📖 Meâric Suresi 36, 37, 38 Ve 39. Ayetlerde İnkârcıların Peygamberin Çevresine Koşarak Toplanması Ve Her Birinin Nimet Cennetine Girmeyi Ummaları

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,822
2,724,945
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Meâric Suresi 36, 37, 38 Ve 39. Ayetlerde İnkârcıların Peygamberin Çevresine Koşarak Toplanması Ve Her Birinin Nimet Cennetine Girmeyi Ummaları Ne Anlama Gelir ❓ İnsan Hangi Yaratılış Gerçeğini Unutarak Kendini Kurtulmuş Sayar ❓


“İnsan hakikati dinlemek için değil, küçümsemek için bir kalabalığa katıldığında kendisini güçlü sanabilir; fakat Allah’ın huzurunda kalabalıklar da iddialar da kişisel sorumluluğun yerini tutmaz.”
Ersan Karavelioğlu

Meâric Suresi 36. Ayet:


فَمَالِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا قِبَلَكَ مُهْطِع۪ينَۙ


“İnkâr edenlere ne oluyor ki sana doğru boyunlarını uzatarak koşuyorlar?”


Meâric Suresi 37. Ayet:


عَنِ الْيَم۪ينِ وَعَنِ الشِّمَالِ عِز۪ينَۙ


“Sağdan ve soldan ayrı ayrı gruplar hâlinde geliyorlar.”


Meâric Suresi 38. Ayet:


اَيَطْمَعُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُدْخَلَ جَنَّةَ نَع۪يمٍۙ


“Onlardan her biri nimetlerle dolu cennete sokulacağını mı umuyor?”


Meâric Suresi 39. Ayet:


كَلَّاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِمَّا يَعْلَمُونَ


“Hayır! Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden yarattık.”



1️⃣ Meâric Suresi 36–39. Ayetler Ne Anlatır ❓


Bu ayetlerde Mekke’deki inkârcıların Peygamber Efendimizin çevresine hızla toplanmaları ve onun sözlerini samimiyetle dinlemek yerine küçümsemeleri anlatılır.


Sağdan ve soldan gruplar hâlinde geliyor, Kur’an’ın mesajını alay ve tartışma konusu yapıyorlardı.


Buna rağmen her biri kendisini değerli ve kurtuluşa layık görüyor, sanki hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi nimet cennetine girmeyi umuyordu.


Allah onların bu temelsiz beklentisini reddeder ve insanın mütevazı yaratılış başlangıcını hatırlatır.


2️⃣ “İnkâr Edenlere Ne Oluyor?” Sorusu Ne Anlama Gelir ❓


Bu soru bilgi edinmek için sorulmuş sıradan bir soru değildir.


İnkârcıların çelişkili ve şaşırtıcı tavırlarını kınayan güçlü bir ifadedir.


Onlar Peygamber Efendimize inanmıyor, vahyi reddediyor ve hesap gününü küçümsüyorlardı.


Buna rağmen onun etrafından ayrılmıyor, söylediklerini dinlemek için değil, açık aramak ve alay etmek için toplanıyorlardı.


Ayet onların hakikate karşı sergilediği bu tutarsızlığı ortaya çıkarır.


3️⃣ “Muhti‘în” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “muhti‘în” kelimesi; hızlıca yönelen, boynunu uzatarak dikkat kesilen ve aceleyle bir tarafa koşan kimseleri anlatır.


Bu kişiler Peygamber Efendimizin çevresine meraklı ve hareketli biçimde geliyor, onun her sözünü takip ediyorlardı.


Fakat bu dikkat hakikati kabul etme isteğinden kaynaklanmıyordu.


Amaçları çoğu zaman alay etmek, tartışmak, sözleri çarpıtmak ve diğer insanları vahiyden uzaklaştırmaktı.


4️⃣ İnsan İnanmadığı Bir Mesajı Neden Sürekli Takip Eder ❓


Bir insan bir düşünceyi reddettiği hâlde ondan tamamen uzak durmayabilir.


Çünkü o düşüncenin toplumda etkili olmasından korkabilir, insanların ona yönelmesini engellemek isteyebilir veya onu küçümseyerek kendi konumunu korumaya çalışabilir.


Mekke’nin ileri gelenleri de Kur’an’ın insanlar üzerindeki etkisini görüyorlardı.


Peygamber Efendimizin çağrısını yalnızca kişisel bir inanç meselesi değil, kendi güç ve ayrıcalıklarını tehdit eden bir mesaj olarak değerlendiriyorlardı.


5️⃣ İnkârcılar Peygamberin Yanına Hakikati Öğrenmek İçin Mi Geliyordu ❓


Bazı insanlar gerçekten merak edip anlamak için gelmiş olabilir. Fakat ayetlerde eleştirilen kişiler samimi arayış taşıyanlar değildir.


Onlar önceden karar vermiş, hakikati kabul etmeye kapılarını kapatmış ve yalnızca alay amacıyla toplanmışlardır.


Samimi soru soran insan cevabı dinler, delili düşünür ve gerektiğinde fikrini değiştirmeye hazır olur.


Alaycı insan ise ne cevap verilirse verilsin reddetmek için yeni bir bahane arar.


6️⃣ Sağdan Ve Soldan Toplanmak Ne Anlama Gelir ❓


İnkârcıların Peygamber Efendimizin çevresinde farklı yönlerden gelerek kümeler oluşturduğu anlatılır.


Sağ ve sol ifadeleri onların her taraftan toplandığını gösterir.


Bu gruplar tek bir düzenli topluluk hâlinde değil, ayrı ayrı kümeler biçiminde bulunuyordu.


Ayet, kalabalığın görünüşünü canlı bir sahne hâlinde tasvir eder.


Peygamber Efendimiz ortada hakikati anlatırken çevresinde onu küçümseyen ve birbirlerini cesaretlendiren gruplar yer almaktadır.


7️⃣ “İzîn” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


İzîn, ayrı ayrı gruplar, bölükler ve kümeler anlamına gelir.


İnkârcılar Peygamber Efendimizin sağında ve solunda küçük topluluklar hâlinde bulunuyor, kendi aralarında konuşuyor ve alay ediyorlardı.


Kalabalık içinde hareket etmek kişiye cesaret verebilir.


Tek başına söylemeye çekineceği bir sözü grubun desteğiyle daha rahat söyleyebilir.


Ayet, yanlışın topluluk hâlinde yapılmasının onu doğruya dönüştürmediğini öğretir.


8️⃣ Kalabalık Olmak Haklı Olmanın Delili Midir ❓


Hayır. Bir düşüncenin çok sayıda insan tarafından kabul edilmesi onun mutlaka doğru olduğunu göstermez.


Tarih boyunca bazı yanlışlar geniş kitleler tarafından savunulmuştur.


Hakikatin ölçüsü sayı değil, doğruluk ve delildir.


İnsan:


“Herkes böyle yapıyor.”


diyerek kendi sorumluluğundan kaçamaz.


Kıyamet günü kişi hangi kalabalığın içinde bulunduğuna göre değil, hakikat karşısında hangi tercihi yaptığına göre hesaba çekilecektir.


9️⃣ Grup Psikolojisi İnsan Davranışını Nasıl Etkiler ❓


İnsan bir grubun içinde bulunduğunda kendi vicdanının sesini daha az duyabilir.


Başkalarının davranışlarını tekrar ederek sorumluluğun dağıldığını düşünebilir.


Alay eden bir toplulukta bulunmak, kişiyi normalde söylemeyeceği kırıcı sözlere yöneltebilir.


Kur’an bu sahneyle insana kalabalığın etkisine karşı uyanık olmayı öğretir.


Mümin, çevresindeki insanlar yanlış yapıyor olsa bile kendi aklını, vicdanını ve sorumluluğunu korumalıdır.


🔟 İnkârcılar Neden Nimet Cennetine Girmeyi Umuyordu ❓


Bazı inkârcılar dünyadaki servetlerini, güçlerini ve toplumsal konumlarını Allah katında değerli olduklarının işareti sayıyorlardı.


Dünyada nimet içindeyseler ahirette de aynı ayrıcalığa sahip olacaklarını düşünebilirlerdi.


Ayrıca cennetin gerçekliğine tam inanmasalar bile, tartışma sırasında:


“Cennet varsa biz daha layığız.”


gibi kibirli bir iddiada bulunuyorlardı.


Ayet bu temelsiz beklentiyi sorgular.


1️⃣1️⃣ Cenneti İstemek Tek Başına Yeterli Midir ❓


Cenneti arzulamak güzeldir; ancak bu arzu iman, tövbe ve salih amelle desteklenmelidir.


İnsan Allah’ın ayetlerini reddedip kulların haklarını çiğnedikten sonra yalnızca kendi iyi kanaatine dayanarak cenneti hak ettiğini düşünemez.


Cennet insanın soyuna, servetine veya kendisi hakkındaki övgülerine göre verilmez.


Allah’ın rahmetine yönelen insan, hayatını da bu yönelişe uygun hâle getirmeye çalışır.


1️⃣2️⃣ İnsan Kendini Neden Kolayca Kurtulmuş Sayar ❓


İnsan kendi hatalarını başkalarının hatalarından daha küçük görebilir.


İyiliklerini hatırlayıp kötülüklerini unutabilir.


Kendisini ait olduğu aile, toplum veya dinî kimlik sebebiyle otomatik olarak güven içinde hissedebilir.


Fakat isimler ve aidiyetler tek başına kurtuluş sağlamaz.


İman insanın kalbinde, niyetinde ve davranışlarında karşılık bulmalıdır.


Kendisini sürekli haklı gören kişi, tövbe etme ve değişme ihtiyacını fark edemez.


1️⃣3️⃣ Cennet Allah’ın Rahmetiyle Mi Yoksa Amellerle Mi Kazanılır ❓


İnsan yalnızca amellerinin maddi karşılığıyla cenneti satın alamaz.


Cennete giriş Allah’ın rahmeti ve lütfuyla gerçekleşir.


Ancak bu durum amellerin önemsiz olduğu anlamına gelmez.


İman, ibadet, tövbe ve güzel ahlak insanın Allah’ın rahmetine samimi biçimde yöneldiğini gösterir.


Amel etmeden yalnızca rahmeti dile getirmek, sorumluluğu terk etmek için mazeret olamaz.


1️⃣4️⃣ “Hayır!” İfadesi Hangi Düşünceyi Reddeder ❓


Otuz dokuzuncu ayetteki “Kellâ”, inkârcıların nimet cennetine sorgusuz biçimde girecekleri düşüncesini kesin olarak reddeder.


Onlar vahyi inkâr etmiş, Peygamberle alay etmiş ve hesap gününü önemsememişlerdir.


Buna rağmen kendilerini cennete layık görmeleri büyük bir çelişkidir.


Allah:


“Hayır, durum sizin düşündüğünüz gibi değildir.”


buyurarak kurtuluşun kibirli iddialarla elde edilemeyeceğini bildirir.


1️⃣5️⃣ “Onları Bildikleri Şeyden Yarattık” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade insanın yaratılışındaki mütevazı başlangıca dikkat çeker.


İnsan, kendisinin de bildiği değersiz görülen bir nutfeden, yani üreme hücresinden yaratılmıştır.


Bugün güçlü, zengin ve etkili görünen insanın başlangıcı son derece küçüktür.


Bu gerçek onun kibirlenmesini anlamsız hâle getirir.


Kendisini yaratan Allah’ı inkâr eden insan, kendi yaratılışının nasıl başladığını düşünmelidir.


1️⃣6️⃣ İnsan Yaratılış Başlangıcını Neden Hatırlamalıdır ❓


İnsan sahip olduğu güzellik, güç, zenginlik ve makam sebebiyle kendisini başkalarından üstün görebilir.


Oysa bütün insanlar benzer bir yaratılış sürecinden geçer.


Hiç kimse dünyaya serveti, unvanı veya üstünlüğüyle gelmez.


İnsan başlangıcını hatırladığında:


Kibrinin, insanları küçümsemesinin ve kendisini sorgusuz biçimde kurtulmuş saymasının ne kadar temelsiz olduğunu fark eder.


1️⃣7️⃣ Aynı Maddeden Yaratılmak İnsan Eşitliğini Nasıl Gösterir ❓


İnsanların renkleri, dilleri, milletleri ve toplumsal konumları farklı olabilir.


Fakat yaratılışlarının temelinde aynı insani köken vardır.


Bir kişinin ailesi, malı veya makamı onu yaratılış bakımından başkasından üstün yapmaz.


Allah katındaki gerçek değer takvâ, samimiyet ve güzel ahlakla ilgilidir.


Bu ayet insanın soy ve sınıf üstünlüğü iddialarını da temelden sorgular.


1️⃣8️⃣ Bu Ayetler Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Günümüzde de insanlar hakikati anlamak yerine sosyal medya veya kalabalık gruplar içinde onunla alay edebilir.


Bir düşünceyi incelemeden çoğunluğun tepkisine katılabilir ve başkalarını küçümseyebilir.


Aynı zamanda servet, ün veya toplumsal konum sebebiyle kendisini ayrıcalıklı görebilir.


Bu ayetler insana:


Kalabalığa değil hakikate uymayı, cenneti yalnızca istemekle yetinmeyip ona uygun yaşamayı ve mütevazı yaratılışını unutmamayı öğretir.


1️⃣9️⃣ Meâric Suresi 36–39. Ayetlerin En Büyük Mesajı Nedir ❓


Bu ayetler inkârcıların Peygamber Efendimizin sağında ve solunda alaycı gruplar hâlinde toplandıklarını anlatır.


Onlar vahyi reddettikleri hâlde her birinin nimet cennetine girmeyi umması sorgulanır.


Allah bu temelsiz beklentiyi reddeder ve kendilerinin de bildikleri mütevazı bir maddeden yaratıldıklarını hatırlatır.


Ayetlerin en büyük mesajı şudur:


Kalabalık olmak insanı haklı, zenginlik ve toplumsal güç de Allah katında ayrıcalıklı yapmaz. Cennet kibirli iddialarla değil; iman, tövbe, güzel ahlak ve Allah’ın rahmetiyle kazanılır. İnsan yaratılışındaki mütevazı başlangıcı hatırlamalı, kendisini başkalarından üstün veya sorgusuz biçimde kurtulmuş görmemelidir.


“İnsan hangi kalabalığın içinde alkışlandığını değil, Allah’ın huzurunda hangi hakikatin yanında durduğunu düşünmelidir. Çünkü hepimiz aynı mütevazı başlangıçtan geldik ve herkes kendi hesabıyla karşılaşacaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt