📖 Nuh Suresi 27. Ayette İnkârcıların Bırakılması Hâlinde Allah’ın Kullarını Saptırmaları Ve Yalnızca Günahkâr İnkârcı Nesiller Yetiştirmeleri

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,853
2,724,945
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nuh Suresi 27. Ayette İnkârcıların Bırakılması Hâlinde Allah’ın Kullarını Saptırmaları Ve Yalnızca Günahkâr İnkârcı Nesiller Yetiştirmeleri Ne Anlama Gelir ❓


“Kötülük yalnızca bugünü kirletmekle kalmaz; eğitim, alışkanlık ve örneklik yoluyla geleceğin vicdanını da şekillendirmeye başladığında toplumsal bir felakete dönüşür.”
Ersan Karavelioğlu

Nuh Suresi 27. Ayet:


“Çünkü sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar ve yalnızca günahkâr, koyu inkârcı kimseler yetiştirirler.”


Nuh Suresi’nin yirmi yedinci ayeti, Hz. Nuh’un bir önceki ayette yaptığı ağır duanın gerekçesini açıklamaktadır. Hz. Nuh, kavminin varlığını sürdürmesi hâlinde yalnızca kendi inkârları içinde kalmayacağını; Allah’ın diğer kullarını da hakikatten uzaklaştıracağını ve yeni kuşakları aynı kötülük düzeni içinde yetiştireceğini söylemektedir.


Bu ayet, insanların doğuştan günahkâr veya inkârcı yaratıldığını anlatmaz. Vurgulanan gerçek; kötülüğün eğitim, aile, gelenek, baskı ve toplumsal örneklik yoluyla nesilden nesile aktarılabilmesidir.


1️⃣ Nuh Suresi 27. Ayetin Temel Mesajı Nedir ❓


Ayetin temel mesajı, Hz. Nuh’un kavmindeki kötülüğün artık yalnızca bireysel bir yanlış olmaktan çıkarak toplumsal ve kuşaklar arası bir düzene dönüşmesidir.


Kavmin ileri gelenleri kendileri inkâr etmekle yetinmemiş, başka insanları da saptırmışlardır.


Putperestliği savunmuş, Hz. Nuh’un mesajını engellemiş ve çocuklarını da aynı inanç sistemi içinde yetiştirmişlerdir.


Bu nedenle Hz. Nuh onların varlığını sürdürmesinin kötülüğü daha fazla yayacağını belirtmiştir.


2️⃣ “Onları Bırakırsan” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade, inkârda kesinleşen kavmin yeryüzünde yaşamaya ve oluşturduğu düzeni devam ettirmeye bırakılmasını anlatır.


Hz. Nuh, onların yalnızca kendi hayatlarını yanlış inançlarla sürdüreceklerini söylememektedir.


Toplum üzerindeki güçlerini kullanarak başkalarını etkilemeye, hakikati engellemeye ve yeni kuşakları da aynı yola yönlendirmeye devam edeceklerini bildirmektedir.


Buradaki mesele insanların varlığından çok, zulüm ve sapkınlık üreten düzenlerinin devam etmesidir.


3️⃣ “Kullarını Saptırırlar” Ne Anlama Gelir ❓


Allah’ın kullarını saptırmak, insanları iman, adalet ve doğru davranış yolundan uzaklaştırmak demektir.


Hz. Nuh’un kavminin ileri gelenleri bunu farklı yöntemlerle yapmışlardır:


Peygamberi küçümsemişlerdir.


İnsanlara putlarını terk etmemelerini söylemişlerdir.


Hakikati dinlemek isteyenlere toplumsal baskı uygulamışlardır.


Atalarının inançlarını sorgulanamaz hâle getirmişlerdir.


Böylece insanların özgürce düşünmesini ve doğruyu seçmesini zorlaştırmışlardır.


4️⃣ Bir İnsan Başkasını Gerçekten Saptırabilir mi ❓


Bir insan başka bir kişiyi etkileyebilir, kandırabilir ve yanlış yola yönlendirebilir.


Ancak hiç kimse bir başkasının iradesini mutlak olarak ortadan kaldıramaz.


Saptıran kişi kötü örnek olur, yanlış bilgi verir, baskı kurar veya kötülüğü güzel gösterir. Muhatap ise şartları ve bilgisi ölçüsünde yaptığı tercihten sorumludur.


Bu nedenle Kur’an hem insanları saptıran önderleri hem de onları bilinçli biçimde takip edenleri sorumlu tutar.


5️⃣ Hz. Nuh’un Kavmi İnsanları Nasıl Saptırıyordu ❓


Kavmin önderleri mal, evlat ve toplumsal nüfuz sahibi kişilerdi.


İnsanlara Vedd, Süvâ‘, Yegūs, Yeûk ve Nesr gibi putlarını asla bırakmamalarını söylemişlerdi.


Hz. Nuh’un çağrısına karşı büyük planlar kurmuş ve insanları peygamberden uzaklaştırmışlardı.


Hakikati delillerle çürütmek yerine onu dinleyecek insanların önüne korku, gelenek ve toplumsal baskı duvarları örmüşlerdi.


6️⃣ İnsanlar Neden Saptırıcı Önderleri Takip Eder ❓


İnsanlar güçlü, zengin veya tanınmış kişilerin daha doğru düşündüğünü sanabilir.


Bir önderin yanında bulunmak kişiye ekonomik çıkar, güvenlik veya toplumsal itibar sağlayabilir.


Ayrıca toplumun çoğunluğuna karşı çıkmak dışlanma korkusu doğurabilir.


Bu nedenle bazı insanlar doğruyu araştırmak yerine güçlülerin yanında yer almayı tercih eder. Ayet, insanı kişilerin gücüne değil, savundukları düşüncenin doğruluğuna bakmaya çağırır.


7️⃣ “Yalnızca Günahkâr Kimseler Yetiştirirler” Ne Anlama Gelir ❓


Ayetteki ifade, çocukların doğuştan günahkâr olduğunu söylemez.


Burada çocukların inkâr, kötülük ve zulüm üzerine kurulu bir çevrede yetiştirilmesi anlatılmaktadır.


Bir toplum sürekli olarak putperestliği, kibri, haksızlığı ve peygamber düşmanlığını öğretiyorsa yeni kuşakların da bu değerlerden etkilenmesi beklenebilir.


Dolayısıyla ayet biyolojik bir kaderden değil, eğitim ve çevre yoluyla meydana gelen ahlaki şekillenmeden söz eder.


8️⃣ Çocuklar Anne Babalarının İnancı Nedeniyle Suçlu mudur ❓


İslâm’a göre hiçbir çocuk anne ve babasının günahını yüklenmez.


Her insan kendi iradesi, bilgisi ve sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilir. Kur’an’ın genel ilkesi, hiçbir kimsenin başka birinin yükünü taşımamasıdır.


Ancak anne babalar çocuklarının düşünce ve davranış dünyasını büyük ölçüde etkileyebilir.


Bu nedenle ayet çocukları suçlamaz; onları yanlış biçimde yetiştiren yetişkinlerin sorumluluğuna dikkat çeker.


9️⃣ Ayette Geçen “Fâcir” Ne Anlama Gelir ❓


“Fâcir”; günahın sınırlarını aşan, kötülükte ileri giden ve ahlaki ölçüleri çiğneyen kişi anlamına gelir.


Fücur, yalnızca zaman zaman yapılan bir hata değildir. Kötülüğün açıkça işlenmesi, normalleştirilmesi ve hayat tarzına dönüştürülmesini ifade edebilir.


Hz. Nuh’un kavminin ileri gelenleri yanlış davranışlarını gizlememiş; onları savunmuş ve başkalarına da benimsetmeye çalışmıştır.


Bu nedenle ayette onların yetiştireceği nesiller için güçlü bir ahlaki bozulma ifadesi kullanılmıştır.


🔟 Ayette Geçen “Keffâr” Ne Anlama Gelir ❓


“Keffâr” kelimesi, inkârda çok ileri giden ve nankörlüğü alışkanlık hâline getiren kişi anlamı taşır.


Burada sıradan bir şüphe veya bilgisizlikten söz edilmemektedir.


Hakikat kendisine defalarca anlatıldığı hâlde onu bilinçli olarak örten, Allah’ın nimetlerini görmezden gelen ve başkalarını da inkâra yönlendiren bir tavır anlatılmaktadır.


Kelimenin güçlü yapısı, kavmin inkârının ne kadar yerleşmiş ve katılaşmış olduğunu gösterir.


1️⃣1️⃣ Hz. Nuh Gelecekte Doğacak İnsanları Nasıl Biliyordu ❓


Hz. Nuh sıradan bir insan olarak geleceği kendi başına kesin biçimde bilemezdi.


Ancak peygamber olarak kendisine vahiy verilmiş ve daha önce iman edenler dışında kavminden başka kimsenin iman etmeyeceği bildirilmişti. Bu bilgi Hûd Suresi 36. ayette ifade edilmektedir.


Ayrıca Hz. Nuh uzun yıllar boyunca kavminin eğitim ve aile düzenini gözlemlemişti.


Dolayısıyla duası hem vahyin bilgisine hem de kavminin nesiller boyunca sürdürdüğü açık davranış biçimine dayanıyordu.


1️⃣2️⃣ Ayet İnsanların Değişemeyeceğini mi Söyler ❓


Genel olarak insanlar değişebilir, tövbe edebilir ve yanlışlarından dönebilir.


Kur’an’ın bağışlanma çağrısı da bu değişim imkânına dayanır.


Ancak Hz. Nuh’un kavmi özelinde, uzun süren davetin ardından artık yeni kimselerin iman etmeyeceği vahiy yoluyla bildirilmiştir.


Bu nedenle bu ayet bütün insanlar hakkında “Bir kez yanlış yapan asla düzelmez” şeklinde yorumlanamaz.


1️⃣3️⃣ Kötülük Nesilden Nesile Nasıl Aktarılır ❓


Kötülük genetik bir miras gibi zorunlu biçimde aktarılmaz.


Fakat çocuklar ailelerinde ve toplumlarında gördükleri davranışları öğrenebilirler. Sürekli yalanın, şiddetin, kibrin ve ayrımcılığın normal kabul edildiği bir ortamda yetişen çocuk bunları olağan davranışlar sanabilir.


Dinî ve kültürel yanlışlar da sorgulanmadan yeni kuşaklara aktarılabilir.


Bu nedenle çocukların nasıl bir çevrede ve hangi değerlerle yetiştirildiği büyük önem taşır.


1️⃣4️⃣ Anne Babaların İnanç Eğitimindeki Sorumluluğu Nedir ❓


Anne babalar çocuklarına yalnızca yiyecek, kıyafet ve eğitim imkânı sağlamakla sorumlu değildir.


Onlara dürüstlük, merhamet, adalet, düşünme ve vicdan sahibi olmayı da öğretmelidirler.


Çocuklara yalnızca “Biz böyle inanıyoruz” demek yerine inançlarının anlamını, delillerini ve ahlaki sonuçlarını açıklamaları gerekir.


Körü körüne taklit yerine bilinçli bir iman ve sorgulama ahlakı kazandırılmalıdır.


1️⃣5️⃣ Toplumun Çocuklar Üzerindeki Etkisi Nedir ❓


Çocukları yalnızca aileleri değil, okul, arkadaş çevresi, medya, kültür ve toplumsal kurumlar da şekillendirir.


Bir toplum haksızlığı başarı, serveti mutlak değer ve şiddeti güç göstergesi olarak sunarsa çocukların ahlaki gelişimi zarar görebilir.


Buna karşılık adalet, emek, merhamet ve doğruluk yüceltilirse yeni kuşakların bu değerleri benimsemesi kolaylaşır.


Bu nedenle çocukların yetiştirilmesi yalnızca ailevi değil, toplumsal bir sorumluluktur.


1️⃣6️⃣ Kötü Bir Düzenin Sona Ermesi Neden Önemlidir ❓


Bazen kötülük belirli kişilerin davranışlarından çıkarak kurumlara, geleneklere ve eğitim sistemine yerleşebilir.


Bu durumda yalnızca birkaç kişinin değişmesi yeterli olmayabilir. Kötülüğü sürekli yeniden üreten düzenin de dönüştürülmesi gerekir.


Hz. Nuh’un kavminde putperestlik ve peygamber düşmanlığı kuşaklar boyunca sürdürülüyordu.


Hz. Nuh’un duası, bu sürekli sapkınlık üreten yapının sona ermesini istemektedir.


1️⃣7️⃣ Bu Ayet Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Günümüzde çocuklar yalnızca ailelerinden değil, internetten, sosyal medyadan ve toplumda örnek gösterilen kişilerden de etkilenmektedir.


Yalan, nefret, tüketim tutkusu ve ahlaki sorumsuzluk sürekli tekrarlandığında yeni nesiller bunları normal görebilir.


Nuh Suresi’nin yirmi yedinci ayeti, yetişkinlere güçlü bir uyarıda bulunmaktadır:


Çocuklara yalnızca mal bırakmak yetmez. Onlara nasıl bir ahlak, dünya görüşü ve toplum bırakıldığı da düşünülmelidir.


1️⃣8️⃣ Nuh Suresi 27. Ayetten Hangi Dersler Çıkarılabilir ❓


Bu ayetten şu temel dersler çıkarılabilir:


Kötü önderler yalnızca kendileri sapmaz, başkalarını da saptırabilir.


İnsanları yanlış yönlendirmek ağır bir sorumluluktur.


Çocuklar doğuştan günahkâr veya inkârcı değildir.


Aile ve toplum, yeni nesillerin düşünce ve ahlakını güçlü biçimde etkiler.


Kötülük eğitim, gelenek ve örneklik yoluyla kuşaklara aktarılabilir.


Anne babalar çocuklarına doğru inançla birlikte güzel ahlak da kazandırmalıdır.


Hiç kimse anne babasının günahından sorumlu tutulmaz.


Hz. Nuh’un geleceğe dair hükmü peygamberlik vahyine dayanan özel bir durumdur.


Toplumlar çocuklara bıraktıkları değerlerden sorumludur.


Kötülük üreten düzenlerin dönüştürülmesi gerekir.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Bir Toplum Geleceğini Çocuklarına Öğrettiği Değerlerle Kurar ❓


Nuh Suresi’nin yirmi yedinci ayeti, Hz. Nuh’un kavminin bırakılması hâlinde Allah’ın kullarını saptıracağını ve yalnızca günahkâr, koyu inkârcı nesiller yetiştireceğini söylediğini bildirmektedir.


Bu ifade çocukların doğuştan kötü olduğu anlamına gelmez. Asıl eleştiri; çocukları putperestlik, kibir, zulüm ve hakikat düşmanlığı içinde yetiştiren toplum düzenine yöneliktir.


Hz. Nuh’un kavmi yanlış inançlarını yalnızca kendi hayatında yaşamamış, onları gelecek kuşaklara aktarılacak kutsal bir miras hâline getirmiştir. Çocuklara hakikati araştırmayı değil, putları asla bırakmamayı öğretmiştir.


Ayet, insanın dünyaya yalnızca biyolojik bir nesil bırakmadığını hatırlatır. Her nesil sonraki kuşağa bir dil, kültür, inanç, ahlak ve davranış biçimi bırakır.


Anne babalar çocuklarına çok mal bırakabilir; fakat vicdan, adalet ve doğruyu arama cesareti bırakmıyorsa en değerli mirası eksik bırakmış olabilirler.


Bir toplumun geleceği yalnızca yaptığı binalarda, geliştirdiği teknolojide veya biriktirdiği servette değildir. Gelecek, çocuklarının kalbine hangi değerleri yerleştirdiğinde saklıdır.


“Bir nesle bırakılacak en büyük miras servet değil; doğruyu arayan bir akıl, haksızlık karşısında susmayan bir vicdan ve hiçbir yaratılmışa teslim edilmeyen özgür bir ruhtur.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt