📖 Vakıa Suresi 74. Ayette Öyleyse Yüce Rabbinin Adını Tesbih Et Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,530
2,724,935
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Vakıa Suresi 74. Ayette Öyleyse Yüce Rabbinin Adını Tesbih Et Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan yaratılışın büyüklüğünü gerçekten gördüğünde yalnızca hayran kalmaz; kendisini yaratan, yaşatan ve nimetlerle kuşatan Rabbinin önünde tevazu ile tesbihe yönelir.”
Ersan Karavelioğlu

Vakıa Suresi’nin önceki ayetlerinde insan, hayatının en temel gerçekleri üzerinde düşünmeye çağrılmıştır.


İnsana:


  • Kendisini kimin yarattığı,
  • Ölümü kimin belirlediği,
  • Ektiği tohumu kimin büyüttüğü,
  • İçtiği suyu bulutlardan kimin indirdiği,
  • Ateşin kaynağı olan ağacı kimin yarattığı

sorulmuştur.


Yetmiş dördüncü ayette ise bütün bu delillerin insanı ulaştırması gereken sonuç açıklanır:


“Öyleyse Yüce Rabbinin adını tesbih et.”


Ayetin Arapçası şöyledir:


فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ


“Fe sebbih bismi rabbike’l-azîm.”



Bu ayet, yalnızca dil ile belirli sözleri tekrar etmeyi değil; Allah’ı her türlü eksiklikten uzak bilerek O’nun yüceliğini kalple kabul etmeyi, sözle anmayı ve hayatı bu bilinçle düzenlemeyi emreder.


Yaratılış delilleri üzerinde düşünmenin sonucu kibir değil, tesbih; nankörlük değil, şükür; başıboşluk değil, kulluk olmalıdır.


1️⃣ Vakıa Suresi 74. Ayetin Meali Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin yetmiş dördüncü ayeti farklı meallerde şu şekillerde ifade edilir:


“Öyleyse Yüce Rabbinin adını tesbih et.”


“Artık büyük Rabbinin adını yücelt.”


“Şu hâlde azamet sahibi Rabbinin adını her türlü eksiklikten uzak tut.”


“Öyleyse Yüce Rabbinin adını anarak O’nu tesbih et.”



Ayet kısa olmasına rağmen önceki yaratılış delillerinin tamamını kullukla sonuçlandırır.


İnsan bu nimetleri düşündüğünde yalnızca bilgi sahibi olmakla yetinmemeli; Allah’ın yüceliğini tanımalıdır.


2️⃣ Ayetteki “Fe” Harfi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin başındaki “fe” harfi:


  • Öyleyse,
  • Bunun sonucunda,
  • Bütün bunları gördüğüne göre,
  • Şu hâlde

anlamlarını taşır.


Bu ifade, yetmiş dördüncü ayeti önceki ayetlere bağlar.


Yani insana şöyle denilmektedir:


  • Seni Allah yarattığına göre,
  • Ölümü O belirlediğine göre,
  • Tohumu O büyüttüğüne göre,
  • Suyu O indirdiğine göre,
  • Ateşin ağacını O yarattığına göre

öyleyse Yüce Rabbinin adını tesbih et.


Tesbih, düşüncenin doğal sonucu olarak sunulur.


3️⃣ Tesbih Ne Anlama Gelir ❓


Tesbih kelimesi genel olarak Allah’ı:


  • Her türlü eksiklikten,
  • Acizlikten,
  • Haksızlıktan,
  • Ortağa ihtiyaç duymaktan,
  • Yaratılmışlara benzemekten

uzak tutmak anlamına gelir.


“Sübhânallah” demek, Allah’ın kusursuz, eşsiz ve bütün noksanlıklardan uzak olduğunu ifade etmektir.


Tesbih yalnızca övgü değildir.


Allah hakkında yanlış, eksik ve yakışıksız düşünceleri reddetmeyi de içerir.


4️⃣ “Sebbih” Emri Ne Anlama Gelir ❓


Ayetteki “sebbih” kelimesi emir biçimindedir ve:


  • Tesbih et,
  • Allah’ı yücelt,
  • O’nu eksikliklerden uzak bil,
  • O’nun yüceliğini dile getir

anlamlarını taşır.


Bu emir, tesbihin yalnızca içten geçirilen bir düşünce olarak kalmaması gerektiğini gösterir.


İnsan Allah’ın yüceliğini:


  • Kalbiyle kabul etmeli,
  • Diliyle anmalı,
  • Davranışlarıyla göstermelidir.

5️⃣ “Rabbinin Adını Tesbih Etmek” Ne Demektir ❓


Ayette yalnızca “Rabbini tesbih et” değil, “Rabbinin adını tesbih et” denilmiştir.


Bu ifade:


  • Allah’ın adını saygıyla anmayı,
  • O’nun isimlerini yanlış kullanmaktan kaçınmayı,
  • Allah adına yalan söylememeyi,
  • İlahi isimleri küçümsememeyi,
  • O’nun adını her türlü yakışıksızlıktan uzak tutmayı

düşündürür.


Allah’ın adını anmak, yalnızca ses çıkarmak değildir.


O ismin temsil ettiği yücelik, rahmet, adalet ve kudret bilincini kalpte taşımaktır.


6️⃣ “Rab” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Rab kelimesi:


  • Yaratan,
  • Terbiye eden,
  • Büyütüp geliştiren,
  • Rızık veren,
  • Koruyan,
  • Yöneten,
  • Hükmeden

anlamlarını taşır.


Ayetin önceki bölümlerinde anlatılan yaratılış, ekin, su ve ateş nimetleri Rab isminin tecellileridir.


Allah insanı yalnızca yaratıp bırakmamıştır.


Onu:


  • Beslemekte,
  • Yaşatmakta,
  • İmtihan etmekte,
  • Doğru yolu göstermekte,
  • Sonunda hesaba çekmektedir.

7️⃣ “El-Azîm” Ne Anlama Gelir ❓


“El-Azîm” kelimesi:


  • Çok yüce,
  • Azamet sahibi,
  • Büyüklüğü sınırsız,
  • Kudreti ve hükmü eşsiz

anlamlarını taşır.


Allah’ın büyüklüğü maddi bir büyüklük değildir.


O’nun azameti:


  • İlminde,
  • Kudretinde,
  • Rahmetinde,
  • Hükmünde,
  • Yaratmasında,
  • Adaletinde

sınırsızdır.


İnsan Allah’ın azametini düşündükçe kendi gücünün ve bilgisinin sınırını fark eder.


8️⃣ Allah’ı Tesbih Etmek Neden Gereklidir ❓


İnsan Allah hakkında yanlış düşüncelere kapılabilir.


Örneğin:


  • Allah’ın yaratılmışlara benzediğini düşünebilir.
  • O’nun bazı olayları bilmediğini sanabilir.
  • Allah’ın haksızlık yaptığını ileri sürebilir.
  • O’na ortaklar yakıştırabilir.
  • İlahi kudreti sınırlı görebilir.

Tesbih bütün bu yanlışları reddeder.


Allah:


  • Aciz değildir.
  • Unutmaz.
  • Zulmetmez.
  • Ortağa ihtiyaç duymaz.
  • Yaratılmışlar gibi sınırlı değildir.

9️⃣ Tesbih Yalnızca “Sübhânallah” Demek midir ❓


“Sübhânallah” demek tesbihin en önemli sözlü ifadelerinden biridir.


Fakat tesbih yalnızca bu kelimeyi tekrar etmekten ibaret değildir.


Gerçek tesbih:


  • Allah hakkında doğru inanmayı,
  • O’na ortak koşmamayı,
  • İlahi hükümleri küçümsememeyi,
  • Allah’ın adını çıkar için kullanmamayı,
  • O’nun yarattıklarına haksızlık etmemeyi

de içerir.


Dil tesbih ederken hayat zulümle doluysa tesbihin ahlaki anlamı zayıflar.


🔟 Namazda Tesbihin Yeri Nedir ❓


Tesbih namazın önemli bölümlerinde yer alır.


Rükûda:


“Sübhâne Rabbiye’l-Azîm.”


denilerek Yüce Rabbim her türlü eksiklikten uzaktır anlamı dile getirilir.


Secdede ise:


“Sübhâne Rabbiye’l-A’lâ.”


denilir.


Vakıa Suresi’nin bu ayetindeki “Rabbinin adı” ve “el-Azîm” ifadeleri, rükûdaki tesbihle güçlü bir anlam ilişkisi taşır.


İnsan bedenini eğerek kalbindeki kibri de eğitmeye çalışır.


1️⃣1️⃣ Tesbih İle Şükür Arasındaki Fark Nedir ❓


Tesbih Allah’ı her türlü eksiklikten uzak bilmek ve yüceltmektir.


Şükür ise Allah’ın verdiği nimetleri tanımak ve doğru biçimde kullanmaktır.


Örneğin insan:


  • Suyun Allah tarafından verildiğini kabul ettiğinde şükre yönelir.
  • Bu nimeti veren Allah’ın kudretinde eksiklik olmadığını düşündüğünde tesbih eder.

Tesbih ile şükür birbirini tamamlar.


Biri Allah’ın kusursuzluğunu, diğeri nimetlerinin değerini ifade eder.


1️⃣2️⃣ Tesbih İle Hamd Aynı Şey midir ❓


Tesbih ve hamd birbirine yakın fakat farklı anlamlar taşır.


Tesbih, Allah’ı eksikliklerden uzak tutmaktır.


Hamd, Allah’ı mükemmel sıfatları ve nimetleri nedeniyle övmektir.


Bu iki anlam çoğu zaman birlikte zikredilir:


“Sübhânallahi ve bihamdihî.”


Bu ifade Allah’ın bütün kusurlardan uzak olduğunu ve her türlü övgünün O’na ait bulunduğunu anlatır.


1️⃣3️⃣ Bütün Varlıklar Allah’ı Tesbih Eder mi ❓


Kur’an’ın genel anlatımına göre göklerde ve yerde bulunan varlıklar Allah’ı tesbih eder.


İnsan onların tesbih biçimini bütünüyle anlayamayabilir.


Varlıkların:


  • Düzen içinde hareket etmesi,
  • Kendilerine verilen görevi yerine getirmesi,
  • Allah’ın kudretine işaret etmesi

bir tesbih olarak düşünülebilir.


Güneşin doğması, yağmurun yağması ve tohumun filizlenmesi sessiz bir yaratılış tesbihidir.


İnsanın farkı, bu tesbihe bilinçli biçimde katılabilmesidir.


1️⃣4️⃣ Tesbih İnsanı Kibirden Nasıl Korur ❓


İnsan başarılarını yalnızca kendisine bağladığında kibirlenebilir.


Tesbih ise insana:


  • Gücünün sınırlı olduğunu,
  • Bilgisinin eksik bulunduğunu,
  • Başarısının birçok nimete bağlı olduğunu,
  • Mutlak büyüklüğün Allah’a ait olduğunu

hatırlatır.


“Allah en yücedir” diyen insan, kendi makamını ve servetini mutlaklaştırmamalıdır.


Allah’ın büyüklüğünü tanımak, insanın başkalarına büyüklük taslamasını azaltmalıdır.


1️⃣5️⃣ Allah’ın Adını Yanlış Kullanmak Ne Anlama Gelir ❓


İnsan Allah’ın adını:


  • Yalanını güçlendirmek,
  • Haksızlığını kutsallaştırmak,
  • İnsanları korkutmak,
  • Kendi çıkarını ilahi emir gibi göstermek,
  • Siyasi veya ekonomik güç kazanmak

için kullanabilir.


Bu davranış, Allah’ın adını tesbih etme bilinciyle bağdaşmaz.


Allah adına konuştuğunu söyleyen kişi son derece dikkatli olmalıdır.


Kendi yorumunu kesin ilahi hüküm gibi sunmamalı ve Allah’ın adını insanları sömürmenin aracı hâline getirmemelidir.


1️⃣6️⃣ Tesbih Günlük Hayata Nasıl Yansımalıdır ❓


Tesbih eden insan:


  • Adaletli davranmalı,
  • Nimetleri israf etmemeli,
  • Başkalarını küçümsememeli,
  • Dilini yalandan korumalı,
  • Çevresine zarar vermemeli,
  • Kul haklarına dikkat etmelidir.

Allah’ı yüce kabul etmek, O’nun kullarına zulmetmemeyi gerektirir.


Tesbih yalnızca dilde kaldığında insanın hayatındaki dönüştürücü gücü eksik kalır.


Gerçek zikir, ahlakı güzelleştirmelidir.


1️⃣7️⃣ Tesbih İnsanın Ruhuna Nasıl Etki Eder ❓


Bilinçli tesbih insanın zihnini dünya kaygılarının mutlak hâkimiyetinden çıkarabilir.


İnsana:


  • Yalnız olmadığını,
  • Her şeyin kontrolsüz olmadığını,
  • Allah’ın kudretinin sınırsız olduğunu,
  • Dünya sorunlarının geçici bulunduğunu

hatırlatabilir.


Bu bilinç kalbe huzur verebilir.


Ancak tesbih, sorunlardan kaçış değildir.


İnsan Allah’ı anarken sorumluluklarını yerine getirmeye de devam etmelidir.


1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına Mesajı Nedir ❓


Günümüz insanı bilim ve teknolojiyle büyük güçler elde etmiştir.


  • Canlılığı incelemekte,
  • Enerjiyi kullanmakta,
  • Suyu taşımakta,
  • Tarımı geliştirmekte,
  • Uzaya ulaşmaktadır.

Bu başarılar insanı hayranlık verici imkânlara ulaştırabilir.


Fakat insan bu gücü kendi mutlak üstünlüğünün kanıtı sayarsa kibirlenebilir.


Vakıa Suresi’nin yetmiş dördüncü ayeti, bilginin sonunun nankörlük değil tesbih olması gerektiğini bildirir.


İnsan ne kadar çok keşfederse yaratılışın büyüklüğünü ve kendi sınırını o kadar derinden anlamalıdır.


1️⃣9️⃣ Vakıa Suresi 74. Ayetin Verdiği Temel Hakikat Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin yetmiş dördüncü ayeti, yaratılış delilleri ve nimetler üzerinde düşünen insana Yüce Rabbinin adını tesbih etmesini emreder.


Ayetin temel mesajları şunlardır:


  • Ayetin başındaki “fe” önceki delillerden bir sonuç çıkarır.
  • Tesbih Allah’ı bütün eksikliklerden uzak bilmektir.
  • “Sebbih” tesbih etme ve yüceltme emridir.
  • Allah’ın adı saygı ve doğrulukla anılmalıdır.
  • Rab yaratan, besleyen, yöneten ve terbiye edendir.
  • “El-Azîm” sınırsız azamet ve yücelik sahibini ifade eder.
  • Tesbih yalnızca dil ile söz tekrarından ibaret değildir.
  • Namazdaki rükû tesbihi bu yücelik bilincini taşır.
  • Tesbih, hamd ve şükür birbirini tamamlayan kulluk ifadeleridir.
  • Bütün varlıklar kendi biçimleriyle Allah’ın kudretine işaret eder.
  • Tesbih insanı kibirden uzaklaştırmalıdır.
  • Allah’ın adı yalan ve çıkar için kullanılmamalıdır.
  • Gerçek tesbih insanın ahlakını güzelleştirmelidir.
  • Allah’ı anmak sorumluluklardan kaçmak anlamına gelmez.
  • Bilimsel bilgi insanı yaratıcı karşısında tevazuya yöneltmelidir.

Vakıa Suresi insanı önce kendi yaratılışına, sonra toprağa, suya ve ateşe bakmaya çağırmıştır.


Bütün bu delillerin ardından insandan beklenen yalnızca:


“Bunlar gerçekten ilginç olaylardır.”


demesi değildir.


İnsan, bu düzenin arkasındaki kudreti tanımalı, Rabbinin büyüklüğünü kabul etmeli ve hayatını kulluk bilinciyle düzenlemelidir.


Tesbih, Allah’ı yüceltirken insanın kendi sınırını tanımasıdır.


İnsan Rabbinin azametini ne kadar derinden anlarsa kendisini, malını, bilgisini ve makamını o kadar az putlaştırır.


“Öyleyse Yüce Rabbinin adını tesbih et sözü, yaratılış karşısında susup kalmamayı; gördüğümüz her nimeti Allah’ın yüceliğini tanımaya, dilimizi zikre ve hayatımızı güzel ahlaka yönelten bir delile dönüştürmeyi öğretir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt