📖 Meâric Suresi 26, 27 Ve 28. Ayetlerde Hesap Gününü Tasdik Edenlerin Rablerinin Azabından Korkması Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,820
2,724,945
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Meâric Suresi 26, 27 Ve 28. Ayetlerde Hesap Gününü Tasdik Edenlerin Rablerinin Azabından Korkması Ne Anlama Gelir ❓ Mümin Allah’ın Rahmetini Umarken Azabından Neden Güvende Hissetmemelidir ❓


“Gerçek iman, insanı ne Allah’ın rahmetinden ümitsizliğe düşürür ne de yaptığı yanlışlara güven içinde devam ettirir. Mümin, umut ile sorumluluk arasında yaşar.”
Ersan Karavelioğlu

Meâric Suresi 26. Ayet:


وَالَّذ۪ينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۙ


“Onlar, hesap ve ceza gününü tasdik ederler.”


Meâric Suresi 27. Ayet:


وَالَّذ۪ينَ هُمْ مِنْ عَذَابِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَۚ


“Onlar, Rablerinin azabından korkup sakınırlar.”


Meâric Suresi 28. Ayet:


اِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍ


“Çünkü Rablerinin azabından hiç kimse kendisini bütünüyle güvende göremez.”



1️⃣ Meâric Suresi 26, 27 Ve 28. Ayetler Ne Anlatır ❓


Önceki ayetlerde namazlarını devamlı kılan ve mallarında ihtiyaç sahipleri için belirli bir hak ayıran müminlerden söz edilmişti.


Bu ayetlerde onların başka bir özelliği açıklanır:


Hesap gününün gerçek olduğuna kesin biçimde inanırlar ve Allah’ın azabından sakınırlar.


Onların korkusu ümitsizlikten değil, sorumluluk bilincinden kaynaklanır.


Allah’ın rahmetini umarlar; fakat iman ettiklerini söylemenin kendilerini sorgusuz biçimde kurtaracağını düşünmezler.


2️⃣ “Yevmü’d-Dîn” Ne Anlama Gelir ❓


Yevmü’d-Dîn, karşılık, hesap ve ceza günü anlamına gelir.


O gün insanlar dünyada yaptıklarıyla karşılaşacak, iyilik ve kötülüklerinin karşılığını görecektir.


Buradaki din kelimesi yalnızca inanç sistemi anlamında değildir. Yapılanların karşılığının verilmesini ve ilahî hükmün uygulanmasını da ifade eder.


Bu nedenle Yevmü’d-Dîn:


Hiçbir davranışın kaybolmadığı ve mutlak adaletin gerçekleştiği gün demektir.


3️⃣ Hesap Gününü “Tasdik Etmek” Ne Anlama Gelir ❓


Tasdik etmek, bir bilgiyi yalnızca işitmek veya sözle tekrar etmek değildir.


Onun doğru olduğuna kalben inanmak ve hayatını bu gerçeğe göre düzenlemektir.


Bir insan:


“Ahiret vardır.”


dediği hâlde hiçbir hesap yokmuş gibi davranıyorsa bu inanç hayatında yeterince etkili olmamış demektir.


Hesap gününü gerçekten tasdik eden kişi, sözlerinin ve davranışlarının karşılıksız kalmayacağını bilir.


4️⃣ Ahiret İnancı İnsanın Hayatını Nasıl Değiştirir ❓


Ahiret inancı insanın olaylara yalnızca kısa vadeli çıkarları açısından bakmasını engeller.


Dünyada yaptığı bir kötülük insanlar tarafından fark edilmese bile Allah’ın onu bildiğini düşünür.


Yaptığı iyiliğin karşılığını hemen görmese de onun kaybolmadığına inanır.


Böylece ahiret inancı insana:


Dürüstlük, sabır, sorumluluk, adalet ve gizli hâllerde de doğru davranma bilinci kazandırır.


5️⃣ Hesap Günü Neden Gereklidir ❓


Dünya hayatında bütün iyilikler karşılık bulmaz ve bütün kötülükler cezalandırılmaz.


Bazı zalimler güçlü biçimde yaşayabilir, bazı mazlumlar ise haklarını alamadan ölebilir.


Eğer hayat yalnızca dünyadan ibaret olsaydı birçok adaletsizlik tamamlanmadan kalırdı.


Hesap günü, mutlak adaletin gerçekleşeceği gündür.


Hiç kimsenin hakkı kaybolmayacak ve hiçbir zulüm Allah’ın hükmünden kaçamayacaktır.


6️⃣ Mümin Rabbinin Azabından Neden Korkar ❓


Mümin Allah’ın adaletine ve hesap gününe inandığı için yaptığı yanlışların sonuçlarını önemser.


Kendisini kusursuz görmez.


İbadet etmiş olsa bile niyetindeki eksikliklerden, kul haklarından ve farkında olmadığı hatalardan endişe edebilir.


Bu korku insanı Allah’tan uzaklaştırmak için değil, günaha karşı dikkatli olmaya ve tövbeyi ertelememeye yöneltmek içindir.


7️⃣ Ayette Geçen “Müşfikûn” Ne Anlama Gelir ❓


Müşfik, sevgiyle karışık bir korku ve hassasiyet taşıyan kişi anlamına gelir.


Bu kelime yalnızca dehşet duymayı ifade etmez.


İçinde:


Saygı, dikkat, kaybetme korkusu, sorumluluk ve korunma isteği vardır.


Mümin Allah’tan kaçmak için değil, O’nun rızasını kaybetmekten çekindiği için sakınır.


Bu nedenle onun korkusu sevgi ve umutla birlikte bulunur.


8️⃣ Allah Korkusu İnsanlardan Korkmak Gibi Midir ❓


İnsanlardan duyulan korku çoğu zaman onların zarar vermesinden kaçma isteği doğurur.


Allah korkusu ise mümini Allah’tan uzaklaşmaya değil, O’na yönelmeye götürür.


İnsan hata yaptığında Allah’tan kaçabileceği bir yer bulunmadığını bilir.


Bu nedenle doğru tavır:


Tövbe etmek, af dilemek ve Allah’ın rahmetine sığınmaktır.


Allah korkusu, kulluğu derinleştiren bir saygı ve sorumluluk bilincidir.


9️⃣ Allah’ın Rahmetine İnanmak Korkuyu Gereksiz Kılar Mı ❓


Hayır. Allah son derece merhametli ve bağışlayıcıdır.


Ancak rahmetine inanmak, insanın günahı önemsememesine gerekçe olmamalıdır.


Bir kişinin bilinçli biçimde yanlış yapıp:


“Nasıl olsa Allah affeder.”


demesi, rahmete güvenmekten çok onu yanlış anlamaktır.


Gerçek umut, insanı tövbeye ve iyiliğe yöneltir. Sahte güven ise günahı sürdürmek için mazeret üretir.


🔟 Allah’ın Azabından Güvende Hissetmemek Ne Anlama Gelir ❓


Yirmi sekizinci ayet, Allah’ın azabının hafife alınamayacağını bildirir.


Bu ifade müminin hayatı boyunca sürekli dehşet içinde yaşaması gerektiği anlamına gelmez.


Asıl anlamı şudur:


Hiç kimse yalnızca kimliğine, geçmişteki ibadetlerine veya kendisi hakkındaki iyi kanaatine güvenerek hesabı kesin kazanmış gibi davranmamalıdır.


İnsan son nefesine kadar imanını ve ahlakını korumaya çalışmalıdır.


1️⃣1️⃣ Mümin Kendisini Neden Kesin Kurtulmuş Görmemelidir ❓


İnsanın kalbi, niyetleri ve hayatının sonu değişebilir.


Bugün doğru yolda bulunan kişi yarın kibir, çıkar veya gaflet sebebiyle yanlışlara düşebilir.


Ayrıca insan kendi amellerini büyük, kusurlarını ise küçük görebilir.


Bu nedenle mümin kendisini başkalarından üstün ve kurtuluşu garanti edilmiş saymaz.


Allah’ın rahmetini umarken kendisini düzeltmeye devam eder.


1️⃣2️⃣ Korku İle Ümitsizlik Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓


Korku, insanı yanlışlardan sakınmaya ve tedbir almaya yöneltebilir.


Ümitsizlik ise:


“Ben artık bağışlanamam.”


düşüncesiyle insanı tövbeden uzaklaştırır.


İslam’ın öğrettiği korku, ümitsizlik değildir.


İnsan ne kadar hata yapmış olursa olsun samimi tövbe kapısının açık olduğunu bilmelidir.


Ancak tövbe imkânına güvenerek günaha devam etmemelidir.


1️⃣3️⃣ Ümit İle Sorumsuz Güven Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓


Ümit eden insan Allah’ın rahmetine inanır ve bu rahmete ulaşmak için hayatını düzeltmeye çalışır.


Sorumsuz güven taşıyan kişi ise hiçbir çaba göstermeden bağışlanacağını varsayar.


Ümit:


İbadeti, tövbeyi, iyiliği ve gayreti artırır.


Sorumsuz güven ise:


Günahı küçümsetir, tövbeyi erteletir ve vicdanı susturur.


Gerçek mümin hem Allah’ın rahmetini umar hem de hesap vermekten çekinir.


1️⃣4️⃣ Müminin Korku Ve Ümit Dengesi Nasıl Olmalıdır ❓


Korku ve ümit, insanı doğru yolda tutan iki temel duygudur.


Yalnızca korku hâkim olduğunda kişi Allah’ın rahmetinden ümidini kesebilir.


Yalnızca güven duygusu hâkim olduğunda ise günahlarını önemsemeyebilir.


Mümin:


Günahlarına baktığında korkmalı, Allah’ın rahmetine baktığında umutlanmalıdır.


Bu denge onu hem kendini beğenmekten hem de ümitsizlikten korur.


1️⃣5️⃣ Kul Hakkı Konusunda Neden Daha Dikkatli Olunmalıdır ❓


İnsan Allah’a karşı işlediği günahlardan samimi biçimde tövbe edebilir.


Fakat kul hakkı, zarar verilen kişinin hakkının giderilmesini de gerektirir.


Malını almak, iftira etmek, emeğini ödememek veya kalbini kırmak yalnızca sözlü tövbeyle kapanmayabilir.


İnsan imkânı varsa hakkı sahibine vermeli, zararı gidermeli ve helallik istemelidir.


Hesap gününe iman eden kişi başkalarının haklarını hafife alamaz.


1️⃣6️⃣ Allah Korkusu Güzel Ahlaka Nasıl Dönüşür ❓


Allah’tan sakınan insan yalnızken de doğru davranmaya çalışır.


İnsanların görmediği yerde hile yapmaz, kendisine emanet edileni korur ve gücü yettiğinde mazluma zulmetmez.


Çünkü hesap gününde gizli ve açık bütün davranışların ortaya çıkacağını bilir.


Gerçek Allah korkusu:


Dürüstlük, merhamet, adalet, tevazu ve sorumluluk olarak hayata yansır.


1️⃣7️⃣ Hesap Gününü Hatırlamak Psikolojik Olarak İnsanı Nasıl Etkiler ❓


Hesap bilinci yalnızca korku üretmez.


İnsana dünyadaki haksızlıkların son söz olmadığını da öğretir.


Mazlum kişi hakkının kaybolmadığını, iyilik yapan kişi emeğinin boşa gitmediğini bilir.


Bu inanç insana sabır ve anlam kazandırır.


Aynı zamanda kişi kendi yanlışlarını küçümsememesi gerektiğini fark eder.


Böylece ahiret inancı hem teselli hem de sorumluluk oluşturur.


1️⃣8️⃣ Bu Ayetlere Göre İnsan Kendini Nasıl Sorgulamalıdır ❓


İnsan zaman zaman hayatını gözden geçirmelidir.


Kendisine şu soruları yöneltebilir:


Hesap gününe inancım günlük kararlarımı etkiliyor mu?


İnsanlar görmediğinde de doğru davranıyor muyum?


Allah’ın rahmetini günahlarımı sürdürmek için mazeret hâline getiriyor muyum?


Kul haklarını ve tövbeyi sürekli erteliyor muyum?



Bu sorgulama insanı ümitsizliğe değil, düzelmeye yöneltmelidir.


1️⃣9️⃣ Meâric Suresi 26, 27 Ve 28. Ayetlerin En Büyük Mesajı Nedir ❓


Bu ayetler gerçek müminlerin hesap ve ceza gününü tasdik ettiklerini, Rablerinin azabından korkup sakındıklarını bildirir.


Onlar Allah’ın rahmetinden ümitlerini kesmezler; fakat kendilerini sorgusuz biçimde kurtulmuş da görmezler.


İmanları onları tövbeye, adalete ve sorumluluğa yöneltir.


Ayetlerin en büyük mesajı şudur:


Mümin hayatını korku ile ümit arasında dengeli biçimde yaşamalıdır. Allah’ın rahmetinden ümit kesmek yanlış olduğu gibi, O’nun azabını önemsemeden günaha devam etmek de yanlıştır. Hesap gününü gerçekten tasdik eden insan, sözlerini, niyetlerini ve davranışlarını bu büyük karşılaşmaya göre düzenler.


“Müminin kalbinde korku onu yanlıştan uzaklaştırır, umut ise Allah’a yaklaştırır. Bu iki duygunun dengesi, insanı hem kibirden hem de ümitsizlikten korur.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt