📖 Nisâ Suresi 64. Ayette “Biz Her Peygamberi Ancak Allah’ın İzniyle Kendisine İtaat Edilsin Diye Gönderdik” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,221
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nisâ Suresi 64. Ayette “Biz Her Peygamberi Ancak Allah’ın İzniyle Kendisine İtaat Edilsin Diye Gönderdik” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Peygamberlik yalnızca bir mesajı duyurmak değildir; o mesajın hayatta karşılık bulmasını sağlayan rehberlik görevidir. Nisâ 64, vahiy ile itaat arasındaki bağı açık biçimde ortaya koyar.”
Ersan Karavelioğlu

Nisâ Suresi’nin 64. ayeti, önceki ayetlerde anlatılan Peygamberin hükmünden yüz çevirme, iman iddiası ile davranış arasındaki çelişki ve münafıklık konularının devamıdır.


Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:


“Biz her peygamberi ancak Allah’ın izniyle kendisine itaat edilsin diye gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettiklerinde sana gelip Allah’tan bağışlanma dileseler ve Peygamber de onlar için bağışlanma dileseydi, Allah’ı tövbeleri çok kabul eden ve çok merhametli bulurlardı.”


Bu ayet, iki büyük mesajı yan yana getirir:


Peygambere itaat


ve


hata yaptıktan sonra tövbe kapısının açık olması.


1️⃣ Nisâ Suresi 64. Ayetin Temel Mesajı Nedir ❓


Ayet önce peygamberlik kurumunun önemli bir özelliğini açıklar:


Peygamberler yalnızca Allah’tan haber getiren kişiler değildir.


Onlara gönderildikleri toplumda itaat edilmesi, yani getirdikleri vahyin ve meşru rehberliğin kabul edilmesi beklenir.


Ardından ikinci mesaj gelir:


İnsan hata yaparsa dönüş yolu kapanmaz.


Tövbe, bağışlanma ve merhamet hâlâ mümkündür.


2️⃣ “Her Peygamberi İtaat Edilsin Diye Gönderdik” Ne Demektir ❓


Peygamberin görevi yalnızca:


“Allah şöyle buyuruyor.”


demek değildir.


Peygamber aynı zamanda vahyin;


nasıl anlaşılacağını,


nasıl uygulanacağını,


ahlâka nasıl dönüşeceğini


ve toplumsal hayata nasıl taşınacağını gösterir.


Bu nedenle peygambere itaat, peygamberin şahsını ilahlaştırmak değil, Allah tarafından verilen peygamberlik görevini kabul etmek anlamına gelir.


3️⃣ Peygambere İtaat Allah’a İtaatten Ayrı mıdır ❓


Peygamberin meşru otoritesi Allah’tan bağımsız değildir.


Ayet özellikle:


“Allah’ın izniyle”


ifadesini kullanır.


Bu çok önemlidir.


Peygamberin otoritesi kendi kişisel gücünden değil, Allah’ın onu peygamber olarak görevlendirmesinden kaynaklanır.


Dolayısıyla peygambere itaat, nihai anlamda Allah’ın emrine bağlılığın bir parçasıdır.


4️⃣ “Allah’ın İzniyle” İfadesi Neden Özellikle Vurgulanıyor ❓


Çünkü Kur’an hiçbir insanı Allah’a rakip bir mutlak otorite hâline getirmez.


Peygamber bile kendi başına ilahî bir güç değildir.


Onun;


görevi,


yetkisi,


vahyi aktarması


ve insanlara rehberlik etmesi


Allah’ın izni ve görevlendirmesiyle gerçekleşir.


Bu ifade tevhid anlayışının korunması açısından çok önemlidir.


5️⃣ Peygamberler Neden Sadece Mesajı Bırakıp Gitmezler ❓


Çünkü insan hayatı yalnızca teoriden oluşmaz.


Bir ilkenin nasıl uygulanacağı çoğu zaman örnek gerektirir.


Adalet nedir?


Merhamet nasıl yaşanır?


İbadet nasıl yapılır?


Bir anlaşmazlık nasıl çözülür?


Peygamberler bu noktada yaşayan örnekler olarak görülür.


Yani vahiy metin, peygamber ise o metnin hayattaki örneğidir.


6️⃣ Nisâ 59 ile Nisâ 64 Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


Nisâ 59’da:


“Allah’a itaat edin, Peygambere itaat edin.”


buyrulmuştu.


Nisâ 64 ise bu ilkenin peygamberlik kurumunun genel bir özelliği olduğunu açıklar:


Peygamber, kendisine Allah’ın izniyle itaat edilmek üzere gönderilir.


Yani bu yalnızca Hz. Muhammed’e özgü bir düşünce değil, peygamberliğin temel mantığıdır.


7️⃣ “Kendilerine Zulmettiklerinde” Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin ikinci kısmında dikkat çekici bir ifade vardır:


“Kendilerine zulmettiklerinde...”


İnsan yaptığı günahla veya haksızlıkla yalnızca başkasına zarar vermeyebilir.


Kendisine de zarar verir.


Çünkü yanlış davranış;


vicdanını,


ahlâkını,


karakterini


ve Allah’la ilişkisini


bozabilir.


Bu nedenle Kur’an günahı bazen insanın kendisine yaptığı zulüm olarak tanımlar.


8️⃣ İnsan Kendi Kendine Nasıl Zulmedebilir ❓


İlk bakışta insanın kendi kendine zulmetmesi garip görünebilir.


Fakat bir insan;


kötü alışkanlıklara teslim olduğunda,


başkasının hakkını yediğinde,


kendisini sürekli yalanla kirlettiğinde,


öfkesine teslim olduğunda


aslında kendi karakterine de zarar verir.


Yanlış davranış yalnızca dışarıdaki mağduru değil, onu yapan insanın iç dünyasını da yaralar.


9️⃣ “Sana Gelselerdi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin tarihsel bağlamında Hz. Muhammed hayattaydı.


Bu nedenle hatalarını fark eden kişilerin Peygambere gelip yaptıklarından dolayı pişmanlık göstermeleri, önceki yüz çevirmelerinin tersine samimi dönüşün işareti olacaktı.


Önce Peygamberden kaçmışlardı.


Şimdi ise gerçekten tövbe edeceklerse, yüz çevirmek yerine geri dönmeleri istenmektedir.


🔟 “Allah’tan Bağışlanma Dileselerdi” Ne Demektir ❓


Bu ifade tövbenin merkezini gösterir.


Bağışlayan nihai olarak Allah’tır.


İnsan hatasını fark eder.


Pişman olur.


Allah’tan af ister.


Ve mümkünse yaptığı yanlışı düzeltmeye çalışır.


Sadece:


“Beni affet.”


demek değil, davranış yönünü değiştirmek gerçek tövbenin temelidir.


1️⃣1️⃣ Peygamberin Onlar İçin Bağışlanma Dilemesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayet, Hz. Muhammed’in onlar için Allah’tan bağışlanma dilemesini de zikreder.


Bu, Peygamberin toplumuyla ilişkisini yalnızca hüküm veren bir otorite olarak değil, aynı zamanda merhamet eden ve insanların bağışlanmasını isteyen bir rehber olarak gösterir.


Yani Peygamber yalnızca:


“Yanlış yaptınız.”


demez.


Onların dönüşünü de ister.


1️⃣2️⃣ Peygamber Allah’ın Yerine mi Bağışlıyor ❓


Hayır.


Ayet çok açık biçimde bağışlanmanın Allah’a ait olduğunu gösterir.


Peygamberin yaptığı şey Allah’tan bağışlanma dilemek, yani dua ve istiğfardır.


Bu nedenle:


Allah bağışlar.


Peygamber bağışlanmaları için dua eder.


Aradaki ayrım önemlidir.


1️⃣3️⃣ “Allah’ı Tövbeleri Çok Kabul Eden Bulurlardı” Ne Demektir ❓


Burada Allah’ın Tevvâb sıfatı öne çıkar.


Tevvâb, kulunun dönüşünü tekrar tekrar kabul eden anlamına gelir.


Bu çok umut verici bir ifadedir.


İnsan hata yapabilir.


Hatta ağır yanlışlara düşebilir.


Ama samimi dönüş varsa Allah’ın rahmet kapısının açık olduğu vurgulanır.


Bu nedenle ayet yalnızca itaat emri değil, aynı zamanda umut ayetidir.


1️⃣4️⃣ “Rahîm” Sıfatı Neden Ayetin Sonunda Yer Alır ❓


Rahîm, çok merhamet eden anlamına gelir.


Ayetin başında itaat vardır.


Ortada günah ve kendine zulüm vardır.


Sonunda ise merhamet vardır.


Bu sıralama çok anlamlıdır.


Kur’an yalnızca:


“Hata yaptınız.”


deyip bırakmaz.


Şunu da söyler:


“Geri dönebilirsiniz.”


Bu, ilahî rahmet anlayışının önemli bir yönüdür.


1️⃣5️⃣ Bu Ayet Günah İşleyenin Umudunu Kesmesini Engeller mi ❓


Evet.


Ayet açık biçimde hatadan sonra dönüş yolunu gösterir.


İnsan bazen kendi yanlışlarının büyüklüğü nedeniyle:


“Artık benim için dönüş yok.”


diye düşünebilir.


Kur’an’ın mesajı ise bunun tersidir.


Samimi tövbe,


pişmanlık,


Allah’tan bağışlanma dileme


ve yanlışın düzeltilmesi


insanın yeniden yönünü değiştirmesine imkân verir.


1️⃣6️⃣ Tövbe Sadece Dil İle Yapılır mı ❓


Gerçek tövbe yalnızca sözel bir ifade değildir.


Genel olarak tövbenin ruhunda;


yanlışı fark etmek,


pişman olmak,


onu terk etmek,


tekrar etmemeye karar vermek


ve başkasının hakkı varsa mümkün olduğunca telafi etmek


vardır.


Bir insan:


“Pişmanım.”


deyip aynı haksızlığı bilinçli biçimde sürdürüyorsa, burada tövbenin samimiyeti sorgulanır.


1️⃣7️⃣ Ayet Peygamberin İnsanlarla İlişkisini Nasıl Gösterir ❓


Peygamber yalnızca emir veren biri değildir.


Aynı zamanda insanların;


hatalarını düzeltmelerine,


Allah’a dönmelerine,


bağışlanma istemelerine


yardım eden bir rehberdir.


Bu nedenle peygamberlikte otorite ile merhamet yan yanadır.


Sadece hüküm yoktur.


Islah ve bağışlanma yolu da vardır.


1️⃣8️⃣ Nisâ 64 Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Ayet bugün de insanın otorite ve sorumlulukla ilişkisi açısından düşündürücüdür.


Bir insan;


doğruyu bildiği hâlde ondan kaçabilir,


haksız kararlar verebilir,


kendi çıkarını öne çıkarabilir.


Ama asıl mesele hatasız olmak değildir.


Çünkü insan hata yapabilir.


Asıl mesele:


Hata ortaya çıktığında ne yaptığındır.


İnat mı ediyorsun?


Bahane mi üretiyorsun?


Yoksa geri dönüp düzeltmeye mi çalışıyorsun?


1️⃣9️⃣ Nisâ 64’ün En Derin Mesajı Nedir ❓


Nisâ Suresi 64. ayet, peygamberlik ve tövbe arasında son derece güçlü bir bağ kurar.


Peygamberler insanlara yalnızca bilgi getirmez.


Getirdikleri vahyin yaşanmasını isterler.


Bu yüzden onlara Allah’ın izniyle itaat edilmesi beklenir.


Fakat ayetin daha da etkileyici tarafı şudur:


İnsan bu itaati bozduğunda bile her şey bitmiş değildir.


Yanlış yapmış olabilir.


Kendi kendine zulmetmiş olabilir.


Peygamberin hükmünden kaçmış olabilir.


Ama samimi biçimde geri dönerse, Allah’ın kapısı kapanmış değildir.


Ayetin mesajı bu nedenle iki yönlüdür:


İlkeye bağlı kal.


Ama düştüğünde de:


Umutsuzluğa kapılma, geri dön.


İşte Kur’an’ın insan anlayışındaki denge burada görülür.


İnsan kusursuz değildir.


Fakat dönüş yapabilecek bir varlıktır.


Ve belki de Nisâ 64’ün en güzel mesajı tam olarak budur:


Allah insandan hiç hata yapmamasını değil, hatasında ısrar etmemesini ister.


“İnsanın değeri hiç düşmemesinde değil, düştüğünde hangi yöne döndüğünde ortaya çıkar. Nisâ 64, itaatin yanında tövbenin ve merhametin kapısını da açık bırakır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt