📖 Müminun Suresi 92. Ayette Allah’ın Görüleni Ve Görülmeyeni Bilmesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,357
2,724,912
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Müminun Suresi 92. Ayette Allah’ın Görüleni Ve Görülmeyeni Bilmesi Ne Anlama Gelir ❓


Allah görüleni de görülmeyeni de bilendir. İnsan açıkta yaptığını saklıdan, dilindekini kalbinden, görünen davranışını gizli niyetinden ayrı sanabilir; fakat Rabbimizin ilminde hiçbir perde, hiçbir mesafe ve hiçbir sır kaybolmaz. Bu hakikati bilen mümin, içini de dışını da Allah’a karşı dürüst tutmaya çalışır.
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Müminun Suresi 92. Ayet Ne Söyler ❓


Müminun Suresi’nin 92. ayeti, Allah’ın mutlak ilmini ve şirkten yüce oluşunu bildirir.


Ayetin anlamı özetle şöyledir:


“O, gaybı da görüleni de bilendir. Onların ortak koştuklarından yücedir.”


Bu ayet iki büyük hakikati bir araya getirir:


Allah görüneni de görünmeyeni de bilir.
Allah, insanların O’na ortak koştukları her şeyden yücedir.



Yani Allah’ın ilmi sadece açıkta olanla sınırlı değildir. İnsanların sakladıkları, bilmedikleri, anlamadıkları, göremedikleri, kalplerinde tuttukları ve geleceğe dair kavrayamadıkları her şey Allah’ın ilmindedir.


Bu ayet bize şunu öğretir:


Allah’ın ilminden gizli kalan hiçbir şey yoktur.


2️⃣ “Gaybı Bilmek” Ne Anlama Gelir ❓


Gayb, insanın duyularıyla göremediği, aklıyla tamamen kuşatamadığı, kendiliğinden bilemediği gizli alan demektir.


İnsan geçmişin bazı yönlerini bilemez.
Geleceği kesin olarak bilemez.
Kalplerin içini bilemez.
Ölüm vaktini bilemez.
Ahiretin bütün ayrıntılarını kendi başına bilemez.
Görünmeyen âlemleri kendi gücüyle kuşatamaz.


Allah ise gaybı bilir.


O’nun ilminden hiçbir şey gizli değildir.


Bu yüzden mümin gayb konusunda haddini bilir. Allah’ın bildirdiğine iman eder, bildirmediği konuda ise teslimiyet gösterir.


3️⃣ “Görüleni Bilmek” Ne Demektir ❓


Görülen, insanın duyularıyla fark edebildiği açık âlemdir.


Yeryüzü, gökyüzü, insanlar, davranışlar, sözler, hareketler, olaylar, nimetler, işler ve dış dünyada gerçekleşen her şey görülen alana girer.


Allah bunların hepsini bilir.


İnsanın açıkta yaptığı hiçbir şey Allah’tan uzak değildir.


Bir söz söylenir; Allah bilir.
Bir adım atılır; Allah bilir.
Bir iyilik yapılır; Allah bilir.
Bir haksızlık işlenir; Allah bilir.
Bir gözyaşı dökülür; Allah bilir.
Bir el uzatılır; Allah bilir.


Görünen dünyanın her ayrıntısı Allah’ın ilmi içindedir.


4️⃣ Allah’ın Gaybı Ve Görüleni Bilmesi İnsana Ne Öğretir ❓


Bu hakikat insana büyük bir bilinç verir:


Ben hiçbir zaman Allah’ın ilminden uzak değilim.


İnsan yalnız kaldığında da Allah bilir.
Kalabalık içinde olduğunda da Allah bilir.
İçinden geçeni de Allah bilir.
Dile getirdiğini de Allah bilir.
Sakladığını da Allah bilir.
Açığa vurduğunu da Allah bilir.


Bu bilgi, müminin hayatını daha samimi hâle getirir.


Çünkü mümin sadece insanların gördüğü yerde değil, Allah’ın bildiği her yerde edepli olmaya çalışır.


5️⃣ Gizli Niyetler Allah’ın İlminde midir ❓


Evet. İnsan niyetini insanlardan gizleyebilir; fakat Allah’tan gizleyemez.


Bir insan iyiliği Allah için mi yapıyor, gösteriş için mi yapıyor, menfaat için mi yapıyor, gerçekten merhametten mi yapıyor, yoksa övgü beklediği için mi yapıyor; Allah bilir.


Niyet, amelin ruhudur.


Aynı davranış dışarıdan güzel görünebilir; fakat niyet bozuksa değer kaybeder. Bazen de küçük bir amel, samimi niyetle Allah katında büyüyebilir.


Mümin bu yüzden şöyle düşünmelidir:


İnsanlar yaptığımı görür; Rabbim ise niyetimi bilir.


Bu bilinç ihlası güçlendirir.


6️⃣ Allah’ın İlmi Karşısında İnsan Ne Kadar Sınırlıdır ❓


İnsan çok şey öğrenebilir ama bilgisi sınırlıdır.


Bugün bildiğini yarın unutabilir.
Gördüğünü yanlış yorumlayabilir.
Duyduğunu eksik anlayabilir.
Geleceği bilemez.
Kalplerin içini kuşatamaz.
Olayların hikmetini her zaman kavrayamaz.


Allah’ın ilmi ise sınırsızdır, eksiksizdir, kuşatıcıdır.


Allah geçmişi de bilir, geleceği de bilir.
Açığı da bilir, gizliyi de bilir.
İnsanın bildiğini de bilir, bilmediğini de bilir.
Kalbin söylediğini de bilir, dilin sakladığını da bilir.


Bu hakikat insanın kibrini kırar.


7️⃣ Gaybı Bilen Allah’a İman İnsanı Nasıl Rahatlatır ❓


Gaybı bilen Allah’a iman, mümine güven verir.


Çünkü insan her şeyi bilemez. Bazı olayların arkasındaki hikmeti hemen anlayamaz. Bir kapının neden kapandığını, bir duanın neden geciktiğini, bir imtihanın neden geldiğini kavrayamayabilir.


Fakat mümin bilir:


Ben bilmesem de Rabbim bilir. Ben görmesem de Rabbim görür. Ben anlayamasam da Rabbimin ilmi her şeyi kuşatır.


Bu güven, insanı ümitsizlikten korur.


Mümin gaybı bilmediği için panik olmaz; gaybı bilen Allah’a teslim olur.


8️⃣ Bu Ayet İhlası Nasıl Güçlendirir ❓


Allah’ın gizliyi ve açığı bilmesi, ihlası güçlendirir.


Çünkü mümin bilir ki Allah sadece dış görünüşe bakmaz. Kalpteki niyeti, samimiyeti, gösterişi, kibri, riya kırıntısını ve gerçek yönelişi bilir.


Bu yüzden mümin ibadetinde, duasında, sadakasında, konuşmasında ve hizmetinde niyetini temiz tutmaya çalışır.


Şöyle der:


Rabbim, insanların gördüğü yüzümden önce senin bildiğin kalbimi temiz eyle.


İhlas, insanın Allah’ın bilgisine güvenerek samimi yaşamasıdır.


9️⃣ Bu Ayet Günahlardan Sakınmayı Nasıl Öğretir ❓


İnsan bazı günahları gizli işleyebilir. İnsanlardan saklayabilir. Kimsenin görmediğini sanabilir. Fakat Allah gizliyi de açığı da bilir.


Bu ayet, gizli günahlara karşı büyük bir uyarıdır.


Gizli bakışlar.
Gizli niyetler.
Gizli haksızlıklar.
Gizli planlar.
Gizli kibirler.
Gizli hasetler.
Gizli riya.
Gizli kul hakkı.


Bunların hiçbiri Allah’tan gizli değildir.


Mümin şöyle düşünmelidir:


İnsanların görmemesi beni rahatlatmasın; Rabbimin bilmesi bana yeterince uyarıdır.


🔟 Bu Ayet İyilik Yapan Mümini Nasıl Teselli Eder ❓


Allah’ın gizliyi ve açığı bilmesi, iyilik yapan mümin için büyük bir tesellidir.


Bazen insanın yaptığı iyilik görülmez.
Emeği fark edilmez.
Fedakârlığı bilinmez.
Duası duyulmaz.
Gözyaşı kimseye görünmez.
Sabır kimse tarafından takdir edilmez.


Ama Allah bilir.


Bu yüzden mümin, insanların görmediği hayırlardan dolayı üzülmez.


Şöyle der:


İnsanlar bilmedi ama Rabbim biliyor. İnsanlar görmedi ama Rabbim gördü. İnsanlar takdir etmedi ama Rabbimin katında hiçbir hayır kaybolmaz.


Bu bilinç insana sabır ve huzur verir.


1️⃣1️⃣ Allah’ın Bilmesi Kul Hakkı Konusunda Ne Anlama Gelir ❓


Allah’ın gizliyi ve açığı bilmesi, kul hakkı konusunda çok ciddi bir uyarıdır.


Bir insan haksızlık yapıp bunu gizleyebilir.
Birinin hakkını yiyip delil bırakmayabilir.
İftira atıp kendini haklı gösterebilir.
Mazlumu susturabilir.
Hileyi insanlardan saklayabilir.


Ama Allah bilir.


Bu yüzden kul hakkı, sadece mahkeme ve insanların bilgisiyle sınırlı değildir.


Mümin şöyle düşünür:


Ben insanları kandırsam bile Allah’ı kandıramam. Hak sahibinden gizlesem bile Rabbimden gizleyemem.


Bu bilinç adaleti güçlendirir.


1️⃣2️⃣ “Allah Onların Ortak Koştuklarından Yücedir” Ne Demektir ❓


Ayetin ikinci kısmı, Allah’ın insanların ortak koştukları her şeyden yüce olduğunu bildirir.


İnsanlar Allah’a ortaklar uydurabilir, başka varlıklara ilahî yetkiler verebilir, sahte güçleri büyütebilir, putlara, kişilere, sistemlere, nefsine veya arzularına aşırı bağlılık gösterebilir.


Fakat Allah bütün bu eksik tasavvurlardan yücedir.


Allah’ın ortağı yoktur.
Dengi yoktur.
Benzeri yoktur.
Rakibi yoktur.
Yardımcıya muhtaç değildir.
Gizliyi ve açığı bilen yalnız O’dur.


Bu ifade tevhidi arındırır.


1️⃣3️⃣ Allah’ın İlmi Şirki Neden Geçersiz Kılar ❓


Şirk koşulan varlıkların hiçbiri Allah gibi bilemez.


Putlar bilemez.
İnsanlar gaybı kuşatamaz.
Makamlar bilmez.
Para bilmez.
Nefis geleceği bilemez.
Sahte ilahlar kalplerin içini göremez.


Gaybı ve görüleni tam anlamıyla bilen yalnız Allah’tır.


Bu yüzden Allah’tan başka hiçbir şey ilah olamaz.


İlah olmaya layık olan, her şeyi bilen, her şeyi kuşatan ve hiçbir şeye muhtaç olmayan varlık olmalıdır. Bu da yalnızca Allah’tır.


1️⃣4️⃣ Modern İnsan Bu Ayetten Ne Öğrenmelidir ❓


Modern insan görünürlüğün çok arttığı bir çağda yaşar.


Kameralar, sosyal medya, kayıtlar, dijital izler, arşivler ve görüntüler insan hayatını dışarıdan daha görünür hâle getirir. Fakat insanın asıl gizli alanı hâlâ kalbidir.


Modern insan bazen dış imajını düzeltmeye çok çalışır ama kalbini ihmal eder.


Müminun Suresi 92. ayet modern insana şunu hatırlatır:


İnsanların gördüğü profilinden önce, Allah’ın bildiği kalbini düzelt.


Çünkü Allah sadece görüneni değil, görünmeyeni de bilir.


1️⃣5️⃣ Bu Ayet İnsanın Yalnızlık Hissine Ne Söyler ❓


İnsan bazen kendini kimsenin anlamadığını, kimsenin görmediğini, kimsenin içindeki acıyı bilmediğini düşünebilir.


Bu ayet böyle zamanlarda mümine büyük bir yakınlık hissi verir.


Çünkü Allah gizliyi bilir.


Kalbin kırıklığını bilir.
Sessiz duayı bilir.
İçten geçen pişmanlığı bilir.
Saklanan gözyaşını bilir.
Dile getirilemeyen derdi bilir.
İnsanın kendisine bile anlatamadığı yarayı bilir.


Mümin şöyle der:


Rabbim beni benden iyi bilir. O hâlde ben yalnız değilim.


Bu bilinç kalbe huzur verir.


1️⃣6️⃣ Bu Ayet Ahireti Nasıl Hatırlatır ❓


Allah’ın gizliyi ve açığı bilmesi, ahiret hesabını doğrudan hatırlatır.


Çünkü hesap günü sadece görünen davranışlar değil, niyetler, gizli ameller, saklanan haksızlıklar, içten yapılan iyilikler ve kalpte taşınan yönelişler de Allah’ın ilmiyle ortaya çıkacaktır.


İnsan dünyada bazı şeyleri saklayabilir.
Ama ahirette Allah’ın ilminden saklanamaz.


Bu yüzden mümin şöyle düşünür:


Bugün Allah’ın bildiği her şey, yarın hesabımda karşıma çıkabilir.


Bu bilinç insanı daha dürüst ve daha dikkatli yapar.


1️⃣7️⃣ Bu Ayet Müminin İç Muhasebesine Nasıl Yardım Eder ❓


Müminun Suresi 92. ayet insana şu soruları sordurur:


Ben Allah’ın gizliyi ve açığı bildiğini gerçekten hissederek mi yaşıyorum ❓
İnsanlardan sakladığım şeyleri Allah’ın bildiğini unuttuğum oluyor mu ❓
İyiliklerimi insanlar görsün diye mi, Allah bilsin diye mi yapıyorum ❓
Gizli günahlarımı küçümsüyor muyum ❓
Kalbimdeki niyetleri temizlemeye çalışıyor muyum ❓
Kul hakkı konusunda Allah’ın ilmini hesaba katıyor muyum ❓
Görünüşümü düzeltirken iç dünyamı ihmal ediyor muyum ❓



Bu sorular insanı dıştan içe, sözden niyete, görünenden gizliye doğru derin bir muhasebeye çağırır.


1️⃣8️⃣ Bu Ayet Müminin Karakterini Nasıl İnşa Eder ❓


Müminun Suresi 92. ayet, müminin karakterine ihlas, takva, Allah’ın ilmini bilme, gizli günahlardan sakınma, samimiyet, kul hakkı hassasiyeti, iç dünya temizliği ve tevhid bilinci kazandırır.


Bu ayeti anlayan mümin, sadece insanların gördüğü yerde düzgün görünmeye çalışmaz. İnsanların görmediği yerde de Allah’ın huzurunda olduğunu bilir. Kalbini, niyetini, gizli hâllerini ve iç konuşmalarını önemser.


Müminin kalbinde şu bilinç yerleşir:


Rabbim gaybı da görüleni de bilir. O hâlde benim kulluğum sadece dış görünüşte değil, kalbimin en gizli yerinde de samimi olmalıdır.


Bu bilinç insanı daha içten, daha dürüst ve daha arınmış yapar.


1️⃣9️⃣ Müminun Suresi 92. Ayetin Genel Mesajı Nedir ❓


Müminun Suresi 92. ayet bize şunu öğretir:


Allah gaybı da görüleni de bilendir ve insanların O’na ortak koştuklarından yücedir.


Bu ayet, Allah’ın ilminin sınırsızlığını ve tevhidin yüceliğini bildirir.


Allah açıkta olanı bilir.
Gizli olanı bilir.
Kalpte saklananı bilir.
Geleceği bilir.
Geçmişi bilir.
İnsanın niyetini bilir.
Yapılan iyiliği de haksızlığı da bilir.


Bu ayet mümine şu soruyu sordurur:


Ben Allah’ın beni içimle dışımla bildiğini unutmadan mı yaşıyorum, yoksa sadece insanların gördüğü tarafımı mı düzeltmeye çalışıyorum ❓


Akıllı mümin, Allah’ın ilminden kaçış olmadığını bilir. Bu yüzden açıkta da gizlide de samimi olmaya çalışır. İnsanların görmediği iyilikten vazgeçmez, insanların görmediği günahtan sakınır ve kalbini Allah’ın bildiği bir emanet olarak temiz tutar.


Allah gizliyi de açığı da bilir; kalbin en sessiz niyetini, dilin söylemediği sözü, gözün sakladığı bakışı ve insanın yalnızken yaptığı tercihi de bilir. Mümin bu hakikati unutmaz; hayatını sadece insanların gördüğü yerde değil, Allah’ın bildiği her yerde doğru tutmaya çalışır.
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt