📖 Teğâbün Suresi 2. Ayette İnsanları Yaratanın Allah Olduğu, Onlardan Kiminin İnkâr Edip Kiminin İman Etmesi Ve Allah’ın Yapılanları Görmesi

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,685
2,724,936
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Teğâbün Suresi 2. Ayette İnsanları Yaratanın Allah Olduğu, Onlardan Kiminin İnkâr Edip Kiminin İman Etmesi Ve Allah’ın Yapılanları Görmesi Ne Anlama Gelir ❓


“Allah insanı yaratmış, ona akıl, vicdan ve tercih imkânı vermiştir. İman da inkâr da insanın hayatını biçimlendiren büyük bir tercihtir; fakat hiçbir tercih Allah’ın bilgisinden ve hesabından uzak değildir.”
Ersan Karavelioğlu

Teğâbün Suresi 2. Ayet Meali:


“Sizi yaratan O’dur. Bununla beraber kiminiz inkârcıdır, kiminiz mümindir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.”



Teğâbün Suresi 2. ayet, insanın yaratılış kaynağını, iman ile inkâr arasındaki büyük tercihini ve Allah’ın bütün davranışları eksiksiz biçimde gördüğünü bildirmektedir.


İnsan kendisini yaratmamıştır. Bedenini, aklını, vicdanını, yaşadığı dünyayı ve hayatını kendi iradesiyle meydana getirmemiştir. Bütün bunlar Allah’ın yaratmasıyla var olmuştur.


Ancak Allah insanı iradesiz bir varlık olarak yaratmamıştır. Ona düşünme, değerlendirme, inanma, reddetme, iyiliği veya kötülüğü seçme imkânı vermiştir. Bu nedenle insanın iman veya inkâr tercihi, büyük bir sorumluluk taşır.


1️⃣ “Sizi Yaratan O’dur” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade, insanın varlığının gerçek kaynağının Allah olduğunu bildirir.


İnsan:


  • Kendi bedenini yaratmamıştır.
  • Aklını kendisi meydana getirmemiştir.
  • Dünyaya geleceği zamanı seçmemiştir.
  • Anne ve babasını belirlememiştir.
  • Doğduğu coğrafyayı kendisi tayin etmemiştir.
  • Hayatın temel yasalarını kurmamıştır.

İnsan, kendisine verilmiş bir hayatın içinde gözlerini açar.


Bu nedenle insanın ilk büyük hakikati şudur:


Ben kendi kendimin yaratıcısı değilim. Varlığım bana verilmiş büyük bir emanettir.


2️⃣ Allah’ın İnsanları Yaratması Ne Anlama Gelir ❓


Allah’ın insanı yaratması yalnızca bedensel yapıyı meydana getirmesi değildir.


Allah insana:


  • Akıl,
  • İrade,
  • Vicdan,
  • Duygular,
  • Öğrenme kabiliyeti,
  • Sevme ve merhamet etme gücü,
  • Doğru ile yanlışı ayırma yeteneği

vermiştir.


İnsan yalnızca yaşayan biyolojik bir varlık değil; anlam arayan, sorumluluk taşıyan ve ahlâkî tercihler yapabilen bir varlıktır.


Bu özellikler, insanı diğer birçok varlıktan ayırırken sorumluluğunu da artırmaktadır.


3️⃣ İnsan Neden Yaratılmıştır ❓


Kur’an’ın genel öğretisine göre insan:


  • Allah’ı tanımak,
  • O’na kulluk etmek,
  • İyilik ve adaletle yaşamak,
  • Yeryüzünü imar etmek,
  • Kendisine verilen nimetleri doğru kullanmak,
  • Ahlâkî bir imtihandan geçmek

için yaratılmıştır.


Kulluk yalnızca belirli ibadetleri yapmak değildir.


Kulluk:


  • Doğru sözlü olmak,
  • Kul hakkından sakınmak,
  • Merhamet göstermek,
  • Emaneti korumak,
  • Gücü adaletle kullanmak
  • Ve hayatı Allah’ın rızasına uygun yaşamaktır.

4️⃣ İnsan Yaratılmışsa Neden İnkâr Edebilmektedir ❓


Allah insanı zorunlu olarak iman eden bir varlık şeklinde yaratmamıştır.


İnsan:


  • Düşünebilir,
  • Sorgulayabilir,
  • Delilleri değerlendirebilir,
  • İman edebilir
  • Veya inkârı tercih edebilir.

Çünkü zorla gerçekleşen kabul, gerçek iman olmaz.


İman, insanın aklıyla hakikati görmesi, kalbiyle kabul etmesi ve iradesiyle Allah’a yönelmesidir.


Allah insanı özgür tercih sahibi kıldığı için inkâr ihtimali de imtihanın içinde bulunmaktadır.


5️⃣ “Kiminiz İnkârcıdır” Ne Anlama Gelir ❓


İnkâr, hakikatin üzerini örtmek, kabul etmemek veya ona sırt çevirmek anlamına gelir.


İnsan:


  • Allah’ın varlığını reddedebilir,
  • Peygamberleri kabul etmeyebilir,
  • Ahireti inkâr edebilir,
  • Vahyi insan sözü gibi görebilir,
  • Hakikati bildiği hâlde kibir veya menfaat sebebiyle yüz çevirebilir.

İnkârın sebepleri her insanda aynı olmayabilir.


Bazıları bilgisizlikten, bazıları yanlış bilgilerden, bazıları kötü din temsilinden, bazıları da kibir, çıkar ve sorumluluktan kaçma isteğinden inkâra yönelebilir.


6️⃣ “Kiminiz Mümindir” Ne Anlama Gelir ❓


Mümin, Allah’a, peygamberlerine, vahye, meleklere, ahirete ve ilâhî hakikatlere iman eden kişidir.


Fakat iman yalnızca:


“Ben inanıyorum.”


demekten ibaret değildir.


Gerçek iman:


  • Kalbin tasdiki,
  • Dilin ikrarı,
  • Davranışların doğruluğu,
  • Allah’a güven,
  • Ahlâkî sorumluluk
  • Ve güzel amel

ile güçlenir.


Mümin kusursuz insan değildir. Hata yapabilir; fakat hatasını fark ettiğinde tevbe eder, kendisini düzeltir ve Allah’a yeniden yönelir.


7️⃣ İman İnsanın Kendi Başarısı Mıdır ❓


İnsan iman ederken iradesini kullanır. Fakat imana ulaştıran bütün imkânları kendisi yaratmamıştır.


İnsana:


  • Akıl veren Allah’tır.
  • Vicdan veren Allah’tır.
  • Peygamber gönderen Allah’tır.
  • Vahyi indiren Allah’tır.
  • Kâinattaki delilleri gösteren Allah’tır.
  • Hakikati düşünme fırsatı veren Allah’tır.

Bu nedenle iman, insanın kibirlenme sebebi değil; şükretmesini gerektiren büyük bir lütuftur.


Mümin başkalarını küçümsemek yerine kendisine verilen hidayet nimetinin sorumluluğunu taşımalıdır.


8️⃣ Allah İnkârı Yarattığı İçin İnsan Sorumluluktan Kurtulur Mu ❓


Hayır. Allah insana tercih edebilme yeteneği vermiştir; fakat onu inkâra zorlamamıştır.


Allah:


  • Doğru yolu göstermiş,
  • Peygamberler göndermiş,
  • Ayetler indirmiş,
  • Aklı ve vicdanı delil olarak vermiştir.

İnsan ise bu imkânları nasıl kullanacağı konusunda sorumludur.


Bir yolun varlığını yaratmak, insanı o yolda yürümeye zorlamak değildir.


Allah tercihi mümkün kılar; insan yaptığı tercihten sorumlu olur.


9️⃣ Allah Kimin İman Edeceğini Önceden Biliyorsa İmtihanın Anlamı Nedir ❓


Allah’ın bilmesi, insanı zorlaması anlamına gelmez.


Bir şeyi önceden bilmek ile o davranışı kişiye zorla yaptırmak farklıdır.


Allah:


  • Geçmişi,
  • Bugünü,
  • Geleceği,
  • İnsanların gizli niyetlerini
  • Ve bütün tercihlerini

eksiksiz bilir.


Fakat insan seçimini kendi iradesiyle yapar.


İmtihan Allah’ın bilmediğini öğrenmesi için değil, insanın tercihlerinin davranış hâline gelmesi ve adaletle karşılık bulması için vardır.


🔟 İman İle İnkâr Arasında Tarafsız Kalmak Mümkün Müdür ❓


İnsan kendisini dinî konularda tarafsız gördüğünü söyleyebilir.


Ancak hayatını:


  • Allah’a inanarak,
  • Allah’ı reddederek
  • Veya Allah’ı tamamen önemsiz görerek

yaşamak da bir yöneliş ve tercihtir.


İnsan karar vermeyi sürekli erteleyebilir; fakat hayatı devam eder ve tercihler yapar.


Bu nedenle hakikat karşısında sürekli kayıtsız kalmak da zamanla fiilî bir uzaklaşmaya dönüşebilir.


Ayet insanı düşünmeye ve hayatının hangi temel üzerine kurulduğunu sorgulamaya çağırmaktadır.


1️⃣1️⃣ İman Neden Yalnızca Kalpte Bırakılamaz ❓


İman kalpte başlar; fakat davranışlarda görünür hâle gelmelidir.


Allah’a inanan insanın:


  • Yalan söylemekten sakınması,
  • Kul hakkını gözetmesi,
  • Merhametli olması,
  • Emanete sadakat göstermesi,
  • Gücünü zulüm için kullanmaması
  • Ve ibadetlerini önemsemesi

beklenir.


Bir insan diliyle iman ettiğini söyleyip hayatında sürekli haksızlık yapıyorsa, imanın ahlâkî etkisini zayıflatmış olur.


İman yalnızca söylenen bir kimlik değil, yaşanan bir hakikattir.


1️⃣2️⃣ İnkâr Eden Her İnsan Aynı Şekilde Mi Değerlendirilir ❓


İnsanların şartları, bilgileri ve hakikate erişim biçimleri birbirinden farklı olabilir.


Bir kişi:


  • İslâm’ı hiç duymamış olabilir,
  • Yanlış veya çarpıtılmış bilgilerle tanımış olabilir,
  • Kötü örnekler sebebiyle dinden uzaklaşmış olabilir,
  • Samimi biçimde araştırıyor olabilir
  • Veya hakikati bildiği hâlde kibirle reddedebilir.

Allah bütün bu farklılıkları eksiksiz bilir.


Bu nedenle insanların ahiretteki kesin durumları hakkında hüküm vermek insana düşmez.


Allah’ın hükmü mutlak bilgiye, adalete ve merhamete dayanır.


1️⃣3️⃣ İnsanların Kalplerindeki İmanı Kim Bilebilir ❓


Kalplerdeki gerçek imanı yalnızca Allah bilir.


İnsanlar dışarıdan:


  • Sözleri,
  • Davranışları,
  • İbadetleri,
  • Toplumsal görüntüyü

görebilir.


Fakat kişinin:


  • Gerçek niyetini,
  • İçindeki şüpheleri,
  • Samimiyet derecesini,
  • Yalnız kaldığındaki hâlini

tam olarak bilemezler.


Bu nedenle insanları kolayca imanlı, imansız veya münafık diye kesin biçimde yargılamak tehlikelidir.


Müminin görevi başkalarının kalbini araştırmak değil, kendi imanını ve ahlâkını düzeltmektir.


1️⃣4️⃣ “Allah Yaptıklarınızı Görmektedir” Ne Anlama Gelir ❓


Allah’ın görmesi, hiçbir davranışın O’ndan gizli kalmaması anlamına gelir.


Allah:


  • Açıkça yapılanları,
  • Gizlice işlenenleri,
  • İyilikleri,
  • Haksızlıkları,
  • İbadetleri,
  • İhmalleri
  • Ve davranışların arkasındaki niyetleri

bilir ve görür.


İnsan başka insanlardan gerçeği gizleyebilir. Fakat Allah’ın bilgisinden ve görmesinden hiçbir şey saklanamaz.


Bu gerçek mümin için hem uyarı hem de büyük bir tesellidir.


1️⃣5️⃣ Allah’ın Görmesi Neden Bir Uyarıdır ❓


İnsan bazen:


“Kimse beni görmüyor.”


diyerek yanlış davranabilir.


Gizlice:


  • Kul hakkı yiyebilir,
  • Yalan söyleyebilir,
  • Emanete ihanet edebilir,
  • Haram işleyebilir,
  • İnsanlara zarar verebilir.

Allah’ın her şeyi gördüğünü bilen kişi, yalnızca insanların denetiminden korkarak değil, Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle kötülükten uzaklaşmaya çalışır.


Gerçek ahlâk, insanın kimse görmediği zamanlarda da doğru kalabilmesidir.


1️⃣6️⃣ Allah’ın Görmesi Neden Bir Tesellidir ❓


İnsanların fark etmediği iyilikler Allah’tan gizli değildir.


Bir insan:


  • Gizlice sadaka verebilir,
  • Yalnızken dua edebilir,
  • Kimsenin bilmediği bir fedakârlık yapabilir,
  • Haksızlığa uğradığı hâlde sabredebilir,
  • Günah fırsatı karşısında Allah için geri durabilir.

Bu davranışların hiçbiri kaybolmaz.


İnsanlardan takdir görmese bile Allah onun niyetini, sabrını ve iyiliğini görür.


Gerçek iyiliğin değeri insanların alkışına bağlı değildir.


1️⃣7️⃣ Allah’ın Bizi Görmesi Hayatımızı Nasıl Değiştirmelidir ❓


Bu bilinç insana ihsan duygusu kazandırmalıdır.


İnsan:


  • İşinde dürüst olmalı,
  • Ticarette aldatmamalı,
  • Ailesine adaletli davranmalı,
  • Gizli hayatını temiz tutmalı,
  • İbadetlerinde samimi olmalı,
  • İnsanların hakkını gözetmelidir.

Allah’ın görmesi yalnızca korku oluşturmamalıdır.


Aynı zamanda insanın:


  • Yalnız olmadığını,
  • İyiliklerinin bilindiğini,
  • Çektiği acıların unutulmadığını

hatırlatmalıdır.


1️⃣8️⃣ Bu Ayet Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Günümüzde insanlar dışarıya gösterdikleri görüntüyü büyük ölçüde kontrol edebilmektedir.


Sosyal medyada kişi:


  • Başarılı,
  • Mutlu,
  • Ahlâklı,
  • Yardımsever,
  • Dindar

bir görüntü oluşturabilir.


Fakat gerçek hayatı bu görüntüden farklı olabilir.


Teğâbün Suresi 2. ayet modern insana şu soruyu yöneltir:


“İnsanlara nasıl göründüğünden önce, seni yaratan ve bütün yaptıklarını gören Allah’ın huzurunda nasıl bir insansın?”


Gerçek değer, hazırlanmış görüntüde değil; gizli ve açık hayatın samimiyetinde ortaya çıkar.


1️⃣9️⃣ Teğâbün Suresi 2. Ayetin Verdiği Büyük Mesaj Nedir ❓


Teğâbün Suresi 2. ayet, insanı yaratanın Allah olduğunu, insanların bir kısmının iman edip bir kısmının inkârı seçtiğini ve Allah’ın yapılan her şeyi gördüğünü bildirmektedir.


Ayetin temel mesajı şudur:


İnsan yaratılmıştır; fakat iradesiz değildir. Ona hayat verilmiş, yol gösterilmiş ve tercih sorumluluğu yüklenmiştir.


İnsan:


  • İman edebilir,
  • İnkâr edebilir,
  • İyiliğe yönelebilir,
  • Kötülüğü seçebilir,
  • Tevbe ederek değişebilir
  • Veya yanlışında ısrar edebilir.

Fakat hiçbir tercih:


  • Allah’ın bilgisi dışında,
  • Allah’ın görmesinden uzak
  • Ve sorumluluktan bağımsız değildir.

Mümin, imanını bir üstünlük ve kibir sebebi değil; şükür, tevazu ve güzel ahlâk sorumluluğu olarak görmelidir.


İnkâr eden insanlara karşı ise hakaret ve zorlamayla değil; doğru bilgi, hikmet, güzel söz ve örnek ahlâkla yaklaşılmalıdır.


Allah insanın yalnızca söylediği sözleri değil, kalbinde taşıdığı niyeti ve hayatında yaptığı bütün tercihleri görmektedir.


“İnsan kendi kendisini yaratmadığı gibi, hayatını da hesapsız yaşamaz. Ona verilen akıl, irade ve ömür; hakikati araması, iyiliği seçmesi ve Allah’ın huzuruna temiz bir vicdanla dönebilmesi için verilmiş büyük emanetlerdir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt