📖 Mâide Suresi 17. Ayette “Şüphesiz Allah, Meryem Oğlu Mesih’tir Diyenler Küfre Düşmüşlerdir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,376
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mâide Suresi 17. Ayette “Şüphesiz Allah, Meryem Oğlu Mesih’tir Diyenler Küfre Düşmüşlerdir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Mâide Suresi 17. ayet, Kur’an’ın tevhid anlayışını en açık biçimde ortaya koyan ayetlerden biridir: Allah ile yaratılmış hiçbir varlık özdeşleştirilemez; peygamber ne kadar yüce olursa olsun Allah değildir.”
Ersan Karavelioğlu

Mâide Suresi 17. ayet, Kur’an’ın Hz. İsa’nın kimliği konusunda ortaya koyduğu temel inanç çizgisini açıklar.


Ayetin merkezindeki ifade şudur:


“Allah, Meryem oğlu Mesih’tir diyenler elbette inkâr etmişlerdir.”


Ardından son derece güçlü bir soru gelir:


“De ki: Allah, Meryem oğlu Mesih’i, annesini ve yeryüzündekilerin tamamını yok etmek istese Allah’a karşı kim ne yapabilir?”


Bu soru Kur’an’ın tevhid anlayışını özetler.


Hz. İsa Kur’an’da çok büyük bir peygamberdir.


Mesih’tir.


Mucizelerle desteklenmiştir.


Meryem’den olağanüstü biçimde dünyaya gelmiştir.


Fakat bütün bunlara rağmen Allah değildir.


1️⃣ “Allah Mesih’tir Diyenler” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayet belirli bir teolojik iddiayı eleştirir:


Allah ile Mesih’in özdeşleştirilmesini.


Kur’an açısından Allah;


yaratıcı,


ezelî,


mutlak


ve hiçbir yaratılmış varlığa benzemeyen


tek ilahtır.


Bu nedenle Hz. İsa’nın ilahlaştırılması Kur’an’ın tevhid anlayışıyla bağdaşmaz.


2️⃣ Mesih Kimdir ❓


Kur’an Hz. İsa için “Mesih” unvanını kullanır.


Arapça ifadeyle:


el-Mesîh Îsâ ibn Meryem.


Yani:


Meryem oğlu Mesih İsa.


Kur’an Hz. İsa’nın Mesih olduğunu reddetmez.


Reddedilen şey, Mesih olmasının ilah olduğu anlamına gelmesidir.


Bu ayrım son derece önemlidir.


3️⃣ Kur’an Hz. İsa’yı Küçümsüyor Mu ❓


Hayır.


Tam tersine Hz. İsa Kur’an’da son derece yüksek bir konuma sahiptir.


O;


Allah’ın peygamberidir,


Mesih’tir,


Meryem’in oğludur,


mucizevi biçimde doğmuştur,


Allah’ın izniyle mucizeler göstermiştir


ve İncil kendisine verilmiştir.


Kur’an’ın itirazı Hz. İsa’nın değerine değil, ilahlaştırılmasına yöneliktir.


4️⃣ Neden Sürekli “Meryem Oğlu” Deniliyor ❓


“Meryem oğlu” ifadesinin birkaç önemli yönü vardır.


Birincisi Hz. İsa’nın tarihsel ve insani kimliğini vurgular.


İkincisi annesi Meryem’e açık biçimde nispet edilir.


Üçüncüsü ise onun doğmuş bir insan olduğunu hatırlatır.


Kur’an’ın tevhid açısından kurduğu karşıtlık açıktır:


Allah doğmaz ve yaratılmış değildir.


Hz. İsa ise Meryem’den dünyaya gelmiştir.


5️⃣ Hz. İsa’nın Babasız Doğması Onu İlahi Yapar Mı ❓


Kur’an’ın cevabı hayırdır.


Hz. İsa’nın babasız doğumu büyük bir mucizedir.


Fakat mucizevi biçimde yaratılmak ilah olmak anlamına gelmez.


Kur’an başka bir yerde Hz. İsa’nın durumunu Hz. Âdem’le karşılaştırır.


Âdem’in ne annesi ne de babası vardır.


Buna rağmen Âdem ilah kabul edilmez.


Dolayısıyla olağanüstü yaratılış, yaratılmış olma gerçeğini ortadan kaldırmaz.


6️⃣ Ayette Neden “Allah Mesih’i Yok Etmek İstese” Deniliyor ❓


Bu ifade son derece güçlü bir mantıksal soru içerir.


Eğer Hz. İsa Allah’ın mutlak kudretine tabi ise, o hâlde Allah olamaz.


Ayet şunu sorar:


Allah Mesih’i ortadan kaldırmak istese bunu kim engelleyebilir?


Cevap:


Hiç kimse.


Bu, Hz. İsa’nın Allah karşısında bağımsız bir ilahi güç olmadığını göstermeyi amaçlar.


7️⃣ Neden Hz. Meryem de Ayette Anılıyor ❓


Ayet:


“Mesih’i, annesini ve yeryüzündekilerin tamamını…”


ifadesini kullanır.


Hz. Meryem Kur’an’da son derece saygın bir konuma sahiptir.


Fakat o da yaratılmış bir insandır.


Mesaj şudur:


Allah karşısında;


peygamber,


peygamber annesi


ve diğer bütün insanlar


yaratılmış varlıklardır.


Hiçbiri Allah’ın mutlak kudretinin dışında değildir.


8️⃣ “Yeryüzündekilerin Hepsini Yok Etmek İstese” Ne Anlama Gelir ❓


Ayet meseleyi yalnızca Hz. İsa ve Meryem’le sınırlamaz.


Bütün insanlığı kapsar.


Bu, Allah’ın mutlak egemenliğini gösterir.


İnsanlık bütünüyle Allah’a bağımlıdır.


Allah ise hiçbir şeye bağımlı değildir.


İslam teolojisinde yaratıcı ile yaratılmış arasındaki temel farklardan biri budur.


9️⃣ Bu Ayetin Mantıksal Argümanı Nedir ❓


Ayetin mantığını basitleştirirsek:


Eğer bir varlık başka bir gücün mutlak iradesine tabi ise,


o varlık mutlak ilah olamaz.


Hz. İsa Allah’ın yaratması, iradesi ve kudreti altında olduğuna göre Kur’an açısından Allah’ın kendisi değildir.


Bu nedenle ayet teolojik bir tartışmayı doğrudan yaratıcı-yaratılan ayrımı üzerinden çözer.


🔟 Kur’an Teslis İnancını mı Eleştiriyor ❓


Bu ayet doğrudan:


“Allah Mesih’tir.”


şeklindeki ilahlaştırmayı eleştirir.


Kur’an’ın başka ayetlerinde ise üçlü ilah anlayışlarına yönelik açık eleştiriler bulunur.


Hristiyan teolojisinin kendi içinde Teslis öğretisi, “üç ayrı tanrı” olarak tanımlanmaz; Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un tek Tanrı’da üç kişilik olarak anlaşılması şeklinde formüle edilir.


Kur’an ise hangi teolojik formül içinde ifade edilirse edilsin ilahî özün İsa’ya nispet edilmesini kabul etmez.


1️⃣1️⃣ Kur’an’a Göre Hz. İsa Kimdir ❓


Kur’an’a göre Hz. İsa:


Mesih,


Meryem’in oğlu,


Allah’ın elçisi



ve Allah’ın kuludur.


Ayrıca Allah tarafından mucizelerle desteklenmiştir.


Bu yüzden Kur’an’ın Hz. İsa anlayışını iki uçtan ayırmak gerekir:


Hz. İsa sıradan biri değildir.


Ama Allah da değildir.


1️⃣2️⃣ “Allah Göklerin ve Yerin Hükümranlığına Sahiptir” Ne Demektir ❓


Ayet daha sonra Allah’ın mülkünü hatırlatır:


“Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı Allah’ındır.”


Buradaki “mülk” yalnızca sahiplik değildir.


Egemenlik,


tasarruf hakkı,


yaratma gücü


ve nihai otorite


anlamlarını da taşır.


Yani evrende bağımsız ikinci bir ilahi otorite bulunmaz.


1️⃣3️⃣ “Dilediğini Yaratır” İfadesi Neden Önemlidir ❓


Bu ifade Hz. İsa’nın olağanüstü doğumuyla doğrudan bağlantılı düşünülebilir.


İnsan:


“Bir çocuk babasız nasıl doğabilir?”


diye sorabilir.


Kur’an’ın cevabı:


Allah dilediğini yaratır.


Normal biyolojik düzen Allah’ın yaratmasıdır.


Fakat Allah bu düzenin mahkûmu değildir.


Mucize tam olarak burada anlam kazanır.


1️⃣4️⃣ Mucize Bir İnsanı Tanrı Yapar Mı ❓


Hayır.


Kur’an’da pek çok peygambere mucizeler verilmiştir.


Hz. Musa’nın asası,


Hz. Salih’in devesi,


Hz. İsa’nın mucizeleri


ve diğer olağanüstü olaylar...


Bunların kaynağı peygamberlerin bağımsız ilahi güçleri değildir.


Kur’an özellikle Hz. İsa’nın mucizelerini anlatırken sık sık:


“Allah’ın izniyle”


ifadesini kullanır.


Bu ayrım tevhidin korunması açısından merkezîdir.


1️⃣5️⃣ “Allah’ın Her Şeye Gücü Yeter” Ne Anlama Gelir ❓


Ayet:


“Allah her şeye kadirdir.”


ifadesiyle sona erer.


Bu, Allah’ın kudretinin herhangi bir yaratılmış varlığa bağlı olmadığını ifade eder.


Yaratmak,


yaşatmak,


öldürmek


ve yeniden yaratmak


O’nun kudreti içindedir.


Hz. İsa’nın mucizevi doğumu da bu kudretin bir göstergesi olarak değerlendirilir.


1️⃣6️⃣ Ayet Hristiyanlara Hakaret Etmek İçin mi Kullanılmalıdır ❓


Hayır.


Ayet belirli bir teolojik görüşü eleştirir.


Bir inanç iddiasını eleştirmek ile o inanca mensup insanlara hakaret etmek aynı şey değildir.


Kur’an’ın başka bölümlerinde Ehl-i Kitapla tartışırken en güzel yöntemle konuşulması gerektiği de belirtilir.


Bu nedenle Mâide 17, teolojik farklılığı açıkça ifade ederken insanlara yönelik küçümsemenin gerekçesi hâline getirilmemelidir.


1️⃣7️⃣ Müslümanlar Hz. İsa’ya İnanmak Zorunda Mıdır ❓


Evet.


İslam inancında Hz. İsa’yı peygamber olarak kabul etmek iman çerçevesinin bir parçasıdır.


Bir Müslüman Hz. İsa’yı bütünüyle reddedemez.


Fark şuradadır:


Hristiyanlığın büyük gelenekleri Hz. İsa’ya ilahi bir konum verirken İslam onu Allah’ın büyük peygamberlerinden biri olarak kabul eder.


Bu, iki din arasındaki temel teolojik ayrımlardan biridir.


1️⃣8️⃣ Ayetin Tevhid Açısından En Büyük Mesajı Nedir ❓


Mâide 17’nin merkezinde tek bir ilke vardır:


Yaratıcı ile yaratılan birbirine karıştırılmamalıdır.


Bir insan ne kadar kutsal,


ne kadar mucizevi,


ne kadar büyük


ve ne kadar seçilmiş olursa olsun,


yaratılmışsa Allah değildir.


Kur’an açısından Allah’ın birliği yalnızca “tek Tanrı vardır” demek değildir.


Aynı zamanda hiçbir yaratılmış varlığa ilahlık payesi vermemektir.


1️⃣9️⃣ Mâide Suresi 17. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓


Mâide Suresi 17. ayet, İslam ile Hristiyanlık arasındaki en temel teolojik ayrımlardan birini son derece açık biçimde ortaya koyar.


Her iki gelenekte de Hz. İsa olağanüstü bir kişidir.


Her iki gelenekte de Meryem çok özel bir yere sahiptir.


Fakat ayrım Hz. İsa’nın kimliği konusunda ortaya çıkar.


Kur’an şöyle der:


Hz. İsa Mesih’tir.


Meryem’in oğludur.


Allah’ın elçisidir.


Allah tarafından mucizelerle desteklenmiştir.


Fakat Allah değildir.


Ayet bunu yalnızca bir iddia olarak bırakmaz.


Mantıksal bir soru sorar:


Allah Mesih’i, annesini ve bütün yeryüzündekileri yok etmek istese bunu kim engelleyebilir?


Bu sorunun cevabı yoktur.


Çünkü Kur’an açısından bütün yaratılmış varlıklar Allah’ın kudreti altındadır.


İşte tevhidin temel çizgisi burada belirir:


Allah yaratır; yaratılmış değildir.


Allah mutlak güç sahibidir; başka bir güce tabi değildir.


Allah hiçbir insanla özdeş değildir.



Bu nedenle ayetin amacı Hz. İsa’nın değerini azaltmak değil, Allah ile peygamber arasındaki sınırı açık tutmaktır.


Hz. İsa’yı yüceltmek başka şeydir.


Onu Allah ile özdeşleştirmek başka şeydir.


Kur’an birincisini kabul eder, ikincisini reddeder.


Ve ayetin son cümlesi bütün tartışmayı tek noktada toplar:


“Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı Allah’ındır. O dilediğini yaratır. Allah’ın her şeye gücü yeter.”


“Mâide Suresi 17. ayet, Hz. İsa’nın büyüklüğünü inkâr etmeden yaratıcı ile yaratılan arasındaki çizgiyi korur. Kur’an’ın tevhid anlayışında peygamber ne kadar yüce olursa olsun kulluk makamındadır; mutlak ilahlık ise yalnızca Allah’a aittir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt