📖 Müminun Suresi 85. Ayette Her Şeyin Allah’a Ait Olduğunu Kabul Etmek Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,349
2,724,909
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Müminun Suresi 85. Ayette Her Şeyin Allah’a Ait Olduğunu Kabul Etmek Ne Anlama Gelir ❓


İnsan yeryüzünün ve içindekilerin Allah’a ait olduğunu kabul ettiği hâlde hayatını Allah’tan bağımsız yaşıyorsa, bilgisi kalbine inmemiş demektir. Çünkü gerçek iman, sadece “mülk Allah’ındır” demek değil; Allah’ın mülkünde Allah’ın ölçüsüne göre yaşamaktır.
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Müminun Suresi 85. Ayet Ne Söyler ❓


Müminun Suresi’nin 85. ayetinde, önceki ayette sorulan soruya inkârcıların verdiği cevap aktarılır.


Önceki ayette sorulmuştu:


“Yeryüzü ve onda bulunanlar kimindir ❓


  1. ayette ise onların cevabı şöyle bildirilir:

“Allah’ındır diyecekler. De ki: O hâlde düşünüp öğüt almaz mısınız ❓


Bu ayet çok dikkat çekicidir.


Çünkü inkârcılar bile yeryüzünün ve içindekilerin Allah’a ait olduğunu kabul ederler. Fakat bu kabul, onların hayatını değiştirmez. Dilleriyle Allah’ın mülkünü kabul ederler; ama kalpleri ve davranışları bu hakikate teslim olmaz.


Bu ayet bize şunu öğretir:


Bir hakikati bilmek yetmez; o hakikatten öğüt almak gerekir.


2️⃣ “Allah’ındır Diyecekler” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade, insanın bazen Allah’ın varlığını, yaratmasını ve mülkünü kabul ettiği hâlde yine de gaflet içinde yaşayabileceğini gösterir.


Yani mesele sadece teorik kabul değildir.


Bir insan şöyle diyebilir:


Yeryüzü Allah’ındır.
Rızık Allah’tandır.
Hayatı Allah verir.
Ölümü Allah takdir eder.
Her şey Allah’ın kudretindedir.



Fakat aynı insan Allah’ın emirlerini hayatına taşımıyor, haramdan sakınmıyor, ahireti önemsemiyor ve Allah’ın huzurunda hesap vereceğini unutuyorsa, bu bilgi eksik kalır.


Bilgi, teslimiyete dönüşmelidir.


3️⃣ Allah’ın Mülkünü Kabul Etmek Ne Demektir ❓


Allah’ın mülkünü kabul etmek, yeryüzünün, göklerin, nimetlerin, bedenin, ömrün, rızkın, malın ve bütün varlığın gerçek sahibinin Allah olduğunu bilmektir.


Fakat bu kabul sadece zihinsel bir düşünce değildir.


Gerçek kabul şunu gerektirir:


Allah’ın verdiğini emanet bilmek.
Allah’ın sınırlarını gözetmek.
Allah’ın mülkünde kibirlenmemek.
Allah’ın nimetlerini nankörlükle kullanmamak.
Allah’ın huzurunda hesap vereceğini unutmamak.



Mülkün Allah’a ait olduğunu söyleyen insan, kendi hayatını Allah’tan bağımsız yönetemez.


4️⃣ Bilmek İle Öğüt Almak Arasında Ne Fark Vardır ❓


Bilmek, bir hakikatin farkında olmaktır.


Öğüt almak ise o hakikatin insanın kalbini, davranışını, yönünü ve hayatını değiştirmesidir.


Bir insan ölümün hak olduğunu bilir ama hiç hazırlık yapmazsa sadece bilmiştir.
Bir insan rızkın Allah’tan olduğunu bilir ama haramdan kaçmazsa sadece bilmiştir.
Bir insan dünyanın geçici olduğunu bilir ama dünyaya taparcasına bağlanırsa sadece bilmiştir.
Bir insan her şeyin Allah’a ait olduğunu bilir ama Allah’a kulluk etmezse sadece bilmiştir.


Öğüt almak, bilginin kalpte uyanışa dönüşmesidir.


5️⃣ Neden “Düşünüp Öğüt Almaz Mısınız ❓” Denir ❓


Çünkü insanın verdiği cevap ile yaşadığı hayat arasında çelişki vardır.


Eğer yeryüzü Allah’ınsa, insan neden Allah’a karşı nankörlük eder ❓
Eğer mülk Allah’ınsa, insan neden Allah’ın hükmünü hafife alır ❓
Eğer nimetler Allah’ınsa, insan neden şükretmez ❓
Eğer hayat Allah’tansa, insan neden başıboş yaşar ❓
Eğer dönüş Allah’aysa, insan neden ahirete hazırlanmaz ❓


Bu yüzden ayet insanı düşünmeye çağırır.


Sanki şöyle der:


Madem her şeyin Allah’a ait olduğunu kabul ediyorsunuz, o hâlde bu kabulden niçin ders çıkarmıyorsunuz ❓


6️⃣ Dille Kabul Edip Hayatla Reddetmek Nasıl Olur ❓


Dille kabul edip hayatla reddetmek, insanın doğruyu söylediği hâlde davranışlarıyla o doğruyu yok saymasıdır.


Mesela insan “rızık Allah’tandır” der ama haram kazançtan sakınmaz.
“Ölüm var” der ama tövbeyi erteler.
“Dünya fani” der ama dünyayı kalıcıymış gibi yaşar.
“Her şey Allah’ın” der ama malını Allah’ın razı olmadığı yolda kullanır.
“Allah büyüktür” der ama nefsini Allah’ın emrinden büyük tutar.


Bu hâl, insanın bilgisiyle ahlakı arasında kopukluk olduğunu gösterir.


Müminin hedefi, diliyle söylediğini hayatıyla doğrulamaktır.


7️⃣ Mülkün Allah’a Ait Olduğunu Kabul Etmek Tevhidi Nasıl Güçlendirir ❓


Tevhid, Allah’ı sadece var kabul etmek değildir.


Tevhid; yaratmanın, rızkın, mülkün, hükmün, hayatın, ölümün ve dönüşün Allah’a ait olduğunu kabul etmektir.


Yeryüzünün Allah’a ait olduğunu kabul eden insan, hayatının da Allah’a ait olduğunu bilmelidir.


Bu bilinç insana şunu söyler:


Ben Allah’ın mülkünde Allah’ın kulu olarak yaşıyorum. O hâlde benim ölçüm nefsim, toplum baskısı, heveslerim veya çıkarım değil; Rabbimin rızası olmalıdır.


Tevhid insanı sadece inanca değil, hayata düzen vermeye çağırır.


8️⃣ Bu Ayet İnsan Kibrini Nasıl Kırar ❓


İnsan mülkün Allah’a ait olduğunu gerçekten anlarsa kibri kırılır.


Çünkü sahip olduğu hiçbir şeyi yoktan var etmediğini fark eder.


Malı varsa Allah’ın verdiği imkânladır.
Gücü varsa Allah’ın verdiği bedenledir.
Aklı varsa Allah’ın lütfudur.
Makamı varsa Allah’ın takdir ettiği bir imtihandır.
Ailesi, çevresi, sağlığı ve zamanı Allah’ın emanetidir.


Bu bilinç insana şunu öğretir:


Ben sahip olduklarımla büyümemeli, Rabbimin verdiği nimetlerle şükretmeliyim.


Kibir, mülkü kendinden bilmekle büyür.
Tevazu, mülkü Allah’tan bilmekle doğar.


9️⃣ Bu Ayet Şükrü Nasıl Öğretir ❓


Her şeyin Allah’a ait olduğunu kabul etmek insanı şükre götürmelidir.


Çünkü insan anlar ki elindeki hiçbir şey bağımsız değildir.


Bir bardak su, bir lokma ekmek, bir nefes hava, bir gün sağlık, bir an huzur, bir dost, bir aile, bir iş, bir imkân, bir gözyaşı, bir tövbe bile Allah’ın lütfudur.


Şükür sadece “Elhamdülillah” demek değildir.


Şükür;


nimeti Allah’tan bilmek,
nimeti haramda kullanmamak,
nimetle kibirlenmemek,
nimeti paylaşmak,
nimetin hesabını düşünmek,
nimetin sahibine yönelmektir.



🔟 Bu Ayet Mal Ve Servet Ahlakını Nasıl Kurar ❓


Mülkün Allah’a ait olduğunu bilen insan, malını keyfî kullanamaz.


Mal onun elinde emanettir.


Bu yüzden mümin;


helal kazanır,
haramdan sakınır,
israf etmez,
cimriliğe düşmez,
infak eder,
kul hakkından korkar,
malıyla kibirlenmez,
malı Allah’a yaklaştıracak şekilde kullanır.



Malın Allah’a ait olduğunu unutan insan, serveti kendine tapınma aracına çevirebilir.


Ama malın emanet olduğunu bilen insan, serveti şükür ve hayır kapısı yapabilir.


1️⃣1️⃣ Bu Ayet İnsanın Bedenine Bakışını Nasıl Değiştirir ❓


Her şey Allah’a aitse, insanın bedeni de Allah’ın emanetidir.


İnsan bedenini istediği gibi sınırsızca kullanamaz.


Göz Allah’ın emanetidir.
Kulak Allah’ın emanetidir.
Dil Allah’ın emanetidir.
Kalp Allah’ın emanetidir.
El, ayak, sağlık, gençlik ve güç Allah’ın emanetidir.


Bu yüzden mümin bedenine şunu söylemelidir:


Sen bana başıboş verilmedin. Seni haramda değil, hayırda kullanmalıyım.


Bedenin Allah’a ait olduğunu bilmek, iffeti, sağlığı, ibadeti ve ahlaki sorumluluğu güçlendirir.


1️⃣2️⃣ Bu Ayet Dünya Hayatını Nasıl Konumlandırır ❓


Bu ayet dünya hayatını gerçek yerine koyar.


Dünya Allah’ın mülküdür. İnsan burada geçici bir misafirdir. Kendisine verilenler ise imtihan emanetidir.


Dünya bütünüyle kötü değildir. Dünya, Allah’a kulluk için verilmiş bir imkândır.


Ama dünya Allah’tan bağımsızlaştırılırsa, insanı aldatan bir perdeye dönüşür.


Mümin dünyaya şöyle bakar:


Dünya benim ebedî evim değil; Rabbimin mülkünde bana verilen geçici bir imtihan alanıdır.


Bu bakış insanı dünyayı terk etmeye değil, dünyayı doğru kullanmaya çağırır.


1️⃣3️⃣ Bu Ayet Ahireti Nasıl Hatırlatır ❓


Mülkün Allah’a ait olması, ahiret hesabını zorunlu olarak hatırlatır.


Çünkü insan Allah’ın mülkünde yaşar, Allah’ın nimetlerini kullanır, Allah’ın verdiği ömürle tercihler yapar ve sonunda Allah’ın huzuruna döner.


Mülk O’nunsa, hesap da O’nundur.


İnsan şöyle düşünmelidir:


Bana ait sandığım her şey aslında Rabbimin emaneti ise, bu emanetleri nasıl kullandığım sorulacaktır.


Bu bilinç ahireti hayatın merkezine taşır.


1️⃣4️⃣ İnsan Neden Bildiği Hakikatten Öğüt Almaz ❓


İnsan bazen bildiği hakikatten öğüt almaz; çünkü kalbi gafletle, nefsi hevesle, dünyası meşguliyetle dolmuştur.


Bilir ama erteler.
Duyar ama etkilenmez.
Kabul eder ama değişmez.
Söyler ama yaşamaz.
İnanır ama teslim olmaz.


Bu hâlin sebebi çoğu zaman bilgi eksikliği değil, kalp katılığıdır.


Mümin bu yüzden sadece bilgi istemez; kalp uyanıklığı da ister.


Şöyle dua eder:


Rabbim, bildiğim hakikatleri hayatıma taşıyacak bir kalp nasip et.


1️⃣5️⃣ Modern İnsan Bu Ayetten Ne Öğrenmelidir ❓


Modern insan birçok şeyi sahiplik diliyle düşünür:


Benim evim.
Benim param.
Benim bedenim.
Benim zamanım.
Benim hayatım.
Benim başarım.



Elbette insanın hukuki ve kişisel alanı vardır. Fakat bu dil mutlak sahiplik duygusuna dönüşürse insan Allah’ı unutur.


Müminun Suresi 85. ayet modern insana şunu hatırlatır:


Sahip olduğunu sandığın her şey sana verilmiştir. Verilen şey ise emanet ve imtihandır.


Bu bilinç, insanı bencillikten çıkarıp sorumluluğa taşır.


1️⃣6️⃣ Bu Ayet İnsanı Nasıl Tefekküre Çağırır ❓


Ayetin sonunda gelen soru, insanı derin düşünmeye çağırır:


O hâlde düşünüp öğüt almaz mısınız ❓


Bu soru insanın kalbine yönelir.


Yeryüzüne bak.
Nimetlere bak.
Bedenine bak.
Ömrüne bak.
Geçmişine bak.
Ölümüne bak.
Sahip olduklarına bak.
Sonra sor:


Bunların gerçek sahibi kim ❓


Bu tefekkür insanı Allah’a götürür.


Düşünmeyen insan nimetlerin içinde yaşar ama nimetin sahibini unutabilir. Düşünen insan ise en sıradan şeyde bile Rabbini hatırlar.


1️⃣7️⃣ Bu Ayet Müminin İç Muhasebesine Nasıl Yardım Eder ❓


Müminun Suresi 85. ayet insana şu soruları sordurur:


Ben her şeyin Allah’a ait olduğunu sadece söylüyor muyum, yoksa buna göre yaşıyor muyum ❓
Malımı Allah’ın emaneti olarak mı kullanıyorum ❓
Bedenimi Allah’ın razı olduğu şekilde koruyor muyum ❓
Rızkı Allah’tan bildiğim hâlde haramdan gerçekten sakınıyor muyum ❓
Dünya hayatını emanet mi, mutlak sahiplik alanı mı görüyorum ❓
Allah’ın mülkünde Allah’ın sınırlarına dikkat ediyor muyum ❓
Bildiklerim beni değiştiriyor mu, yoksa sadece dilimde mi kalıyor ❓



Bu sorular insanın imanını sözden davranışa taşır.


1️⃣8️⃣ Bu Ayet Müminin Karakterini Nasıl İnşa Eder ❓


Müminun Suresi 85. ayet, müminin karakterine tefekkür, şükür, tevazu, emanet bilinci, mülkün Allah’a ait olduğunu kavrama, bilgiyle amel etme ve ahiret sorumluluğu kazandırır.


Bu ayeti anlayan mümin, “her şey Allah’ındır” sözünü sadece dilinde bırakmaz. Malına, bedenine, ailesine, zamanına, makamına ve hayatına bu bilinçle bakar. Nimetlerin sahibi olmadığını, emanetçisi olduğunu bilir.


Müminin kalbinde şu bilinç yerleşir:


Mülk Allah’ındır. Ben Allah’ın mülkünde yaşayan, Allah’ın nimetleriyle ayakta duran ve sonunda Allah’a hesap verecek bir kulum.


Bu bilinç insanı daha samimi, daha dikkatli ve daha sorumlu yapar.


1️⃣9️⃣ Müminun Suresi 85. Ayetin Genel Mesajı Nedir ❓


Müminun Suresi 85. ayet bize şunu öğretir:


İnsanlar yeryüzünün ve içindekilerin Allah’a ait olduğunu kabul ederler. Fakat asıl mesele bu kabulden öğüt alıp almamaktır.


Bu ayet, bilgi ile teslimiyet arasındaki farkı gösterir.


Mülkün Allah’a ait olduğunu söylemek kolaydır.
Ama mala emanet gözüyle bakmak zordur.
Rızkın Allah’tan olduğunu söylemek kolaydır.
Ama haramdan sakınmak irade ister.
Dünyanın geçici olduğunu söylemek kolaydır.
Ama ahirete göre yaşamak samimiyet ister.
Her şey Allah’ındır demek kolaydır.
Ama Allah’ın mülkünde Allah’ın ölçüsüne göre yaşamak gerçek imandır.


Bu ayet mümine şu soruyu sordurur:


Ben Allah’ın mülkünü kabul eden ama hayatını kendi hevesine göre yaşayanlardan mıyım; yoksa bu hakikatten öğüt alıp Rabbime yönelenlerden miyim ❓


Akıllı mümin, sadece doğru cevabı vermekle yetinmez. Verdiği cevabın gereğini hayatına taşır. Çünkü hakikati bilmek, hakikate göre yaşamaya dönüşmediği sürece eksik kalır.


Her şeyin Allah’a ait olduğunu bilmek, insanın dilinde kalan bir cümle değil; hayatını değiştiren bir iman bilinci olmalıdır. Mümin, Allah’ın mülkünde yaşadığını fark eder; malını, bedenini, zamanını ve ömrünü emanet bilir, sonra da bu emaneti Allah’ın razı olduğu şekilde kullanmaya çalışır.
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt