Müzzemmil Suresi 7. Ayette Gündüz Vaktinde Uzun Ve Yoğun Uğraşların Bulunması Ne Anlama Gelir
“Gecenin sessizliği insanın ruhunu güçlendirirken, gündüzün hareketliliği bu gücün sabır, emek, adalet ve sorumluluk olarak hayata geçirilmesini ister.”
Ersan Karavelioğlu
Müzzemmil Suresi’nin 7. ayetinde şöyle buyrulur:
“Çünkü gündüz senin için uzun bir uğraş vardır.”
Bu ayet, önceki ayetlerde neden gece ibadetinin özellikle tavsiye edildiğini açıklamaktadır. Hz. Muhammed’in gündüzleri vahyi insanlara ulaştırmak, toplumla ilgilenmek, karşılaştığı itirazlara cevap vermek ve peygamberlik sorumluluğunu yerine getirmek gibi yoğun görevleri bulunuyordu.
Bu nedenle gece, insanın Allah’a yönelmesi ve ruhen güçlenmesi için daha sakin bir zaman; gündüz ise hareket, mücadele ve sorumluluk zamanı olarak gösterilmektedir.
Ayette geçen ifade, Hz. Muhammed’in gündüz saatlerinde çok sayıda görev ve sorumlulukla meşgul olacağını anlatmaktadır.
Bu uğraşlar arasında:
• İnsanlara Kur’an’ı anlatmak
• Sorulan sorulara cevap vermek
• İnananlarla ilgilenmek
• İtiraz ve suçlamalarla karşılaşmak
• Yoksulları ve güçsüzleri gözetmek
• Toplumsal sorunlarla ilgilenmek
• Peygamberlik görevini sürdürmek
bulunuyordu.
Gündüzün yoğunluğu, gece ibadetinin neden ayrı bir önem taşıdığını açıklamaktadır.
Ayetteki “sebh” kelimesi; hareket etmek, uzun bir uğraş içinde bulunmak, çalışmak ve bir işten diğerine yönelmek gibi anlamlara gelir.
Kelime, suda yüzen bir insanın sürekli hareket etmesini çağrıştırır.
Hz. Muhammed’in gündüz hayatı da durağan değildi. O:
• İnsanlarla görüşüyor
• Vahyi anlatıyor
• Sorunları dinliyor
• Tepkilerle mücadele ediyor
• Yeni inananları eğitiyor
• Toplumun ahlaki dönüşümü için çalışıyordu
Bu nedenle gündüz, uzun ve sürekli bir hareket alanı olarak tasvir edilmiştir.
Önceki ayetlerde gece ibadeti anlatılmış, bu ayette ise gündüzün yoğun görevleri hatırlatılmıştır.
Böylece iki zaman arasında anlamlı bir denge kurulmaktadır:
• Gece, manevi hazırlık zamanıdır
• Gündüz, sorumlulukları yerine getirme zamanıdır
• Gece, insanın kendisini toplamasıdır
• Gündüz, topluma yönelmesidir
• Gece, Allah’a yakınlaşmadır
• Gündüz, insanlara faydalı olmadır
İbadet ile hayat birbirinden koparılmamaktadır.
Gündüz, insanların uyanık olduğu, toplumsal ilişkilerin yoğunlaştığı ve günlük görevlerin yerine getirildiği zamandır.
İnsan gündüz:
• Çalışır
• Üretir
• Öğrenir
• İnsanlarla görüşür
• Ailesinin ihtiyaçlarını karşılar
• Toplumsal sorumluluklarını yerine getirir
• Haksızlıklarla mücadele eder
Kur’an insanı yalnızca ibadet mekânlarında yaşayan bir varlık olarak görmez. İnsan hayatın içinde bulunmalı ve görevlerini yerine getirmelidir.
Evet. Müzzemmil Suresi’nin ayetleri birlikte değerlendirildiğinde gece ibadetinin, gündüz yapılacak ağır görevlerin manevi hazırlığı olduğu görülür.
Gece ibadeti insana:
• Sabır
• İrade
• İç huzur
• Kararlılık
• Allah’a güven
• Duygusal dayanıklılık
• Düşünce berraklığı
kazandırabilir.
Böylece insan gündüz karşılaştığı zorluklar karşısında daha güçlü durabilir.
Hz. Muhammed’in peygamberliğin ilk dönemlerindeki gündüz faaliyetleri oldukça yoğundu.
O:
• İnsanları Allah’ın birliğine çağırıyordu
• Putperest inançları eleştiriyordu
• Ahiret ve hesap gününü anlatıyordu
• Yoksulların hakkını savunuyordu
• Yetimlerin korunmasını istiyordu
• Toplumsal eşitsizliklere karşı çıkıyordu
• Kendisine yöneltilen suçlamalara sabrediyordu
Bütün bunlar büyük bir zihinsel, ruhsal ve toplumsal çaba gerektiriyordu.
Hayır. Peygamberlik yalnızca vahyin kelimelerini insanlara aktarmaktan ibaret değildir.
Peygamber:
• Mesajı açıklar
• İnsanlara örnek olur
• Sorunları çözer
• Ahlakı davranışlarıyla gösterir
• Zorluklara sabreder
• İnsanları eğitir
• Toplumsal dönüşüme öncülük eder
Bu nedenle peygamberlik, hem söz hem davranış hem de mücadele gerektiren ağır bir görevdir.
Müzzemmil Suresi’nin bu ayeti, ibadetin insanı hayattan uzaklaştırmaması gerektiğini gösterir.
Hz. Muhammed gece ibadet ediyor, fakat gündüz insanlarla ilgileniyordu.
Gerçek ibadet insanı:
• Tembelliğe değil çalışmaya
• Yalnızlığa değil sorumluluğa
• Bencilliğe değil paylaşmaya
• Kaçışa değil mücadeleye
• Umutsuzluğa değil kararlılığa
yöneltmelidir.
İbadet, hayatın görevlerinden kaçmak için kullanılan bir sığınak olmamalıdır.
İnsan yalnızca namaz ve dua ile değil, dürüst çalışmasıyla da sorumluluğunu yerine getirir.
Çalışmak:
• Helal geçim sağlamak
• Aileye bakmak
• Topluma fayda üretmek
• Başkasına muhtaç olmamaya çalışmak
• Emanet edilen görevi doğru yapmak
• Yeteneği ve zamanı boşa harcamamak
anlamına gelir.
İnsan yaptığı işi dürüstlük, adalet ve iyi niyetle yerine getirdiğinde çalışması da ahlaki bir değer kazanır.
Gündüz yoğun çalışan bir insan doğal olarak yorulabilir. Bu nedenle gece ibadetinde ölçü önemlidir.
Kur’an’ın amacı insanı uykusuz ve güçsüz bırakmak değildir.
İnsan:
• Sağlığını korumalı
• Yeterince dinlenmeli
• Sabah görevlerine hazırlanmalı
• Gücüne göre ibadet etmeli
• Aşırılıktan kaçınmalı
• Sorumluluklarını ihmal etmemelidir
Gece ibadeti gündüz görevlerini bozuyorsa düzen yeniden değerlendirilmelidir.
Gece ibadeti insanın iç dünyasını güçlendirir. Ancak bu güç gündüz davranışlara dönüşmelidir.
Gece dua eden bir insan gündüz:
• Yalan söylememeli
• Haksızlık yapmamalı
• İnsanları küçümsememeli
• Emanete ihanet etmemeli
• Kul hakkına girmemeli
• Yardıma muhtaç kişileri görmezden gelmemelidir
İbadetin gerçek değeri, insanın gündüz hayatındaki davranışlarında ortaya çıkar.
Bu iki alan birbirinden kesin biçimde ayrılmaz.
Gündüz yapılan dürüst bir iş de manevi değer taşıyabilir. Gece yapılan ibadet ise insanın dünya hayatındaki davranışlarını düzeltmelidir.
Kur’an’ın sunduğu anlayışta:
• İbadet ahlaktan kopmaz
• Çalışma dürüstlükten kopmaz
• İnanç sorumluluktan kopmaz
• Dua çabadan kopmaz
• Maneviyat toplumdan kopmaz
İnsan gece ve gündüz aynı ahlaki bilinci taşımalıdır.
Gündüzün uzun uğraşları insanın bütün dikkatini dünyaya yöneltebilir.
İnsan:
• İşine
• Kazancına
• İnsanların beklentilerine
• Günlük sorunlara
• Gelecek kaygılarına
• Başarı ve itibara
fazla kapıldığında hayatın asıl anlamını unutabilir.
Gece ibadeti, insanın gündüz içinde kaybolan bilincini yeniden toplamasına yardımcı olur. Ona kim olduğunu, neden yaşadığını ve kime karşı sorumlu olduğunu hatırlatır.
Modern insanın gündüzü de çok yoğun olabilir.
İnsan aynı anda:
• İş yetiştirmeye
• Telefonlara cevap vermeye
• Mesajları takip etmeye
• Ailesiyle ilgilenmeye
• Ekonomik sorunları çözmeye
• Trafik ve kalabalıkla mücadele etmeye
• Sürekli yeni bilgiye yetişmeye
çalışabilir.
Bu yoğunluk insanın zihnini dağıtabilir ve iç huzurunu azaltabilir.
Ayet, yoğun bir hayatın içinde bile insanın manevi merkezini kaybetmemesi gerektiğini hatırlatır.
İnsan bütün gününü tamamen kontrol edemeyebilir; fakat bazı bilinçli alışkanlıklar geliştirebilir.
Örneğin:
• Güne kısa bir dua ile başlayabilir
• İşlerini önem sırasına koyabilir
• Gereksiz meşguliyetleri azaltabilir
• Namaz ve dinlenme zamanlarını koruyabilir
• Gün içinde kısa sessizlik anları oluşturabilir
• İnsanlarla konuşurken öfkesini denetleyebilir
• Gece günün muhasebesini yapabilir
Böylece yoğunluk içinde kaybolmadan sorumluluklarını sürdürebilir.
Evet. Büyük görevler bir günde tamamlanmaz.
Hz. Muhammed’in insanları eğitmesi, yanlış inançlarla mücadele etmesi ve yeni bir ahlak anlayışı oluşturması yıllar süren bir sabır gerektirmiştir.
Uzun uğraş:
• Hemen sonuç beklememeyi
• Başarısızlık karşısında vazgeçmemeyi
• Eleştirilere dayanmayı
• Aynı doğruyu sabırla anlatmayı
• Küçük ilerlemeleri önemsemeyi
• Amacını kaybetmemeyi
gerektirir.
Gece ibadeti de bu uzun mücadelenin manevi dayanıklılığını sağlamaktadır.
Çalışmak sorumluluktur; fakat insanın kendisini tamamen tüketmesi doğru değildir.
İnsan sürekli çalışıp:
• Sağlığını kaybediyorsa
• Ailesini ihmal ediyorsa
• Uykusunu tamamen bozuyorsa
• Sabırsız ve öfkeli hâle geliyorsa
• İbadetini unutuyorsa
• Hayatın anlamını yalnızca kazanca bağlıyorsa
dengeyi kaybetmiş olabilir.
Kur’an’ın gece ve gündüz arasında kurduğu ölçü, hem çalışmayı hem dinlenmeyi hem de manevi yönelişi kapsar.
Ayetin ahlaki mesajı, manevi hayat ile günlük sorumlulukların birlikte yürütülmesi gerektiğidir.
İnsan:
• Gece dua edip gündüz çalışmalı
• Allah’a güvenip üzerine düşeni yapmalı
• İbadet edip insanlara fayda sağlamalı
• Kendi ruhunu eğitip topluma karşı sorumluluk almalı
• Sözlerini davranışlarıyla desteklemeli
• Yoğunluk içinde ahlakını korumalıdır
İnanç, insanı sorumluluktan kaçırmamalı; sorumluluğunu daha bilinçli yerine getirmesini sağlamalıdır.
Müzzemmil Suresi 7. ayet, Hz. Muhammed’in gündüzleri uzun ve yoğun bir peygamberlik mücadelesi içinde olacağını bildirmektedir.
Bu nedenle gece:
• Manevi güç kazanma
• Kur’an’ı düşünerek okuma
• Allah’a yönelme
• Sabır geliştirme
• İç dünyayı düzenleme
zamanıdır.
Gündüz ise:
• Çalışma
• Tebliğ
• Mücadele
• İnsanlara hizmet
• Ahlaki sorumluluk
• Toplumla ilgilenme
zamanıdır.
Ayetin temel mesajı şudur:
İnsan gecenin sessizliğinde güç toplamalı, gündüzün hareketliliğinde ise bu gücü doğru söz, dürüst çalışma, sabır, merhamet ve sorumluluk olarak hayata geçirmelidir.
İbadet ile çalışma, dua ile çaba ve maneviyat ile toplumsal sorumluluk birbirinin karşıtı değildir. Bunlar, dengeli bir hayatın birbirini tamamlayan parçalarıdır.
“Geceleri Allah’a yönelen insan, gündüzleri hayattan kaçmamalı; taşıdığı manevi gücü dürüst çalışma, adalet, sabır ve insanlara fayda olarak göstermelidir.”
Ersan Karavelioğlu