🎭 Jean-Paul Sartre'ın Gizli Oturum Eseri Ne Anlatır ❓ Cehennem Başkalarıdır Sözü, Bakış, Suç Ve Nesneleşme Nasıl İşlenir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,191
2,711,499
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🎭 Jean-Paul Sartre'ın Gizli Oturum Eseri Ne Anlatır ❓ Cehennem Başkalarıdır Sözü, Bakış, Suç Ve Nesneleşme Nasıl İşlenir ❓


“İnsan bazen cehennemi ateşin içinde değil, kendisini başkasının bakışında değişmez bir hükme dönüşmüş halde bulduğunda yaşar.”
- Ersan Karavelioğlu

Jean-Paul Sartre'ın Gizli Oturum eseri, varoluşçu edebiyatın ve modern tiyatronun en sarsıcı metinlerinden biridir. Fransızca özgün adı Huis Clos olan bu oyun, üç kişinin ölümden sonra kendilerini kapalı bir odada bulmasıyla başlar. Fakat bu oda, geleneksel anlamda alevlerle, işkence aletleriyle veya fiziksel cezalarla dolu bir cehennem değildir. Sartre burada çok daha derin, çok daha psikolojik ve çok daha varoluşsal bir cehennem tasarlar: başkalarının bakışı altında kendinden kaçamama cehennemi.


Oyunun en meşhur sözü olan “Cehennem başkalarıdır”, çoğu zaman yanlış anlaşılır. Bu söz, insanların kötü olduğu veya yalnız yaşamak gerektiği anlamına gelmez. Sartre'ın burada anlattığı şey, insanın başkalarının yargısı altında kendini sabitlenmiş, nesneleşmiş, kaçışsız, tanımlanmış ve kendi özgürlüğünden koparılmış hissetmesidir.


Gizli Oturum, insanın sadece yaptığı eylemlerle değil, o eylemler hakkında kurduğu yalanlarla, kendini temize çıkarma çabalarıyla, başkalarının gözünde nasıl görünmek istediğiyle ve kendi suçundan kaçma yollarıyla da yüzleştiği karanlık bir sahnedir.




1️⃣ Jean-Paul Sartre'ın Gizli Oturum Eseri Nedir ❓


Jean-Paul Sartre'ın Gizli Oturum adlı eseri, 1944 yılında sahnelenen tek perdelik bir tiyatro oyunudur. Oyun, ölümden sonra aynı odaya kapatılan üç karakterin, birbirlerinin bakışı ve yargısı altında kendi geçmişleriyle yüzleşmesini konu alır.


Bu üç karakter şunlardır:


KarakterTemel Varoluşsal Gerilimi
GarcinKorkak mı, cesur mu olduğu sorusundan kaçamaz.
InèsBaşkalarını acımasızca görür ve manipüle eder.
EstelleBaşkalarının bakışında güzel ve arzulanır görünmek ister.

Oyun dışarıdan bakıldığında çok sade görünür. Kapalı bir oda, üç karakter, çıkışsız bir atmosfer ve bitmeyen konuşmalar vardır. Fakat bu sadelik, oyunun felsefi gücünü artırır. Çünkü Sartre burada dışsal olaylardan çok, insan bilincinin kendinden kaçışını, başkasının bakışına bağımlılığını ve özgürlükten kaçma çabasını sahneye taşır.




2️⃣ Oyundaki Cehennem Neden Ateşli Bir Yer Değildir ❓


Sartre'ın cehennemi, geleneksel cehennem tasvirlerinden farklıdır. Burada ateş, zincir, şeytan, fiziksel işkence veya korkunç yaratıklar yoktur. Oda rahatsız edicidir; fakat asıl ceza mekândan değil, karakterlerin birbirleriyle kurduğu ilişkiden doğar.


Cehennem, başkalarının yanında kendinden kaçamama halidir.


🌫️ Kapı kapalıdır; fakat asıl kapanış karakterlerin içindedir.
👁️ Ateş yoktur; fakat başkasının bakışı yakıcıdır.
⚖️ İşkence aleti yoktur; fakat yargı sürekli devam eder.
🎭 Kaçış yoktur; çünkü herkes kendi yalanıyla yüzleşmek zorundadır.


Sartre burada çok derin bir fikir ortaya koyar: İnsan bazen dışsal cezadan çok, başkalarının bakışı altında kendi hakikatinden kaçamamakla cezalandırılır.


Bu yüzden oyundaki cehennem, fiziksel değil; varoluşsal, psikolojik ve ilişkisel bir cehennemdir.




3️⃣ “Cehennem Başkalarıdır” Sözü Ne Anlama Gelir ❓


Jean-Paul Sartre'ın “Cehennem başkalarıdır” sözü, felsefe ve edebiyat tarihinin en çok alıntılanan cümlelerinden biridir. Fakat bu söz, “başka insanlar kötüdür” anlamına gelmez.


Bu sözün derin anlamı şudur: İnsan, başkalarının bakışı altında kendini bir imgeye dönüşmüş halde bulabilir. Başkası beni gördüğünde, beni kendi dünyasında bir şey olarak kurar. Beni korkak, suçlu, güzel, zalim, sahte, zayıf, güçlü veya değersiz biri olarak görebilir. Bu bakış, beni kendi özgürlüğümden daha dar bir tanıma hapsedebilir.


Yanlış YorumSartre'a Yakın Anlam
Başkaları kötüdür.Başkalarının bakışı insanı sabitleyebilir.
İnsan yalnız yaşamalıdır.İlişkilerde yargılanma ve nesneleşme riski vardır.
Toplum cehennemdir.Başkasının hükmüne teslim olmak cehennemdir.
Sevgi imkânsızdır.Sevgi bile özgürlük ve sahiplenme gerilimi taşır.

Asıl cehennem, başkalarının varlığı değil; insanın kendini yalnızca başkalarının yargısında donmuş bir nesne gibi yaşamasıdır.




4️⃣ Garcin Karakteri Ne Temsil Eder ❓


Garcin, oyunun en önemli karakterlerinden biridir. O, geçmişte yaptığı davranışlardan dolayı kendini cesur biri olarak göstermek ister. Fakat asıl korkusu, başkalarının onu korkak olarak görmesidir.


Garcin'in cehennemi, fiziksel acı değil; kendisi hakkında nihai hükmü başkasından beklemesidir. Özellikle Inès'in bakışı onun için dayanılmaz hale gelir. Çünkü Inès onu kandırmaz, teselli etmez, onun kendine anlattığı hikâyeyi kabul etmez.


🌫️ Garcin kendini cesur görmek ister.
👁️ Fakat başkasının bakışı onu korkak olarak sabitleyebilir.
⚖️ Kendi eylemlerinin anlamından kaçamaz.
🔥 Onay aradıkça özgürlüğünü daha fazla başkasına teslim eder.


Garcin, insanın kendisini kendi seçimiyle değil, başkasının onayıyla temize çıkarmaya çalışmasının trajedisidir.


Onun sorunu yalnızca korkak olup olmaması değildir. Asıl sorun, kendi varoluşunun hükmünü başkasının ağzından duymak istemesidir.




5️⃣ Inès Karakteri Ne Temsil Eder ❓


Inès, oyunun en keskin, en acımasız ve en farkındalıklı karakteridir. O, başkalarının kendini kandırma çabalarını hemen görür. Garcin'in kahramanlık maskesini, Estelle'in güzellik ve arzu maskesini delip geçer.


Inès, başkasının bakışının en çıplak ve en sert biçimini temsil eder.


👁️ Inès görür.
🌫️ Gördüğünü yumuşatmaz.
⚔️ Başkasının yalanını keskin biçimde açığa çıkarır.
🎭 Maskelerin arkasındaki kötü niyeti fark eder.


Fakat Inès de özgür değildir. O da başkalarıyla ilişkisinde sahiplenme, kıskançlık, acı verme ve hükmetme arzusunun içine hapsolur. Başkasını nesneleştirirken kendisi de ilişkisel cehennemin parçası olur.


Inès, hakikati gören ama bu hakikati merhametle değil, çoğu zaman acımasız bir güç olarak kullanan bilinçtir.




6️⃣ Estelle Karakteri Ne Temsil Eder ❓


Estelle, başkalarının bakışında güzel, arzulanır ve değerli görünmek isteyen karakterdir. Onun cehennemi, aynasız bir odada başkasının bakışına muhtaç kalmasıdır. Çünkü Estelle kendini kendi içinden değil, başkalarının ona nasıl baktığı üzerinden var etmeye çalışır.


Estelle için görülmek, var olmak gibidir. Arzulanmak, değerli hissetmenin temelidir. Bu nedenle aynanın yokluğu çok semboliktir.


Estelle'in İhtiyacıDerin Anlamı
AynaKendini dışarıdan doğrulama arzusu
ArzulanmakBaşkasının bakışıyla değer kazanma
GüzellikVarlığını imgeye bağlama
OnayKendi benliğini başkası üzerinden kurma

Estelle, modern insanın da çok yakından tanıdığı bir sıkışmayı temsil eder: Kendini görünürlük, beğeni, arzu ve onay üzerinden var etmeye çalışmak.


Bu yüzden Estelle yalnızca oyundaki bir karakter değildir; başkasının bakışı olmadan kendini hissedemeyen insanın trajik aynasıdır.




7️⃣ Oyundaki Oda Ne Anlama Gelir ❓


Gizli Oturumdaki oda, yalnızca fiziksel bir mekân değildir. Bu oda, insanın kendinden ve başkalarının bakışından kaçamadığı varoluşsal alandır.


Odanın kapalı olması çok önemlidir. Çünkü karakterler dışarı kaçamaz. Fakat daha derin anlamıyla onlar kendi geçmişlerinden, suçlarından, yalanlarından ve birbirlerinin bakışından da kaçamazlar.


🛋️ Oda sıradandır; fakat kaçışsızdır.
🚪 Kapı vardır; fakat özgürlük yokmuş gibi yaşanır.
👁️ Ayna yoktur; fakat başkalarının bakışı ayna olur.
⚖️ Mekân sessizdir; fakat yargı bitmez.


Bu oda, insan ilişkilerinin laboratuvarı gibidir. Dış dünya ortadan kalkmıştır. Geriye yalnızca üç bilinç, üç geçmiş, üç suç ve üç bakış kalmıştır.


Sartre bu dar mekânda insanın en geniş varoluş sorunlarını açar.




8️⃣ Aynanın Yokluğu Neden Önemlidir ❓


Oyunda aynanın olmaması özellikle Estelle için büyük bir krizdir. Çünkü Estelle kendini kendi bilincinden çok, dış görüntüsü üzerinden kurar. Ayna yoksa kendini doğrudan göremez. Bu durumda başkalarının bakışı onun aynası haline gelir.


Bu sembol, Sartre'ın başkasının bakışı düşüncesiyle doğrudan bağlantılıdır.


👁️ Ayna yoksa başkası ayna olur.
🎭 Benlik, başkasının bakışında şekillenir.
🌫️ Kişi kendini dış imgeye indirgerse özgürlüğünü kaybeder.
⚖️ Görünmek, var olmak sanıldığında cehennem başlar.


Ayna yokluğu şunu anlatır: İnsan kendi varlığını yalnızca dışarıdan doğrulamak isterse, başkalarının yargısına mahkûm olur.


Modern çağda bu sahne daha da anlamlıdır. Çünkü ekranlar, kameralar, beğeniler ve sosyal medya görünürlüğü, insanın kendi aynasını çoğu zaman başkalarının bakışına teslim etmesine neden olabilir.




9️⃣ Suç Ve Sorumluluk Oyunda Nasıl İşlenir ❓


Oyundaki karakterlerin her biri geçmişte belirli suçlar, kaçışlar veya ahlaki sorumluluklar taşır. Fakat asıl mesele yalnızca ne yaptıkları değildir; yaptıkları şeyle nasıl yüzleştikleridir.


Sartre'a göre insan yalnızca eylemlerinden değil, bu eylemleri nasıl anlamlandırdığından da sorumludur.


KarakterSorumluluktan Kaçış Biçimi
GarcinKendisini korkak değil, cesur göstermek ister.
EstelleSuçunu güzellik ve masumiyet maskesiyle örter.
InèsKendi acımasızlığını açıkça görür ama onu aşamaz.

Oyunda ceza, suçun dışarıdan verilmesi değildir. Ceza, suçun başkalarının bakışı altında sürekli görünür hale gelmesidir.


⚖️ İnsan yaptığından kaçamaz.
🌫️ Kendi hikâyesiyle kendini temize çıkaramaz.
👁️ Başkasının bakışı yalanı delip geçebilir.
🔥 Sorumluluk, kaçıldıkça daha ağır hale gelir.


Bu nedenle Gizli Oturum, insanın kendi eyleminin anlamından kaçamaması üzerine kuruludur.




1️⃣0️⃣ Nesneleşme Oyunda Nasıl Görünür ❓


Sartre'ın felsefesinde nesneleşme, insanın başkasının bakışı altında özgür bir bilinç olmaktan çıkıp sabit bir imgeye dönüşmüş gibi yaşanmasıdır. Oyunda karakterler birbirlerini sürekli nesneleştirir.


Garcin, Inès'in gözünde korkak olmaktan korkar.
Estelle, Garcin'in gözünde arzulanır kadın olmak ister.
Inès, Estelle'i kendi arzusunun nesnesi haline getirmek ister.


İlişkiNesneleşme Biçimi
Garcin ve InèsGarcin, Inès'in hükmüne mahkûm olmak ister.
Estelle ve GarcinEstelle, Garcin'in arzusuyla var olmak ister.
Inès ve EstelleInès, Estelle'i kendi bakışının nesnesi yapmak ister.

Herkes hem başkasını nesneleştirir hem de başkasının bakışı altında nesneleşmekten korkar.


Bu karşılıklı sıkışma, oyunun cehennemini üretir.




1️⃣1️⃣ Özgürlük Oyunda Neden Bu Kadar Zordur ❓


Oyundaki karakterler fiziksel olarak kapalı bir odadadır; fakat asıl sorun fiziksel kapatılmışlık değildir. Asıl sorun, karakterlerin kendi özgürlüklerini üstlenememesidir.


Her biri kendini bir başkasının bakışıyla temize çıkarmak, doğrulatmak veya sabitlemek ister. Bu da onları özgürleştirmez; tam tersine daha fazla sıkıştırır.


🌫️ Garcin kendini Inès'e onaylatmak ister.
🪞 Estelle kendini başkasının arzusunda görmek ister.
⚔️ Inès başkasının hakikatini ele geçirerek güç kazanmak ister.
⚖️ Hiçbiri kendi sorumluluğuyla tam anlamıyla yüzleşemez.


Sartre'ın mesajı derindir: İnsan özgürdür, fakat bu özgürlüğü başkasının onayına teslim ettiğinde kendini cehenneme hapseder.


Özgürlük, başkasından alınacak bir beraat kararı değildir. Özgürlük, insanın kendi tavrının sorumluluğunu üstlenmesidir.




1️⃣2️⃣ Kötü Niyet Oyunda Nasıl İşlenir ❓


Kötü niyet, Sartre'ın en temel kavramlarından biridir ve Gizli Oturum bu kavramın sahnedeki en güçlü örneklerinden biridir. Karakterler kendi geçmişlerini dürüstçe üstlenmek yerine, kendilerini daha kabul edilebilir bir hikâyeyle anlatmak isterler.


Garcin kendini korkak değil, prensip sahibi biri gibi görmek ister. Estelle suçunu güzellik, kırılganlık ve ihtiyaç maskeleriyle örter. Inès ise diğerlerinden daha dürüst görünse de kendi acı verici ilişki biçimini aşamaz.


🎭 Her karakter bir maske taşır.
🌫️ Her maske özgürlükten kaçıştır.
👁️ Başkasının bakışı maskeyi düşürür.
⚖️ Maske düştüğünde sorumluluk görünür olur.


Oyunda kötü niyetin cezası şudur: İnsan kendine anlattığı yalanı başkasına kabul ettiremezse, kendi hakikatiyle daha çıplak biçimde karşılaşır.




1️⃣3️⃣ “Kapı Açıkken Bile Çıkamamak” Ne Anlama Gelir ❓


Oyunda çok önemli bir fikir vardır: Bazen fiziksel kapı açılsa bile karakterler gerçekten kaçamazlar. Çünkü asıl hapishane mekân değil, başkalarının bakışına ve kendi yalanlarına bağlılıktır.


Bu, Sartre'ın özgürlük anlayışı açısından çok derindir.


🚪 Kapı açılabilir.
🌫️ Fakat insan kendi kaçışlarına bağlı kalabilir.
👁️ Başkasının bakışı insanı içeride tutabilir.
⚖️ Kendi sorumluluğundan kaçan kişi özgür kapıdan bile geçemeyebilir.


Bu sahne bize şunu gösterir: Özgürlük yalnızca dış koşulların değişmesiyle gelmez. İnsan, kendi içindeki kötü niyeti ve başkasının hükmüne bağımlılığını da aşmak zorundadır.


Çünkü bazen insanı hapseden kapı değil, kendi seçtiği yalanın konforudur.




1️⃣4️⃣ Jean-Paul Sartre'ın Gizli Oturum Eseri İnsan İlişkilerini Nasıl Anlatır ❓


Gizli Oturum, insan ilişkilerini saf sevgi, huzurlu uyum veya kolay anlayış alanı olarak göstermez. Sartre'a göre insan ilişkileri, özgürlüklerin karşılaşması nedeniyle daima gerilim taşır.


Her insan tanınmak ister; fakat tanınırken nesneleşmekten korkar. Sevilmek ister; fakat başkasının özgürlüğünü kontrol etmek isteyebilir. Anlaşılmak ister; fakat yanlış anlaşılma veya yargılanma ihtimaliyle yaşar.


İlişkisel İstekVaroluşsal Risk
TanınmakYargılanmak
SevilmekSahiplenilmek veya sahiplenmek
OnaylanmakBaşkasının hükmüne bağımlı olmak
GörülmekNesneleşmek
YakınlıkÖzgürlüğün tehdit edilmesi

Oyundaki üç karakter birbirine ihtiyaç duyar; fakat aynı zamanda birbirine işkence eder. Çünkü her biri başkasını kendi benlik krizinin aracı haline getirmeye çalışır.


Bu yüzden insan ilişkileri oyunda hem kaçınılmaz hem de tehlikeli bir alan olarak görünür.




1️⃣5️⃣ Gizli Oturum Modern Dünyaya Ne Söyler ❓


Jean-Paul Sartre'ın Gizli Oturum eseri bugün daha da güncel okunabilir. Çünkü modern insan artık yalnızca birkaç kişinin bakışı altında değil; sosyal medya, ekranlar, imajlar, beğeniler, yorumlar, takipçiler ve dijital kimlikler aracılığıyla çoğalmış bakışlar altında yaşamaktadır.


Modern dünyanın cehennemi bazen fiziksel bir oda değildir. Bazen insanın kendi imajına hapsolduğu görünmez bir odadır.


📱 Beğeniler ayna olur.
👁️ Yorumlar yargı odasına dönüşür.
🎭 Profil, benliğin yerine geçebilir.
🌫️ İnsan görünmek için kendinden uzaklaşabilir.
⚖️ Başkasının bakışı, insanın kendi değer ölçüsüne dönüşebilir.


Sartre bugün yaşasaydı, belki de Gizli Oturumu dijital çağın görünürlük cehennemine çok yakın bulurdu.


Çünkü modern insan da çoğu zaman şunu yaşar: Başkalarının bakışı olmadan kendini var hissedememek.




1️⃣6️⃣ Oyunun Dili Ve Sahne Yapısı Neden Güçlüdür ❓


Gizli Oturumun gücü, sade sahne yapısında ve yoğun diyaloglarında saklıdır. Büyük olaylar, mekân değişimleri veya gösterişli sahneler yoktur. Fakat karakterlerin konuşmaları, birbirlerini sıkıştırmaları ve kendi hakikatlerinden kaçma çabaları oyunu felsefi bakımdan çok güçlü kılar.


🎭 Sahne küçüktür; fakat düşünce çok geniştir.
🗣️ Diyaloglar basittir; fakat varoluşsal gerilim taşır.
👁️ Bakış görünmezdir; fakat oyunun asıl işkence aracıdır.
🚪 Mekân kapalıdır; fakat insanın iç dünyası açılır.


Bu sadelik, oyunun mesajını daha sert hale getirir. Çünkü izleyici dışsal dekorla oyalanmaz; doğrudan insan bilincinin kaçışlarıyla karşılaşır.


Sartre, tiyatroyu felsefi laboratuvar haline getirir.




1️⃣7️⃣ Jean-Paul Sartre'ın Gizli Oturum Eserinde Suçtan Kurtuluş Mümkün müdür ❓


Oyunda karakterler suçlarından ve geçmişlerinden kurtulmak isterler. Fakat kurtuluş, başkasının “sen masumsun” demesiyle gelmez. Sartre'a göre gerçek yüzleşme, insanın kendi eyleminin sorumluluğunu üstlenmesiyle mümkündür.


Fakat oyundaki karakterler bunu tam anlamıyla başaramazlar. Onlar sürekli başkasından onay, doğrulama, arzu veya hüküm beklerler.


🌫️ Garcin beraat ister.
🪞 Estelle arzulanmak ister.
⚔️ Inès hükmetmek ister.
⚖️ Hiçbiri kendi özgürlüğünü tam olarak üstlenemez.


Bu yüzden kurtuluş kapısı teorik olarak vardır; fakat karakterler psikolojik ve varoluşsal olarak o kapıdan geçemezler.


Oyunun trajedisi burada doğar: İnsan özgürdür, fakat özgürlüğünü başkasının yargısına teslim ederse kendi cehennemini kurar.




1️⃣8️⃣ Jean-Paul Sartre'ın Gizli Oturum Eseri Bize Ne Öğretir ❓


Jean-Paul Sartre'ın Gizli Oturum eseri, insanın başkalarıyla ilişkisini, kendi suçuyla yüzleşmesini, özgürlükten kaçışını ve başkasının bakışına bağımlılığını çarpıcı biçimde gösterir.


Bu eser bize şunu öğretir:


👁️ Başkasının bakışı insanı nesneleştirebilir.
🎭 İnsan kendi rolüne ve maskesine saklanabilir.
⚖️ Suçtan kaçmak, sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
🌫️ Başkasının onayı, sahici özgürlüğün yerine geçemez.
🔥 Cehennem, bazen insanın kendi yalanını başkasına kabul ettirme çabasıdır.
🧭 Kurtuluş, başkasının hükmünde değil; kendi sorumluluğunu üstlenmektedir.


Sartre'ın oyunu, insanı şu rahatsız edici soruyla baş başa bırakır:


Ben kendi hakikatimi yaşıyor muyum, yoksa başkalarının bakışında kabul edilecek bir imaj mı kuruyorum ❓


Bu soru yalnızca tiyatro sahnesinin değil, modern insanın da kalbinde durur.




1️⃣9️⃣ Son Söz ❓ Cehennem, Başkasının Bakışında Kendinden Kaçamamaktır​


Jean-Paul Sartre'ın Gizli Oturum eseri, insanın en büyük işkencesinin bazen dışarıdan gelen fiziksel acı değil, başkasının bakışı altında kendi hakikatinden kaçamamak olduğunu gösterir. Oyundaki karakterler ateşle yakılmaz, zincirlenmez, dövülmez. Onlar birbirlerinin bakışı, yargısı, arzusu ve acımasız farkındalığı içinde hapsolurlar.


Garcin kendini korkak olarak görülmekten kurtarmak ister.
Estelle başkasının arzusunda var olmak ister.
Inès başkalarının maskelerini parçalayarak hükmetmek ister.


Fakat hiçbiri gerçek anlamda özgürleşemez. Çünkü her biri kendi varoluşunu başkasının bakışına teslim eder.


Sartre'ın “cehennem başkalarıdır” sözü, bu yüzden insanlardan nefret etmeyi değil; başkalarının yargısına mahkûm olmanın tehlikesini anlatır. Başkalarıyla yaşamak kaçınılmazdır. Fakat kendini yalnızca başkasının gözünde donmuş bir imge olarak yaşamak, insanın kendi özgürlüğünü cehenneme çevirmesidir.


Gerçek kurtuluş, başkasının bizi nasıl gördüğünü tamamen yok saymak değildir. Gerçek kurtuluş, o bakışın altında bile kendi sorumluluğumuzu ve özgürlüğümüzü unutmamaktır.


“Cehennem, başkalarının varlığı değil; insanın kendi özgürlüğünü onların hükmüne teslim edip kendi hakikatinden kaçmasıdır.”
- Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt