📖 Mücâdele Suresi 1. Ayette Kocası Hakkında Peygamberle Konuşan Ve Allah'a Şikâyette Bulunan Kadının Sözünün İşitilmesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,591
2,724,936
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mücâdele Suresi 1. Ayette Kocası Hakkında Peygamberle Konuşan Ve Allah'a Şikâyette Bulunan Kadının Sözünün İşitilmesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsanların duymadığı bir feryat, Allah'ın ilminde kaybolmaz. Bazen bir kadının küçük bir evde yükselen sesi, göklerin hükmünü harekete geçirir ve bütün insanlığa adalet dersi olur.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ 📖 Mücâdele Suresi 1. Ayette Ne Buyrulmaktadır ❓


Mücâdele Suresi'nin ilk ayetinde şöyle buyrulmaktadır:

“Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”

Ayet, bir kadının aile hayatında uğradığı haksızlığı Hz. Peygamber'e anlatmasını ve çözüm bulunması için ısrarla konuşmasını konu edinmektedir. Ayette kadının ismi açıkça belirtilmemiştir. Çünkü burada yalnızca belirli bir kişiye ait olay değil, haksızlığa uğrayan bütün insanların Allah katındaki değeri anlatılmaktadır.

Bu ayetin en güçlü mesajlarından biri şudur:

Allah, insanların duymadığı veya önemsemediği hiçbir sözü, feryadı, duayı ve şikâyeti gözden kaçırmaz.

2️⃣ 👩 Ayette Sözü Edilen Kadın Kimdir ❓


Tefsir ve İslam tarihi kaynaklarında ayette sözü edilen kadının Havle veya Huveyle bint Sa'lebe, eşinin ise Evs b. Sâmit olduğu belirtilmektedir.

Havle bint Sa'lebe, yaşadığı ailevi sorun karşısında sessiz kalmamış, Hz. Peygamber'e başvurarak hakkını aramıştır. Onun kararlı şekilde konuşması ve meseleyi çözülmeden bırakmaması sebebiyle kendisi “Mücâdile”, yani hakkını savunmak için konuşan ve mücadele eden kadın olarak da anılmıştır.

Kur'an'ın bir kadının aile içindeki sıkıntısını vahyin konusu hâline getirmesi, onun yaşadığı acının Allah katında önemsiz görülmediğini göstermektedir.

3️⃣ 🏠 Havle bint Sa'lebe'nin Yaşadığı Sorun Neydi ❓


Havle'nin eşi Evs b. Sâmit, aralarında yaşanan bir tartışma sırasında ona kızarak Cahiliye döneminde kullanılan ağır bir söz söylemişti:

“Sen bana annemin sırtı gibisin.”

Bu söz, o dönemde zıhâr adı verilen bir uygulamayı ifade ediyordu. Erkek bu sözü söylediğinde eşini ne tam anlamıyla boşuyor ne de onunla normal bir evlilik hayatı sürdürüyordu.

Kadın, evli ile boşanmış arasında belirsiz ve mağdur edici bir durumda bırakılıyordu. Havle de kendisinin ve çocuklarının geleceğinden endişe ederek bu haksız durumun düzeltilmesini istemişti.

4️⃣ ⚖️ Zıhâr Ne Anlama Gelmektedir ❓

Zıhâr, Cahiliye toplumunda bir erkeğin eşini annesine veya kendisiyle evlenmesi haram olan bir yakınına benzeterek onu kendisine haram sayması anlamına geliyordu.

Bu söz, kadını cezalandırmak ve üzerinde baskı kurmak için kullanılabiliyordu. Erkek bazen eşini açıkça boşamıyor fakat onunla evlilik ilişkisini de sürdürmüyordu. Böylece kadın, hukuki ve toplumsal bakımdan çıkış yolu bulunmayan bir durumda bırakılıyordu.

Kur'an, bu geleneği geçerli ve masum bir boşama şekli olarak kabul etmemiştir. Bir insanın yalnızca söylediği bir sözle eşinin gerçek anlamda annesi olamayacağını bildirmiş ve zıhâr yapan kişiye ağır bir kefaret yüklemiştir.

Bu hüküm, sözün gelişi güzel söylenemeyeceğini ve aile hayatının öfke anında kullanılan ifadelerle yıkılamayacağını göstermektedir.

5️⃣ 👂 “Allah Kadının Sözünü İşitmiştir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin “Kad semiallah”, yani “Allah işitmiştir” ifadesiyle başlaması son derece anlamlıdır.

Bu ifade yalnızca Allah'ın kadının sesini fiziksel olarak duyduğunu anlatmaz. Aynı zamanda onun yaşadığı sıkıntıyı bildiğini, durumunu önemsediğini ve şikâyetine karşılık verdiğini gösterir.

İnsanlar bazen bir kişinin sözünü duydukları hâlde onun acısını önemsemeyebilirler. Allah'ın işitmesi ise eksiksizdir:

Allah sesi işitir, niyeti bilir, kalpteki acıyı görür ve meselenin bütün yönlerini kuşatır.

Bu nedenle ayetteki işitme, yalnızca sesin duyulması değil, kulun durumunun ilahî ilim ve adalet tarafından bütünüyle kuşatılmasıdır.

6️⃣ 🌌 Allah'ın İşitmesi İçin Sesin Yüksek Olması Gerekir Mi ❓

Allah'ın bir insanı işitmesi için onun yüksek sesle konuşması gerekmez.

Fısıltılar, içten geçirilen düşünceler, sessiz gözyaşları, kimseye anlatılamayan korkular ve insanın yalnız kaldığında yaptığı dualar Allah tarafından bilinmektedir.

Havle'nin konuşması küçük bir evde gerçekleşmişti. Fakat bu konuşma, vahyin konusu olmuş ve asırlar boyunca okunacak bir ayet hâline gelmiştir.

Bu durum bize şunu öğretir:

Bir sözün değerini, onu kaç kişinin duyduğu değil, ne kadar haklı ve samimi olduğu belirler.

Yeryüzündeki insanlar duymasa bile Allah işitir. İnsanlar anlamasa bile Allah bilir. İnsanlar yardım etmese bile Allah çıkış yolu yaratabilir.

7️⃣ 🗣️ Kadının Peygamberle “Tartışması” Ne Anlama Gelmektedir ❓


Ayette geçen “tücâdilüke” kelimesi; konuşmak, delil ileri sürmek, meseleyi açıklamak, hakkını savunmak ve bir çözüm bulunması için ısrar etmek anlamları taşımaktadır.

Buradaki tartışma, Hz. Peygamber'e karşı saygısızca davranmak değildir. Havle, yaşadığı mağduriyeti anlatmış ve mevcut değerlendirme karşısında ailesinin dağılacağını düşünerek çözüm aramaya devam etmiştir.

Mücâdele Suresi de adını bu konuşmadan almıştır. “Mücâdele”, tartışmak veya bir konuda karşılıklı konuşarak hakikati ortaya çıkarmaya çalışmak anlamına gelir.

Bu anlatım, insanın hakkını saygılı fakat kararlı bir şekilde aramasının yanlış olmadığını göstermektedir.

8️⃣ 🤲 Allah'a Şikâyette Bulunmak İsyan Etmek Midir ❓


Ayet, Havle'nin hem Hz. Peygamber'le konuştuğunu hem de durumunu Allah'a şikâyet ettiğini bildirmektedir.

Allah'a şikâyette bulunmak, Allah'tan şikâyet etmek değildir.

İnsan Allah'ı suçlamadan, yaşadığı sıkıntıyı O'na anlatabilir:

“Rabbim, gücüm yetmiyor.”

“Rabbim, bana haksızlık yapıldı.”

“Rabbim, bana bir çıkış yolu göster.”


Bu sözler isyan değil, kulluğun ve Allah'a güvenmenin bir göstergesidir. Çünkü insan derdini Allah'a götürerek gerçek çözümün ve adaletin O'nun katında olduğunu kabul etmektedir.

Kulun Allah'a yönelmesi, çaresizliğin değil, ümidin ifadesidir.

9️⃣ ⚖️ Bir Kadının Şikâyeti Nasıl İlahi Hükme Dönüştü ❓


Havle bint Sa'lebe yalnızca kişisel bir sorununu anlatmıştı. Fakat Allah onun yaşadığı olayı bütün toplum için geçerli bir hükmün açıklanmasına vesile kıldı.

Mücâdele Suresi'nin devamındaki ayetlerde zıhârın doğru olmadığı bildirilmiş, eşine dönmek isteyen erkeğin yerine getirmesi gereken kefaret açıklanmıştır. Kaynaklarda ilk dört ayetin bu olayla bağlantılı olarak indirildiği belirtilmektedir.

Böylece bir evin içerisinde yaşanan sorun, bütün Müslüman toplumun aile hukukunu düzenleyen bir hükme dönüşmüştür.

Bu olay, toplumun en zayıf görülen ferdinin yaşadığı haksızlığın bile büyük bir hukuki ve ahlaki dönüşümün başlangıcı olabileceğini göstermektedir.

🔟 👩‍⚖️ Ayet Kadının Hak Aramasına Nasıl Bakmaktadır ❓

Ayet, kadının hakkını aramasını susturulması gereken bir davranış olarak göstermemektedir.

Havle:

Eşinin söylediği sözü sorgulamış,

yaşadığı mağduriyeti kabul etmemiş,

çocuklarının geleceğini düşünmüş,

yetkili makama başvurmuş,

derdi çözülene kadar konuşmuş,

aynı zamanda Allah'a dua etmiştir.

Kur'an onun bu tavrını küçümsememiş, aksine sözünün Allah tarafından işitildiğini bildirerek onu onurlandırmıştır.

Bu nedenle ayet, kadının aile içinde haksızlığa uğradığında sessiz kalmaya mecbur olmadığını gösterir. Sabır, zulme razı olmak değildir. Aileyi korumak da haksızlığı gizlemek anlamına gelmez.

1️⃣1️⃣ 🏡 Aile İçindeki Haksızlık Allah Katında Önemsiz Midir ❓


Bazı insanlar aile içinde yaşananları yalnızca “özel mesele” olarak görerek haksızlıkları küçümseyebilirler.

Ancak Mücâdele Suresi'nin ilk ayeti, evin kapıları arkasında yaşanan adaletsizliğin de Allah'ın hüküm alanında olduğunu göstermektedir.

Bir eşin diğerini aşağılaması, tehdit etmesi, belirsizlik içinde bırakması veya öfkeyle hayatını zorlaştırması yalnızca iki kişi arasında kalan basit bir tartışma değildir.

Aile, insanın dilediği gibi güç kullanabileceği bir alan değildir. Aile hayatı da adalet, merhamet, emanet ve sorumluluk ilkelerine bağlıdır.

Allah yalnızca meydanlarda yapılan büyük zulümleri değil, evlerin içinde sessizce yaşanan küçük görünen haksızlıkları da bilir.

1️⃣2️⃣ 💬 Öfke Anında Söylenen Sözler Neden Önemlidir ❓


Evs b. Sâmit'in söylediği zıhâr sözü öfke anında söylenmişti. Fakat öfke, sözün meydana getirdiği zararı ortadan kaldırmamıştır.

İnsan bazen:

“Sinirliydim.”

“Öylesine söyledim.”

“Ciddi değildim.”


diyerek kullandığı sözlerin sorumluluğundan kaçmak isteyebilir.

Oysa söz, karşıdaki insanın kalbinde ağır yaralar açabilir. Özellikle evlilik, boşanma, namus, aile ve kişilik hakkında söylenen ifadeler hafife alınamaz.

Kur'an'ın zıhâr için kefaret belirlemesi, insanın dilinden çıkan sözlerin ahlaki ve hukuki sonuçları bulunduğunu göstermektedir.

Öfke geçebilir fakat öfkeyle söylenen sözün izi yıllarca kalabilir.

1️⃣3️⃣ 🧭 Gelenekler Her Zaman Doğru Mudur ❓


Zıhâr, toplumda bilinen eski bir gelenekti. Fakat yaygın olması onu doğru hâle getirmiyordu.

Mücâdele Suresi'nin ilk ayetleri, haksız bir geleneğin ilahî adalet karşısında geçerliliğini kaybedebileceğini göstermektedir.

Bir uygulama:

Atalardan kalmış olabilir,

uzun yıllardır uygulanıyor olabilir,

toplum tarafından normal karşılanabilir,

güçlü insanların işine geliyor olabilir.

Fakat bütün bunlar onun adaletli olduğunu göstermez.

Kur'an, geleneği mutlaklaştırmaz. Geleneği hakikat, merhamet ve adalet ölçüsünde değerlendirir. İnsanı ezen gelenekler korunmaz; düzeltilir veya ortadan kaldırılır.

1️⃣4️⃣ 🌹 Ayet Kadının Onurunu Nasıl Korumuştur ❓


Havle'nin eşi tarafından kullanılan ifade, onu kişilik ve evlilik bakımından belirsiz bir konuma düşürmüştü.

Kur'an ise kadını erkeğin öfkesine, keyfî kararına veya sözlü baskısına terk etmemiştir.

Bir erkek istediği sözü söyleyerek eşinin hayatını askıya alamaz. Kadının da güvenlik, saygınlık, aile hayatı ve gelecek konusunda hakları vardır.

Ayetin bir kadın şikâyetiyle başlaması, onun yaşadığı sıkıntının toplumun büyük meselelerinden biri olduğunu gösterir.

Kadının sesi yalnızca duyulmamış, onun mağduriyetini doğuran geleneğe karşı hüküm indirilmiştir.

Bu bakımdan ayet, yalnızca bir kadının teselli edilmesi değil, onun onurunun hukuki ve ahlaki güvence altına alınmasıdır.

1️⃣5️⃣ 🕊️ İnsanlar Arasında Görünmez Olan Allah Katında Da Görünmez Midir ❓


Havle siyasi gücü, büyük serveti veya toplumsal makamı olan biri değildi. Fakat Allah onun sesini vahyin başlangıcına taşıdı.

Bu durum, Allah katındaki değerin toplumsal makamla ölçülmediğini gösterir.

Bir insan toplumda:

Yoksul,

yalnız,

güçsüz,

yaşlı,

kimsesiz,

önemsiz görülmüş olabilir.

Fakat Allah katında hiçbir insan değersiz değildir.

İnsanların görmediği kişi Allah tarafından görülür. İnsanların söz hakkı tanımadığı kişi Allah tarafından işitilir. İnsanların çözümsüz bıraktığı mesele Allah'ın adaletiyle çözüme kavuşabilir.

1️⃣6️⃣ 🌧️ Mazlumun Duası Neden Önemlidir ❓


Mazlum, gücü yetmediği için hakkını alamayan veya kendisine yapılan haksızlığı durduramayan kişidir.

Havle'nin Allah'a yönelişi, mazlumun duasının boşlukta kaybolmadığını göstermektedir.

Duanın karşılığı her zaman insanın beklediği zamanda veya biçimde gelmeyebilir. Fakat Allah hiçbir samimi yakarışı bilgisinin dışında bırakmaz.

Bazen dua:

İnsanın kalbine sabır verir,

yeni bir çözüm kapısı açar,

haksız kişiyi durdurur,

bir toplumsal hükmün değişmesine vesile olur,

insanın yalnız olmadığını anlamasını sağlar.

Havle'nin duası yalnızca kendi ailesini değil, ondan sonra yaşayacak sayısız insanın aile hukukunu etkileyen bir hükmün açıklanmasına vesile olmuştur.

1️⃣7️⃣ 👥 Yöneticiler Ve Yetkililer Bu Ayetten Ne Öğrenmelidir ❓


Hz. Peygamber, kendisine gelen kadının sözünü dinlemiştir. Vahiy de bu konuşmanın Allah tarafından işitildiğini bildirmiştir.

Bu olay; yöneticilere, hâkimlere, aile büyüklerine, din görevlilerine, öğretmenlere ve toplumda sorumluluk taşıyan herkese önemli bir görev yüklemektedir:

Şikâyet eden kişiyi susturmadan önce dinlemek gerekir.

Bir insanın konuşurken ısrar etmesi her zaman saygısızlık değildir. Bazen o kişi uzun süredir görmezden gelinen bir haksızlığı anlatmaya çalışıyordur.

Adaletli yönetici yalnızca güçlülerin sözünü değil, sesi titreyenlerin ve kendisini anlatmakta zorlananların sözünü de dinlemelidir.

Havle'nin hikâyesi, haklı bir şikâyetin rahatsızlık değil, adaleti gerçekleştirmek için bir imkân olduğunu öğretir.

1️⃣8️⃣ 🌍 Ayet Günümüz İnsanına Hangi Mesajları Vermektedir ❓


Mücâdele Suresi'nin ilk ayeti yalnızca geçmişte yaşanan bir evlilik meselesini anlatmaz. Günümüzde de aile, toplum ve insan ilişkileri bakımından güçlü mesajlar taşır.

Bu ayete göre:

Hiç kimse aile içinde sınırsız güç sahibi değildir.

Öfkeyle söylenen sözler sorumluluk doğurabilir.

Kadının şikâyeti küçümsenemez.

Haksız gelenekler sorgulanmalıdır.

Sorunlar konuşularak ve adalet aranarak çözülmelidir.

Mazlum insan Allah'a yönelmekten vazgeçmemelidir.

Yetki sahibi kişiler şikâyet edenleri dikkatle dinlemelidir.

Aileyi korumak, haksızlığı örtmek anlamına gelmez.


Ayet, insan ilişkilerinde gücün değil hakkın, öfkenin değil merhametin, keyfîliğin değil adaletin hâkim olması gerektiğini bildirir.

1️⃣9️⃣ ✨ Mücâdele Suresi 1. Ayetin Büyük Mesajı Nedir ❓


Mücâdele Suresi'nin ilk ayeti, Allah'ın yalnızca büyük savaşları, devletleri ve toplumları değil, bir kadının evinde yaşadığı sıkıntıyı da bildiğini göstermektedir.

Bir kadın konuşmuş, hakkını savunmuş ve Allah'a yönelmiştir.

Onun sesi insanlar arasında küçük görülebilirdi. Fakat Allah katında o kadar değerliydi ki Kur'an'ın bir suresi bu olayın hatırasını taşımıştır.

Ayetin temel mesajı şudur:

Hiçbir haklı söz kaybolmaz.

Hiçbir samimi dua unutulmaz.

Hiçbir mazlum Allah'ın ilminden uzak değildir.

Hiçbir haksızlık yalnızca gelenek olduğu için doğru kabul edilemez.

Hiçbir insan aile içinde keyfî biçimde ezilemez.


Allah'ın “işitmesi”, yalnızca kadının sesini duyması değildir. Onun derdini bilmesi, onurunu koruması, haksızlığı ortaya çıkarması ve bütün topluma adalet ölçüsü koymasıdır.

Bu nedenle Mücâdele Suresi'nin ilk ayeti, çağlar boyunca hakkını arayan herkese şu ümidi vermektedir:

Sesin insanlara ulaşmasa bile Allah'a ulaşır. Gözyaşını kimse görmese bile Allah görür. Derdini anlatacak kimse bulamasan bile seni bütünüyle işiten ve bilen bir Rabbin vardır.

“Bir insanın sesi yeryüzünde kısılabilir; fakat haklı bir feryadın göklere ulaşmasına hiçbir güç engel olamaz. Allah'ın işittiği insan artık yalnız değildir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt