📖 Teğâbün Suresi 11. Ayette Allah’ın İzni Olmadan Hiçbir Musibetin Başımıza Gelmemesi Ve Allah’a İman Eden Kişinin Kalbine Hidayet Verilmesi

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,695
2,724,936
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Teğâbün Suresi 11. Ayette Allah’ın İzni Olmadan Hiçbir Musibetin Başımıza Gelmemesi Ve Allah’a İman Eden Kişinin Kalbine Hidayet Verilmesi Ne Anlama Gelir ❓


“İman, musibeti ortadan kaldırmayabilir; fakat insanın musibet karşısındaki yönünü değiştirir. Kalp Allah’a güvendiğinde acı, insanı dağıtan bir karanlık olmaktan çıkar ve olgunlaştıran bir imtihana dönüşür.”
Ersan Karavelioğlu

Teğâbün Suresi 11. Ayet Meali:


“Allah’ın izni olmadan hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah’a iman ederse Allah onun kalbini doğruya yöneltir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.”



Teğâbün Suresi 11. ayet; insanın hayatında karşılaştığı hastalık, kayıp, ayrılık, başarısızlık ve diğer sıkıntıların Allah’ın bilgisi ve izni dışında gerçekleşmediğini bildirmektedir.


Ancak ayet, insanı pasifliğe, ihmale veya tedbirsizliğe çağırmaz. Allah’ın izni, meydana gelen hiçbir olayın O’nun ilmi ve hâkimiyeti dışında olmadığını ifade eder. İnsan ise iradesiyle yaptığı tercihlerden ve aldığı ya da almadığı tedbirlerden sorumludur.


Ayetin ikinci bölümü, musibet karşısında Allah’a imanını koruyan kişinin kalbinin hidayete erdirileceğini bildirir. Böyle bir insan acının içinde tamamen kaybolmaz; sabır, teslimiyet, doğru düşünce ve ümit kazanır.


1️⃣ Musibet Ne Anlama Gelir ❓


Musibet, insanın başına gelen ve onu üzen, zorlayan ya da zarar görmesine neden olan olaydır.


Musibetler arasında:


  • Hastalıklar,
  • Ölümler,
  • Ayrılıklar,
  • Maddî kayıplar,
  • Doğal afetler,
  • Başarısızlıklar,
  • Haksızlıklar
  • Ve beklenmedik sıkıntılar

bulunabilir.


Kur’an’da musibet kavramı yalnızca büyük felaketler için değil, insanın kalbini inciten ve hayatını zorlaştıran çeşitli olaylar için de kullanılmaktadır.


2️⃣ “Allah’ın İzni Olmadan Hiçbir Musibet Gelmez” Ne Demektir ❓


Bu ifade, hiçbir olayın Allah’ın:


  • Bilgisi,
  • Kudreti,
  • İradesi
  • Ve hâkimiyeti

dışında gerçekleşmediğini anlatır.


Allah, olacak her şeyi bilir. Kâinatta O’nun bilgisi dışında gelişen tesadüfî ve kontrolsüz bir alan yoktur.


Ancak Allah’ın bir olayın meydana gelmesine izin vermesi, o olaydaki her insan davranışından razı olduğu anlamına gelmez.


Bir insan zulüm işlediğinde Allah bunun gerçekleşmesine yaratılış düzeni ve insanın özgür iradesi içinde izin verebilir; fakat zulmü sevmez ve zalimi sorumlu tutar.


3️⃣ Allah’ın İzni İle Allah’ın Razı Olması Aynı Şey Midir ❓


Hayır.


Allah’ın izni, bir olayın O’nun yaratması ve bilgisi içerisinde gerçekleşmesi anlamına gelir.


Allah’ın razı olması ise bir davranışı ahlâken ve dinen onaylamasıdır.


Örneğin:


  • Yalan söylemek,
  • Hırsızlık yapmak,
  • İnsanlara zulmetmek
  • Ve masumlara zarar vermek

Allah’ın yarattığı dünyada insan iradesiyle gerçekleşebilir. Fakat Allah bunlardan razı değildir ve bunları yasaklamıştır.


Bu ayrım yapılmadığında insanlar kendi kötülüklerini:


“Allah böyle istedi.”


diyerek meşrulaştırmaya çalışabilirler. Oysa insan kendi iradî davranışlarından sorumludur.


4️⃣ Musibetlerin Hepsi Allah’ın Cezası Mıdır ❓


Hayır.


Her musibeti günahın cezası olarak görmek doğru değildir.


Musibet:


  • İmtihan,
  • Sabır ve olgunlaşma vesilesi,
  • İnsanların ihmallerinin sonucu,
  • Başka insanların zulmünün etkisi,
  • Tabiat düzeninin bir parçası
  • Veya bazı günahların dünyadaki karşılığı

olabilir.


Peygamberler, Allah’ın en sevgili kulları olmalarına rağmen ağır musibetlerle karşılaşmışlardır.


Bu nedenle bir hastaya veya felakete uğrayan kişiye:


“Kesinlikle günahların yüzünden oldu.”


demek doğru değildir. Bir musibetin özel sebebini kesin olarak yalnızca Allah bilir.


5️⃣ Peygamberler Neden Musibet Yaşamıştır ❓


Peygamberler:


  • Yurtlarından çıkarılmış,
  • Yalanlanmış,
  • Yakınlarını kaybetmiş,
  • Hastalanmış,
  • Savaşlarla karşılaşmış,
  • Açlık ve yalnızlık yaşamışlardır.

Bu durum musibetin her zaman ilâhî cezaya işaret etmediğinin en açık delillerindendir.


Peygamberlerin musibetleri:


  • Sabırlarını,
  • Teslimiyetlerini,
  • Tevekküllerini
  • Ve kulluktaki kararlılıklarını

ortaya çıkarmıştır.


Onlar yaşadıkları sıkıntılarla insanlara acı karşısında nasıl davranılması gerektiğini göstermişlerdir.


6️⃣ Musibetler Neden Hayatın Bir Parçasıdır ❓


Dünya, kusursuz ve sonsuz mutluluk yeri değildir. Dünya hayatı bir imtihan alanıdır.


İnsan burada:


  • Sağlık ve hastalık,
  • Kazanç ve kayıp,
  • Sevinç ve üzüntü,
  • Birliktelik ve ayrılık
  • Güç ve zayıflık

arasında sınanır.


Sadece nimetlerle dolu ve hiçbir acının bulunmadığı hayat imtihan özelliğini kaybederdi.


Dünyanın geçici ve kırılgan yapısı insana, kalıcı huzurun dünyada değil, Allah’ın vadettiği ahiret hayatında olduğunu hatırlatır.


7️⃣ İnsan Musibet Karşısında Üzülmemeli Midir ❓


İslâm, insandan duygularını yok etmesini istemez.


İnsan:


  • Üzülebilir,
  • Ağlayabilir,
  • Acı hissedebilir,
  • Özlem duyabilir,
  • Korkabilir.

Peygamberler de üzüntü yaşamış ve gözyaşı dökmüştür.


Sabır, hiçbir şey hissetmemek değildir. Sabır; acıya rağmen:


  • Allah’a isyan etmemek,
  • Ümidi kaybetmemek,
  • Yanlış yollara sapmamak
  • Ve doğru olanı sürdürmektir.

8️⃣ Sabır Musibete Sessizce Boyun Eğmek Midir ❓


Hayır.


Sabır:


  • Hastalığın tedavisini aramamak,
  • Zulme sessiz kalmak,
  • Tedbir almamak,
  • Haksızlığı kabullenmek

anlamına gelmez.


Gerçek sabır, insanın elinden geleni yaparken kalbini Allah’a bağlamasıdır.


Hasta olan kişi tedavi arar, zulme uğrayan hakkını savunur, afet riski bulunan kişi gerekli önlemleri alır.


Bunları yaparken sonucu Allah’a bırakmak ise tevekküldür.


9️⃣ Tedbir Almak Kadere Güvensizlik Midir ❓


Hayır.


Tedbir almak, Allah’ın kâinata koyduğu sebeplere uygun davranmaktır.


İnsan:


  • Hastalıktan korunmak için önlem alır,
  • Aracına emniyet kemeri takar,
  • Depreme dayanıklı bina yapar,
  • Malını korur,
  • Tehlikelerden uzak durur.

Bütün bunlar kulluk sorumluluğunun parçasıdır.


Kader inancı tedbirsizlik değildir. Tedbiri terk edip:


“Allah korur.”


demek, tevekkül değil ihmaldir.


🔟 İnsanların Hatalarıyla Oluşan Felaketler De Kader Midir ❓


Bir olay Allah’ın bilgisi ve yaratması içinde meydana gelir; fakat insanın ihmali varsa sorumluluk ortadan kalkmaz.


Örneğin:


  • Dayanıksız bina yapmak,
  • Güvenlik kurallarını ihmal etmek,
  • Çevreyi tahrip etmek,
  • Tehlikeli bir işi özensiz yürütmek

felaketlerin zararını artırabilir.


Böyle durumlarda:


“Kader böyleymiş.”


diyerek ihmali gizlemek doğru değildir.


Allah insana akıl, bilgi ve sorumluluk vermiştir. Önlenebilecek zararları önlememek de hesaba konu olabilir.


1️⃣1️⃣ “Kim Allah’a İman Ederse” İfadesi Neyi Anlatır ❓


Buradaki iman, musibet anında Allah’ın:


  • Bilgisine,
  • Hikmetine,
  • Kudretine,
  • Adaletine
  • Ve rahmetine

güvenmeyi ifade eder.


Mümin, yaşadığı olayın bütün hikmetini hemen anlayamayabilir. Fakat Allah’ın kendisini görmediğini veya terk ettiğini düşünmez.


İman ona şu bilinci kazandırır:


“Bu olay Allah’ın bilgisi dışına çıkmamıştır. Ben elimden geleni yapacak, sabredecek ve Rabbime güveneceğim.”


1️⃣2️⃣ Allah’ın Kalbe Hidayet Vermesi Ne Anlama Gelir ❓


Kalbin hidayete erdirilmesi, insanın musibet karşısında doğru duyguya, düşünceye ve davranışa yöneltilmesidir.


Allah iman eden kulun kalbine:


  • Sabır,
  • Sükûnet,
  • Teslimiyet,
  • Ümit,
  • Doğru anlayış
  • Ve dayanma gücü

verebilir.


Musibet ortadan kalkmasa bile kalbin olayla ilişkisi değişir.


İnsan:


  • Paniğin yerine güveni,
  • İsyanın yerine teslimiyeti,
  • Ümitsizliğin yerine duayı,
  • Dağılmanın yerine direnci

koymaya başlar.


1️⃣3️⃣ Hidayete Eren Kalp Musibeti Nasıl Karşılar ❓


Hidayete eren kalp:


  • Musibetin gerçekliğini inkâr etmez,
  • Acısını bastırmaz,
  • Fakat Allah’tan ümidini kesmez.

Böyle bir insan:


  • “Biz Allah’a aidiz ve sonunda O’na döneceğiz.” bilinciyle hareket eder.
  • Elinden gelen tedbiri alır.
  • Dua eder.
  • Sabır gösterir.
  • Olaydan ders çıkarmaya çalışır.

Musibet onu Allah’tan tamamen uzaklaştırmak yerine, Allah’a daha bilinçli biçimde yöneltebilir.


1️⃣4️⃣ Musibet İmanı Güçlendirebilir Mi ❓


Evet.


İnsan bazen rahatlık içinde:


  • Acizliğini,
  • Ölümlü olduğunu,
  • Nimetlerin geçiciliğini,
  • Allah’a muhtaçlığını

unutabilir.


Musibet, insana hayatın kontrolünün bütünüyle kendi elinde olmadığını hatırlatabilir.


Bu farkındalık:


  • Duayı artırabilir,
  • Kibri azaltabilir,
  • Şükrü derinleştirebilir,
  • Dünya bağlılığını dengeleyebilir,
  • Merhameti çoğaltabilir.

Ancak musibetin kendisi otomatik olarak insanı olgunlaştırmaz. Onu olgunlaştıran, musibete verdiği imanlı ve ahlâklı cevaptır.


1️⃣5️⃣ Musibet İnsanı Allah’tan Uzaklaştırabilir Mi ❓


Musibet karşısında insan farklı tepkiler verebilir.


Bazıları:


  • Allah’a daha çok yaklaşır,
  • Hayatını sorgular,
  • Dua ve ibadete yönelir.

Bazıları ise:


  • Öfkeye,
  • Ümitsizliğe,
  • İsyana
  • Ve inkâra

sürüklenebilir.


Ayet, iman eden kişinin kalbinin Allah tarafından hidayete yöneltileceğini bildirerek musibet anında kalbi koruyan en büyük gücün iman olduğunu öğretir.


İnsan acısını inkâr etmeden yardım istemeli, dua etmeli ve yalnızlaşmamalıdır.


1️⃣6️⃣ Musibete Uğrayan Birine Nasıl Davranılmalıdır ❓


Musibete uğrayan insana hemen nasihat vermek yerine önce:


  • Onu dinlemek,
  • Acısını paylaşmak,
  • Yanında bulunmak,
  • Somut ihtiyaçlarını karşılamak
  • Ve güzel dua etmek

gerekir.


Ona:


  • “Üzülme.”
  • “Bunda mutlaka hayır vardır.”
  • “Demek ki günahın varmış.”

gibi sözler söylemek acısını artırabilir.


En doğru yaklaşım merhametli olmaktır.


Bazen sessizce yanında bulunmak, uzun açıklamalardan daha değerli bir teselli olabilir.


1️⃣7️⃣ “Allah Her Şeyi Bilendir” İfadesi Neden Ayetin Sonunda Yer Alır ❓


Bu ifade, Allah’ın:


  • Musibetin sebebini,
  • Kulun acısını,
  • Kalbindeki düşünceleri,
  • Sabrının derecesini,
  • Gizli gözyaşlarını
  • Ve gösterdiği çabayı

bildiğini hatırlatır.


İnsanlar bir kişinin yaşadığı acının derinliğini anlayamayabilir. Allah ise en gizli duyguları bile bilir.


Bu bilgi hem uyarı hem tesellidir.


İnsan musibette sabırlı görünerek içindeki öfkeyi gizleyebilir; Allah bunu bilir. Kimse görmeden büyük bir sabır ve fedakârlık gösterebilir; Allah bunu da bilir.


1️⃣8️⃣ Bu Ayet Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Günümüz insanı hayatı tamamen kontrol edebileceği düşüncesine kapılabilir.


Teknoloji, para ve imkânlar arttıkça:


  • Hastalığın,
  • Yaşlanmanın,
  • Kaybın,
  • Doğal afetlerin
  • Ve ölümün

tamamen ortadan kaldırılabileceğini düşünebilir.


Fakat hayatın kırılganlığı insana sınırlı olduğunu hatırlatır.


Teğâbün Suresi 11. ayet modern insana şu dengeyi öğretir:


Tedbirini al, bilimin ve imkânların gereğini yap; fakat kendini hayatın mutlak hâkimi sanma.


İnsan sebeplere başvurur, sonucu ise Allah’a bırakır.


1️⃣9️⃣ Teğâbün Suresi 11. Ayetin Verdiği Büyük Mesaj Nedir ❓


Teğâbün Suresi 11. ayet, hiçbir musibetin Allah’ın bilgisi ve izni dışında gerçekleşmediğini, Allah’a iman eden kişinin kalbinin doğruya yöneltileceğini ve Allah’ın her şeyi bildiğini açıklamaktadır.


Ayetin temel mesajı şudur:


İman musibetsiz bir hayat vadetmez; musibet karşısında yolunu kaybetmeyen bir kalp kazandırır.


Mümin:


  • Tedbir alır,
  • Sebeplere başvurur,
  • Hataları düzeltir,
  • Zulme karşı mücadele eder,
  • Fakat sonucu Allah’a teslim eder.

Musibetin Allah’ın izniyle gerçekleşmesi:


  • İhmalleri meşrulaştırmaz,
  • Zulmedenleri sorumluluktan kurtarmaz,
  • İnsanı pasifliğe çağırmaz.

Tam tersine insanın hem sorumluluğunu yerine getirmesini hem de kontrol edemediği sonuçlar karşısında Allah’a güvenmesini sağlar.


Allah’a iman eden kişinin kalbi:


  • Acının içinde ümidini korur,
  • Kaybın içinde anlam arar,
  • Zorluğun içinde sabır gösterir,
  • Belirsizliğin içinde Rabbine yönelir.

Çünkü bilir ki Allah:


  • Yaşanan olayı,
  • Kulun taşıdığı yükü,
  • Gizli gözyaşlarını
  • Ve sabrının karşılığını

eksiksiz bilmektedir.


“Musibet insanın elindekileri sarsabilir; fakat Allah’a bağlı bir kalbi tamamen yıkamaz. Çünkü iman, kaybedilenin ardından da Rabbine güvenebilen ve karanlığın içinde yönünü koruyabilen bir ışık taşır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt