📖 Nuh Suresi 24. Ayette Putperest Önderlerin Birçok İnsanı Saptırması Ve Hz. Nuh’un Zalimlerin Sapkınlığının Artması İçin Dua Etmesi Ne Anlama Gelir❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,852
2,724,945
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nuh Suresi 24. Ayette Putperest Önderlerin Birçok İnsanı Saptırması Ve Hz. Nuh’un Zalimlerin Sapkınlığının Artması İçin Dua Etmesi Ne Anlama Gelir ❓


“Bir insanın kendi yanlışında kaybolması ağırdır; fakat başkalarının vicdanını karartıp onları da hakikatten uzaklaştırması, sorumluluğunu kat kat büyütür.”
Ersan Karavelioğlu

Nuh Suresi 24. Ayet:


“Gerçekten onlar birçok kimseyi saptırdılar. Sen de zalimlerin ancak sapkınlıklarını artır.”


Nuh Suresi’nin yirmi dördüncü ayeti, kavmin ileri gelenlerinin yalnızca kendilerinin inkâr etmediğini, çok sayıda insanı da hakikatten uzaklaştırdığını bildirmektedir.


Bu kişiler toplumdaki nüfuzlarını, mallarını, aile güçlerini ve dinî sembolleri kullanarak insanları Hz. Nuh’un çağrısına karşı yönlendirmişlerdir. Putlarını kutsallaştırmış, gelenekleri sorgulanamaz hâle getirmiş ve insanları Allah’a kulluktan uzaklaştırmışlardır.


Ayetin sonunda Hz. Nuh’un zalimlerin sapkınlığının artırılması yönündeki duası yer alır. Bu dua, kişisel öfkeyle yapılmış ani bir beddua değildir. Hz. Nuh’un yüzyıllara yayılan daveti, kavminin bilinçli direnişi ve başkalarını da saptırmayı sürdürmesi sonucunda söylenmiş bir hüküm ve teslimiyet ifadesidir.


1️⃣ Nuh Suresi 24. Ayetin Temel Mesajı Nedir ❓


Ayetin temel mesajı, inkârcı önderlerin çok sayıda insanı doğru yoldan uzaklaştırdığı ve bu ısrarlı zulümlerinin kendilerini daha büyük bir kayba sürüklediğidir.


Onlar yalnızca Hz. Nuh’un çağrısını reddetmemiş, başkalarının da onu dinlemesini engellemiştir.


Böylece bireysel inkârları toplumsal bir sapmaya dönüşmüştür.


Ayet, insanın yalnızca kendi tercihlerinden değil, etkilediği kişilerin hayatında bıraktığı sonuçlardan da sorumlu olduğunu öğretir.


2️⃣ “Onlar Birçok Kimseyi Saptırdılar” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade, kavmin ileri gelenlerinin insanları bilinçli biçimde Hz. Nuh’un mesajından uzaklaştırmasını anlatır.


Putlarını terk etmemelerini söylemiş, peygamberi küçümsemiş ve eski inanç düzenini korumak için propaganda yapmışlardır.


İnsanların korkularını, geleneklerini ve toplumsal bağlılıklarını kullanarak onların bağımsız düşünmesini engellemişlerdir.


Bu nedenle onların suçu yalnızca yanlış inanmak değil, yanlışı yaymak ve başkalarının kurtuluş yolunu kapatmaya çalışmaktır.


3️⃣ İnsan Başkasını Nasıl Saptırabilir ❓


İnsan bir başkasını yalan bilgi vererek, gerçeği gizleyerek veya yanlış davranışları güzel göstererek saptırabilir.


Toplumsal baskı kurabilir, hakikati savunan kişileri karalayabilir ve insanların doğru bilgiye ulaşmasını engelleyebilir.


Kendi çıkarlarını korumak için dini, geleneği, korkuyu veya aidiyet duygusunu kullanabilir.


Bir insan yanlış bir yolu cazip gösterip başkalarını oraya yönlendirdiğinde onların kötülüğüne vesile olmuş olur.


4️⃣ Saptıran Kişi İnsanların İradesini Tamamen Ortadan Kaldırabilir mi ❓


Hiçbir insan başka birinin iradesini mutlak anlamda kontrol edemez.


Saptıran kişiler insanları etkileyebilir, yanıltabilir ve baskı altına alabilir; fakat her insan kendi imkânları ve bilgisi ölçüsünde tercihinden sorumludur.


Hz. Nuh’un kavmine mesaj açıkça ulaşmıştı. İnsanlar peygamberi dinlemek, düşünmek ve önderlerinin sözlerini sorgulamak imkânına sahipti.


Bu nedenle hem saptıran önderler hem de onları bilinçli biçimde takip edenler sorumluluk taşımaktadır.


5️⃣ Saptıranların Günahı Neden Daha Ağırdır ❓


Bir insanın yalnızca kendi yanlışından sorumlu olmasıyla başkalarının da yanlışına sebep olması aynı değildir.


Kötü bir yolu açan kişi, kendisinden sonra o yolda yürüyenlerin davranışlarından da pay alabilir.


Çünkü onun sözü, örnekliği veya baskısı başkalarının hayatını etkilemiştir.


Hz. Nuh’un kavminin önderleri yalnızca inkâr etmemiş, inkârı örgütlemiş ve gelecek kuşaklara taşımaya çalışmıştır. Bu durum onların sorumluluğunu büyütmüştür.


6️⃣ Toplum Önderleri İnsanları Neden Kolay Etkiler ❓


İnsanlar zengin, güçlü, bilgili veya toplumda saygın görülen kişilerin doğruyu daha iyi bildiğini düşünebilir.


Önderlere itaat etmek bazen güvenlik, ekonomik çıkar veya toplumsal kabul sağlayabilir.


Ayrıca çoğunluğun karşısında durmak cesaret gerektirir. İnsan dışlanmamak için yanlış olduğunu düşündüğü bir görüşü bile savunabilir.


Bu nedenle toplumsal nüfuz büyük bir imkân olduğu kadar ağır bir sorumluluktur.


7️⃣ Hz. Nuh’un Kavmindeki Önderler Neden İnsanları Saptırmıştır ❓


Hz. Nuh’un tevhid çağrısı onların kurduğu çıkar düzenini tehdit ediyordu.


Yalnızca Allah’a kulluk edildiğinde putların etrafında oluşan otorite, ayrıcalık ve kutsallık düzeni sona erecekti.


Toplumun ileri gelenleri nüfuzlarını kaybetmek istememiştir.


Bu nedenle hakikati araştırmak yerine insanların eski inançlara bağlı kalmasını sağlamaya çalışmışlardır. Onlar için düzenlerinin korunması, gerçeğin kabulünden daha önemli hâle gelmiştir.


8️⃣ Gelenek İnsanları Nasıl Saptırma Aracına Dönüşebilir ❓


Geleneklerin tamamı kötü değildir. İnsanlar geçmiş kuşaklardan değerli bilgiler ve güzel uygulamalar öğrenebilir.


Ancak bir gelenek sorgulanamaz hâle getirildiğinde ve hakikatin önüne geçirildiğinde saptırıcı olabilir.


Hz. Nuh’un kavmi putlarını, atalarının bıraktığı kutsal miras gibi savunmuştur.


Önderler de insanların geçmişe bağlılığını kullanarak “Atalarınızın yolunu terk etmeyin” düşüncesini güçlendirmiştir.


9️⃣ Dinî Semboller İnsanları Yönlendirmek İçin Kullanılabilir mi ❓


Dinî semboller samimi inancın bir parçası olabileceği gibi, çıkar sahiplerinin elinde toplumu yönlendirme aracına da dönüştürülebilir.


İnsanların kutsal değerlere duyduğu saygı, korku ve bağlılık kötü niyetli kişiler tarafından sömürülebilir.


Hz. Nuh’un kavmindeki önderler put isimlerini tek tek anarak insanların dinî duygularını harekete geçirmiştir.


Ayet, kutsal görünen her çağrının gerçekten Allah’ın rızasına uygun olup olmadığının sorgulanması gerektiğini öğretir.


🔟 Hz. Nuh Neden Zalimlerin Sapkınlığının Artması İçin Dua Etmiştir ❓


Hz. Nuh’un duası, davetinin başlangıcında yapılmış bir beddua değildir.


O, kavmini çok uzun süre gece gündüz, açıkça ve gizlice Allah’a çağırmıştır. İnsanların bağışlanmasını istemiş ve her meşru yolu denemiştir.


Buna rağmen kavmin önderleri inkârlarında ısrar etmiş, başkalarını da saptırmış ve hakikate karşı büyük tuzaklar kurmuştur.


Hz. Nuh’un duası, artık onların bilinçli tercihlerinin sonucuyla karşılaşmalarını istemesi anlamına gelir.


1️⃣1️⃣ Bu Dua Kişisel Öfkeden mi Kaynaklanmıştır ❓


Ayetin bağlamı, Hz. Nuh’un kişisel intikam peşinde olmadığını gösterir.


O, kendisine yapılan hakaretler nedeniyle hemen beddua etmemiş; insanların bağışlanmaları için yıllarca çalışmıştır.


Duası, zalimlerin hakikate düşmanlıklarının ve başkalarını saptırmalarının sona ermeyeceğinin anlaşılmasından sonra gelmiştir.


Bu nedenle burada kişisel öfkeden çok peygamberlik görevinin tamamlanması ve hükmün Allah’a bırakılması vardır.


1️⃣2️⃣ Allah Bir İnsanın Sapkınlığını Neden Artırır ❓


Bu ifade, Allah’ın samimiyetle doğruyu arayan masum bir insanı keyfî biçimde saptırdığı anlamına gelmez.


İnsan hakikati sürekli reddeder, zulmü tercih eder ve başkalarını da yanlışa sürüklerse kalbi giderek daha fazla katılaşabilir.


Allah, insanın bilinçli tercihinin sonuçlarını yaşamasına izin verir. Kişi seçtiği yol üzerinde ilerledikçe hakikatten daha fazla uzaklaşır.


Sapkınlığın artması, ısrarlı inkârın ilâhî adalet içinde karşılık bulmasıdır.


1️⃣3️⃣ Sapkınlığın Artması Psikolojik Olarak Nasıl Gerçekleşir ❓


İnsan bir yanlışı ilk yaptığında vicdanında rahatsızlık hissedebilir.


Yanlışını sürekli tekrarladığında ise ona alışabilir. Ardından kendisini haklı çıkarmak için mazeretler üretmeye başlar.


Daha sonra kendi yanlışını başkalarına da kabul ettirerek içindeki şüpheyi bastırmak isteyebilir.


Böylece küçük bir reddediş, zamanla inat, kibir ve hakikate karşı düşmanlığa dönüşebilir. Sapkınlığın artması, bu ahlaki ve ruhsal katılaşmayı da anlatır.


1️⃣4️⃣ “Zalimler” Kimlerdir ❓


Ayetin bağlamında zalimler; Allah’ın ayetlerini reddeden, Hz. Nuh’a karşı gelen ve insanları hakikatten uzaklaştıran kişilerdir.


Zulüm yalnızca birine fiziksel zarar vermek değildir.


Hakikati gizlemek, insanların özgürce düşünmesini engellemek, dini çıkar amacıyla kullanmak ve toplumu yanlışta tutmak da zulmün biçimleridir.


Ayrıca insan şirk koşarak kendisine de zulmeder. Çünkü yaratılmış şeylere kulluk ederek kendi onurunu ve kurtuluşunu zedeler.


1️⃣5️⃣ Her Yanlış Yapan İçin Böyle Bir Dua Edilebilir mi ❓


Bir mümin, her hata yapan veya kendisine karşı çıkan kişi için hemen sapkınlık ve helâk duası etmemelidir.


Hz. Nuh’un durumu peygamberlik vahyiyle ve kavminin uzun süreli, bilinçli direnişiyle bağlantılı özel bir durumdur.


İnsanların kalplerini ve gelecekte nasıl değişeceklerini sıradan insanlar kesin olarak bilemez.


Bu nedenle esas olan hidayet, ıslah ve bağışlanma dilemektir. Beddua öfke anında kullanılan sıradan bir araç hâline getirilmemelidir.


1️⃣6️⃣ Hidayet Duası İle Zalimlere Karşı Dua Arasında Nasıl Denge Kurulur ❓


İnsanlar için öncelikle doğru yolu bulmaları ve yanlışlarından dönmeleri dilenmelidir.


Ancak zulüm devam ediyor, masumlara zarar veriliyor ve kötülük yayılıyorsa Allah’tan zulmün durdurulması da istenebilir.


Bu dua, kişisel kinle değil adalet talebiyle yapılmalıdır.


Mümin, zalimin kötülüğünün sona ermesini ister; mümkünse onun tövbe ederek düzelmesini de umut eder. Son hükmü ise Allah’a bırakır.


1️⃣7️⃣ Bu Ayet Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Günümüzde yanlış düşünceler medya, sosyal ağlar, ünlü kişiler ve güçlü kurumlar aracılığıyla çok geniş kitlelere ulaştırılabilir.


Bir yalan milyonlarca kez tekrarlandığında doğru gibi algılanabilir. Yanlış davranışlar normalleştirilebilir ve kötülük cazip gösterilebilir.


Nuh Suresi’nin yirmi dördüncü ayeti, insanı kimin etkisi altında kaldığını düşünmeye çağırır.


Takipçi sayısı, servet, makam ve görünür güç bir kişinin doğruyu söylediğinin garantisi değildir.


1️⃣8️⃣ Nuh Suresi 24. Ayetten Hangi Dersler Çıkarılabilir ❓


Bu ayetten şu temel dersler çıkarılabilir:


Kavmin önderleri çok sayıda insanı hakikatten uzaklaştırmıştır.


Başkalarını saptırmak, insanın sorumluluğunu ağırlaştırır.


Toplumsal nüfuz iyilik veya kötülük yönünde kullanılabilir.


Gelenek ve dinî semboller çıkar sahipleri tarafından kötüye kullanılabilir.


İnsan güçlü kişileri sorgulamadan takip etmemelidir.


Sürekli reddedilen hakikat karşısında kalp zamanla katılaşabilir.


Allah insanları keyfî biçimde değil, bilinçli tercihlerinin sonucunda sapkınlıkları içinde bırakır.


Hz. Nuh’un duası uzun süren davet ve bilinçli zulmün ardından gelmiştir.


Her hata yapan insana öfkeyle beddua edilmemelidir.


Mümin öncelikle hidayet ve ıslah istemeli, zulmün sona ermesi için de Allah’a yönelmelidir.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Başkalarını Saptıran Kişi Kendi Karanlığını Da Büyütür ❓


Nuh Suresi’nin yirmi dördüncü ayeti, kavmin ileri gelenlerinin birçok insanı saptırdığını ve Hz. Nuh’un zalimlerin sapkınlığının artması için dua ettiğini bildirmektedir.


Bu kişiler yalnızca kendi inanç yanlışları içinde yaşamamış, toplum üzerindeki güçlerini kullanarak başkalarının da hakikate ulaşmasını engellemiştir. Putları kutsallaştırmış, gelenekleri sorgulanamaz hâle getirmiş ve Hz. Nuh’a karşı örgütlü bir direnç oluşturmuşlardır.


Hz. Nuh ise onların bağışlanması için uzun yıllar mücadele etmiş; gece gündüz, açıkça ve gizlice davette bulunmuştur. Bu nedenle duası aceleci bir öfkenin değil, artık zulümde kesinleşmiş bir toplum hakkında hükmü Allah’a bırakmanın ifadesidir.


Ayet, sapkınlığın insanın içinde bir anda oluşmadığını da öğretir. İnsan hakikati her reddedişinde, yanlışını her savunuşunda ve başkalarını da aynı yola sürüklediğinde kendi karanlığını biraz daha büyütebilir.


İnsan yalnızca hangi yolda yürüdüğünü değil, başkalarını hangi yola çağırdığını da düşünmelidir. Çünkü bir iyiliğe vesile olmak nasıl kalıcı bir sevap bırakıyorsa, bir kötülüğü yaymak da uzun süren bir sorumluluğa dönüşebilir.


“İnsan başkalarının önüne ışık koyduğunda onların iyiliğinden pay alır; yollarını kararttığında ise yalnızca onları değil, kendi geleceğini de karanlığa sürükler.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt