📖 Tahrîm Suresi 7. Ayette İnkâr Edenlere O Gün Mazeret İleri Sürmemelerinin Söylenmesi Ve Yalnızca Yaptıklarının Karşılığını Görecekleri

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,719
2,724,939
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Tahrîm Suresi 7. Ayette İnkâr Edenlere O Gün Mazeret İleri Sürmemelerinin Söylenmesi Ve Yalnızca Yaptıklarının Karşılığını Göreceklerinin Bildirilmesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan dünyada kendisini sözlerle savunabilir; fakat hakikatin bütünüyle açığa çıktığı günde mazeret değil, yaşanmış hayat konuşur.”
Ersan Karavelioğlu

Tahrîm Suresi 7. Ayet Meali:


“Ey inkâr edenler! Bugün mazeret ileri sürmeyin. Siz ancak yaptıklarınızın karşılığını görüyorsunuz.”



Tahrîm Suresi 7. ayet, kıyamet gününde inkâr edenlere yöneltilecek kesin bir hitabı bildirmektedir.


Dünya hayatında insan:


  • Bahaneler üretebilir,
  • Sorumluluğu başkasına yükleyebilir,
  • Yanlışını gizleyebilir,
  • Kendisini olduğundan farklı gösterebilir,
  • Gerçeği çarpıtabilir.

Fakat ahiret günü:


  • Bütün gerçekler açığa çıkacak,
  • Niyetler bilinecek,
  • Ameller ortaya konulacak,
  • İnsanın kendi organları bile yaptıklarına şahitlik edecektir.

Bu nedenle o gün mazeret ileri sürmek fayda vermeyecektir.


Ayetin son cümlesi ilâhî adaletin temelini açıkça ortaya koyar:


İnsan yalnızca yaptıklarının karşılığını görecektir.


1️⃣ Ayetteki Hitap Hangi Güne Aittir ❓


Ayetteki hitap kıyamet ve hesap gününe aittir.


İnkâr edenler o gün:


  • Hesapla karşılaşacak,
  • Dünya hayatındaki tercihlerinin sonucunu görecek,
  • Gerçeklerden kaçamayacaklardır.

Dünyada kendilerine verilen süre sona ermiş olacaktır.


Artık:


  • İman etme,
  • Tövbe etme,
  • Yanlışı telafi etme,
  • Yeni bir hayat kurma

imkânı kalmayacaktır.


Bu nedenle Kur’an, insanı o gün gelmeden önce uyarmaktadır.


2️⃣ “Bugün Mazeret İleri Sürmeyin” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade, hesap gününde sunulacak bahanelerin kabul edilmeyeceğini bildirir.


Çünkü o gün:


  • Gerçekler tam olarak bilinecek,
  • Hiçbir bilgi eksik kalmayacak,
  • Kimseye haksızlık yapılmayacak,
  • Her insan kendi iradesiyle yaptığı tercihlerle karşılaşacaktır.

Dünyada geçerli görünen mazeretler, hakikatin açığa çıktığı günde anlamını kaybeder.


İnsan o gün kendisini sözlerle değil, yaşadığı hayatla temsil edecektir.


3️⃣ Mazeret İle Gerçek Özür Aynı Şey Midir ❓


Hayır.


Gerçek özür, insanın iradesi dışında karşılaştığı bir engeli ifade edebilir.


Örneğin:


  • Bilmeden yapılan bir hata,
  • Zorlama altında gerçekleşen bir davranış,
  • Gücün yetmediği bir durum,
  • Kontrol dışındaki bir engel

gerçek mazeret olabilir.


Bahane ise çoğu zaman:


  • Sorumluluktan kaçmak,
  • Yanlışı örtmek,
  • Kendini haklı göstermek,
  • Hesap vermemek

için üretilir.


Allah gerçek mazeretleri bilir; fakat yapay bahaneler O’nun ilminden gizlenemez.


4️⃣ İnsanlar Dünyada Neden Bahane Üretir ❓


İnsan:


  • Hatasını kabul etmekten korkabilir,
  • Gururunu korumak isteyebilir,
  • Çevresinin gözündeki değerini kaybetmekten çekinebilir,
  • Sorumluluğun sonucundan kaçmak isteyebilir.

Bu nedenle:


  • “Herkes yapıyordu.”
  • “Şartlar beni zorladı.”
  • “Başka seçeneğim yoktu.”
  • “Kimse beni uyarmadı.”
  • “Niyetim kötü değildi.”

gibi ifadeler kullanabilir.


Bazı durumlarda bunların gerçeklik payı olabilir; fakat insan çoğu zaman kendi tercihinin payını küçültmeye çalışır.


5️⃣ Ahirette Bahaneler Neden Geçerli Olmayacaktır ❓


Çünkü ahiret mahkemesi insan mahkemelerine benzemez.


Dünya mahkemelerinde:


  • Deliller eksik olabilir,
  • Tanıklar yanılabilir,
  • Gerçekler gizlenebilir,
  • Güçlü kişiler adaleti etkileyebilir.

Allah’ın huzurunda ise:


  • Hiçbir bilgi kaybolmaz,
  • Hiçbir niyet gizlenmez,
  • Hiçbir davranış unutulmaz,
  • Hiç kimseye en küçük haksızlık yapılmaz.

Bu nedenle yalan, inkâr ve bahane fayda sağlamaz.


6️⃣ İnsan Yalnızca Yaptıklarından Mı Sorumludur ❓


İnsan temel olarak kendi iradesiyle yaptığı tercihlerden sorumludur.


Bu sorumluluk:


  • Sözleri,
  • Davranışları,
  • Bilinçli ihmalleri,
  • Haksız niyetleri,
  • İmkânı varken yapmadığı görevleri

kapsayabilir.


Ancak Allah:


  • İnsanın gücünü,
  • Bilgisini,
  • İçinde bulunduğu şartları,
  • Niyetini
  • Ve zorlanma derecesini

eksiksiz bilir.


İlâhî adalet herkesi aynı şartlarda değil, kendi imkân ve sorumluluğu içinde değerlendirir.


7️⃣ “Yaptıklarınızın Karşılığını Görüyorsunuz” Ne Demektir ❓


Bu ifade cezanın keyfî olmadığını bildirir.


İnsan ahirette:


  • Kendi inkârının,
  • Kendi zulmünün,
  • Kendi tercihlerinin,
  • Kendi ısrarının

sonucuyla karşılaşacaktır.


Allah kimseyi işlemediği bir suçtan dolayı cezalandırmaz.


Ceza, yapılanların adaletli karşılığıdır.


Bu yönüyle ayet, ahiretin mutlak hesap ve adalet günü olduğunu gösterir.


8️⃣ Allah İnsanları Neden Hemen Cezalandırmaz ❓


Allah insanlara dünya hayatında süre verir.


Bu süre:


  • Düşünmeleri,
  • Gerçeği aramaları,
  • Tövbe etmeleri,
  • Yanlışlarını düzeltmeleri,
  • İman ve iyilik yoluna dönmeleri

içindir.


Cezanın hemen gelmemesi, yapılanların önemsiz olduğu anlamına gelmez.


Bu gecikme çoğu zaman ilâhî rahmetin ve mühlet vermenin sonucudur.


İnsan verilen süreyi fırsat bilmelidir.


9️⃣ İnkâr Yalnızca Allah’ın Varlığını Reddetmek Midir ❓


İnkâr kelimesi geniş bir anlam taşır.


İnkâr:


  • Allah’ı reddetmek,
  • Peygamberleri yalanlamak,
  • Vahyi kabul etmemek,
  • Bilinen hakikati kibirle örtmek

şeklinde ortaya çıkabilir.


Her bilgisizlik inkâr değildir.


İnkâr, çoğu zaman gerçeğin işaretleriyle karşılaşmasına rağmen onu bilinçli biçimde reddetmeyi ifade eder.


İnsanın niyetini ve iç dünyasını kesin olarak yalnızca Allah bilir.


🔟 Bilmemek Mazeret Sayılır Mı ❓


Bilmemek her durumda aynı şekilde değerlendirilmez.


İnsan:


  • Gerçekten bilgiye ulaşamamış olabilir,
  • Yanlış bilgiyle yetişmiş olabilir,
  • Doğru mesaj kendisine sağlıklı biçimde ulaşmamış olabilir.

Bunun yanında kişi:


  • Öğrenme imkânı olduğu hâlde ilgisiz kalabilir,
  • Gerçekleri araştırmaktan kaçabilir,
  • Kendi çıkarı için cehaleti tercih edebilir.

Allah her insanı ulaştığı bilgi, niyeti, imkânı ve şartları çerçevesinde adaletle değerlendirecektir.


1️⃣1️⃣ Çevrenin Kötü Olması İnsanı Sorumluluktan Kurtarır Mı ❓


Çevre insanı güçlü biçimde etkileyebilir.


Aile, toplum, arkadaş grubu ve kültür:


  • İnançları,
  • Davranışları,
  • Ahlâk anlayışını,
  • Tercihleri

şekillendirebilir.


Fakat insanın iradesini bütünüyle ortadan kaldırmaz.


Kişi:


  • Yanlışa direnebilir,
  • Doğruyu araştırabilir,
  • Çevresini değiştirebilir,
  • En azından içtenlikle hakikati arayabilir.

Allah çevrenin etkisini bilir; fakat insan da kendi tercihinden tamamen bağımsız değildir.


1️⃣2️⃣ “Beni Şeytan Aldattı” Demek Mazeret Olur Mu ❓


Şeytan insanı:


  • Vesveseyle,
  • Günahı süsleyerek,
  • Yanlışı kolay göstererek,
  • Tövbeyi erteletmeye çalışarak

etkileyebilir.


Fakat insanı zorla günaha sokamaz.


Son karar insana aittir.


Bu nedenle:


“Şeytan beni yaptırdı.”


demek tam bir mazeret değildir.


Şeytan davet eder; insan kabul veya reddetme iradesine sahiptir.


1️⃣3️⃣ Başkasının Günahı İnsanı Kurtarır Mı ❓


Hayır.


İnsan:


  • “Herkes böyle yapıyordu.”
  • “Benden daha kötüleri vardı.”
  • “Beni yöneticiler kandırdı.”
  • “Ailem böyle öğretti.”

diyerek kendi sorumluluğunu tamamen ortadan kaldıramaz.


Başkasının yanlışı insanın yanlışını doğru hâle getirmez.


Herkes kendi imkânı ve tercihi ölçüsünde hesaba çekilecektir.


Kalabalığın peşinden gitmek hakikatin ölçüsü değildir.


1️⃣4️⃣ Liderlere Körü Körüne Uymak Mazeret Sayılır Mı ❓


İnsanlar bazen:


  • Dinî önderlere,
  • Siyasî liderlere,
  • Toplumun güçlü kişilerine,
  • Aile büyüklerine

sorgulamadan uyabilir.


Fakat Allah’ın açık ölçülerine aykırı bir davranışta itaat doğru değildir.


Hiçbir insan:


  • Günahı helâl kılamaz,
  • Zulmü meşrulaştıramaz,
  • Kul hakkını kaldırmaz.

İnsan aklını, vicdanını ve kendisine ulaşan doğru bilgiyi kullanmakla sorumludur.


1️⃣5️⃣ Niyet İnsanı Tamamen Kurtarır Mı ❓


Niyet çok önemlidir; fakat her yanlış davranışı otomatik olarak doğru hâle getirmez.


Bir insan:


“Niyetim iyiydi.”


diyebilir.


Fakat iyi niyetle bile:


  • Birine zarar verebilir,
  • Bilgisizce yanlış yapabilir,
  • Haksız bir yönteme başvurabilir.

Doğru amel için:


  • İyi niyet,
  • Doğru bilgi,
  • Meşru yöntem

birlikte önemlidir.


Samimi fakat hatalı kişiyle bilinçli kötülük yapan kişi elbette aynı değildir; bunu en iyi bilen Allah’tır.


1️⃣6️⃣ Dünyada Özür Dilemek Ahiretteki Hesabı Hafifletir Mi ❓


Samimi özür ve telafi, insanın tövbesinin önemli bir parçasıdır.


Kişi:


  • Hatasını kabul eder,
  • Zarar verdiği kişiden özür diler,
  • Hakkı iade eder,
  • Davranışını değiştirirse

Allah’ın rahmetini umabilir.


Özür yalnızca söz olarak kalmamalıdır.


Gerçek pişmanlık:


  • Davranış değişikliği,
  • Zararın giderilmesi,
  • Aynı yanlışa dönmeme çabası

ile gösterilir.


1️⃣7️⃣ Kul Hakkında Mazeret Neden Daha Ağırdır ❓


Kul hakkı, başka bir insanın:


  • Malına,
  • Onuruna,
  • Emeğine,
  • Canına,
  • Özgürlüğüne

yapılan haksızlıkları kapsar.


Kişi yalnızca:


“Pişman oldum.”


demekle yetinemez.


Mümkünse:


  • Hakkı iade etmeli,
  • Zararı karşılamalı,
  • Helâllik istemeli,
  • İftirayı düzeltmeli,
  • Kırdığı itibarı onarmaya çalışmalıdır.

Çünkü ilâhî adalet, mağdurun hakkını görmezden gelmez.


1️⃣8️⃣ Bu Ayet Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Günümüzde insanlar yanlışlarını:


  • Çocukluklarına,
  • Ailelerine,
  • Ekonomik şartlara,
  • Topluma,
  • İnternete,
  • Arkadaş çevresine

bağlayabilir.


Bu etkenlerin insan üzerindeki etkisi gerçektir.


Fakat ayet, insanın kendi payını da görmesini ister.


Olgun insan:


  • Sürekli suçlu aramaz,
  • Kendi tercihini sorgular,
  • Değişebileceği alanları fark eder,
  • Yanlışını düzeltmek için adım atar.

Sorumluluk almak, insanı ezmek değil; değişme gücünü yeniden ona vermektir.


1️⃣9️⃣ Tahrîm Suresi 7. Ayetin Verdiği Büyük Mesaj Nedir ❓


Tahrîm Suresi 7. ayet, kıyamet gününde inkâr edenlere mazeret ileri sürmemelerinin söyleneceğini ve yalnızca yaptıklarının karşılığını göreceklerini bildirmektedir.


Ayetin temel mesajı şudur:


Dünya hayatı tercih, tövbe ve değişim yeridir; ahiret ise yapılan tercihlerin sonuçlarıyla karşılaşma yeridir.


İnsan dünyada:


  • Yanlışını gizleyebilir,
  • Bahane üretebilir,
  • Kendisini haklı gösterebilir,
  • Suçu başkasına yükleyebilir.

Fakat Allah’ın huzurunda:


  • Niyetler,
  • İmkânlar,
  • Şartlar,
  • Sözler,
  • Davranışlar

eksiksiz biçimde bilinecektir.


Bu nedenle hiçbir insan gerçek bir mazeretten mahrum bırakılmayacak; hiçbir yapay bahane de hakikat gibi kabul edilmeyecektir.


Ayet, Allah’ın cezasının keyfî olmadığını da açıkça gösterir.


İnsan:


“Ancak yaptıklarının karşılığını”


görecektir.


Allah:


  • Kimseye işlemediği bir suç yüklemez,
  • Kimsenin iyiliğini kaybetmez,
  • Kimseye gücünün üstünde sorumluluk vermez,
  • Hiç kimseye en küçük haksızlık yapmaz.

Bu ayet insanı umutsuzluğa değil, bugünden sorumluluk almaya çağırır.


Çünkü hesap günü gelmeden önce:


  • Tövbe kapısı açıktır,
  • Özür dilemek mümkündür,
  • Kul hakkı ödenebilir,
  • Yanlış alışkanlık bırakılabilir,
  • İman güçlendirilebilir,
  • Yeni bir başlangıç yapılabilir.

İnsanın kendisine soracağı en önemli soru şudur:


“Bugün Allah’ın huzurunda savunmak zorunda kalacağım hangi davranışı hâlâ değiştirmiyorum?”


Gerçek kurtuluş, ahirette iyi bir mazeret hazırlamakta değil; dünyada mazeret gerektirmeyecek doğru bir hayat kurmaya çalışmaktadır.


“Hesap günü insanı kurtaracak olan kusursuz bahaneler değil, samimi tövbe ile düzeltilmiş bir hayattır. Çünkü hakikatin huzurunda sözler susar, ameller konuşur.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt