


Bu süreçte:


  • Vicdanın sesi zayıflar,
  • Tövbe ertelenir,
  • Haksızlık sıradanlaşır,
  • İnsan kendisini sorgulamaktan vazgeçer.

Kur’an’ın uyarılarını ciddiye almak, kalbin bu duyarsızlaşmadan korunmasına yardımcı olur.


1️⃣7️⃣ Kur’an’a Gerçek Saygı Nasıl Gösterilir ❓


Kur’an’a gerçek saygı:


  • Temiz ve dikkatli okumak,
  • Anlamını öğrenmek,
  • Bağlamını araştırmak,
  • Bilmediği konuda kesin konuşmamak,
  • Ayetleri çıkar için kullanmamak,
  • Güzel ahlakla yaşamaya çalışmak

ile gösterilir.


Mushafa fiziksel saygı önemlidir.


Fakat Kur’an’ın:


  • Yetim hakkını,
  • Adalet emrini,
  • Yalan yasağını,
  • Merhamet çağrısını

çiğnemek, dış görünüşteki saygıyı anlamsızlaştırabilir.


1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına Mesajı Nedir ❓


Günümüzde insanlar Kur’an’a telefonlarından saniyeler içinde ulaşabilir.


Ayetler:


  • Sosyal medyada paylaşılabilir,
  • Güzel görseller üzerine yazılabilir,
  • Kısa videolarda okunabilir.

Fakat görünürlük her zaman gerçek bağlılık anlamına gelmez.


Ayet paylaşan kişi:


  • Hakaret edebilir,
  • Yalan haber yayabilir,
  • İnsanları küçümseyebilir,
  • Haksızlığı savunabilir.

Vakıa Suresi’nin seksen birinci ayeti, Kur’an’ı yalnızca paylaşılacak bir içerik değil, insanın karakterini dönüştürecek ilahi söz olarak görmeye çağırır.


1️⃣9️⃣ Vakıa Suresi 81. Ayetin Verdiği Temel Hakikat Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin seksen birinci ayeti, değerli ve Âlemlerin Rabbinden indirilmiş Kur’an’a karşı küçümseyici, kayıtsız ve tavizkâr davranan insanları sorgular.


Ayetin temel mesajları şunlardır:


  • “Bu söz” ifadesi Kur’an’ı anlatır.
  • Kur’an insana doğrudan hitap eden ilahi kelamdır.
  • “Müdhinûn” küçümseme, gevşeklik ve tavizkârlık anlamları taşır.
  • Kur’an’ı küçümsemek yalnızca açık hakaret değildir.
  • Vahyi hayatın dışında bırakmak da önemsememe biçimidir.
  • Hakikati çıkar uğruna değiştirmek yanlıştır.
  • Güzel üslup ile taviz vermek aynı şey değildir.
  • Sertlik tek başına hakikate bağlılık göstermez.
  • Kur’an yalnızca törenlerde okunacak bir kitap değildir.
  • Güzel tilavet ahlaki davranışla tamamlanmalıdır.
  • Ayetler başkalarını ezmek için kullanılmamalıdır.
  • Kur’an’a iman davranışlara yansımalıdır.
  • Kur’an’ı ciddiye almak dünyadan kopmak anlamına gelmez.
  • Sürekli kayıtsızlık vicdanı ve kalbi duyarsızlaştırabilir.
  • Kur’an’a gerçek saygı, onun adalet ve merhametini yaşamaktır.

Kur’an’ın Âlemlerin Rabbi tarafından indirildiğini söylemek büyük bir inanç iddiasıdır.


Bu iddia doğru kabul ediliyorsa Kur’an insanın hayatında sıradan bir kitap gibi durmamalıdır.


Onu okumak, anlamak ve emirleri karşısında kendini sorgulamak gerekir.


Ayet insana şu soruyu yöneltir:


Allah’tan geldiğine inandığın bu sözü gerçekten hayatının rehberi mi yapıyorsun, yoksa yalnızca dilinle yüceltip davranışlarınla önemsiz mi hâle getiriyorsun?


“Bu sözü mü küçümsüyorsunuz sorusu, Kur’an’a açıkça hakaret edenlerden önce onu doğru kabul ettiği hâlde hayatına dokundurmayanları da düşünmeye çağırır; çünkü vahye karşı en sessiz saygısızlık, onu sürekli erteleyip etkisiz bırakmaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt