📖 Vakıa Suresi 63. Ayette Ektiğiniz Tohumu Gördünüz mü Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,527
2,724,935
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Vakıa Suresi 63. Ayette Ektiğiniz Tohumu Gördünüz mü Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan tohumu toprağa bırakabilir; fakat o karanlık toprağın içinden kökü, gövdeyi, başağı, rengi ve rızkı çıkaran hayat emrini kendisi veremez.”
Ersan Karavelioğlu

Vakıa Suresi’nin önceki ayetlerinde insanın ilk yaratılışı, ölümün belirlenmesi ve yeniden diriliş üzerinde durulmuştur.


İnsana kendi yaratılış başlangıcı hatırlatılmış ve ilk yaratılışı gerçekleştiren Allah’ın, onu ölümden sonra yeniden yaratmaya da kadir olduğu bildirilmiştir.


Altmış üçüncü ayette ise insanın her gün karşılaşabileceği başka bir yaratılış deliline, toprağa ve ekine dikkat çekilir:


“Ektiğiniz şeyi gördünüz mü?”


Ayetin Arapçası şöyledir:


أَفَرَأَيْتُمْ مَا تَحْرُثُونَ


“E fe raeytüm mâ tahrusûn.”



Bu soru yalnızca tarımla uğraşan insanlara yöneltilmiş değildir.


Sofrasındaki ekmeği, sebzeyi, meyveyi ve tahılı tüketen herkes; tohumun nasıl filizlendiği, toprağın nasıl ürün verdiği ve insan emeğinin nerede sona erdiği üzerinde düşünmeye çağrılır.


İnsan toprağı sürebilir, tohumu ekebilir ve sulama yapabilir. Fakat cansız gibi görünen tohumun içinde hayatı başlatan, hücreleri düzenleyen ve ürünü meydana getiren gerçek yaratıcı değildir.


1️⃣ Vakıa Suresi 63. Ayetin Meali Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin altmış üçüncü ayeti farklı meallerde şu şekillerde ifade edilir:


“Ektiğiniz şeyi gördünüz mü?”


“Toprağa ektiğiniz tohumu hiç düşündünüz mü?”


“Sürüp ektiğiniz ekinlere baktınız mı?”


“Yetiştirmek üzere toprağa bıraktığınız ürün üzerinde düşündünüz mü?”



Ayetin temel çağrısı şudur:


İnsan yalnızca ürünü tüketmemeli, o ürünün meydana gelişindeki yaratılış düzenini de düşünmelidir.


Bir tohumun ekine dönüşmesi sıradanlaşmış olabilir; fakat sıradan görünmesi onun basit olduğu anlamına gelmez.


2️⃣ “E Fe Raeytüm” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“E fe raeytüm” ifadesi:


  • Gördünüz mü?
  • Dikkat ettiniz mi?
  • Hiç düşündünüz mü?
  • Üzerinde derinlemesine durdunuz mu?

anlamlarını taşır.


Kur’an insanı yalnızca gözle bakmaya değil, gördüğünün arkasındaki anlamı kavramaya çağırır.


İnsan her gün ekmek yiyebilir, meyve kesebilir ve tarlalardan geçebilir. Fakat bütün bunları alışkanlık içinde görüp yaratılış delilini fark etmeyebilir.


Gerçek görmek, yalnızca şekli değil, o şeklin içindeki hikmeti de fark etmektir.


3️⃣ “Tahrusûn” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “tahrusûn” kelimesi:


  • Toprağı sürmek,
  • Tohum ekmek,
  • Tarımla uğraşmak,
  • Ürün elde etmek için toprağı hazırlamak

anlamlarını taşır.


Bu kelime insanın yaptığı emeği inkâr etmez.


Çiftçi:


  • Toprağı sürer,
  • Tohumu seçer,
  • Ekim zamanını belirler,
  • Sulama yapar,
  • Zararlılarla mücadele eder.

Ancak bütün bu çalışmalar, tohumun içindeki hayatı yoktan meydana getirmek anlamına gelmez.


4️⃣ İnsan Tohumu Eker Fakat Onu Gerçekten Yaratır mı ❓


Hayır. İnsan tohumu toprağa bırakabilir; fakat tohumu oluşturan canlı sistemi kendisi yaratmış değildir.


İnsan:


  • Tohumun genetik yapısını yoktan kurmaz.
  • Kökün hangi yönde ilerleyeceğini emretmez.
  • Filizin toprağı yarıp çıkmasını sağlamaz.
  • Bitkinin güneş ışığını kullanma sistemini oluşturmaz.
  • Meyvenin rengini, kokusunu ve tadını yoktan meydana getirmez.

İnsan sebebe başvurur; yaratma ise Allah’a aittir.


5️⃣ Tohumun İçinde Nasıl Bir Hayat Düzeni Bulunur ❓


Küçücük bir tohumun içinde bitkinin gelişimini mümkün kılan çok hassas bir yapı bulunur.


Uygun şartlar oluştuğunda:


  • Tohum suyu emer.
  • İçindeki biyolojik faaliyetler başlar.
  • Kök aşağıya doğru uzanır.
  • Filiz yukarıya yönelir.
  • Yapraklar oluşur.
  • Bitki büyüyerek ürün verir.

İnsan bu süreçleri inceleyebilir ve açıklayabilir.


Ancak bu düzeni yoktan var eden ve tohuma hayat kabiliyeti veren insan değildir.


6️⃣ Tohum Neden Toprağın Altında Çürüyüp Yok Olmaz ❓


Her tohum mutlaka filizlenmez. Fakat uygun şartlara sahip canlı bir tohum, toprağın altında çözülürken bütünüyle yok olmaz; yeni bir bitkinin başlangıcına dönüşür.


Bu olay insana önemli bir gerçeği düşündürür:


Görünüşte parçalanma ve kaybolma, her zaman mutlak yok oluş anlamına gelmez.


Tohumun dış kabuğu değişirken içindeki hayat düzeni yeni bir biçimde ortaya çıkar.


Kur’an’ın başka ayetlerinde ölü toprağın yağmurla canlanması, yeniden dirilişi düşündüren bir delil olarak sunulur.


7️⃣ Ekinlerin Yetişmesi Yalnızca Çiftçinin Başarısı mıdır ❓


Çiftçinin emeği son derece değerlidir.


Ancak ürünün meydana gelmesi için yalnızca insan emeği yeterli değildir.


Şunların da uygun olması gerekir:


  • Toprağın yapısı,
  • Su,
  • Sıcaklık,
  • Güneş ışığı,
  • Mevsim,
  • Tohumun sağlığı,
  • Zararlılardan korunma.

İnsan bütün bu unsurlar üzerinde sınırlı ölçüde etkili olabilir; fakat hiçbirini mutlak anlamda kontrol edemez.


Bu nedenle çiftçi çalışır, tedbir alır ve sonunda Allah’ın vereceği ürünü bekler.


8️⃣ Sebeplere Başvurmak Tevekküle Aykırı mıdır ❓


Hayır. Tohumu ekmeden ürün beklemek tevekkül değil, sorumluluğu terk etmektir.


Gerçek tevekkül:


  • Toprağı hazırlamak,
  • Uygun tohumu seçmek,
  • Sulama yapmak,
  • Gerekli tedbirleri almak,
  • Sonucu Allah’a bırakmak

demektir.


İnsan çalışmadan yalnızca dua etmekle yetinmemeli, fakat çalışmasını da mutlak güç olarak görmemelidir.


Emek insana, sonuç ise Allah’ın takdirine aittir.


9️⃣ Bu Ayet Çalışmanın Önemini Azaltır mı ❓


Hayır. Ayet insan emeğini değersizleştirmez; emeğin sınırını öğretir.


İnsan çalışmalıdır çünkü:


  • Üretim sorumluluğu taşır.
  • Ailesinin rızkını arar.
  • Topluma fayda sağlar.
  • Yeryüzündeki imkânları değerlendirir.

Ancak insan başarı kazandığında:


“Bütün bunları yalnızca ben yaptım.”


diyerek kibirlenmemelidir.


Emek gereklidir; fakat emeğin verimli hâle gelmesi birçok ilahi nimete bağlıdır.


🔟 Ekinlerin Yetişmesi Yeniden Dirilişe Nasıl Delil Olur ❓


Kuru ve cansız görünen toprak yağmur aldığında yeniden canlanır.


Topraktan:


  • Otlar,
  • Çiçekler,
  • Tahıllar,
  • Ağaçlar,
  • Meyveler

çıkar.


Bu olay ölümden sonra insanın diriltilmesinin aynısı değildir; fakat dirilişi imkânsız gören insana güçlü bir örnek sunar.


Her yıl gözümüzün önünde ölü gibi görünen toprak yeniden hayatla doluyorsa, Allah’ın insanı ölümünden sonra yeniden yaratması neden imkânsız olsun?


1️⃣1️⃣ Tohum İle İnsan Arasında Nasıl Bir Benzerlik Kurulabilir ❓


İnsan bedeni ölümden sonra toprağa karışabilir.


Tohum da toprağa bırakılır, görünmez olur ve önceki biçimini kaybeder.


Daha sonra yeni bir hayat biçimiyle ortaya çıkar.


Bu nedenle tohum, insana şu gerçekleri düşündürebilir:


  • Toprağa girmek mutlak yok oluş değildir.
  • Görünmeyen süreçler gerçekleşebilir.
  • Hayat farklı bir biçimde yeniden ortaya çıkabilir.
  • Allah yaratılışı aşamalarla gerçekleştirebilir.

Ancak insanın dirilişiyle bitkinin filizlenmesi tamamen aynı olay olarak görülmemelidir. Bitki örneği, Allah’ın hayat verme kudretini düşündüren bir işarettir.


1️⃣2️⃣ Toprak Neden Büyük Bir Nimet Sayılmalıdır ❓


Toprak insan hayatının temel kaynaklarından biridir.


Toprak:


  • Gıdanın yetişmesini sağlar.
  • Su döngüsüne katkıda bulunur.
  • Bitkilere yaşam alanı sunar.
  • Sayısız canlıyı barındırır.
  • İnsan medeniyetinin devamına destek olur.

İnsan toprağı yalnızca üzerine bina yapılacak bir alan olarak görmemelidir.


Verimli toprağın oluşması uzun süreçler gerektirebilir; fakat bilinçsiz kullanım nedeniyle kısa sürede zarar görebilir.


1️⃣3️⃣ Tarım Bir İbadet Ve İyilik Alanına Dönüşebilir mi ❓


Helal ve sorumlu biçimde yapılan tarım büyük bir hayra dönüşebilir.


Çiftçi:


  • İnsanların beslenmesine katkı sağlar.
  • Hayvanların rızkına vesile olur.
  • Toprağı işler.
  • Üretim ve istihdam oluşturur.
  • Toplumsal hayatı ayakta tutar.

Niyet, yöntem ve kazanç temiz olduğunda üretmek de kulluğun bir parçası olabilir.


İnsana ve tabiata zarar vermeden rızık üretmek değerli bir sorumluluktur.


1️⃣4️⃣ Çiftçinin Emeğine Saygı Neden Önemlidir ❓


Bir lokma ekmeğin sofraya gelmesi için birçok insan emek verir.


  • Çiftçi toprağı sürer.
  • İşçiler ürünleri toplar.
  • Taşıyıcılar ulaştırır.
  • Üreticiler işler.
  • Satıcılar tüketiciye sunar.

Yiyeceği küçümsemek veya çöpe atmak yalnızca ürünü değil, bu emeği de değersiz görmek anlamına gelebilir.


İnsan sofrasındaki nimetin ardındaki görünmeyen emek zincirini fark etmelidir.


1️⃣5️⃣ Gıda İsrafı Bu Ayet Açısından Nasıl Değerlendirilmelidir ❓


İnsan ekinlerin meydana gelişindeki büyük düzeni düşündüğünde yiyeceği kolayca çöpe atmamalıdır.


Gıda israfı:


  • Çiftçinin emeğini boşa çıkarır.
  • Su ve enerji kaynaklarını tüketir.
  • Toprağın gereksiz kullanılmasına yol açar.
  • Açlık yaşayan insanlara karşı duyarsızlığı artırır.

İnsan ihtiyacı kadar almalı, yiyecekleri doğru saklamalı ve artan gıdaları mümkünse değerlendirmelidir.


Nimete şükür, onu koruyarak ve paylaşarak gösterilir.


1️⃣6️⃣ Toprağa Zarar Vermek Gelecek Nesilleri Nasıl Etkiler ❓


Toprak:


  • Aşırı kimyasal kullanımı,
  • Erozyon,
  • Ormansızlaşma,
  • Plansız yapılaşma,
  • Kirlilik,
  • Yanlış sulama

nedeniyle verimliliğini kaybedebilir.


Bugünün insanı toprağı kısa vadeli kazanç uğruna tüketirse gelecek nesillerin gıda güvenliğini tehlikeye atabilir.


Toprak yalnızca yaşayanların değil, henüz doğmamış insanların da hakkını taşıyan bir emanettir.


1️⃣7️⃣ Kuraklık Ve Ürün Kaybı İnsana Ne Öğretir ❓


İnsan tarım teknolojilerinde ne kadar ilerlerse ilerlesin:


  • Kuraklık,
  • Sel,
  • Don,
  • Hastalık,
  • Zararlı canlılar

nedeniyle ürün kaybı yaşayabilir.


Bu durum insanın çabasını değersizleştirmez; fakat gücünün sınırlı olduğunu gösterir.


İnsan tedbir almalı, bilimsel yöntemlerden faydalanmalı ve üreticiyi koruyan sistemler kurmalıdır.


Aynı zamanda rızkın yalnızca kendi kontrolünde olmadığını unutmamalıdır.


1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına Mesajı Nedir ❓


Günümüz insanı yiyeceği çoğu zaman market rafında hazır bir ürün olarak görür.


Ürünün:


  • Hangi toprakta yetiştiğini,
  • Ne kadar su tüketildiğini,
  • Kaç kişinin emek verdiğini,
  • Hangi çevresel bedellerin ödendiğini

düşünmeyebilir.


Vakıa Suresi’nin altmış üçüncü ayeti insanı sofradan tarlaya, üründen yaratılışa doğru düşünmeye çağırır.


Yiyecek yalnızca satın alınan bir mal değildir; toprak, su, güneş, emek ve ilahi yaratılış düzeninin birleşmesiyle meydana gelen bir rızıktır.


1️⃣9️⃣ Vakıa Suresi 63. Ayetin Verdiği Temel Hakikat Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin altmış üçüncü ayeti, insanı toprağa ektiği ekin ve tohum üzerinde düşünmeye çağırır.


Ayetin temel mesajları şunlardır:


  • İnsan toprağı sürer ve tohumu eker.
  • Tohumdaki hayatı insan yaratmaz.
  • Çiftçinin emeği değerlidir fakat sınırlıdır.
  • Ürünün oluşması birçok yaratılmış sebebe bağlıdır.
  • Sebeplere başvurmak tevekküle aykırı değildir.
  • Emek verilmeli, sonuç Allah’tan bilinmelidir.
  • Tohumun filizlenmesi yeniden dirilişi düşündürür.
  • Ölü toprağın canlanması Allah’ın hayat verme kudretine işarettir.
  • Toprak büyük ve korunması gereken bir nimettir.
  • Tarım insanlara fayda sağlayan değerli bir emektir.
  • Çiftçinin ve üretim zincirindeki insanların hakkı gözetilmelidir.
  • Gıda israfından kaçınılmalıdır.
  • Gelecek nesiller için toprak ve su kaynakları korunmalıdır.

İnsan tohumu ektiğinde görevinin önemli bir bölümünü yerine getirir; fakat toprağın altındaki yaratılış sürecine hükmedemez.


Kökün aşağıya, filizin yukarıya yönelmesini; kuru taneden yeşil yaprakların ve lezzetli meyvelerin çıkmasını insan kendi emriyle gerçekleştirmez.


Bu ayet insanı çalışmayı bırakmaya değil, çalışırken kibirlenmemeye çağırır.


İnsan eker, sular ve emek verir; fakat hayatı yaratan, ürünü meydana getiren ve rızkı bereketlendiren Allah’tır.


“Ektiğiniz tohumu gördünüz mü sorusu, insanın emeğini küçültmez; emeğin tek başına yaratmaya yetmediğini, bir lokma ekmeğin içinde bile toprak, su, güneş, sabır ve Allah’ın hayat veren kudretinin bulunduğunu hatırlatır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt