📖 Mâide Suresi 32. Ayette “Kim Bir Canı, Bir Cana Karşılık veya Yeryüzünde Bozgunculuk Çıkarması Dışında Öldürürse Bütün İnsanları Öldürmüş Gibi Olur

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,376
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mâide Suresi 32. Ayette “Kim Bir Canı, Bir Cana Karşılık veya Yeryüzünde Bozgunculuk Çıkarması Dışında Öldürürse Bütün İnsanları Öldürmüş Gibi Olur; Kim de Bir Canı Kurtarırsa Bütün İnsanları Kurtarmış Gibi Olur” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Mâide Suresi 32. ayet, tek bir insan hayatının bile sıradanlaştırılamayacağını ilan eder. Bir canın değeri sayıyla küçülmez; insan hayatına yönelik sınır aşıldığında aslında bütün insanlığın dokunulmazlığına saldırılmış olur.”
Ersan Karavelioğlu

Mâide Suresi 32. ayet, Âdem’in iki oğlunun kıssasının hemen ardından gelir.


Bir kardeş diğerini kıskançlık nedeniyle öldürmüş, ardından pişmanlık yaşamıştı.


Tam bu olayın arkasından Kur’an insan hayatının değerine ilişkin son derece güçlü bir ilke bildirir:


“Kim bir canı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bozgunculuk dışında öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmış gibidir.”


Bu ayet, yalnızca cinayetin ne kadar ağır olduğunu anlatmaz.


Aynı zamanda şu büyük düşünceyi ortaya koyar:


Bir insanın yaşam hakkını korumak, insanlığın ortak yaşam hakkını korumaktır.


1️⃣ “Bundan Dolayı İsrailoğullarına Yazdık” Ne Demektir ❓


Ayet:


“Bundan dolayı İsrailoğullarına şöyle yazdık…”


ifadesiyle başlar.


“Bundan dolayı” ifadesi, bir önceki kıssayla güçlü bir bağlantı kurar.


Bir kardeşin diğer kardeşi öldürmesi, cinayetin insanlık açısından ne kadar büyük bir felaket olduğunu göstermiştir.


Bunun ardından İsrailoğullarına insan hayatının dokunulmazlığı konusunda ağır bir hüküm bildirilmiştir.


2️⃣ Bu Hüküm Yalnızca İsrailoğullarına mı Aittir ❓


Ayet doğrudan İsrailoğullarına verilen bir hükümden söz eder.


Fakat Kur’an bunu Müslümanlara anlatırken aynı zamanda insan hayatının değerine ilişkin evrensel bir ahlaki ilke ortaya koyar.


İslam’ın genel hükümlerinde de haksız yere insan öldürmek en ağır günahlardan biri olarak değerlendirilir.


Dolayısıyla ayetin tarihsel muhatabı belirli olsa da taşıdığı ahlaki mesaj çok daha geniştir.


3️⃣ “Kim Bir Canı Öldürürse” İfadesi Neden Bu Kadar Güçlüdür ❓


Ayet başlangıçta yalnızca çok sayıda insanın öldürülmesini değil, tek bir insanın öldürülmesini merkeze alır.


Bu son derece önemlidir.


Çünkü insan bazen büyük sayılara karşı duyarlı olur ama tek bir hayatı küçümseyebilir.


Kur’an ise:


Bir kişi de olsa insan hayatıdır.


mesajını verir.


Tek bir insanın hayatı, istatistik içinde kaybolacak sıradan bir sayı değildir.


4️⃣ “Bir Cana Karşılık Olmaksızın” Ne Anlama Gelir ❓


Ayet burada kısas bağlamına işaret eder.


Bir insan haksız yere başka bir insanı öldürdüğünde, dönemin hukuk sistemi içinde belirli bir yargılama ve ceza düzeni söz konusu olabilir.


Ancak bu hüküm kişisel intikam yetkisi anlamına gelmez.


Kur’an’ın hukuk anlayışında cezalandırma:


bireysel öfkeye değil, hukuk ve meşru otoriteye bağlıdır.


Dolayısıyla ayet, insanlara rastgele şiddet kullanma hakkı vermez.


5️⃣ “Yeryüzünde Bozgunculuk” Ne Demektir ❓


Ayette geçen kavram “fesad fi’l-arz”, yani yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaktır.


Bu ifade klasik hukuk geleneğinde ağır toplumsal suçlarla ilişkilendirilmiştir.


Örneğin;


öldürme,


silahlı saldırı,


yol kesme,


toplumsal güvenliği ağır biçimde bozma


gibi fiillerle bağlantılı yorumlar yapılmıştır.


Ancak hangi fiilin bu kategoriye girdiğini bireyler kendi başına ilan edemez.


Bu tür hükümler hukuki süreç ve yetkili yargı meselesidir.


6️⃣ Ayet İnsanların Kendi Başlarına Ceza Vermesine İzin Verir Mi ❓


Hayır.


Ayetin istisnalarını:


“Ben bu kişiyi suçlu görüyorum, o hâlde onu öldürebilirim.”


şeklinde anlamak son derece yanlış olur.


Suçun varlığı,


deliller,


savunma hakkı


ve cezanın uygulanması


hukuki süreç gerektirir.


Aksi hâlde adalet yerine kişisel intikam ortaya çıkar.


7️⃣ “Bütün İnsanları Öldürmüş Gibi Olur” Gerçekten Ne Demektir ❓


Bu ifade matematiksel bir eşitlik değildir.


Yani bir kişiyi öldürenle milyonlarca kişiyi öldürenin her bakımdan aynı suç işlediği anlamına gelmez.


Buradaki anlatım, tek bir insanın haksız yere öldürülmesinin ahlaki ağırlığını büyüterek anlatan güçlü bir benzetmedir.


Çünkü bir insanın yaşam hakkını hiçbir haklı gerekçe olmadan çiğneyen kişi, aslında insan hayatının dokunulmazlığı ilkesini çiğnemiş olur.


8️⃣ Bir Kişinin Öldürülmesi Nasıl Bütün İnsanlığa Saldırı Sayılabilir ❓


Çünkü yaşam hakkı bütün insanların ortak hakkıdır.


Eğer:


“Bu insanın hayatının hiçbir değeri yok.”


denilebiliyorsa aynı mantık başkaları için de kullanılabilir.


Haksız cinayeti meşru görmek, yalnızca bir kişiye değil insan hayatının değerini koruyan ilkeye saldırıdır.


Bu nedenle ayet tek bir canı bütün insanlıkla ilişkilendirir.


9️⃣ İnsan Hayatının Değeri Kişinin Kimliğine Göre Değişir Mi ❓


Ayetin kullandığı ifade son derece geniştir:


“Bir can…”


İnsanın;


ırkı,


serveti,


makamı,


milliyeti


veya sosyal statüsü


onun yaşam hakkının temel değerini ortadan kaldırmaz.


Bir insan güçlü olduğu için daha fazla insan, fakir olduğu için daha az insan değildir.


Yaşam hakkı açısından temel değer insan oluşundan gelir.


🔟 “Kim Bir Canı Kurtarırsa” Ne Anlama Gelir ❓


Ayet yalnızca öldürme yasağından söz etmez.


Bunun karşısına son derece olumlu bir davranış koyar:


Bir canı yaşatmak veya kurtarmak.


Bu;


ölüm tehlikesindeki birini kurtarmak,


bir insanı öldürülmekten korumak,


hayati yardım sağlamak


veya yaşamın devamına ciddi biçimde katkıda bulunmak


şeklinde düşünülebilir.


Böylece ayet yalnızca:


“Öldürme.”


demez.


Aynı zamanda:


“Yaşat.”


der.


1️⃣1️⃣ “Bütün İnsanları Kurtarmış Gibi Olur” Ne Demektir ❓


Bu ifade de güçlü bir ahlaki benzetmedir.


Bir insanı yaşatmak, bütün insanlığın yaşam hakkına duyulan saygıyı temsil eder.


Çünkü o insanın hayatı;


ailesi,


çocukları,


geleceği,


hayalleri


ve insanlarla kurduğu bütün ilişkilerle birlikte korunmuş olur.


Bir canı kurtarmak bazen yalnızca bir bedeni değil, bütün bir hayat dünyasını kurtarmaktır.


1️⃣2️⃣ Doktorlar ve Kurtarma Görevlileri Bu Ayetin Anlamıyla İlişkilendirilebilir Mi ❓


Genel anlamda evet.


Bir doktorun hayat kurtarması,


bir itfaiyecinin insanı yangından çıkarması,


bir kişinin boğulmakta olan birini kurtarması,


kan veya organ bağışı yoluyla yaşamın sürmesine katkı sağlanması


gibi davranışlar ayetin “canı yaşatma” değerini düşündürebilir.


Ancak ayeti yalnızca meslek gruplarıyla sınırlamak doğru olmaz.


Hayatı koruyan herkes bu ahlaki ilkenin anlam dünyasına yaklaşır.


1️⃣3️⃣ Bir İnsanı İntihardan Vazgeçirmek de “Can Kurtarmak” Olarak Düşünülebilir Mi ❓


Bir insanın hayatını korumaya yönelik ciddi ve etkili yardım, ayetin genel hayatı koruma ilkesiyle uyumludur.


Bazen insanın hayatını kurtarmak fiziksel bir kazadan çıkarmak değildir.


Onun yanında olmak,


yardım almasını sağlamak


ve ölümcül bir karardan uzaklaşmasına yardımcı olmak


da hayatı korumaya yönelik önemli bir davranıştır.


İnsan hayatını korumanın yolları çok farklı olabilir.


1️⃣4️⃣ Ayet Neden Cinayet Kıssasının Hemen Ardından Gelmiştir ❓


Bu sıralama son derece anlamlıdır.


Önce tek bir cinayet anlatılır.


Bir kardeş diğerini öldürür.


Ardından Kur’an adeta bu olaydan evrensel bir sonuç çıkarır:


Bir insanı öldürmek küçümsenecek bir olay değildir.


Âdem’in iki oğlunun trajedisi, artık bütün insanlığın önüne bir ahlak ilkesi olarak konulur.


1️⃣5️⃣ Kardeş Cinayeti İle İnsanlığın Tamamı Arasında Nasıl Bir Bağ Kurulur ❓


Âdem’in iki oğlunun kıssasında öldüren ile öldürülen kardeştir.


Yani insanlık ailesinin en yakın iki üyesidir.


Bu açıdan kıssa sembolik olarak da güçlüdür:


Bir insan başka bir insanı öldürdüğünde aslında kendi insanlık ailesinden birini öldürmektedir.


Farklı milletlerden veya topluluklardan olmak, insanların ortak insanlık bağını ortadan kaldırmaz.


1️⃣6️⃣ Ayet İnsan Onurunun Temellerinden Biri Sayılabilir Mi ❓


Bu şekilde değerlendirilebilir.


Çünkü ayet insan yaşamına olağanüstü yüksek bir değer verir.


Bir hayatın yok edilmesini bütün insanlığın hayatına saldırıyla,


bir hayatın kurtarılmasını ise bütün insanlığın kurtuluşuyla


karşılaştırır.


Bu yaklaşım insan hayatını araç değil, korunması gereken temel bir değer olarak görür.


1️⃣7️⃣ “Elçilerimiz Onlara Apaçık Deliller Getirmişti” Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin devamında Allah’ın elçilerinin insanlara açık deliller getirdiği bildirilir.


Yani insanlar tamamen uyarısız bırakılmamıştır.


Doğru ile yanlış açıklanmıştır.


İnsan hayatının kutsallığı öğretilmiştir.


Fakat bütün bu açıklamalara rağmen bazı insanlar sınırları aşmaya devam etmiştir.


Bu da bilmek ile uygulamak arasındaki farkı yeniden gündeme getirir.


1️⃣8️⃣ “Bundan Sonra da Birçoğu Yeryüzünde Aşırı Gitmektedir” Ne Demektir ❓


Ayetin sonunda acı bir gerçek belirtilir.


Peygamberler gelmiştir.


Hükümler açıklanmıştır.


İnsan hayatının değeri bildirilmiştir.


Fakat yine de insanlar ölçüyü aşmaya devam eder.


Bu, yalnızca eski çağların problemi değildir.


İnsanlık bugün de;


savaşlar,


cinayetler,


terör,


işkence


ve çeşitli şiddet biçimleriyle


aynı temel ahlaki sorunla karşılaşmaktadır.


Bilgi artmış olabilir.


Fakat insan hayatına saygı problemi tamamen ortadan kalkmamıştır.


1️⃣9️⃣ Mâide Suresi 32. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓


Mâide Suresi 32. ayet insan hayatının değerini belki de Kur’an’daki en çarpıcı ifadelerden biriyle anlatır:


“Kim bir canı haksız yere öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur.”


Neden?


Çünkü öldürülen insan yalnızca bir sayı değildir.


Bir adı vardır.


Bir geçmişi vardır.


Onu seven insanlar vardır.


Belki çocukları vardır.


Hayalleri vardır.


Henüz yaşayamadığı yılları vardır.


Bir insan öldürüldüğünde yalnızca kalbi durmaz.


Bir gelecek de yok olur.


Ayet bunun karşısına başka bir insan modeli koyar:


Hayat kurtaran insan.


Bir canı yaşatır.


Ve Kur’an bunu da küçültmez:


“Bütün insanları yaşatmış gibi olur.”


Çünkü insan hayatının değerini gerçekten kabul eden kişi yalnızca kendi hayatına değer vermez.


Başkalarının hayatını da korur.


Belki de ayetin en büyük mesajı şudur:


İnsanlık büyük kavramlarla değil, tek tek insan hayatlarına verdiğimiz değerle ölçülür.


“Bütün insanları seviyorum.”


demek kolaydır.


Fakat gerçek soru şudur:


Karşındaki tek insanın hayatına ne kadar değer veriyorsun?


Tanımadığın insanın?


Senden olmayanın?


Sana hiçbir faydası bulunmayanın?


Çünkü Mâide 32’ye göre insan hayatının değeri, sahibinin bize ne kadar yakın olduğuna göre belirlenmez.


Bir can, bir dünyadır.


Ve bir dünyayı korumak, insanlık fikrinin kendisini korumaktır.


“Mâide Suresi 32. ayet, insan hayatını rakamlardan kurtarır. Bir kişinin ölümü ‘sadece bir kişi’ değildir; onunla birlikte bir geçmiş, bir gelecek ve sayısız insan bağı da yaralanır. Bir canı korumak ise yalnızca bir insanı değil, insan hayatının dokunulmazlığına duyulan inancı korumaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt